“Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele bizim berat belgemizdir” “Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele bizim berat belgemizdir” için yorumlar kapalı 48950

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele, çektiğimiz her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, bizim berat belgemizdir. Halka karşı imtihanı, zorluğuna bakmadan en iyi şekilde vermek için ömrümüz boyunca çalıştık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan ve hizmete açılan eserlerin toplu açılış törenine katıldı. Üsküdar Belediye binası önünde gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“AK PARTİ MİLLETİN KARŞISINDA İLK HİZMET İMTİHANINI BELEDİYELERDE VERMİŞ BİR KADRO TARAFINDAN KURULDU”

İstanbul’da yakın dönemde hizmete sunulan büyük projelerden Marmaray, Avrasya Tüneli’nin Üsküdar’la ilgili olduğuna, Çamlıca Camii’nin yine Üsküdar’da yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenle birlikte açılışları yapılan eserlerin de ilçeye, şehre ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Açılışı yapılan eserler arasında; Üsküdar Belediyesi hizmet binasının, Nevmekan Sahil Millet Kıraathanesi’nin, Nakkaştepe Millet Bahçesi’nin, Bilim Üsküdar bilim merkezinin, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, Belediye Nikâh Sarayı’nın, Çavuşdere Spor Sarayı’nın, Valide Sultan Gemisi’nin ve İstanbul Resimleri Müzesi’nin yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yatırım bedeli 470 milyon lira olan eser ve hizmetlerin hayata geçirilmesinde emeği bulunanları tebrik etti.

AK Parti’nin milletin karşısında ilk hizmet imtihanını belediyelerde vermiş bir kadro tarafından kurulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir ve ilçeleri başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerindeki belediyelerde yaptıkları hizmetlerin millet tarafından takdir ve beğeniyle karşılandığını kaydetti.

“TÜM ENGELLERİ AŞARAK ÜLKEMİZİ YÖNETME SORUMLULUĞUNU ÜSTLENDİK”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıktığı hizmet yolculuğunun, cezaevinde, demir parmaklıklar ardında sonlandırılmak istendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, onlar bizim milletimizle gönül bağımızın, hapishane duvarlarıyla engellenemeyecek kadar güçlü ve hasbi olduğunu bilmiyorlardı. Onun için de, AK Parti’yi kurup iktidara yürümeye başladığımızda, ne yapacaklarını şaşırdılar” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Milletimizin iradesi öyle güçlüydü ki, tüm tuzakları, tüm örtülü açık tehditleri, tüm engelleri aştık ve ülkemizi yönetme sorumluluğunu üstlendik. İstanbul’da başlayan siyaset yolculuğumuzu, önce Başbakanlık, ardından Cumhurbaşkanlığı ile devam ettirdik ve nihayet işte bugünlere geldik. Sadece teslim aldığımız emanetin hakkını vermekle kalmadık, yönetim sistemimizi de değiştirerek, tarihimizin en büyük reformlarından birine imza attık. Ama hangi göreve gelirsek gelelim, milletimizin günlük hayatına dokunan asıl hizmetlerin verildiği belediyeciliği ihmal etmedik.”

İstanbul’da ve diğer illerde bir belediyeci gözüyle, yapılan hizmetleri, yatırımları ve çalışmaları gözden geçirdiğini, eksikleri tespit edip belediye başkanlarına ve ilgili kurumların yöneticilerine gerekli talimatları verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi kurum tarafından yürütülürse yürütülsün, pek çok projeyi en başından en sonuna kadar bizzat takip ettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayakkabımıza, paçamıza bulaşan şantiye çamuru, bizim için kir değil, milletimize getirilen hizmetleri takibimizin bir mührüdür, bir ödülüdür. Aynı şekilde ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele, çektiğimiz her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, bizim berat belgemizdir. Halka karşı imtihanı, zorluğuna bakmadan en iyi şekilde vermek için ömrümüz boyunca çalıştık, çalışıyoruz, çalışacağız.”

“MİLLETİ ESKİ TÜRKİYE TARTIŞMALARININ İÇİNE ÇEKMEK İSTEYENLERİN HEPSİ ART NİYETLİ”

Konuşmasında, ana muhalefet partisi liderinin Almanya ziyaretinde, bölücü terör örgütüne destekleriyle bilinen Türk kökenli milletvekilleriyle yaptığı toplantı ve görüşmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “YPG paçavralarıyla Alman Parlamentosu’nda çıkıp görüntü veren kadınla senin yan yana ne işin var? Bunlar PKK’nın Almanya’daki uzantıları; senin onlarla ne işin var? Peki, onlarla ne konuştun, anlat bakalım” ifadelerine yer verdi.

Ana muhalefet partisi yönetiminin, ilgili milletvekillerinin seçilmiş kişiler olduğu şeklindeki açıklamasına karşılık olarak, Türkiye’de de seçilmiş ancak bölücü terör örgütüne verdiği destekten dolayı cezaevinde bulunan milletvekillerinin olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen bunlarla beraber yol yürüyebilirsin Bay Kemal, bizim bunlarla yürüyecek yolumuz yok. Biz milletimizle yürürüz, farkımız bu” diye konuştu.

Eski Türkiye alışkanlıklarını hortlatma gayretleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ordu ve emniyet dâhil olmak üzere kamu kurumlarında ve özel sektörde kadınların kendi tercihlerine göre, nasıl istiyorlarsa o kıyafetle vazifelerini yapabildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında, “Ama bir anda bakıyorsunuz, bir savcı çıkmış, sen kimsin, sen savcı olabilirsin; ama her şey yasalarla bir yere oturmuşken Anayasada, kanunlarda her şey bir yere oturmuşken ne oluyor da bunlara aykırı bir şekilde, bu uygulamanın iptalini isteyebiliyorsun? Çünkü bunlar eski Türkiye’den kalma ürünler. Neyse ki, Danıştay’ın ilgili dairesi bu girişimi boşa çıkardı” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tartışmayı yeniden açmanın kimseye bir faydasının olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu ülkede, ordumuzda başörtülü personel var yok meselesini mi tartışmalıyız; yoksa dünyanın en iyi tankını, topunu, uçağını, gemisini, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, tüfeğini, füzesini, mühimmatını, radarını, motorunu nasıl üretebiliriz, onu mu tartışmalıyız?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Biz bu ülkede hâlâ laiklik tartışmasıyla mı vakit geçirmeliyiz; yoksa çocuklarımıza daha güzel, daha iyi, daha müreffeh bir geleceği nasıl bırakabileceğimizi mi tartışmalıyız? Biz bu ülkede insanların dinî veya etnik kökenlerini mi tartışmalıyız; yoksa bölgemizi yeniden dizayn etme çabalarına karşı oyunumuzu nasıl kuracağımızı, kendi duruşumuzu nasıl göstereceğimizi mi tartışmalıyız?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti eski Türkiye tartışmalarının içine çekmek isteyenlerin hepsinin de art niyetli olduğunun altını çizerek, “Tayyip Erdoğan tökezlesin de, Türkiye isterse yere kapaklansın” zihniyetiyle hareket edenlerin hiçbirinin de yüreğinde zerre kadar ülke ve millet sevgisi olamayacağını belirtti.

“TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ, TÜM KURUM VE KURALLARIYLA İŞLİYOR”

Er meydanı olan siyasette, seçimde ve sandıkta kendileriyle başa çıkamayanların, ülkenin ve milletin geleceğine saldırmasının ancak ihtirasla ve kifayetsizlikle izah edilebileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimle derdi olanlara sesleniyorum: Ülkeyle ve milletle uğraşmayı bırakın. İşte önümüzde 31 Mart’ta seçim var. Türkiye’de demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla işliyor. Çıkın meydana, derdiniz neyse anlatın millete” diye konuştu.

“AVRUPA SOKAKLARINDAKİ GÖRÜNTÜLERİ ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ”

Türkiye’ye karşı husumet besleyen herkesin er veya geç yaptığı ihanetin bedelini ödediğinin ve ödeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paris’te yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “15 Temmuz’da bunlar bize yapılanlar karşısında sessiz duranlar. Ülkemizin sokaklarını ateşe ve kana boğmaya çalışanlara sesiz kalanlar, işte görüyorsunuz şimdi ne durumdalar” sözlerine yer verdi.

Paris başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin sokaklarının karışmış durumda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, medyanın; yanan arabaların, yağmalanan iş yerlerinin, göstericilere en şiddetli şekilde müdahale eden polislerin görüntüleriyle dolu olduğuna dikkat çekti.

“BATI’NIN ÜZERİNE TİTREDİĞİ GÜVENLİK DUVARLARI BİZZAT KENDİ VATANDAŞLARI TARAFINDAN SARSILMAYA BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hak taleplerinin hiçbir zaman şiddet yoluyla dile getirilmesini tasvip etmedik, etmeyeceğiz. Her türlü düşünce ve talep demokrasi içinde dile getirilebilir, mücadelesi verilebilir. Bu bakımdan Avrupa sokaklarındaki görüntüleri de endişeyle takip ediyoruz. Umarım yakında Paris sokaklarındaki duvarlarda ‘Zulüm 1789’da başladı.’ yazıları da görmeyiz. Bağdat Caddesi’nin sokaklarında ne diyorlardı? ‘Zulüm 1453’te başladı.’ O vicdansızlar bunları yazdılar duvarlara. 1453’te zulüm bitti ve gönüllerin fethi başladı. Bizans’ın kızları, kadınları, evet, Edirnekapı’dan Fatih girerken ne söylediler? ‘Başımızda Osmanlı sarığı görmeyi arzu ederiz’ dediler, böyle bir dönemi biz yaşadık. Bir kez daha belirtiyorum, biz hem göstericilerin yol açtığı kaos görüntülerine hem de onlara uygulanan orantısız şiddette karşıyız. Ancak ortaya çıkan manzara göstermektedir ki, Avrupa demokrasi dersinden de, insan hakları dersinden de, özgürlükler dersinden de sınıfta kalmıştır. Siyasi popülizm uğruna mülteci karşıtlığını ve İslam düşmanlığını tahrik edenler, kendi kazdıkları kuyuya düşmüşlerdir.”

Batı’nın üzerine çok titrediği güvenlik ve refah duvarlarının mülteciler veya Müslümanlar tarafından değil, bizzat kendi vatandaşlarınca sarsılmaya başlandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Bizim yıllarca kendilerini koruyup kollamamaları için ikaz ettiğimiz bölücü terör örgütü yandaşları da şimdi bu kaosun en başta gelen failleri arasındadır, PKK’nın uzantıları orada, DHKP-C orada. Her görüştüğümüzde kendilerine, ‘terör bir yılan gibidir, eninde, sonunda sizi de sokar’ demiştik. Haklı çıkmaktan mutlu değiliz, ama hakikat budur.”

Tüm Batılı liderlerden, kendi vatandaşlarına hak ettikleri gibi demokrasinin kurallarıyla, teröristlere de yine hak ettikleri gibi hukukun yöntemleriyle muamele etmelerini beklediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu yaptığınızda Türkiye’yi daha iyi anlayacağınızdan ve sizlerle gerçekten iyi dost olacağımızdan şüpheniz olmasın” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en büyük gücünün, birlik ve beraberliği olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.