“Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele bizim berat belgemizdir” 0 48545

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele, çektiğimiz her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, bizim berat belgemizdir. Halka karşı imtihanı, zorluğuna bakmadan en iyi şekilde vermek için ömrümüz boyunca çalıştık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan ve hizmete açılan eserlerin toplu açılış törenine katıldı. Üsküdar Belediye binası önünde gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“AK PARTİ MİLLETİN KARŞISINDA İLK HİZMET İMTİHANINI BELEDİYELERDE VERMİŞ BİR KADRO TARAFINDAN KURULDU”

İstanbul’da yakın dönemde hizmete sunulan büyük projelerden Marmaray, Avrasya Tüneli’nin Üsküdar’la ilgili olduğuna, Çamlıca Camii’nin yine Üsküdar’da yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenle birlikte açılışları yapılan eserlerin de ilçeye, şehre ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Açılışı yapılan eserler arasında; Üsküdar Belediyesi hizmet binasının, Nevmekan Sahil Millet Kıraathanesi’nin, Nakkaştepe Millet Bahçesi’nin, Bilim Üsküdar bilim merkezinin, Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, Belediye Nikâh Sarayı’nın, Çavuşdere Spor Sarayı’nın, Valide Sultan Gemisi’nin ve İstanbul Resimleri Müzesi’nin yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yatırım bedeli 470 milyon lira olan eser ve hizmetlerin hayata geçirilmesinde emeği bulunanları tebrik etti.

AK Parti’nin milletin karşısında ilk hizmet imtihanını belediyelerde vermiş bir kadro tarafından kurulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir ve ilçeleri başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerindeki belediyelerde yaptıkları hizmetlerin millet tarafından takdir ve beğeniyle karşılandığını kaydetti.

“TÜM ENGELLERİ AŞARAK ÜLKEMİZİ YÖNETME SORUMLULUĞUNU ÜSTLENDİK”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çıktığı hizmet yolculuğunun, cezaevinde, demir parmaklıklar ardında sonlandırılmak istendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, onlar bizim milletimizle gönül bağımızın, hapishane duvarlarıyla engellenemeyecek kadar güçlü ve hasbi olduğunu bilmiyorlardı. Onun için de, AK Parti’yi kurup iktidara yürümeye başladığımızda, ne yapacaklarını şaşırdılar” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Milletimizin iradesi öyle güçlüydü ki, tüm tuzakları, tüm örtülü açık tehditleri, tüm engelleri aştık ve ülkemizi yönetme sorumluluğunu üstlendik. İstanbul’da başlayan siyaset yolculuğumuzu, önce Başbakanlık, ardından Cumhurbaşkanlığı ile devam ettirdik ve nihayet işte bugünlere geldik. Sadece teslim aldığımız emanetin hakkını vermekle kalmadık, yönetim sistemimizi de değiştirerek, tarihimizin en büyük reformlarından birine imza attık. Ama hangi göreve gelirsek gelelim, milletimizin günlük hayatına dokunan asıl hizmetlerin verildiği belediyeciliği ihmal etmedik.”

İstanbul’da ve diğer illerde bir belediyeci gözüyle, yapılan hizmetleri, yatırımları ve çalışmaları gözden geçirdiğini, eksikleri tespit edip belediye başkanlarına ve ilgili kurumların yöneticilerine gerekli talimatları verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi kurum tarafından yürütülürse yürütülsün, pek çok projeyi en başından en sonuna kadar bizzat takip ettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayakkabımıza, paçamıza bulaşan şantiye çamuru, bizim için kir değil, milletimize getirilen hizmetleri takibimizin bir mührüdür, bir ödülüdür. Aynı şekilde ülkemize hizmet için verdiğimiz her mücadele, çektiğimiz her sıkıntı, maruz kaldığımız her saldırı, bizim berat belgemizdir. Halka karşı imtihanı, zorluğuna bakmadan en iyi şekilde vermek için ömrümüz boyunca çalıştık, çalışıyoruz, çalışacağız.”

“MİLLETİ ESKİ TÜRKİYE TARTIŞMALARININ İÇİNE ÇEKMEK İSTEYENLERİN HEPSİ ART NİYETLİ”

Konuşmasında, ana muhalefet partisi liderinin Almanya ziyaretinde, bölücü terör örgütüne destekleriyle bilinen Türk kökenli milletvekilleriyle yaptığı toplantı ve görüşmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “YPG paçavralarıyla Alman Parlamentosu’nda çıkıp görüntü veren kadınla senin yan yana ne işin var? Bunlar PKK’nın Almanya’daki uzantıları; senin onlarla ne işin var? Peki, onlarla ne konuştun, anlat bakalım” ifadelerine yer verdi.

Ana muhalefet partisi yönetiminin, ilgili milletvekillerinin seçilmiş kişiler olduğu şeklindeki açıklamasına karşılık olarak, Türkiye’de de seçilmiş ancak bölücü terör örgütüne verdiği destekten dolayı cezaevinde bulunan milletvekillerinin olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen bunlarla beraber yol yürüyebilirsin Bay Kemal, bizim bunlarla yürüyecek yolumuz yok. Biz milletimizle yürürüz, farkımız bu” diye konuştu.

Eski Türkiye alışkanlıklarını hortlatma gayretleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ordu ve emniyet dâhil olmak üzere kamu kurumlarında ve özel sektörde kadınların kendi tercihlerine göre, nasıl istiyorlarsa o kıyafetle vazifelerini yapabildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında, “Ama bir anda bakıyorsunuz, bir savcı çıkmış, sen kimsin, sen savcı olabilirsin; ama her şey yasalarla bir yere oturmuşken Anayasada, kanunlarda her şey bir yere oturmuşken ne oluyor da bunlara aykırı bir şekilde, bu uygulamanın iptalini isteyebiliyorsun? Çünkü bunlar eski Türkiye’den kalma ürünler. Neyse ki, Danıştay’ın ilgili dairesi bu girişimi boşa çıkardı” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tartışmayı yeniden açmanın kimseye bir faydasının olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu ülkede, ordumuzda başörtülü personel var yok meselesini mi tartışmalıyız; yoksa dünyanın en iyi tankını, topunu, uçağını, gemisini, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, tüfeğini, füzesini, mühimmatını, radarını, motorunu nasıl üretebiliriz, onu mu tartışmalıyız?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Biz bu ülkede hâlâ laiklik tartışmasıyla mı vakit geçirmeliyiz; yoksa çocuklarımıza daha güzel, daha iyi, daha müreffeh bir geleceği nasıl bırakabileceğimizi mi tartışmalıyız? Biz bu ülkede insanların dinî veya etnik kökenlerini mi tartışmalıyız; yoksa bölgemizi yeniden dizayn etme çabalarına karşı oyunumuzu nasıl kuracağımızı, kendi duruşumuzu nasıl göstereceğimizi mi tartışmalıyız?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti eski Türkiye tartışmalarının içine çekmek isteyenlerin hepsinin de art niyetli olduğunun altını çizerek, “Tayyip Erdoğan tökezlesin de, Türkiye isterse yere kapaklansın” zihniyetiyle hareket edenlerin hiçbirinin de yüreğinde zerre kadar ülke ve millet sevgisi olamayacağını belirtti.

“TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ, TÜM KURUM VE KURALLARIYLA İŞLİYOR”

Er meydanı olan siyasette, seçimde ve sandıkta kendileriyle başa çıkamayanların, ülkenin ve milletin geleceğine saldırmasının ancak ihtirasla ve kifayetsizlikle izah edilebileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimle derdi olanlara sesleniyorum: Ülkeyle ve milletle uğraşmayı bırakın. İşte önümüzde 31 Mart’ta seçim var. Türkiye’de demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla işliyor. Çıkın meydana, derdiniz neyse anlatın millete” diye konuştu.

“AVRUPA SOKAKLARINDAKİ GÖRÜNTÜLERİ ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ”

Türkiye’ye karşı husumet besleyen herkesin er veya geç yaptığı ihanetin bedelini ödediğinin ve ödeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paris’te yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “15 Temmuz’da bunlar bize yapılanlar karşısında sessiz duranlar. Ülkemizin sokaklarını ateşe ve kana boğmaya çalışanlara sesiz kalanlar, işte görüyorsunuz şimdi ne durumdalar” sözlerine yer verdi.

Paris başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin sokaklarının karışmış durumda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, medyanın; yanan arabaların, yağmalanan iş yerlerinin, göstericilere en şiddetli şekilde müdahale eden polislerin görüntüleriyle dolu olduğuna dikkat çekti.

“BATI’NIN ÜZERİNE TİTREDİĞİ GÜVENLİK DUVARLARI BİZZAT KENDİ VATANDAŞLARI TARAFINDAN SARSILMAYA BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hak taleplerinin hiçbir zaman şiddet yoluyla dile getirilmesini tasvip etmedik, etmeyeceğiz. Her türlü düşünce ve talep demokrasi içinde dile getirilebilir, mücadelesi verilebilir. Bu bakımdan Avrupa sokaklarındaki görüntüleri de endişeyle takip ediyoruz. Umarım yakında Paris sokaklarındaki duvarlarda ‘Zulüm 1789’da başladı.’ yazıları da görmeyiz. Bağdat Caddesi’nin sokaklarında ne diyorlardı? ‘Zulüm 1453’te başladı.’ O vicdansızlar bunları yazdılar duvarlara. 1453’te zulüm bitti ve gönüllerin fethi başladı. Bizans’ın kızları, kadınları, evet, Edirnekapı’dan Fatih girerken ne söylediler? ‘Başımızda Osmanlı sarığı görmeyi arzu ederiz’ dediler, böyle bir dönemi biz yaşadık. Bir kez daha belirtiyorum, biz hem göstericilerin yol açtığı kaos görüntülerine hem de onlara uygulanan orantısız şiddette karşıyız. Ancak ortaya çıkan manzara göstermektedir ki, Avrupa demokrasi dersinden de, insan hakları dersinden de, özgürlükler dersinden de sınıfta kalmıştır. Siyasi popülizm uğruna mülteci karşıtlığını ve İslam düşmanlığını tahrik edenler, kendi kazdıkları kuyuya düşmüşlerdir.”

Batı’nın üzerine çok titrediği güvenlik ve refah duvarlarının mülteciler veya Müslümanlar tarafından değil, bizzat kendi vatandaşlarınca sarsılmaya başlandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Bizim yıllarca kendilerini koruyup kollamamaları için ikaz ettiğimiz bölücü terör örgütü yandaşları da şimdi bu kaosun en başta gelen failleri arasındadır, PKK’nın uzantıları orada, DHKP-C orada. Her görüştüğümüzde kendilerine, ‘terör bir yılan gibidir, eninde, sonunda sizi de sokar’ demiştik. Haklı çıkmaktan mutlu değiliz, ama hakikat budur.”

Tüm Batılı liderlerden, kendi vatandaşlarına hak ettikleri gibi demokrasinin kurallarıyla, teröristlere de yine hak ettikleri gibi hukukun yöntemleriyle muamele etmelerini beklediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu yaptığınızda Türkiye’yi daha iyi anlayacağınızdan ve sizlerle gerçekten iyi dost olacağımızdan şüpheniz olmasın” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en büyük gücünün, birlik ve beraberliği olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” 0 85006

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Meydanı’nda düzenlenen Gebze-Halkalı banliyö tren hattı açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, İstanbul’u bir ucundan, Marmaray’la boğazın altından geçip, diğer ucuna kadar giden banliyö tren hattının Türkiye ve İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.

“GEBZE-HALKALI BANLİYÖ TREN HATTI İSTANBUL TRAFİĞİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR RAHATLAMAYA YOL AÇACAKTIR”

Gebze-Halkalı banliyö tren hattı ile 185 dakikada katedilebilen mesafenin 115 dakikaya ineceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın günde 1 milyon 700 bin yolcu taşıyacağı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un tam 10 ilçesinin doğrudan kullanma imkânı olan ve Marmaray’la birlikte 43 istasyondan oluşan bu hattın, metro, tramvay ve deniz hatlarıyla entegrasyonu ile İstanbul trafiğinde rahatlamaya yol açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatta çalışacak 440 araçtan 300’ünün Türkiye’de üretilmesinden ayrıca iftihar ettiğini dile getirerek, “Eskiden tren hatları Anadolu yakasında Haydarpaşa’ya kadar geliyordu. Avrupa Yakası’nda da Sirkeci son duraktı. Biz Marmaray’ı inşa ederek bu iki tren hattını birleştirmiş olduk. Bir diğer önemli raylı sistem bağlantısını da Yavuz Sultan Selim Köprüsü bünyesinde kuruyoruz. İnşallah her iki taraftaki metro hatları tamamlandığında, onu da devreye alacağız” dedi.

Bugüne kadar yaklaşık 8,5 milyar lira harcanan Gebze-Halkalı banliyö tren hattının İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hat ile İstanbul’un 170 kilometre olan raylı sistem uzunluğunun, 233 kilometreye çıkartıldığını söyledi.

“İKTİDAR VE YEREL YÖNETİM OLARAK EL ELE VEREREK KALKINMA HAMLESİNİ YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde ulaşım sorununu raylı sistemlerle çözme yoluna gittiğini anımsatarak kapsamlı plan, projelerle Taksim-4.Levent arasındaki metro hattıyla, raylı sistemleri kurmaya başladıklarını, etap etap geliştirilen ağ ile bugün 233 kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve yerel yönetim olarak el ele vererek kalkınma hamlesini yürüteceklerini sözlerine ekleyerek İstanbul’a hizmete devam edeceklerini ifade etti.

CHP’li ve HDP’li bazı belediyelerden çöp, çamur ve çukur görüntüleri ile vatandaşların bu belediyelerden şikâyet ettiklerine dair görüntüleri meydandakilere izlettiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin belediyeciliği çöp, çukur, çamur. Kartal’da böyleydi. Önce biz ele aldık, çöpten ilçeleri temizledik. Ümraniye’deki patlamayı biliyorsunuz değil mi? O patlamada 39 vatandaşımız öldü, hesabını verdi mi? Yok veremez mümkün değil, çünkü bunların hayatları hep bunun üzerine kurulu yalan, iftira” diye konuştu.

“MARMARAY’I, BUGÜN ÇOK DAHA İLERİ BİR SEVİYEYE TAŞIMIŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hattın Londra-Pekin arasındaki demir İpek Yolu’nun İstanbul etabını oluşturmasının da ayrıca önemli olduğuna dikkati çekerek, “Cumhuriyetimizin ilanının 90’ıncı yıl dönümüne armağanımız olarak hizmete açtığımız Marmaray’ı, bugün çok daha ileri bir seviyeye taşımış oluyoruz” açıklamasında bulundu.

İstanbul’u, sadece ulaşımıyla değil; suyuyla, havasıyla, Haliç’iyle, imarıyla, yeşil alanlarıyla her şeyiyle bambaşka bir konuma taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin karşılığını, İstanbul’u dünyanın en gözde şehri yaparak alıyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul’u neredeyse nüfusu kadar turist ziyaret etmişse işte bu sebepledir. Gerçi bu rakam İstanbul’un potansiyelinin çok altındadır. İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde sekizincilikten ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının vizyonunun bir şehrin geleceği bakımından son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden 31 Mart’taki tercihlerinizi buna göre yapmanızı istiyorum. Sandıkta yapılacak hatanın bedelini, sadece o adaya oy verenler değil, tüm şehir ödüyor. Bunu şehrimize ödetmeyelim” uyarısında bulundu.

“İSTANBUL İÇİN ÇOK BÜYÜK HAYALLERİMİZ, HEDEFLERİMİZ VE PROJELERİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşümün de önemine işaret ederek son olarak Kartal’da çöken binanın bu konuda hızlı bir karar alınması gerektiğini ortaya çıkardığını ve bu konuda kararlı olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben diyorum ki buradan hareketle kentsel dönüşüm, değişim projelerimizi hayata geçirelim. Biz, sizin gönüllük esasına göre kira bedellerinizi ödeyeceğiz. Bir taraftan da inşaatlarımızı yatay mimariyle yapacağız. Çünkü biz kaçak yapılan, çarpık yapılaşmayla insanımızın, deprem tehdidinin de olduğu İstanbul’da sıkıntı içinde yaşamasını istemiyoruz. Biz sizden para istemiyoruz ama diyoruz ki bu konuda bize yardım edin” ifadelerini kullandı.

Şehrin geleceğini göremeyen, insana hizmet aşkıyla yanmayan, büyüme potansiyelini fark edemeyen, uygun altyapılar yapamayan yönetimlerin İstanbul’u âdeta kaderine terk ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim hem Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız olarak hem büyükşehir olarak hem de ilçeler düzeyinde İstanbul için çok büyük hayallerimiz, çok büyük hedeflerimiz, çok büyük projelerimiz var. Biz İstanbul’a aşığız, sevdalıyız. Bu sevdamızı noktalayamayız” diye ekledi.

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın çok tecrübeli ve şehri en iyi bilenlerden olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kartal’ın da son iki dönemdir CHP’li belediye elinde nasıl ihmal edildiğini, örselendiğini çok iyi bildiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için de AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Ebubekir Taşyürek’in çok iyi projelerle hazırlanarak göreve talip olduğunu anlattı.

“KARTAL’A HİZMET ETMEK İÇİN PROJELERİMİZLE, YÜREĞİMİZLE HAZIRIZ”

Kartal’da ilçe merkezi ile Uğur Mumcu arasına 16 kilometrelik havaray sistemi, taş ocağı bölgesine Millet Bahçesi ve Tabiat Tarihi Müzesi, Cevizli-Esentepe’de 26 dönümlük bir Millet Bahçesi projeleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stadın olduğu yeri Kartal Şehir Meydanı olarak düzenleyeceklerini, Kartal’a, şanına layık bir stadyum, otopark ve taraftar lokali kazandıracaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kumcular İskelesi’ne plaj kurulacağını, Kordonboyunu da bir cazibe merkezi hâline dönüştüreceklerini, Yakacık Ayazma’da, tüm Kartal’ı ve adaları görecek bir seyir terasını hizmete sunacaklarını aktararak, “Biz İstanbul’a ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’a hizmet etmek için projelerimizle, adaylarımızla, yüreğimizle hazırız. İstanbul’dan ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’dan, 31 Mart’ta şehrimizin ve sizlerin geleceği için destek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ve beraberindekilerle Gebze-Halkalı banliyö tren hattının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze-Halkalı banliyö tren hattındaki ilk seferi, makinist koltuğunda gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, vicdansızlığın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde iyiliğin sesi olmuştur” 0 71506

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5. Uluslararası İyilik Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olmuştur. Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Türkiye Diyanet Vakfı 5. Uluslararası İyilik Ödülleri Tevcih Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, İyilik Ödülleri vesilesiyle gönülleri buluşturan Diyanet Vakfı ve Diyanet Teşkilatı’nın yöneticilerine teşekkür ederek, ödüllerin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“GÜNÜMÜZDE, İYİLİK ÖDÜLLERİYLE VÜCUT BULAN HASSASİYETLERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR”

Yaşanılan çağda karşılığı Hak’tan, Halık’tan ve Allah’tan bekleyerek yapılan çalışmaların altın değerinde olduğuna ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen her şeyin kıymetinin parayla ölçüldüğü, her şeye menfaat penceresinden bakıldığı bir dönemde bu ödüller çöldeki vaha gibidir. Günümüzde, iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere çok ihtiyacımız var. Zira marifet iltifata tabidir” dedi.

Dünyanın iyi insanların, hayır-hasenat sahiplerinin yüzü suyu hürmetine ayakta durduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu unutmayalım, dünün Firavunları vardı, Nemrutları vardı. Bugünün de Firavunları ve Nemrutları var. Hak-batıl mücadelesi dün olduğu gibi bugünde var. Bu mücadele ilanihaye devam edecek. Öyleyse bizim hak-batın mücadelesinde sabitkadem olmak suretiyle bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı hırs, hınç ve haset değil iyiliğin değiştireceğine vurgu yaptı.

“BÖLGEMİZDE VUKU BULAN HADİSELER, YÜZ MİLYONLARCA MÜSLÜMANIN GÖZÜNDEKİ PERDEYİ DE KALDIRDI”

“Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et” ayetini ve “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Derviş Yunus ‘yaratılanı severim, Yaratandan ötürü’ diyerek hepimize yürünecek asıl yolu gösteriyor. İşte bunun için ‘ne verirsen elinle, o gider seninle’ diyen gönül erleri, bize imkânımız, vaktimiz varken iyilikte bulunmayı tavsiye ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7-8 senede bölgede vuku bulan hadiselerin, Müslümanların gözündeki perdeyi kaldırdığına işaret ederek, Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Filistin’de yaşananların, Müslümanlar için iyiyi kötüden, zalimi mazlumdan, dostu düşmandan ayıran bir Furkan olduğunu söyledi.

“Özde demokratlarla sözde demokratlar, gerçek insan hakları savunucuları ile bunların sadece istismarını yapanlar bu süreçte ifşa oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bazı Müslüman devletlerle beraber Batılı ülkelerin, batılı kurum ve kuruluşların çok kötü bir imtihan verdiklerini kaydetti.

“NETANYAHU, SEN ZALİMSİN”

Kimi Müslüman ülkeler ile Batılıların Suriye’de, varil bombaları, balistik füzeler ve kimyasal silahlarla katledilen bir halkın acısını duymadıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Açlıktan bir deri bir kemik kalmış Yemenli sabilerin göğe yükselen feryatlarını işitmediler. İsrail askerlerinin kameralar önünde katlettiği Filistinli genç kızların, engellilerin, yaşlıların dramlarına en küçük bir hassasiyet göstermediler. İşte Netanyahu, Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde gazeteciler cezaevindeymiş, budan dolayı çok rahatsız olmuş. Netanyahu sen zalimsin, zalim. Şu anda İsrail’de seçim var diye cezaevlerindeki binlerce çocuk, kadın, yaşlı bunları cezaevinde tutan sen değil misin? Onlara zulmeden sen değil misin? Eğer dünyada bir zalim aranacaksa ta kendisi sensin. Mukayesesi kabil olmayan birisisin. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorsun. Şu anda bizim mabetlerimize, Mescid-i Aksa’ya postallarla girenler senin askerin, polisin değil mi? Orada din adamlarımızı dövenler sizin askeriniz, polisiniz değil mi? Bunu neyle izah edeceksin? Bu içerdeki birkaç tane gazeteciye benzemez, bunun izahı da olmaz. Biz tahrik olmayacağız, çünkü biz bu oyunlarla tahrik olmayacak kadar evrensel bir dinin mensuplarıyız, bu oyuna gelmeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da da darbe mahkemelerinin verdiği kararla 9 gencin idam edildiğini anımsatarak, Avrupa Birliği ülkelerinin Mısır’da darbeci Sisi’nin davetine katılmalarını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkelerinin yöneticilerine seslenerek, “Samimi olsaydınız, gerçek demokrat olsaydınız böyle bir idam mekanizmasını çalıştıran ülkenin davetine icabet etmezdiniz. Beni, Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir anti demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam” ifadelerini kullandı.

GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu cinayete karşı sesini yükselten ülkelerin, Suudi Arabistan tarafından dışlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstediğin kadar dışla ama biz hak neyse bugüne kadar onu söyledik ve bizden o katliamın belgelerini isteyenlere de biz belgelerini verdik. Gelin dedik, dinlettik. Amerika’sı, Japonya’sı, Fransız’ı, İngiliz’i, Suudi Arabistan’ın kendisi… Bunları anlattık 15 kişi iki uçakla buraya geliyor, İstanbul’a gelen bu 15 kişi başkonsoloslukta bu katliamı yapıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin takipçisi olduklarını ve cinayeti işleyenlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasının da takipçisi olacaklarını vurguladı.

“TERÖR BELASI KAPILARINA DAYANANA KADAR TEHLİKENİN FARKINA VARAMADILAR”

“Terör belası kapılarına dayanana kadar, bir kez olsun tehdit ve tehlikenin farkına varamadılar” sözleriyle Avrupa ülkelerinin mülteci sorununa bakış açısını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne Aylan bebeklerin sahile vuran minik bedenleri, ne Akdeniz’de kaybolup giden hayatlar, ne de terör örgütlerinin dağıttığı yuvalar, Batı vicdanının uyanması, harekete geçmesi için ne yazık ki yeterli olmadı. Çok daha vahimi terör gibi bir meselede dahi ‘iyi terörist-kötü terörist’ ayrımına gitmekten çekinmediler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin Suriyeli, Afganlı, Iraklı mültecilerden esirgedikleri şefkat ve merhameti, FETÖ’cü alçaklara, YPG’li katillere göstermekten hicap duymadıklarına dikkati çekerek, “Şayet bugün binlerce tır silah verilen YPG’li katiller Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturma hevesine kapılıyorsa, bunun müsebbibi terör örgütlerine şaşı bakanlardır. 23 bin tır silah mühimmat, araç gereç nakledilmiştir. Bunları kendilerine hep söyledim ama devamlı kaçıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bugün dünyanın gözleri önünde gençler darağaçlarına gönderiliyorsa, bunun müsebbibi çıkarlarını ilkelerinin önüne koyanladır. Şayet bugün Filistin’de işgal alabildiğine devam ediyorsa, bunun sebebi mesele İsrail olunca hukuku rafa kaldıranlardır. Şayet bugün Arakan’da zulüm sürüyorsa, Afrika’da yoksulluk günden güne derinleşiyorsa, Libya ve Venezuela gibi petrol zengini ülkeler hâlen yoksullukla boğuşuyorsa, bunun sebebi açgözlü sömürgecilerdir” sözlerine yer verdi.

“KARDEŞLERİMİZLE SOFRAMIZI PAYLAŞTIK”

Türkiye’nin, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. İmkânları bizden katbekat fazla ülkeler mültecileri toplama kamplarına mahkûm ederken, biz kardeşlerimizle soframızı paylaştık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacılara 35 milyar doları aşan bir harcama yapıldığını, Avrupa Birliği’nin ise vereceğini söylediği 1 milyar 750 milyon doları dahi ödemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Türkmenlere, Araplara, Kürtlere sahip çıktığını, Müslümanlara kapısını açtığı gibi Ezidilere, Hristiyanlara da kapısını açtığını dile getirerek; dünyanın en cömert ülkesi Türkiye’nin, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen, Bosna’ya kadar gönül coğrafyasının tamamına yardım elini uzattığını söyledi.

“ZALİMLER KARŞINDA EĞİLİP BÜKÜLMEYECEĞİZ”

Türkiye’nin TİKA, AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı’nın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla dünyanın en zor, en sıkıntılı coğrafyalarında insani yardım faaliyeti yürüttüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ecdatları gibi 4 kıta 7 iklimde iyilik sancağını göndere çektiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki kimi gafiller, kimi vicdansızlar anlamasa da biz inşallah imkânlarımızı mazlumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Zalimler karşında eğilip bükülmeyecek, 3 günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız” diye konuştu.

Büyük mütefekkir, şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de “Kötülere haşmet ve siyaset, iyilere ise daima hürmet lazımdır” tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen ödüllerin iyilere hürmetin ve saygının en güzel nişanesi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyilik ödüllerini alan kişi ve kurumlara şükranlarını sunarak, konuşmasını tamamladı.