Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Kimse Türkiye’ye demokrasi dersi veremez” 0 85031

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Buldukları her fırsatta Türkiye’nin demokrasisine, insan haklarına, özgürlüklerine laf edenler, bugün kendi imtihanlarıyla baş başa. Demokrasi, her şeyin iyi, güzel, hoş olduğu günlerde değil, işte böyle zor zamanlarda test edilir. Türkiye bu testi, vesayetinden darbesine, teröründen mültecisine kadar tüm boyutlarıyla yaşamış ve alnının akıyla tamamlamıştır. Artık hiç kimse ülkemize demokrasi, insan hakları, özgürlükler dersi vermeye kalkamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla AK Parti Genel Merkezinde “İnsanlığın Medeniyeti” başlığıyla düzenlenen etkinliğe katıldı. Etkinlik kapsamında açılan “İnsanlığa Umut: Türkiye” adlı sergiyi de ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

“BİZİM MEDENİYETİMİZDE İNSAN HAKLARI, BİZATİHİ İNSANIN VARLIĞINDA MÜNDEMİÇTİR”

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda oylanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 70. yıl dönümünün kutlandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, beyannamenin; dünyanın her yerinde insan hakları konusunda ortak bir anlayışın geliştirilmesine katkı sağladığını kaydetti.

Çekilen acıları sona erdirememiş olsa da, BM düzeyinde geçerli bir kriter olan bu beyannamede yer alan hususların hayata geçirilmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bizim medeniyetimizde insan hakları, bizatihi insanın varlığında mündemiçtir” diye konuştu.

Kur-an-ı Kerim’deki emirlerin her birin birer insan hakları kriteri olduğunu, Hz. Peygamber’in Veda Hutbesi’nin İslam medeniyetinin en önemli insan hakları belgelerinden biri olarak geçerliliğini koruduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cinsiyeti, rengi, ırkı, dili, kültürü ne olursa olsun herkesi ‘kardeş’ olarak kabul eden inancımızın insan hakları çerçevesi de buna göre şekillenmiştir” dedi.

İnsanın, Allah’ın yarattığı büyük âlemin bir parçası olarak kabul edildiğinde tüm meselenin çözüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “İnsanı sevmeyen ve onun haklarına saygı duymayan, tabiatı da sevmez, tabiattaki diğer varlıkların haklarına da saygı duymaz. İnsanı ve tabiatı sevmeyenin, Rabbimizin âlemdeki diğer mucizelerini görmesi, görse bile kalbinde ve kafasında yerli yerine oturtabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, bugün dünyada insan hakları diye en çok bağıranların, eskiden beri insan hakları konusunda en kötü sicile sahip olmaları tesadüf değildir. Nitekim kendilerine kurdukları huzur ve refah dünyasında insan hakları üzerine ahkâm kesenlerin, konu diğer coğrafyalara ve toplumlara geldiğinde, bir anda renk ve karakter değiştirdiklerini görüyoruz.”

“DÜNYADAKİ HİÇBİR YAZILI VE GÖRSEL MEDYADA FRANSA’DAKİ HADİSELERİ İZLEMEDİK”

İstanbul’da yaşanan Gezi eylemlerinde insan hakları savunuculuğuna soyunanların, Paris’te yaşananlar karşısında kör, sağır ve dilsiz hâle geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki hiçbir yazılı ve görsel medyada Fransa’daki hadiseleri izlemedik, Hollanda’yı izlemedik, Brüksel’i izlemedik; neredesiniz? Ama Gezi eylemleri için dünyayı ayağa kaldırdınız. Niye, burası Türkiye olduğu için mi? Hadi şimdi de aynı şekilde anlatın, yayınlayın; yayınlamadılar. Niye? Dürüst değiller, samimi değiller” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye milyonlarca sığınmacı akın ederken Türkiye’yi sınırlarını açmaya davet edenlerin, sığınmacılar kendi topraklarına yöneldiğinde dikenli teller, duvarlar ve en sert tedbirlerle karşıladığını hatırlattı ve “Kim insan hakları savunucusu, biz mi, onlar mı? Onlar dünyada hâlâ bir vahşet sergilemekten öte bir şey yapmıyorlar” diye ekledi.

Terör örgütleri Türkiye’ye saldırırken, Türkiye’yi demokrasi sınavına tabi tutanların, silahların namluları kendilerine yöneldiğinde, demokrasiyi ve insan haklarını da askıya almaktan çekinmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin böyle bir riyakârlığa başvurmadığını ve başvurmayacağını söyledi.

“HÜKÛMETE GELİR GELMEZ, DEMOKRASİDE VE EKONOMİDE BÜYÜK REFORMLAR BAŞLATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın 17. büyük ekonomisi olmasına rağmen, insani yardımlarda ilk sıralarda yer almasının, Türkiye’nin parasının çok olmasından değil, gönlünün zengin olmasından kaynaklandığını dile getirdi ve “Eğer bugün Türkiye, yaşadığı bunca badireye rağmen hâlâ dimdik ayaktaysa, işte bu paylaşmanın bereketi, el uzattığı insanların duaları sayesindedir. Türkiye olarak, AK Parti olarak, bizim insan hakları meselesine bakışımız işte budur” diye ekledi.

Türkiye’nin, insan hakları uygulamaları konusunda, modern çağın yaklaşımlarına uygun en önemli adımlarını, AK Parti iktidarları döneminde attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin; gerek tek parti dönemindeki faşist anlayış sebebiyle gerek darbeler ve cuntalar eliyle, ağır baskılara maruz kaldığını söyledi. 1960 ve 1980 darbesi ile 28 Şubat müdahalesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu kötü sicile layık olmadığına inandıkları için hükûmete gelir gelmez, demokraside ve ekonomide büyük reformlar başlattıklarını; yatırım ve hizmetlerle milletin hayat kalitesini yükseltirken, diğer yandan da hak ve özgürlüklerin çıtasını sürekli yukarıya taşıdıklarını ifade etti.

“DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI DENİLİNCE SORUN ARANACAK YER ASLA TÜRKİYE DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin kökeninden, inancından, meşrebinden, kıyafetinden, düşüncesinden, ibadetinden, dolayı horlanmadığı, ötekileştirilmediği bir yaklaşımı hâkim kıldıklarını vurguladı ve “Cebinde ay yıldızlı kimlik taşıyan herkesin, hayatın tüm alanlarında bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak muamele görebilmesini sağladık. Hatta aynı hizmetleri, ülkemize gelen misafirlerimize sunduk” ifadelerini kullandı.

Bu süreçte çok büyük direnişle karşılaştıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Önümüze çıkartılan engelleri, sabırla ve kararlılıkla birer birer aştık. Kurulan tuzakları, dikkatle ve dirayetle bozarak yolumuza devam ettik. Yeri geldi statükonun temsilcilerinin, yeri geldi terör örgütlerinin, yeri geldi darbecilerin saldırılarına maruz kaldık. Ama milletimizden aldığımız güç ve destekle, hamdolsun, hepsinin de üstesinden gelmeyi başardık. Buldukları her fırsatta Türkiye’nin demokrasisine, insan haklarına, özgürlüklerine laf edenler, bugün kendi imtihanlarıyla baş başalar. Demokrasi, her şeyin iyi, güzel, hoş olduğu günlerde değil, işte böyle zor zamanlarda test edilir. Türkiye bu testi, vesayetinden darbesine, teröründen mültecisine kadar tüm boyutlarıyla yaşamış ve alnının akıyla tamamlamıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Artık hiç kimse ülkemize demokrasi, insan hakları, özgürlükler dersi vermeye kalkamaz. Bundan sonra demokrasi ve insan hakları denilince sorun aranacak yer, asla Türkiye değildir” vurgusunda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her iki hususta da bakılacak yer, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Libya’da insanlığı yıkıntılar altında bırakanlardır. Bakılacak yer, Afrika’nın her köşesinde insanlığı açlığın ve susuzluğun pençesine terk edenlerdir. Hiçbir fiyakalı söz, hiçbir parıltılı söylem, hiçbir şaşalı hayat biçimi, Batı’nın insan hakları ve özgürlükler konusundaki ikiyüzlülüğünü gizleyemez. Biz, başından beri, neysek, oyuz. Ama özellikle Avrupa ve Amerika için söylenecek söz, medeniyet makyajının aktığı ve altındaki gerçek yüzlerin ortaya çıkmaya başladığıdır” diye ekledi.

“AK PARTİ, TÜRK SİYASETİNDE DAİMA HAKLININ VE HUKUKUN YANINDA YER ALDI”

AK Parti’nin, Türk siyasetinde daima hakkın, haklının ve hukukun yanında yer aldığını ve almaya devam edeceğini ifade ederek halka hizmeti Hakka hizmet olarak gören bir siyasi geleneğin müntesipleri olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, girdikleri 14 seçimde de milletin karşısına bu taahhütle çıktıklarını ve önümüzdeki seçimlerde de millete sözlerinin aynı olduğunu söyledi.

Belediyelerde halka en iyi hizmetleri vermenin, şehirleri en güzel şekilde mamur etmenin, çocuklara aydınlık bir gelecek bırakmanın gayreti içinde olacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak gece gündüz çalışıp 31 Mart 2019 akşamı, partilerine 15. zaferi yaşatmakta kararlı olduklarını kaydetti.

“İSİMLER GELİR GEÇER, BAKİ KALAN SADECE HİZMETLERDİR”

Milletin güvenini kazanmadan oyunun ve gönlünün de kazanılamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kibir ve büyüklenme bataklığına düşen, erişilemeyen ve konuşulamayan kişi durumuna gelen, istişareden uzaklaşan, gözü şahsi çıkarından başka şey görmeyen hiç kimsenin AK Parti çatısı altında yeri yoktur. AK Parti, şu veya bu kişinin, şu veya bu dar kadronun değil, bizatihi milletin partisidir. Milletin partisini milletten uzaklaştırmaya kalkan, karşısında şahsımı bulur. Dikkat ederseniz, taşıdıkları tüm unvanları, geldikleri mevkileri, makamları AK Parti’ye borçlu olup da, bugün başka mecralara yelken açmaya çalışanların ortak özelliği, kibir abidesi hâline dönüşerek, milletten kopmuş olmalarıdır. 40 yılı aşkındır siyaset yapan bir kardeşiniz olarak, bu tuzağa düşüp de iflah olan kimseyi görmediğimi özellikle belirtmek isterim. İsimler gelir geçer, baki kalan sadece davalardır, hizmetlerdir. Bizim sadakatimiz davamızadır, hizmetimiz milletimizedir.”

10 Aralık İnsan Hakları Günü vesilesiyle dünyadaki mazlum ve mağdurlara selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezindeki programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye; demokrasisi, ekonomisi ve güvenliğiyle hedeflerine doğru kararlılıkla yürüyor” 0 75010

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD Vefa Gecesi programında yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz yıl ihracatı 168,1 milyar dolarla kapattık, sadece bununla kalmadık dış ticaret açığımızı da 55 milyar dolara gerileterek, önemli bir başarıya imza attık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen Vefa Gecesi programına katıldı.

“ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYI İLKE EDİNEN MÜSİAD’LILARI KUTLUYORUM”

MÜSİAD Ankara Şubesi’nde 20. yılını dolduran ve gecede plaketleri takdim edilen iş insanlarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne pahasına olursa olsun değil helalinden kazanmayı, sadece kendiniz için değil ülkemiz ve milletimiz için çalışmayı ilke edinen MÜSİAD’lıları kutluyorum” diye konuştu.

MÜSİAD’lı iş insanlarının, ekonomideki önemli rollerinin yanı sıra milletin bu coğrafyadaki bin yıllık medeniyet davasına verdikleri katkıyla ayrıca bir teşekkürü hak ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında başarılı bir iş insanı ve dava adamı olarak verdiğiniz mücadelede hep yanınızda oldum, bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğim” dedi.

Türkiye’nin üzerinde karabulutlar toplamaya çalışanlara inat, ülkenin ufkunu aydınlatmak üzere gece-gece gündüz çalıştıklarını ve emeklerinin karşılığını almaya başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ihracatı 168,1 milyar dolarla kapattıklarını, bununla kalmayıp dış ticaret açığını da 55 milyar dolara gerileterek önemli bir başarıya imza attıklarını kaydetti.

Yılbaşı öncesi ve 8 Ocak 2019 tarihindeki TBMM Grup Toplantılarında her kesime yönelik destek ve teşvik müjdelerini milletle paylaştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi kartı borcunu ödemekte zorlanan vatandaşlardan ihtiyaç sahiplerine, esnaftan sanayiciye, çiftçiden asgari ücretliye, her kesimin üzerindeki yükleri azaltacak tedbirleri hayata geçirdiklerini söyledi.

ANA MUHALEFETİN ENFLASYON RAKAMLARI İDDİASI

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kur, faiz, enflasyon merkezli dalgalanmayı; başta ana muhalefet partisi olmak üzere birilerinin, milletin moralini bozma, umudunu kırma vesilesine dönüştürmeye çalıştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında son 30 yılın enflasyon oranlarını paylaştı.

Geçtiğimiz günlerde ana muhalefet partisi sözcüsünün, “Enflasyonda en yüksek oranlar bu iktidar döneminde gerçekleşmişti” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1989-2002 yılları arasında enflasyon ortalamasının 70.3, son 16 yılın enflasyon ortalamasının ise 9.54 olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl oluyor da kalkıp ‘en yüksek enflasyon AK Parti iktidarları dönemindedir’ diyorsun? Çünkü hayatları yalan, bunlarda dürüstlük diye bir şey yok. Ve ben resmî rakamları açıkladım, çıksınlar sıkıysa bunlar da bu resmî rakamları yalanlasınlar” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz Kasım ayında açılan şirket sayısı 7 bin 110 iken, kapanan şirket sayısının bin 112 olduğu bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018’de yaklaşık 40 milyon turistin ağırlanarak tarihî bir rekor kırıldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî gelirin yüzde 9’u olan kamu borç stokunun sürdürülebilirliği konusunda mali piyasalarda en küçük bir tereddüt bulunmadığını da vurguladı.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ SİZLERLE BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman zaman yalan-yanlış iddialarla istismar edilen bireysel krediler konusunda da ülke olarak gayet iyi durumda olunduğunu sözlerine ekleyerek; dünya ortalaması yüzde 59, gelişmiş ülkelerde yüzde 72, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 39 olan hane halkı borcunun millî gelire oranının Türkiye’de sadece yüzde 16 olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin sonunda, “Hadi bakalım, gel bunu da yalanla. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Asıl vermek istediğim mesaj, Türkiye’nin demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle hedeflerine doğru kararlılıkla yürümeye devam ettiğidir. Yürüdüğümüz bu yolda en büyük desteği sizlerden, iş dünyasından alıyoruz ve alacağımıza inanıyorum. İnşallah büyük ve güçlü Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Litvanya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Audrius Brüzga, Başkentli genç girişimcileri ağırladı 0 4515

Başkentli Genç Girişimcileri Ağırlayan Litvanyalı Büyükelçi:Ticari İlişkilerimiz Gelişmeli, AB’de de Olmalısınız

Başkentli genç girişimcileri elçilikte ağırlayan Litvanya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Audrius Brüzga, hem Türkiye ile ticaretlerini iki katına çıkarmayı, hem de Türkiye’yi Avrupa Birliği’nde görmeyi istediklerini söyledi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği Başkan Yardımcısı Gürbüz Bekiş ile yönetim kurulu ve dış ilişkiler kurulu üyeleri, Litvanya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Audrius Brüzga’yı elçilik binasında ziyaret etti. Başkentli genç girişimcilerle bir saati aşkın süren bir görüşme yapan Büyükelçi Brüzga, iki ülke arasındaki ticaretin ağırlıklı olarak makine parçaları, ziraat ürünleri, plastik ve elektronik ürünler üzerine olduğunu söyledi. Türkiye ile Litvanya arasındaki ticaretin son iki yılda 500 milyon Euro’yu geçtiğini açıklayan Brüzga, şöyle devam etti:

Türkiye AB’de Mutlaka Olmalı

“Ancak potansiyelimiz daha yüksek. Bunu 1 milyar Euro’ya çıkarmak istiyoruz. Ayrıca ülkemizde yatırım olanakları çok yüksek, yatırımcılarınızı bekliyoruz. Litvanyalı yatırımcılarımızın geçen yıl Türkiye’ye gelmesi, yaşadığınız ekonomik zorluklardan dolayı sıkıntılı oldu. Ben 2019 yılında iki ülke ticari ilişkileri açısından büyüme olacağına inanıyorum…” Ziyarette Türkiye, Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Büyükelçi Brüzga, “Türkiye’nin AB’ye girişi, hem Avrupa, hem de Türkiye için gerçekten çok iyi olacak. Dolayısıyla Türkiye, AB üyesi olmalıdır. Bu büyük Avrupa ailesi içinde Türkiye’nin yer alması gerektiği konusunda mutabıkız” diye konuştu.

Elçilik Ziyaretleri Önemli

GGYD Yönetimi de hem faaliyetlerini hem de dış ticarete verdikleri önemi anlattı. GGYD’nin 450 üyesiyle öncelikle dernek üyeleri arasındaki ticareti geliştirme hedefiyle hizmet verdiğini söyleyen yönetim kurulu, elçilik ziyaretlerini çok önemsediklerini, bu sayede farklı pazarlarda ticari işbirliği ve fırsatlar yakaladıklarını kaydetti. Ziyaretin ardından GGYD’liler Litvanyalı Elçi’ye plaket takdim etti.