Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden “Ankara’ya Değer Katanlara” ödül 0 5643

100’e yakın gazeteci, yazar, radyocu, televizyoncu ve dijital medya mensubunun üye olduğu Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği (AGYD), bu yıl ilkini düzenlediği “Ankara’ya Değer Katanlar” Ödül Gecesi’nde Başkent’e hizmet etmiş kişi ve kurumları ödüllendirdi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ödül törenine Ankara milletvekilleri, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Sarıtoprak, Yenimahalle, Altındağ, Sincan, Etimesgut Belediye Başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

ANKARA GAZETECİLER VE YAZARLAR DERNEĞİ BAŞKANI ÖMER UZUN: “ANKARA BİR MARKADIR”

Ankara’nın tarih içerisinde kültürel, sosyal ve ekonomik olarak konumunu ve geçirdiği değişimleri konu alan sinevizyon gösterisi ile başlayan ödül töreninde, gecenin açılış konuşmasını Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ömer Uzun yaptı. Ankara’nın önemine vurgu yapan Uzun, gazeteciler olarak da Ankara’mıza değer katanları hatırlamak, hatırlatmak istediklerini belirtti.

Bizler Ankaralı gazeteciler olarak, yaşadığımız başkentimizi yaşatmayı asla göz ardı edemeyiz. Konu Ankara olunca, konu Ankara’ya değer katanlar olunca, söze ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’le başlamak istiyorum. Bundan 99 yıl önce 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya geldiği gün, Türk milletinin de kaderinin değiştiği gündür.  Ankaralılar, Mustafa Kemal Atatürk’le Dikmen sırtlarında buluştular ve “zahmet ettiniz, neden geldiniz?” diyen Ulu Önder’e “uğrunda ölmeye, millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik paşam!” diye söz verdiler.

Ankaralılar verdikleri sözü tuttular; Anadolu’nun bağımsızlığına olan inançlarını hiç yitirmediler. Atatürk de Ankara’ya verdiği değeri, “Sevgili milletimizin bütün bir düşmanlık dünyasına karşı, sonu zaferle başardığı Bağımsızlık Mücadelesi tarihinde Ankara ismi, en saygın bir yeri koruyacaktır” sözleriyle dile getirmiştir.

Ankara, Orta Anadolu’nun kalbinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.  Yerleşimi çok eski tarihlere dayanan Ankara; ilk çağlardan itibaren, farklı medeniyetlerin hüküm sürdüğü bir coğrafya ve sürekli bir yerleşmeye sahne olan bir kenttir. Ünlü tarihçi İlber Ortaylı Etimesgut Belediyesi’nin düzenlediği Tarih’te Etimesgut panelinde şunları söylüyordu Ankara için, ” Ankara sadece Ankara değildir, sadece başkent olduğu için önemli bir yer değildir. Ankara soysuz bir kent değildir. Bizans için önemlidir. Osmanlı vilayetleri içinde en önemlilerindendir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir. Dünya tarihi için çok önemli kenttir. Buranın başkent olması tesadüf değildir”.

Evet ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Ankara’yı tesadüfi başkent yapmadı. Ankara’nın başkent oluşunda Atatürk’ün uzağı görüşünün yanında, Ankara’nın tarihi kökleri; siyasî, stratejik ve jeopolitik düşünceleri, Kurtuluş Savaşı’nın güvenlik altında idaresi zorunluluğu ve psikolojik faktörlerin rolü büyüktür.

Atatürk, Ankara’yı çok sevmiştir. Türkiye’nin temellerini burada atan Atatürk, Ankara’ya en büyük değeri katmıştır. Bugün Ankara’nın ortasında yükselen Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti’nin insanlık tarihi varoldukça, yaşamaya devam edeceğini gösteren bir semboldür.

Günümüzde her geçen gün büyüyen, dışarıdan çok göç alan bir Ankara var.  Elbetteki büyüyen bu şehrin sorunları da artıyor. Bu sorunların dile getirilerek çözümüne katkı sağlanması noktasında biz gazetecilere de hayati sorumluluklar düşmektedir. Ancak ne yazık ki Ankara’da yerel gazetecilik istenilen düzeyde değildir. Yaşanan ekonomik sıkıntılar, değişen medya anlayışı biz gazetecileri olumsuz etkilemektedir. Birçok ulusal yayın, Ankara eki çıkarmaktan vazgeçmekte; yerel gazeteler bir bir kapanmaktadır. Bir avuç da kalsak yaşadığımız kenti yaşatmaya, değerine değer katmaya yılmadan usanmadan devam edeceğimizin altını çizmek istiyorum.

Ankara’ya değer katma noktasında yalnız olmadığımızı da çok iyi biliyoruz. Bu şehri her yönüyle daha çağdaş, daha yaşanabilir, marka bir kent yapmak için gece gündüz çalışan değerli yöneticilerimizin, iş adamlarımızın, sanayicilerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, eğitimcilerin olduğunun farkındayız.

İşte; bu yönüyle marifet iltifata tabidir diyerek bu geceyi organize ettik. Ankara’mıza değer katanları hatırlamak, hatırlatmak istedik. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, ödül alan tüm Ankara Sevdalılarını tebrik ediyorum.

Öncelikle Derneğimizin kuruluş aşamasında bizlere Kent Konseyi’nde yer tahsis ederek, desteklerini esirgemeyen Etimesgut Belediye Başkanı Sayın Enver Demirel olmak üzere, ilkini gerçekleştirdiğimiz “Ankara’ya Değer Katanlar” Ödül törenimizin gerçekleşmesinde yüreklerini ve salonlarını açan Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Gürsel Baran ve yönetimine, tecrübeleriyle bizlere yol gösteren TÜSİAV Başkanı Sayın Veli Toprak’a, sponsorlarımıza ve emeği geçen tüm Ankara sevdalılarına Derneğimiz adına teşekkür eder, saygılar sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

TÜSİAV BAŞKANI VELİ TOPRAK: “BAŞARILI İNSANLARI ÖDÜLLENDİRİRSENİZ ONLAR DAHA ÇOK ÇALIŞIRLAR”

Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Başkanı Veli Toprak da yaptığı konuşmada, sivil toplumculuğun öneminin altını çizerek “Ben bu sene sivil toplumculuğu rölantiye almayı, torunlarıma daha çok vakit ayırmayı, aileme vakit ayırmayı düşündüm ancak bu ödül töreninde anladım ki; bizi ölünceye kadar bırakmayacaklar hep sivil toplumun yanında olacağız, onlar için koşturacağız. Sivil toplumun yanında olmak, ülkenin yanında olmak, devletin yanında olmak demektir. Biz Türk toplumu olarak başarılı insanları pek takdir etmeyiz. Biz de kör ölür badem gölü olur. Eleştiride cömertiz ama övgüde cimriyiz. Kolay kolay kimseyiz beğenmeyiz, o yüzden her fırsatta insanları ödüllendirmişimdir. Çünkü Fransızlar derler ki “Para parayı çeker başarı başarıyı çeker”. Başarılı insanları ödüllendirirseniz onlar daha çok koştururlar, aldıkları her plaket, her şilt bir borç senedidir. Biraz sonra bana Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nin vereceği bu şilt bir borç senedi olacak ve ölene kadar bu ülkem için, devletim için, yörem için, insanım için ve sizler için koşturmaya devam edeceğim. Dernek Başkanını ve Yönetim Kurulu’nu tebrik ediyorum, tecrübem ile her zaman yanlarındayım.”

YENİMAHALLE BELEDİYE BAŞKANI YAŞAR: “VATANDAŞA VE ESNAFA DESTEK OLUYORUZ”

Ödül töreninde, Yenimahalle’de vatandaşların birçok dükkan ve alışveriş merkezinde kullandığı, 700’den fazla firma ve küçük esnafa destek veren “Halk Kart” projesiyle ödül alan Başkan Yaşar, plaketini AGYD Başkanı Ömer Uzun’un elinden aldı.

Ödül töreninde konuşan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Ülkelerin tümünde başkentler ekonomik, sosyal, tarihsel ve kültürel açıdan özel bir yere sahip olmakla birlikte her ülkenin simgesidir. Ankara, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar çok önemli kararların alındığı, büyük öneme sahip bir şehirdir. Göreve geldiğimiz günden beri yalnızca Yenimahalle’ye değil, hayata kazandırdığımız projeler aracılığı ile Ankara’ya kültürel ve sosyal alanda büyük değer kazandırdık. Vatandaşa fayda sağlamayan hiçbir çalışmanın altına imza atmadık. HalkKart Projesi hem vatandaşımıza ekonomik olarak destek oluyor hem de ticaretin canlanmasına ve özellikle küçük esnafın sıkıntılı günler yaşadığı bu dönemde rahat nefes almasını sağlıyor” dedi.

ALTINDAĞ BELEDİYE BAŞKANI TİRYAKİ: “ALTINKÖY, İNSANLARIMIZI KENDİ DEĞERLERİ İLE TEKRAR BULUŞTURDU”

“Ankara’ya Değer Katanlar” ödülüne layık görülen Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, şu açıklamayı yaptı:“Kent yaşamı ile birlikte bizi biz yapan değerleri unutmaya, yitirmeye başladık. Çocuklarımız ve genç nesillerimizin bağı geçmişimiz ile kopma noktasına geldi. Neslimiz doğa ile barışık, hayvan dostu, insan ilişkilerinin saygıya ve sevgiye dayandığı bir anlayıştan uzaklaştı. Altınköy’ü değerli yapan ise bu anlayışı tekrar insanlara hatırlatması, insanımızı kendi değerleri ile tekrar buluşturması oldu. Dedelerimiz, ninelerimiz geçmişlerini buldukları Altınköy’de çocuklarına ve torunlarına kendi kültürlerini görsel olarak anlatabiliyor. Kaybolan, yok olmaya yüz tutmuş sanatlarımızın temsilcilerini Türkiye’nin her noktasından Altınköy’e getirerek, kendi kültürümüz içinde önemli bir görev üstlendik.Altınköy kısa zamanda yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerek, Ankara’da Türkiye’nin turizm noktalarından biri haline geldi. Ankara’da yabancı ülkelerin temsilcilerinin ve Ankara’ya gelen yabancı konukların uğrak noktası oldu Altınköy’ün böyle bir ödül alması beni çok mutlu etti.”

“ANKARA’YA DEĞER KATANLAR”

Yılın Siyasileri; AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu seçilirken en fazla İl Başkanlığı görevini yürüten MHP Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Çetinkaya ödüle layık görüldü. Yılın Belediye Başkanları ise; Engelsiz Yaşam Merkezi Projesi ile Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, Halkkart Projesi ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Altınköy Projesi ile Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Halkla İlişkileri ile Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan seçildi.

Yaşam Boyu Başarı Ödülünü Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak alırken, Yılın Meslek Kuruluşları ödülünü Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran aldı.

Yılın Eğitim Kurumu Nesibe Aydın Eğitim Kurumları Kurucusu Nesibe Aydın, Yılın Kadın Girişimcisi HHP EXPO Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şule Dayangaç, Yılın Erkek Girişimcisi Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Arda Palamut, Yılın Genç İşadamı Graftime Reklam A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Orhan ödüle layık görüldü. Başarılı çalışmalarından ötürü Sincan Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası İsa Yalçın da ödül aldı.

Yılın Basın Meslek Kuruluşu olarak Basın İlan Kurumu (BİK) Ankara Şube Müdürü Yezdan Uğurlu, Yılın Başarılı STK’sı Ankaralılar (AHİD) Derneği Başkanı Hilmi Yaman, Yılın En İyi Koro Şefi İpek Dereli oldu.

Jüri Özel Ödüllerini ise Ankara Sivil Toplum Kuruluşları (ASTOP) Dönem Sözcüsü Mustafa Zengin ve TÜSİAV Verimlilik Platformu Başkanı Kutlu Tamay aldı.

Gecenin sponsorluğunu üstlenen Ünsal Grup adına Orhan Ünsal, Altuğ Barış Doğan, Graftime Reklam A.Ş. adına Bekir Ünal ve SR Emlak adına Rahmi Yıldırım ödül aldılar.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, A Millî Kadın Basketbol Takımı ile akşam yemeğinde bir araya geldi 0 55686

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 2019 FİBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası öncesinde A Millî Kadın Basketbol Takımı ile Huber Köşkü’nde akşam yemeğinde bir araya gelerek, başarılar diledi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Millî Takımlar Teknik Direktörü Haluk Yıldırım ve A Kadın Millî Takım Menajeri Yasemin Horasan ile teknik heyet ve basketbolcuların katıldığı yemekte konuşan Emine Erdoğan, sonuç her ne olursa olsun her daim ülkenin gururu olduklarını belirterek, “Sizler, hem millî bir sporcu hem de kadın olarak, formanızın üzerine eklenen umutların ağırlığını da taşıyorsunuz” dedi.

Boyunlarına takılan her madalyayla her yaştan Türk kadının özgüvenini tazelediklerini vurgulayan Emine Erdoğan, “Türk kadının tuttuğunu koparan, kitleleri peşinden sürükleyen gücünü ortaya koyuyorsunuz. Sahadaki üstün performansınızla, önyargıları da yıkıyorsunuz. Sonuç ne olursa olsun, siz sporcularımızın mücadelesine ortak olmak, toplumumuzdaki dayanışmayı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını artıyor” diye konuştu.

“ŞAMPİYONADA SİZİN GİBİ OLMAK İSTEYEN KIZ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN DE MÜCADELE EDİN”

Emine Erdoğan, sporun ve bayrağın birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Yani biz her şartta zaten kazanan tarafız. Başarınızın, her şeyden önce kız çocuklarımıza, genç kızlarımıza ve kadınlarımıza ilham kaynağı olacağını biliyorum. O nedenle bu şampiyonada milletimiz için olduğu kadar, sizin gibi olmak isteyen kız çocuklarımız için de mücadele etmenizi arzu ediyorum. Çünkü onlar için rol modelsiniz” mesajını verdi.

Huber Köşkü bahçesine kurulan potada mini bir gösteri yapan millî basketbolcular, Emine Erdoğan’a millî takım forması hediye etti.

Programa; Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Esra Albayrak ile Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” 0 88020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.


PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,