Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Fırat’ın doğusundaki bölgeleri de huzur ve güvene kavuşturmakta kararlıyız” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Fırat’ın doğusundaki bölgeleri de huzur ve güvene kavuşturmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 75112

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Yargı Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Fırat’ın doğusundaki terör bataklığına müdahale konusunda yeteri kadar zaman kaybetmiştir. Bundan sonrası için tek bir günlük gecikmeye dahi tahammülümüz yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı’na Üye ve Gözlemci Devletlerin Anayasa ve Yüksek Mahkemeleri Birinci Yargı Konferansı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hukukun Üstünlüğü ve Temel Hakların Korunmasında Yüksek Yargının Rolü” konulu konferansta bir konuşma yaptı.

İslam dünyasının farklı ülkelerinden gelen yüksek mahkeme başkanlarına ve hukuk insanlarına daha huzurlu ve güvenli bir dünya idealine yaptıkları katkılar için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansın başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

“ADALETİ SADECE KANUNLARLA SAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Konuşmasında adalet kavramının ilk insandan bugüne kadar üzerinde en çok konuşulan, tartışılan konular arasında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filozoflar adaletin sadece erdemlilere, fazilet sahiplerine mahsus bir özellik olduğunu söyler. Aynı şekilde vicdanlarda karşılığı olmayan adaleti sadece kanunlarla ve kolluk gücüyle sağlamak mümkün değildir. Adaleti sadece zayıfların hak arama yolu olarak görmenin sonu, güçlülerin adaletsizliklerini haklı çıkarmaya kadar varır. Hâlbuki adalet, asıl güçlüde olursa anlamlıdır” şeklinde konuştu.

“Güçlülerin erdemli, erdemlilerin güçlü olmadığı bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek zorundayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün dünyada güçlü olanlar maalesef adaleti değil sadece kendi çıkarlarını daha ileriye taşımanın peşindedir. Tarih bize adalet çizgisinden sapan toplumların ve devletlerin yıkılışının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Geçmişte dünyanın önemli bir bölümünde hükümran olmayı başarmış nice güçlü liderin ardından inşa ettiği her şeyin yıkılıp gitmesinin sırrı, adalete dayalı bir düzen kuramamış olmasıdır. Zulümle payidar olunmayacağının sayısız örneği vardır.”

“İSLAM DÜNYASININ ÜZERİNDEKİ KARA BULUTLARI DAĞITMALIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyanın pek çok yerinde, özellikle de Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede vicdanları kanatan zulümler yaşandığına dikkat çekerek, İslam dünyasını DEAŞ, El Kaide, Boko Haram, Eş Şebab, FETÖ gibi terör örgütleri vasıtasıyla cendereye almaya çalışanların asıl hedefinin, Müslümanların hayat damarlarını kurutmak olduğuna işaret etti. Müslümanın olduğu yerde sömürünün, soykırımın, husumetin adaletsizliğin, gelir dağılımı çarpıklığının olmaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bugün maalesef bu kötülüklerin hepsi de İslam dünyasının üzerinde bir kara bulut gibi dolaşıyor. Bizlere düşen işte bu kara bulutları dağıtmak için neler yapmamız gerektiğini bulmak ve hayata geçirmektir” dedi.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi makamlarının bu işin yerli iş birlikçilerle yapıldığını söylemesine rağmen, söz konusu kişiler hakkında bilgi vermediğini, daha sonra bu ifadelerini de inkâr ettiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ses kayıtlarından, gelenlerin içinde Veliaht Prens’in en yakınında olanların bu işin aktif rol üstlenicileri olduğunu ve talimatları yerine getirdiklerinin anlaşıldığını açıklayarak, “Bütün bunlarla beraber bize gönderdikleri elemanlarına biz her şeyi açıkça anlattık, ama onlar yine gizlemeye devam ettiler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasından, doların ve riyalin kurbanı olan bazı kesimlerin ve ülkelerin, bu olaylar karşısında hakkı ve hakikati adalet çerçevesi içerisinde söylemediklerini, Batı dünyasında da aynı şekilde birçok baronların aynı kaygılarla bunları söyleyemediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerikan istihbarat örgütüne, yetkililerine ve isteyen diğer Batılı ülkelere eldeki delillerin verildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Neden? Adalet mülkün esasıdır, adalet yerine bulsun diye verdik. Ve uluslararası hukukta da suçun işlendiği yer burası olduğu için dedik ki, ‘verin biz yargılayalım’, bakın vermiyorlar. Dışişleri Bakanı açıklama yapıyor, ‘vatandaşlarımızı veremeyiz’ diyor.”

“TÜRKİYE’NİN BÖLGESİNDE UYGULADIĞI POLİTİKANIN TEMELİNDE ADALETİ SAĞLAMAK VAR”

Konuşmasının devamında Türkiye’nin bölgesinde uyguladığı politikanın temelinde, zalime karşı mazlumların safında yer alma, sadece bununla da kalmayıp sahada fiilen adaleti sağlama yaklaşımı bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak’ı ve Suriye’yi yıllarca DEAŞ’la mücadele görüntüsü altında yakıp yıkanlar ne kadar suçluysa, onlara bu fırsatı verenler de aynı derecede vebal altındadır” dedi. Bunun en çarpıcı örneklerinden birinin Suriye’de görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Suriye topraklarının üçte birini işgal altında tutan bir terör örgütü Amerika’nın ve kimi Avrupa ülkelerinin desteğiyle her türlü zulmü, her türlü ihaneti sergiliyor. Biz bu terör örgütüyle doğrudan ülkemizi de hedef aldığı için elbette çok daha etkili bir şekilde mücadele ediyoruz. Ama aslında bu örgüte karşı tüm İslam dünyasının topyekûn mücadele etmesi gerekir. Çünkü bu örgüt vasıtasıyla Suriye’nin bir bölümü medeniyetimizin ve kültürümüzün dışına çıkartılmaya, adeta bağrımıza bir hançer saplanmaya çalışılıyor. Bizim böyle bir terör örgütüne, böyle bir tehdide göz göre göre izin vermemiz düşünülemez. Bunun için daha önce Cerablus’ta, Afrin’de, Rusya’yla vardığımız anlaşmayla İdlib’de yaptığımız gibi Fırat’ın doğusundaki bölgeleri de huzura ve güvene kavuşturmakta kararlıyız. Bu terör örgütlerini ya yok edecekler, onlar etmiyorsa biz yok edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tel Rifat’tan Afrin’deki Türk askerlerine yönelik kalleş saldırının; alınan müdahale kararının ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini belirterek, “Münbiç Arapların yaşadığı yüzde 85-90 itibariyle bir yerdir, ama orayı tamamen o terör örgütlerine vermiş durumdular. Bize söz verdiler onlardan orayı boşaltacağız, ‘onları Fırat’ın doğusuna göndereceğiz dediler’ göndermediler. Şimdi de diyoruz ki, temizlediniz temizlediniz, çıkardınız çıkardınız, çıkarmadığınız takdirde biz Münbiç’e de gireceğiz.”

“FIRAT’IN DOĞUSUNDAKİ TERÖR BATAKLIĞINA MÜDAHALE KONUSUNDA ZAMAN KAYBEDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat’ın doğusundaki terör bataklığına müdahale konusunda zaman kaybedildiğini belirterek, “Bundan sonrası için tek bir günlük gecikmeye dahi tahammülümüz yoktur. Afrin operasyonunda sahada karşılaştığımız manzara istihbarat birimlerimizden gelen raporlarla tescillidir. Bu veriler bize Fırat’ın doğusunda neler yapıldığını ve şayet hemen harekete geçmezsek ileride karşımıza neler çıkacağını göstermeye yeterlidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’de attığı adımlarla sadece kendi topraklarının güvenliğini sağlamakla kalmadığını, ümmetin ve tüm insanlığın izzetini de koruduğunu belirterek, “Kendi hesaplarının peşinde koşmayan, hakkaniyetle meseleye eğilen herkes bu hakikati görecektir. Bölgede gerçekten huzurun, adaletin, ahlakın peşinde olanlara düşen, yürüttüğü bu mücadelede Türkiye’ye destek olmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında adalet konusunda en büyük tehlikelerden birinin yargı kurumunun, akıl ve muhakemeyi bir kenara bırakıp kendi ideolojik saplantılarının peşine düşenlerin kontrolü altına girmesi olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin, FETÖ meselesinde bu sıkıntıyı yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce Emniyet ve yargı içindeki elemanları vasıtasıyla, ardından da ordu içindeki militanlarını kullanarak ülkemizde darbe yapmaya kalkışan bu örgütün mensupları, şimdi hukuk önünde hesap veriyor. Yaşadığımız ihanet ne kadar büyük olursa olsun, biz bunlarla mücadelemizi hukuktan, adaletten, haktan ve vicdandan taviz vermeden yürütüyoruz. Rehavete kapılmıyor, kararlılığımızı hep canlı tutuyor, ama hukuk devleti ilkesine de titizlikle bağlı kalmayı sürdürüyoruz. Hep söylediğim gibi, hiçbir suçlunun cezasız kalmasına izin vermediğimiz gibi, tek bir masumun da haksızlığa uğramasına rıza gösteremeyiz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİSİNE KİMSENİN SÖYLEYECEK SÖZÜ OLAMAZ”

Türkiye’nin demokrasisine de hukuk devleti niteliğine de hak ve özgürlükler konusundaki samimiyetine de kimsenin söyleyecek bir sözü olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa geldiğinde demokratlığı, özgürlükçülüğü, farklılıklara saygıyı kimseye bırakmayan Batılı ülkelerin en küçük bir tehdit karşısında nasıl faşizan uygulamalara yöneldiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Demokrasi ve hukuku bir makyaj olarak kullananlarla aynı değerleri hayatının merkezine yerleştirenler arasındaki fark, ancak bu tür sınamalar sayesinde ortaya çıkabiliyor” dedi.

İslam toplumlarının çoğu yönetimlerinin henüz bu sınamalara dahi maruz kalmayacak derecede adaletten, hukuktan, özgürlüklerden uzak bir görüntü içinde olmasından üzüntü duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayeti sonrasında sergilenen tavırların bu gerçeği bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. “Haksız yere bir cana kıymanın inancımızdaki yeri ortadayken, üstelik de gerçekten insanlık dışı bir yöntemle işlenen bu cinayetin takibini neredeyse şu anda tek başımıza yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu eksiklerimizi gidermeden İslam toplumları olarak hak ettiğimiz yere gelebilmemiz, Rabbimizin ve Peygamber Efendimizin bize müjdelediği huzura ve saadete kavuşabilmemiz mümkün değildir. Konferansımızın tüm bu meselelerin konuşulduğu, tartışıldığı, çözüm yollarının ortaya konulduğu bir platforma dönüşmesini diliyorum.”

Previous ArticleNext Article

Tekne Firmaları Burada | ORADAX TÜRKİYE Tekne Firmaları Burada | ORADAX TÜRKİYE için yorumlar kapalı 21

ORADAX TEKNE FİRMALARI BURADA

http://www.oradax.com

KEŞFEDİN

GENÇ KAPTANLAR ,YAT,TEKNE,MEGA YAT ,YELKENLİ FİRMALARI | TÜRKİYE

Absolute, Admiral, Aicon, Airon, Albin, Alen, Alfamarine, Alfastreet Marine, Alm, Altena, Antago, Antaris, Apreamare, Aquanaut Aquastar, Arcadia Yachts, Arno, Arno Leopard, Atlantic, Atlantis, Austin Parker, Axopar, Azimut, Baglietto, Baia, Bandido, Bayliner, Belize, Beneteau, Benetti, Benetti Sail Division, Bering, Bertram, Birchwood, Blu Martin, Bluegame, Bluewater, Bluewater Yachts, Broom,

Broward, Bruno Abbate, Bugari, Burger, CHB, CL Yachts, CRN, Californian, Canados, Cantieri Estensi, Cantieri di Pisa, Cantieri di Sarnico, Carnevali, Carver, Cayman, Cerri Cantieri Navali, Cheoy Lee, Chris-Craft, Christensen, Cigarette, Codecasa, Colvic, Conam, Concept, Cranchi, Crescent, Crownline, Cruisers, Cruisers Yachts, Custom Line, Dalla Pieta, De Vries Lentsch, DeFever, Dellapasqua, Delta Powerboats,
Doggersbank, Dominator, Doqueve, Dreamline, Dyna, Elegance, Enterprise Marine, Evo Yachts, Explorer,

Fairline, Falcon, Feadship, Ferretti Yachts, Fiart, Filippetti, Fjord, Fleming, Fountain, Four Winns, Frauscher, Gagliotta, Galeon, Gianetti, Gobbi, Grand Banks, Greenline, Gulf Craft, Gulfstar, Guy Couach, Hampton, Hargrave, Hatteras, Heesen, Heysea, Hinckley, Horizon, Huckins, Hunt Yachts, ISA, Ilver, Innovazione e Progetti, Interboat, Intermarine, Invictus, Italcraft, Italian Vessels, Itama, Jaguar,

Jefferson, Jetten, Johnson, Kha Shing, La Mare, Larson, Lazzara Yachts, Linssen, Luhrs, Lurssen, MJM Yachts, Magnum, Mainship, Maiora, Majesty, Mangusta, Marex, Marine Trader, Marinette, Maritimo, Marlow, Marquis, Matthews, Maxum, Mengi Yay, Menorquin, Meridian, Mochi Craft, Mondomarine,
Monk, Monte Carlo, Monte Carlo Yachts, Monte Fino, Monterey, Moonen Mulder, Naval Yachts,

Navigator, Neptunus, Nimbus, Nomad, Northwest, Numarine, Ocean Alexander, Ocean King, Ocean Yachts, Oceanfast, Offshore Yachts, Okean, Otam, Outback Yachts Outer Reef Trident, Outer Reef Yachts, Pacemaker, Pachoud Yachts, Pacific, Pacific Mariner, Palmer Johnson, Pama, Paragon, Pearson, Pedro, PerMare, Pershing, Pilot, Posillipo, President, Prestige, Quicksilver, RMK Marine, Raffaelli, Rhea,

Rinker, Rio Yachts, Riva, Riviera, Rizzardi, Rodman, Roughwater, Ruby, Sabre,AB, Absolute, Admiral, Aicon, Airon, Albin, Alen, Alfamarine, Alfastreet Marine, Alm, Altena, Antago, Antaris, Apreamare, Aquanaut Aquastar, Arcadia Yachts, Arno, Arno Leopard, Atlantic, Atlantis, Austin Parker, Axopar,
Azimut, Baglietto, Baia, Bandido, Bayliner, Belize, Beneteau, Benetti, Benetti Sail Division, Bering, Bertram, Birchwood, Blu Martin, Bluegame, Bluewater, Bluewater Yachts, Broom, Broward, Bruno

Abbate, Bugari, Burger, CHB, CL Yachts, CRN, Californian, Canados, Cantieri Estensi, Cantieri di Pisa, Cantieri di Sarnico, Carnevali, Carver, Cayman, Cerri Cantieri Navali, Cheoy Lee, Chris-Craft, Christensen, Cigarette, Codecasa, Colvic, Conam, Concept, Cranchi, Crescent, Crownline, Cruisers,

Cruisers Yachts, Custom Line, Dalla Pieta, De Vries Lentsch, DeFever, Dellapasqua, Delta Powerboats, Doggersbank, Dominator, Doqueve, Dreamline, Dyna, Elegance, Enterprise Marine, Evo Yachts, Explorer, Fairline, Falcon, Feadship, Ferretti Yachts, Fiart, Filippetti, Fjord, Fleming, Fountain, Four Winns,

Frauscher, Gagliotta, Galeon, Gianetti, Gobbi, Grand Banks, Greenline, Gulf Craft, Gulfstar, Guy Couach, Hampton, Hargrave, Hatteras, Heesen, Heysea, Hinckley, Horizon, Huckins, Hunt Yachts, ISA, Ilver, Innovazione e Progetti, Interboat, Intermarine, Invictus, Italcraft, Italian Vessels, Itama, Jaguar, J

efferson, Jetten, Johnson, Kha Shing, La Mare, Larson, Lazzara Yachts, Linssen, Luhrs, Lurssen, MJM Yachts, Magnum, Mainship, Maiora, Majesty, Mangusta, Marex, Marine Trader, Marinette, Maritimo, Marlow, Marquis, Matthews, Maxum, Mengi Yay, Menorquin, Meridian, Mochi Craft, Mondomarine,

Monk, Monte Carlo, Monte Carlo Yachts, Monte Fino, Monterey, Moonen Mulder, Naval Yachts, Navigator, Neptunus, Nimbus, Nomad, Northwest, Numarine, Ocean Alexander, Ocean King, Ocean Yachts,
Oceanfast, Offshore Yachts, Okean, Otam, Outback Yachts Outer Reef Trident, Outer Reef Yachts, Pacemaker, Pachoud Yachts, Pacific, Pacific Mariner, Palmer Johnson, Pama, Paragon, Pearson, Pedro,

PerMare, Pershing, Pilot, Posillipo, President, Prestige, Quicksilver, RMK Marine, Raffaelli, Rhea, Rinker, Rio Yachts, Riva, Riviera, Rizzardi, Rodman, Roughwater, Ruby, Sabre, Salpa, Sanlorenzo, Sarnico, Sasga Yachts, Sea Ray, Sealine, Silverton, Sirena, Solare, Stealth, Steeler, Storebro, Sundeck Yachts, Sunreef,

Sunseeker, Super Van Craft, Tecnomar, Terranova Yachts, Tiara Yachts, Tollycraft, Trinity Yachts, Trojan, Trumpy, Tuna, Uniesse, Uniflite, VZ, Valk, Van der Heijden, Van der Valk, VanDutch, Viking, Vitters, West Bay, Westport, Windy, Hide, Salpa, Sanlorenzo, Sarnico, Sasga Yachts, Sea Ray, Sealine, Silverton, Sirena,

Solare, Stealth, Steeler, Storebro, Sundeck Yachts, Sunreef, Sunseeker, Super Van Craft, Tecnomar, Terranova Yachts, Tiara Yachts, Tollycraft, Trinity Yachts, Trojan, Trumpy, Tuna, Uniesse, Uniflite, VZ, Valk, Van der Heijden, Van der Valk, VanDutch, Viking, Vitters, West Bay, Westport, Windy, Hide,

TÜRKİYE , Amerika Birleşik Devletleri ,Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı için yorumlar kapalı 89912

“30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstereceğiz”Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnşallah bundan sonra da 30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz. Bir kez daha milletimin ve kahraman ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi temel atma törenine katıldı.

Sözlerine Dumlupınar Zaferi’nin 99. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan ve 9 Eylül’de düşmanın İzmir’den denize dökülmesiyle sonuçlanan Büyük Taarruz’un en önemli safhası olan Dumlupınar Zaferi’nin 99. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Bu savaşı Osmanlı’nın en büyük zaferlerinden biri olan Sırpsındığı’na benzeterek ‘Rumsındığı’ diye adlandıran ordularımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere büyük zaferin kazanılmasında emeği geçen kahramanlarımızın her birini rahmetle, şükranla yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİN VE KAHRAMAN ORDUMUZUN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NI TEBRİK EDİYORUM”

Gerek bu zaferde gerekse İstiklal Harbi’nin tamamında gözlerini kırpmadan canlarını feda eden şehitlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kahraman ordumuz 14 gün gibi kısa bir sürede düşmanı Anadolu’nun ortalarından İzmir’e kadar sürmeyi başararak tarihte eşine ender rastlanacak bir başarıya imza atmıştır. Bu başarının tesadüf olmadığını son yıllarda sınır ötesinde ardı ardına yaptığımız harekâtlarla bir kez daha gösteren kahraman ordumuz, milletimizi Anadolu’dan söküp atma heveslerini kursaklarda bırakmayı sürdürmüştür. İnşallah bundan sonra da 30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz. Bir kez daha milletimin ve kahraman ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Şunu unutmayalım, bizim kınalı yavrularımız bitmedi, var ve bundan sonra da olacak.”

Bugün böyle anlamlı bir günde Ay Yıldız Projesi’nin temel atma töreni vesilesiyle bir araya gelmelerini de önemli bir mesaj olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığının 1930’lu yıllarda dönemin şartları ve ihtiyaçlarına göre inşa edilen Kızılay semtindeki binalarda faaliyet gösterdiğini hatırlattı.

Kara Kuvvetleri binasının 1937, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin müşterek binalarının 1960 yılında inşa edildiğini, Hava Kuvvetlerinin 1985 yılında ayrı bir binaya taşındığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gelişen ve değişen savunma ihtiyaçlarının, tüm birimlerin ortak bir çatı altında güçlü bir altyapı ile yakın koordinasyon içinde faaliyet göstermesini mecburi hâle getirdiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu Millî Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarıyla enine boyuna değerlendirdiğini aktararak, “Artık bize bir müşterek merkez gerekiyor dedik. Bu müşterek merkezden hem yatırım hem harcamalar hem her yönüyle özellikle de savunma noktasında bize öyle bir merkez gerekiyor ki bu merkezle beraber biz daha bulunduğumuz yerden dünyaya farklı bir sinyal verelim. Hele hele siber güvenliğin, siber savunmanın konuşulduğu böyle bir dönemde bize işte şu anda temelini atacağımız böyle bir Ay Yıldız Projesi yakışır dedik ve inşallah bugün de bu temeli beraber atıyoruz. Rabim yar yardımcımız olsun” diye konuştu.

“Ay Yıldız Projesi ile Millî Savunma Bakanlığımızı, Genelkurmay Başkanlığımızı, tüm kuvvet komutanlıklarımızı bir araya toplamış oluyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inşa edilecek binaların en son teknolojiyle donatılmanın yanında çevreye duyarlılığıyla da öne çıkacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkezi bir savunma sistemini, müşterek bir savunma sistemini bulunduracağız” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA İHTİYAÇLARINA CEVAP VERECEK BU GÜZEL PROJENİN HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUM”

Yaklaşık 12,6 milyon metrekarelik arazi üzerinde konumlandırılan proje kapsamında 890 bin metrekare kapalı alan inşa edileceğini ve bu sayede 15 bin kişiye hizmet verebileceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Kızılay’ın içinde dağınık, sağda solda böyle bir Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri olmayacak. Az önce ekranda da izlediniz her şeyiyle, duruşuyla düşmana korku, dosta güven veren bir yapıyı burada meydana getirmiş olacağız” ifadesini kullandı.

Projeye adını veren hilal şeklindeki yapıda farklı kapasitelerde konferans salonları bulunacağına, ortasında da 23 bin metrekarelik bir tören alanı yer alacağına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarına cevap verecek bu güzel, muhteşem projenin milletimize, ülkemize ve ordumuza hayırlı olmasını diliyorum. Kahraman ordumuzun gücüne güç ekleyeceğinden şüphe etmediğim bu projenin aynı zamanda başkentimize ve bu bölgeye ayrı bir değer katacağına inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede emeği geçen ve geçecek herkese teşekkür etti. Özellikle mimarları ve mühendisleri kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, müteahhit firmaya da inandığını ve güvendiğini, burayı kısa sürede bitireceğinden şüphe duymadığını vurguladı.

MALAZGİRT ZAFERİ

Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın kendisinden 4 kat fazla askere sahip Bizans ordusunu yendiği zaferin 950. yıl dönümünün kutlandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Malazgirt’te her yıl iştirak ettiğimiz törenlerde yaşadığımız atmosfer bize adeta bu zaferin hangi şartlarda, nasıl zorluklarla, fedakarlıklarla kazanıldığını tekrar tekrar hatırlatıyor. Esasen milletimiz kadim çağlardan beri Anadolu’da mevcudiyet göstermiştir. Ancak bu coğrafyanın kalıcı yurdumuz hâline gelmesinin dönüm noktası Malazgirt Zaferi olmuştur. Nitekim kimi takvimlerde ağustos ayı Alparslan ayı olarak geçmektedir. İşte bu sebeple Malazgirt’i bugünkü tapumuzu almamızın miladı olarak görüyoruz. Bu büyük zaferden bir kaç yıl sonra yeni vatanımızdaki ilk devletimiz Anadolu Selçuklu Devleti önce İznik, sonra Konya başkentli olarak kuruldu. Anadolu Selçuklu Devleti yönünü batıya ve güneye çevirerek büyümüş, güçlenmiş, özellikle haçlı seferlerinde çok büyük mücadeleler vermiş, nihayet misyonunu Osmanlı’ya devrederek tarih sahnesinden çekilmiştir. Anadolu merkezli en büyük devletimiz Osmanlı’nın Söğüt’te diktiği ulu çınar yaklaşık 600 yıl yaşamış ve 24 milyon kilometrekareye varan bir etki alanına ulaşmıştır.”

Bu projede de çınarların unutulmamasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çamları da unutmayacağız ama çınarlar buradan inşallah bu savunma sistemimizin ne denli güçlü olduğunun en güzel işaretleri olacak. Sonbaharda yaprakları dökülüyor ama bunları biz Cumhurbaşkanlığında olduğu gibi takviyelerle çok daha farklı bir hâle getirebiliriz” ifadesini kullandı.

Birinci Dünya Savaşı’na girdiğinde 2,5 milyon kilometrekareyi bulan toprak bütünlüğüne sahip Osmanlı’nın, geride silinmez izler bırakarak tarihteki yerini Cumhuriyet’e devrettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı tarihinde İstanbul’un fethine ayrı bir parantez açmak gerektiğini, binlerce yıl boyunca insanlığın en gözde yerleşim yeri, ticaret merkezi, stratejik geçiş noktası olan İstanbul’un fethinin batı tarihinde çağ açıp çağ kapatacak kadar derin etkiler yaptığını kaydetti.

“ÇANAKKALE’DE VERİLEN MÜCADELE EN AZ MALAZGİRT, EN AZ İSTANBUL’UN FETHİ KADAR ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

Fatih Sultan Mehmet’in millete armağanı olan bu kadim şehrin bugün de dünyanın göz bebeği olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İstanbul’un ve Anadolu’nun vatanımız olmasını kabullenemeyenler zaman zaman kendilerini tutamayıp iç dünyalarındaki özlemi hâlen dışa vurmaktadırlar. Gezi olaylarında duvarlara kazınan ‘Zulüm 1453’te başladı’ ifadesi de işte bunlardan biridir. Osmanlı’nın son döneminde kazanılan Çanakkale Zaferi… O kınalı yavrular, o Çanakkale zaferimizin banileridir. Onlar, şahadete yürüdüler, ölmediler. Ama o kınalılar bize bu vatanı bıraktılar. Milletimizin kanının son damlasına kadar vatanını koruma azmi ve iradesinin gerçekten çok büyük fedakârlıklarla ortaya konmuş ifadesidir. Yedi düvelin öyle gizli saklı değil, tüm insan ve teknoloji gücüyle yüklendiği Çanakkale’de verilen mücadele en az Malazgirt, en az İstanbul’un fethi kadar önemli bir dönüm noktasıdır. Sevr’i bir paçavra gibi yırtıp atacak gücü ve kararlılığı Çanakkale’deki mücadelenin başarısına borçluyuz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde İstiklal Harbi’nin de yeniden diriliş muştusu olarak kabul edilecek bu zaferden alınan ilhamla başlatıldığını ve neticeye ulaştırıldığını belirterek, “Arkasına dönemin en büyük güçlerinin desteğini alan Yunan ordularına karşı bin bir fedakârlıkla kurulan kahraman ordumuzun kazandığı zaferi de Malazgirt’in yeni bir tezahürü olarak görüyoruz” dedi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN KURULUŞU, MİLLETİMİZİN BİN YILLIK TARİHİNDEKİ EN ÖNEMLİ BAŞARILARDAN BİRİDİR”

“Ülkemizin o dönemde sahip olduğu yetişmiş insan gücünün önemli bir kısmının canları, kanları pahasına başarıya ulaştırdığımız Çanakkale Zaferimiz ve İstiklal Harbimiz, adeta bize vatanımızı yeniden kazandırmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazi Mustafa Kemal’in, düşmanların ‘bir avuç’ dediği ordumuzla hamdolsun bu zafere yürümüş olması… İşte bu millet, ‘imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür’ diyerek zafere yürüdü. Elde kalan vatan toprakları üzerinde inşa ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu, dönemin şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda milletimizin bin yıllık tarihindeki en önemli başarılardan biridir. Anadolu’daki üçüncü devletimiz olan Cumhuriyetimiz döneminde de kendi içinde önemli dönüm noktaları yaşadık. Kuruluş dönemindeki heyecan ve başlatılan reformlar daha sonra tek parti faşizminin cenderesi altında akamete uğramıştır. Dün, Çorlu’da iştirak ettiğimiz Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı’nın teslim töreninde de işaret ettim. İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in geniş vizyonuyla başlatılan pek çok projenin önü daha sonra kifayetsiz zihinler tarafından kesilmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde ve sonrasında yaşanan bu dönemin Türkiye’ye bedelinin çok ağır olduğuna işaret ederek, “Rahmetli Menderes’in ve Özal’ın büyüklüğünü bugün çok daha iyi anladığımız vizyonlarıyla verdikleri mücadeleler maalesef ülkemizi ancak bir yere kadar getirebilmiştir. Bizim son 19 yılda Türkiye’yi demokraside ve kalkınmada geliştirmek için gösterdiğimiz gayretlerin bu derece meşakkatli, bu derece maliyetli, dirençli olmasının gerisinde işte bu uzun gecikme vardır” dedi.

“SAVUNMA SANAYİNDE ARTIK İHRACA BAŞLADIK”

Bu geri kalmışlığın en tehlikeli sonuçlar verme potansiyeli olan kısmının da savunma sanayi tarafındaki zafiyet olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Askerimiz vardı, yüreğimiz vardı, bileğimiz vardı ama tabiri caizse yeterli silahımız yoktu. Gerektiği kadar cephanemiz yoktu. İhtiyacımızı karşılayacak aracımız, gerecimiz yoktu. Kıbrıs Barış Harekâtı bu gerçeği görmemize vesile olması bakımından da hayırlı bir adım olmuştur. Neredeyse 40 yıla yaklaşan terörle mücadele sürecimizin ilk döneminde aynı sıkıntılar yüzünden ülkemizin ne kadar ağır kayıplara uğradığını en iyi buradaki heyet biliyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dışarıdan aldığı destek ne olursa olsun kıytırık bir terör örgütü karşısında adeta eli kolu bağlı hâle düşürülmesine yol açanlar, tarih önünde mutlaka hesap verecektir. Telsiz… Telsizimiz yoktu. Amerika telsizlerimize el koydu, vermedi ve askerimiz maalesef telsiz bulamadığı için susturma tekniğini kullanarak savaştı. Ama şimdi artık bunları biz zaten kendimiz yapar hâle geldik. Bunların ötesine geçtik. Şimdi İHA’mız, SİHA’mız var, şimdi TİHA’mız da var. Ve bunlarla birlikte bundan sonraki süreç savunma sanayinde artık ihraca başladık. Artık ‘ne verirsin’ demeyeceğiz, artık ‘ne alırsın’ diyeceğiz.”

Türkiye’nin bütün bombalara varıncaya kadar her şeyi kendisi üretir hâle geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayet dediğimiz bu çarpık zihniyet sadece güvenliğimize değil, demokrasimize ve kalkınmamıza adeta takoz olmuş, her fırsatta takvimi geriye sarmaya çalışmıştır. Daha kötüsü, maruz kaldığımız asimetrik tehdidin en sinsi, en alçak, hain tezahürü olan önce emniyet, yargı teşkilatları, ardından ordu içindeki mensupları vasıtasıyla başlattığı darbe girişimlerine verilen gizli, açık destelerdir” diye konuştu.

“MERDİVEN ALTI ÇALIŞAN YARGI MENSUPLARI OLMAYACAK”

“Şimdi ben FETÖ’ye de sesleniyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çarşamba günü inşallah muhteşem bir yargı binasını da hemen buraya yakın bir merkezde açıyoruz. Artık merdiven altı çalışan yargı mensupları olmayacak. Her şeyiyle muhteşem Yargıtay binasında, Yargıtay mensuplarımız bu çalışmalarını çok daha huzurlu bir ortamda yapacaklar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, ebedi vatan Anadolu’yu örtülü işgal projesi olan 15 Temmuz darbe girişimini göğsünü kurşunlara siper ederek geri püskürttüğünü hatırlatarak, bu direnişle milletin hem bu hainlere hem de bunlardan medet umanlara bir kez daha derslerini verdiğini söyledi.

“15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günümüz, bin yıllık vatanımız Anadolu’ya mührümüzü bir kez daha vurduğumuz tarihin adıdır. 15 Temmuz şanlı direnişiyle, bin yıldır her karışını kanla yoğurarak vatan yaptığımız bu toprakların ancak aynı şekilde elde edilebileceğini cümle âleme tekrar ilan ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun, 15 Temmuz öncesi ve sonrasındaki tüm terör saldırılarıyla, sınır ötesi harekâtlarıyla, siyasi ve ekonomik mücadeleleriyle son İstiklal Harbi’nin sembolü olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt’ten 15 Temmuz’a uzanan tüm bu zaferler silsilesinin kahramanlarını şükranla, hürmetle, tazimle selamladığını dile getirdi.

“TÜRKİYE ESKİSİNDEN DAHA HIZLI VE KARARLI”

Üstesinden geldikleri her badirenin, ülkeye kazandırdıkları her eser ve hizmetin, milletin azmini ve kararlılığını bileyen her başarının, büyük ve güçlü Türkiye’ye giden yolun yapı taşları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayağına takılan her çelmeden kurtulan Türkiye, eskisinden daha hızlı ve kararlı şekilde yoluna devam etmiştir” dedi.

Gençlere Cumhuriyet tarihinin en yüksek siyasi, ekonomik, askerî gücüne sahip ülkesini bırakmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyasi ve ekonomik düzenin yeniden yapılanma sürecinde olduğu bir döneme Türkiye’nin sağlam bir altyapıyla giriyor olmasının en büyük avantajları olduğunu söyledi.

Dünyanın son yüz yılda yaşadığı büyük dönüşümleri, kendi iç sorunlarına gömülmüş olması sebebiyle kısmen veya tamamen kaçıran Türkiye’nin bu defa fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için yapmamız gereken istikrar ve güven ikliminin sürmesini sağlamaktır. Milletimizin birliğine ve beraberliğine sahip çıktığımız sürece bu ülkeyi bölmeye, bu devleti yıkmaya Allah’ın izniyle kimsenin gücü yetmez” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın her yerinde özellikle de bölgemizde nerede bir acı, nerede bir zulüm, nerede bir yıkım varsa gerisinde parçalanmış bir millet, birbirine düşmüş veya düşman edilmiş bir toplum, bütünlüğünü kaybetmiş bir sosyal yapı vardır. Hamdolsun bizi bugüne kadar böyle bir duruma düşüremediler, inşallah bundan sonra da düşüremeyecekler. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve bugün temelini atmakta olduğumuz Ay Yıldız Projesi gibi abide yapıların temel işlevleri yanında milletlerin ve devletlerin gücünün de sembolleri olduğuna inanıyorum. İşte bugün bu sembollerden bir tanesinin daha temelini atıyoruz. Dört bir yanını okullarla, hastanelerle, yollarla, köprülerle, tünellerle, barajlarla, nice altyapı yatırımlarıyla donattığımız Türkiye’yi bu tür abide eserlerle adeta taçlandırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temeli atılan projenin ülkeye, millete, bakanlığa ve Türk ordusuna hayırlı olması dileyerek, emeği geçen ve geçecek olanları tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah nice zaferleri bu eserden yönetmeyi, bu eserle beraber yön vermeyi Allah’tan niyaz ediyorum” ifadesini kullandı.

Törende, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı tüfekli gösteri ekibinin nöbet değişimi gösterisi, törenin yapıldığı alandaki ekranlara yansıtıldı, ayrıca Ay Yıldız Projesi’nin tanıtım filmi gösterildi.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Millî Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Yerleşkesi’nin minyatürü hediye edildi.

Sahneye davet edilen yüklenici firma Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, projenin 30 Ağustos 2023’te teslim edileceğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tarihin öne çekilmesini istedi. Bunun üzerine Ilıcak, projenin 19 Mayıs 2023’e yetiştirileceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün Türkiye dinledi, şahit oldu, 19 Mayıs 2023’te inşallah bu güzel merkezi yerleşkenin açılışını yapıyoruz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tarafından butonlara basılarak Ay Yıldız Yerleşkesi’nin temeli atıldı.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, bazı bakanlar, TSK komuta kademesi, Yüksek yargı organlarının başkanları da katıldı.