TÜSİAV “Eğitimin Çınarları ve Eğitime Destek Verenler” ödül töreni gerçekleştirildi 0 2551

SİVİL toplum denince ülkemizde ilk akla gelen STK’lardan olan Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV), iş dünyasına ve eğitim dünyasına katkılarını sürdürüyor. TÜSİAV bu kez de eğitim dünyasına yıllarce emekler vererek ülkemizin gelecek nesillerini hazırlayan “eğitim çınarlarını” ödüllendirdi.

TÜSİAV ve Ankara Üniversitesi’nin işbirliği ile bu yıl ikincisi gerçekleşen ve geleneksel hale getirilen “Eğitimin Çınarları ve Eğitime Destek Verenler” Ödül Töreni, Ankara Üniversitesi Rektörlük Binası 100. Yıl Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Ödül törenine Başkent’in önde gelen eğitimcileri, iş, siyaset ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı.

TÜSİAV BAŞKANI SARITOPRAK: “EĞİTİME DESTEK VERENLER OLARAK HEPİMİZ ATATÜRK’ÜN MANEVİ MİRASÇILARIYIZ”

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak ise konuşmasında eğitimin çınarları öğretmenlerin önceliklerini insan inşa etmeye veren, kıymetli ve saygı değer insanlar olduğunu kaydetti. Sarıtoprak, “Ankara Üniversitesi 2 ayrı kazada 2 ayrı akademisyenini kaybetti. Ayrıca geçenlerde 90 yaşında aramızdan ayrılan Prof. Bozkurt Güvenç’i Demirel’e baş danışmanlık yaparken tanımıştım. Daha sonrada rahmetli Doğramacı’nın hep yanındaydı. Bilim ve Teknoloji dergisinin Kasım sayısında diyor ki; insan hayattaki gerçekleri anlamak için karanlık geçmişe değil, aydınlığa, aydınlatanlara ve aydınlanmaya yönelmelidir. Bozkurt Hoca yazısının sonunda nereden başlamalı sorusuna şu yanıtı vermiştir; eğitimden.

Atatürk’te bu gerçeği çok önceden görmüştür. Atatürk’e göre sağlıkta, ekonomide, siyasette vs de ne gibi sıkıntılar olursa yolu eğitimden geçmektedir. Atatürk, benden sonra beni sevmek isteyenler akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar der. Eğitime destek verenler hepimiz onun manevi mirasçılarıyız.
Eğitim bir milleti ya özgür bağımsız şanlı yüksek toplum halinde yaşatır. Ya da esaret ve sefalete terfi ettirir. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğitimcilere ve öğretmenlere muhtaçtır. Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğreticiliktir. Yerinde duran Bir şey geriye doğru gidiyor demektir. Öncelikle insan yetiştirmemiz lazım. Öncelikle vicdan ve vizyon sahibi tüm eğitimcilere düşüyor” ifadelerini kullandı.

TÜSİAV EĞİTİM PLATFORMU BAŞKANI NORMAN: “MİLLETLERİ KURTARACAK OLANLAR YALNIZ VE ANCAK ÖĞRETMENLERDİR”

TÜSİAV Eğitim Platformu Başkanı Öztuna Norman yaptığı açılış konuşmasında ülkemizdeki en büyük sorunun öğrenci, iyi öğretmen ve nitelikli öğretmenler yetiştirmek olduğunu söyledi. Nitelikli öğretmenler sayesinde nitelikli çocukların yetişeceğini dolayısıyla söz konusu çocukların ahlaklı, ülkelerini seven vatansever bireyler olacağını kaydetti. Norman, “ Bu konudaki çalışmalarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Ankara Üniversitesi’nin bize sağladığı bu imkanlarla ikincisini gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonla amacımız bugüne kadar eğitime destek vermiş ve verecek olan öğretim görevlileri, öğretmenler, sivil toplum kuruluşlarının yaptıkları çalışmalardan minikte olsa onurlandırma ile teşekkür etmektir. Öğretmenler hata yaparsa toplum ölür, ülke ölür. Baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” dedi.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ İBİŞ: “ATATÜRK, ‘EN GÜÇLÜ ORDU EĞİTİM ORDUSUDUR’ DER”

Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş ise her toplumun başarılı olması gereken farklı unsurların olduğunu belirtti. İbiş, “Bunun başında hukuk, adalet, çağdaşlık, demokrasi, eğitim, insan hakları gibi evrensel değerler geliyor. Çağdaşlık ve eğitim en önde gelen unsurlardır. Dünyada iyi bir şey vardır ki o da eğitimdir, kötü Bir şey vardır ki o da cehalet. Bir toplumun güçlü ve şanlı olması eğitimden geçer. Geleceğimizin, cumhuriyetimizin güvencesi için eğitimin sağlam değerlerde olması için Mustafa Kemal Atatürk sağlam nitelikle öğretmen ihtiyacını vurgulamıştır. Doğduğumuz gün anne kucağında eğitime başlıyoruz. Bu süreç ölene kadar devam ediyor. Biz, öğretim ve eğitimi karıştırıyoruz. Nazi kampında yaşanan şeyler iyi eğitim almamış ama iyi öğretim almış insanlardan ortaya çıkmıştır. O yüzden eğitim çok önemlidir. Atatürk, 2 ordu vardır en güçlüsü eğitim ordusu der.
Yaklaşık 5 yıldır birçok eğitim yaptığımız süreçte amacımız farkındalık yaratarak bilinç oluşturmaktır. İş dünyası ile üniversiteyi, toplumu bir araya getirmektir. En zor şey anlayış ve bilinç değişimidir” dedi.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI PROF. DR. FEYZİOĞLU: “İYİ BİR İNSAN OLMAYI TOPLUM ÖĞRETİR”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ise zor zamanlardan geçildiğini ifade ederek, “ ömrümün büyük bir kısmını bu binaya adadım ve burada çalıştım. Çalışmalarım yıllarca ve sabahlara kadar sürdü. Zor zamanlardan geçiyoruz. Toplumun kutuplaşma ile birbirine sürtüştürülmek istediği bir zamandan geçiyoruz. Erkan Hoca, bilgi birikimi ile Ankara Üniversitesi’ni bilim yuvası olarak muhafaza eden çok doğru ve yetkili yönetim anlayışını ortaya koyuyor. İyi insan olmayı toplum öğretir. Öğretim bunu yapamaz. İkisi arasında fark vardır ve birlikte olmalıdır. Theodore Roosevelt şöyle der; Hukuk ahlaksız insanların elinde icat ettiği en tehlikeli silahtır. İyi bir hukuk teknisyeni eğer iyi bir insan değilse iyi bir hukukçu olmaz. Elindeki yetki ile sonsuz zarar verebilir. Eğitim – öğretim Ankara Üniversitesi’nin işidir. Ankara Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin omurgasını teşkil eden bir üniversitedir” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİMİN ÇINARLARINA ÖDÜL

Törende; Eğitim Çınarı Ödülü’nü Ali Naili Erdem, Prof. Dr. Hayat Erkanal, Prof. Dr. Necdet Adabağ, Prof. Dr. Nursel Aydın ve Prof. Dr. Metin Atamer aldı. Yılın Eğitim Öğretime Yön Veren Eğitimci Ödülü Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu’nun oldu. Yılın Eğitmeni ödülü; Nesibe Aydın’ın, Yılın Fark Yaratan Okulu Ödülü Özel Norman Anadolu Lisesi’nin, Eğitime Destek Veren Kurum Ödülü; Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği  Başkanı şebnem Bursalı ve Genç Girişim ve Yönetişim Derneği başkanı M.Nezih Allıoğlu . Eğitime Destek Verenler Ödülü’ne ise Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu, Nebahat İbiş, Dr. Semih Süreyya Yazıcı, Güzin Kırsaçlıoğlu ve Emel Uslu Atik layık görüldü.

 

 

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.