“İran ile ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” 0 74790

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile birlikte katıldığı Türkiye-İran İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Hedefimiz, ikili ekonomik ilişkilerimizi siyasi ilişkilerimizle aynı seviyeye çıkarmaktır. Bu kapsamda daha önce Sayın Cumhurbaşkanı ile mutabık kaldığımız üzere ikili ticari hacmimizin 30 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini arzu ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için ülkemizde bulunan İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile birlikte Türkiye-İran İş Forumu’na katıldı. Çankaya Köşkü’nde düzenlenen forumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında toplantının her iki ülke için yeni iş birlikleri, proje ve yatırımlara kapı aralamasını temenni ederek, etkinliğin düzenlenmesinde öncülük eden DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) mensuplarına teşekkürlerini ifade etti.

“HEDEFİMİZ, İKİLİ EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZİ SİYASİ İLİŞKİLERİMİZLE AYNI SEVİYEYE ÇIKARMAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile geniş bir alanda kapsamlı iş birliği içinde olunduğunu belirterek, hedeflerinin ikili ekonomik ilişkileri siyasi ilişkilerle aynı seviyeye çıkarmak olduğunu söyledi. Bu çerçevede iki ülke arasındaki ticaret hacminin 30 milyar dolar seviyesinde olmasını arzu ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2012 yılında ulaşılan 22 milyar dolarlık rakamın bu hedefin ulaşılabilir olduğunu gösterdiğine dikkat çekti.

Ticari ilişkilerin ahdi altyapısını oluşturan, tercihli ticaret anlaşmasının genişletilmesine ilişkin müzakerelerin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlaşmayı doğru çerçevede ilerleterek -artık bunu haftalara yaymamamız gerekiyor- süratle en yakın zamanda bunu sonuçlandırmamızda büyük fayda var. Tabii bunun için öncelikle korumacı refleksleri geride bırakmamız, ticaretin mantığına uygun şekilde süreci yürütmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde ikili ticaretimizde hedeflediğimiz seviyeleri yakalayabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretin tercihli ticaret anlaşmasının genişletilmesi müzakerelerinde bir dönüm noktası teşkil edeceğini söyleyerek çalışmaların bir an önce bitirilmesi konusunda ilgili bakanlara talimatların verildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Saib-i Tebrizi’nin “İmkân pazarında anahtarsız hiçbir kilit yoktur, yeter ki bağlı olanların açılmasını gönüller kapasından dile” sözüne atıfta bulunarak, “Biz de gönülden istersek önümüzde aşılamayacak hiçbir engel, çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Dünyada ve bölgemizde ticaret sisteminde güçlü değişiklikler yaşandığı bir dönemde, İran’la birlikte atacağımız bu adımın daha geniş ve büyük iş birliklerinin kapısını aralayacağından şüphe duymuyorum” şeklinde konuştu.

“ABD’NİN YAPTIRIM KARARI İRAN HALKINI CEZALANDIRMAK ANLAMINA GELİR”

Bölgenin güvenliğinin özellikle İran ve Türkiye’ye çok büyük yükler yüklediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Türkiye, İran ve Rusya’nın üç zirve yaptığını, dördüncü zirve ile yola devam edeceklerini belirtti. Ekonomik güvenliğin sağlanması, geliştirilmesi ve siyasi kararların buna göre alınması için bölgenin güvenliğinin öneminin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih boyunca bölgemizde hep öncü bir konumda bulunmuş iki kadim devlet olarak, bu meseleyi karşılıklı yarar temelinde çözüme kavuşturacağımıza inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ekonomik ilişkilerin arzu edilen noktaya taşınması hususunda iki ülkenin önünde aşılması gereken ciddi bir mesele olduğunu, bunun da Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik olarak uygulamaya koyduğu yaptırımlar olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Amerika’nın yaptırım kararının bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoymasını engellemek mecburiyetindeyiz. Yaptırımlara karşı çıktığımızı, bu tür baskı araçlarına başvurulmasının İran halkını cezalandırmak anlamına geldiğini her fırsatta ve platformda açıkça ifade ediyorum. Tek taraflı olarak atılan bu adımın uluslararası iş birliğine ve güven ortamına zarar vereceğini de her seviyede muhataplarımıza söylüyoruz. Dünyada savaşı mı kovalayacağız, barışı mı kovalayacağız? İnsanlık barışa muhtaç, savaşa değil. Artık bunların tarih olduğunu kabullenmemiz lazım. Bu vesileyle yaptırımları kabul etmediğimizi, hiç kimsenin yaptırımlar nedeniyle İran’la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi sonlandıracağımızı düşünmemesi gerektiğini bir kez daha tekrarlamamak istiyorum.”

Yaptırımların özellikle bankacılık sisteminden kaynaklanan bazı belirsizliklere yol açtığının farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türk hem de İranlı müteşebbislerin işlerinde bu sebeple aksamalar yaşandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeye rağmen bu sorunların çözüme kavuşturulabileceğine olan inancını ifade ederek “Sayın Ruhani ve heyetiyle bugün gerçekleştirdiğimiz toplantıda bu konuda karşılıklı dayanışma çerçevesinde birlikte çalışma ve bir yol haritası oluşturma hususunda mutabık kaldık. Bu doğrultuda yapıcı çalışmalarımızın meyvelerini yakın zamanda almaya başlayacağımıza ve yatırımları ilişkilerimizde fırsata çevireceğimize inancım tamdır. İranlı dostlarımızın Türkiye’nin yaptırımlar konusunda gösterdiği ilkeli ve kararlı tutuma, ticari ilişkilerimizi daha da güçlendirme iradesiyle mukabele etmelerini bekliyoruz. Bu tavır ülkelerimizi bölgede tecrit etme çabalarına karşı verilmiş en güzel cevap olacaktır” değerlendirmelerini yaptı.

“77 TÜRK FİRMASI İRAN’A 1,5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında İran’la ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin önemli bir boyutunun bu ülkedeki Türk şirketlerinin faaliyetlerinin oluşturduğuna dikkat çekti. Bugüne kadar 77 Türk firması tarafından İran’a yaklaşık 1,5 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptırımlara uymayacaklarını ifade eden pek çok ülkenin şirketleri daha yaptırımlar yürürlüğe girmeden İran’dan çekilirken, Türk firmaları faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu toplantıya iş insanlarımız tarafından gösterilen ilgili de yaptırımlara rağmen, Türk müteşebbislerin İran’a yatırım yapmak konusunda ne kadar istekli olduklarını gösteriyor. Firmalarımızın bu yaklaşımlarıyla mevcut yatırımlarının korunması yanında, yeni yatırımlar konusunda teşvik edilmeyi hak ettiklerini düşünüyorum. Aziz kardeşim Sayın Ruhani başta olmak üzere, tüm İranlı yetkililerden müteşebbislerimize teşvik edici kolaylıkları sağlamalarını özellikle istirham ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi ilişkilerin ekonomik, sosyal, kültürel ilişkilerle desteklenmesinin, her iki ülke halkının da yararına olacağını vurgulayarak şöyle konuştu: “İkili ilişkilerimizin tüm boyutlarının hak ettiği seviyeye ulaşması için Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya hazırız. Bu yolda siz iş dünyamızın da bizimle beraber yürümesini istiyoruz. Sizlerden iki ülkenin potansiyelinden tam anlamıyla istifade edecek projelerle iş birliğini geliştirmenizi bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olması temennisini tekrarlayarak “Bu ziyaretin gönüllerimizdeki dostluk ağaçlarının büyümesine, düşmanlık fidanlarını söküp atılmasına vesile olduğuna inanıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.