“Tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye, küllerinden yeniden doğdu” 0 65038

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 500 Büyük İhracatçısı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tesis ettiğimiz ve adeta gözümüz gibi koruduğumuz istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye, adeta küllerinden yeniden doğmuştur. Bizim yaptığımız iş, milletimizin demokraside ve ekonomide hayal ettiği Türkiye fotoğrafını doğru okumaktan ibarettir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni’ne katıldı. The Grand Tarabya Otel’de düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Ödüle layık görülen firmaları tebrik ederek, çalışmaları, gayretleri ve ülkeye yaptıkları katkıdan dolayı firmaların yetkililerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk 500’e giren firmaların 2017 cirolarının 93, hizmet ihracatlarının ise 23 milyar dolar düzeyinde olduğunu aktardı.

İlk 10’a giren firmaları; Türk Hava Yolları, Güneş Ekspres Taşımacılık, Pegasus Hava Taşımacılığı, Ekol Lojistik, GAP Dış Ticaret, Rönesans Holding, Netlog Lojistik, Odeon Turizm, Atlasjet ile onur ödülü alan Cengiz, MAPA, Limak, Kolin ve Kalyon inşaat firmaları olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yurtdışındaki sancaktarları olarak gördüğünü söylediği ihracatçı firmalara başarı temennisinde bulundu.

“HÜKÛMETE GELDİĞİMİZDE, İSTİKRARSIZLIKTAN BUNALMIŞ BİR ÜLKE MANZARASIYLA KARŞILAŞTIK”

Türkiye’nin bugünlere kolay gelmediğine işaret ederek, Cumhuriyetin kuruluşunda, sanayiden tarıma her alanda ümit verici adımların atıldığını; ancak tek parti yönetiminin hepsini de akamete uğrattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’nin, gözle görülür bir içe kapanma ve gerileme dönemi yaşadığını hatırlattı.

Adnan Menderes döneminde başlayan yeniden yükseliş, büyüme ve yatırım hamlesinin 1970’li yılların kaos ortamıyla etkisini kaybettiğini; Turgut Özal’ın Türkiye’yi dünyaya açma politikasının da 1990’larda koalisyon ve cunta karmaşasında aynı akıbete uğradığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde, istikrarsızlıktan bunalmış, geleceğine ışık tutacak her adımı hasretle bekleyen bir ülke manzarasıyla karşılaştık” diye konuştu.

“MİLLETİMİZİN DEMOKRASİ VE EKONOMİDE HAYAL ETTİĞİ TÜRKİYE FOTOĞRAFINI DOĞRU OKUDUK”

Tesis ettikleri istikrar ve güven ortamı sayesinde Türkiye’nin, adeta küllerinden yeniden doğduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yaptığımız iş, milletimizin demokraside ve ekonomide hayal ettiği Türkiye fotoğrafını doğru okumaktan ibarettir. Ülkemizin ve milletimizin potansiyeline, gücüne, azmine inandık ve hamdolsun başardık” ifadelerini kullandı.

“Biz ülkemize güvendik, güvendikçe, milletimize ram oldukça, başarıların yağmur olup Türkiye’nin üzerine yağdığını gördük” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Türkiye’nin önüne çıkarılan ve sonuç alınan engellerin, Türkiye büyüdükçe birer küçük tümseğe dönüştüğünü, her türlü imtihan ve sınamayı, milletle yürek yüreğe, kol kola vererek aştıklarını söyledi.

Son 16 yılda Türkiye’nin ortalama yüzde 5,7 büyüdüğünü, ülkedeki uluslararası yatırımların 201 milyar doları geçtiğini, ülke millî gelirinin 850 milyar, kişi başına düşen millî gelirin 11 bin doları bulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda yaşanan kur-faiz-enflasyon merkezli dalgalanmayı, birilerinin milletin moralini bozup umudunu kırma vesilesine dönüştürmeye çalıştığına dikkat çekti.

Sadece Ekim ayında açılan ve kapanan şirket sayısına bakıldığında bile önceki yıllardan çok daha olumlu bir orana ulaşıldığının görüleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ayda 7160 yeni şirketin faaliyete geçtiğini, 1235 şirketin ise faaliyetini sonlandırdığını aktardı. 2018 sonu itibariyle yıllık ihracat oranının 170 milyar dolarlık hedefe ulaşılacağını; ancak önlerinde 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara hitaben, “Bunun aktörlerini ben karşımda görüyorum ve sizleri de alkışlıyorum. Buradan 174 ayrı ülkeye ihracat gerçekleştiren 36630 firmamızın her birini gerek şahsım, gerek milletim adına tekrar tekrar tebrik ediyorum” dedi.

“TÜRKİYE HEDEFLERİNE KARARLILIKLA YÜRÜMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”

Konuşmasında diğer ekonomik verilerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özetle söylemek istediğim; Türkiye demokrasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle hedeflerine doğru kararlılıkla yürümeye devam etmektedir” vurgusunda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasından talebinin, fırsatçılara göre değil, Türkiye’nin önündeki aydınlık geleceğe doğru pozisyonlarını alıp buna göre de girişimde bulunmaları olduğunu kaydetti ve “Büyük ve güçlü Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Cumhurbaşkanı olarak üretim, teknoloji, istihdam, ihracat, katma değer yolunda atacağınız her adımda yanınızda olduğumu özellikle bilmenizi isterim” sözlerine yer verdi.

Bölgesel istikrara da değinerek, Türkiye’nin Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesinde ve dünyada izlediği politikaların bu açıdan değerlendirilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Şimdi birileri çıkar; ‘işte dış politikada şu anda yönetimin, iktidarın hâli ortada.’ Şu anda Türkiye’nin yönetimi, Türkiye’nin iktidarı dış politikada destan yazmaktadır, destan. Ve bunu dünyanın devleriyle birlikte yazmaktadır. Hem diplomatik anlamda, hem askeri anlamda, hem de sınırlarımızın güvenliği anlamında bunu başarmış olan bir Türkiye var. Hazmedemeyenler yok mu? Var ve bunlar da dışarıda olmaktan çok içeride. Bunlar hazımsız, bunları aslında gastroenterologlara göstermek lazım.”

“SURİYE’DEN GELECEK TERÖR SALDIRILARINA TAVİZ YOK”

Türkiye’nin kimsenin toprağında, hakkında-hukukunda, ekmeğinde gözünün olmadığının; ancak Suriye’den gelecek terör saldırılarına karşı tavırlarında bir taviz olamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin güvenliğinin kendileri için esas olduğunu, Rusya ve İran’la birlikte bölgede attıkları adımların hedefinin güvenliği tesis etmek olduğunu söyledi.

Avrupa, Balkanlar ve Akdeniz’deki istikrarsızlığının Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini, Suriye, Irak, Kafkasya ve Karadeniz’in yaşadığı sıkıntıların Türkiye’ye yansıyacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınır komşuları başta olmak üzere bölgesindeki her gelişmeyi yakından takip etmesinin, gerektiğinde müdahil olmasının sebebinin bu olduğunu söyledi. Özellikle Suriye’de devam eden hadiselerin hem insani, hem de güvenlik boyutuyla Türkiye’yle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye krizinin uluslararası toplumun nezaretinde çözülmesi için uzun süre bekledik. Her türlü gayreti ve katkıyı da ortaya koyduk. Ancak bu süreçte Suriye meselesi çözülmediği gibi, tam tersine sınırlarımızı ve vatandaşlarımızı doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştı” şeklinde konuştu.

Suriye’deki Arap, Kürt ve Türkmenlerin Türkiye’ye güvenip inandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cerablus’ta bu oldu, Afrin’de bu oldu, Sincar’da bu oldu. Bundan sonraki dönemde de eğer bu tür şeyler olursa bakınız adım atmaktan çekinmeyiz” diye konuştu.

“SURİYE TOPRAKLARINI HUZURA KAVUŞTURMA İŞİNİ BİZZAT ÜSTLENMEK MECBURİYETİNDE KALDIK”

Yaptıkları görüşmede ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine, “Buradan DEAŞ’ı siz temizler misiniz?” dediğini, kendisinin de “Biz temizledik ve bundan sonra da temizleriz. Yeter ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’den çekilmeye başladığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi hedeflerinin bu diplomatik ilişkileri sağlıklı bir şekilde sürdürmek olduğunu kaydetti ve “Nasıl ki Cerablus’ta 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirdiysek, bundan sonra da yine bu terör gruplarını PKK, PYD, YPG, hepsini etkisiz hâle getirebilecek kabiliyete sahip bir Özgür Suriye Ordusu’na ve Mehmetçiklere sahibiz” ifadelerine yer verdi.

Suriye topraklarını huzura kavuşturma işini bizzat üstlenmek mecburiyetinde kaldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde yaşayan yaklaşık 4 milyon Suriyelinin evlerine dönebilmesinin de hâlâ Suriye toprakları içinde yaşayan ve her biriyle kadim kardeşlik bağlarımızın bulunduğu insanların kendilerini güvende hissetmelerinin de başka çaresi kalmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rusya Federasyonu’yla tesis ettiğimiz yakın iş birliği ve gerçekleştirdiğimiz başarılı operasyonla Fırat’ın batısındaki bölgeleri nispi bir istikrara kavuşturmamızı sağladı. Fakat Fırat’ın doğusunda tüm ikazlarımıza rağmen kurulmaya çalışılan terör koridoru bizi her türlü riski göze almamızı gerektiren bir noktaya getirdi. Suriye krizinin başından beri Amerika’yla yürüttüğümüz diplomasi trafiği sonuçları itibariyle maalesef istediğimiz bir noktaya gelmemiştir. Ama şimdi o da arzu edilen seviyeye geldi ve geliyor. Özellikle Obama döneminde yaşanan bu sorunlar Trump döneminde kötü bir miras olarak Trump’a kaldı, tabii bu yeni bir düzenlemeye geçilmesinde zaman kaybettirdi. Yüz yüze veya telefonla yaptığımız görüşmelerde kişisel olarak Sayın Trump ile Suriye meselesinde pek çok noktada aynı düşündüğünüzü, aynı kanaatlerimizi paylaştığımızı son telefon görüşmemde de gördük. Ancak bu görüş ve anlayış birliğinin sahaya yansıması oldukça geç ve güç oldu, ama oldu. Nihayet geçtiğimiz günlerde bu konuda şu ana kadarki en açık ve ümit verici sözleri Amerikan yönetiminden duymayı başardık.”

“SURİYE’DE HEM PKK-PYD HEM DE DEAŞ KALINTILARINI ORTADAN KALDIRACAK BİR HAREKÂT TARZI İZLEYECEĞİZ”

Geçmişte yaşanan kötü tecrübeler dolayısıyla ABD’nin açıklamalarını memnuniyetle ve bir o kadar da ihtiyatla karşıladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Fırat’ın doğusuna operasyon kararı alıp kamuoyuna duyurduklarını; ancak ABD Başkanı Trump’la yaptıkları telefon görüşmesinin, diplomasi ve güvenlik birimlerinin temaslarının ve ABD’nin açıklamalarının, kendilerini bir müddet daha beklemeye yönelttiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Tabii bu ucu açık bir bekleme süreci değildir. Bu arada biz de Sayın Trump’la yaptığımız görüşme çerçevesinde buna binaen Suriye’de hâlen varlığını sürdürdüğü söylenen DEAŞ unsurlarını etkisiz hâle getirmeye yönelik operasyon planlarımız üzerinde çalışıyoruz, çalışacağız. Bir başka ifadeyle, önümüzdeki aylarda Suriye sahasında hem PKK-PYD unsurlarını, hem de DEAŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekât tarzı izleyeceğiz; bunun bilinmesi lazım. Terör örgütlerine karşı en başından beri ilkeli bir tutum içinde olan Türkiye’ye zaten başka türlü davranmak da yakışmaz.”

“SURİYE’NİN YENİDEN İNŞA SÜRECİNDE, ULUSLARARASI TOPLUMDAN İŞE YARAR KATKILAR SAĞLAMASINI BEKLİYORUZ”

Suriye kaynaklı terör tehditlerini ortadan kaldırdıklarında Türkiye için her bakımdan çok önemli olan bu büyük coğrafyanın yeniden imar ve inşası aşamasına geçileceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin kendi vatanlarında iskânı için gereken imar, inşa ve ihya çalışmalarının süratle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’nin yıkımını engellemekte başarılı olmayan uluslararası toplumun en azından bu sürece işe yarar katkılar sağlamasını bekliyoruz” diye ekledi.

Bölge ülkeleri, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası kuruluşlarla bu meseleyi konuştuklarını, en kısa sürede kolları sıvayıp işe başlayacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda kontrolümüz altında olan bölgelerde bu işi kendi imkânlarımızla zaten yaptık, yapıyoruz. Buradan elde ettiğimiz tecrübeleri Suriye’nin tamamına teşmil edebiliriz, yeter ki ülkemize gereken destek verilsin” ifadelerine yer verdi.

“ÜLKE VE MİLLET OLARAK GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDEN GÜÇLENEREK ÇIKTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye’nin son 16 yılı her alanda başarı hikâyeleriyle dolu bir şekilde geçmiştir. Bilhassa son 5-6 yılda maruz kaldığımız saldırılar, işte bu yükselişin önünü kesme çabalarının bir ürünüdür. Bugüne kadar ne yaptılarsa başaramadılar. Tam tersine ülke ve millet olarak girdiğimiz her mücadeleden güçlenerek çıktık. Bugün Türkiye’ye diz çöktürmek, düne göre kat be kat daha da zorlaşmıştır. Milletimiz oynanan oyunları görmüş, sahnelenen senaryoları çözmüştür. Artık geleceğimize daha güvenle bakabileceğimiz bir siyasi ve sosyal iklime kavuştuk. Ekonomimizi bu güzel zeminde büyüterek 2023 hedeflerimize ulaşacağız. Milletimizin tüm kesimleri gibi iş dünyamız da her mücadelemizde yanımızdaydı. Hamdolsun bugün de esnafından en büyük ihracatçısına kadar iş dünyamızın tamamını yine yanımızda görmekten memnuniyet duyuyorum.”

İhracatçıların her birini yol ve kader arkadaşı olarak gördüğünü söyleyerek, “Bu güzel ülkemizi, Türkiye’mizi hep beraber yücelteceğiz, yükselteceğiz ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne beraber çıkaracağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, Türkiye’nin 500 büyük hizmet ihracatçısı listesine giren firmalara tebriklerini yineleyerek tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.