Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Yılbaşından itibaren elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 10 indirim yapıyoruz” 0 97025

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapıyoruz. Aynı şekilde, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk bütçesinin, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp, yapılan oylamayla kabul edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her açıdan ülkenin ihtiyaçlarına cevap veren, 2019’u en verimli, en başarılı, yeni hizmet, yatırım ve önemli projelerle değerlendirmeye imkân sağlayan bir bütçe hazırladıklarına inandığını söyledi.

“BÜTÇE DİSİPLİNİ ÖNCELİĞİMİZ OLMAYI SÜRDÜRECEK”

Bütçenin verdiği imkânları en iyi şekilde kullanarak, son 16 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Türkiye’yi şahlandırmaya, zaferlerden zaferlere taşımaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçenin hazırlamasında emeği geçenlere ve bütçe maratonunu başarıyla sonuçlandıran Cumhur İttifakı ruhunu Genel Kurul’da da yaşatan milletvekillerine teşekkür etti.

2019 yılı bütçe giderlerinin 961, faiz hariç olarak 843.7 milyar lira olarak planlandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılı için bütçe gelirlerini 880.4, vergi gelirlerini 756.5, bütçe açığını 80.6 ve faiz dışı fazla rakamını da 36.7 milyar lira olarak öngördüklerini kaydetti.

2018 için merkezî yönetim bütçe giderlerinin 821.8, bütçe gelirlerinin 749.6, bütçe açığının 72.1 ve faiz dışı dengenin de 4.3 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütçe disiplini, her zamanki gibi önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Milletimizden topladığımız vergileri, yine milletimizin istifadesine sunmayı esas alıyoruz” diye konuştu.

AK Parti öncesine ilişkin örnek veren ve 2002 yılındaki faiz harcamalarının, bütçe giderlerinin yüzde 43’üne, vergi gelirlerinin de yüzde 86’sına karşılık geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönemde toplanan her 100 liralık verginin 86 lirasının faiz ödemesine ayrıldığına, 2017 kesin rakamları itibariyle ise bu oranın yüzde 10’lar seviyesine gerilediğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet faiz harcamaları 2002 seviyesinde devam etseydi, önümüzdeki yıl 300 milyar liralık bir kaynağı milletimize eğitim, sağlık, güvenlik, ulaştırma, tarım, sanayi, imar hizmetleri vermek için değil; faiz ödemesi için kullanmak zorunda kalacaktık” diye ekledi.

“DEVLET VE MİLLET OLARAK GÖSTERDİĞİMİZ DAYANIŞMA SAYESİNDE DİMDİK AYAKTAYIZ”

Ağustos ayındaki saldırıyı, güçlü bir altyapı ve sağlam bir iradeyle karşılamamış olmaları durumunda çok başka sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet ve millet olarak gösterdiğimiz dayanışma sayesinde, yaşadığımız onca badireye, operasyona rağmen, hamdolsun dimdik ayaktayız.

Son dönemdeki dalgalanmaların yol açtığı sıkıntıların olduğunu; ancak hiçbirinin aşılamayacak şeyler olmadığını ve hızlı bir toparlanma sürecinde olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustos ayı sonuna kıyasla döviz kurunun yüzde 18 değerlendiğini, tahvil faizlerinin 360 baz puan gerilediğini, risk primlerinde 200 puan iyileşme sağlandığını, işgücüne katılım oranının yüzde 53,4 ile tarihin en yüksek oranına ulaştığını aktardı.

İşsizlik oranını 2019’da yeniden tek haneli rakamlara düşüreceklerini, ihracatta 2018 sonu itibariyle yeni bir rekor kırarak 170 milyar dolar rakamına ulaşacaklarını, gelişmelerin cari işlemler açığının 30 milyar doların altına düşüleceğini gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Attığımız her adım, büyümemizi, gelişmemizi, güçlenmemizi devam ettirmeyi hedefliyor. Mesela önümüzdeki yıl, satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi olmaktan, bir sıra yükselişle, inşallah 12’nciliğe yükseleceğiz. Satın alma paritesi, döviz kurundan etkilenmediği için, ülkelerin ve toplumların gerçek ekonomik güçlerini gösterme bakımından oldukça anlamlı bir ölçüdür. Yeni ekonomik programımızın bu ilk bütçesini, böyle önemli bir başarıyla taçlandıracak olmamızdan memnuniyet duyuyorum.”

“2019 BÜTÇESİ HİZMET ODAKLI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 bütçesinin, hizmet odaklı bir bütçe olduğuna işaret ederek, eğitime bütçenin yüzde 17’sine denk gelecek şekilde 161, sağlığa 157, altyapı yatırımlarına 65.1, özel sektörün desteklenmesine 32.8, belediyelerin ve il özel idarelerinin hizmet ve yatırımlarına 93.6, tarıma 26.5, sosyal yardım projelerine 62.1 milyar lira ayırdıklarını açıkladı.

Çalışanların ve ücretlilerin geçim seviyelerini yükseltmek için her türlü tedbiri aldıklarını ve almaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç çocuklu asgari ücretlinin aylık vergi yükünü sıfıra indirdiklerini, esnafın 9 bin liraya kadar olan kazancını vergi dışı bıraktıklarını, genç girişimcileri destekleyerek yıllık 75 bin liraya kadar vergi muafiyetleri getirdiklerini, yatırımcıların ve işletmecilerin maliyetlerini azalttıklarını hatırlattı.

Pek çok sektörde ÖTV, KDV ve harç indirimleri yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde vergi politikalarını bütüncül ve adil bir anlayışla gözden geçirecek, yatırım, üretim ve istihdam teşviklerine devam edeceğiz” dedi.

ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 26 ARTIŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda; 2019 ve 2020 yıllarında ilk defa işe alınacak her işçinin, asgari ücret üzerinden tüm sigorta ve vergi giderlerini devletin üstleneceğini, kadın, genç ve engelli istihdamındaki teşvik süresini 12 aydan 18 aya çıkardıklarını, imalat sanayiinde 2019 yılı boyunca AR-GE faaliyetlerinde süre sınırı olmaksızın yeni makine ve teçhizat alımlarında KDV’nin alınmayacağını, turizmde 2019’u Göbeklitepe Yılı olarak ilan edilerek, bölgede turizm açısından bir hareketlenme yaşanmasını beklediklerini açıkladı.

Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapacakları, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidileceği müjdesini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel istihdam teşvikini 1 yıl daha uzattıklarını, 51 il ve 2 ilçede işverenlere sağlanan 6 puanlık SGK teşvikinin devam edeceğini, asgari ücret desteğinin 2019’da 12 ay boyunca verileceğini de sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2019 yılı için asgari ücreti net 2020 lira olarak açıklandığını da belirterek, bu rakamın bekar işçi baz alınarak tespit edildiğini, evli ve çocuklu olma durumuna göre artacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücretin yüzde 26’nın üzerinde yükseldiğine dikkat çekti ve rakamın hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bütçe görüşmelerini, siyasi partilerin fikirlerini paylaşarak ülkeye dair hedeflerini, hayallerini ve projelerini de ortaya koydukları arenalar olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek komisyonlardaki gerekse Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinde şu hakikati bir kez daha görme imkânı elde ettik; Meclis’teki ana muhalefet koltuğu münhal durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

“EDEPTEN YOKSUN, KAVGACI RUHLA MUHALEFET OLMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin, edep ve adaptan yoksun, kavgacı ruhuyla muhalefet olmayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin son 16 yılda mesafe alamadığı, üstesinden bir türlü gelemediği en büyük sorunu nedir biliyor musunuz? İşini doğru düzgün yapan bir ana muhalefet partisine sahip olamamaktır” ifadelerini kullandı. TBMM’de Millî Savunma Bakanı’na yapılan hakaretlerin yenilir yutulur cinsten olmadığını, gerekli dersin yargı tarafından verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar dersine çalışmayan, ev ödevini hiç yapmayan, yalan-yanlış rakamlarla günü savuşturmanın gayretinde bir ana muhalefettir” dedi.

“Tüm enerjisini, tüm mesaisini, eline geçen her fırsatı şiddeti, sokak terörünü ve bölücü yandaşlarını aklamak için kullanan bir ana muhalefet partisi, ülkemizin ve demokrasimizin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçe görüşmelerinin, bu acı gerçeği bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Ana muhalefet partisi ile bölücü terör örgütünün siyasi uzantısının, yeni hükûmet sisteminin ilk bütçe görüşmelerinde yine çok kötü bir sınav verdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette biz bölücü örgütün Meclis’teki taşeronlarının asıl karın ağrılarının farkındayız. Bunun için de onların söylediklerini, hakaretlerini, çirkefliklerini nazar-ı dikkate almıyoruz. Onların Kandil’deki terör baronlarından icazet almadan tek bir kelime dahi edemediklerini, edemeyeceklerini gayet iyi biliyoruz” sözlerine yer verdi.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ UZANTILARINDAN DEMOKRASİ ADINA BİR KATKI BEKLEMİYORUZ”

Bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarından demokrasi adına da bir katkı beklemediklerini, milletin birlik ve beraberliğine katkıda bulunmalarının mümkün olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Bizim asıl merak ettiğimiz CHP’nin rahatsızlığıdır. Her açıdan ülkemizi bir adım daha ileriye taşıyacak bu bütçeden niçin CHP milletvekilleri rahatsızlık duyuyor? Neden CHP sözcüleri, bölücü örgütün uzantılarıyla aynı argümanları, aynı dili kullanarak bütçeye saldırıyor? Bu soruları sadece biz değil, en başta CHP’ye oy vermiş vatandaşlarım olmak üzere, 81 milyonun tamamı soruyor, cevaplarını da merak ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütçe üzerinde partilerinin görüşlerini ifade etmek üzere söz alan CHP yöneticilerinin açıklamalarına baktığınızda, bütçeyle ilgili dişe dokunur tek bir söz, tek bir fikir dahi bulamıyorsunuz. Peki, onun yerine var? Bol hakaret var, hamaset var; yalan, iftira, manipülasyon var. Sokak çetelerine övgü, Türkiye karşıtlarına sunulmuş bolca malzeme var. Mesela bir tanesi çıkmış, sadece kendinden, kendi egosundan bahsediyor. Diğeri, Gazi Meclis’in kürsüsünü Gezi olaylarının tertipleyicilerini aklamak için kullanıyor. Bir başkası, 52 vatandaşımızın hayatına mal olan 6-8 Ekim olaylarını kışkırtan şahsın gönüllü avukatlığına soyunuyor. Bununla da kalmıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin art niyetli kararını gündeme taşıyarak Türk mahkemelerine, hâkim ve savcılarımıza saldırıyor.”

CHP’lilerin, söz konusu partinin eş başkanına karşı son günlerde artan muhabbetlerinin, ilgi ve alakalarının kaynağının düşündürücü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tablonun kendileri için sürpriz olmadığını, CHP’nin son dönemdeki sicilini çok iyi bildiklerini kaydetti.

CHP’nin Gezi olaylarında teröristlere verdiği desteğini, 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün servis ettiği montaj kasetleri günlerce Meclis kürsüsünde yayınladığını, genel başkanlarının teröristlere “arkadaşlar” diyerek aklamaya ve PYD-YPG’yi meşrulaştırmaya çalıştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden CHP’nin yaşadığı savrulmaları, gün geçtikçe ittifak ortaklarına daha çok benzemesini şaşırtıcı bulmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımız, ‘söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu’ diyor. Biz de CHP’nin bu yoldaşlarına, bu yol arkadaşlarına bakarak kim olduğunu, kime benzediğini, nereye doğru gittiğini görebiliyoruz. Bu durum karşısında sadece, ‘Allah CHP seçmenine sabır versin’ diyorum” ifadelerini kullandı.

ANA MUHALEFET 15 TEMMUZLA YÜZLEŞMEDİ”

Bütçe görüşmelerinde söz alan bir CHP yöneticisinin, “15 Temmuzla yüzleşmedik” dediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, 15 Temmuz ihaneti sırasında sergilediği gayri millî tavırla hâlen yüzleşmediğini belirtti ve “En başta o gece darbeci alçaklarla anlaşıp tankların açtığı yoldan Bakırköy’e kaçan Genel Başkanlarının korkaklığıyla yüzleşmemiştir” şeklinde konuştu.

CHP’nin; 17-25 Aralık girişiminde FETÖ’ye destek veren politikalarıyla, basın özgürlüğü bahanesiyle FETÖ’nün paçavraları önünde tuttukları nöbetlerle, Meclis kürsüsünü FETÖ’nün montajlarına tahsis eden fırsatçılıklarıyla yüzleşmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine CHP’nin Çukur eylemleri sırasında örgütün uzantılarına canlı kalkan olan tavrıyla, Gezi Olaylarında “Zulüm 1453’te başladı” yazan vatan-millet düşmanlarına verdikleri destekle yüzleşmediğini kaydetti.

“ANA MUHALEFETİN ÖZELEŞTİRİ YAPMASI GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “27 Nisan e-muhtırasındaki darbeye çanak tutan eylemleriyle yüzleşmemiştir. 367 krizi sırasında millî iradeyi hiçe sayan politikalarıyla yüzleşmemiştir. Cumhuriyet mitinglerindeki darbe çığırtkanlıklarıyla yüzleşmemiştir. CHP, merhum Menderes’e yaptıkları zulümle, 1960 ihtilalindeki darbe severliğiyle, merhum Özal’a attıkları iftiralarla henüz yüzleşmemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek anlamda bir özeleştiriye, kendi geçmişiyle yapacağı samimi bir yüzleşmeye ihtiyacı olduğu çok açıktır. Biz kendi muhasebe ve murakabemizi hep yaptık, yaparız, gücümüzü de buradan alırız. Şimdi özeleştiri sırası CHP’dedir. CHP, yasakçı, baskıcı ve darbeci mazisiyle bir an önce yüzleşmek zorundadır. Temennimiz, CHP’nin siyasi tarihimizdeki kötü sicilini gerçek bir özeleştiriye tabi tutması, böylece çirkef siyaset dilini bir tarafa bırakarak Türkiye’ye yakışan bir Ana Muhalefet Partisi kimliğine kavuşmasıdır.”

31 Mart seçimlerinin, kifayetsizliğin ötesinde ülkeye zarar verme noktasına gelen CHP zihniyetinden milletin kurtulmasının miladı olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerden; milletin kendilerine oy vermeye mecbur veya mahkûm olmadığını unutmamaları gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz yaptığımız hizmetlerle, inancımızla, duruşumuzla, ahlakımızla, tevazuumuzla, çalışkanlığımızla, samimiyetimizle milletimizin gönlüne girmek ve bu suretle başarıya ulaşmak durumundayız. Kendini milletin üzerinde görenin sonu CHP gibi olur” uyarısında bulundu.

AK Parti’nin bu varlık ilkelerinden sapanların, hem milletimizin gönlünden, hem de partinin saflarından uzaklaşmış olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin gözünden düşen, bizim de gözümüzden düşer. Bunun için her seçimde milletimizin karşısına en doğru, en ideal adaylarla çıkmanın gayreti içindeyiz” dedi.

Önümüzdeki günlerde AK Parti’nin ilçe adaylarını kamuoyuna açıklamaya başlayacaklarını ve Ocak ayının ortasına kadar bu süreci tamamlayıp mahallî seçimler manifestosunu milletle paylaşmayı hedeflediklerini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti kadrolarının 31 Mart’ta AK Parti bayrağını bir kez daha zirveye dikeceğine yürekten inandığını söyledi.

“MİLLETVEKİLLİĞİ SÜRECİ, BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLİNCEYE KADAR DEVAM EDER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da cevapladı. “TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için istifa süreci netleşti mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstifaya gerek yok. Milletvekilliği süreci, bir belediye başkanı seçilinceye kadar aynen devam eder. Meclis Başkanlığında da durum aynıdır” şeklinde cevap verdi.

Yıldırım’ın aday olması ve seçilmesi hâlinde istifa etmesi gerekeceğini ifade ederek, “Ondan önce istifaya gerek yok. Parlamento ise şu anda nasıl başkan yardımcısı vasıtasıyla veya yardımcıları vasıtasıyla yürütülüyorsa aynı şekilde yürütülür” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylık açıklaması 2018’de mi olacak?” sorusunu ise, “Yakındır, 29 Aralık’ta olabilir. Size bu müjdeyi vermiş olayım” cevabını verdi.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLME KARARI

Koalisyon güçlerinin, Suriye’den birlikte mi yoksa ABD’nin tek başına mı çekileceği yönündeki soruya cevaben Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Amerika üzerine düşeni yaptı, açıkladı ama Fransa’da Macron’un yapmış olduğu açıklama daha farklı. Onun için biz şu anda Sayın Trump’ın yaptığı açıklamaya bakıyoruz ve onunla bu süreçteki iş birliğimizi sağlıklı şekilde devam ettiriyoruz. Bu arada, bugün yarın bir grup arkadaşımın Moskova ziyareti olacak. Moskova ziyaretindeki gelişmelere göre daha sonra benim de Sayın Putin ile bir görüşmem olacak.”

“TERÖRLE MÜCADELEMİZİ KARARLI ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinin büyük ihtimalle yüz yüze gerçekleşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısındaki açıklaması hatırlatılarak, “Acaba bahsettiğiniz, sürpriz bir operasyon şeklinde mi?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Ben ne diyorum? ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyorum. Bu ne demek? Sürpriz değil mi? Bu bağıra çağıra olmaz ki. ‘Yarın geliyoruz, hazırlanın’ denir mi? Terörle mücadelede her an, her zaman ama sürpriz olarak bunlar yapılır. Televizyonlarda izlerken ben bile oradan takip ediyorum. Maşallah şu anda istihbarat teşkilatlarımız koordinatları vermiş ve askerimiz de jetlerle oraları bombalamışlar. İşte son dönemde olanları görüyorsunuz. Bunlar bizim iftihar vesilemiz. İstihbarat bu noktada Silahlı Kuvvetlerimiz nasıl çalışıyorlar. İHA’larımız, SİHA’larımız nasıl çalışıyor? Bunların hepsi ortada. Terörle bu mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Bundan taviz yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir soru üzerine, Cumhur İttifakı kapsamında iş birliği yapılacak illerin büyük oranda netleştiğini de açıkladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” 0 89787

Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda vatandaşların bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında vatandaşların mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Gönül, geçmiş bayramlarda olduğu gibi sevdiklerimizle bir arada olmayı isterdi. Fakat tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkileyen Koronavirüs salgını sebebiyle, bu bayramı her birimiz evimizde geçirmek durumundayız. Bu salgın sürecinde insanlık ailesi olarak zorlu bir imtihandan geçiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin devleti ve milletiyle bu sınavı çok iyi verdiğine vurgu yaptı.

“DİKKATLİ DAVRANIR, KURALLARA UYARSAK BU SÜREÇTEN ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIMIZ MUHAKKAKTIR”

Ekonomiden sosyal hayata birçok alanın, salgınla mücadele kapsamında uygulanan tedbirlerden ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ve Nisan ayları sıkıntılı geçerken, Mayıs ayında yavaş yavaş, diğer ülkelerle birlikte normalleşme adımlarının atılmaya başlandığını kaydetti.

“Hep birlikte dikkatli davranır, kurallara uyar, maske-mesafe-temizlik hassasiyetine riayet edersek, Allah’ın izniyle, bu süreçten de alnımızın akıyla çıkacağımız muhakkaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde ülkelerin çoğunun içe kapanıp ellerindeki sınırlı imkânlara sıkı sıkıya sarıldıklarını, Türkiye’nin ise kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, pek çok dost ve kardeş halka da yardımda bulunduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel dayanışmanın bolca sözünün edilip fiiliyata dönüştürülmediği bir dünyada, millet olarak insanlığımızı gösterdik. Salgın sürecinde özverili bir şekilde görev yapan, sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm kamu ve özel sektör personeline, milletim adına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“MİLLETİMİZE, BU SIKINTILI GÜNLERDE DE EN GÜZEL ŞEKİLDE HİZMET ETMENİN ÇABASI İÇİNDE OLDUK”

Alınan tedbirler sebebiyle hiçbir vatandaşın mağduriyet yaşamaması, zorluğa, yokluğa, yoksulluğa düşmemesi için devletin tüm kaynaklarını harekete geçirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sosyal Koruma Kalkanı programlarıyla, hem ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, hem de istihdamdaki kayıptan dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımıza destek sağladık. Bu kapsamda, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, yaklaşık 10 milyon vatandaşımıza 12 milyar lirayı bulan karşılıksız kaynak aktardık. Vergi, prim, taksit ertelemeleri ve finans kolaylıkları gibi desteklerle, salgın sürecinde devletimizin tüm imkânlarını milletimizin emrine sunduk. Milletimize, her zaman olduğu gibi, bu sıkıntılı günlerde de en güzel şekilde hizmet etmenin, hizmet götürmenin çabası içinde olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” diyerek, vatandaşların bu bayramda yanlarında olamadıkları sevdiklerine iletişim araçlarıyla da olsa ulaşarak, mutluluklarını paylaşacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden hepimizi bir sonraki Ramazan ayına sağlıkla, esenlikle, huzurla kavuşturmasını diliyorum. Bir kez daha Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum” diyerek mesajını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi etkileyen Koronavirüs salgınının büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirterek, salgının gerilemesiyle birlikte normalleşme takviminin işlemeye başladığını, veriler olumlu yönde seyrettikçe bu adımlara yenilerini eklemeye devam edeceklerini açıkladı.

“TÜRKİYE, SAĞLIK KONUSUNDA DÜNYANIN EN İYİ ÜLKELERİNDEN BİRİ OLARAK TAKDİR TOPLADI”

Henüz faaliyete geçmemiş iş yerleri ve sosyal alanlarla ilgili kararın, gelişmelere göre, bayram sonrası verileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte sağlık konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olarak takdir topladığını, genel sağlık sigortasının kapsayıcılığı sayesinde hiçbir vatandaşın mağdur olmadığını anlattı.

Hastanelerin ve sağlık personelinin, ilaç ve araç gereç ihtiyacında hiçbir eksikliğe, aksaklığa meydan verilmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın pek çok yerinde yaşanan üzüntü verici görüntülerin hiçbirinin Türkiye’de yaşanmadığını, bakanlıklar ve tüm kurumların salgın sürecinin yönetilmesinde büyük gayret gösterdiğini, tarihi başarılara imza attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın hastalık nedeniyle alınan tedbirlerin yol açtığı ekonomik, sosyal ve insani sıkıntıların giderilmesi konusunda da başarılı bir süreç yönetimi gösterildiğinin altını çizerek, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Türkiye’de ve dünyada bir müddet daha günlük hayatın yeni kurallara göre işleyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, maske kullanımı, fiziki mesafe, temizlik kurallarına riayet diye özetlenebilecek yeni bir düzene geçildiğini, vatandaşlardan da bu kuralara, tedbirlere uymalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının önüne geçilmesi noktasında bugüne kadar gösterilen hassasiyetin bundan sonra da sürdürülmesinde kararlı olunduğuna vurgu yaparak, siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden şekillenecek dünyada hedeflenen konuma gelerek, yapılan fedakârlıkların karşılığının alınacağına inandığını söyledi.

“VATANDAŞLARIMIZA SAHİPSİZ OLMADIKLARINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her kesiminin ihtiyaçlarına yönelik ayrı çözümler üreterek salgın sürecinin menfi etkilerini mümkün olduğu ölçüde azaltmaya, dağıtmaya çalıştıklarına işaret ederek, bugüne kadar 5,5 milyon dar gelirli vatandaşa biner lira karşılıksız nakit desteği vererek vatandaşların sahipsiz olmadıklarını gösterdiklerini anlattı.

Sanayiciden esnafa, çiftçilerden çalışanlara kadar her kesimden vatandaşla verilen destekler sayesinde herkesin yılsonuna kadar önünü görebilmesini sağladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gönlü ve kafası kör düşmanlıkla kararmamış olan herkes ne yaptığımızı ve ne amaçladığımız gayet işi biliyor, görüyor, takdirini de her fırsatta ifade ediyor. Buna karşılık ülkenin önüne takoz olmayı, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti hâline getiren CHP yine o bildiğimiz çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. Ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya, morale en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde CHP’nin her aktörü başka bir cephede bozgunculuk, fitne, fesat peşinde koşuyor. İzmir’de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor. 15 Temmuz gecesi de sala okunan camilere saldırıp imamları darp eden ezan, bayrak, vatan düşmanı müstevli zihniyet aklınca rövanş alıyor. Bunların hayallerinde cami minarelerinden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. Bunu biliyoruz. Şundan emin olsunlar ki bu milletin son ferdinin son damla kanı da toprağı ıslatmadan o hayallerine kavuşamayacaklardır.”

“ELEŞTİRİLERİN GERİSİNDE TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNDEN DUYULAN RAHATSIZLIK VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sağlık altyapısına, Suriye’deki, Libya’daki harekâtlarına yapılan eleştirilerin gerisinde Türkiye’nin yükselişinden duyulan rahatsızlık olduğunu aktararak, “Yıllardır ağızlarından köpükler saçarak, kalemlerinden kan damlatarak bize saldıranların hepsinin de foyaları birer birer ortaya dökülüyor. Meğer bunların hepsi de bize yönelttikleri ithamların çok daha beterini kendileri bilfiil istiyorlarmış. Bu ülkenin, bu halkın ortak değerlerini yaptıkları hırsızlıkları örtmek için bir kalkan gibi kullanarak istismar ettiklerini artık herkes görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin geçmişte Türkiye’ye her alanda buhran yaşattığını belirterek, “Geçmişte böylesine buhran örnekleriyle dolu bir partinin bugün yüzü hiç kızarmadan hükûmetimizi eleştirmeye kalkmasını herkes gibi biz de acı bir gülümsemeyle karşılaştık” dedi.

“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ GÖREVLERDEKİ TÜM SORUMLULUĞU ÜSTLENDİK, ÜSTLENMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ”

AK Parti iktidarı döneminde ekonomide yaşanan gelişmeleri, atılan adımları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşçi ve memurlardan emeklilere kadar ülkemizdeki tüm kesimlerin gelirlerinde geçmişle mukayese edildiğinde çok büyük reel artışlar sağlamamıza rağmen, muhalefetin bühtanlarından kurtulamadık. Başbakanlığım dönemimde bakan, bürokrat olarak görev verdiğimiz kimi isimlerin de şimdi bunlarla aynı teraneleri mırıldanıyor olmasını üzüntüyle takip ediyorum. Siyasetin temelinde millete karşı dürüst olma vardır. Düşünün, bakanım durumunda olanlar veyahut da daha farklı görevler verdiğim kişiler şimdi farklı bir şekilde saldırı içindeler. Ya sen bakansın, atılan bir adımda başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da sanki o işleri kalkıp ‘ben ben ben’; ne beni ya, nasıl olur? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın bir bakan olarak adım atacaksın, bunu kime yutturuyorsunuz? Böyle kalkıp YouTube’larda topladığınız belli adımlarla netice almanız mümkün değil. İyi olan her şeyi biz şu an da takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olan her şeyi bize yıkma hesabı içerisinde olanlara da zaten milletim hesabını sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah’ın izniyle döner.”

“Biz hayatımızın her döneminde olduğu gibi bundan sonra da eksiğiyle, fazlasıyla yürüttüğümüz görevlerdeki tüm sorumluluğu üstlendik, üstlenmeye de devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin bize geçmişte yaşattığı buhranları hatırlatmış olması, milletimizin bu partiyi niçin belirli bir çizginin üzerine çıkartmadığının da ifadesidir” diye konuştu.

“27 MAYIS’TA DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI’NIN AÇILIŞINI YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın 27 Mayıs’ının da farklı olacağını dile getirerek, “27 Mayıs’ta inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılışını yapacağız” bilgisini paylaştı.

Yassıada’nın bundan sonra “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak anılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne de teşekkür ediyorum, çünkü yapımını onlar üstlendi. Dolayısıyla işletmesini de belli bir süre onlar yürütecekler. Böylece orada da yine bir kamu-özel adeta işbirliğiyle bu yatırımı yapmış olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü idrak edilecek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Rabbimden bu mübarek günler hürmetine milletimizle beraber tüm İslam âlemini esenliğe, huzura kavuşturmasını niyaz ediyorum. Ve yine bu dualarla ya Rab, bizi bu Koronavirüs belasından bir an önce kurtar. Ve ölenlere rahmet diliyorum, hastalarımıza şifalar diliyorum. Ve bu süreçteki başarılarımızın artarak devamını diliyorum” duasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “İşte gerek Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, gerek inşallah önümüzdeki günlerde, ay sonuna kadar hepsini yapacağız, Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Tedavi Hastanesi ve yine Feriha Öz Acil Tedavi Hastanesi, buraların da açılışını yapacağız. Bir diğer taraftan, evet Numan Kurtulmuş Bey’in babası olan Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş Bey’in adını verdiğimiz, onun da inşallah açılışını yapacağız ki bir özelliği şu; Sultan İkinci Abdülhamit’in askerlerimiz için yaptırmış olduğu bir hastaneydi, onun da restorasyonu vesairesi yapıldı, onun da açılışını yine gerçekleştireceğiz.”