Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Yılbaşından itibaren elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 10 indirim yapıyoruz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Yılbaşından itibaren elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 10 indirim yapıyoruz” için yorumlar kapalı 97338

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapıyoruz. Aynı şekilde, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk bütçesinin, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp, yapılan oylamayla kabul edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her açıdan ülkenin ihtiyaçlarına cevap veren, 2019’u en verimli, en başarılı, yeni hizmet, yatırım ve önemli projelerle değerlendirmeye imkân sağlayan bir bütçe hazırladıklarına inandığını söyledi.

“BÜTÇE DİSİPLİNİ ÖNCELİĞİMİZ OLMAYI SÜRDÜRECEK”

Bütçenin verdiği imkânları en iyi şekilde kullanarak, son 16 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Türkiye’yi şahlandırmaya, zaferlerden zaferlere taşımaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçenin hazırlamasında emeği geçenlere ve bütçe maratonunu başarıyla sonuçlandıran Cumhur İttifakı ruhunu Genel Kurul’da da yaşatan milletvekillerine teşekkür etti.

2019 yılı bütçe giderlerinin 961, faiz hariç olarak 843.7 milyar lira olarak planlandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılı için bütçe gelirlerini 880.4, vergi gelirlerini 756.5, bütçe açığını 80.6 ve faiz dışı fazla rakamını da 36.7 milyar lira olarak öngördüklerini kaydetti.

2018 için merkezî yönetim bütçe giderlerinin 821.8, bütçe gelirlerinin 749.6, bütçe açığının 72.1 ve faiz dışı dengenin de 4.3 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütçe disiplini, her zamanki gibi önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Milletimizden topladığımız vergileri, yine milletimizin istifadesine sunmayı esas alıyoruz” diye konuştu.

AK Parti öncesine ilişkin örnek veren ve 2002 yılındaki faiz harcamalarının, bütçe giderlerinin yüzde 43’üne, vergi gelirlerinin de yüzde 86’sına karşılık geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönemde toplanan her 100 liralık verginin 86 lirasının faiz ödemesine ayrıldığına, 2017 kesin rakamları itibariyle ise bu oranın yüzde 10’lar seviyesine gerilediğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet faiz harcamaları 2002 seviyesinde devam etseydi, önümüzdeki yıl 300 milyar liralık bir kaynağı milletimize eğitim, sağlık, güvenlik, ulaştırma, tarım, sanayi, imar hizmetleri vermek için değil; faiz ödemesi için kullanmak zorunda kalacaktık” diye ekledi.

“DEVLET VE MİLLET OLARAK GÖSTERDİĞİMİZ DAYANIŞMA SAYESİNDE DİMDİK AYAKTAYIZ”

Ağustos ayındaki saldırıyı, güçlü bir altyapı ve sağlam bir iradeyle karşılamamış olmaları durumunda çok başka sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet ve millet olarak gösterdiğimiz dayanışma sayesinde, yaşadığımız onca badireye, operasyona rağmen, hamdolsun dimdik ayaktayız.

Son dönemdeki dalgalanmaların yol açtığı sıkıntıların olduğunu; ancak hiçbirinin aşılamayacak şeyler olmadığını ve hızlı bir toparlanma sürecinde olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustos ayı sonuna kıyasla döviz kurunun yüzde 18 değerlendiğini, tahvil faizlerinin 360 baz puan gerilediğini, risk primlerinde 200 puan iyileşme sağlandığını, işgücüne katılım oranının yüzde 53,4 ile tarihin en yüksek oranına ulaştığını aktardı.

İşsizlik oranını 2019’da yeniden tek haneli rakamlara düşüreceklerini, ihracatta 2018 sonu itibariyle yeni bir rekor kırarak 170 milyar dolar rakamına ulaşacaklarını, gelişmelerin cari işlemler açığının 30 milyar doların altına düşüleceğini gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Attığımız her adım, büyümemizi, gelişmemizi, güçlenmemizi devam ettirmeyi hedefliyor. Mesela önümüzdeki yıl, satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi olmaktan, bir sıra yükselişle, inşallah 12’nciliğe yükseleceğiz. Satın alma paritesi, döviz kurundan etkilenmediği için, ülkelerin ve toplumların gerçek ekonomik güçlerini gösterme bakımından oldukça anlamlı bir ölçüdür. Yeni ekonomik programımızın bu ilk bütçesini, böyle önemli bir başarıyla taçlandıracak olmamızdan memnuniyet duyuyorum.”

“2019 BÜTÇESİ HİZMET ODAKLI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 bütçesinin, hizmet odaklı bir bütçe olduğuna işaret ederek, eğitime bütçenin yüzde 17’sine denk gelecek şekilde 161, sağlığa 157, altyapı yatırımlarına 65.1, özel sektörün desteklenmesine 32.8, belediyelerin ve il özel idarelerinin hizmet ve yatırımlarına 93.6, tarıma 26.5, sosyal yardım projelerine 62.1 milyar lira ayırdıklarını açıkladı.

Çalışanların ve ücretlilerin geçim seviyelerini yükseltmek için her türlü tedbiri aldıklarını ve almaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç çocuklu asgari ücretlinin aylık vergi yükünü sıfıra indirdiklerini, esnafın 9 bin liraya kadar olan kazancını vergi dışı bıraktıklarını, genç girişimcileri destekleyerek yıllık 75 bin liraya kadar vergi muafiyetleri getirdiklerini, yatırımcıların ve işletmecilerin maliyetlerini azalttıklarını hatırlattı.

Pek çok sektörde ÖTV, KDV ve harç indirimleri yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde vergi politikalarını bütüncül ve adil bir anlayışla gözden geçirecek, yatırım, üretim ve istihdam teşviklerine devam edeceğiz” dedi.

ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 26 ARTIŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda; 2019 ve 2020 yıllarında ilk defa işe alınacak her işçinin, asgari ücret üzerinden tüm sigorta ve vergi giderlerini devletin üstleneceğini, kadın, genç ve engelli istihdamındaki teşvik süresini 12 aydan 18 aya çıkardıklarını, imalat sanayiinde 2019 yılı boyunca AR-GE faaliyetlerinde süre sınırı olmaksızın yeni makine ve teçhizat alımlarında KDV’nin alınmayacağını, turizmde 2019’u Göbeklitepe Yılı olarak ilan edilerek, bölgede turizm açısından bir hareketlenme yaşanmasını beklediklerini açıkladı.

Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapacakları, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidileceği müjdesini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel istihdam teşvikini 1 yıl daha uzattıklarını, 51 il ve 2 ilçede işverenlere sağlanan 6 puanlık SGK teşvikinin devam edeceğini, asgari ücret desteğinin 2019’da 12 ay boyunca verileceğini de sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2019 yılı için asgari ücreti net 2020 lira olarak açıklandığını da belirterek, bu rakamın bekar işçi baz alınarak tespit edildiğini, evli ve çocuklu olma durumuna göre artacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücretin yüzde 26’nın üzerinde yükseldiğine dikkat çekti ve rakamın hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bütçe görüşmelerini, siyasi partilerin fikirlerini paylaşarak ülkeye dair hedeflerini, hayallerini ve projelerini de ortaya koydukları arenalar olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek komisyonlardaki gerekse Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinde şu hakikati bir kez daha görme imkânı elde ettik; Meclis’teki ana muhalefet koltuğu münhal durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

“EDEPTEN YOKSUN, KAVGACI RUHLA MUHALEFET OLMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin, edep ve adaptan yoksun, kavgacı ruhuyla muhalefet olmayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin son 16 yılda mesafe alamadığı, üstesinden bir türlü gelemediği en büyük sorunu nedir biliyor musunuz? İşini doğru düzgün yapan bir ana muhalefet partisine sahip olamamaktır” ifadelerini kullandı. TBMM’de Millî Savunma Bakanı’na yapılan hakaretlerin yenilir yutulur cinsten olmadığını, gerekli dersin yargı tarafından verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar dersine çalışmayan, ev ödevini hiç yapmayan, yalan-yanlış rakamlarla günü savuşturmanın gayretinde bir ana muhalefettir” dedi.

“Tüm enerjisini, tüm mesaisini, eline geçen her fırsatı şiddeti, sokak terörünü ve bölücü yandaşlarını aklamak için kullanan bir ana muhalefet partisi, ülkemizin ve demokrasimizin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçe görüşmelerinin, bu acı gerçeği bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Ana muhalefet partisi ile bölücü terör örgütünün siyasi uzantısının, yeni hükûmet sisteminin ilk bütçe görüşmelerinde yine çok kötü bir sınav verdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette biz bölücü örgütün Meclis’teki taşeronlarının asıl karın ağrılarının farkındayız. Bunun için de onların söylediklerini, hakaretlerini, çirkefliklerini nazar-ı dikkate almıyoruz. Onların Kandil’deki terör baronlarından icazet almadan tek bir kelime dahi edemediklerini, edemeyeceklerini gayet iyi biliyoruz” sözlerine yer verdi.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ UZANTILARINDAN DEMOKRASİ ADINA BİR KATKI BEKLEMİYORUZ”

Bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarından demokrasi adına da bir katkı beklemediklerini, milletin birlik ve beraberliğine katkıda bulunmalarının mümkün olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Bizim asıl merak ettiğimiz CHP’nin rahatsızlığıdır. Her açıdan ülkemizi bir adım daha ileriye taşıyacak bu bütçeden niçin CHP milletvekilleri rahatsızlık duyuyor? Neden CHP sözcüleri, bölücü örgütün uzantılarıyla aynı argümanları, aynı dili kullanarak bütçeye saldırıyor? Bu soruları sadece biz değil, en başta CHP’ye oy vermiş vatandaşlarım olmak üzere, 81 milyonun tamamı soruyor, cevaplarını da merak ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütçe üzerinde partilerinin görüşlerini ifade etmek üzere söz alan CHP yöneticilerinin açıklamalarına baktığınızda, bütçeyle ilgili dişe dokunur tek bir söz, tek bir fikir dahi bulamıyorsunuz. Peki, onun yerine var? Bol hakaret var, hamaset var; yalan, iftira, manipülasyon var. Sokak çetelerine övgü, Türkiye karşıtlarına sunulmuş bolca malzeme var. Mesela bir tanesi çıkmış, sadece kendinden, kendi egosundan bahsediyor. Diğeri, Gazi Meclis’in kürsüsünü Gezi olaylarının tertipleyicilerini aklamak için kullanıyor. Bir başkası, 52 vatandaşımızın hayatına mal olan 6-8 Ekim olaylarını kışkırtan şahsın gönüllü avukatlığına soyunuyor. Bununla da kalmıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin art niyetli kararını gündeme taşıyarak Türk mahkemelerine, hâkim ve savcılarımıza saldırıyor.”

CHP’lilerin, söz konusu partinin eş başkanına karşı son günlerde artan muhabbetlerinin, ilgi ve alakalarının kaynağının düşündürücü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tablonun kendileri için sürpriz olmadığını, CHP’nin son dönemdeki sicilini çok iyi bildiklerini kaydetti.

CHP’nin Gezi olaylarında teröristlere verdiği desteğini, 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün servis ettiği montaj kasetleri günlerce Meclis kürsüsünde yayınladığını, genel başkanlarının teröristlere “arkadaşlar” diyerek aklamaya ve PYD-YPG’yi meşrulaştırmaya çalıştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden CHP’nin yaşadığı savrulmaları, gün geçtikçe ittifak ortaklarına daha çok benzemesini şaşırtıcı bulmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımız, ‘söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu’ diyor. Biz de CHP’nin bu yoldaşlarına, bu yol arkadaşlarına bakarak kim olduğunu, kime benzediğini, nereye doğru gittiğini görebiliyoruz. Bu durum karşısında sadece, ‘Allah CHP seçmenine sabır versin’ diyorum” ifadelerini kullandı.

ANA MUHALEFET 15 TEMMUZLA YÜZLEŞMEDİ”

Bütçe görüşmelerinde söz alan bir CHP yöneticisinin, “15 Temmuzla yüzleşmedik” dediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, 15 Temmuz ihaneti sırasında sergilediği gayri millî tavırla hâlen yüzleşmediğini belirtti ve “En başta o gece darbeci alçaklarla anlaşıp tankların açtığı yoldan Bakırköy’e kaçan Genel Başkanlarının korkaklığıyla yüzleşmemiştir” şeklinde konuştu.

CHP’nin; 17-25 Aralık girişiminde FETÖ’ye destek veren politikalarıyla, basın özgürlüğü bahanesiyle FETÖ’nün paçavraları önünde tuttukları nöbetlerle, Meclis kürsüsünü FETÖ’nün montajlarına tahsis eden fırsatçılıklarıyla yüzleşmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine CHP’nin Çukur eylemleri sırasında örgütün uzantılarına canlı kalkan olan tavrıyla, Gezi Olaylarında “Zulüm 1453’te başladı” yazan vatan-millet düşmanlarına verdikleri destekle yüzleşmediğini kaydetti.

“ANA MUHALEFETİN ÖZELEŞTİRİ YAPMASI GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “27 Nisan e-muhtırasındaki darbeye çanak tutan eylemleriyle yüzleşmemiştir. 367 krizi sırasında millî iradeyi hiçe sayan politikalarıyla yüzleşmemiştir. Cumhuriyet mitinglerindeki darbe çığırtkanlıklarıyla yüzleşmemiştir. CHP, merhum Menderes’e yaptıkları zulümle, 1960 ihtilalindeki darbe severliğiyle, merhum Özal’a attıkları iftiralarla henüz yüzleşmemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek anlamda bir özeleştiriye, kendi geçmişiyle yapacağı samimi bir yüzleşmeye ihtiyacı olduğu çok açıktır. Biz kendi muhasebe ve murakabemizi hep yaptık, yaparız, gücümüzü de buradan alırız. Şimdi özeleştiri sırası CHP’dedir. CHP, yasakçı, baskıcı ve darbeci mazisiyle bir an önce yüzleşmek zorundadır. Temennimiz, CHP’nin siyasi tarihimizdeki kötü sicilini gerçek bir özeleştiriye tabi tutması, böylece çirkef siyaset dilini bir tarafa bırakarak Türkiye’ye yakışan bir Ana Muhalefet Partisi kimliğine kavuşmasıdır.”

31 Mart seçimlerinin, kifayetsizliğin ötesinde ülkeye zarar verme noktasına gelen CHP zihniyetinden milletin kurtulmasının miladı olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerden; milletin kendilerine oy vermeye mecbur veya mahkûm olmadığını unutmamaları gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz yaptığımız hizmetlerle, inancımızla, duruşumuzla, ahlakımızla, tevazuumuzla, çalışkanlığımızla, samimiyetimizle milletimizin gönlüne girmek ve bu suretle başarıya ulaşmak durumundayız. Kendini milletin üzerinde görenin sonu CHP gibi olur” uyarısında bulundu.

AK Parti’nin bu varlık ilkelerinden sapanların, hem milletimizin gönlünden, hem de partinin saflarından uzaklaşmış olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin gözünden düşen, bizim de gözümüzden düşer. Bunun için her seçimde milletimizin karşısına en doğru, en ideal adaylarla çıkmanın gayreti içindeyiz” dedi.

Önümüzdeki günlerde AK Parti’nin ilçe adaylarını kamuoyuna açıklamaya başlayacaklarını ve Ocak ayının ortasına kadar bu süreci tamamlayıp mahallî seçimler manifestosunu milletle paylaşmayı hedeflediklerini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti kadrolarının 31 Mart’ta AK Parti bayrağını bir kez daha zirveye dikeceğine yürekten inandığını söyledi.

“MİLLETVEKİLLİĞİ SÜRECİ, BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLİNCEYE KADAR DEVAM EDER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da cevapladı. “TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için istifa süreci netleşti mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstifaya gerek yok. Milletvekilliği süreci, bir belediye başkanı seçilinceye kadar aynen devam eder. Meclis Başkanlığında da durum aynıdır” şeklinde cevap verdi.

Yıldırım’ın aday olması ve seçilmesi hâlinde istifa etmesi gerekeceğini ifade ederek, “Ondan önce istifaya gerek yok. Parlamento ise şu anda nasıl başkan yardımcısı vasıtasıyla veya yardımcıları vasıtasıyla yürütülüyorsa aynı şekilde yürütülür” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylık açıklaması 2018’de mi olacak?” sorusunu ise, “Yakındır, 29 Aralık’ta olabilir. Size bu müjdeyi vermiş olayım” cevabını verdi.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLME KARARI

Koalisyon güçlerinin, Suriye’den birlikte mi yoksa ABD’nin tek başına mı çekileceği yönündeki soruya cevaben Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Amerika üzerine düşeni yaptı, açıkladı ama Fransa’da Macron’un yapmış olduğu açıklama daha farklı. Onun için biz şu anda Sayın Trump’ın yaptığı açıklamaya bakıyoruz ve onunla bu süreçteki iş birliğimizi sağlıklı şekilde devam ettiriyoruz. Bu arada, bugün yarın bir grup arkadaşımın Moskova ziyareti olacak. Moskova ziyaretindeki gelişmelere göre daha sonra benim de Sayın Putin ile bir görüşmem olacak.”

“TERÖRLE MÜCADELEMİZİ KARARLI ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinin büyük ihtimalle yüz yüze gerçekleşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısındaki açıklaması hatırlatılarak, “Acaba bahsettiğiniz, sürpriz bir operasyon şeklinde mi?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Ben ne diyorum? ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyorum. Bu ne demek? Sürpriz değil mi? Bu bağıra çağıra olmaz ki. ‘Yarın geliyoruz, hazırlanın’ denir mi? Terörle mücadelede her an, her zaman ama sürpriz olarak bunlar yapılır. Televizyonlarda izlerken ben bile oradan takip ediyorum. Maşallah şu anda istihbarat teşkilatlarımız koordinatları vermiş ve askerimiz de jetlerle oraları bombalamışlar. İşte son dönemde olanları görüyorsunuz. Bunlar bizim iftihar vesilemiz. İstihbarat bu noktada Silahlı Kuvvetlerimiz nasıl çalışıyorlar. İHA’larımız, SİHA’larımız nasıl çalışıyor? Bunların hepsi ortada. Terörle bu mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Bundan taviz yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir soru üzerine, Cumhur İttifakı kapsamında iş birliği yapılacak illerin büyük oranda netleştiğini de açıkladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” için yorumlar kapalı 244683

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile ekibine ve programa katkı veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ve tüm dünya kadınlarının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, 8 Mart’ın barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya vesile olmasını diliyorum. Bu anlamlı gün münasebetiyle Filistin ve Gazze’nin yüreği yaralı kadınları başta olmak üzere gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki onurlu ve kahraman kadınlara en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Buradan dünyanın tüm emekçi kadınlarını, mazlum kadınlarını, mağdur kadınlarını yürekten selamlıyorum. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan ülkemizin tüm yiğit kadınlarını rahmetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin her biri birer metanet abidesi olan anne ve babalarına, geride boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi mahzun bıraktıkları eşlerine ve öksüzlerine Mevla’dan sabırlar dilediğini ifade etti.

Ülkedeki 81 vilayetin tamamında 922 ilçenin her birinde anne, eş, kardeş ve evlat olarak hayata anlam katan kadınlara özellikle şükranlarını sunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine 8 Mart vesilesiyle vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar yetiştirebilmek için ömürlerini harcayan, elleri öpülesi annelerimize özellikle teşekkürlerimi ifade ediyorum. Kendi merhum anneciğim başta olmak üzere vefat eden annelerin hepsine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler niyaz ediyorum. Son olarak eşimin ve sevgili kızlarımın da 8 Mart Kadınlar Günü’nü gönülden tebrik ediyor, bu anlamlı günün tüm kadınlar için hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YILIN KALAN 364 GÜNÜ DE KADINLARIN GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 gün sonra seçimin gerçekleştirileceğini, sandıklara gidileceğini, belediye başkanlığından meclis üyeliklerine ve muhtarlıklara kadar her kademede kadın adayların seçimlere yoğun ilgi gösterdiğini gördüklerini belirtti.

Siyasete kadın elinin değmesini daima desteklemiş, siyasi hayatı boyunca kadınlarla beraber yol yürümüş biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanan tüm kadın belediye başkan adaylarını, meclis üyesi adaylarını, muhtar adaylarını selamlıyor, kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Tabii burada bir hususu vurgulamayı özellikle görev addediyorum. Sadece 8 Mart değil, yılın kalan 364 günü de esasen kadınların günüdür, öyle olmalıdır. Kadınların şahsi hayatımızın yanı sıra devletimiz, milletimiz ve insanlığa yaptığı katkılar, yılda sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar büyüktür, önemlidir, kıymetlidir. Bizim nazarımızda, 8 Mart’ı diğer günlerden ayıran yegâne husus, hayatı paylaştığımız kadınlara olan minnettarlığımızı, şu an olduğu gibi çeşitli programlarla ifade etmemize vesile olmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

“AMACIMIZ SIRASIYLA KADINI, AİLEYİ VE ÜLKEMİZİ GÜÇLENDİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkânlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

“GÜÇLÜ AİLE SADECE MİLLET VE DEVLET OLARAK BEKAMIZIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN DE GARANTİSİDİR”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hâl böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı âdeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİ DURUŞUMUZU SERGİLİYOR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir” diye ekledi.

Türkiye olarak diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakâr değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ TARİHİNİN EN AYDINLIK, EN ÖZGÜRLÜKÇÜ HER AÇIDAN EN GÜÇLÜ GÜNLERİNE BİRLİKTE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim inancımız cenneti anaların ayakları altına sermiştir. Millet olarak tarihimiz, kadınların başarıları ve fedakârlıklarıyla örülmüştür Nene Hatun’dan Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’dan Kara Fatma’ya kadar nice kadın kahramanlarımızın mücadelesini biz nasıl unutabiliriz? Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenin ve daha nice kahramanımızın fedakârlıklarını nasıl yok sayabiliriz? 15 Temmuz gecesi ellerinde bayraklarla tanklara ve darbeci hainlere meydan okuyan kadınların cesaretlerini biz nasıl görmezden geliriz? Son 21 yılda yazılan başarı destanından kadınların emeğini, alın terini, katkısını, çabasını nasıl inkâr edebiliriz?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet ekonomiden eğitime, güvenlikten tarıma, demokrasiden hak ve özgürlüklere varıncaya kadar her alanda ortada göz kamaştıran bir başarı varsa burada en az erkekler kadar kadınların da katkısı ve emeğinin olduğunu vurguladı.

Önlerine çıkartılan engellerden, hayatlarına kast etmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yürek yüreğe, omuz omuza verdik. Türkiye’yi tarihinin en aydınlık, en özgürlükçü her açıdan en güçlü günlerine birlikte kavuşturduk. Her kim, kadın hakları konusunda eski Türkiye’den övgüyle bahsediyorsa biliniz ki sizlerin mücadelesine kara çalıyor demektir. Çünkü hiçbir şey kolay olmadı, kolay elde edilmedi. 28 Şubat’ın karanlığından çıkmak öyle zahmetsiz, çilesiz olmadı. Sizler bugünkü haklarınızı üniversite kapılarında gözyaşı dökerek, sırf kıyafetinizden dolayı işinizden ayrılmak zorunda kalarak baskıya uğrasanız bile hukuk ve demokrasi içinde hareket ederek, gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi darbecilere cesaretle meydan okuyarak yani hep mücadele ile elde ettiniz. Ne olursa olsun, yılmadınız. Geri adım atmadınız. Böylece siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata farklı alanlarda özgürce var oldunuz, başarıdan başarıya koştunuz. Biz de sizlerin bu asil ve zorlu mücadelenize sahip çıktık. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlere destek olduk.”

“PEK ÇOK ALANDA TARİHÎ NİTELİKTE ADIMLAR ATTIK”

Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması, kadınlara iş, eğitim, temsil ve diğer alanlarda destek verilmesi hususlarında neler yapıldığını en iyi kadınların bildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başörtüsüne özgürlük başta olmak üzere kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı hâline getirdik. ŞÖNİM, kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları hayata geçirdik. Aile içi şiddeti şikâyete tabii olmaktan çıkardık. Daha pek çok alanda tarihî nitelikte adımlar attık. Bu çabalarımız neticesinde de en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 70’lerden yüzde 90’lar seviyesine ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karar alma mekanizmalarında kadın temsil oranı 4-5 kat arttı. İstihdamdaki kadın sayısı 6 milyondan 10,5 milyona çıktı. Covid-19 salgını döneminde eşim Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan destek paketiyle, kadın girişimcilerimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu kapsamda Halk Bankamız aracılığıyla son 3 yılda 220 bin kadın girişimcimize 60 milyar lira finansal destekte bulunduk. Daha bunun gibi burada saymaya kalksak nice reformu, hayal dahi edilemeyen atılımları son 21 yılda sizlerle beraber hayata geçirdik.”

“SİYASİ HAYATIMIZIN HİÇBİR SAFHASINDA KİMSENİN HAYAT TARZINA KARIŞMADIK”

Bu süreçlerde bir sürü asılsız ithamla, iftira ile saldırıyla da karşılaştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, attıkları her adımın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlar arasındaki ayrımcılığa son veren reformlarımız bile hedef alındı. Bizi itham edenlerin aslında kendilerinin yasakçı ve baskıcı olduğunu, geride bıraktığımız 21 yıllık dönemde defalarca tecrübe ettik. Kadınlar konusunda aleyhimizde yürütülen onca propagandaya rağmen siyasi hayatımızın hiçbir safhasında kimsenin hayat tarzına karışmadık” diye konuştu.

Hem belediye başkanlığı hem de 21 yıllık iktidarlıkları döneminde bu tavırlarının aksine tek bir örnek gösterilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı çevrelerin raf ömrü dolmuş söylemlerle kadınları tekrar korkutmaya çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz. Nefes alamayacaksınız, şu gelecek, bu olacak diyerek tamamı yalan, tamamı hezeyan ürünü ifadelerle güya kadınları kendilerine oy vermeye ikna edebileceklerini sanıyorlar. Aynı korku siyasetine 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde de başvurmuşlar ama milletin ve kadınların feraseti karşısında hezimete uğramışlardır. Biz kadınların haklarını kısıtlayıcı hiçbir adım atmadık ama bizi itham edenlerin ellerine güç geçtiğinde kadınlara nasıl hakaret ettiklerini, fiziki saldırıda bulunduklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların 31 Mart’ta bir kez daha korku siyasetini ellerinin tersiyle iteceklerine yürekten inandığını ifade ederek, 31 Mart’ta İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde kadınlardan yine güçlü destek beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen kadınları kutlayarak Türkiye’ye güç veren kadınlara teşekkürlerini iletti.

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” “Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” için yorumlar kapalı 120802

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

seers cmp badge