Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,“Yılbaşından itibaren elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 10 indirim yapıyoruz” 0 96794

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapıyoruz. Aynı şekilde, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk bütçesinin, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüp, yapılan oylamayla kabul edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her açıdan ülkenin ihtiyaçlarına cevap veren, 2019’u en verimli, en başarılı, yeni hizmet, yatırım ve önemli projelerle değerlendirmeye imkân sağlayan bir bütçe hazırladıklarına inandığını söyledi.

“BÜTÇE DİSİPLİNİ ÖNCELİĞİMİZ OLMAYI SÜRDÜRECEK”

Bütçenin verdiği imkânları en iyi şekilde kullanarak, son 16 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Türkiye’yi şahlandırmaya, zaferlerden zaferlere taşımaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçenin hazırlamasında emeği geçenlere ve bütçe maratonunu başarıyla sonuçlandıran Cumhur İttifakı ruhunu Genel Kurul’da da yaşatan milletvekillerine teşekkür etti.

2019 yılı bütçe giderlerinin 961, faiz hariç olarak 843.7 milyar lira olarak planlandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılı için bütçe gelirlerini 880.4, vergi gelirlerini 756.5, bütçe açığını 80.6 ve faiz dışı fazla rakamını da 36.7 milyar lira olarak öngördüklerini kaydetti.

2018 için merkezî yönetim bütçe giderlerinin 821.8, bütçe gelirlerinin 749.6, bütçe açığının 72.1 ve faiz dışı dengenin de 4.3 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütçe disiplini, her zamanki gibi önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Milletimizden topladığımız vergileri, yine milletimizin istifadesine sunmayı esas alıyoruz” diye konuştu.

AK Parti öncesine ilişkin örnek veren ve 2002 yılındaki faiz harcamalarının, bütçe giderlerinin yüzde 43’üne, vergi gelirlerinin de yüzde 86’sına karşılık geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönemde toplanan her 100 liralık verginin 86 lirasının faiz ödemesine ayrıldığına, 2017 kesin rakamları itibariyle ise bu oranın yüzde 10’lar seviyesine gerilediğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet faiz harcamaları 2002 seviyesinde devam etseydi, önümüzdeki yıl 300 milyar liralık bir kaynağı milletimize eğitim, sağlık, güvenlik, ulaştırma, tarım, sanayi, imar hizmetleri vermek için değil; faiz ödemesi için kullanmak zorunda kalacaktık” diye ekledi.

“DEVLET VE MİLLET OLARAK GÖSTERDİĞİMİZ DAYANIŞMA SAYESİNDE DİMDİK AYAKTAYIZ”

Ağustos ayındaki saldırıyı, güçlü bir altyapı ve sağlam bir iradeyle karşılamamış olmaları durumunda çok başka sonuçlarla karşı karşıya kalınabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet ve millet olarak gösterdiğimiz dayanışma sayesinde, yaşadığımız onca badireye, operasyona rağmen, hamdolsun dimdik ayaktayız.

Son dönemdeki dalgalanmaların yol açtığı sıkıntıların olduğunu; ancak hiçbirinin aşılamayacak şeyler olmadığını ve hızlı bir toparlanma sürecinde olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağustos ayı sonuna kıyasla döviz kurunun yüzde 18 değerlendiğini, tahvil faizlerinin 360 baz puan gerilediğini, risk primlerinde 200 puan iyileşme sağlandığını, işgücüne katılım oranının yüzde 53,4 ile tarihin en yüksek oranına ulaştığını aktardı.

İşsizlik oranını 2019’da yeniden tek haneli rakamlara düşüreceklerini, ihracatta 2018 sonu itibariyle yeni bir rekor kırarak 170 milyar dolar rakamına ulaşacaklarını, gelişmelerin cari işlemler açığının 30 milyar doların altına düşüleceğini gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Attığımız her adım, büyümemizi, gelişmemizi, güçlenmemizi devam ettirmeyi hedefliyor. Mesela önümüzdeki yıl, satın alma paritesine göre dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi olmaktan, bir sıra yükselişle, inşallah 12’nciliğe yükseleceğiz. Satın alma paritesi, döviz kurundan etkilenmediği için, ülkelerin ve toplumların gerçek ekonomik güçlerini gösterme bakımından oldukça anlamlı bir ölçüdür. Yeni ekonomik programımızın bu ilk bütçesini, böyle önemli bir başarıyla taçlandıracak olmamızdan memnuniyet duyuyorum.”

“2019 BÜTÇESİ HİZMET ODAKLI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 bütçesinin, hizmet odaklı bir bütçe olduğuna işaret ederek, eğitime bütçenin yüzde 17’sine denk gelecek şekilde 161, sağlığa 157, altyapı yatırımlarına 65.1, özel sektörün desteklenmesine 32.8, belediyelerin ve il özel idarelerinin hizmet ve yatırımlarına 93.6, tarıma 26.5, sosyal yardım projelerine 62.1 milyar lira ayırdıklarını açıkladı.

Çalışanların ve ücretlilerin geçim seviyelerini yükseltmek için her türlü tedbiri aldıklarını ve almaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç çocuklu asgari ücretlinin aylık vergi yükünü sıfıra indirdiklerini, esnafın 9 bin liraya kadar olan kazancını vergi dışı bıraktıklarını, genç girişimcileri destekleyerek yıllık 75 bin liraya kadar vergi muafiyetleri getirdiklerini, yatırımcıların ve işletmecilerin maliyetlerini azalttıklarını hatırlattı.

Pek çok sektörde ÖTV, KDV ve harç indirimleri yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde vergi politikalarını bütüncül ve adil bir anlayışla gözden geçirecek, yatırım, üretim ve istihdam teşviklerine devam edeceğiz” dedi.

ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 26 ARTIŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda; 2019 ve 2020 yıllarında ilk defa işe alınacak her işçinin, asgari ücret üzerinden tüm sigorta ve vergi giderlerini devletin üstleneceğini, kadın, genç ve engelli istihdamındaki teşvik süresini 12 aydan 18 aya çıkardıklarını, imalat sanayiinde 2019 yılı boyunca AR-GE faaliyetlerinde süre sınırı olmaksızın yeni makine ve teçhizat alımlarında KDV’nin alınmayacağını, turizmde 2019’u Göbeklitepe Yılı olarak ilan edilerek, bölgede turizm açısından bir hareketlenme yaşanmasını beklediklerini açıkladı.

Yılbaşından itibaren elektrik fiyatlarında, konutlarda yüzde 10 indirim yapacakları, konutlarda ve küçük-orta ölçekli işletmeler ile ticarethanelerde kullanılan doğal gazın fiyatında da yüzde 10’luk bir indirime gidileceği müjdesini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel istihdam teşvikini 1 yıl daha uzattıklarını, 51 il ve 2 ilçede işverenlere sağlanan 6 puanlık SGK teşvikinin devam edeceğini, asgari ücret desteğinin 2019’da 12 ay boyunca verileceğini de sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2019 yılı için asgari ücreti net 2020 lira olarak açıklandığını da belirterek, bu rakamın bekar işçi baz alınarak tespit edildiğini, evli ve çocuklu olma durumuna göre artacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücretin yüzde 26’nın üzerinde yükseldiğine dikkat çekti ve rakamın hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bütçe görüşmelerini, siyasi partilerin fikirlerini paylaşarak ülkeye dair hedeflerini, hayallerini ve projelerini de ortaya koydukları arenalar olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek komisyonlardaki gerekse Genel Kurul’daki bütçe görüşmelerinde şu hakikati bir kez daha görme imkânı elde ettik; Meclis’teki ana muhalefet koltuğu münhal durumdadır” değerlendirmesinde bulundu.

“EDEPTEN YOKSUN, KAVGACI RUHLA MUHALEFET OLMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin, edep ve adaptan yoksun, kavgacı ruhuyla muhalefet olmayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin son 16 yılda mesafe alamadığı, üstesinden bir türlü gelemediği en büyük sorunu nedir biliyor musunuz? İşini doğru düzgün yapan bir ana muhalefet partisine sahip olamamaktır” ifadelerini kullandı. TBMM’de Millî Savunma Bakanı’na yapılan hakaretlerin yenilir yutulur cinsten olmadığını, gerekli dersin yargı tarafından verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar dersine çalışmayan, ev ödevini hiç yapmayan, yalan-yanlış rakamlarla günü savuşturmanın gayretinde bir ana muhalefettir” dedi.

“Tüm enerjisini, tüm mesaisini, eline geçen her fırsatı şiddeti, sokak terörünü ve bölücü yandaşlarını aklamak için kullanan bir ana muhalefet partisi, ülkemizin ve demokrasimizin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütçe görüşmelerinin, bu acı gerçeği bir kez daha teyit ettiğini belirtti.

Ana muhalefet partisi ile bölücü terör örgütünün siyasi uzantısının, yeni hükûmet sisteminin ilk bütçe görüşmelerinde yine çok kötü bir sınav verdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette biz bölücü örgütün Meclis’teki taşeronlarının asıl karın ağrılarının farkındayız. Bunun için de onların söylediklerini, hakaretlerini, çirkefliklerini nazar-ı dikkate almıyoruz. Onların Kandil’deki terör baronlarından icazet almadan tek bir kelime dahi edemediklerini, edemeyeceklerini gayet iyi biliyoruz” sözlerine yer verdi.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİYASİ UZANTILARINDAN DEMOKRASİ ADINA BİR KATKI BEKLEMİYORUZ”

Bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarından demokrasi adına da bir katkı beklemediklerini, milletin birlik ve beraberliğine katkıda bulunmalarının mümkün olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Bizim asıl merak ettiğimiz CHP’nin rahatsızlığıdır. Her açıdan ülkemizi bir adım daha ileriye taşıyacak bu bütçeden niçin CHP milletvekilleri rahatsızlık duyuyor? Neden CHP sözcüleri, bölücü örgütün uzantılarıyla aynı argümanları, aynı dili kullanarak bütçeye saldırıyor? Bu soruları sadece biz değil, en başta CHP’ye oy vermiş vatandaşlarım olmak üzere, 81 milyonun tamamı soruyor, cevaplarını da merak ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütçe üzerinde partilerinin görüşlerini ifade etmek üzere söz alan CHP yöneticilerinin açıklamalarına baktığınızda, bütçeyle ilgili dişe dokunur tek bir söz, tek bir fikir dahi bulamıyorsunuz. Peki, onun yerine var? Bol hakaret var, hamaset var; yalan, iftira, manipülasyon var. Sokak çetelerine övgü, Türkiye karşıtlarına sunulmuş bolca malzeme var. Mesela bir tanesi çıkmış, sadece kendinden, kendi egosundan bahsediyor. Diğeri, Gazi Meclis’in kürsüsünü Gezi olaylarının tertipleyicilerini aklamak için kullanıyor. Bir başkası, 52 vatandaşımızın hayatına mal olan 6-8 Ekim olaylarını kışkırtan şahsın gönüllü avukatlığına soyunuyor. Bununla da kalmıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin art niyetli kararını gündeme taşıyarak Türk mahkemelerine, hâkim ve savcılarımıza saldırıyor.”

CHP’lilerin, söz konusu partinin eş başkanına karşı son günlerde artan muhabbetlerinin, ilgi ve alakalarının kaynağının düşündürücü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tablonun kendileri için sürpriz olmadığını, CHP’nin son dönemdeki sicilini çok iyi bildiklerini kaydetti.

CHP’nin Gezi olaylarında teröristlere verdiği desteğini, 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün servis ettiği montaj kasetleri günlerce Meclis kürsüsünde yayınladığını, genel başkanlarının teröristlere “arkadaşlar” diyerek aklamaya ve PYD-YPG’yi meşrulaştırmaya çalıştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden CHP’nin yaşadığı savrulmaları, gün geçtikçe ittifak ortaklarına daha çok benzemesini şaşırtıcı bulmadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımız, ‘söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu’ diyor. Biz de CHP’nin bu yoldaşlarına, bu yol arkadaşlarına bakarak kim olduğunu, kime benzediğini, nereye doğru gittiğini görebiliyoruz. Bu durum karşısında sadece, ‘Allah CHP seçmenine sabır versin’ diyorum” ifadelerini kullandı.

ANA MUHALEFET 15 TEMMUZLA YÜZLEŞMEDİ”

Bütçe görüşmelerinde söz alan bir CHP yöneticisinin, “15 Temmuzla yüzleşmedik” dediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, 15 Temmuz ihaneti sırasında sergilediği gayri millî tavırla hâlen yüzleşmediğini belirtti ve “En başta o gece darbeci alçaklarla anlaşıp tankların açtığı yoldan Bakırköy’e kaçan Genel Başkanlarının korkaklığıyla yüzleşmemiştir” şeklinde konuştu.

CHP’nin; 17-25 Aralık girişiminde FETÖ’ye destek veren politikalarıyla, basın özgürlüğü bahanesiyle FETÖ’nün paçavraları önünde tuttukları nöbetlerle, Meclis kürsüsünü FETÖ’nün montajlarına tahsis eden fırsatçılıklarıyla yüzleşmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine CHP’nin Çukur eylemleri sırasında örgütün uzantılarına canlı kalkan olan tavrıyla, Gezi Olaylarında “Zulüm 1453’te başladı” yazan vatan-millet düşmanlarına verdikleri destekle yüzleşmediğini kaydetti.

“ANA MUHALEFETİN ÖZELEŞTİRİ YAPMASI GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “27 Nisan e-muhtırasındaki darbeye çanak tutan eylemleriyle yüzleşmemiştir. 367 krizi sırasında millî iradeyi hiçe sayan politikalarıyla yüzleşmemiştir. Cumhuriyet mitinglerindeki darbe çığırtkanlıklarıyla yüzleşmemiştir. CHP, merhum Menderes’e yaptıkları zulümle, 1960 ihtilalindeki darbe severliğiyle, merhum Özal’a attıkları iftiralarla henüz yüzleşmemiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek anlamda bir özeleştiriye, kendi geçmişiyle yapacağı samimi bir yüzleşmeye ihtiyacı olduğu çok açıktır. Biz kendi muhasebe ve murakabemizi hep yaptık, yaparız, gücümüzü de buradan alırız. Şimdi özeleştiri sırası CHP’dedir. CHP, yasakçı, baskıcı ve darbeci mazisiyle bir an önce yüzleşmek zorundadır. Temennimiz, CHP’nin siyasi tarihimizdeki kötü sicilini gerçek bir özeleştiriye tabi tutması, böylece çirkef siyaset dilini bir tarafa bırakarak Türkiye’ye yakışan bir Ana Muhalefet Partisi kimliğine kavuşmasıdır.”

31 Mart seçimlerinin, kifayetsizliğin ötesinde ülkeye zarar verme noktasına gelen CHP zihniyetinden milletin kurtulmasının miladı olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerden; milletin kendilerine oy vermeye mecbur veya mahkûm olmadığını unutmamaları gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz yaptığımız hizmetlerle, inancımızla, duruşumuzla, ahlakımızla, tevazuumuzla, çalışkanlığımızla, samimiyetimizle milletimizin gönlüne girmek ve bu suretle başarıya ulaşmak durumundayız. Kendini milletin üzerinde görenin sonu CHP gibi olur” uyarısında bulundu.

AK Parti’nin bu varlık ilkelerinden sapanların, hem milletimizin gönlünden, hem de partinin saflarından uzaklaşmış olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin gözünden düşen, bizim de gözümüzden düşer. Bunun için her seçimde milletimizin karşısına en doğru, en ideal adaylarla çıkmanın gayreti içindeyiz” dedi.

Önümüzdeki günlerde AK Parti’nin ilçe adaylarını kamuoyuna açıklamaya başlayacaklarını ve Ocak ayının ortasına kadar bu süreci tamamlayıp mahallî seçimler manifestosunu milletle paylaşmayı hedeflediklerini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti kadrolarının 31 Mart’ta AK Parti bayrağını bir kez daha zirveye dikeceğine yürekten inandığını söyledi.

“MİLLETVEKİLLİĞİ SÜRECİ, BELEDİYE BAŞKANI SEÇİLİNCEYE KADAR DEVAM EDER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da cevapladı. “TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için istifa süreci netleşti mi?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstifaya gerek yok. Milletvekilliği süreci, bir belediye başkanı seçilinceye kadar aynen devam eder. Meclis Başkanlığında da durum aynıdır” şeklinde cevap verdi.

Yıldırım’ın aday olması ve seçilmesi hâlinde istifa etmesi gerekeceğini ifade ederek, “Ondan önce istifaya gerek yok. Parlamento ise şu anda nasıl başkan yardımcısı vasıtasıyla veya yardımcıları vasıtasıyla yürütülüyorsa aynı şekilde yürütülür” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adaylık açıklaması 2018’de mi olacak?” sorusunu ise, “Yakındır, 29 Aralık’ta olabilir. Size bu müjdeyi vermiş olayım” cevabını verdi.

ABD’NİN SURİYE’DEN ÇEKİLME KARARI

Koalisyon güçlerinin, Suriye’den birlikte mi yoksa ABD’nin tek başına mı çekileceği yönündeki soruya cevaben Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Amerika üzerine düşeni yaptı, açıkladı ama Fransa’da Macron’un yapmış olduğu açıklama daha farklı. Onun için biz şu anda Sayın Trump’ın yaptığı açıklamaya bakıyoruz ve onunla bu süreçteki iş birliğimizi sağlıklı şekilde devam ettiriyoruz. Bu arada, bugün yarın bir grup arkadaşımın Moskova ziyareti olacak. Moskova ziyaretindeki gelişmelere göre daha sonra benim de Sayın Putin ile bir görüşmem olacak.”

“TERÖRLE MÜCADELEMİZİ KARARLI ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesinin büyük ihtimalle yüz yüze gerçekleşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısındaki açıklaması hatırlatılarak, “Acaba bahsettiğiniz, sürpriz bir operasyon şeklinde mi?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Ben ne diyorum? ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyorum. Bu ne demek? Sürpriz değil mi? Bu bağıra çağıra olmaz ki. ‘Yarın geliyoruz, hazırlanın’ denir mi? Terörle mücadelede her an, her zaman ama sürpriz olarak bunlar yapılır. Televizyonlarda izlerken ben bile oradan takip ediyorum. Maşallah şu anda istihbarat teşkilatlarımız koordinatları vermiş ve askerimiz de jetlerle oraları bombalamışlar. İşte son dönemde olanları görüyorsunuz. Bunlar bizim iftihar vesilemiz. İstihbarat bu noktada Silahlı Kuvvetlerimiz nasıl çalışıyorlar. İHA’larımız, SİHA’larımız nasıl çalışıyor? Bunların hepsi ortada. Terörle bu mücadelemizi kararlı şekilde sürdüreceğiz. Bundan taviz yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir soru üzerine, Cumhur İttifakı kapsamında iş birliği yapılacak illerin büyük oranda netleştiğini de açıkladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.