Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduk” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduk” için yorumlar kapalı 88275

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “İstanbul yeni bir yol ayrımında, yeni bir tercih aşamasında. İnşallah İstanbul; 31 Mart 2019 akşamı, kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda partililere ve vatandaşlara hitap etti.

“BİZ, İSTANBUL’U ‘HEP KAHIRLA’ DEVRALDIK”

İstanbulluları ve İstanbul’da yaşayan şanslı insanları selamladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum sanatçı Cem Karaca’nın “Hep kahır” adlı şarkısının sözlerini okuyarak, “Biz, İstanbul’u ‘hep kahırla’ devraldık; tarihine, kültürüne, medeniyetine, çağına uygun hizmetlerle donatarak biz bugünlere getirdik” dedi.

İstanbul’un yeni bir yol ayrımı ve tercih aşamasında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah İstanbul, 31 Mart 2019 akşamı, kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek. AK Parti olarak, hem büyükşehirde, hem de ilçelerde tüm benliğini İstanbul’a adamış adaylarla milletimizin karşısına çıkacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, isimleri açıklanacak büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının birikimleri, enerjileri projeleri ve gayretleriyle 5 yıl süreyle İstanbul’a hizmet edeceklerini vurgulayarak, AK Parti’nin her ferdi gibi İstanbul adaylarının da hizmet siyasetiyle gece gündüz vatandaşların emrinde olacaklarını belirtti.

İstanbul’a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “1994’te İstanbul’un yönetimini devraldığımızda karşımızda öyle ihmal edilmiş, öyle örselenmiş, öyle sahipsiz bırakılmış bir şehir vardı ki, kelimenin tam anlamıyla yüreğimiz cız etti. Bu süreçte gördük ki, İstanbul için en büyük doğal tehdit depremse, en büyük siyasi tehdit de CHP zihniyetidir. CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa, İstanbul acı çekmiş, kıvranmış, vakit kaybetmiştir. Bir gün bakıyorsunuz çarşaflı kadınlara rozet takıyor, bir başka gün müftünün karısı kılığında bir mensuplarıyla tüm inananlara hakaret ediyor. Bir gün bölücü örgütün güdümündeki partiyle el çakıyorlar, ertesi gün tam tersi görüşleri savunan bir başka partiye göz kırpıyorlar. Velhasıl her seçim döneminde kılıktan kılığa, şekilden şekle giriyorlar.”

“BİZİM MİLLETİMİZİN HAMURU ADALETLE YOĞRULMUŞTUR”

Cenap Şahabettin’in “Karga adını değiştirse de sesinden tanınır” dizelerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Öyle mi? Kargayı biz sesinden tanırız, istediği kadar adını değiştirsin. CHP adını da değiştirse, kılığını da değiştirse, söylemini de değiştirse, milletimiz onu sesinden tanır. Nasıl mı tanır? Tek parti devrindeki zulmünden tanır. Darbelere, cuntalara verdiği destekten tanır. Sokak teröristlerine sahip çıkmalarından tanır. İnancına, kültürüne, tarihine olan husumetinden tanır. Terör örgütleriyle olan al tekke-ver külah ilişkisinden tanır. Ülkesini yurt dışına şikayet edip, bu şekilde içeride siyasi rant peşinde koşmasından tanır. Cumhurbaşkanlığı adayı dahi olmaya cesaret edemeyen genel başkanından tanır. Millete hakaret eden yöneticilerinden, milletvekillerinden, il başkanlarından, belediye başkanlarından tanır. Lafa gelince demokrat, özünde ise ya simsiyah, ya kıpkızıl faşist duruşundan tanır. Milletimiz bunları, 26 milyon 330 bin kişinin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanını asmakla, zehirlemekle, darbeyle tehdit eden o bet sesinden tanır. Bakın sahip çıkıyor, niye al birini vur öbürüne. CHP hangi boyaya boyanırsa boyansın, hangi kılığa girerse girsin, milletimiz onu tanır, bilir ve hak ettiği yere yerleştirir. Çünkü bizim milletimiz feraset ve basiret sahibidir. Çünkü bizim milletimizin hamuru adaletle yoğrulmuştur.”

“31 MART KAMPANYAMIZI GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ ÜZERİNE İNŞA ETTİK”

Kimsenin AK Parti’ye oy vermek zorunda olmadığını, ancak insanların önce gönüllerini fethetmek, sonra da oylarına talip olmak durumunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız her şeyden önce bir şeye çok dikkat edeceğiz; mütevazı, samimiyet ve gayetle ve biz 31 Mart’ta kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine inşa ettik ve gönül belediyeciliği yapacağız. Bunun başka bir yolu yoktur. Şayet bu salonda, milletimizin gönlüne girerek oyunu alamayacağına kalpten inanmayan tek bir kişi varsa, bilsin ki yanlış yerdedir” dedi.

24 Haziran seçimlerinin hemen ardından 9 Temmuz’da kabinenin açıklandığını, 3 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin 400 projeden oluşan ilk 100 Günlük İcraat Programı’nı ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Böylece Türk siyasetine de yeni bir açılım, yeni bir siyaset kültürü oluşturmak için bir adımı atmış olduk. 13 Aralık’ta, 43 milyar liralık yani 43 katrilyon liralık bütçe maliyeti öngördüğümüz, ilk 100 günlük icraat programımızdaki yüzde 97 gerçekleşme performansını milletimizle paylaştık. Milletimizin huzurunda ilk 100 günün muhasebesini yaptık, aynı zamanda ikinci 100 güne dair programımızı da ortaya koyduk. Yaklaşık 24 katrilyon liralık maliyeti olan ikinci 100 Günlük Eylem Planı’mızda yer alan 454 projenin tamamlanmasına yönelik ahdimizi milletimize verdik. 5 Yıllık Cumhurbaşkanı Programı’nın yol haritasını çizdik. Bir taraftan da bu reformları yürütürken, diğer yandan gelecek asra damga vuracak projelerimizi de hayata geçiyoruz.”

“İHRACATTA 170 MİLYAR DOLARLA REKOR KIRIYORUZ”

İstanbul’un pek çok vasfıyla birlikte ekonominin de lokomotifi bir şehir olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz Ağustos ayında, tarihimizin en sinsi, en alçak ekonomik saldırılarından birine maruz kaldığımızda da öyle oldu. AK Parti’nin geçtiğimiz 16 yılda ekonomide gerçekleştirdiği yapısal dönüşüm ve ortaya koyduğumuz güçlü irade sayesinde, bu saldırıyı kısa sürede bertaraf ettik. Gelişmiş sınıfındakiler dâhil, başka ülkelerin üstesinden gelmesi yıllar sürecek bir dalgalanma dönemini, aldığımız tedbirlerle, hamdolsun birkaç ay içinde istikrar rayına oturtmayı başardık. Böylece ülkemize diz çöktürmek isteyenlerin heveslerini bir kez daha kursaklarında bıraktık. Ekonomimizin dengelenme sürecinin somut emarelerini her alanda görmeye başladık. İhracatta, inşallah 170 milyar dolarla rekor kırıyoruz. Cari açığımız 30 milyar doların altına düşüyor. İstihdamda, tüm sıkıntılara rağmen, son 10 yılda 9 milyonluk bir artış sağladık. Büyüme oranımız, kur-faiz-enflasyon dalgalanmasına rağmen ilk üç çeyreğin ortalaması olarak yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Ülkemize gelen doğrudan yatırım rakamı, yılın ilk 10 ay itibariyle 9 milyar doları buldu. Savunma sanayinde gerçekten çok önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Artık savunma sanayi ihtiyaçlarımızın yüzde 65’ini kendimiz üretiyoruz. Ayrıca bu ürünleri yurt dışına da ihraç ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde asgari ücretin açıklandığını hatırlatarak, son 15 yılda sadece 3 asgari ücret tespitinin oy birliğiyle olduğunu; 2019 asgari ücretinin de bunlardan birisi olduğunu belirtti ve yeni yönetim sisteminin ilk asgari ücretinin, bekâr ve çocuksuz bir işçi için 2 bin 20 lira olarak belirlendiğinin altını çizdi.

Emeklilere bayramlarda 1000’er lira ikramiye verme uygulamasını da başlattıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşmanın bereketine inanan yöneticiler olarak, kamudan maaş alanların gelir düzeylerini yükseltecek tüm adımları attıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörü de yalnız bırakmadıklarını, nisan ayında açıklanan proje bazlı teşvik sistemiyle 135 milyar lira yatırımla 34 bin istihdam sağlayacak, cari açıkta 19 milyar dolar azalmaya yol açacak adımları attıklarını söyledi.

“İSTANBUL ARKAMIZDA OLDUĞU SÜRECE ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ HİÇBİR MÜCADELE YOKTUR”

2019 bütçesinde de reel sektör teşvikleri için yaklaşık 33 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Görüldüğü gibi, önümüze hangi engel çıkartılırsa çıkartılsın, ülkemize ve milletimize hizmet mücadelesinden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İnşallah 31 Mart’ta milletimizden alacağımız güçlü destekle, hizmet siyasetimizi daha da yükseltecek, daha da ileriye taşıyacağız. Her seçimde olduğu gibi, 31 Mart’ta da İstanbul’un tercihleri büyük ölçüde belirleyici olacaktır. İstanbul arkamızda olduğu sürece, Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mücadele yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin ilanihai belediye başkanı olarak kalamayacağını, makamları değişikliğe uğrayanlar olabileceğini belirterek, İstanbul’un 36 ilçesinde seçime girecek AK Parti belediye başkan adaylarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Cumhur İttifakı kapsamında Beşiktaş, Maltepe ve Silivri’de de MHP’nin adayını destekleyeceklerini belirterek, bu ilçelerin adaylarını da tanıttı.

İlçe belediye başkan adaylarının tanıtılmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının TBMM Başkanı Binali Yıldırım olduğunu açıkladı.

“ZİLLET İTTİFAKINA KARŞI CUMHUR İTTİFAKI’NIN ZAFERİ ÇOK FARKLI OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da ve Ankara’da partimizde birçok önemli görevlerde bulunan Sayın Binalı Yıldırım belediye başkanlığından bu yana benimle yol arkadaşı, davam arkadaşım şimdi de tabi İstanbul… Napolyon’un ifadesiyle ‘dünya bir ülke ve İstanbul oranın başkenti’, böyle bir şehre belediye başkanı seçeceğiz, herhangi bir ilçeden birisini buraya kaydırmıyoruz çok önemsediğimiz için bakanlıklar yapmış, en son görevi Meclis Başkanımız… Şimdi Büyükşehre belediye başkan adayı yapıyoruz. Ve en güzide, kıdemli, tecrübeli, pratik icraatçı bir ismi aday olarak gösterdik. İstanbul buna layık” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ve ilçe belediye başkan adaylarına başarılar diledi.

Cumhur İttifakı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı’nda Sayın Bahçeli ile yol arkadaşlığımız da birbirimizle olan dayanışmamız şu ana kadar gayet başarılı yürüdü, inanıyorum ki bundan sonra da başarılı şekilde sürecektir. Bu seçimler bu noktada çok anlamlı, karşımızda Sayın Bahçeli’nin ifadesiyle bir zillet ittifakı var, bu zillet ittifakına karşı Cumhur İttifakı’nın zaferi çok farklı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.