Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduk” 0 87897

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “İstanbul yeni bir yol ayrımında, yeni bir tercih aşamasında. İnşallah İstanbul; 31 Mart 2019 akşamı, kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda partililere ve vatandaşlara hitap etti.

“BİZ, İSTANBUL’U ‘HEP KAHIRLA’ DEVRALDIK”

İstanbulluları ve İstanbul’da yaşayan şanslı insanları selamladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum sanatçı Cem Karaca’nın “Hep kahır” adlı şarkısının sözlerini okuyarak, “Biz, İstanbul’u ‘hep kahırla’ devraldık; tarihine, kültürüne, medeniyetine, çağına uygun hizmetlerle donatarak biz bugünlere getirdik” dedi.

İstanbul’un yeni bir yol ayrımı ve tercih aşamasında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah İstanbul, 31 Mart 2019 akşamı, kendisini sakinlerinin her yerde güldüğü, huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir şehir olarak geleceğe taşıyacak belediye başkanlarını seçecek. AK Parti olarak, hem büyükşehirde, hem de ilçelerde tüm benliğini İstanbul’a adamış adaylarla milletimizin karşısına çıkacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, isimleri açıklanacak büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının birikimleri, enerjileri projeleri ve gayretleriyle 5 yıl süreyle İstanbul’a hizmet edeceklerini vurgulayarak, AK Parti’nin her ferdi gibi İstanbul adaylarının da hizmet siyasetiyle gece gündüz vatandaşların emrinde olacaklarını belirtti.

İstanbul’a hep layık olduğu şekilde muamele etmenin çabası içinde olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “1994’te İstanbul’un yönetimini devraldığımızda karşımızda öyle ihmal edilmiş, öyle örselenmiş, öyle sahipsiz bırakılmış bir şehir vardı ki, kelimenin tam anlamıyla yüreğimiz cız etti. Bu süreçte gördük ki, İstanbul için en büyük doğal tehdit depremse, en büyük siyasi tehdit de CHP zihniyetidir. CHP zihniyeti ne zaman bu şehrin başına musallat olmuşsa, İstanbul acı çekmiş, kıvranmış, vakit kaybetmiştir. Bir gün bakıyorsunuz çarşaflı kadınlara rozet takıyor, bir başka gün müftünün karısı kılığında bir mensuplarıyla tüm inananlara hakaret ediyor. Bir gün bölücü örgütün güdümündeki partiyle el çakıyorlar, ertesi gün tam tersi görüşleri savunan bir başka partiye göz kırpıyorlar. Velhasıl her seçim döneminde kılıktan kılığa, şekilden şekle giriyorlar.”

“BİZİM MİLLETİMİZİN HAMURU ADALETLE YOĞRULMUŞTUR”

Cenap Şahabettin’in “Karga adını değiştirse de sesinden tanınır” dizelerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Öyle mi? Kargayı biz sesinden tanırız, istediği kadar adını değiştirsin. CHP adını da değiştirse, kılığını da değiştirse, söylemini de değiştirse, milletimiz onu sesinden tanır. Nasıl mı tanır? Tek parti devrindeki zulmünden tanır. Darbelere, cuntalara verdiği destekten tanır. Sokak teröristlerine sahip çıkmalarından tanır. İnancına, kültürüne, tarihine olan husumetinden tanır. Terör örgütleriyle olan al tekke-ver külah ilişkisinden tanır. Ülkesini yurt dışına şikayet edip, bu şekilde içeride siyasi rant peşinde koşmasından tanır. Cumhurbaşkanlığı adayı dahi olmaya cesaret edemeyen genel başkanından tanır. Millete hakaret eden yöneticilerinden, milletvekillerinden, il başkanlarından, belediye başkanlarından tanır. Lafa gelince demokrat, özünde ise ya simsiyah, ya kıpkızıl faşist duruşundan tanır. Milletimiz bunları, 26 milyon 330 bin kişinin oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanını asmakla, zehirlemekle, darbeyle tehdit eden o bet sesinden tanır. Bakın sahip çıkıyor, niye al birini vur öbürüne. CHP hangi boyaya boyanırsa boyansın, hangi kılığa girerse girsin, milletimiz onu tanır, bilir ve hak ettiği yere yerleştirir. Çünkü bizim milletimiz feraset ve basiret sahibidir. Çünkü bizim milletimizin hamuru adaletle yoğrulmuştur.”

“31 MART KAMPANYAMIZI GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ ÜZERİNE İNŞA ETTİK”

Kimsenin AK Parti’ye oy vermek zorunda olmadığını, ancak insanların önce gönüllerini fethetmek, sonra da oylarına talip olmak durumunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız her şeyden önce bir şeye çok dikkat edeceğiz; mütevazı, samimiyet ve gayetle ve biz 31 Mart’ta kampanyamızı gönül belediyeciliği üzerine inşa ettik ve gönül belediyeciliği yapacağız. Bunun başka bir yolu yoktur. Şayet bu salonda, milletimizin gönlüne girerek oyunu alamayacağına kalpten inanmayan tek bir kişi varsa, bilsin ki yanlış yerdedir” dedi.

24 Haziran seçimlerinin hemen ardından 9 Temmuz’da kabinenin açıklandığını, 3 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin 400 projeden oluşan ilk 100 Günlük İcraat Programı’nı ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Böylece Türk siyasetine de yeni bir açılım, yeni bir siyaset kültürü oluşturmak için bir adımı atmış olduk. 13 Aralık’ta, 43 milyar liralık yani 43 katrilyon liralık bütçe maliyeti öngördüğümüz, ilk 100 günlük icraat programımızdaki yüzde 97 gerçekleşme performansını milletimizle paylaştık. Milletimizin huzurunda ilk 100 günün muhasebesini yaptık, aynı zamanda ikinci 100 güne dair programımızı da ortaya koyduk. Yaklaşık 24 katrilyon liralık maliyeti olan ikinci 100 Günlük Eylem Planı’mızda yer alan 454 projenin tamamlanmasına yönelik ahdimizi milletimize verdik. 5 Yıllık Cumhurbaşkanı Programı’nın yol haritasını çizdik. Bir taraftan da bu reformları yürütürken, diğer yandan gelecek asra damga vuracak projelerimizi de hayata geçiyoruz.”

“İHRACATTA 170 MİLYAR DOLARLA REKOR KIRIYORUZ”

İstanbul’un pek çok vasfıyla birlikte ekonominin de lokomotifi bir şehir olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz Ağustos ayında, tarihimizin en sinsi, en alçak ekonomik saldırılarından birine maruz kaldığımızda da öyle oldu. AK Parti’nin geçtiğimiz 16 yılda ekonomide gerçekleştirdiği yapısal dönüşüm ve ortaya koyduğumuz güçlü irade sayesinde, bu saldırıyı kısa sürede bertaraf ettik. Gelişmiş sınıfındakiler dâhil, başka ülkelerin üstesinden gelmesi yıllar sürecek bir dalgalanma dönemini, aldığımız tedbirlerle, hamdolsun birkaç ay içinde istikrar rayına oturtmayı başardık. Böylece ülkemize diz çöktürmek isteyenlerin heveslerini bir kez daha kursaklarında bıraktık. Ekonomimizin dengelenme sürecinin somut emarelerini her alanda görmeye başladık. İhracatta, inşallah 170 milyar dolarla rekor kırıyoruz. Cari açığımız 30 milyar doların altına düşüyor. İstihdamda, tüm sıkıntılara rağmen, son 10 yılda 9 milyonluk bir artış sağladık. Büyüme oranımız, kur-faiz-enflasyon dalgalanmasına rağmen ilk üç çeyreğin ortalaması olarak yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Ülkemize gelen doğrudan yatırım rakamı, yılın ilk 10 ay itibariyle 9 milyar doları buldu. Savunma sanayinde gerçekten çok önemli ilerlemeler kaydediyoruz. Artık savunma sanayi ihtiyaçlarımızın yüzde 65’ini kendimiz üretiyoruz. Ayrıca bu ürünleri yurt dışına da ihraç ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde asgari ücretin açıklandığını hatırlatarak, son 15 yılda sadece 3 asgari ücret tespitinin oy birliğiyle olduğunu; 2019 asgari ücretinin de bunlardan birisi olduğunu belirtti ve yeni yönetim sisteminin ilk asgari ücretinin, bekâr ve çocuksuz bir işçi için 2 bin 20 lira olarak belirlendiğinin altını çizdi.

Emeklilere bayramlarda 1000’er lira ikramiye verme uygulamasını da başlattıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşmanın bereketine inanan yöneticiler olarak, kamudan maaş alanların gelir düzeylerini yükseltecek tüm adımları attıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörü de yalnız bırakmadıklarını, nisan ayında açıklanan proje bazlı teşvik sistemiyle 135 milyar lira yatırımla 34 bin istihdam sağlayacak, cari açıkta 19 milyar dolar azalmaya yol açacak adımları attıklarını söyledi.

“İSTANBUL ARKAMIZDA OLDUĞU SÜRECE ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ HİÇBİR MÜCADELE YOKTUR”

2019 bütçesinde de reel sektör teşvikleri için yaklaşık 33 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Görüldüğü gibi, önümüze hangi engel çıkartılırsa çıkartılsın, ülkemize ve milletimize hizmet mücadelesinden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İnşallah 31 Mart’ta milletimizden alacağımız güçlü destekle, hizmet siyasetimizi daha da yükseltecek, daha da ileriye taşıyacağız. Her seçimde olduğu gibi, 31 Mart’ta da İstanbul’un tercihleri büyük ölçüde belirleyici olacaktır. İstanbul arkamızda olduğu sürece, Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir mücadele yoktur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin ilanihai belediye başkanı olarak kalamayacağını, makamları değişikliğe uğrayanlar olabileceğini belirterek, İstanbul’un 36 ilçesinde seçime girecek AK Parti belediye başkan adaylarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Cumhur İttifakı kapsamında Beşiktaş, Maltepe ve Silivri’de de MHP’nin adayını destekleyeceklerini belirterek, bu ilçelerin adaylarını da tanıttı.

İlçe belediye başkan adaylarının tanıtılmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının TBMM Başkanı Binali Yıldırım olduğunu açıkladı.

“ZİLLET İTTİFAKINA KARŞI CUMHUR İTTİFAKI’NIN ZAFERİ ÇOK FARKLI OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da ve Ankara’da partimizde birçok önemli görevlerde bulunan Sayın Binalı Yıldırım belediye başkanlığından bu yana benimle yol arkadaşı, davam arkadaşım şimdi de tabi İstanbul… Napolyon’un ifadesiyle ‘dünya bir ülke ve İstanbul oranın başkenti’, böyle bir şehre belediye başkanı seçeceğiz, herhangi bir ilçeden birisini buraya kaydırmıyoruz çok önemsediğimiz için bakanlıklar yapmış, en son görevi Meclis Başkanımız… Şimdi Büyükşehre belediye başkan adayı yapıyoruz. Ve en güzide, kıdemli, tecrübeli, pratik icraatçı bir ismi aday olarak gösterdik. İstanbul buna layık” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ve ilçe belediye başkan adaylarına başarılar diledi.

Cumhur İttifakı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı’nda Sayın Bahçeli ile yol arkadaşlığımız da birbirimizle olan dayanışmamız şu ana kadar gayet başarılı yürüdü, inanıyorum ki bundan sonra da başarılı şekilde sürecektir. Bu seçimler bu noktada çok anlamlı, karşımızda Sayın Bahçeli’nin ifadesiyle bir zillet ittifakı var, bu zillet ittifakına karşı Cumhur İttifakı’nın zaferi çok farklı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71274

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85007

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.