Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV “Marka ve Patent Panelini” gerçekleştirdi 0 25257

ANKARA Üniversitesi ve TÜSİAV işbirliği ile hazırlanan “İş Dünyasının Geleceği Yaratıcılık, İnovasyon, Marka ve Patent” başlıklı panel, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 100. Yıl Konferans Salonu’nda düzenlendi.

“PATENTLER, EKONOMİNİN SİGORTASIDIR”

TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak ise, Türkiye’nin daha fazla uluslararası marka üreterek rekabet gücünü arttırması gerektiğinin altını çizdi. Veli Sarıtoprak; “Kökleri 1299 yılına dayanan bir imparatorluğun devamı olarak, 100 yılı aşkın süredir faaliyet yürüten 100 tane markamız yok. Şehirler ve ülkeler, markalarıyla markalaşır. Markalar, kültürel mirasın parçaları ve bulunduğu şehrin temsilcileridir. Türkiye ekonomisinin güçlü olabilmesinin ve güçlü kalabilmesinin yolu, patent sayılarının artmasıyla olur. Patentler, ekonominin sigortasıdır. Amerika’da sırf 1911 yılında 1 milyon patent tescili yapılırken, 2009 yılında da 8 milyon patent tescili yapılmıştır. Türkiye’de ise, 2006 yılına kadar verilen yıllık patent sayısı 100’ün altındaydı. 2010’lu yıllardan itibaren patent sayıları 4 haneli rakamlara ulaşarak artış göstermiştir. 2011 yılında 3 bin 962 patent verilmiştir. Aynı yıl Türkiye’deki tüm yerli patent sayısı; IBM’in Amerika’da yaptığı 6 bin 180 adet patent sayısından 2 bin 218 adet daha azdır. 

TMMOB’nin rakamlarına göre Türkiye’de 600 binden fazla mühendis, 200’e yakın üniversite, 7 buçuk milyon üniversite öğrencisi, 80’i aşkın teknokent, 60’a yakın teknoloji transfer ofisi, teknoparklarda çalışan ve görevi sadece yenilik yapmak olan 15 binden fazla Ar-Ge mühendisi ve 100 binden fazla sanayi tesisi vardır. Son birkaç yıldır Ar-Ge kanunu ile devlet büyük teşvikler vermiş ve elinden geleni yapmıştır. Şimdi sıra iş dünyasında, sanayicilerimizde, sanayi ve ticaret odalarında, üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarındadır. Hep birlikte Türkiye’nin patent üretme ve marka oluşturma gücünü yükseltmemiz gerekiyor.” dedi.

“ULUSLARARASI REKABETTE MARKA VE PATENT ÇOK ÖNEMLİ”

 Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, konuşmasında üniversite ve iş dünyasının güç birliği yapması gerektiğini söyledi. İbiş; “Amacımız inovasyon ve patent konusunda bilinç yaratmaktır. Geleceğimiz konusunda fikirlerimizi ortaya koyarak bunları paylaşmalıyız. 1923 yılında mülkiyetin korunmasıyla ilgili çıkan sözleşmeye, Cumhuriyetimiz henüz 2 yıllıkken 1925 yılında imza atmış. 50’li yıllarda da fikir ve sanat eserlerinin korunmasına ilişkin kanun çalışmaları yapılmış. Akabinde AB ile uyum çalışmaları başlıyor. 1976 yılında Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’ne üye oluyoruz. 1994 yılında da Türk Patent Kurumu’nu kuruyoruz. 2016 yılındaki Sınai Mülkiyet Kanunu da daha önce yapılan tüm atılımları taçlandırıyor. Patent kavramı gelişirken, inovasyon kavramı da sürekli yenilikler ortaya koyuyor. Yapay zekâ, endüstri 4.0, bulut teknolojisi, sanal gerçeklik, nesnelerin interneti ve akıllı şehirler gibi çok sayıda kavram hayatımıza girdi. Bu teknolojilere uyum sağlamaya çalışıyoruz. Biz de bu değişime uyum sağlayarak geleceğimizi ona uygun bir biçimde tasarlamaya çalışıyoruz. Böyle olunca da ağır bir uluslararası rekabet meydana geliyor. Bu anlamda da marka ve patent kavramları da çok önemlidir. Patentler ve tasarımlar markalara dönüştükçe dünyada rekabet gücümüz artacaktır. Bizlerin de bunu teşvik etmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“SON 15 YILDA PATEN BAŞVURU SAYISI 17 KAT, TESCİL SAYISI DA 38 KAT ARTTI”

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, şu ifadeleri kullandı: “Son 16 yılda ülkemizin geçirdiği değişim, küresel düzeydeki dönüşümün somut ayak izlerini taşımaktadır. Geniş anlamda fikri mülkiyet hakları kapsamında, sınai mülkiyet haklarına dair yaşanan değişim de dünyada ve ülkemizdeki dönüşümün en önemli kesişim alanlarından biridir. Bu alandaki performansımız, vizyonu büyüten, hedeflerini kararlı bir şekilde gerçekleştiren ve fikri ürün portföyünü zenginleştiren bir politika çerçevesine dayalı olarak ortaya konmuştur. 2002 yılında ülke olarak 1 yılda yapılan toplam yerli patent başvurumuz, sadece 4 yüz 14’tü. Bugün bu rakam tam 17 kat artarak 2018 yılında 7 bin 347, 2017 yılında da 8 bin 825’tir. Bu süreçte başvuruların niteliği de artarak, patent tescil sayısı 38 kat arttı. Bu artışa ilişkin önemli göstergelerden biri de uluslararası patent başvurularıdır. Türkiye 2002 yılında 85 olan yıllık uluslararası patent başvuru sayısını, 2017 yılında bin 233’e çıkarmıştır. 12 katlık bir artış yaşanmıştır. Bu dönemde Türkiye, marka başvurularında birinci sırada yer almış, tasarım başvurularında ise, ikinci sırada yer almıştır. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından 3 Aralık 2018 tarihinde yayınlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri Raporu’nda, Türkiye ulusal patent başvurularında dünyada 13’üncü sıradadır. Hedefimiz, bir sonraki raporda ilk 10 sırada yer almaktır. Yine aynı raporda marka başvurularında dünyada 9’uncu sıradadır. Ulusal düzeyde sınai ülke sıralamasında ise, dünyada 8 sırada yer almaktadır.”

TÜSİAV hukuk Platformu Başkanı Av. Celalettin Solmaz da; “Dünya yeni bir sanayi devriminden geçiyor. Üretimdeki insan etkisi, rol değiştirerek yerini robotlara bırakmaktadır. Bu gelişmelerin ışığında 21. yüzyılın eğitim sistemi, bireyleri değişime uygun hale getirecek düzeyde olmalıdır. Neredeyse her alanda inovasyon ile meydana getirilen ürünlerle karşılaşıyoruz. Marka yaratmak ve patent haklarına sahip çıkmak, bir ülkenin dünya pazarlarında ticaret hacmini yükseltmesi açısından çok önemlidir.” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Müfettişi Özgür Semiz’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Ankara Üniversitesi  Prof.Dr .Ali Sınağ ,Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Eriş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenker Göker, OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kurt, FİSAUM Müdürü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Oğuz ve ASO Hukuk Müşaviri Av. Ahmet Münir Yaşar panelist olarak yer aldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Moğolistan Milli ve Silahlı Kuvvetler Günü Ankara’da kutlandı 0 7875

Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Bold Ravdan’ın ev sahipliğinde Moğolistan Milli ve Silahlı Kuvvetler Günü’nün yanı sıra Türkiye ile diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50’nci yıl dönümü dolayısıyla başkentte Sheraton Otel’de resepsiyon düzenlendi.

Resepsiyona, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu, ATO Başkanı Gürsel Baran, yanı sıra Ankara’da görev yapan çok sayıda yabancı misyon temsilcisi, diplomat iş insanları davetliler ve gazeteciler katıldı..

Resepsiyon, Büyükelçi Radvan’ın konukları kapıda karşılamasının ardından iki ülkenin milli marşlarının çalınmasıyla başladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bakanlığımız ile Moğolistan Eğitim, Kültür, Bilim ve Spor Bakanlığı arasında kültürel iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla 2020’de bir Mutabakat Zaptı imzalanmasını öngörüyoruz. Çalışmalar titizlikle sürdürülüyor.dedi.

Bakan Ersoy, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile Moğolistan’ın, birbirine yakın ve birçok kez iç içe geçmiş tarihin mirasçıları olduğunu belirterek, “Ata yurda duyduğumuz derin muhabbetin içinde Moğolistan’ın hususi yeri vardır.” ifadesini kullandı.İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin gücünün, köklü geçmiş, karşılıklı güvene dayanan sağlam iş birliği ve yardımlaşmadan geldiğine , Türkiye uluslararası alanda Moğolistan’ın dünyaya entegrasyonunu her zaman desteklemekte, siyasi, ekonomik ve sosyal gelişiminde her türlü desteği sunmaktan büyük memnuniyet duymaktadır. dedi

Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Bold Ravdan‘ da iki ülke arasındaki resmi ilişkiler 50 sene önce kurulmasına rağmen, tarihsel ve kültürel bağlar ile Moğol-Türk halkları arasındaki dostluğun çok daha eskiye dayandığını dile getirdi.

Moğolistan ile Türkiye arasındaki dostane ilişkiler ve iş birliği anlaşmasının 1995’te imzalandığını hatırlatan Ravdan, iki ülkenin 2004’ten beri kapsamlı ortaklık ilişkisi geliştirdiğinin altını çizdi.

Ravdan, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 300 milyon dolara ulaştırmayı hedeflediklerine işaret ederek, “Bu hedefimizi gerçekleştirmek için birçok imkan ve alanımız var. Bu nedenle geçen yıl Serbest Ticaret Anlaşması oluşturmanın olanaklarını araştırmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Karşılıklı vizesiz seyahat ve Türk Hava Yolları’nın doğrudan uçuşlarının, turizmin gelişmesi için elverişli ortamı oluşturdu .dedi

Resepsiyon, Bakan Ersoy ve Büyükelçi Ravdan’ın kutlama pastasını kesmesinin ve yemek ikramının ardından sona erdi.

Metin Aslım , Moğolistan Milli Günü Ankara Sheraton Otel

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim ile görüştü 0 98802

Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 5. Toplantısı’na katılmak üzere Katar’ın başkenti Doha’da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emirlik Divanı’na gelişinde, Katar Emiri Şeyh Temim tarafından karşılandı. Heyetlerini birbirlerine takdim eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emiri Al Sani, daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,