Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV “Marka ve Patent Panelini” gerçekleştirdi Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV “Marka ve Patent Panelini” gerçekleştirdi için yorumlar kapalı 25448

ANKARA Üniversitesi ve TÜSİAV işbirliği ile hazırlanan “İş Dünyasının Geleceği Yaratıcılık, İnovasyon, Marka ve Patent” başlıklı panel, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 100. Yıl Konferans Salonu’nda düzenlendi.

“PATENTLER, EKONOMİNİN SİGORTASIDIR”

TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak ise, Türkiye’nin daha fazla uluslararası marka üreterek rekabet gücünü arttırması gerektiğinin altını çizdi. Veli Sarıtoprak; “Kökleri 1299 yılına dayanan bir imparatorluğun devamı olarak, 100 yılı aşkın süredir faaliyet yürüten 100 tane markamız yok. Şehirler ve ülkeler, markalarıyla markalaşır. Markalar, kültürel mirasın parçaları ve bulunduğu şehrin temsilcileridir. Türkiye ekonomisinin güçlü olabilmesinin ve güçlü kalabilmesinin yolu, patent sayılarının artmasıyla olur. Patentler, ekonominin sigortasıdır. Amerika’da sırf 1911 yılında 1 milyon patent tescili yapılırken, 2009 yılında da 8 milyon patent tescili yapılmıştır. Türkiye’de ise, 2006 yılına kadar verilen yıllık patent sayısı 100’ün altındaydı. 2010’lu yıllardan itibaren patent sayıları 4 haneli rakamlara ulaşarak artış göstermiştir. 2011 yılında 3 bin 962 patent verilmiştir. Aynı yıl Türkiye’deki tüm yerli patent sayısı; IBM’in Amerika’da yaptığı 6 bin 180 adet patent sayısından 2 bin 218 adet daha azdır. 

TMMOB’nin rakamlarına göre Türkiye’de 600 binden fazla mühendis, 200’e yakın üniversite, 7 buçuk milyon üniversite öğrencisi, 80’i aşkın teknokent, 60’a yakın teknoloji transfer ofisi, teknoparklarda çalışan ve görevi sadece yenilik yapmak olan 15 binden fazla Ar-Ge mühendisi ve 100 binden fazla sanayi tesisi vardır. Son birkaç yıldır Ar-Ge kanunu ile devlet büyük teşvikler vermiş ve elinden geleni yapmıştır. Şimdi sıra iş dünyasında, sanayicilerimizde, sanayi ve ticaret odalarında, üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarındadır. Hep birlikte Türkiye’nin patent üretme ve marka oluşturma gücünü yükseltmemiz gerekiyor.” dedi.

“ULUSLARARASI REKABETTE MARKA VE PATENT ÇOK ÖNEMLİ”

 Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, konuşmasında üniversite ve iş dünyasının güç birliği yapması gerektiğini söyledi. İbiş; “Amacımız inovasyon ve patent konusunda bilinç yaratmaktır. Geleceğimiz konusunda fikirlerimizi ortaya koyarak bunları paylaşmalıyız. 1923 yılında mülkiyetin korunmasıyla ilgili çıkan sözleşmeye, Cumhuriyetimiz henüz 2 yıllıkken 1925 yılında imza atmış. 50’li yıllarda da fikir ve sanat eserlerinin korunmasına ilişkin kanun çalışmaları yapılmış. Akabinde AB ile uyum çalışmaları başlıyor. 1976 yılında Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’ne üye oluyoruz. 1994 yılında da Türk Patent Kurumu’nu kuruyoruz. 2016 yılındaki Sınai Mülkiyet Kanunu da daha önce yapılan tüm atılımları taçlandırıyor. Patent kavramı gelişirken, inovasyon kavramı da sürekli yenilikler ortaya koyuyor. Yapay zekâ, endüstri 4.0, bulut teknolojisi, sanal gerçeklik, nesnelerin interneti ve akıllı şehirler gibi çok sayıda kavram hayatımıza girdi. Bu teknolojilere uyum sağlamaya çalışıyoruz. Biz de bu değişime uyum sağlayarak geleceğimizi ona uygun bir biçimde tasarlamaya çalışıyoruz. Böyle olunca da ağır bir uluslararası rekabet meydana geliyor. Bu anlamda da marka ve patent kavramları da çok önemlidir. Patentler ve tasarımlar markalara dönüştükçe dünyada rekabet gücümüz artacaktır. Bizlerin de bunu teşvik etmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“SON 15 YILDA PATEN BAŞVURU SAYISI 17 KAT, TESCİL SAYISI DA 38 KAT ARTTI”

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, şu ifadeleri kullandı: “Son 16 yılda ülkemizin geçirdiği değişim, küresel düzeydeki dönüşümün somut ayak izlerini taşımaktadır. Geniş anlamda fikri mülkiyet hakları kapsamında, sınai mülkiyet haklarına dair yaşanan değişim de dünyada ve ülkemizdeki dönüşümün en önemli kesişim alanlarından biridir. Bu alandaki performansımız, vizyonu büyüten, hedeflerini kararlı bir şekilde gerçekleştiren ve fikri ürün portföyünü zenginleştiren bir politika çerçevesine dayalı olarak ortaya konmuştur. 2002 yılında ülke olarak 1 yılda yapılan toplam yerli patent başvurumuz, sadece 4 yüz 14’tü. Bugün bu rakam tam 17 kat artarak 2018 yılında 7 bin 347, 2017 yılında da 8 bin 825’tir. Bu süreçte başvuruların niteliği de artarak, patent tescil sayısı 38 kat arttı. Bu artışa ilişkin önemli göstergelerden biri de uluslararası patent başvurularıdır. Türkiye 2002 yılında 85 olan yıllık uluslararası patent başvuru sayısını, 2017 yılında bin 233’e çıkarmıştır. 12 katlık bir artış yaşanmıştır. Bu dönemde Türkiye, marka başvurularında birinci sırada yer almış, tasarım başvurularında ise, ikinci sırada yer almıştır. Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından 3 Aralık 2018 tarihinde yayınlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri Raporu’nda, Türkiye ulusal patent başvurularında dünyada 13’üncü sıradadır. Hedefimiz, bir sonraki raporda ilk 10 sırada yer almaktır. Yine aynı raporda marka başvurularında dünyada 9’uncu sıradadır. Ulusal düzeyde sınai ülke sıralamasında ise, dünyada 8 sırada yer almaktadır.”

TÜSİAV hukuk Platformu Başkanı Av. Celalettin Solmaz da; “Dünya yeni bir sanayi devriminden geçiyor. Üretimdeki insan etkisi, rol değiştirerek yerini robotlara bırakmaktadır. Bu gelişmelerin ışığında 21. yüzyılın eğitim sistemi, bireyleri değişime uygun hale getirecek düzeyde olmalıdır. Neredeyse her alanda inovasyon ile meydana getirilen ürünlerle karşılaşıyoruz. Marka yaratmak ve patent haklarına sahip çıkmak, bir ülkenin dünya pazarlarında ticaret hacmini yükseltmesi açısından çok önemlidir.” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlık Müfettişi Özgür Semiz’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Ankara Üniversitesi  Prof.Dr .Ali Sınağ ,Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Eriş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenker Göker, OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kurt, FİSAUM Müdürü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Oğuz ve ASO Hukuk Müşaviri Av. Ahmet Münir Yaşar panelist olarak yer aldı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 0 87775

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda resmî törenle karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülke millî marşları çalındı. Tören kıtasını denetleyen iki Cumhurbaşkanı heyetlerini birbirlerine tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile baş başa görüşmeye geçti.

“AFRİKA KITASIYLA İLİŞKİLERİMİZDE ANGOLA’NIN EN ÖNEMLİ ORTAKLARIMIZDAN BİRİ OLMASI BİZLERİ BİLHASSA MEMNUN EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Angola Cumhurbaşkanı Lourenço gerçekleştirdikleri baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan heyetler arası görüşmede yaptığı konuşmada, “Değerli dostumun daveti üzere gerçekleştirdiğim, Cumhurbaşkanı düzeyindeki bu ilk ziyaret, Türkiye-Angola dostluğunun yeni bir nişanesidir” ifadesini kullandı.

Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ile yaptıkları ikili görüşmede özelikle savunma sanayi ve terörle mücadele alanında ilişkileri ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin kazandığı ivmenin sevindirici olduğunu belirtti.

Türkiye-Afrika İş Forumu’nu 21-22 Ekim’de İstanbul’da düzenleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, foruma Angola’yı temsilen Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın katılacağını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-18 Aralık 2021 tarihlerinde ise yine İstanbul’da 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin icra edileceğini dile getirerek Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’yu da zirvede görmeyi özellikle arzu ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’nun gelecek yıl 11-13 Mart tarihlerinde düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na da katılımından ayrıca memnuniyet duyacağını kaydetti.

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizde Angola’nın en önemli ortaklarımızdan biri olması bizleri bilhassa memnun ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili görüşmede her alanda dostluk ve iş birliğinin daha da gelişmesi yönündeki iradeyi teyit ettiklerini vurguladı.

İkili ticaret hacminin, gerçek potansiyelinin oldukça gerisinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “2020 yılı 177,5 milyon dolar olan ticaret hacmimiz bu yılın sekiz ayı itibarıyla yaklaşık 132 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ziyaretinizde belirtiğimiz 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için müşterek gayret sarf etmeliyiz. Ankara’da kabul ettiğiniz özel sektör temsilcilerimizden bazılarının Angolalı muhataplarıyla ortaklık sözleşmelerini imzalamaları, karşılıklı yatırımların artmasına vesile olacaktır. Altyapı projelerine yönelik fon ve kredi sağlanması noktasında Maliye Bakanlarımızın temasta oldukları da malumunuzdur. Ulaştırmadan tarıma, yenilenebilir enerji, sağlık, tekstil, elektrik ve konut projelerine kadar geniş bir alanda önemli firmalarımızın somut çalışmaları, ikili ilişkilerimizi güçlendirme yönündeki kararlılığımızın neticesidir. Hepsinden öte özellikle Türk Hava Yolları, 13 Ekim itibarıyla Angola’ya doğrudan uçuşlara başladı. Bunun ticari ve beşeri ilişkilerimizde çarpan etkisi yapacağına inanıyorum.”

Vize meselesinde atılacak kolaylaştırıcı adımların da insan ve ürün hareketliliğini artıracağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda değerli dostum, ‘Vize serbestisi konusunda, süratle bu adımı atmamızda endişe yoktur’ dedi” şeklinde konuştu.

“KORONAVİRÜS SALGINI SAĞLIK ALANINDA KÜRESEL DAYANIŞMAYA NE KADAR İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ”

Eğitim alanında 44 ülkede faaliyet gösteren Türkiye Maarif Vakfı eliyle iş birliğini daha da geliştirmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Koronavirüs salgını sağlık alanında küresel dayanışmaya ne kadar ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösterdi. Sağlık alanında iş birliği anlaşması, tecrübe paylaşımımızı ve dayanışmamızı geliştirecek, kurumsallaştıracaktır. En kısa zamanda imzalanmasında fayda görüyorum. Türk özel sektörü, hastane inşası ve yönetiminden ilaç satışı ve üretimine kadar geniş bir yelpazede iş birliğine hazırdır. Üç ay gibi kısa bir sürede karşılıklı olarak gerçekleştirdiğimiz bu tarihî ziyaretlerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Özellikle şu anda heyet üyelerimiz arasında bulunan bakanlarımızın karşılıklı olarak ziyaretleri devam ettirmeleri, hele hele Türk Hava Yollarının artık uçuşları başlatmasıyla daha da kolaylaşacaktır. Şu anda İstanbul-Luanda arası 7,5 saat. Dolayısıyla bu, işin ne kadar kolaylaştığını da ortaya koyuyor. Sayın Cumhurbaşkanının şahsında tüm Angola makamlarına teşekkür ediyorum. Bu heyetler arası toplantımızın da ülkelerimiz arasında yeni bir sürecin başlamasına vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da için yorumlar kapalı 80782

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun davetlisi olarak resmî ziyaretini gerçekleştirmek üzere Angola’nın başkenti Luanda’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Luanda Quatro de Fevereiro Uluslararası Havalimanı’nda Angola Dışişleri Bakanı Tete Antonio ve Türkiye Cumhuriyeti Luanda Büyükelçisi Alp Ay tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş eşlik ediyor.