“Bu topraklardaki birlik ve beraberliğin gerisinde, kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz bulunuyor” “Bu topraklardaki birlik ve beraberliğin gerisinde, kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz bulunuyor” için yorumlar kapalı 78344

2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize göre bu topraklardaki birlik, beraberlik ve muhabbetin gerisinde, kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz ve hazinelerimiz bulunuyor. Varlığımızı korumak ve geleceğe taşımak için, kültür ve sanatın gücüne, etkisine, kapsayıcılığına ihtiyacımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Ödülleri’nin takdimi dolayısıyla düzenlenen törene katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen ödül töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“ESKİ MUSİKİ NADİDE BİR MÜCEVHER GİBİ KORUNMASI GEREKEN DEĞERLER ARASINDA”

Ödüllerin, adlarına kurulmuş kurumlara takdim edilen merhum Emin Ongan ile Ara Güler’i saygıyla yâd ettiğini dile getirerek konuşmasını başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüllerin Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti ile Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi-Ara Güler Müzesi’ne verilmesini isabetli bulduğunu söyledi.

Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin, eskiden beri klasik Türk musikisinin üstatlar tarafından icra edildiği ve yeni nesillere aktarıldığı bir kurum olarak hafızalarda yer ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski musikinin nadide bir mücevher gibi korunması gereken değerler arasında yer aldığını kaydetti.

Tek parti döneminde, geleneksel pek çok mirası gibi, müziğin de “köhnemiş bir zihniyetin ürünü” olarak yaftalanıp yok edilmeye çalışıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin isminin başına, bu kurumun çalışmalarına yarım asırlık bir ömrü adayan Emin Ongan’ın adının eklenmiş olmasını bir vefa örneği olarak değerlendirdiğini ifade etti.

GERİDE BIRAKTIĞI ARŞİVİ VE MÜZESİ ARA GÜLER’İN SANATINI GELECEK NESİLLERE AKTARACAKTIR”

Ara Güler’in ise hayatını fotoğraf makinası vizörünün arkasında geçirmiş, ülkesini ve dünyayı çok daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirmiş bir sanat insanı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Gerçi Ara Güler, hayatta kendisinin ‘sanatçı’ olarak sıfatlandırılmasına itiraz eder, sadece ‘foto muhabiri’ olduğunu söylerdi. Ama bizler, onun fotoğraflarıyla ortaya koyduğu ürünlerin gerisindeki ruhu görüp anlayabilen kişiler olarak, kendisini sanatçı olarak sıfatlandırmaktan onur duyuyoruz. Geride bıraktığı arşivi ve müzesi, vefatından sonra da Ara Güler’in sanatını yaşatacak ve inşallah gelecek nesillere aktaracaktır.”

Sanat ve edebiyatın felç olduğu bir toplumda ortak değerlerin üretilip yaşatılmasının zor olacağını, gelişmiş bir mimari anlayışı olmayan bir ülkedeki üst yapının özgün bir ruh ve kimlik yansıtmasının beklenemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihteki kadim medeniyetlerin ve büyük devletlerin ortak özelliklerinin, kültür ve sanat alanında önemli değerler üretmeleri olduğunu söyledi.

“KÜLTÜR, SANAT VE MİMARİ ALANDA ALTINA İMZA ATACAĞIMIZ YENİ ESERLERLE ECDADA LAYIK OLMALIYIZ”

Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere, bu coğrafyada kurulan devletlerin bugüne ulaşan izlerinin, İslam medeniyetinin ve kültürünün bu topraklara vurulmuş birer mührü gibi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen görev de, devraldığımız bu büyük medeniyet hazinesine yakışır şekilde davranmak, kültür, sanat ve mimari alanda altına imza atacağımız yeni eserlerle ecdada layık, evlada da örnek olmaktır” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak ortak değerler ve hedefler etrafında kenetlenmenin yolunun, tüm bu alanlardaki tarihsel birikimin üzerine yenilerini eklemek olduğunun altını çizdi ve sözlerinin devamında şöyle konuştu: “Nasıl adlandırılmış olursa olsun, hangi akıma mensup bulunursa bulunsun, coğrafyamızın birikimini değere dönüştüren, insanı merkeze alan, milletimizin hayat tecrübesini, çevresine bakışını abideleştiren sanat eserleri, yeryüzündeki varlığımızı da daha anlamlı kılmışlardır. Millet hayatının en sahih, en sağlam kayıtlarını tutan, arşivler değil, asıl kültür adamlarıdır, edebiyat adamlarıdır, sanat adamlarıdır, onların ürünleridir.”

“GÜNÜMÜZDE KÜLTÜR VE SANATIN ETKİLEME VE DÖNÜŞTÜRME GÜCÜ ÖNEMLİ HÂLE GELMİŞTİR”

Hangi sanat dalında olursa olsun, devlete düşenin, nitelikli üretimi desteklemek ve bu üretimin küresel ölçekte paylaşımını sağlamak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “popüler kültür ürünü” olan üretimlerin, bunu üreten milletler adına dünyada nasıl bir nüfuz oluşturduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletler için, bazen diplomasiyle, askerî güçle, ekonomik güçle kazanılamayacak başarılar, bir müzik eseri, bir edebiyat eseri, bir sinema eseri ile kazanılmaktadır. İletişimin hızının baş döndürdüğü günümüzde kültür ve sanatın etkileme ve dönüştürme gücü geçmiş zamanlarla kıyaslanmayacak kadar önemli hâle gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, “Bize göre bu topraklardaki birlik, beraberlik ve muhabbetin gerisinde, kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz ve hazinelerimiz bulunuyor. Varlığımızı korumak ve geleceğe taşımak için, kültür ve sanatın gücüne, etkisine, kapsayıcılığına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Gençlik yıllarında kültür ve sanat faaliyetlerin çok önemli yer tuttuğu biri olarak sorumluluk üstlendiği her yerde bu konuya ehemmiyet verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde kültür ve sanat alanında da çok büyük işlere, eserlere ve çalışmalara imza attıklarını, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de kültür ve sanat alanına özel önem verip bu yöndeki projeleri özellikle himaye ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültür ve sanat insanlarıyla sürekli istişare hâlinde olmaya, onların birikimlerinden istifade etmeye ihtimam gösterdiklerini, AK Partili belediyeleri de bu doğrultuda teşvik ederek, medeniyet değerlerine sahip çıkılmasını sağlamaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

“YENİ DÖNEMDE ÜLKEMİZDE KÜLTÜRÜ, SANATI, MİMARİYİ, ŞEHİRCİLİĞİ HAK ETTİĞİ SEVİYEYE GETİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buna rağmen, hep söylediğim gibi, geçtiğimiz 16 yıla baktığımda kültür-sanat alanında yeteri kadar mesafe kat edememiş olmamızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm. Kültür-sanat meselesini, ülkemiz ve milletimiz bakımından, en az terörle mücadele, en az dış politika, en az temel hizmet alanları kadar önemli bir beka meselesi olarak görüyorum. İnşallah yeni dönemde, bu eksiğimizi giderecek, ülkemizde kültürü, sanatı, mimariyi, şehirciliği hak ettiği seviyeye getireceğiz. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok büyük görevler düşüyor. Turizm alanında, Sayın Bakanımızın müktesebatı sebebiyle, içimiz büyük ölçüde rahat. Kültür-sanat konularında da, Sayın Bakanımızın ekibiyle birlikte ülkemize tarihî bir hamle yaptıracağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak attığımız her adımda yanınızda olduğumu bilmenizi isterim. Cumhurbaşkanlığımız bünyesinde kurduğumuz Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu, bu alandaki politikaların inşasına katkı verecek, yapılan çalışmaları da takip edecektir.

2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerine layık görülen kurumların temsilcilerini tebrik edip bu kurumların faaliyetlerine destek olanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini Türkiye’nin tüm kültür-sanat insanlarına sevgi ve şükranlarımı ileterek tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.