Emine Erdoğan: “Eğitim, bir ülkenin geleceğine yaptığı en kıymetli yatırımdır” 0 51002

Emine Erdoğan, Özel Çocuklara Özel Materyaller Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Eğitim, bir ülkenin geleceğine yaptığı en kıymetli yatırımdır. Geri dönüşü, umulandan daima daha fazladır. Biliyorum ki Millî Eğitim Bakanlığımız, çocuklarımızın ihtiyacı olan eğitim metotları üzerinde titizlikle çalışıyor. Özel öğrencilerimizin eğitimini bir kuyumcu terazisi hassasiyetiyle ele alıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar için hazırlanan, “Özel Çocuklara Özel Materyaller” projesi tanıtım toplantısına katıldı. Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısında Emine Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında özel çocukların ihtiyaç duydukları özel eğitim materyallerini, ülkenin yedi bölgesine göndermek üzere bir araya geldiklerini belirten Emine Erdoğan, “Böylesine güzel bir amaç etrafında buluşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Eğitim, bir ülkenin geleceğine yaptığı en kıymetli yatırımdır. Geri dönüşü, umulandan daima daha fazladır. Biliyorum ki Millî Eğitim Bakanlığımız, çocuklarımızın ihtiyacı olan eğitim metotları üzerinde titizlikle çalışıyor. Hele de özel öğrencilerimizin eğitimini bir kuyumcu terazisi hassasiyetiyle ele alıyor” dedi.

“GÖRSEL, İŞİTSEL VE DOKUNSAL MATERYALLER, ÖZEL ÖĞRENCİLERİMİZİN DAHA HIZLI YOL ALMASINDA HAYATİ ROL OYNAR”

“İnsan denen bereketli toprağın en verimli şekilde ekilmesi için eğitimde metot arayışları her zaman sürmelidir. Eğitim tek bir formüle sığdırılamaz” ifadelerini kullanan Emine Erdoğan, “Eski anlayışa göre eğitim süreçleri, çoğu zaman öğretmen ve ders kitaplarıyla sınırlıydı. Fakat günümüzde bu sınırlar kalkmış, teknolojik gelişmelerle çoklu öğrenme imkânları ortaya çıkmıştır. Özel eğitimde ise, kitapla, defterle, kalemle gerçekleşmesi umulan öğrenmenin, ne kadar zor olduğu aşikârdır. Dolayısıyla görsel, işitsel ve dokunsal materyaller, özel öğrencilerimizin daha hızlı yol almasında hayati rol oynar.” şeklinde konuştu.

Çocukların özel ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş bir öğrenme ortamının, onların toplumsal uyum ve sosyal iletişim becerilerini de geliştireceğini dile getiren Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendilerine yetebilen, hayatlarını başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan sürdürebilen bireyler olmalarını kolaylaştıracaktır. İnsanların içindeki saklı cevheri keşfetmek, emek ve metot gerektirir. Bazı cevherler daha derinlerde gizlidir. Onlara ulaşabilmek için daha çok çaba sarf etmemiz gerekebilir. İşte bizler, çocuklarımızın içindeki nice cevheri ortaya çıkarmak için seferber olduk. Bu işin gönüllüsüyüz. Eğitimciler, zanaatkârlar da iş birlikçilerimizdir. Şu gördüğümüz eğitim materyalleri, üç farklı üretim merkezinde imal edilmiştir. 100 farklı çeşitte toplam 143 bin materyal seti hazırlanmıştır. Bu proje, kurumlar arası iş birliğinin güzel bir numunesidir.”

“TÜRKİYE’DE ÖZEL EĞİTİM FARKINDALIĞI SON YILLARDA ARTTI”

Türkiye’de özel eğitim farkındalığının son yıllarda arttığını dile getiren Emine Erdoğan konuşmasını devamında şunları kaydetti: “Fakat üzücü olan, otizm gibi rahatsızlıkların da gün geçtikçe artıyor olması. Günümüzde her 59 çocuktan bir tanesi otizmli olarak dünyaya geliyor. Bu rakam 1985’te yalnızca 2 bin 500 çocukta bir idi. Bu olumsuz gelişmelerin sebeplerine odaklanmamız gerekiyor. Sebebi henüz tam olarak bilinmese de, çevresel faktörler, yanlış beslenme alışkanlıkları gibi, ilişkilendirilen sebepler üzerine yoğunlaşmalıyız. Son yıllarda uzmanlar, sindirimle otizm arasındaki ilişkiyi çözmeye uğraşıyor. Doğru beslenmenin otizm semptomlarını hafifleteceğini vurguluyorlar. Bu bağlamda Millî Eğitim, Sağlık ve Aile Bakanlıklarımızın ortak girişimi ile bir çalışmanın yapıldığını biliyorum. Özel çocuklarımıza diğer tedavilerinin yanı sıra hekimlerin, diyetisyenlerin desteği ile özel beslenme programları hazırlanıyor. İnanıyorum ki, pilot çalışmalar başarıya ulaşarak yakın zamanda tüm özel kurumlarımıza yayılacaktır.”

“GÖREVİMİZ, ÇOCUKLARIMIZI KAPASİTELERİNİ EN YÜKSEK SEVİYEDE KULLANACAK HÂLE GETİREREK HAYATA HAZIRLAMAKTIR”

Emine Erdoğan, “Bizim görevimiz, bütün çocuklarımızı kapasitelerini en yüksek seviyede kullanacak hâle getirerek hayata hazırlamaktır. Bugün çocuklarımızın aydınlık yüzlerine baktığımızda, kendimizi büyük bir sorumluluğun altında hissediyoruz. Onların masum ve bozulmamış fıtratları, toplumsal hastalıklarımızın şifası, yarınlarımızın aydınlığıdır. Anne babalar, çocuklarının geleceklerini güvence altına almak için çeşitli yatırımlar yapıyor. Fakat miras bırakılmış hiçbir şey, karakteri şekillendiren iyi bir eğitimin yerini alamaz. Zira bilgi ve beceriler nesilden nesile aktarılır, bir medeniyetin süregelen irfanı içinde çoğalır. Başarı dediğimiz şey, mükemmel çocuklara sahip olmak değil, bir çocuğu mükemmel şekilde sevmek ve eğitmektir” diye konuştu.

Eğitim meselesinin bu bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirten Emine Erdoğan, “İyi eğitim almış, bilgiye erişmede tek başına yolculuğa çıkabilecek donanıma sahip bir nesle ihtiyacımız var. Bu süreçte hiçbir evladımızı gözden çıkaramayız. Hiçbir ön koşula tabi tutmadan, öğrenmeyle arasına perde çekmeyen nitelikli insanlar yetiştirmeliyiz. Her biri, suya atılan küçük bir taş gibi geniş etki halkaları yaratacaktır” dedi.

Emine Erdoğan konuşmasının sonunda ülkenin dört bir yanına dağılacak tırların yolunun açık olması temennisinde bulundu ve Millî Eğitim Bakanlığına, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne teşekkür etti.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TÜSİAV BAŞKANI VELİ SARITOPRAK: YARDIMA MUHTAÇ İNSANLAR BİZİM EN BÜYÜK SEVGİLİMİZDİR 0 7505

TÜSİAV Başkanı duayen Sivil Toplumcu Veli SARITOPRAKöncülüğünde, TÜSİAV Gençlik Platformu Başkanı Şevket ALAKOÇ ve TÜSİAV Kadın Platformu Başkanı Füsun ŞENER’ in katkılarıyla , 14 Şubat Sevgililer Gününde sevgiyle ve büyük bir özveriyle ihtiyaç sahibi aile ve öğrencilerimizin yüzünü güldürebilmek için vakfımızca hazırlanan çok sayıda giyim ve gıda yardımı sahipleri ile buluştu. ’Bu Kış İyilik Kazandı ‘ sloganı ile örnek alınacak bir çalışma başlatan TÜSİAV Gençlik Platformu ve Kadın Platformu Başkanlarının bu soğuk kış günlerinde yeni doğmuş bebeklerin, çocukların ve yaşlıların; hülasa halkın yardıma muhtaç kesiminin zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi verdiği Ankara’nın fakir ve yardıma muhtaç kesimlerinde “Bu Kış İyilik Kazandı” diyerek Gıda ve Giyim yardımında bulunuldu.

Pek çok ailemizin ve öğrencilerimizin hediyeleri bu yardım kampanyası ile verilmiş oldu. Yardım kampanyamız sayesinde bu kış ayında alınan ayakkabılar ile ayakları sıcacık oldu. Bazıları ailesi ile mütevazi bir sevgililer gününde evde sıcak bir akşam yemeğinde sofraya yeni kıyafetleri ile otururken ilk defa bu kadar alımlı ve mutluydu. Yardıma Muhtaç Aile ve Öğrencilerimize İyilik adına oluşan bu güç ellerin birbirine değmesinden değil, yüreklerin aynı anda attığından meydana gelmektedir. Nerede bir kimsesiz yardıma muhtaç var, onun kimsesi olmaya, üşüyen ellerinden tutmaya ve onun yüreğini sevgi ve kardeşlik duyguları ile ısıtmaya devam edeceğiz.” 2019’un iyi ve umutla geçeceğini düşündüren destek veren herkese, yardım eli uzatılan ailelerimiz ve öğrencilerimiz adına iyiliğiniz için yürekten teşekkür ediyoruz.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği üyeleri, Kan ve İlik Nakli Bekleyenlere Umut Oldular 0 4508

Kan ve İlik Nakli Bekleyenlere Umut OldularBaşkentli genç girişimciler bu yıl da geleneği bozmadı ve Kızılay’a hem kanhem de kök hücre bağışında bulundu. Kampanyaya büyük ilgi gösterenGGYD üyeleri, sağlık durumu elveren herkesi bağış yapmaya çağırarak, “Bu bir insanlık görevidir” dedi.

Genç Girişim ve Yönetişim Derneği’nin en önemli sosyal sorumluluk çalışmalarından olan kan ve kök hücre bağışı kampanyası bu yıl da unutulmadı. GGYD-Kızılay işbirliğiyle düzenlenen kampanya için Kızılay’a ait mobil kan bağışı aracı Armada AVM Otoparkı’nda bağışçıları ağırladı. GGYD üyelerinin yanı sıra kampanyadan haberdar olan vatandaşların da ilgi gösterdiği kampanyada ilk bağışı GGYD Başkanı M.Nezih Allıoğlu yaptı. Sağlık durumu uygun olan çok sayıda kişi kan dışında kök hücre bağışında da bulundu.

İnsan hayatı için büyük önem taşıyan bu bağışların toplumsal vazife olduğunu söyleyen Başkan Allıoğlu, sağlık durumu elveren herkesi bağış yapmaya davet etti.Türkiye’de halen 1000’e yakın çocuğun, 900 civarında da yetişkinin kemik ilik naklibeklediğini söyleyen Nezih Allıoğlu, “Bağışlanan her kök hücre, ilik bekleyen tüm
hastalar için umuttur. Umutları diri tutmak ve yeşertmek ise insanlık görevidir. Ben tüm vatandaşlarımızı, kan depoları azalan Kızılay’a hem kan hem de kök hücre bağışında bulunmaya çağırıyorum” diye konuştu. GGYD’nin kampanyasına katılanlar, doktor kontrolü ve gerekli tetkikler yapıldıktan sonra verici oldu.