“Türkiye tüm olumsuz şartlara rağmen bölgesinde bir istikrar adası olmaya devam ediyor” “Türkiye tüm olumsuz şartlara rağmen bölgesinde bir istikrar adası olmaya devam ediyor” için yorumlar kapalı 75427

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Ticaret Odası ve Amerikan Türk Konseyi üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Türkiye ve ABD arasında ortak çıkarlara dayalı, güçlü, kapsamlı ve stratejik bir müttefiklik ilişkisi vardır. İlişkilerimizde zaman zaman görüş ayrılıklarına dayalı iniş çıkışlar yaşasak da ortaklığımız pek çok zorluğun üstesinden gelmiştir” dedi.PlayCurrent Time0:00/Duration Time0:00Loaded: 0%Progress: 0%0:00Fullscreen00:00Mute

ABD Ticaret Odası ve Amerikan Türk Konseyi üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada ABD’li heyetin ziyaretinin; ekonomik ve ticari münasebetler başta olmak üzere Türk-Amerikan iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu.

“İLİŞKİLERDE TÜM SIKINTI VE DİRENÇ TESTLERİNİ BAŞARIYLA ATLATTIK”

ABD’li heyetle en son görüştükleri Ekim 2017 tarihinden bu yana Türkiye’nin pek çok sınamayla yüz yüze kaldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-ABD ilişkilerinin test edildiği, şoklara ve krizlere karşı dayanma gücünün denendiği dönemleri yaşadık. Hamdolsun tüm sıkıntıları, sınamaları, direnç testlerini başarıyla atlattık” diye konuştu.

ABD Başkanı Trump’ın, Suriye bağlamında aldığı son inisiyatifin Türk-Amerikan ilişkilerini baltalamaya çalışanların planlarını boşa çıkardığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Amerikan Türk Konseyi ile Amerikan Ticaret Odası’nın, ilişkilerin geliştirilmesine, aradaki pürüzlerin giderilmesine, iş birliğinin tekrar rayına oturtulmasına ciddi katkılarda bulunduğunu aktardı.

Türkiye ile ABD arasında ortak çıkarlara dayalı, güçlü, kapsamlı ve stratejik bir müttefiklik ilişkisi olduğuna, zaman zaman görüş ayrılıklarına dayalı iniş-çıkışlar yaşansa da bu ortaklığın, pek çok zorluğun üstesinden geldiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu aşamada ikili ilişkilerde önlerine bakmak ve olumlu bir gündeme odaklanmak istediklerini belirtti.

“TÜRKİYE, ABD’NİN ÇEKİLECEĞİ ALANLARDA TERÖRLE MÜCADELE SORUMLULUĞUNU DEVRALMAYA HAZIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Suriye’den çekilmesinin bölgede terör örgütlerinin özellikle istismar edeceği bir otorite boşluğu oluşturmamasının son derece önemli olduğunun altını çizerek, bu noktada Türkiye’nin, ABD’nin çekileceği alanlarda terörle mücadele sorumluluğunu devralmaya hazır olduğunu söyledi.

ABD’nin DEAŞ terör örgütünü, başka terör örgütleriyle ortadan kaldırmayı hedefliyorsa, burada sıkıntı yaşayabileceğini, Türkiye’nin DEAŞ’ı kararlılıkla yok edebileceğini, bunu El Bab’da 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirerek gösterdiğini ABD Başkanına ilettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef bu adım malum YPG-PYD ile birlikte yürütüldü ve bunun bedelinin, faturasının herhâlde yıllar sonra ortaya çıkacağını tahmin ediyorum” diye ekledi.

Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgelere 300 bin Suriyelinin döndüğünü, bu bölgelerde faklı din, dil ve kültürlere sahip Suriyelilerin barış içinde yaşadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye sığınan 300 bin Kürt kökenli Suriyelinin sağlıktan eğitime, ticaretten güvenliğe ve tarıma kadar hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadığını hatırlattı.

“TERÖR KORİDORUNA KARŞI BÜTÜN HAZIRLIKLARIMIZ TAMAM”

Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen terör koridorundan Türkiye’ye yapılabilecek herhangi bir saldırıya karşı her türlü tedbiri aldıklarını ve bu amaç doğrultusunda bütün hazırlıkların tamamlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta DEAŞ olmak üzere ülkemize, bölgemize ve dünyaya tehdit oluşturan tüm terör örgütleriyle mücadeleye kararlıyız.  Amerika’nın da bizimle aynı hassasiyetleri paylaştığını düşünüyorum, müttefiklik hukukunun da bunu gerektirdiğine inanıyorum” dedi.

ABD’de eski yönetim bakiyesi bazı kesimlerin Türkiye hakkında kara propaganda yaparak, PKK, PYD, YPG terör örgütlerine karşı sürdürülen mücadeleyi Kürtlere karşı bir mücadeleymiş gibi takdim etmeye çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlerle hiçbir zaman bir sıkıntılarının olmadığını vurgulayarak, AK Parti içinde geçmişte ve bugün kabinede pek çok Kürt kökenli milletvekili ve bakanın bulunduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizde bu tür bir ayrımcılık söz konusu değil. Bu bizim dinimizin de gereğidir, böyle bir ayrımcılık yapamayız, yapamazsınız. Aslolan insandır, aslolan ehliyettir, aslolan liyakattir, biz buna bakar, adımımızı da buna göre atarız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftira kampanyalarının ABD Başkanı Trump’ın son kararının ardından daha çok yoğunluk kazandığına dikkat çekerek, “Oysa Türkiye’nin ne Irak Kürtleriyle, ne de Suriye Kürtleriyle bir sorunu yoktur, hiçbir zaman da olmamıştır. Bilakis bölgede Kürtlere kol-kanat geren, en zor zamanlarında sahip çıkan ülke Türkiye olmuştur” sözlerine yer verdi.

“PKK-PYD TERÖR ÖRGÜTÜNÜ YEREL HALKLA ÖZDEŞLEŞTİRMEK, KÜRT KARDEŞLERİMİZE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK HAKARETTİR”

Hem DEAŞ saldırılarından, hem de PKK-PYD zulmünden kaçan Kürtlerin sadece Türkiye’ye sığındığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Bunun yanında PYD-YPG’nin, PKK terör örgütünün bir kolu olduğu en güncel ABD istihbarat raporlarında da kayda geçmiştir. Bizde, bütün bunların görüntülü olarak belgeleri, kayıtları vardır. Bu eli kanlı terör örgütü çocukları bile silahlandırıp cepheye sürmüştür. PKK-PYD terör örgütünü yerel halkla özdeşleştirmek, Kürt kardeşlerimize yapılabilecek en büyük hakarettir. Tüm bunlar dünya kamuoyunun gözleri önündeyken bu katil sürülerine arka çıkılmasını, destek olunmasını, silah ve mühimmata boğulmasını anlamak mümkün değildir.”

Bu gerçeklerin ABD kamuoyuna anlatılmasını, ziyarette bulunan oda ve konsey üyelerinin desteğini beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu çok açık-net söylemem lazım: Dost acı söyler, ama gerçeği söyler. Ben gerçeği söylüyorum, kabul edilir veya edilmez, ama zaman haklı olduğumuzu gösterecek” ifadelerini kullandı.

Güvenli bölge oluşturulması fikrini desteklediklerini, bu fikri ABD eski Başkanı Obama döneminden beri dile getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgede Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüp güven içinde yaşayacakları konteyner kentler ya da konut alanları oluşturulması teklifine Obama’nın yanı sıra Almanya Başbakanı Merkel ve Suudi Arabistan Veliaht Prensinin ekonomik destek sözü verdiğini ancak herhangi bir destek gelmediğini açıkladı.

Türkiye olarak müttefik ülkelerden sadece lojistik destek alarak bu güvenli bölgeyi kuracak, ortak menfaatler doğrultusunda yönetecek her türlü imkâna sahip olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şu anda El Bab, Cerablus ve Afrin’de okulları restore ettiğini, hastaneler kurduğunu, gençlerin ve çocukların kaynaşması için her türlü sosyal etkinlikleri hızlandırdığını aktardı.

“FETÖ ELEBAŞININ PENSİLVANYA’DA HAYATINA DEVAM ETMESİ MİLLETİMİZİ VE ŞEHİT AİLELERİNİ YARALIYOR”

Konuşmasında FETÖ terör örgütüne değinerek, bu örgütün 15 Temmuz 2016’da demokrasiye kastetiğini; 251 vatandaşın şehit olmasına, 2 bin 193 kişinin yaralanmasına sebep olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâl böyleyken FETÖ elebaşının Pensilvanya’da hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi milletimizi ve şehit ailelerini yaralıyor” dedi.

FETÖ’ye ait kurumların ihale yolsuzlukları, para aklama, sahte evrak düzenleme ve rüşvet gibi pek çok kirli işlere bulaştıklarını bildiklerini ve bunları ABD’li yetkililere defaatle söylemelerine rağmen bir gelişme olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık ABD makamlarının gerekli adımları bir an önce atmalarını bekliyoruz. Biz NATO’da ortağız, stratejik müttefikiz, o zaman birbirimize karşı atmamız gereken adımları bir an önce atmalıyız. Son dönemde Amerikan güvenlik birimlerinin FETÖ’ye karşı harekete geçtiklerini görüyor ve bundan da doğrusu memnuniyet duyuyoruz. Siz değerli özel sektör temsilcilerinin de bu terör örgütüne karşı müteyakkız olmanızı istiyoruz. FETÖ’nün karanlık ve kanlı yüzünün ifşası konusunda da sizlerin desteğini bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm olumsuz şartlara rağmen Türkiye’nin bölgesinde bir istikrar adası olmaya devam ettiğine vurgu yaparak, Türkiye’nin gayri safi millî hasıla bakımından satın alma gücüne göre dünyanın en büyük 13’üncü, Avrupa’nın ise en büyük 5’inci ekonomisi olduğuna dikkat çekti. Gerek iş yapma kolaylığı, gerekse altyapı yatırımları bakımından Türkiye’yi her açıdan cazip hâle getirmeye devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Bankası’nın iş yapma kolaylığı endeksinde Türkiye’nin bir önceki yıla göre 17 basamak yükselmesinin bu gayretin açık bir göstergesi olduğunu söyledi.

“ÇELİK İHRACATIMIZA DAİR İKİ KAT ARTIRILMIŞ GÜMRÜK VERGİSİNİN KALDIRILMASINI BEKLİYORUZ”

Bugün 1800’ün üzerinde ABD firmasının Türkiye’de faaliyet gösterdiğine ve son 16 yılda bu firmaların 10 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacminin, iki ülkenin potansiyelinin son derece altında olduğunu da dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticaret hacmimizin artırılmasının önündeki engellerden belki de en önemlisi; ABD tarafından uygulanan ticaret politikası önlemleridir. Öncelikle yalnızca ülkemize yönelik olarak uygulamaya konulan çelik ihracatımıza dair iki kat artırılmış gümrük vergisinin kaldırılmasını bekliyoruz. Genelleştirilmiş tercihler sistemi uygulamasında başlatılan inceleme sürecinin de bir an önce sonuçlandırılmasını istiyoruz. Elbette bu tür haksız uygulamalara karşı biz de mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde önlemler aldık. Aynı zamanda konuyu Dünya Ticaret Örgütü’ne taşıdık. Dünya Ticaret Örgütü başvurumuzu değerlendirdi ve Türkiye’yi haklı buldu. Ayrıca aldığımız tedbirlerin yatırımcılara, iş dünyasına zarar vermemesi için azami derecede dikkat ediyoruz. İki ülke arasında meydana gelen gelişmelerin, karşılıklı ticaret ve yatırımları olumsuz etkilememesi için elimizden geleni yapıyoruz.”

Bu konudaki tavırlarının her zaman net olduğunu söyleyerek, “Bize göre iş konuları ile siyasi meseleler birbirine karıştırılmamalıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de yatırım yapan, katma değer oluşturan ve istihdam sağlayan yatırımcılara büyük önem verdiklerini söyledi.

AMERİKAN FİRMALARINA DAVET

Bu konularda Amerikan Türk Konseyi ile Amerikan Ticaret Odası üyelerinin, ABD yönetimi nezdinde girişimlerde bulunmalarının, çok büyük faydalar sağlayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha çok ABD firmasının Türkiye’de yatırım yapmasını, uluslararası yatırımları teşvik bağlamında sağladıkları kolaylıklardan daha çok faydalanmasını arzu ettiklerini ifade etti.

Özellikle savunma sanayiinde ABD ile ortak yatırımları önemsediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Türkiye’ye pazar olarak bakmaya devam etme anlayışı tabii bazı istisnalar dışında onu müttefiklik anlayışına doğrusu yakıştıramıyorum. Diyorum ki; gelin ortak yatırımlar yapalım, çünkü 82 milyon nüfusu aşmış bir Türkiye var. Beyin gücü güçlü bir Türkiye var. Öyleyse müşterek bazı yatırımlara girmek, özellikle de savunma sanayinde, uzay çalışmalarına yönelik çok çok isabetli olacaktır diye düşünüyorum.”

ABD’li iş adamlarını yatırım imkânlarını yerinde değerlendirmek ve olabilecek yeni fırsatları araştırmak için Türkiye’ye davete eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası doğrudan yatırımları sadece yasal düzenlemelerle değil, bilfiil kurumsal olarak da desteklediklerini vurgulayarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve diğer kurumların kendilerine gereken desteği vermeye hazır olduğunu da söyledi.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti için yorumlar kapalı 99868

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Bilecik Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Camii’nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti.

Ertuğrul Gazi Türbesi Saygı Nöbeti timindeki alpları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Takımı’nın gösterisini de izledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti.

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı için yorumlar kapalı 111218

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kâğıthane Yeni Meydan’da gerçekleştirilen İstanbul Kâğıthane-Göktürk-İstanbul Havalimanı metro hattının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’a tarihî öneme sahip yeni bir eser kazandırmanın heyecanını, mutluluğunu ve gururunu yaşadığını söyledi.

Kâğıthane istasyonundan başlayıp İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 34 kilometre uzunluğundaki sekiz istasyonlu metro hattının İstanbul’a ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Günde 800 bin yolcu kapasiteli bu metro hattı sayesinde Kâğıthane’den İstanbul Havalimanı’na 24 dakikada ulaşılabilecek. Metro hattımızı söz verdiğimiz şekilde İstanbul’un hizmetine bir an önce sunabilmek için aynı anda 10 tünel delme makinesi birden kullandık. Kendi içinde pek çok rekora imza atılan metromuzun inşaat süreci, yerli ve millî mühendislik başarılarıyla dopdolu, gurur verici bir eserin ülkemize kazandırılması hikâyesidir. TRT’mizin belgeselleştirdiği bu hikâyeyi akşam ekranlardan seyredebilirsiniz. Bundan 3 yıl önce ilk kaynak törenine, birkaç ay sonra tünelin Gayrettepe’ye ulaşma sevincine, yaklaşık 1,5 yıl önce ilk tek sürüşüne şahitlik ettiğimiz metromuzu bugün hizmete veriyoruz.”

“TÜRKİYE METRO HATTI İNŞASINDAKİ GÜCÜNÜ VE KABİLİYETİNİ TÜM DÜNYAYA İSPATLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan metro hattını Kâğıthane’de Mahmutbey metrosuyla entegre ettiklerine dikkati çekerek, birkaç ay içinde bu hattı Zincirlikuyu metrobüs durağıyla da birleştireceklerini ifade etti.

Hızlı tren konforuyla işleyecek bu metronun sinyalizasyon sisteminin TÜBİTAK işbirliğiyle ASELSAN tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Metroda çalışacak yerli tasarım ve üretim araçları da yine yerli bataryayla görev yapacak. Türkiye bu projeyle metro hattı inşasındaki gücünü ve kabiliyetini tüm dünyaya ispatlamıştır. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı’ndan başlayıp Arnavutköy’den Halkalı’ya inecek metro hattı projemizdeki çalışmalar da süratle devam ediyor. Bunların yanında Bakırköy-Bağcılar, Başakşehir-Kayaşehir, Kazlıçeşme-Sirkeci, Altunizade-Bosna Bulvarı hatlarındaki çalışmalarımız sürüyor. Tüm bu projeleri tamamladığımızda İstanbul’un raylı sistem ağını 380 kilometrenin üzerine çıkarmış olacağız. İstanbul’da ilk metro hattının işletmeye açıldığı 1989 yılından sonra en büyük projeler bizim dönemimizde başladı ve sonrasında devam ettik. Son yıllarda devreye giren metro hatlarının da neredeyse tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca inşa edilen projelerdir. Hâlen çoğunluğu yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tarafından yürütülen projeleriyle İstanbul, dünyada en fazla raylı sistem inşası yapılan şehirlerarasında ilk sırada bulunuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, metro hatlarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması konusunda gayretlerini asla unutamayacaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında hizmete giren Üsküdar-Çekmeköy sürücüsüz metro hattının bu alanda Avrupa’nın en büyük, dünyanın üçüncü büyük kapasiteli projesi seçildiğini belirterek, “Üstelik İstanbul’da bunun gibi 10 ayrı sürücüsüz metro hattı bulunuyor. Gerçi ülkemizde siyaset yapan birilerinin ne İstanbul’dan ne İstanbul’un sahibi olduğu altyapıdan ne de teknolojinin geldiği seviyeden haberleri var. Kâğıthane’ye ‘Kâğıttepe’ diyenlerden, Paris’i bildikleri kadar İstanbul’u bilmeyenlerden fazla bir şey de beklemiyoruz. Bunlar Türkiye’yi de İstanbul’umuzu da tanımıyorlar, bilmiyorlar. Kendi ülkelerinde adeta yabancı bir turist gibi yaşıyorlar. Ama onların bu cehaleti, hakikatleri ortadan kaldırmıyor. Onların bu trajikomik hâlleri bizi asla rehavete sevk etmiyor. Biz onlara rağmen İstanbul’un trafik sorununu raylı sistemlerle çözme sözümüzü adım adım yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ PROJELERİMİZİN MERKEZİNE HEP İSTANBUL’U YERLEŞTİRDİK”

Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro inşaatında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’a belediye başkanı olduğumuzda ‘Ne kandıranlardan ne kandırılanlardan olacağız’ demiştik. Hatırlıyorsunuz değil mi? Sevdamız, aşkımız, gönül tahtımızın sultanı, efsunlu güzelliklerin şehri aziz İstanbul’a karşı her zaman samimi olduk, hasbi olduk, harbi olduk. Fatih’in emaneti, bu mübarek şehre karşı mahcup olmaktansa, değil siyasette fedakârlık yapmayı, gerekiyorsa can vermeyi tercih ederiz. Rabbimden, bize de üstat gibi ‘O manayı bul da bul. İlle İstanbul’da bul’ demeyi hep temenni ediyoruz. Yine üstadın ifadesiyle ‘Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar. Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar’.”

İstanbul’u her alanda hak ettiği seviyeye çıkarmak için başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gece gündüz çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin sorumluluğunda olduğuna bakmadan bu şehrin her meselesiyle yakından ilgilendiklerini, her projesini takip ettiklerini ve her sıkıntısına çözüm aradıklarını dile getirdi.

Millî iradenin üstünlüğüne olan saygıları gereği hangi belediyenin kimde olduğuna bakmadan, şehrin tamamına hizmet verecek eserleri birer birer hayata geçirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul konumu ve sahip olduğu potansiyeliyle Türkiye’nin en kıymetli hazinesi, en bereketli kaynağı, en dinamik şehridir. Ülkenin ortak değeri olan bu şehri her türlü mülahazanın ötesinde söylüyorum, kimsenin insafına bırakamayız. Bunun için hükûmetlerimiz döneminde önemli projelerimizin merkezine hep İstanbul’a yerleştirdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan tarıma, diplomasiye, bütün bu adımları kültür sanatta kararlılıkta attık” açıklamasında bulundu.

“İSTANBUL’U, TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLAYACAK YATIRIMLAR YAPTIK”

İstanbul’u, Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yatırımlar yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrin çok eskilere dayanan yapısal sorunlarını, önümüze çıkardığı zorlukları birer birer aşarak yolumuza devam ettik” sözlerini sarf etti.

Deprem başta olmak üzere tüm afetlere hazırlık için kapsamlı adımlar attıklarını, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hem İstanbullunun haklarını gözetecek hem şehrin geleceğini inşa edecek projeler yürüttüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, raylı sistem öncelikli ulaşım projeleriyle şehri kilitlenip kalmaktan kurtardıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’yle, diğer yandan İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü’yle şehre yeni nefes kanalları açtıklarını aktardı.

Asrın projesi olan Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle başlattıkları ulaşım atılımlarını kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bunlar Boğaz’ın altından Marmaray’ı geçirebilirler miydi ya? Bir tanesi ne diyor? ‘Bunda diyor sürücü yok mu?’ Biz zaten 10 adet sürücüsüz metro adımını attık, ama bunların haberi yok. Ne diyor birisi de? ‘Bunları galiba Paris’te filan yapmışlar’ diyor. İstanbul’la Paris’in mukayesesini yapıyor. Paris’te metroda damdan sular akıyor sular. Bizimkiler pırıl pırıl, tertemiz. Haberleri yok” dedi.

Şehrin içindeki tıkanma noktalarını belirleyerek her biri için ayrı çözümler ürettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz her çalışmada sadece bugünkü ihtiyaçları değil, şehrin geleceğini de göz önünde bulundurduk. Havalimanının Yeşilköy’den bugünkü bulunduğu yere taşınması da bu kapsamda attığımız adımlardan biridir. Devletimizin kasasından 1 kuruş çıkmadan yapılan İstanbul Havalimanı bugün Avrupa’nın en yoğun, dünyanın en iyi havalimanları arasında ilk sırada yer alıyor. Bay Kemal ne diyor? ‘Bize 1 kuruşsuz yaptığınız bu yatırımları anlatın’ diyor. Ya neyi anlatacağız? Ya biz ne diyoruz? Bak PPP. Yani Kamu-Özel İşbirliği yatırımıdır bunlar. Buna millî bütçeden bir kuruş vermeden biz bu yatırımları yaptık, yapıyoruz, yapacağız. İGA’yı böyle yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü böyle yaptık. Osmangazi Köprüsü’nü böyle yaptık. Ama siz bunları öğrenene kadar çok zamanlar geçecek. Bunlara bol bol fırın ekmek yedirmek lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan metro hattıyla havalimanına hızlı ve kolay ulaşım ihtiyacının karşılanacağını kaydederek, “Hâlen inşası süren metro hatlarını da devreye aldığımızda İstanbul’un raylı sistemlerle ulaşılamayan hiçbir köşesi kalmıyor. Böylece İstanbul büyüklüğündeki bir dünya şehrinin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahip bir eksiğini daha gidermiş oluyoruz. Dünyanın turizm, ulaşım, finans, kültür, sanat, spor, eğitim, sağlık merkezi olma yolunda hızla ilerleyen İstanbul için aşkla çalışmaya devam edeceğiz. İnşallah Kanal İstanbul Projesi ile şehrimize yeni bir soluk borusu daha açarak, hem boğazın yükünü hafifletecek hem İstanbul’un marka değerini yükselteceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı görevine geldiği 1994 yılından beri İstanbul için attıkları her adıma, başlattıkları her projeye yapılan itirazlara dikkati çekerek, “Eğer biz bunlara kulak vermiş olsaydık, bugün İstanbul Marmaray’sız Avrasya’sız, Yavuz Sultan Selim’siz, Osmangazi’siz, metrosuz, yolsuz, susuz bir şehir olarak kalacaktı” diye konuştu.

Belediye başkanı olarak 1994 yılında İstanbul’da göreve geldiği yıllara işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstanbul’un suyu var mıydı? Kimden devralmıştık? CHP’den. Çöp dağları var mıydı? Suyu, 110 kilometreden dağları delerek İstanbul’a getirdik. Nereden? Istranca Dağları’ndan. Çöpleri kaldırdık mı? Kaldırdık. CHP nedir? Çöp demektir. Çöp, çukur, çamur. Ve hatırlayın, Ümraniye çöplüğündeki patlamayı, 39 vatandaşımız orada öldü. Hâlâ bir CHP konuşuyor. Neyi konuşuyorsun? Ve bütün bunlarla beraber her ne yaptıysak İstanbul’u çirkin binalara ve yetersiz altyapıya mahkûm etmek isteyenlere rağmen yaptık. Kanal İstanbul’u da inşallah bu şekilde hayata geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İstanbul’a kazandırdıkları her eseri ve hizmeti Türkiye Yüzyılı’nın önsözü, girizgâhı, altyapısı olarak gördüklerini belirterek, bu güçlü altyapının üzerinde Cumhuriyet’in yeni yüzyılını, Türkiye Yüzyılı hâline dönüştürmek istediklerini anlattı.

Ülkenin son bir asırda yeni devletin kurulmasının yanında çok ciddi inişler çıkışlar da yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbelerin, vesayetin, terörün, siyasi ve ekonomik krizlerin, sosyal gerilimlerin ve hatta çatışmaların hiçbirinin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığına inanıyoruz. Bunların her biri, ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini, büyümesini durdurmak, en azından yavaşlatmak için hazırlanan senaryoların birer parçasıydı. Maalesef her dönem ülkemiz içinden birileri de bu senaryolara gönüllü şekilde veya farkında olmadan alet edilmiştir. Milletimizin iradesini temsil görevi verdiği siyasetçilerin çoğu da kimi korkusundan, kimi çıkar ortaklarından, kimi kifayetsizliğinden bu gidişe ‘dur’ diyememiştir.”

“VATANIMIZIN BÜTÜNLÜĞÜNE GÖZ DİKENLERE DÜNYAYI DAR ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in 14 Mayıs 1950’de “Yeter söz milletindir” diyerek başlattığı demokrasi devriminin, tarihlerinde ayrı bir yerinin olduğunu anımsatarak, “Her ne kadar sonu idam sehpasına çıkmış olsa da millî iradenin üstünlüğü esasına dayalı bu haykırış, daha sonra pek çok insana da ilham ve cesaret vermiştir. Biz de 20 yıl önce ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımızda ‘yeter söz de karar da milletindir’ diyerek, bu kutlu adımı bir üst basamağa çıkardık” ifadesini kullandı.

Şimdi Türkiye’nin yeni bir seçimin eşiğinde olduğuna vurgu yaparak, son 10 yılda yaşanan olayları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarından çukur eylemlerine, darbe girişimlerinden terör saldırılarına kadar, sayısız imtihandan geçtiklerini dile getirdi.

Yeni yönetim sistemine geçilen ayın hemen ertesinden başlayarak, ülke ekonomisini mahvetme yolunda birçok adımın atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bunu da başaramadılar. Başaramayacaklar. İşte şu anda İngiltere’nin hâli ortada. Fransa’nın hâli ortada. Almanya’nın hâli ortada. Elhamdülillah bizim hâlimiz de ortada. Bu imtihanların hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle gelmeyi başardık. Milletimizin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine halel getirmek isteyenlere izin vermedik. Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlere dünyayı dar ettik. Önünden, arkasından dolanarak, millî iradeyi devre dışı bırakmaya niyetlenenleri hüsrana uğrattık.”

Konuşmasının ardından “Şimdi siz müjde beklersiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı Metrosu Hattı’nın bir ay boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşması sonrasında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin tarafından hediye verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra aralarında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski başbakanlardan Tansu Çiller, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve bazı milletvekillerinin bulunduğu katılımcılarla açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından metro istasyonuna indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Aşık Veysel İlkokulu öğrencilerinden oluşan Sadabad Korosu’nu dinledi, daha sonra metro ile İstanbul Havalimanı’na hareket etti.