“Afyonkarahisar’ı yüksek hızlı trenle Ankara, İstanbul ve İzmir’e bağlıyoruz” “Afyonkarahisar’ı yüksek hızlı trenle Ankara, İstanbul ve İzmir’e bağlıyoruz” için yorumlar kapalı 93870

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren projemizle, Afyonkarahisar’ı İstanbul’a Ankara’ya İzmir’e yüksek hızlı trenle bağlıyoruz. Böylece Afyonkarahisar ile Ankara arası 1,5 saate, İstanbul arası 3,5 saate, İzmir arası 2 saate düşecek” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar’da yapımı tamamlanan hizmet ve yatırımların toplu açılış törenine katıldı. Anıtpark Meydanı’nda gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin, 31 Mart günü hayati önemde bir seçim yaşayarak vatanın geleceği adına çok kritik bir karar vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bekası, milletin huzuru, evlatlarının geleceği için 31 Mart seçimlerinden AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, dosta güven, düşmana korku salacak tarihî bir zaferle çıkmak istediklerini söyledi.

“GECE-GÜNDÜZ DEMEDEN MİLLET İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Gece-gündüz demeden millet için çalıştıklarını, milletin refah ve huzuru için koşturduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetlerinin gönül kazanma ve kalpleri fethetme siyaseti olduğunu ifade etti. Millete efendilik taslayanlarla aralarındaki en büyük farkın, bu gönül farkı olduğunu, milletin ve ülkenin efendisi değil, hizmetkârı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim rotamızı siz çiziyorsunuz, istikametimizi yine siz belirliyorsunuz. Biz CHP gibi üç-beş fazla oy almak için Pensilvanya’daki şarlatana, Kandil’deki terör ağalarına taşeronluk yapmıyoruz. Biz laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın, Türkiye’yi hedefleriyle, hayalleriyle buluşturmanın gayretindeyiz” diye konuştu.

Konuştuklarında ana muhalefetin başındaki zat gibi, yalan ve iftirayla değil, yatırımlarla, hizmetlerle ve projelerle konuştuklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP ve şürekası Ankara’da rant kavgası verirken, biz işte bugün burada olduğu gibi toplu açılış törenleriyle, mitinglerle, ziyaretlerle insanımızla kucaklaşıyoruz. Karşımızda ne var, zillet ittifakı, illet ittifakı. Bunlar küçük hesaplarda boğulurken; biz Afyon’da toplam yatırım bedeli 1 milyar 172 milyon lirayı aşan 118 kalem hizmetin resmî açılışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

AFYONKARAHİSAR’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Toplu olarak açılışı yapılan eser ve hizmetleri arasında, köprülü kavşak, altgeçit ve köprülerin, gölet, sulama, isale ve içme suyu tesislerinin, cem evi ve Kur’an kurslarının, asfalt, bölünmüş yol, çevre düzenlemesi ve altyapı çalışmalarının, okul, yükseköğrenim yurdu ve kapalı spor salonunun, TOKİ tarafından yapılan konut, cami ve ticaret merkezlerinin, hizmet binaları ve doğalgaz boru hatlarının ve restorasyon çalışmalarının olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırım ve hizmetlerin Afyonlulara hayırlı olması temennisinde bulundu, yapımlarında emeği geçenleri tebrik etti.

Afyonkarahisar’a son 16 yılda toplam 21,5 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde şehre 2517 adet yeni derslik, 11541 kişi kapasiteli yurt binaları, 15 bin seyirci kapasiteli bir stadyum, Sandıklı Gençlik Merkezi, futbol sahaları ve spor salonlarının yanı sıra Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni kazandırdıklarını hatırlattı. Afyon’da ihtiyaç sahibi, yaşlı ve engellilere 1,2 milyar lira yardım, çiftçilere 1,7 milyar lira tarımsal destek, Afyonlu girişimcilere 6 milyar lira teşvik sağladıklarını, 54 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 571 kilometreye çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta şehirde, aralarında 400 yataklı Afyon Devlet Hastanesi ve 300 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin de olduğu 20’si hastane, toplam 40 sağlık tesisi yaptıklarını, ikisi devlet hastanesi 13 sağlık tesisinin de inşasının sürdüğünü aktardı. Son 16 yılda; ulaşım, gıda, tarım ve sulama, toplu konut ve diğer alanlarda ortaya koydukları hizmet ve yatırımlardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’tan sonra da bu hizmet yolculuğuna devam edeceklerini söyledi.

“Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren projemizle, Afyonkarahisar’ı İstanbul’a Ankara’ya İzmir’e yüksek hızlı trenle bağlıyoruz” müjdesini de vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattının faaliyete geçmesiyle Afyonkarahisar ile Ankara arasının 1,5 saate, İstanbul ile 3,5 saate İzmir ile 2 saate düşeceğini kaydetti.

“YİNE TÜRKİYE’DE SİYASET MÜHENDİSLİĞİ YAPILIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi yine Türkiye’de çok büyük bir siyaset mühendisliğinin yapıldığına dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “CHP ile Pensilvanya, adı iyi olan parti ile bölücü örgütün siyasi uzantısı zillet ittifakı şemsiyesi altında bir araya getiriliyor. Normal şartlarda sokakta yolları dahi kesişmeyecek partiler, kapalı kapılar ardında al gülüm-ver gülüm pazarlığına girebiliyor. Benim Afyonkarahisarlı kardeşim bu teröristlere oy vermez. Benim Afyonkarahisarlı kardeşim teröre bulaşanlara prim vermez. Türkiye’de adı millet düşmanlığına çıkmış, insanımızın değerleriyle, inancıyla, tarihiyle kavgalı ne kadar kesim varsa, hepsi de koro halinde zillet ittifakına alkış tutuyor.”

Birkaç gün önce bu ittifakın küçük ortağının, İmralı’daki terörist başı ve diğer katiller için yürüyüş yapmaya yeltendiğini, emniyet güçlerinin tüm tedbirleri alarak böyle bir provokasyona müsaade etmediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, örgütün şehir kadrosundan sözde bir milletvekilinin, kolunu ısırarak bir polisi hastanelik ettiği saldırıya ne CHP’den, ne bu ittifakın ortaklarından bir kınamanın ve eleştirinin gelmediğine dikkat çekti.

“POLİSİMİZE SALDIRANLARA KARŞI TEK SÖZ ETMEYENLER, BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN SİYASİ UZANTILARINA SİPER OLUYOR”

Adana Seyhan’daki bir AK Parti seçim bürosuna bölücü örgütün uzantıları tarafından düzenlenen eyleme de bu kesimlerden bir tepki gelmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak aynı CHP, bölücü örgütün emriyle yapılan eyleme hukuki sınırlar içinde müdahale eden polislerimizi, ‘vekiller dövülüyor’ diyerek hedef göstermekten çekinmiyor. Polisimize saldıranlara karşı tek söz etmeyenler, bölücü örgütün siyasi uzantılarına siper oluyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun adı ikiyüzlülüktür. Bunun adı millet ve demokrasi düşmanlarına payandalık yapmaktır. Bunun adı sokak terörüne sahip çıkmaktır. CHP’nin ve ortağının tavırlarından cesaret alan Kandil’deki terör baronları, artık doğrudan AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı hedef göstermeye başladı. Ne diyorlar? ‘Batıda AK Parti’yi çökerteceğiz.’ Önceki gün bir tanesi çıkmış, “AK Parti’nin karşısında kim varsa onunla birlikte olun’ diye emir veriyor. Oradan talimatı alan bu örgütün Meclis’teki temsilcileri de çıkıyor, ‘şuralarda kazanacağız, batıda AK Parti’ye ve MHP’ye kaybettireceğiz’ diyor. Millet yerine bölücü örgütün desteği ve Pensilvanya’nın icazetiyle seçim kazanma hayali kurmak, Türk siyaseti adına gerçekten utanç vericidir. Bugün CHP, milletimizi PKK ile tehdit edenlerin desteğine bel bağlamış bir zihniyetin işgali altındadır. Bugün CHP, ülkemizin gördüğü en alçak ihanet çetesi olan FETÖ’nün desteğiyle seçim kazanma hesabı yapan bir ekibin tasallutu altındadır. Bugün CHP, ne şehirlerimiz, ne ülkemiz için en küçük bir projesi, bir hayali, bir hedefi olmayan, sadece kendi hiziplerinin, kendi ekiplerinin ikbali için çalışan dar kadrocu bir yapının esiri durumundadır.”

“BİZ ŞEHİTLERİMİZDEN İLHAM ALARAK YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Ülkedeki muhalefetin kalitesi adına, CHP’ye ve onun dümen suyuna girerek, PKK ve FETÖ’yle aynı ittifakta yer alan diğer partilere gönül vermiş vatandaşlar adına üzüntülü olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart, sonuçları itibariyle ülkemizin CHP ve zillet ittifakı kamburundan kurtuluşunun başlangıcı olacaktır. 31 Mart, siyaset mühendisliklerinin bir kez daha hüsrana uğradığı gün olacaktır” sözlerine yer verdi.

“Onlar ne derse desin, kimlerle kol kola girerse girsin, biz şehitlerimizden ilham alarak yolumuza devam edeceğiz” diyerek, ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aramıza hiç kimsenin girmesine müsaade etmeyeceğiz. Ve biz birbirimizi Allah için seveceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından yapımı tamamlanan yatırım ve hizmetlerin açılış kurdelesini, törene katılan bakanlarla birlikte kesti.

Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” için yorumlar kapalı 10

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansta yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren, sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu nedeniyle bulunduğu New York’ta, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” başlıklı konferansa katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla kalpleri bizimle atan tüm mazlumlara ve mağdurlara selamlarımı gönderiyorum. Dünyanın farklı köşelerinde Müslüman olarak hayata tutunma mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum” dedi.

Bu toplantıyı düzenleyerek gönülleri buluşturan Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduranlara ve bütün dostlara aşkları, sevdaları ve ahde vefaları için şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıllık zorunlu bir aranın ardından bu sene sağlık ve afiyet içinde tekrar bir araya geldiklerini belirterek, “Kardeşlerimizin arasında olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlere Türkiye’den akrabalarınızın, dostlarınızın, kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Sizlere, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 84 milyon kardeşinizin selamlarını getirdim. Biz, sizleri çok özlemiştik, görüyoruz ki Amerika’daki kardeşlerimiz de bizleri özlemişler” diye konuştu.

Şairin “Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de gönüllerimiz arasında gözle görülmeyen yollar var. Binlerce kilometre uzakta olsak da kalplerimiz bir ve beraber çarpıyor. Çünkü bizler birbirini sadece Allah için seven, birbirine Allah için muhabbet besleyen insanlarız. Bizler aynı dine, aynı peygambere inanan, aynı mukaddes kitaba ittiba eden, aynı kıbleye yönelen bir ümmetin mensuplarıyız. Ten renklerimiz, kökenlerimiz, dillerimiz, ülkelerimiz farklı olsa da her gün beş vakit göğe yükselen Ezan-ı Muhammedilerimiz birdir. Allah Resul’ünün Veda Hutbesindeki şu sözleri tam 14 asırdır ebedi ve ezeli kardeşliğimizin nişanesidir. ‘Rabbiniz birdir, babanız birdir, dininiz ve peygamberiniz de birdir. Allah indinde en şerefliniz, takvaca en ileri olanınızdır. Arap’ın Arap olmayana bir üstünlüğü yoktur. Siyah derili olanın beyaz derili üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir.’ Bu salonda işte bu hakikatlere hep birlikte bir kez daha şahit oluyoruz. Gönüllerimizi buluşturan, bizi birbirimize kardeş kılan kalplerin asıl sahibine sonsuz hamdü senalar ediyorum. Mevla, şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı, aramızdaki şu güçlü uhuvveti daim eylesin diyorum.”

İnsanlığın son iki yıldır Koronavirüs salgını sebebiyle sancılı günler geçirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, ticaretten istihdama kadar her alanda ciddi sıkıntılar, zorluklar yaşandığını ifade etti.

Salgında hayatını kaybedenlerin sayısının 4,6 milyonu bulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat edenlere Allah’tan rahmet diledi.

“KOVİD-19 SALGINI, KÜRESEL SİSTEMDEKİ ÇARPIKLIKLARI, ADALETSİZLİKLERİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU”

Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “Her zorluğun ardında muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdelediğini” hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gecenin ardında aydınlığın, her şerrin gerisinde bir hayır bulunduğuna iman eden insanlar olarak, Allah’ın inayetiyle bu musibetin de üstesinden gelineceğine yürekten inandıklarını vurguladı.

Tedavi imkânları geliştikçe, aşıya erişim arttıkça bu hastalığın zamanla etkisini yitireceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak asıl mesele salgının daha da derinleştirdi diğer sorunlarla mücadele etmektir. Kovid-19 salgını, küresel sistemdeki çarpıklıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu süreçte maskeden solunum cihazına ve ilaca kadar, üretime dayalı her konuda dünyada ciddi sıkıntılar yaşandı. Pek çok yerde ve pek çok defa insanlık adına kaygı verici görüntülere şahit olduk. Hastaların ilgisizlikten öldüğü, yaşlı bakım evlerinden hepimizin içini yakan görüntülerin yansıdığı vahim durumlarla karşılaştık. Afrika’dan Asya’ya hâlen ilk doz aşıya dahi ulaşamayan 100 milyonlarca insan var. Türkiye olarak Peygamber Efendimizin aleyhisselatu vesselam ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır’ tavsiyesinden hareketle elimizdeki tüm imkânları insanlık için seferber ettik. Şimdiye kadar elimizdeki imkânları 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşla, hatta yurtdışından temin ettiğimiz aşıların bir kısmını ihtiyaç sahipleri ile paylaştık. Onay süreçleri tamamlanmak üzere olan kendi aşımız TURKOVAC’ı da tüm insanlığın, dostlarımızın, kardeşlerimizin istifadesine sunacağız hiç endişeniz olmasın.”

Almanya’da yaşayan Türk kökenli Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin geliştirdikleri aşı sayesinde Kovid-19’la mücadeleye verdikleri desteğin, bu süreçte Türk Milleti’ni gururlandıran bir başka gelişme olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerli bilim insanlarımızın başarısı, yurt dışındaki vatandaşlarımızın yaşadıkları topluma olan katkıları bakımından çok güzel bir örnektir” dedi.

Amerikan İslam toplumunun da vakıf ve dernekler eliyle düzenledikleri yardım kampanyalarıyla salgın döneminde ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmalarından memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Türk vatandaşları gerekse Müslümanların birbirinden kıymetli çalışmalara imza attığını, Müslüman olmanın güzelliğini hayatlarıyla, duruşlarıyla, alicenaplıklarıyla Amerikan toplumuna gösterdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda tüm vatandaşları tebrik ederek, “Sizlerden yardım, ihsan ve dava faaliyetlerinizi artırarak sürdürmenizi bekliyorum” ifadelerini kullandı.

İnsanlık olarak Kovid-19 virüsünün yanı sıra ondan daha ölümcül ve sinsi bir başka virüsle daha mücadele ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu virüsün adı İslam düşmanlığı virüsüdür. Senelerce demokrasinin ve özgürlüklerin beşiği olarak örnek gösterilen ülkelerde bu virüs çok hızlı bir şekilde yayılıyor. İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı bugün artık siyaseti esir aldı. Müslümanların günlük hayatını zorlaştıran, devlet politikalarına yön veren sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyet itibarıyla DEAŞ’tan hiçbir farkı olmayan bu ideolojik fanatizmin farklı toplum katmanlarında kök saldığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birçok ülkede inancından, dilinden, isminden veya kılık kıyafetinden dolayı Müslümanların ötekileştirilmesi artık sıradan vakalar hâline geliyor. Sizler bu atmosferi 11 Eylül terör saldırısının akabinde bizzat yaşadınız, bizzat tecrübe ettiniz. Sorumsuz siyasetçiler eliyle körüklenen nefret ikliminin toplumda nasıl derin yaralar açabileceğine bizzat şahit oldunuz. Ancak karşılaştığınız onca haksızlığa ve ayrımcılığa rağmen hukuktan, meşruiyetten, demokratik siyasetten asla vazgeçmediniz. Müslümanları ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya çalışanlara cevabınızı içinde bulunduğunuz topluma daha fazla katkı sunarak verdiniz. Müslümanları zayıflatmaya yönelik hamleleri birliğinize, beraberliğinize, kardeşliğinize sahip çıkarak aştınız. O zorlu imtihan günlerinde ortaya koyduğunuz basiret, feraset ve gayretle diasporadaki Müslümanların örnek alması gereken bir duruş sergilediniz.”

“HOŞGÖRÜSÜZLÜKLE MÜCADELEDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerekse de bireysel olarak İslam düşmanlığıyla mücadele edildiğini gördüğünü ve bundan da memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sahip olduğunuz bu engin tecrübeyle nefret suçları ve kültürel ırkçılıkla mücadeleye daha fazla katkı vermeniz çok önemlidir. Türkiye olarak biz de uluslararası platformlarda İslam düşmanlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadelede öncü rol üstleniyoruz” dedi.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nda bu yöndeki çabaların başını çektiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dinimize ve Müslüman kardeşlerimize yönelen tüm tehditleri ortadan kaldırmaya dair her türlü girişimi destekliyoruz. İslam düşmanlığıyla mücadele konusunun Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm kuruluşların gündeminde tutulması için çaba sarf ediyoruz. Yürüttüğümüz tüm mücadeleye siz Amerikalı Müslüman kardeşlerimizden de güçlü destek ve katkı bekliyoruz” diye konuştu.

“Amerika’da elde ettiğiniz başarılar en az sizler kadar bizi de milletimizi de gururlandırmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’daki başarılı iş ve bilim insanlarının sayısının daha da artacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari, bilimsel, sosyal ve kültürel alanda elde ettiğiniz başarılara paralel olarak siyasal alanda da daha fazla rol üstleneceğinizi ümit ediyorum. Önümüzdeki süreçte gerek federal düzeyde gerek eyalet düzeyinde içinizden çok daha fazla siyasi temsilci çıkarmanızı bekliyorum. Sadece Türkiye kökenlilerin sayısının 300 binleri aştığı bu güçlü topluluğa yakışan da budur” dedi.

Türk toplumunun Amerikan toplumuna yaptığı katkıların Türk-Amerikan ilişkilerine son derece olumlu yansımaları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Amerika’da yaşayan Türk vatandaşları ve soydaşların kurduğu sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’yi, kültürünü ve tarihini Amerikalılara tanıtmaya yönelik çalışmalarını takdirle takip ettiğini bildirdi.

Türk-Amerikan toplumunun belirli bir olgunluğa eriştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk toplumunun, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye-Amerika ilişkilerine daha büyük katkılar vereceğine inandığını söyledi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilişkiler itibarıyla ortak değerlere, ortak çıkarlara ve köklü bir geçmişe dayanan iki dost ve müttefik ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazı konularda dönem dönem görüş ayrılıkları yaşasak da birçok bölgesel ve küresel meselede benzer tutum ve çıkarlara sahibiz. Ekonomik açıdan da büyük ve her geçen gün artan bir iş birliği potansiyelimiz var. Salgına rağmen ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar doları aştı. Bu yıl da inşallah 25 milyar dolar seviyelerine ulaşacağız. 100 milyar dolar hedefine erişmek için de çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ile haziran ayında Brüksel’de gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğini her alanda güçlendirmek için birlikte çalışma yönündeki kararlılıklarını teyit ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’nin Amerika’daki elçileri olarak Türkiye-Amerika ilişkilerinin öneminin ve potansiyelinin Amerikalı dostlarımıza anlatılmasında sizlere önemli görevler düşüyor. Türkiye karşıtı lobilerin yürüttüğü habis faaliyetleri, aslı astarı olmayan karalama kampanyalarını sizler gayet iyi biliyorsunuz. Bu çevrelerin çabalarının akim bırakılmasında sizlerin çalışmaları büyük önem taşıyor. Sizden PKK, YPG ve FETÖ’nün gerçek yüzünü Amerikalı dostlarınıza bıkmadan, usanmadan anlatmaya devam etmenizi bekliyoruz. Burada bir hususun altını tekrar çizmek isterim; ne kadar büyük olursa olsun hakikat güneşinin karşısında hiçbir yalan duramaz. Takiye ve tedbir kılıfı altında karanlık yüzlerini gizlemeye çalışsalar da FETÖ’nün eli kanlı bir terör örgütü olduğu artık gün gibi ortadadır. Bizim görevimiz demokrasi ve insanlık düşmanı bu çetenin mensuplarının hukuk ve adalet önünde hesap vermelerini sağlamaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yolunu birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, “Hep söylüyorum; birbirimize sahip çıkacağız, ailemize, evlatlarımıza, gençlerimize sahip çıkacağız. İnancımıza, dilimize, kültürümüze, sahip çıkacağız, ezeli ve ebedi kardeşliğimize sahip çıkacağız. Hem bağrından neşet ettiğimiz millete hem de içinde yaşadığımız topluma sahip çıkacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, ayrıyı gayrıyı bir tarafa bırakıp hep birlikte inşallah Türkiye olacağız. Siz buradaki hayat mücadelenizde nasıl bizden cesaret alıyorsanız biz de sizlerin birlikteliğinden, coşkusundan, kararlılığından güç alıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 yılında Maryland’de açılan Diyanet Amerika Merkezi’nin ortak çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ettiğini belirterek, “Burayı biz sadece Türkler için yapmadık, burayı tüm Müslümanlar için yaptık. Zira mescitler, camiler belli bir kavmin değil, Allah’ın evidir ve hep birlikte orada ibadetlerimizi yaparız” dedi.

Yarın da BM binasının karşısındaki Türkevi’nin açılışını yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gurur abidesi yalnızca vatandaşlarımızın değil, Müslüman Amerikan toplumunun da evi olarak faaliyet gösterecektir. İnşallah sizlerin yeni ortak adresiniz burası olacak” diye konuştu.

Bugünkü buluşmaya ev sahipliği yapan TASC üyelerine ve gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TASC’ın son dönemde etkinliğini ve görünürlüğünü giderek artırmasından duyduğum memnuniyeti de vurgulamak istiyorum. Gerek salgın döneminde ihtiyaç sahiplerine dağıttığı yardımlarla, gerek 24 saat kesintisiz yayın yapan TASC TV ile gerekse FETÖ’nün asıl yüzünün Amerikalı dostlarımıza anlatılması hususunda gösterdiği kararlı duruşta öne çıkan TASC’ı başarılı faaliyetlerinden ötürü yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı. için yorumlar kapalı 23443

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğüdünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.

Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.