Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber ve ATV ortak yayınına katıldı 0 85046

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, A Haber- ATV- A Para- A News- A2- A Haber Radyo ortak canlı yayınına konuk oldu.

Mabeyn Köşkü’nde gerçekleştirilen ve “Başkan Erdoğan ile Gündem Özel” başlığıyla ekrana gelen programda kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ NEYİ GEREKTİRİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

Soçi’deki Suriye Zirvesi’yle ilgili soruya verdiği cevapta zirvenin 5. toplantısını İstanbul’da yapacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdikleri zirvelerin çok verimli ve faydalı olduğunu, artık herkesin Türkiye’nin gücünü ve samimiyetini anladığını,  zirve kapsamında İran ve Rusya ile birlikte ortak arayışı sürdüreceklerini, Türkiye’nin ulusal güvenliği neyi gerektiriyorsa onu yapacaklarını söyledi.

“ABD’NİN ÇEKİLME KARARINI YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

ABD Başkanı Donald Trump’ın 24 saat içerisinde Suriye’ye dair çok önemli bir açıklama yapacağına ilişkin duyurunun hatırlatılarak, “Trump’ın ne açıklamasını bekleyebiliriz?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ABD Başkanı Trump’ın Kongre’den bir para talebinin olduğuna işaret etti Trump’ın Demokratların desteğini alabilmek için ‘DEAŞ’a karşı zaferi kazandık’ şeklinde bir açıklama yapabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bir zafer ilanı olabilir. Bu ilanı yaparken de burada tabii DEAŞ’ın coğrafi hâkimiyetini sonlandırmak gibi bir dert yok. DEAŞ’ı tamamen bitirmek ve DEAŞ’a kaynaklık eden özellikle ortamı sonlandırmak olabilir. Başka bir şey de olmaz diye düşünüyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın göreve geldiğinden bu yana yanındaki generallerin sürekli değiştiğini yönetimin Suriye’den çekilme konusunda kendi içinde uzlaşıdan uzak bir görünüm sergilediğine dikkat çekerek ABD’nin çekilme kararını yakından takip ettiklerini, kendi planlarını hayata geçirme noktasında bunu kullanmakta da kararlı olduklarını kaydetti.

Kobani döneminde eski ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisini arayarak ‘Kobani’de bize yardımcı olun, oradaki Kürtleri kurtaralım. Aksi takdirde 24 saatte bu insanlar yok edilecek’ dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ABD’nin silah desteği vererek orada âdeta bir terör örgütü oluşturduğunu vurguladı. Kobani’den o dönemde 300 bine yakın Kürt kökenli Suriyelinin geldiğini ve hâlâ büyük bir kısmının Türkiye’de devlet güvencesi altında yaşadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de kalkıyorlar utanmadan, sıkılmadan, ‘Türkiye Kürtlere düşmanlık ediyor.’ Bu nasıl düşmanlıktır, Kobani’den gelenler şu anda Türkiye’de yaşıyor. Türkiye onlara her türlü güvenceyi vermiş, her türlü korumayı yapıyor. Bize ‘Böyle böyle Kürtlere olumsuz yaklaşımlarınız varmış.’ Elinize, dilinize dursun, bilmeden bunları nasıl söylüyorsunuz, nasıl konuşuyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“FETÖ ELEBAŞININ İADESİNE İLİŞKİN ABD’NİN HÂLÂ SAMİMİ DAVRANMIYOR”

FETÖ elebaşının iadesine ilişkin de ABD’nin hâlâ samimi davranmadığını, Türk yargısının kendisiyle ilgili onca kararı varken ve Türkiye tarafından onunla ilgili 85 klasör dosya gönderilmesine rağmen örgüt elebaşının gönderilmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka ülkelerden FETÖ mensuplarının iadesine ilişkin “Biz iade sürecinin şu anda takipçisiyiz. Bir kısmını paketledik, yeni paketler de gelecek” dedi.

Soru üzerine gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizim bu işi uluslararası mahkemeye taşıma noktasında kararlılığımız var” diyerek, konuyla ilgili gerek Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları ile Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) çalışmaları olduğunu, cinayetin nasıl, nerede, kimler tarafından işlendiğine ilişkin bilgileri bu yargıyı yapacak olan mercilere teslim edeceklerini açıkladı.

“BİZİM TARİHİMİZDE SOYKIRIM YOKTUR”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 24 Nisan’ı sözde Ermeni soykırımını anma günü ilan etmesine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri rahatsız olacak diye gerçekleri dile getirmekten geri durmayacaklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’nın tarihinde ‘modern tarihin ilk soykırımı’ olarak adlandırılan 600 bin Katolik’in hayatını kaybettiği Vendee soykırımının olduğunu, 1839’da Gabon’u bir köle ticaret merkezi hâline getirdiklerini, 1872-1954 yılları arasında Vietnam’da 500 binden fazla Vietnamlının, 132 yıl Fransız işgali altında kalan Cezayir’de 1,5 milyon Cezayirlinin Fransızlar tarafından katledildiğini ve Fransa’nın Burkina Faso, Moritanya, Çad, Kamerun’daki benzer katliamlarını hatırlattı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a “Sen daha siyasette yenisin, önce bunun tarihini bir öğren” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Macron, sen önce bir defa bu işi hallet. Bizim tarihimizde soykırım yoktur. ‘Ermeni soykırımı’ diye sözde bu ifadeyi dikkatli kullan. Önce bu işin bir tarihini öğren. Ermeniler, bizim ülkemizde hiçbir zaman soykırıma tabi tutulmadığı gibi şu anda ülkemizde 100 bin civarında vatandaş, vatandaş olmayan Ermeni var. Bunlar bizim ülkemizde yaşıyorlar. Yaşamaya da devam edecekler. Biz bunların mesela vatandaş olmayanları Ermenistan’a gönderebilirdik ama göndermedik. Çünkü kendi ülkelerinde bunların huzuru yoktu ama şu anda nereden çıktıysa bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü, Macron çıktı Ermenileri öptü. Hayırlı olsun.”

“AVRUPA BİRLİĞİ YETKİLİLERİ DÜRÜST DEĞİL”

“Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde kapıda bekletilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? AB sürecinde neredeyiz?” sorusuna verdiği cevapta AB’nin tavrına ilişkin, “Ben buna ikiyüzlülük demiyorum, çok yüzlülük diyorum, bunu iktidara geldiğimizden bu yana bize karşı hep uyguladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB yetkililerinin dürüst olmadığını ve yalan söylediklerini ifade etti. AB’nin Türkiye ile yaptığı vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasında sözlerini tutmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi almamalarını artık açıklıyorum, ifşa ediyorum; tek sebebi var, biz Müslümanız, bizi Müslüman olduğumuz için almıyorlar. Çıkın açıklayın bunu, bunu da açıklayamıyorlar. ‘Nereden biliyorsun bunu?’ Bunu yine bu ülkelerin içinde görev yapmış Dışişleri Bakanlarından öğrendim. İtirafları… Vakti saati geldiğinde ismini de açıklarım. Bunlar bu kadar açık, net ortada” sözlerine yer verdi.

ASKERLİK SÜRESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlik süresine ilişkin sorulan soruya cevaben nihai noktayı henüz koymadıklarını belirtti ve milletin askerlikten bağını koparmadan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyacının karşılandığı, yükümlü her vatandaşın askerlik eğitimi aldığı, kamuoyunda olumlu algılanacak bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Bedelli askerlik ile dövizli askerlik uygulamalarında ödenecek tutarın aynı olacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TSK’nın personel kaynağı noktasında herhangi bir sıkıntıya girmeyeceği ve ihtiyaçlarının gözetileceği yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını belirtti.

Kartal’da çöken Yeşilyurt Apartmanı’yla ilgili olarak iki dönemdir görev yapan CHP’li Kartal Belediye Başkanı’nın beş gün sonra olay yerine gittiğine ve ana muhalefet partisi liderinin bundan dahi haberi olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Peki Bay Kemal 21 kişinin şehit olduğu böyle bir vakada, sen neredesin? Sen de oraya bir uğrayamaz mıydın? Ne olurdu, yuhalanırdın diye mi korktun? Dokuz şehidimizin cenazesini kaldırdık. İstifa eden Akif Hamzaçebi o gün oradaydı ama Bay Kemal gene yoktu. Niye yoktun Bay Kemal? Sen nerede varsın?”

“SAĞLIK ALANINDA DOKTOR, SAĞLIK MEMURU VE HEMŞİRE SAYISINI ARTIRACAĞIZ”

AK Parti iktidarları döneminde sağlık alanında yaşanan dönüşüme de değinilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet liderinin SSK genel müdürü olduğu dönemde hastanelerde ölenlerin rehin alındığını, SSK’lıların eczanelerden ilaç alamadığını hatırlattı. Şimdi artık daha ileri bir noktaya geçilerek, şehir hastaneleri döneminin başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3 bin 600 yataklı Bilkent’teki Ankara Şehir Hastanesi’nin çok yakın bir zamanda açılışının yapılacağını aktardı. Ankara Şehir Hastanesi’ne komşu hastanelerin taşınmaya ve hastanede hasta kabulüne başlandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında doktor, sağlık memuru ve hemşire sayısını artıracaklarını dile getirdi.

“TAHAMMÜLSÜZLÜK, BİZİM DEĞERLERİMİZE UYGUN DEĞİL”

Sanatçı Ferman Akgül’ün konser için gittiği Avustralya’da rahatsızlandığı ve orada aldığı sağlık hizmetinden memnun kalmadığı, bunun üzerine sosyal medyada Türkiye’nin sağlık sisteminin daha iyi olduğuna dair yaptığı sosyal medyada paylaşımının ardından kendisine yönelik bir linç kampanyasının yürütülmesine ilişkin görüşü sorulan ve “Sizinle toplantı yapan sanatçılar, sporcular, sinemacılar linç kampanyasına maruz kalıyorlar, şahsınız da öyle. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada üzüldüğünü, ülkede eğer bir ayrımcılık varsa, bunun sanatçılardan veya siyasetçilerden kaynaklanmadığının ortaya çıktığını, tam aksine birilerinin düşünce dünyasına uymayacak hareketler içerisine girildiği zaman bunun yapıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumu 16-17 yıldır yaşadıklarını ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama kim ne derse desin sanatçı zaten sanatıyla, bir defa kendisine olan muhabbeti her zaman kazanacaktır ve biz de her zaman onların yanındayız. Nitekim bu son sinema yasasıyla ilgili attığımız adım da bunun bir emaresidir. Şunu bir defa bilmemiz lazım, bu nefret dili hiçbir zaman kazanamaz, bunu bileceğiz. Tahammülsüzlük, zaten bizim değerlerimize de uygun değil. Onlar istedikleri kadar tahammülsüzlük göstersinler. Şunu bilmemiz lazım, mahalle baskısı nerede ve nasıl yaşanıyor, herkesin çok iyi görmesi lazım. Şu anda benim milletim de işte bu mahalle baskısının nerelerden geldiğini, nasıl olduğunu görmek suretiyle de 31 Mart’ı buna göre değerlendirmesi lazım diye düşünüyorum.”

“ZİNCİR MARKETLERDE RAKAMLAR CİDDİ MANADA DÜŞÜŞ GÖSTERMEYE BAŞLADI”

Ekonomideki son duruma ilişkin değerlendirmesinin sorulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye kur, döviz ve enflasyon üzerinden operasyon çekilmeye çalışıldığını, son günlerde taze sebze ve meyve fiyatlarının yükseltildiğine değindi. Sektörü ve zincir marketleri, fiyatları geri çekmeleri konusunda uyardıklarını, uyarıları dikkate alınmadığı için de belediye tanzim satış noktalarını devreye soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu adımın hemen ardından fiyatların yarı yarıya düştüğünü, zincir marketlerde rakamların ciddi manada düşüş göstermeye başladığını söyledi.

Seçim sonrası şartların düzelmemesi durumunda bunu daha yaygın hâle getireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Bakkallarımıza, küçük marketlere varıncaya kadar onlarla da bunu konuşup, bu adımları atarak çok daha geniş bir satış ağını kurmuş olacağız. Bu tabii marketleri ciddi manada rahatsız edecek. Çünkü bunun arkasından ne gelecek? Eğer fiyatlarda uygun bir yere inmezlerse bu defa biz diğer ürünlere de gireceğiz. Ama bizim kesinlikle bu alanlarda da bulunmak diye bir derdimiz yok. Baktık ki her şey yerli yerine oturdu hemen biz anında çekiliriz, bizim orada kalmak diye bir derdimiz yok.”

CUMHUR İTTİFAKI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘zillet’, kendisinin ‘illet’ olarak tanımladığı millet ittifakının, ‘AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir yapılanma’ ve ‘yönetimde AK Partiyi alt edememenin bir neticesi’ olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın temellerinin ise 15 Temmuz darbe girişiminden hemen 7 Ağustos’ta Yenikapı’da atıldığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yle MHP’nin azami müştereklerinin olduğunun altını çizdi ve şunları kaydetti: “Yani bizim müşterek yanlarımız aramızda çok farklıdır. Geçmişten bugüne ve geleceğe… Ben şimdi soruyorum. Ey benim sevgili milletim, acaba bu CHP, HDP, İYİ Parti, Saadet Partisi, bu dörtlünün bırakın azami müştereğini acaba asgari müşterekleri var mı? Yani ‘en az şu konuda müşterek yanları vardır’ diyebileceğiniz var mı? Örneğin Saadet Partisi ile HDP arasında böyle bir birliktelik olabilir mi? Veya İYİ Parti ile HDP arasında olabilir mi? CHP ile HDP arasında müşterekler olabilir, orada da İYİ Parti ile onların arasında böyle bir müşterek yanların fazla olduğuna ihtimal vermiyorum fakat bunlar basit menfaatler uğruna terör örgütünün başındakileri bile savunur hâle geldiler.”

“MİLLETİN PARASINI, TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SİYASETE SIZMIŞ TEMSİLCİLERİNE YEDİRTMEYECEĞİZ”

HDP’nin birçok ilde aday göstermeme kararının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘AK Parti’yi nasıl Batı’da kaybettiririz, Doğu, Güneydoğu’yu da nasıl kazanırız?’ düşüncesiyle hareket edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teröre mesafe koymayan bu dörtlü çeteye, şunu hatırlatıyorum, er veya geç eriyeceksiniz, biteceksiniz. Bu millet, sizin bu yaptıklarınızı affetmeyecek” ifadelerini kullandı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde belediyelerine kayyum atanan şehirlerde bölge halkının huzur ve belediye hizmeti gördüğünü, öncesinde bu şehirlerin hizmet almadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben vatandaşıma sesleniyorum; ey benim Kürt kardeşim, yine bu oyuna gelecek misin? Bütün bu hizmetler size boşuna verilmedi. Bütün bu hizmetler marifet iltifata tabidir anlayışıyla bunu ortaya koyanları herhalde yalnız bırakmayacaksın ki bu yolculuk 31 Mart’tan sonra da aynı şekilde devam etsin” diye konuştu. 31 Mart’ta seçilenler içinde teröre bulaşmış olanlara da asla göz açtırmayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz bu devletin, bu milletin parasını, vergisini bu terör örgütlerinin siyasete sızmış temsilcilerine bundan sonra yedirtmeyeceğiz. Bu konuda kararlılığımız var. Bunu da herkesin bilmesini istiyorum” vurgusunda bulundu.

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ

“Bu yıl istihdam seferberliği olacak mı?” şeklindeki soru üzerine bu konuda TOBB ile bir toplantı yaptıklarını, kendilerinden 2,5 milyon civarında bir istihdam seferberliği sözü aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Henüz onlardan atılmış ciddi bir adım yok ama Hazine ve Maliye Bakanımız da süreci takip ediyor, ben de süreci takip edeceğim. Çünkü bu adımların atılması olmazsa olmaz” dedi.

31 Mart seçimlerinde bütün büyükşehirler noktasında iddialı olduklarını ve hepsine de kalifikasyonu çok yüksek arkadaşlarını aday olarak koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temennim odur ki 31 Mart akşamı, milletimizle beraber gülelim ve bütün hedefimiz özellikle memlekete, millete bir güven gelsin” şeklinde konuştu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94571

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,