“Yaşlılarımıza sahip çıkmak geleceğimize sahip çıkmaktır” 0 85050

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birinci Yaşlılık Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Medeniyet ve kültür değerlerimizin nesillerden nesillere aktarılması konusunda büyüklerimizin rolünün, okuldan, öğretmenden, kitaptan daha fazla olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla yaşlılarımıza sahip çıkmak, aynı zamanda geleceğimize sahip çıkmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birinci Yaşlılık Şûrası’na katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen şûrada Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Şûranın; ülke, millet ve özellikle yaşlılar için hayırlara vesile olmasını temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkinliği düzenleyen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile emeği geçenleri kutlayarak etkinlikte görüş ve teklifleriyle katkı sağlayanlara teşekkür etti.

“HERKESİN UZUN YAŞAMAK İSTEDİĞİ AMA YAŞLANMAK İSTEMEDİĞİ BİR DÜNYANIN İÇİNDEYİZ”

İlk insandan bugüne yaşlılığın, hayatın kaçınılmaz bir dönemi olarak insanın karşısına çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkesin uzun yaşamak istediği ama yaşlanmak istemediği bir dünyanın içindeyiz. En önemlisi de, hangi yaşta bulunduğumuzdan ziyade o vakte kadar ne yaptığımız, nasıl yaşadığımızdır” diye konuştu.

Dünya nüfusunun, özellikle gelişmiş ülkelerde, hızla yaşlandığına, birkaç asır önce 40’ı bulmayan ortalama hayat süresinin, bugün 70’in üzerinde olduğuna, bazı ülkelerde bu sürenin 90’ı zorladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, çözüm bekleyen pek çok meseleyi de beraberinde getirdiğine değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle gelişmiş ülkelerin, hızla yaşlanan nüfusları sebebiyle ciddi bir gelecek endişesi içinde olduğuna ve azalan genç nüfusun yerini diğer coğrafyalardan gelen göçmenlerle kapattığına dikkat çekti ve “Buna karşılık Asya ve Afrika kıtaları ile Güney Amerika, ortalamanın çok üzerinde büyüyen nüfuslarıyla, âdeta dünyanın geleceğine talipler” diye ekledi.

“BİZİM GİBİ ÜLKELER İÇİN NÜFUS GÜÇTÜR”

Türkiye’nin durumunun, Batı ülkeleri kadar vahim değilse de, çok da iç açıcı görünmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus oranı yüzde 8,8’e ulaşarak 7,2 milyona çıktığını, 2040 yılında, şimdikinin yaklaşık iki katına ulaşılmasının beklendiğini söyledi.

Bu yüzden katıldığı tüm nikâh törenlerinde gençlere, en az üç çocuk, mümkünse daha fazlasını tavsiye ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bilhassa da bizim gibi ülkeler için nüfus güçtür. Nüfusumuzu, en iyi şekilde beslemek, eğitmek, donatmak, istihdam alanları oluşturmak, altyapı hizmetleri vermek şartıyla bu gücü kullanabileceğimizi biliyoruz” dedi.

“YAŞLI HİZMETLERİNİ SADECE MADDİ İMKÂNLARLA SINIRLI GÖRMEK, ONLARA YAPILACAK EN BÜYÜK HAKSIZLIKTIR”

Nüfus yapısındaki değişimin, pek çok hususun yanı sıra, yaşlılara götürülecek hizmetlerin artırılması gerektiğine de işaret ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşlı hizmetlerini sadece maddi imkânlarla sınırlı görmek, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Asıl olan yaşlılarımızın aile bütünlüğü içinde, etkinliklerini ve üretkenliklerini koruyarak, sosyal çevreleriyle birlikte bu dönemlerini geçirebilmelerini temin etmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsesi kalmayan veya ailesiyle birlikte hayatını sürdürme imkânından mahrum olan yaşlılar için huzurevinden, bakım ve rehabilitasyon merkezlerine kadar her türlü altyapıyı oluşturmaları; kendi evinde hayatını sürdürmek isteyenler için de evde temizlik, yemek, sağlık hizmeti desteği gibi imkânları da sunmaları gerektiğini, kendilerinin de bunu yaptığını söyledi.

“AİLE BÜYÜKLERİMİZİN BİZE KATTIĞI ZENGİNLİKTEN, ÇOCUKLARIMIZI MAHRUM ETMEMELİYİZ”

Sözlerinin devamında, “Ama asıl olan yaşlılarımızın aileleriyle birlikte ve sosyal hayatın içinde ömürlerini geçirmelerini sağlamak olmalıdır” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplum olarak, yaşlılarını ‘koca’ diyerek, en yüksek makama oturtan, ‘ak saçlı’ ve ‘ak sakallı’ diyerek en üst toplumsal payeyi veren, bilgeliği ve pirliği yaşlılarla simgeleyen bir kültüre sahip olunduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bir evde, büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunlar bir arada yaşayabiliyorsa, o ev gerçekten günün 24 saati yaşayan, günün 24 saati içinde huzur bulunan bir yerdir. Olması gereken budur” şeklinde konuştu.

Ancak, büyükşehir hayatının böyle bir aile modelini giderek zorlaştırdığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, aile büyükleriyle ilişkilerin, neredeyse bayram ziyaretlerinin bile ihmal edildiği bir periyoda dönüşmesini asla kabul edemeyeceklerinin altını çizerek, “Aynı şehirde yaşayıp da, en azından her hafta sonu anne, babalarımızı torunlarıyla bir araya getirmiyorsak, hem çocuklarımıza hem büyüklerimize haksızlık yapıyor, vebal altına giriyoruz demektir” dedi.

Yaşlı bakım hizmetleri ve aktif yaşlanma konusu kadar, bu meseleye de önem vermeleri; bunun için teşvik mekanizmalarını kurmaları gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Ülkemizde, özellikle de sıkıntılı dönemlerde, ana, baba ocağının sığınılacak güvenli bir liman olarak görülmesi, köklerimizin hâlâ sağlam olduğunu gösteriyor. Hepimizin yetişmesinde emeği olan, fikir ve gönül dünyamızın şekillenmesinde katkısı bulunan aile büyüklerimizin bize kattığı zenginlikten, çocuklarımızı mahrum etmemeliyiz. Medeniyet ve kültür değerlerimizin nesillerden nesillere aktarılması konusunda büyüklerimizin rolünün, okuldan, öğretmenden, kitaptan daha fazla olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla yaşlılarımıza sahip çıkmak, aynı zamanda geleceğimize sahip çıkmaktır.”

“İNSAN GENÇLİĞİNDE ÖĞRENİRKEN, YAŞLILIĞINDA ANLAR”

Tarihe bakıldığında en önemli eserlerin pek çoğunun, yaşlılık dönemlerinde verildiğine işaret ederek, Mimar Sinan’ın, en muhteşem eseri olan Selimiye Camii’ni inşa ettiğinde 80 yaşında verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biruni, Cabir, Farabi, Cezeri, Kindi, Piri Reis, Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi pek çok âlimin, asırlara ışık tutan eserlerini, bugün yaşlılık olarak nitelenen dönemlerinde verdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Son nefesine kadar hep ileriye bakan nice bedeni yaşlı ruhu genç insanımız vardır. Gerçekten de, insan gençliğinde öğrenirken, yaşlılığında anlar. İşte o anlama kabiliyetinin değerine paha biçilemez. Bunun için ‘Yüzümüz değil, asıl aklımız buruşmaya başladığında yaşlanırız.’ diyoruz. Bizi yaşlandıran nüfus kâğıdımızdaki rakamlar değil; ülkemize, milletimize, şehrimize, ailemize hâlâ verecek bir şeylerimiz varken bunlardan imtina etmektir. Maddi ve manevi anlamda üretkenliğini devam ettiren yaşlılarımız, kendileriyle birlikte topluma da çok büyük katkıda bulunmuş olur.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2019-2023 dönemini kapsayan Yaşlı Vizyon Belgesi hazırladığını ve bu çalışmada yaşlıların pek çok alana aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan programların yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılından bu yana, yaşlılar için çok önemli hizmetleri hayata geçirdiklerine dikkat çekti.

“KÖKLERİMİZİN EN GÜÇLÜ GÖSTERGESİ YAŞLILARIMIZLA KURDUĞUMUZ İLİŞKİ BİÇİMİDİR”

“Kimsesizlerin kimsesi bir sosyal devlet olduğumuzu göstererek, hiçbir yaşlımızı sokakta veya çaresiz bir şekilde dört duvar arasında bırakmıyor, hepsine de sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ülkede 396 huzurevinde 33 bin 146 kişilik bir kapasite olduğunu, 65 yaşını geçenlere ödenen yaşlılık maaşını 24 liradan 601 liraya çıkardıklarını, geliri asgari ücretin üçte ikisinden az olan yaşlılara hizmet alımı yoluyla bakım hizmeti verdiklerini, engelli yaşlıların evlerinde bakımı için 1.305 lira ödendiğini, 65 yaş üzeri kişilerin tüm şehir içi ulaşımdan ücretsiz, şehirlerarası demiryolu ve denizyolu ulaşımında ise yüzde 50 indirimli yararlanmasını sağladıklarını hatırlattı.

Evde bakım ve gündüzlü bakım hizmetlerini desteklenmesi amacıyla başlatılan Yaşlı Destek Programıyla 35 binden fazla kişiye ulaşıldığını, Aktif Yaşam Merkezleriyle, yaşlı ve engellilerin sosyal hayata katılımlarını kolaylaştırdıklarını, emeklilere 1000’er lira bayram ikramiye vermeye başladıklarını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların yanında daha pek çok hizmetle, yaşlılarımız için ‘kimsesizlerin kimsesi’ olma sözümüzü yerine getiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Antik Roma döneminin filozoflarından Çiçero, eski Atina’ya ilişkin şöyle bir hadise anlatır: ‘Atina’da ihtiyar bir adam tiyatroya gider. Kendisine Atinalıların oturduğu bölümde kimse yer vermez. Bunun üzerine ihtiyar Spartalıların oturduğu bölüme geçmek zorunda kalır. Orada hemen ihtiyara yer açılır. Atinalılar ise bu davranışı alkışlarla karşılarlar. Çünkü Atinalılar iyilik nedir bilirler, ama yapmak istemezler.’ Evet, dünyamızın hızla Atinalılaştığı bir dönemde, yaşlılarımıza sahip çıkmayı, onlara saygıda kusur etmemeyi, onları hep el üstünde tutmayı boynumuzun borcu olarak görüyoruz. Yaşlıların tek başına hayatlarını sürdürdüğü, çocukların de tek başlarına büyüdüğü bir dünya, bizim dünyamız değildir. Biz köklerimizle varız. Köklerimizin en güçlü göstergesi de yaşlılarımızla, ak saçlılarımızla kurduğumuz ilişki biçimidir. Huzurevi tabelalarının arttığı değil, kuşakların aynı çatı altında birlikte yaşadığı veya ilişkilerin her gün kesintisiz sürdüğü bir Türkiye istiyoruz. Anneciğini, babacığını huzurevine bırakan evlatlar değil, onlarla beraber yaşayan evlatlar istiyoruz. Tarihimizde ve kültürümüzde zaten var olan bu toplumsal yapıyı korumak ve ihya etmek için çalışmayı sürdüreceğiz.”

Konuşmasının sonunda, Yaşlılar Şûrası’nın, bu doğrultuda yapılacak çalışmaların daha derli toplu, daha bilinçli ve daha süratli yürütülmesine vesile olacak bir milat hâline dönüşmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, “Her birinize sağlıklı, huzurlu, daha nice güzel anılar biriktireceğiniz, güzel başarılara imza atacağınız bir ömür diliyorum” temennisiyle tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94571

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,