Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınına katıldı 0 87892

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınına konuk oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanı ile Özel” adıyla canlı olarak ekranlara getirilen ve Mabeyn Köşkü’nde gerçekleştirilen programda, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat ile Posta Gazetesi Ankara Temsilcisi Hakan Çelik’in sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinin halktaki yansımalarının sorulması üzerine, meydanlarda durumun gayet iyi olduğunu söyledi. Meydanlarda verilen mesajlar üzerinden istikamet belirleyenler olduğu gibi ideolojik bir formatlamayla siyasi partileri değerlendiren bir kesimin de bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan yatırımlarla, bu ülkeye en ufak bir yatırımı olmayan, herhangi bir kazanım sağlamayanların ideolojik formatlamasına benim halkım bu tezgâha, bu tuzağa düşmemeli” diye konuştu.

“YATAY MİMARİYE AĞIRLIK VERECEĞİZ”

AK Parti’nin yerel seçimler için açıkladığı manifestosunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir planlarına önem verdiklerini, böyle yerel yönetim anlayışlarında uzun vadeli ve hakkaniyete uygun planlar hazırlanacağını, altyapı ve ulaşım sorunlarının çözümleneceğini ve yatay mimariye ağırlık verileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin koordinesinde kentsel dönüşüm başlattıklarını, şehirleri güzelleştirmek istediklerini aktararak, şehirleri tarihlerine uygun imar etmeyi hedeflediklerini, böylelikle şehirlerin turistler için de çekim alanı olmasını amaçladıklarını kaydetti.

“Akıllı şehir” uygulamalarıyla teknolojik imkânları vatandaşların ayağına getirmek istediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunları yaparken çevreye saygılı şehirler hedeflerinden de vazgeçmeyeceklerine vurgu yaptı.

Hizmete giren millet bahçesi ve millet kıraathanelerinden örnekler vererek, projenin vatandaşlardan kabul gördüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal belediyeciliği de çok önemsediklerini, doğrudan insana dokunan, insana saygılı olan bir belediyecilik anlayışını benimsediklerinin altını çizdi.

“HALKLA BİRLİKTE YÖNETİM, ŞEFFAFLIK VE TASARRUF KONULARINDA HASSASİYET GÖSTERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkla birlikte yönetim, şeffaflık ve tasarruf konularında da hassasiyet gösterdiklerini dile getirerek, “Değer üreten şehirler, yani rüşvetle, suiistimalle değil kültür ve ekonomi başta olmak üzere her alanda hayat kalitesini yükseltmek suretiyle kazandıran bir belediyecilik anlayışını diyoruz ki biz bu seçimlerde Türkiye’nin her yerinde getirelim” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin 11 maddelik manifestosundaki hususlardan bazılarının bugüne kadar uygulandığını, bazılarının ise uygulanamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili belediyelere bu konularla ilgili sürekli ikazlarda bulunduklarını, eksikliklerin tespit edilerek gerekli adımların atılacağını bildirdi.

Atık suların denize deşarj edilmesine yönelik çok ikaz ve uyarılar yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de bu sorunun hâlâ devam ettiğini, uzun yıllardır İzmir’de belediyeyi elinde bulunduran CHP’li belediye başkanlarının bu konuda hassasiyet göstermediklerini sözlerine ekledi.

“1994 öncesiyle bugünkü İstanbul arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? 31 Mart sonrası nasıl bir İstanbul hayaliniz var?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994 öncesi İstanbul’un yaşanır bir şehir olmadığını, çöp, çamur ve çukurlarla anıldığını anlattı.

“İSTANBUL GAYYA KUYUSUNDAN BÜYÜK ORANDA ÇIKTI VE ŞİMDİ MODERN BİR ŞEHİR OLMANIN BÜTÜN BAŞLIKLARINI YAKALADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra ilk çöp dağlarını kaldırdığını, bir yıl içerisinde İstanbul’da Habitat-II Toplantısı’nın yapıldığını ve toplantı sonuç bildirgesine İstanbul’un “dünyanın en temiz şehri” olarak girdiğini hatırlattı.

İstanbul’da hava kirliliği ve su sorununu çözdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte fark; susuzluktu, hava kirliliğiydi, çöp dağlarıydı, böyle bir durum vardı. Ulaşım diye bir şey zaten İstanbul’da maalesef yoktu. Ve o zaman İstanbul’un da nüfusu söylediğim gibi 8 milyondu. Şu anda tabii bunların hepsi büyük oranda aşıldı, işte şimdi bakıyorsunuz dalçıklarıyla, kavşak düzenlemeleriyle, bütün raylı sistemleriyle vesaire metrobüsleriyle, mesela metrobüs çok ciddi bir, seri de inşa edilen bir toplu taşım imkânı getirdi” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde İETT’nin mazot kokan Icarus marka otobüslerini klimalı Mercedes marka otobüslerle değiştirdiklerini, İDO’nun deniz otobüslerinin sayısını artırdıklarını anlatarak, “Anlatılacak çok çok şeyler bu arada var ama İstanbul o gayya kuyusundan büyük oranda çıktı ve şimdi artık modern bir şehir olmanın bütün o başlıklarını yakalamış vaziyette” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olası bir depreme karşı hazırlık durumunun sorulması üzerine de kentsel dönüşümün önemine işaret ederek, zemin etütlerinden kullanılan malzemelere ve çıkılacak kat sayısına kadar her türlü başlığın hassasiyetle incelenmesi gerektiğini söyledi.

“TOKİ’Yİ, ŞEHİRLEŞMEDE GÜZELLİĞİ VE GÜVENİ YAKALAYALIM DİYE KURDUK”

TOKİ’nin tüm bu hassasiyetleri gözettiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emlak Konut’ta dâhil olmak üzere en ufak bir taviz, en ufak bir fire vermememiz lazım buna göre yapalım, çünkü TOKİ’yi biz para kazansın diye kurmadık. TOKİ’yi biz şehirleşmede güzelliği yakalayalım, şehirleşmede güveni yakalayalım, şehirleşmede emniyeti yakalayalım ve benim vatandaşım da burada huzur içinde, rahatlıkla yaşasın…” değerlendirmesinde bulundu.

Kaçak ve yıkılma riski taşıyan binalar konusunda çok sayıda ihbar geldiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “81 vilayete Çevre Şehircilik Bakanlığımız yazılarını yazdı. Şu anda yıkım noktasında sıkıntılı olan yerlere hemen valilik yazılarını gönderiyor. Hemen süratle oraların boşaltılarak kirasını biz devlet olarak vereceğiz ve gönüllülük esasına da dayalı olarak biz süratle eğer orada oturmak istiyorsa kira süresince kirada kalacak, biz ödemesini yapacağız. Konutlar bittikten sonra da tekrar gelip oraya yerleşme şansı var” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’daki yerel seçim yarışını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, “Çok açık net bir şey söyleyeyim, yani benim artık yani bu anketler, vesaire, filan, falan bunlara pek güvenim kalmadı. Çünkü geçtiğimiz seçimlerde gördük, yaşadık. Doğru dürüst bir tanesi belki yakın tutturuyor, yani yüzde 100 tutturma diye bir şey yok, ama çoğu açık ara kaybettiler bu işi tutturamadılar” değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Ankara adayı Mehmet Özhaseki’nin belediyecilikteki tecrübesini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özhaseki’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı döneminde de terör örgütünün “çukur” eylemlerinde tahrip ettiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki şehirleri yaşanır kılan icraatları olduğunu dile getirdi.

“GÜNEYDOĞU VE DOĞU’NUN YENİDEN AYAĞA KALKMASINI İSTİYORUZ”

Terör örgütünün tahrip ettiği Diyarbakır, Şırnak, Nusaybin, Hakkâri gibi şehirleri, depremin yıktığı Van ve Bingöl’ü kısa zamanda tekrar inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ayırt etmedik, bölücülük yapmadık. Yani ‘bu benim Kürt kardeşimdir’ dedik, ‘burası Kürt’tür, burada Kürtler var, size oy vermiyorlar’ biz öyle bir şey düşünmedik. Orası da benim memleketim, 780 bin kilometrekarenin içerisinde orası da.  Yani benim özellikle Sayın Bahçeli’yle zillet ittifakı, illet ittifakı diye adlandırdığımız bu birliktelik var ya bunlar Güneydoğu’yu, Doğu’yu mahvettiler. Ve biz şimdi oranın altyapısıyla, üstyapısıyla yeniden ayağa kalkmasını istiyoruz” diye konuştu.

Ankara’da CHP adayının afişlerinde parti logosunun yer almadığına, adayın CHP adayı olduğu bilinirse oy alamayacağı düşüncesiyle böyle davrandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’nin yanında kim var? HDP var. HDP’nin arkasında kim var? PKK var. Ve bütün bunların yanında mesela şu anda İyi Parti kimlere destek veriyor? Bunlara destek veriyor. Saadet kimlere veriyor? Bunlara destek veriyor, yani kimin eli kimin cebinde belli değil. Mehmet Özhaseki ise cumhurun adayı, cumhurun adayı olarak ortada. Peki, Mansur Yavaş kimin adayı? Bakın bu ortada değil. O zaman çık açık açık söyle ‘ben de şu partinin adayıyım’ de onu diyemiyor. Onu dediği anda benim vatandaşım değerlendirmesini ona göre yapacaktır ‘ha bunun arkasında terör örgütü var’ diyecektir. Ve ‘terör örgütünün arkasında olduğu bir adayı da ben desteklemem’ diyecektir. Benim MHP’li kardeşlerim de ona kesinlikle oyunu vermeyecektir.”

“DEVLETİN BELEDİYELERE VERDİĞİ PARAYI TERÖR ÖRGÜTÜNE AKTARANLARA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “yerel seçim ve sonrasında terörle bağlantısı tespit edilen olursa kayyum ataması yapılacak mı?” sorusuna, “Bizim bir defa herhangi bir terör olayına bulaşmayan, terörle ilişkisi olmayan ve seçim kazanmışsa o insanlara yönelik bizim herhangi bir adımımız olmaz.  Ama terörle ilişkisi, seçim öncesi olmuş tespit edilememişse, daha sonra bu tespit edilmişse terörle ilişkisi olan kimse biz onları orada tutmayız” cevabını verdi.

Devletin belediyelere verdiği parayı terör örgütüne aktaranlara, devletin araç gereçlerini terör örgütü için kullananlara fırsat vermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atacağımız adımda bu hassasiyete dikkat edeceğiz ve yargının vereceği kararlar neticesinde de bunlar tabi görevlerinden alınarak onların yerine bu işi en ideal şekilde yürütecek tabi ki kayyumlar atanabilir, bu kanunun, hukukun vermiş olduğu bir yetkidir. Çünkü oralarda yaşayan halkımızı biz zulmü mahkûm edemeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde “beka meselesi” hakkındaki açıklamalarının muhalefet tarafından eleştirilmesinin anımsatılması üzerine de şöyle konuştu: “Yerelin de kendi içinde bir beka meselesi vardır. Yani demokrasinin en alt kümesi neresidir diye sorulduğu zaman bir defa demokrasi tanımında demokrasi nereden başlar? Yerelden başlar. Yerelde demokrasi yoksa genelde hiç olmaz. Şimdi beka o da oradan başlıyor. Bir defa yerelde beka meselesi hallolmadıkça genelde o sıkıntı yaşar. Onun içinde bu iş öyle hafife alınacak bir şey değil. Dolayısıyla, yerelde de biz o beka meselesini çözüme kavuşturmamız lazım. Cumhur İttifakı bunu kanıtlamıştır, yerelde de kanıtlamıştır, genelde de kanıtlamıştır. Ve ülkenin bekası için taban ve teşkilatlar uyum içinde şu anda mesela çalışmaya devam ediyor. Ama zillet ittifakı bir defa kendi içinde koltuk kavgasında, bizim böyle bir derdimiz yok.”

“YENİKAPI RUHUYLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

“HDP’nin belli büyükşehirlerde aday çıkarmayacağı açıklamaları var. Üstelik de Cumhur İttifakı’nın karşısındaki adayı destekleyecekleri açıklaması var, nasıl değerlendirdiniz bu açıklamaları?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta hatta olay çok daha ileri gidiyor; daha ilerisi neresi? Bir, Pensilvanya’nın talimatları var, bir diğeri de Kandil’in talimatları var. Kandil’in talimatında ne diyor? Güneydoğu’da, Doğu’da kendi adayımızı destekleyeceğiz ama Batı’da, yani AK Parti’nin, MHP’nin güçlü olduğu yerlerde onların kazanmaması için biz aday göstermeyeceğiz diye. Ve bizim 15 Temmuz’da uğradığımız bir olay var, bunun karşılığında da bir Yenikapı ruhu tesis ettik 7 Ağustos’ta. Biz o ruhla yolumuza devam ediyoruz ve bundan sonra da terörle mücadelede aynı ruhla yolumuza devam edeceğiz” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil ve Pensilvanya’nın CHP ve HDP’nin adaylarını belirlediğine vurgu yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin sözlerinin yer aldığı kaydın izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bir defa bu kontrollü darbe girişimiyse Bay Kemal, senin 7 Ağustos’ta Yenikapı’da ne işin var, niye oraya geldin? Bay Kemal’in şu anda kullandığı bu sözü, FETÖ elebaşı da aynı sözü kullandı. Ne zaman 16 Temmuz’da ‘kontrollü darbe’ dedi ve orada işte her şeyiyle kendisi açığa çıktı. Bunu ilk önce FETÖ kullandı, ondan sonra da o kullandı, burası manidardır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN BANKACILIK SİSTEMİ DÜNYADA ÇOK CİDDİ BİR İTİBARA SAHİPTİR”

Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye hakkındaki açıklamalarının anımsatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s’un Türkiye’ye karşı kasıtlı bir politik davranış içerisinde bulunduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu değerlendirmeler bir defa ekonomik gerçekliklerden çok çok uzak, tamamen siyasidir. Ve zaten bizim artık S&P’yle de bir ilişkimiz kalmadığı için bu da onları tabi çıldırtıyor” dedi.

Türkiye’de bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün 2018 sonu itibarıyla 3,9 trilyon liraya ulaştığını, mevduat büyüklüğünün 18 yılda 138 milyar liradan 2,1 trilyon liraya yükseldiğini, toplam öz kaynakların da 25,7 milyar liradan 421,2 trilyon liraya ulaştığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunlu kredi oranının da yüzde 7’den yüzde 3,8’e gerilediği bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bankacılık sistemimiz sağlam şekilde yoluna devam etmekte, bunu rakamlar da bir defa açıkça ortaya koymaktadır. Şu anda Türkiye’nin bankacılık sistemi dünyada çok ciddi bir itibara sahiptir” şeklinde konuştu.

TANZİM SATIŞLAR

Tanzim satış uygulamasına ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulamadan özellikle zincir marketlerin rahatsızlık duyduğunu söyledi. Satışı yapılan sebze-meyvelerin fiyatlarında yüzde 50 düşüş yaşandığını, bunu gördükten sonra da ürünleri çoğalmanın gündeme geldiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “31 Mart’ta kadar bu süreci böyle devam ettireceğiz. Ama zincir marketlere ne oluyor, niye rahatsız oluyorsunuz? Biz vatandaşımızın bir defa günlük temin etmek zorunda kaldıklarını orada satıyoruz, onları veriyoruz. Yani biz et, kıyma, bunlara girmedik. Ama et, kıymada da siz aynı oyunu oynadınız, bir ara kıyma 35 liraya kadar çıktı, sonra biz ithale girince hemen orada da fiyatlar 28 liraya kadar düştü. Biz devletsek, bir defa bu zulmü ortadan kaldırmamız lazım. Ha böyle giderse bu iş, o zaman biz kalkarız, Türkiye’de 81 vilayette icabında tanzim satışları oluşturur ve bu tanzim satışları da bu şekilde vatandaşa ucuz ürün teminine çalışırız.”

Otomotiv sektörüne yönelik destek, teşvik ya da vergi düzenlemesi yapılıp yapılmayacağına dair soruya da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun kredi kartlarında ve tüketici kredilerinde vadelerin uzatılması konusunda bir çalışma yaparak, kamuoyuna açıkladığını bunun iç pazarda tüketicileri, araç almak isteyen vatandaşı rahatlatacağını söyledi.

ABD İLE İLİŞKİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile son yaptığı telefon görüşmesine ilişkin soruyu da “Sayın Trump’la ikili görüşmelerimiz geneli itibariyle olumlu geçer, olumlu geçmektedir. Bunda da yine iş Suriye konusuna gelince, burada olumlu bir görüşme yaptık diyebilirim” cevabını verdi.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın şu anda Washington’da yaptığı görüşmelerle konunun daha da farklı bir konuma geleceğini, daha net bilgileri Akar’dan alacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii günümüz özellikle liderler ilişkisinde, uluslararası ilişkilerde tabii liderlerin kendi arasındaki diplomasi son derece önemli bir husus, yani hafife alınacak gibi değil. Biz de Sayın Trump’la olumlu bir ilişkiye bu noktada sahibiz. Bu da birçok sorunu daha kolay çözmemizi sağlıyor. Ve kendisinin tabii bir daveti oldu, tabii ben de kendisine önce ben sizi bekliyorum dedim” sözlerine yer verdi.

“SURİYE’DE OLUŞTURULACAK GÜVENLİ BÖLGENİN KONTROLÜ TÜRKİYE’DE OLMALI”

Rusya ile ilişkilerin de yoğun ve olumlu devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve ABD ile ilişkilerde belirlenen isimler üzerinden görüşmelerin devam ettiğini, böylelikle liderlerin görüşmelerinde neticenin daha kolay alındığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin çok önem verdiği bir ismi Türkiye’ye büyükelçi atadığına, Büyükelçi’nin birkaç haftaya görevine başlayacağına işaret ederek, 31 Mart’tan sonra belki Washington’u ziyaret etme durumunun olabileceğini bildirdi.

Suriye’de güvenli bölge konusunu ABD Başkanı Trump ile belli bir noktaya taşıdıklarını, Türkiye sınırındaki bir güvenli bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olması gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Yani Afrin’de, Cerablus’ta, ne bileyim El Bab’da inşa ettiğimiz huzur ve istikrarı biz sınır bölgemizde de kurmamız lazım, bunu da ancak biz kurarız. Mesela göçmenlerden korkan Avrupa’nın, Suriye’de varlık göstermesini biz beklemiyoruz. Bir taraftan, ‘aman ha kapıları açma’ diyeceksiniz, ama öbür taraftan benim kapımın açık tutulmasını isteyeceksin, gelsinler Türkiye’yi vursunlar, böyle bir şeye müsaade edilebilir mi? Asla buna müsaade edemeyeceğimizi, etmeyeceğimizi biz bütün liderlere gerek Soçi Zirvesi’nde olsun, gerek Astana’da olsun, gerek diğer ikili görüşmelerde olsun, hepsini söyledik. Ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’den çekilme kararının ülkelerimizin menfaatleri ile Suriye’nin toprak bütünlüğü, bu çok önemli ve siyasi birliği aleyhinde gelişmelere yol açmaması da bizim için önem arz ediyor, biz bunu da kendilerine çok açıkça söylüyoruz. Dolayısıyla Suriye’nin toprak bütünlüğü noktasında da hemfikir olmamız lazım ve çekinmeden, yani sonra oluşacak boşluğun terör örgütleri için güvenli bölge hâline gelmesine müsaade etmeyeceğimizi de söyledik.”

“ADANA MUTABAKATI’YLA TERÖRİSTLERİ SONUNA KADAR KOVALAMA HAKKINA SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana Mutabakatı’nın yeniden canlandırılabilmesi için Şam ve Ankara arasında yeni bir mekanizma veya belli bir düzeyde bir çalışma yapılmakta mı?” sorusuna şöyle cevap verdi: “Adana Mutabakatı, bize yaptığımız operasyonlar için imkân tanıyor şu anda. Esed’e hak etmediği bir meşruiyeti biz veremeyiz. Ve dikkat edilirse Adana Mutabakatı’nın içerisinde biz teröristleri sonuna kadar kovalama hakkına da sahibiz. O bakımdan bize önemli imkân sağlıyor. Ve o günden bugüne de Adana Mutabakatı noktasında gerek bizim Esed’le münasebetlerimizin iyi olduğu dönemler dâhil hiçbir zaman artık bunu biz tek taraflı iptal ediyoruz diye önümüze gelmemiştir. Tabii bunun bu şekilde önümüze gelmemiş olması nedir? Bunun devamı anlamınadır. Ve biz de buradan hareketle Adana Mutabakatı’nı önemsiyoruz. Adana Mutabakatı’nın altında imzası bulunan diğer tarafın itiraz etme hakkı yok. Bu da bize, ya sizi işte çağırmadılar diyorlar ya bazen, rejim sizi çağırmadı, Adana Mutabakatı çok açık net bunu ortaya koyuyor. Ve Sayın Putin’in de bunu hakikaten bana ifade etmiş olması çok önemliydi ve bu aynı zamanda da Birleşmiş Milletler şartına da uygundur ve biz her türlü adımı da bu noktada ülkemizin güvenliği için atarız.”

“MÜNBİÇ’İN TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN TEMİZLENMESİ, TÜRKİYE İÇİN GÜVENLİK MESELESİ”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın ABD’nin terör örgütüne yaptığı yardımları anlatan kısa filmin gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesinin ardından doğacak boşluğu Türkiye’nin doldurması gerektiğini vurguladı.

Münbiç’in terör örgütü PYD-YPG’den temizlenmesinin Türkiye için artık bir güvenlik meselesi hâlini aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rejimin Münbiç’e yönelik tahrik girişimlerine ve PYD-YPG’nin rejimi Münbiç’e sokma çabalarına müsamaha gösterilmemelidir. Konu geniş bir çekilme planı çerçevesinde tabii ki ele alınıyor, bizim kararlılığımız devam ediyor. Belli bir süre bekleriz, oldu-olmadı bir gece ansızın gelebiliriz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanlığı’nın hazırlattığı kısa filmi Lindsey Graham’a da izlettiğini, kendisine de bir kopyasını verdiğini söyledi.

İdlib konusunda da gerekli adımları attıklarını, Rusya’nın bölgedeki HTŞ’den duyduğu rahatsızlığı gidermek için Türk istihbarat birimlerinin çalışmaları bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran’ın hassasiyetle konunun üzerinde durduğunu, üç ülke arasındaki mutabakatı her hangi bir yanlışlığa kurban etmemek için titiz davranıldığını dile getirdi.

Suriye’deki anayasa komitesine dair sıkıntıların çözüleceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herhangi bir sıkıntının olduğu yerde de biz onlara bu konularda deneyimli, tecrübeli anayasacımızla bu tür hazırlıkları yapmış olanlarla kendilerine yardımcı oluruz. Bütün mesele yani Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde siyasi yollardan çözümünü gerçekleştirelim ve bunu çok daha fazla uzatmayalım, çünkü orada da çok cana bu iş maalesef mal oldu” diye ekledi.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi konusunda gelişme olup olmadığı sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, ele geçen her türlü belgeyi, bilgiyi Amerika’ya ulaştırdıklarını, ABD dışındaki ülkelerde de FETÖ üyelerinin takip edilerek tek tek yakalanarak, Türkiye’ye getirildiğini söyledi.

“AB’NİN TÜRKİYE’Yİ OYALAMA PLANLARINA KARŞI, BİZİM DE ALTERNATİF PLANLARIMIZIN OLMASI GEREK”

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi oyalama planlarına karşı, kendilerinin de alternatif B ve C planları olması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Olur veya olmaz şunu bir defa bilmemiz lazım ki: Türkiye yani Avrupa Birliği’ne her şeyiyle bağlı bir ülke konumunda değil. Onun için ben Kopenhag Kriterleri olmazsa Ankara Kriterleri’ni tesis ederiz onunla yolumuza devam ederiz demiştim, bugün de aynı kafadayım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB konusunda nihai kararı milletin vereceğini, gerekirse millete “Tamam mı? Devam mı?” sorusunu yönelteceklerini dile getirerek, “Bu kadar bizi oyalamaya hakkınız yok. Burası bir kabile devleti değil, burası Türkiye. Bizim dünyada 22 milyon kilometrekareye hükmetmiş bir devlet anlayışımız var, bir devlet yapımız var. Bir oralardan küçüle küçüle küçüle gelmişiz 780 bin kilometrekare olmuşuz. Şu anda ‘ben Avrupa Birliği üyesiyim’ diyenlerin birçoğunda bizim izlerimiz var, hâlâ atlarımızın orada mahmuzlarının izleri var önce bunu görmeleri lazım. Bunu göremeyenlere biz değerlendirmemizi milletimizle yaparız ondan sonra da kararımızı verir yolumuza devam ederiz olay bu kadar basit” değerlendirmesinde bulundu.

GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİ

Soru üzerine gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemal Kaşıkçı cinayetini örtbas etmenin, yok saymanın mümkün olmadığını yineleyerek, şöyle devam etti: “Ben kesmeyi çok iyi bilirim diyen bir ahlaksız, bir adi var orada meğerse bu adli tıp mensubuymuş. Bakın gelişte kimi nereye gönderecekleri belli, başlarındaki lider konumunda olan isimler belli ve bu isimler ortada olduğuna göre bunu şimdi Veliaht Prens bilmeyecekte kim bilecek? Yani bunun toplamda işte 22 kişiye filan çıkarıldığını söylediler filan talimatı veren belli. Bunu Amerika’dan gelen heyet onlar bile kararı adeta kendi aralarında vermiş durumdalar ama konuşmuyorlar, konuşamıyorlar. Şimdi Suudi Arabistan, Türkiye’yle olan ilişkilerine yönelik farklı tavırlar içerisine girmek suretiyle yani bu işi farklı bir mecraya doğru akıtıyor. Eğer senin bu noktada kendinden şüphen yoksa ne korkuyorsun? Açıkça çık ortaya konuşman gereken ne varsa bunları konuş. Ama böyle sağa sola dolar, petrol dağıtmak suretiyle bu iş çözülmez, çünkü ortada bir can var ve bu bir kalemşor ve senin vatandaşın. Ve biz dünyada da bunu bu şekilde anlattık, anlatıyoruz ve anlatacağız. Çünkü bu benim ülkemde oldu, İstanbul Başkonsolosluğunda oldu bunun açığa çıkması lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni askerlik sisteminin de yakın zamanda hayata geçirileceği bilgisini verdi. Sigarayla mücadele konusunda ailece bir tavır içerisinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay’ın çalışmalarının devletle koordineli yürütüldüğünü, herkesin de bireysel olarak sigarayla mücadele etmesini istedi.

Mısır’da idam edilen gençlerin anımsatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbeci Sisi’yi destekleyenlerin Türkiye’de de 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında durduğunu ifade etti. Sisi’nin göreve geldiğinden bu yana 42 kişiyi idam ettiğini, Uluslararası Af Örgütü’nün idamları durduramadığını, Batılı ülkelerin Mısır’daki idamlara sessiz kaldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da en son idam edilen dokuz gençten birinin hâkime yönelik sözlerini hatırlatarak, bu kişilerin işkenceyle işlemedikleri suçları kabul etmek zorunda kaldıklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “’Tayyip Erdoğan niçin Sisi’yle görüşmüyor’ diyenlere cevap veriyorum; aracı olanlar oluyor, geliyor zaman zaman; ben böyle bir kişiyle asla görüşmem. Her şeyden önce, onun bir defa genel afla içerideki bütün bu insanları serbest bırakması lazım, serbest bırakmadığı sürece de biz kalıp Sisi’yle görüşemeyiz” diye konuştu.

Meclis başkanlığı konusunda AK Parti TBMM Grup Başkanı’nın gerekli görüşmeleri yaptığını, tek isimle seçime gidilmesi kararı verildiğini ve AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop’tan aday olmasını rica ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin oluşacak yeni yapıda gerekli planlamaları yaptığını açıkladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94571

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,