“Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz” “Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz” için yorumlar kapalı 91996

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahan mitinginde yaptığı konuşmada, “Toplu vuran yürekleri, hiçbir fani güç sindiremez, esir alamaz. Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz. Türkiye’nin yürüyüşünü engellemeye çalışanların sürekli farklılıklarımızı kaşıması asla tesadüf değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında AK Parti Ardahan mitingine katıldı. İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“ARDAHAN, İSTİKRAR VE GÜVEN ORTAMININ DEĞERİNİ ÇOK İYİ BİLİR”

Ardahan’ın, Türkiye’nin çukur terörüyle esir alınmak istendiği o zorlu günlerde ‘teröre hayır’ dediğini 24 Haziran seçimlerinde AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı açık ara birinci yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahanlılara desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Bu sene 100’üncü yılının kutlandığına işaret ederek Erzurum ve Sivas Kongrelerine öncülük eden Kars Millî İslâm Şurası, Oltu İslâm Şurası, Birinci ve İkinci Ardahan Kongreleriyle hürriyet meşalesinin ilk önce bu topraklarda yakıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ardahan, bu sebeple bağımsızlığın kıymetini bilir. Ardahan, hür yaşamanın, kendi toprağında özgür yaşamanın değerini iyi bilir. Ardahan, istikrar ve güven ortamının değerini çok iyi bilir” diye konuştu.

“EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMANIN ANAHTARI BİRLİK SİYASETİDİR”

“Son bir asırda yaşadıklarımız bize şu gerçeği defalarca göstermiştir: Birlik olmadan dirlik olmaz. Barış olmadan huzur olmaz. Beraberlik olmadan zafer olmaz. Kenetlenme olmadan başarı olmaz. Dayanışma olmadan refah, kalkınma, gelişme olmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik kalkınmanın da, soysal kalkınmanın da anahtarının birlik siyaseti olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplu vuran yürekleri, hiçbir fani güç sindiremez, esir alamaz. Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz. Türkiye’nin yürüyüşünü engellemeye çalışanların sürekli farklılıklarımızı kaşıması asla tesadüf değildir” ifadelerini kullandı.

Daha önce sağ-sol ve Alevi-Sünni denilerek son 30 yıldır da Türk-Kürt denilerek milletin kardeş kavgasına sürüklenmek istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu kavgalar yüzünden 70’lerde, 80’lerde ve 90’larda ciddi bedeller ödediğini, kardeşi kardeşe kırdırma politikasının ülkeye maddi-manevi çok büyük faturalarının olduğunu kaydetti.

O dönemde darbe gölgesinin millî iradenin üstünden eksilmediğini, medya patronlarının bakan-başbakan tayin edip siyaseti dizayn ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine o dönemde faili meçhullerin sıradanlaşıp sokaklarda terör, ölüm ve şiddetin kol gezdiği acı günlere şahit olunduğunu, gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500’lere, yıllık enflasyonunun yüzde 100’lere ulaştığı zamanların yaşandığını hatırlattı.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ, KARDEŞLİĞİMİZ HİÇ OLMADIĞI KADAR PERÇİNLENDİ”

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin, terör tehdidinden dolayı hak ettiği hizmetlerin hiçbirini alamadığını, devletin yaptığı yatırımların ise terör örgütü mensupları tarafından engellendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin bölgeye gönderdiği öğretmen, doktor, kaymakam, hâkim-savcı, imam ve hemşirelerin bölücü terör örgütü tarafından tehdit edildiğine, bazılarının şehit edildiğine ve kaçırıldığına değindi.

Konuşmasının bir bölümünde, alandaki kurulu dev ekrandan, bölücü terör örgütü güdümündeki partinin yetkilileri tarafından PKK-PYD-YPG terör örgütleri ve örgüt elebaşı için söylenmiş destek ve övgü ifadelerini içeren görüntüleri vatandaşlara izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün bölgede eğitim, sağlık, emniyet, ulaşım gibi en temel hizmetleri dahi bölgede yaşayanlara çok gördüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu makûs talihin, milletin desteği kendilerinin gayretleriyle 3 Kasım 2002’den itibaren değişmeye başladığının ve Türkiye’nin, ayağına vurulan prangalardan kendi dönemlerinde kurtulduğunun altını çizerek, “Milletimiz yıllardır hasretini çektiği birlik siyasetine, hizmet ve eser siyasetine AK Parti iktidarları döneminde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, kardeşliğimiz hiç olmadığı kadar perçinlendi” şeklinde konuştu.

“BÖLGELER VE VİLAYETLER ARASINDAKİ GELİŞMİŞLİK FARKI EN ÇOK BİZİM DÖNEMİMİZDE AZALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “AK Partinin birlik siyasetiyle ülkemiz sadece kurulan tuzakları bozmadı, aynı zamanda ekonomik kaynaklarını çok daha verimli, çok daha etkin bir şekilde kullanmayı başardı. Bakınız, uzun yıllar sonra başta doğu illerimiz olmak üzere 81 vilayetimizin tamamı layık olduğu hizmetlere ilk defa bizim dönemimizde kavuştu. Bölgeler arasındaki, vilayetler arasındaki gelişmişlik farkı en çok bizim dönemimizde azaldı, çünkü biz birileri gibi bölge siyaseti yapmadık, istismar siyaseti yapmadık, biz hiçbir zaman Türkiye haritasını renklere göre bölmedik. Biz, CHP gibi sadece belli illere, belli bölgelere, sadece sahil kenarlarına hapsolan bir parti olmadık. Bilakis, ülkemizin tüm illerinden, tüm toplum kesimlerinden oy alan, çok güçlü destek gören bir siyasi hareket olduk. Biz batıya ne götürdüysek doğuya da onu götürdük. Niye? Biz 780 bin kilometrekarenin iktidarıyız. Bugün Türk’ün de, Kürt’ün de, Alevi’nin de, Sünni’nin de, dindarın da, sekülerin de, gencin de, yaşlının da partisi AK Partidir.”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine geçen 17 yılda 290 milyar liralık yatırım yaptıklarına işaret ederek tarımsal desteklerde 33,5, işsizlik yardımlarında 2, sosyal yardımlarda 59, ilçe ve köylere altyapı katkısı olarak 18, kalkınma ajansları vasıtasıyla üreticilere 5,5 milyar lira destek verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altı olan üniversite sayısını 18’e, üniversite öğrencisi sayısını ise 107 binden 616 bine çıkardıklarını hatırlattı.

Yine bu dönemde Doğu Anadolu Bölgesinde 788 binden fazla haneyi doğal gaz konforuyla tanıştırdıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 260 kilometreden 3 bin 884 kilometreye yükselttiklerini, havalimanı sayısını sekizden 12’ye, uçak yolcusu sayısını 436 binden 8 milyona çıkardıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahan’a yapılan yatırım ve hizmetlere ilişkin de bilgi verdi.

ARDAHAN’A YAPILAN YATIRIMLAR

Son 17 yılda Ardahan’a 6 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre; eğitimde 986 yeni dersliği, Ardahan Üniversitesini, 3 bin 79 kişilik yükseköğrenim yurtlarını, gençlik merkezini, kapalı yarı olimpik yüzme havuzu, futbol sahası, spor salonları ile sağlıkta 18 sağlık tesisi kazandırdıklarını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirde bin 546 konut yaptıklarını, Ardahanlı ihtiyaç sahiplerine 475 milyon liralık destek sağladıklarını dile getirdi.

Ulaşım, tarım, sulama, hayvancılık ve diğer alanlarda şehirde gerçekleştirilen ve hâlen yapım ya da proje aşamasında olan yatırım ve hizmetlerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl içinde Damal ve Hanak ilçelerine doğal gaz verileceğini, Aziziye Kışlası’nın olduğu alana, içinde müze ve millet kıraathanesinin de olduğu bir millet bahçesi yapılacağını, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi kapsamında, şehrin ticaret ve turizm potansiyeline katkı vermesi amacıyla, gümrük işletme merkezi ve donatıları da olan bir istasyonunun kurulacağını açıkladı.

Türkiye’nin sosyal devlet kavramıyla gerçek manada kendi dönemlerinde tanıştığına vurgu yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi sosyal devletin lafını ve istismarını değil, icraatını yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Senelerdir bu milleti bu CHP zihniyeti ‘makarnacı’, ‘kömürcü’ diyerek aşağılayanlar, sanki kendileri değilmiş gibi çıkmışlar bir de utanmadan ‘Türkiye’de sosyal devlet bitti’ diyorlar. 17 yıldır insanımıza her türlü hakareti yapanlar, ufuk seçim sandığını görünce şimdi sosyal devlet ilkesinden bahsediyorlar.”

“SOSYAL YARDIM ALAN VATANDAŞLAR ELEKTRİK TÜKETİM DESTEĞİ ALMAYA BAŞLAYACAK”

Vaktiyle genel müdürlüğünü yaptığı Sosyal Sigortalar Kurumu’nu batıran, söz konusu partinin liderinin şimdi sosyal devlet dersi veremeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzsüzlüktür. Genel Müdürlüğü sırasında kendine bağlı hastaneleri pisliğe, bakımsızlığa mahkûm eden bir zatın bırakın bizi eleştirmeyi, sosyal devlet lafını ağzına almaya dahi hakkı yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

“Şimdi bu zatı biraz daha mahcup edecek, biraz daha rahatsız edecek yeni bir projeyi devreye alıyoruz” diyerek, düzenli sosyal yardım alan vatandaşların hanedeki kişi sayısına göre aylık 150 kilovatsaat karşılığı elektrik tüketim desteği almaya başlayacağını müjdeleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bu hizmetlerin, bu yatırımların kesintiye uğramaması için 31 Mart seçimlerinin çok önemli olduğunu söyledi.

“BİZİ AYIRMAYA, BİZİ BİRBİRİMİZE HASIM GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞANLARA ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “31 Mart’ta sadece belediye başkanlarını, meclis üyelerini, muhtarları seçmekle kalmayacak, aynı zamanda çok kritik bir tercihte bulunacağız. Ya son 17 yıldır olduğu gibi ‘İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün’ diyeceğiz ya da ülkemizin önünde belirsizliklere kapı aralayacağız. Unutmayın, terör belirsizlikleri sever, darbeciler güçsüz hükûmetleri sever. Milletin ekmeğine, aşına musallat olanlar zayıf iktidarları sever. Türkiye’ye husumet besleyenler kolayca yönlendirilebilecekleri öyle siyasetçileri sever. 7 Haziran sonrasında yaşadıklarımız en ufak bir zafiyette Türkiye’nin nelerle karşı karşıya kalabileceğini hepimize göstermiştir. Birliğimize, beraberliğimize hep birlikte sahip çıkacak, inşallah bir daha ülkemizi böyle bir belirsizliğin içine sokmayacağız. Bizi ayırmaya, bizi birbirimize hasım gibi göstermeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz.”

Sözlerinin devamında “tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, Ardahanlıları AK Parti merkez ve ilçe belediye başkan adaylarına destek vermeye, millî iradeye bir kez daha sahip çıkmaya çağırarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge