“Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz” 0 91549

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahan mitinginde yaptığı konuşmada, “Toplu vuran yürekleri, hiçbir fani güç sindiremez, esir alamaz. Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz. Türkiye’nin yürüyüşünü engellemeye çalışanların sürekli farklılıklarımızı kaşıması asla tesadüf değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında AK Parti Ardahan mitingine katıldı. İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“ARDAHAN, İSTİKRAR VE GÜVEN ORTAMININ DEĞERİNİ ÇOK İYİ BİLİR”

Ardahan’ın, Türkiye’nin çukur terörüyle esir alınmak istendiği o zorlu günlerde ‘teröre hayır’ dediğini 24 Haziran seçimlerinde AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı açık ara birinci yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahanlılara desteklerinden dolayı teşekkür etti.

Bu sene 100’üncü yılının kutlandığına işaret ederek Erzurum ve Sivas Kongrelerine öncülük eden Kars Millî İslâm Şurası, Oltu İslâm Şurası, Birinci ve İkinci Ardahan Kongreleriyle hürriyet meşalesinin ilk önce bu topraklarda yakıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ardahan, bu sebeple bağımsızlığın kıymetini bilir. Ardahan, hür yaşamanın, kendi toprağında özgür yaşamanın değerini iyi bilir. Ardahan, istikrar ve güven ortamının değerini çok iyi bilir” diye konuştu.

“EKONOMİK VE SOSYAL KALKINMANIN ANAHTARI BİRLİK SİYASETİDİR”

“Son bir asırda yaşadıklarımız bize şu gerçeği defalarca göstermiştir: Birlik olmadan dirlik olmaz. Barış olmadan huzur olmaz. Beraberlik olmadan zafer olmaz. Kenetlenme olmadan başarı olmaz. Dayanışma olmadan refah, kalkınma, gelişme olmaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik kalkınmanın da, soysal kalkınmanın da anahtarının birlik siyaseti olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplu vuran yürekleri, hiçbir fani güç sindiremez, esir alamaz. Aynı ideal etrafında kenetlenen, aynı hedefe yürüyen toplumların önünde hiçbir engel duramaz. Türkiye’nin yürüyüşünü engellemeye çalışanların sürekli farklılıklarımızı kaşıması asla tesadüf değildir” ifadelerini kullandı.

Daha önce sağ-sol ve Alevi-Sünni denilerek son 30 yıldır da Türk-Kürt denilerek milletin kardeş kavgasına sürüklenmek istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu kavgalar yüzünden 70’lerde, 80’lerde ve 90’larda ciddi bedeller ödediğini, kardeşi kardeşe kırdırma politikasının ülkeye maddi-manevi çok büyük faturalarının olduğunu kaydetti.

O dönemde darbe gölgesinin millî iradenin üstünden eksilmediğini, medya patronlarının bakan-başbakan tayin edip siyaseti dizayn ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine o dönemde faili meçhullerin sıradanlaşıp sokaklarda terör, ölüm ve şiddetin kol gezdiği acı günlere şahit olunduğunu, gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500’lere, yıllık enflasyonunun yüzde 100’lere ulaştığı zamanların yaşandığını hatırlattı.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ, KARDEŞLİĞİMİZ HİÇ OLMADIĞI KADAR PERÇİNLENDİ”

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin, terör tehdidinden dolayı hak ettiği hizmetlerin hiçbirini alamadığını, devletin yaptığı yatırımların ise terör örgütü mensupları tarafından engellendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin bölgeye gönderdiği öğretmen, doktor, kaymakam, hâkim-savcı, imam ve hemşirelerin bölücü terör örgütü tarafından tehdit edildiğine, bazılarının şehit edildiğine ve kaçırıldığına değindi.

Konuşmasının bir bölümünde, alandaki kurulu dev ekrandan, bölücü terör örgütü güdümündeki partinin yetkilileri tarafından PKK-PYD-YPG terör örgütleri ve örgüt elebaşı için söylenmiş destek ve övgü ifadelerini içeren görüntüleri vatandaşlara izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütünün bölgede eğitim, sağlık, emniyet, ulaşım gibi en temel hizmetleri dahi bölgede yaşayanlara çok gördüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu makûs talihin, milletin desteği kendilerinin gayretleriyle 3 Kasım 2002’den itibaren değişmeye başladığının ve Türkiye’nin, ayağına vurulan prangalardan kendi dönemlerinde kurtulduğunun altını çizerek, “Milletimiz yıllardır hasretini çektiği birlik siyasetine, hizmet ve eser siyasetine AK Parti iktidarları döneminde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, kardeşliğimiz hiç olmadığı kadar perçinlendi” şeklinde konuştu.

“BÖLGELER VE VİLAYETLER ARASINDAKİ GELİŞMİŞLİK FARKI EN ÇOK BİZİM DÖNEMİMİZDE AZALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları söyledi: “AK Partinin birlik siyasetiyle ülkemiz sadece kurulan tuzakları bozmadı, aynı zamanda ekonomik kaynaklarını çok daha verimli, çok daha etkin bir şekilde kullanmayı başardı. Bakınız, uzun yıllar sonra başta doğu illerimiz olmak üzere 81 vilayetimizin tamamı layık olduğu hizmetlere ilk defa bizim dönemimizde kavuştu. Bölgeler arasındaki, vilayetler arasındaki gelişmişlik farkı en çok bizim dönemimizde azaldı, çünkü biz birileri gibi bölge siyaseti yapmadık, istismar siyaseti yapmadık, biz hiçbir zaman Türkiye haritasını renklere göre bölmedik. Biz, CHP gibi sadece belli illere, belli bölgelere, sadece sahil kenarlarına hapsolan bir parti olmadık. Bilakis, ülkemizin tüm illerinden, tüm toplum kesimlerinden oy alan, çok güçlü destek gören bir siyasi hareket olduk. Biz batıya ne götürdüysek doğuya da onu götürdük. Niye? Biz 780 bin kilometrekarenin iktidarıyız. Bugün Türk’ün de, Kürt’ün de, Alevi’nin de, Sünni’nin de, dindarın da, sekülerin de, gencin de, yaşlının da partisi AK Partidir.”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine geçen 17 yılda 290 milyar liralık yatırım yaptıklarına işaret ederek tarımsal desteklerde 33,5, işsizlik yardımlarında 2, sosyal yardımlarda 59, ilçe ve köylere altyapı katkısı olarak 18, kalkınma ajansları vasıtasıyla üreticilere 5,5 milyar lira destek verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altı olan üniversite sayısını 18’e, üniversite öğrencisi sayısını ise 107 binden 616 bine çıkardıklarını hatırlattı.

Yine bu dönemde Doğu Anadolu Bölgesinde 788 binden fazla haneyi doğal gaz konforuyla tanıştırdıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 260 kilometreden 3 bin 884 kilometreye yükselttiklerini, havalimanı sayısını sekizden 12’ye, uçak yolcusu sayısını 436 binden 8 milyona çıkardıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ardahan’a yapılan yatırım ve hizmetlere ilişkin de bilgi verdi.

ARDAHAN’A YAPILAN YATIRIMLAR

Son 17 yılda Ardahan’a 6 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre; eğitimde 986 yeni dersliği, Ardahan Üniversitesini, 3 bin 79 kişilik yükseköğrenim yurtlarını, gençlik merkezini, kapalı yarı olimpik yüzme havuzu, futbol sahası, spor salonları ile sağlıkta 18 sağlık tesisi kazandırdıklarını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirde bin 546 konut yaptıklarını, Ardahanlı ihtiyaç sahiplerine 475 milyon liralık destek sağladıklarını dile getirdi.

Ulaşım, tarım, sulama, hayvancılık ve diğer alanlarda şehirde gerçekleştirilen ve hâlen yapım ya da proje aşamasında olan yatırım ve hizmetlerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl içinde Damal ve Hanak ilçelerine doğal gaz verileceğini, Aziziye Kışlası’nın olduğu alana, içinde müze ve millet kıraathanesinin de olduğu bir millet bahçesi yapılacağını, Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi kapsamında, şehrin ticaret ve turizm potansiyeline katkı vermesi amacıyla, gümrük işletme merkezi ve donatıları da olan bir istasyonunun kurulacağını açıkladı.

Türkiye’nin sosyal devlet kavramıyla gerçek manada kendi dönemlerinde tanıştığına vurgu yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi sosyal devletin lafını ve istismarını değil, icraatını yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ekledi: “Senelerdir bu milleti bu CHP zihniyeti ‘makarnacı’, ‘kömürcü’ diyerek aşağılayanlar, sanki kendileri değilmiş gibi çıkmışlar bir de utanmadan ‘Türkiye’de sosyal devlet bitti’ diyorlar. 17 yıldır insanımıza her türlü hakareti yapanlar, ufuk seçim sandığını görünce şimdi sosyal devlet ilkesinden bahsediyorlar.”

“SOSYAL YARDIM ALAN VATANDAŞLAR ELEKTRİK TÜKETİM DESTEĞİ ALMAYA BAŞLAYACAK”

Vaktiyle genel müdürlüğünü yaptığı Sosyal Sigortalar Kurumu’nu batıran, söz konusu partinin liderinin şimdi sosyal devlet dersi veremeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzsüzlüktür. Genel Müdürlüğü sırasında kendine bağlı hastaneleri pisliğe, bakımsızlığa mahkûm eden bir zatın bırakın bizi eleştirmeyi, sosyal devlet lafını ağzına almaya dahi hakkı yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

“Şimdi bu zatı biraz daha mahcup edecek, biraz daha rahatsız edecek yeni bir projeyi devreye alıyoruz” diyerek, düzenli sosyal yardım alan vatandaşların hanedeki kişi sayısına göre aylık 150 kilovatsaat karşılığı elektrik tüketim desteği almaya başlayacağını müjdeleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bu hizmetlerin, bu yatırımların kesintiye uğramaması için 31 Mart seçimlerinin çok önemli olduğunu söyledi.

“BİZİ AYIRMAYA, BİZİ BİRBİRİMİZE HASIM GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞANLARA ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “31 Mart’ta sadece belediye başkanlarını, meclis üyelerini, muhtarları seçmekle kalmayacak, aynı zamanda çok kritik bir tercihte bulunacağız. Ya son 17 yıldır olduğu gibi ‘İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün’ diyeceğiz ya da ülkemizin önünde belirsizliklere kapı aralayacağız. Unutmayın, terör belirsizlikleri sever, darbeciler güçsüz hükûmetleri sever. Milletin ekmeğine, aşına musallat olanlar zayıf iktidarları sever. Türkiye’ye husumet besleyenler kolayca yönlendirilebilecekleri öyle siyasetçileri sever. 7 Haziran sonrasında yaşadıklarımız en ufak bir zafiyette Türkiye’nin nelerle karşı karşıya kalabileceğini hepimize göstermiştir. Birliğimize, beraberliğimize hep birlikte sahip çıkacak, inşallah bir daha ülkemizi böyle bir belirsizliğin içine sokmayacağız. Bizi ayırmaya, bizi birbirimize hasım gibi göstermeye çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz.”

Sözlerinin devamında “tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, Ardahanlıları AK Parti merkez ve ilçe belediye başkan adaylarına destek vermeye, millî iradeye bir kez daha sahip çıkmaya çağırarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94571

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,