“Dünyada her gün dengeler bozulurken, Türkiye dimdik ayakta kalmayı başarmıştır” 0 93515

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu mitinginde yaptığı konuşmada, “Dünyada her gün dengeler bozuluyor, yeni dengeler kuruluyor. Bu sancıların en acı, en dramatik, en kanlı, en vahşi sonuçları bölgemizde tezahür ediyor. Türkiye, işte böyle çalkantılı bir süreçte, maruz kaldığı tüm saldırılara ve tehditlere rağmen, dimdik ayakta kalmayı başarmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında AK Parti Ordu mitingine katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Son bir yılda üçüncü kez Ordu’ya geldiğini hatırlatarak, şehre her gelişinde kendisini coşku, muhabbet ve samimiyetle bağrına basan Ordululara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ordu bir kez daha kendi kardeşine, milletin adamına, milletin partisine, gönül belediyeciliğine, tüm adaylarına sahip çıkmak için sabırsızlanıyor” diye konuştu.

“ORDU’YA NE YAPILMIŞSA ALTINDA BİZİMLE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDEN KADROLARIN İMZASI VARDIR”

“Duyduğuma göre, paçasını terör örgütlerine kaptırdığı için davamıza maalesef aykırı düşen birisi utanmadan, sıkılmadan benim dostum olduğunu söyleyerek oy devşirmeye çalışıyormuş” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dostlarının burada, bu meydanda olduğunu, kendileri için dostluk ve muhabbetin pazara değil, mezara kadar olduğunu söyledi.

“Terör örgütüyle bir olup bize parmak sallayan kişiyle bizim ne muhabbetimiz olur, ne de dostluğumuz olur” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Bu kişi, Ordu’ya yapılan her işe de sahip çıkıyormuş, sen kimsin yahu. AK Parti’nin gücünü, imkânlarını, hizmetlerini kendilerine mal edenler, en başta Ordu’ya, sizlere saygısızlık ediyor demektir. Bu şehre ne yapılmışsa, altında sadece ve sadece AK Parti’nin ve onunla yol yürümeye devam eden kadroların imzası vardır. Gittiği her kapıdan kovulan bu taklacıya, 31 Mart’ta öyle bir ders verin ki, bir daha karşınıza çıkmaya yüz bulamasın.”

“ARKALARINA TERÖR ÖRGÜTLERİNİ ALANLAR, ELLERİNİ OVUŞTURARAK SEÇİM SANDIĞINDAN ÇIKACAK SONUCU BEKLİYOR”

Arkalarına terör örgütlerini ve karanlık güçleri alan birilerinin, her seçimde olduğu gibi bu sefer de, ellerini ovuşturarak seçim sandığından çıkacak sonucu beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer istediklerini elde edebilirlerse, bir karabasan gibi ülkemizin başına çökmeye hazırlanıyorlar. Bu kifayetsiz muhterisleri de, sizlerle birlikte, inşallah bir kez daha sandığa gömeceğiz” diye ekledi.

ORDU’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Bugüne kadar Ordu’yu; yatırım, hizmet ve projelerle adına layık hâle getirmek için çalışarak, son 17 yılda şehre 21 milyar lirayı aşan yatırımlar yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımların arasında eğitim alanında 3547 adet yeni dersliğin, 3336 kişi kapasiteli yurt binalarının, gençlik merkezlerinin, spor salonlarının, yüzme havuzları ve futbol sahalarının yanı sıra yapımında sona yaklaşılan stadyumun ve Ordu Üniversitesi’nin bulunduğunu hatırlattı.

Ordulu ihtiyaç sahiplerine 2,2 milyar lira kaynak, çiftçilere 3,1 milyar lira tarımsal destek, iş adamlarına 2,3 milyar lira tutarında yatırım teşviki sağladıklarını, sağlıkta dokuzu hastane toplam 38 yeni sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını, yaklaşık 5 bin konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini, iki baraj bir gölet ve 63 taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini ve 14 tarihî eseri restore ettiklerini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşımda ise 50 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 152 km’ye çıkardıklarını, yaklaşık 40 kilometre uzunluğunda 33 tünel inşa etiklerini, içinde, 11 köprü ile altı tünelin olduğu Ordu Çevre Yolu’nda yedi köprüyü, iki çift tüp tüneli tamamladıklarını sözlerine ekledi.

“ORDU’DA DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ, GETİRECEK ÇOK HİZMETİMİZ VAR”

Eğitim, sağlık, ulaşım, sulama, tarım, arıcılık, turizm ve sanayi alanlarında şehre kazandırılan, yapımları hâlen devam eden ya da ihale ve proje aşamasında olan diğer yatırım ve hizmetlerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ordu’da daha yapacak çok işimiz var, getirecek çok hizmetimiz var. İnşallah 31 Mart’tan sonra belediye başkanlarımızla el birliği içinde bu çalışmaları yürüteceğiz” diye ekledi.

Dünyaya ve bölgeye bakıldığında en gelişmişinden en geri kalmışına kadar tüm ülkelerin sıkıntı ve arayış içinde olduğuna, dünyada her gün dengelerin bozulup yeni dengelerin kurulduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sancıların en acı, en dramatik, en kanlı, en vahşi sonuçları bölgemizde tezahür ediyor. Türkiye, işte böyle çalkantılı bir süreçte, maruz kaldığı tüm saldırılara ve tehditlere rağmen, dimdik ayakta kalmayı başarmıştır” dedi.

“GÜCÜMÜZÜN BİRLİĞİMİZDEN KAYNAKLADIĞINI GÖRENLER, BU SEÇİMLERDE DOĞRUDAN ORAYA SALDIRIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının sahibinin millet olduğunu vurguladı ve “Ülkemizin gücünün birliğinden kaynakladığını görenler, bu seçimlerde doğrudan oraya saldırıyor. Başını CHP’nin çektiği bazı kesimler de, maalesef, bu oyuna gönüllü figüranlık yapıyor. Aslında onlar da ne olup bittiği gayet iyi biliyor, gayet iyi görüyor” ifadelerine yer verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın, Türkiye’deki Suriyeli mültecilere yapılan harcamaları kastederek, ‘nereye gitti bu 35 milyar dolar’ dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl amacı, Türkiye’nin Suriye politikasını değiştireceğini ima ederek, bölgeyle ilgili hesapları olan küresel güçlere göz kırpıyor. Asıl gayesi, Türkiye’nin PYD-PKK terör örgütüne yönelik kararlı tavrından rahatsız olanlara sinyal vermektir. Bay Kemal sen Kandil’in yandaşısın, Kandilin desteklediğiyle el ele kol kolasın” diye konuştu.

Türkiye’nin, Suriyelilere yapılan harcamalar sebebiyle hazinesine yüklediği hiçbir yükün olmadığının ve tüm bu harcamaları geliri giderine denk olacak formüllerle yürüttüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî güvenlik politikalarımızı hedef almayı en önemli misyonu, en önemli işi olarak gören CHP Genel Başkanı’nın kafası bu işlere basmaz. CHP sadece ülkemize sığınan mazlumları, şehit edileceklerini bile bile Boraltan Köprüsünde katillerine teslim etmekten anlar. Bu konuları idrak etmek için önce yüreğiniz temiz olacak, kalbiniz pak olacak, gönül gözünüz açık olacak. Gönül gözü kapalı olanın dünya gözü işte böyle her şeyi para olarak görür, siyasi çıkar olarak görür, menfaat olarak, rant olarak görür.”

“FIRAT’IN DOĞUSUNU TERÖRİSTLERDEN TEMİZLEMEKTE KARARLIYIZ”

Türkiye’nin geleceğinin, tıpkı bölgenin geleceği gibi, büyük ölçüde Suriye meselesinin nasıl çözüleceğine bağlı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet Suriye meselesini, kendi sınır emniyetimizi ve Suriye halkının huzurunu, güvenliğini, refahını sağlayacak şekilde çözemezsek, ne biz, ne de Avrupa dâhil bölgemiz rahat edemez” şeklinde konuştu.

Gelinen noktada çözümü ancak, Suriye topraklarının Türkiye sınırlarına komşu bölümlerinde güvenliği ve huzuru doğrudan Türkiye’nin sağlamasıyla mümkün olabileceğini gördüklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarını yaptıklarını, İdlib’te inisiyatif aldıklarını kaydetti.

“Bunun için Mümbiç’in teröristlerden arındırılması ve ülkemizin gözetiminde yeniden yapılandırılması konusunda ısrarlıyız. Bunun için Fırat’ın doğusunu teröristlerden temizlemekte kararlıyız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka türlü Suriye meselesinin kalıcı çözümünün sağlanamayacağının, Türkiye’deki 3,6 milyon Suriyelinin kendi evlerine dönüşünün temin edilemeyeceğinin altını çizdi.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtıyla güvenli hâle getirdiği bölgelere şu ana kadar 315 bin kişi geri döndüğüne ve bu sayının her gün arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer bölgelerde de aynısını yapmak zorunda olduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’nin yeni anayasasının hazırlanması, serbest seçimlerin yapılması gibi konuları içeren siyasi süreci sağlıklı bir şekilde yönetmeye çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.

Sözlerinin sonunda ‘tek millet, tek bayrak, tek devlet ve tek millet’ vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Ordu Çevre Yolu’nun tamamlanan ve hizmete sunulan ilk etabının açılışını da yaptı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71280

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85008

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.