“İnsanlarımızın toprak ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” 0 15

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 50 bin yeni sosyal konut projesinin tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde, mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan 53 bin 626 sosyal konut ve 130 tesisin açılışı ile inşa edilecek 50 bin yeni sosyal konutun tanıtımı vesilesiyle düzenlenen törene katıldı. İstanbul Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda, vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Doğup büyüdüğü Kasımpaşa’da vatandaşlarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasımpaşa semtinin, kendisindeki İstanbul sevgisinin kök salıp aşka dönüştüğü yer olduğunu söyledi.

“İNSANINA YÜK OLAN DEĞİL, HİZMET EDEN BİR ŞEHİR VE ŞEHİR YÖNETİMİ ORTAYA ÇIKARDIK”

1989 yılındaki mahallî idareler seçiminde kazandıkları Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimini, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yalan ve dolanlarıyla kaybettiklerini; ancak bunun kendilerini İstanbulluların desteğiyle 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul için düşündüklerimizi birer birer hayata geçirmeye başladık” dedi.

Haliç’in o dönemde bir bataklığa dönüştüğünü hatırlatarak, CHP’nin 3Ç ile çöp, çukur, çamur ve çarpık yapılaşma anlamına geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, ya bu ülkeye belediyecilikte bir hizmet veremeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ne zaman bunlara mahallî idareler teslim edildiyse oralar battı. İşte İzmir, İzmir Körfezi şu anda bataklıktan geçilmiyor, o Haliç’in eski hâli neyse şu anda İzmir Körfezi’nin de hâli o” diye konuştu.

CHP’nin idaresindeki o dönemin İstanbul’unda çöplüklerin patladığını, insanların susuzluğa mahkûm edilip hava kirliliğinin öldürücü boyutlara ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetime geldikten sonra 50 bin olan doğal gaz abone sayısını 1 milyon 250 bine çıkararak şehrin havasını temizlediklerini, şehrin su sorununu çözdüklerini, kurdukları arıtma tesisleriyle Haliç’i kurtardıklarını ve daha pek çok yatırımı gerçekleştirerek devraldıkları 2,5 milyar dolar borcun da yarısını ödediklerini hatırlattı.

Parklar, spor tesisleri, kültür merkezleri, yollar, tüneller ve raylı sistemlerle İstanbul’u yaşanabilir bir şehir yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsinden önemlisi, İstanbul’u İstanbulluyla barıştırdık, kaynaştırdık. İnsanına yük olan değil, hizmet eden bir şehir ve şehir yönetimi ortaya çıkardık” diye ekledi.

“GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDE İSTANBUL’U YANIMIZDA BULDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u sadece ayağa kaldırmakla kalmayıp bölgesinin ve dünyanın en iddialı şehirlerinden biri hâline getirdiklerini sözlerine ekleyerek, “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak İstanbul’un taleplerine cevap verebilmek için gecen gündüz çalıştık, çabaladık. Hamdolsun, kendisine yapılan her işin, getirilen her hizmetin karşılığını veren bir şehir olarak İstanbul da bize sahip çıktı, girdiğimiz her mücadelede İstanbul’u yanımızda bulduk” dedi.

Bugün yeni bir mücadelenin içinde olduklarına dikkat çekerek 31 Mart mahallî idareler seçiminde hem belediye başkanlarının hem de ülkenin geleceğine ilişkin karar verileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü birileri hemen ellerini ovuşturmaya başladı. Türkiye’yi mahallî seçimler üzerinden istikrarsız hâle getirerek tüm uğraşlarına rağmen yıllardır başaramadıklarını oyunlarını yeniden sahneye koymanın hevesine kapılanlar oldu” değerlendirmesinde bulundu.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE İSTANBUL’LA BİRLİKTE BEYOĞLU’NU DA NİCE HİZMETLERLE TANIŞTIRACAĞIZ”

Konuşmasında Beyoğlu ilçesi için yapılan belli başlı bazı hizmet ve yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım alanında; Eminönü-Kabataş arasında 2,9 kilometrelik tramvay hattını hizmete aldıklarını, Taksim-Kabataş füniküler hattını açtıklarını, uzunluğu 3,5 km olan Şişhane-Haliç metro geçiş köprüsü-Yenikapı metro hattını hizmete sunduklarını, uzunluğu 10,5 km olan Kağıthane-Bomonti altı Tüneli’ni, Bomonti altı Dolmabahçe Tüneli ve Kasımpaşa Sütlüce Tünelini ve bağlantı yollarını hizmete aldıklarını hatırlattı.

İçinde dene-yap atölyelerinin, sergi alanı gibi sosyal yaşam alanlarının olduğu Zemin İstanbul Deneyim Merkezi’ni açtıklarını, Yeni Karaköy iskelesini inşa ettiklerini, 2 bin 728 araç kapasiteli altı adet otopark, dokuz park yaptıklarını, Atatürk Kültür Merkezi’nin ve Tersane İstanbul’un temelini atıp Taksim Camii’nin inşasına başladıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim sanat merkezi olacak eski Haliç Tersanesi’nin Beyoğlu’nu ve Kasımpaşa’yı bir çekim merkezi hâline getireceğini ifade etti.

Tüm alanlarda Beyoğlu’nda hizmete sundukları, yapım, ihale ve proje süreçlerinde olan diğer hizmet ve yatırımlardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde İstanbul’la birlikte Beyoğlu’nu da nice hizmetlerle tanıştıracaklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN GELENEĞİNE, GÖRENEĞİNE UYGUN ŞEKİLDE ŞEHİRLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Bugünkü törenle birlikte TOKİ’nin 50 bin yeni sosyal konut projesinin müjdesini de verdiklerini belirterek yarından itibaren Ziraat Bankası ve Halk Bank aracılığıyla talep toplanmaya başlanacağını talep toplama sürecinin 45 gün süreceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların yatay mimariyle inşa edileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.

2019 yılı içinde 67 şehirde 140 projeyle 50 bin yeni sosyal konutun ihalesinin gerçekleştirileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Proje bedeli yaklaşık 10 katrilyon lira olan bu konutlar 75 metrekare ile 128 metrekare arasında inşa edilecek. Fiyatları 116 bin lira ile 399 bin lira arasında değişecek bu konutlardan alt gelir grubuna yönelik olanların taksitleri 388 liradan başlayacak ve ödeme süresi 20 yıl olacak. Kira bile ödemiyorsun dikkat et, böyle oturacaksın bu evlerde. Kuralar çekilecek ya nasip. Orta gelir grubuna yönelik konutlarda ise taksitler 759 liradan başlayacak ve 15 yıla kadar onlara da vade imkânı… Taksit ödemeleri konutların teslimiyle başlayacağı için vatandaşlarımız kira öder gibi ev sahibi olacaklar. TOKİ’nin bu yeni kampanyası kapsamında İstanbul’da 6 bin 300, Ankara’da 2 bin 934, İzmir’de 2 bin 584 konut inşa edilecektir. Diğer konutlar da kalan illerimizde yayılacaktır.”

Mümkün olan yerlerde bu projeyle kentsel dönüşüm çalışmalarını da birleştireceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak sahiplerini mağdur etmeyeceğiz, ama kamu menfaatlerini de gözeteceğiz. Böylece köhnemiş alanları ortadan kaldırıp yerlerine yepyeni her türlü altyapıya ve üstyapıya sahip yerleşim yerleri inşa edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE KONUT EDİNME BAKIMINDAN DÜNYANIN EN CAZİP ÜLKELERİ ARASINA GİRDİ”

Düzenlenen törende TOKİ’nin geçtiğimiz yıl inşaatını bitirdiği konutların ve tesislerin toplu açılış törenini gerçekleştirdiklerine işaret ederek bunların arasından 53 bin 626 konutun, 2 bin 359 iş yerinin, 70 cami, 26 okul, altı yurt, yedi hastane, 10 sosyal tesis, beş kamu hizmet binası ve iki üniversite binasının olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların şehirlere hayırlı olması temennisinde bulundu ve yatırımların ülkeye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Türkiye’de pek çok konu gibi şehircilik ve konut faaliyetleri de devletin öncülüğünde başlayıp yürüdüğünü hatırlatarak, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin inşaat ve konut kalitesinin dünyada parmakla gösterilir hâle geldiğini, Türkiye’nin konut edinme bakımından dünyanın en cazip ülkeleri arasına girdiğini söyledi.

“EMLAK BANKASI’NIN HİKÂYESİ BİR ANLAMDA TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİDİR”

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gayrimenkul sektöründeki yaşanan gelişmelerde 1926 yılında kurulan Emlak ve Eytam Bankası’nın çok büyük katkısının olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk Meclis binası, Türk Ocağı binası, Merkez Bankası binası gibi bugün Ankara’nın sembol yapıları hâline gelen mimari örneklerin Emlak Bankası’nın başarısı olduğunu belirtti.

Emlak Bankası’nın geliştirdiği bu finansman sisteminin, bugün hâlâ kullanılan konut kredisi yönteminin temelini oluşturduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaman içinde ismi değişen banka çeşitli müdahalelerle amacı dışına çıkartılmış, istismar edilmiş ve sonuçta kapatılmıştır” diye ekledi.

Gayrimenkul sektörünün 93 yıllık geçmişe sahip bu tarihî kurumunu Türkiye Emlak Katılım Bankası adıyla yeniden canlandırma kararı aldıklarını, gerekli tüm prosedürlerin tamamlanarak bankanın fiilen faaliyete geçebilecek hâle geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın resmî açılışını yaptıklarına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının; bankanın inşaat sektörü ve Türkiye ekonomisine üreticiden tüketiciye herkes için ulaşılabilir ve uygun şartlı finansman modelleri geliştirmesi olduğunu kaydederek, katılım bankacılığı modeliyle yapacağı çalışmalarda Türkiye Emlak Katılım Bankası’na başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdü: “Emlak Bankası’nın hikâyesi bir anlamda Türkiye’nin hikâyesidir. İyi niyetle kurulan, imkânların kıt olduğu dönemlerde gerçekten güzel işlere imza atan nice kurumumuz tıpkı Emlak Bankası gibi daha sonra ifsat edilmişti. Yerli ve millî olan her şeye düşmanlığı siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenler sanayimize, tarımımıza, ticaretimize, kültürümüze, dış politikamıza ne yapmışlarsa bu kurumumuza da aynısını yaptılar. Türkiye’nin ayağa kalkmaması, milletimizin potansiyelinin farkına varıp kullanmaması için yapılan gayretler, şayet büyümemiz, gelişmemiz yolunda kullanılsaydı, inanın bana bugün bambaşka bir yerde olurduk. İstanbul’un sorunlarının çözümü için adımlar 1994’te değil de, mesela 1944’te, 1964’te atılmaya başlanmış olsaydı, bugün bambaşka bir İstanbul’a bakıyor olurduk. Çünkü bazı işler var ki ilk adım yanlış atıldığında sonra onu tamamen düzeltmek mümkün olmuyor.”

Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, büyümesi yolunda attıkları adımlarla karşılarına çıkan o sıkıntıları da aştıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını 31 Mart’ta yapılacak seçimlerin ülke ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” 0 71280

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Yeni Zelanda’daki terör saldırısı ile ilgili olarak, “Yeni Zelanda’da ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’da Nur Camii’ne ve orada ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyorum. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Maalesef dünyada yükselmekte olan ırkçılık ve İslam karşıtlığının yeni bir örneği olarak yaşanan bu acı hadiseden dolayı İslam dünyasına ve Yeni Zelanda halkına ülkem ve şahsım adına başsağlığı diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ülkemizdeki Her Vatandaşımızın En Iyi Sağlık Hizmetlerini Alabileceği Bir Yapı Kurduk” 0 85008

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki her bir vatandaşımızın, yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduk. Hastanelerimizi, binalarından içindeki teçhizata kadar her şeyiyle modernleştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilkent Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canımızı emanet ettiğimiz sağlık çalışanlarımızı yılın bir günü değil her günü baş tacı etsek yeridir” dedi.

“HEMŞİRELERİMİZİN DE 3600 EK GÖSTERGE MESELESİNİ SÖZ VERDİĞİMİZ ŞEKİLDE ÇÖZECEĞİZ”

Sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların affedilir, hafife alınır tarafı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sağlık çalışanlarımızın sıkıntılarını çözmek için her türlü gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Son olarak, polislerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte hemşirelerimizin de 3600 ek gösterge meselesini söz verdiğimiz şekilde çözeceğimizi burada tekrar ifade etmek istiyorum. İnşallah seçimden sonra ele alacağımız konulardan biri de budur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyadaki en büyük mutluluğu sağlık olarak gören bir medeniyetin mirasçısıyız. Bu anlayışla, hükûmete gelir gelmez ilk yaptığımız işlerden biri, sağlık sistemimizi baştan sona değiştirmek olmuştur. Çünkü eski Türkiye’de içimizi en çok acıtan konulardan biri sağlık sistemimizin eksikleri, yanlışları, yetersizlikleri yüzünden ortaya çıkan vahim görüntülerdi” ifadelerini kullandı.

“GÖREVE GELİR GELMEZ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI BAŞLATTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet bir nefes sıhhat gibi” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla hareket ederek, iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları işlerden birinin sağlık sistemini baştan sona değiştirmek olduğunu vurguladı ve her bir vatandaşın yaşadığı yere, gelirine, statüsüne bakılmaksızın en iyi sağlık hizmetlerini alabileceği bir yapı kurduklarını, hastaneleri her şeyiyle modernleştirdiklerini anlattı.

Türkiye’deki mevcut bin 156 hastanenin büyük bölümünü yeniden yaparak toplamda bin 282 yeni hastane inşa ettikleri, birinci basamak sağlık kuruluşlarının sayısını 8 bin 850 ilaveyle 15 bin 920’yi ulaştırdıkları, yatak kapasitesini 136 bin ilaveyle 239 binin üzerine çıkarttıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının sayısının da 550 bin ilaveyle 1 milyon 17 bine yükselttiklerini, uçağıyla, helikopteriyle, paletlisiyle, teknesiyle, motoruyla her biri en modern cihazlarla donatılmış 5 bin ambulansı da vatandaşların hizmetine sunduklarını kaydetti.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ SAĞLIK SİSTEMİNİN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Türkiye’nin bugün 1 milyon 250 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla da yetinmeyerek, çok daha ileri standartlara ulaşmak şehir hastanelerini gündeme getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini sağlık sisteminin zirvesi olarak gördüğünü dile getirerek, hedeflerinin şehir hastanesi alanına giren bir vatandaşın başka hiçbir yere gitme ihtiyacı duymadan tüm teşhis ve tedavisinin burada yapılması olduğunu açıkladı.

Bu işin sadece kamunun imkânları ve çalışma tarzıyla hayata geçirilmesinin zorluğunu gördükleri için özel sektörü devreye almaya karar verdiklerini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2007 yılında kamu-özel ortaklığı çalışmalarını yürütecek birimi kurduklarını, Emekli Sandığı, SSK ve diğer bakanlıklara ait hastanelerin hepsini bir çatı altında topladıklarını ve 2013 yılında şehir hastaneleriyle ilgili imza törenini gerçekleştirerek, inşaat sürecine başladıklarını anlattı.

Bugüne kadar Yozgat, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri, Elazığ, Eskişehir ve Manisa şehir hastanelerinin kamu-özel ortaklığı formülüyle inşa edilerek hizmete alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin de ilavesiyle bu alanda tamamı nitelikli 12 bin 100 yatak, 2 bin 831 poliklinik, bin 999 yoğun bakım yatağı ve 410 ameliyathane sayısına ulaşıldığı bilgisini paylaştı.

“ŞEHİR HASTANELERİNDE KANSER TEDAVİSİ, EN İLERİ YÖNTEMLERLE VE EN UYGUN MALİYETLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

Bilkent Şehir Hastanesi’nin temeli ilk atılanlardan biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehir hastanelerimiz yüzde 90’ları bulunan doluluk ve yine yüzde 90’ları bulan memnuniyet oranıyla milletimiz tarafından kucaklanmış, benimsenmiş, hüsnükabul görmüştür” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin bir diğer özelliğinin de çağın en yaygın ve ölümcül hastalığı hâline gelen kanser tedavisinde açtığı çığır olduğuna vurgu yaparak, kanser tedavilerinin bu hastanelerde yerli ve millî çözümler sayesinde hem en ileri yöntemlerle hem de en uygun maliyetle gerçekleştirildiğini söyledi.

“SAĞLIK VADİSİ VE YAŞAM BİLİMLERİ TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ KURACAĞIZ”

Şehir hastanelerinin işletme modeli sayesinde teknolojilerini sürekli güncel tutacak olmasının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapım ve işletme süreçlerinde uluslararası kalite standartlarının gözetildiği bu hastanelerin her birinin akıllı bina olarak inşa edildiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz bölge, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, TOBB üniversitelerimiz yanında teknokentleriyle, AR-GE merkezleriyle ülkemizin önemli teknoloji merkezlerinden biridir. Sağlık sektörü, teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanların başında geliyor. Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız.

Bilkent Şehir Hastanemizin merkezinde yer aldığı bu bölgede inşallah 600 dönümlük bir sağlık vadisi ve yaşam bilimleri teknoloji geliştirme bölgesi kuracağız. Yani biz bu konudaki bütün gerekli olan araç-gereci de işte bu 600 dönümlük bölgede inşa edeceğimiz yerlerde üretmeye başlayacağız. Burada garbın ilmini de alacağız, onlarla birlikte yatırımlara da gireceğiz ve kendi kendimize yeter hâle geleceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerdeki hocaların yanı sıra yurt dışında olan hocaların da tekrar Türkiye’ye davet edeceklerini, buralarda işin üretimini bizzat yapar hâle geleceklerini sözlerine ekleyerek, “Amacımız, hekimlerimizin ve mühendislerimizin aynı endüstri çatısı altında çalışabileceği sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik bir cazibe merkezi oluşturmaktır” dedi.

“İLAÇ VE TIBBİ TEKNOLOJİLERDE İHRACATÇI ÜLKE HÂLİNE GELMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözünü ettiği bu projenin yetişmiş insan gücünü Türkiye’de tutmaya yönelik olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını burada önemli görevler düştüğünü, projeyi bir an önce hayata geçirmelerini beklediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi ilaç ve tıbbi teknolojiler alanında da ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalı, daha da önemlisi büyük bir ihracatçı ülke hâline gelmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Etlik’teki şehir hastanesinin de önümüzdeki yıl hizmete gireceğini ve böylelikle Ankara’daki hastane sıkıntısını giderecek noktaya geleceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eminim şehir hastanelerimizden de en çok yine istemeyenler istifade edecek. Varsın istifade etsin, bizim bu noktada bir derdimiz, sıkıntımız yok. Zira biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Ayrımcılık yapamayız, biz ehli hizmetiz bunu yapacağız. Bu ülkenin her vatandaşı gibi bu hizmetler onların da hakkıdır, helali hoş olsun. Ancak her hizmetten sonuna kadar istifade etmeleri, yapılan her yeni işe karşı çıkmalarına engel olmuyor biz yapacağız” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA, O DOĞRULTUDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes’in İstanbul’a kazandırdığı yolları, bulvarları, caddeleri gören muhalefetin, “Yollar yağ gibi ekmeğe sürüp yeriz herhalde” diyerek Menderes’in yatırımlarıyla dalga geçtiklerini hatırlatarak, şöyle devam etti: “Şimdi eminim Bilkent Şehir Hastanemizi görünce uzay üssü gibi hastane, herhalde buradan Ay’a gideriz diyeceklerdir. Gerçi bunlar ülkemizin uzay çalışmalarına da karşı çıktılar. Biliyorsunuz Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş kanununu iptal için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Bunların bir milletvekili de ‘yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler, bunlara her şey müstahak’ diyerek kendi kifayetsizliğini, suçunu millete yüklüyor. Milletinin geleceği için hayali olmayan, vizyonu olmayan işte böyle saçmalar, işte böyle kin kusar. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kimin ne dediğine bakmadan sadece milletimizin neye ihtiyacı varsa, ülkemiz nereye ulaşması gerekiyorsa o doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u ziyaret eden ABD’li bir turistin kendisinden ABD ziyaretinde eski ABD Başkanı Barack Obama’dan sağlık reformunu çıkarmasını istemesini söylediğini anlatarak, “Yani benim ülkemin insanı nasıl bir sağlık reformuyla iç-içe olduğunu bilmeli. Yani Kanuni’nin torunları olarak bizler işte halkımın bir sağlıklı nefesini bir devlete feda etmeye hazırız” ifadelerini kullandı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarına başarı, hastalara da Allah’tan şifa dileyerek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle birlikte Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından hastaneyi gezerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastane personelinden yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı ve sohbet etti.