“İnsanlarımızın toprak ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” 0 57

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 50 bin yeni sosyal konut projesinin tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde, mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan 53 bin 626 sosyal konut ve 130 tesisin açılışı ile inşa edilecek 50 bin yeni sosyal konutun tanıtımı vesilesiyle düzenlenen törene katıldı. İstanbul Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda, vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Doğup büyüdüğü Kasımpaşa’da vatandaşlarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasımpaşa semtinin, kendisindeki İstanbul sevgisinin kök salıp aşka dönüştüğü yer olduğunu söyledi.

“İNSANINA YÜK OLAN DEĞİL, HİZMET EDEN BİR ŞEHİR VE ŞEHİR YÖNETİMİ ORTAYA ÇIKARDIK”

1989 yılındaki mahallî idareler seçiminde kazandıkları Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimini, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yalan ve dolanlarıyla kaybettiklerini; ancak bunun kendilerini İstanbulluların desteğiyle 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul için düşündüklerimizi birer birer hayata geçirmeye başladık” dedi.

Haliç’in o dönemde bir bataklığa dönüştüğünü hatırlatarak, CHP’nin 3Ç ile çöp, çukur, çamur ve çarpık yapılaşma anlamına geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin, ya bu ülkeye belediyecilikte bir hizmet veremeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ne zaman bunlara mahallî idareler teslim edildiyse oralar battı. İşte İzmir, İzmir Körfezi şu anda bataklıktan geçilmiyor, o Haliç’in eski hâli neyse şu anda İzmir Körfezi’nin de hâli o” diye konuştu.

CHP’nin idaresindeki o dönemin İstanbul’unda çöplüklerin patladığını, insanların susuzluğa mahkûm edilip hava kirliliğinin öldürücü boyutlara ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetime geldikten sonra 50 bin olan doğal gaz abone sayısını 1 milyon 250 bine çıkararak şehrin havasını temizlediklerini, şehrin su sorununu çözdüklerini, kurdukları arıtma tesisleriyle Haliç’i kurtardıklarını ve daha pek çok yatırımı gerçekleştirerek devraldıkları 2,5 milyar dolar borcun da yarısını ödediklerini hatırlattı.

Parklar, spor tesisleri, kültür merkezleri, yollar, tüneller ve raylı sistemlerle İstanbul’u yaşanabilir bir şehir yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsinden önemlisi, İstanbul’u İstanbulluyla barıştırdık, kaynaştırdık. İnsanına yük olan değil, hizmet eden bir şehir ve şehir yönetimi ortaya çıkardık” diye ekledi.

“GİRDİĞİMİZ HER MÜCADELEDE İSTANBUL’U YANIMIZDA BULDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u sadece ayağa kaldırmakla kalmayıp bölgesinin ve dünyanın en iddialı şehirlerinden biri hâline getirdiklerini sözlerine ekleyerek, “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak İstanbul’un taleplerine cevap verebilmek için gecen gündüz çalıştık, çabaladık. Hamdolsun, kendisine yapılan her işin, getirilen her hizmetin karşılığını veren bir şehir olarak İstanbul da bize sahip çıktı, girdiğimiz her mücadelede İstanbul’u yanımızda bulduk” dedi.

Bugün yeni bir mücadelenin içinde olduklarına dikkat çekerek 31 Mart mahallî idareler seçiminde hem belediye başkanlarının hem de ülkenin geleceğine ilişkin karar verileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü birileri hemen ellerini ovuşturmaya başladı. Türkiye’yi mahallî seçimler üzerinden istikrarsız hâle getirerek tüm uğraşlarına rağmen yıllardır başaramadıklarını oyunlarını yeniden sahneye koymanın hevesine kapılanlar oldu” değerlendirmesinde bulundu.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE İSTANBUL’LA BİRLİKTE BEYOĞLU’NU DA NİCE HİZMETLERLE TANIŞTIRACAĞIZ”

Konuşmasında Beyoğlu ilçesi için yapılan belli başlı bazı hizmet ve yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım alanında; Eminönü-Kabataş arasında 2,9 kilometrelik tramvay hattını hizmete aldıklarını, Taksim-Kabataş füniküler hattını açtıklarını, uzunluğu 3,5 km olan Şişhane-Haliç metro geçiş köprüsü-Yenikapı metro hattını hizmete sunduklarını, uzunluğu 10,5 km olan Kağıthane-Bomonti altı Tüneli’ni, Bomonti altı Dolmabahçe Tüneli ve Kasımpaşa Sütlüce Tünelini ve bağlantı yollarını hizmete aldıklarını hatırlattı.

İçinde dene-yap atölyelerinin, sergi alanı gibi sosyal yaşam alanlarının olduğu Zemin İstanbul Deneyim Merkezi’ni açtıklarını, Yeni Karaköy iskelesini inşa ettiklerini, 2 bin 728 araç kapasiteli altı adet otopark, dokuz park yaptıklarını, Atatürk Kültür Merkezi’nin ve Tersane İstanbul’un temelini atıp Taksim Camii’nin inşasına başladıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim sanat merkezi olacak eski Haliç Tersanesi’nin Beyoğlu’nu ve Kasımpaşa’yı bir çekim merkezi hâline getireceğini ifade etti.

Tüm alanlarda Beyoğlu’nda hizmete sundukları, yapım, ihale ve proje süreçlerinde olan diğer hizmet ve yatırımlardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde İstanbul’la birlikte Beyoğlu’nu da nice hizmetlerle tanıştıracaklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN GELENEĞİNE, GÖRENEĞİNE UYGUN ŞEKİLDE ŞEHİRLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Bugünkü törenle birlikte TOKİ’nin 50 bin yeni sosyal konut projesinin müjdesini de verdiklerini belirterek yarından itibaren Ziraat Bankası ve Halk Bank aracılığıyla talep toplanmaya başlanacağını talep toplama sürecinin 45 gün süreceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların yatay mimariyle inşa edileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin geleneğine, göreneğine uygun şekilde mahalle kültürünü yaşatacak, insanların toprakla ve yeşille irtibatını en üst düzeyde tutacak bir mimari anlayışla şehirlerimizi dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.

2019 yılı içinde 67 şehirde 140 projeyle 50 bin yeni sosyal konutun ihalesinin gerçekleştirileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamaları yaptı: “Proje bedeli yaklaşık 10 katrilyon lira olan bu konutlar 75 metrekare ile 128 metrekare arasında inşa edilecek. Fiyatları 116 bin lira ile 399 bin lira arasında değişecek bu konutlardan alt gelir grubuna yönelik olanların taksitleri 388 liradan başlayacak ve ödeme süresi 20 yıl olacak. Kira bile ödemiyorsun dikkat et, böyle oturacaksın bu evlerde. Kuralar çekilecek ya nasip. Orta gelir grubuna yönelik konutlarda ise taksitler 759 liradan başlayacak ve 15 yıla kadar onlara da vade imkânı… Taksit ödemeleri konutların teslimiyle başlayacağı için vatandaşlarımız kira öder gibi ev sahibi olacaklar. TOKİ’nin bu yeni kampanyası kapsamında İstanbul’da 6 bin 300, Ankara’da 2 bin 934, İzmir’de 2 bin 584 konut inşa edilecektir. Diğer konutlar da kalan illerimizde yayılacaktır.”

Mümkün olan yerlerde bu projeyle kentsel dönüşüm çalışmalarını da birleştireceklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak sahiplerini mağdur etmeyeceğiz, ama kamu menfaatlerini de gözeteceğiz. Böylece köhnemiş alanları ortadan kaldırıp yerlerine yepyeni her türlü altyapıya ve üstyapıya sahip yerleşim yerleri inşa edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE KONUT EDİNME BAKIMINDAN DÜNYANIN EN CAZİP ÜLKELERİ ARASINA GİRDİ”

Düzenlenen törende TOKİ’nin geçtiğimiz yıl inşaatını bitirdiği konutların ve tesislerin toplu açılış törenini gerçekleştirdiklerine işaret ederek bunların arasından 53 bin 626 konutun, 2 bin 359 iş yerinin, 70 cami, 26 okul, altı yurt, yedi hastane, 10 sosyal tesis, beş kamu hizmet binası ve iki üniversite binasının olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımların şehirlere hayırlı olması temennisinde bulundu ve yatırımların ülkeye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Türkiye’de pek çok konu gibi şehircilik ve konut faaliyetleri de devletin öncülüğünde başlayıp yürüdüğünü hatırlatarak, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin inşaat ve konut kalitesinin dünyada parmakla gösterilir hâle geldiğini, Türkiye’nin konut edinme bakımından dünyanın en cazip ülkeleri arasına girdiğini söyledi.

“EMLAK BANKASI’NIN HİKÂYESİ BİR ANLAMDA TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİDİR”

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gayrimenkul sektöründeki yaşanan gelişmelerde 1926 yılında kurulan Emlak ve Eytam Bankası’nın çok büyük katkısının olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk Meclis binası, Türk Ocağı binası, Merkez Bankası binası gibi bugün Ankara’nın sembol yapıları hâline gelen mimari örneklerin Emlak Bankası’nın başarısı olduğunu belirtti.

Emlak Bankası’nın geliştirdiği bu finansman sisteminin, bugün hâlâ kullanılan konut kredisi yönteminin temelini oluşturduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaman içinde ismi değişen banka çeşitli müdahalelerle amacı dışına çıkartılmış, istismar edilmiş ve sonuçta kapatılmıştır” diye ekledi.

Gayrimenkul sektörünün 93 yıllık geçmişe sahip bu tarihî kurumunu Türkiye Emlak Katılım Bankası adıyla yeniden canlandırma kararı aldıklarını, gerekli tüm prosedürlerin tamamlanarak bankanın fiilen faaliyete geçebilecek hâle geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın resmî açılışını yaptıklarına değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının; bankanın inşaat sektörü ve Türkiye ekonomisine üreticiden tüketiciye herkes için ulaşılabilir ve uygun şartlı finansman modelleri geliştirmesi olduğunu kaydederek, katılım bankacılığı modeliyle yapacağı çalışmalarda Türkiye Emlak Katılım Bankası’na başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdü: “Emlak Bankası’nın hikâyesi bir anlamda Türkiye’nin hikâyesidir. İyi niyetle kurulan, imkânların kıt olduğu dönemlerde gerçekten güzel işlere imza atan nice kurumumuz tıpkı Emlak Bankası gibi daha sonra ifsat edilmişti. Yerli ve millî olan her şeye düşmanlığı siyasetlerinin merkezlerine yerleştirenler sanayimize, tarımımıza, ticaretimize, kültürümüze, dış politikamıza ne yapmışlarsa bu kurumumuza da aynısını yaptılar. Türkiye’nin ayağa kalkmaması, milletimizin potansiyelinin farkına varıp kullanmaması için yapılan gayretler, şayet büyümemiz, gelişmemiz yolunda kullanılsaydı, inanın bana bugün bambaşka bir yerde olurduk. İstanbul’un sorunlarının çözümü için adımlar 1994’te değil de, mesela 1944’te, 1964’te atılmaya başlanmış olsaydı, bugün bambaşka bir İstanbul’a bakıyor olurduk. Çünkü bazı işler var ki ilk adım yanlış atıldığında sonra onu tamamen düzeltmek mümkün olmuyor.”

Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, büyümesi yolunda attıkları adımlarla karşılarına çıkan o sıkıntıları da aştıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını 31 Mart’ta yapılacak seçimlerin ülke ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94571

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,