“Hiç kimsenin üreticimizin alın terine ve tüketicimizin ekmeğine göz dikmesine izin vermeyeceğiz” 0 56909

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin En Büyük Çiftçi Ailesi Milletin Evinde” programında yaptığı konuşmada, “Spekülatörlerin gayesi; çiftçinin, üreticinin hakkını, hukukunu, çıkarını korumak değildir. Bir kısmı sadece kâr hırsıyla hareket ederken, bir kısmı daha derin emeller güdüyor. Milletimizle birlikte, ülkemiz üzerinde oynanan her oyun gibi, bu tür tezgâhları da bozmaya devam edeceğiz. Hiç kimsenin, ne üreticimizin alın terine, emeğine, ne de tüketicimizin sofrasına, ekmeğine göz dikmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin En Büyük Çiftçi Ailesi Milletin Evinde” programına katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’nin genel kurulu vesilesiyle düzenlenen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“HÜKÛMET OLARAK ÇİFTÇİLERİ DESTEKLEMEK İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERDİK”

Anadolu’da, teknolojik aletlerin olmadığı dönemlerde işlerin asırlarca imece usulüyle yapıldığını, tarlaların bu şekilde sürülüp harmanların kaldırıldığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere hizmet vermek üzere kurulan ve 1863’ten beri faaliyet gösteren Tarım Kredi Kooperatifleri’nin, bu anlayışın, bu dayanışmanın ürünü olduğunu söyledi.

Binlerce kooperatifi ve yüzbinlerce ortağıyla, Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan, ortaklarından aldığı ürünleri tüketiciyle buluşturan kuruluşun, geçtiğimiz haftalarda hayata geçirilen tanzim satış uygulamasının da ana tedarikçisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin; ortaklarının tohum, gübre, mazot, ilaçlama, sulama sistemleri, sera ürünleri, fide, fidan gibi ihtiyaçlarını karşıladığına işaret etti.

Birliğin geçen yıl çitçilere açtığı kredi rakamının 9 milyar lira olduğunu ve birliğin önümüzdeki dönemde de çiftçilerin yanında yer almayı sürdüreceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de hükûmet olarak çiftçileri desteklemek için her türlü çabayı gösterdiklerini kaydetti.

Bu yılın ilk iki ayında çiftçilere 5 milyar liralık destekleme ödemesi yaptıklarını ve Mart ayı içinde; alan bazlı destekler, hayvancılık destekleri, yem bitkileri, sulama elektriği, sertifikalı tohum gibi alanlarda toplam 3 milyar 716 milyon liralık destekleme ödemesi yapacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu destek ödemelerin üreticilere hayırlı olması temennisinde bulundu.

“TARIM SEKTÖRÜNDEKİ SPEKÜLATÖRLERİ MİLLÎ GÜVENLİK SORUNU OLARAK GÖRÜYOR VE ONA GÖRE MUAMELE EDİYORUZ”

Tarım ve hayvancılığın Türkiye için taşıdığı önemi çok iyi bilen bir yönetim olduklarını ve bugüne kadar çiftçilere yaptıkları 126,8 milyar liralık desteğin bunun en somut ifadesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’ye kıyasla; tarımsal millî geliri 37 milyardan 190 milyar liraya, çiftçilere yönelik tarımsal desteği 1,8 milyar liradan 16,1 milyar liraya, tarım ürünleri ihracatını da 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarım sektöründeki konumunu daha da güçlendirmek için pek çok çalışma yürüttüklerini; bu amaçla arazi toplulaştırması, tarım sektörüne ilgiyi artırmak için genç çiftçilere hibe desteği verilmesi, tarım arazilerinin miras ve satış yoluyla bölünmesinin önüne geçilmesi, tarım ve hayvancılık yapılan ovaların korunması için SİT alanı olarak ilan edilmesi gibi çalışma ve uygulamaları devreye soktuklarını söyledi.

Bitkisel üretimde yaşanan artışın, tarıma verdikleri desteklerin karşılığının alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu rakamlar birtakım spekülatörlerin, kimi zaman patates, soğan, kimi zaman domates, biber, patlıcan gibi vatandaşlarımızın en çok kullandıkları ürünler üzerinden sahneledikleri oyunların amacını daha iyi gösteriyor” diye konuştu.

Spekülatörlerin gayesinin; çiftçinin, üreticinin hakkını, hukukunu, çıkarını korumak olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerinin devamında şunları ekledi: “Bir kısmı sadece kâr hırsıyla hareket ederken, bir kısmı daha derin emeller güdüyor. Milletimizle birlikte, ülkemiz üzerinde oynanan her oyun gibi bu tür tezgâhları da bozmaya devam edeceğiz. Çiftçi kardeşlerim vasıtasıyla tüm ülkeme sesleniyorum; hiç kimsenin ne üreticimizin alın terine, emeğine ne de tüketicimizin sofrasına, ekmeğine göz dikmesine izin vermeyeceğiz. Tarım sektöründeki spekülatörleri, tıpkı sınırlarımıza dayanan teröristler gibi, bir millî güvenlik sorunu olarak görüyor ve ona göre de muamele ediyoruz.”

“KENDİ ALANINDA DÜNYADA DÖRDÜNCÜ SIRADA YER ALAN ILISU BARAJI BİTMEK ÜZERE”

Tarımsal üretimde yaşanan büyümede, Türkiye’deki 276 olan baraj sayısına 563, 228 olan gölet sayısına 350, bin 764 olan sulama tesisi sayısına da bin 332 ilave etmiş olmalarının payının büyük olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAP gibi dev bir projenin sulama alanını 200 bin hektardan 560 bin hektara yükselttiklerini hatırlattı.

Kendi alanında dünyada dördüncü sırada yer alan Ilısu Barajı’nın bitmek üzere olduğunu, kendi sınıfında Avrupa’nın en büyüğü olan Silvan Barajı’nda sona yaklaşıldığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece GAP’ın sulamada 2,2 milyar dolar, enerjide 4 milyar dolar, içme suyunda 500 milyon dolar düzeyinde Türkiye’ye katkı sağladığına dikkat çekti.

“TÜRKİYE GELİŞTİKÇE, ZENGİNLEŞTİKÇE BUNDAN ÇİFTÇİLERİMİZ VE ÜRETİCİLERİMİZ NASİPLERİNE DÜŞENİ ALACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında hayvancılık konusuna da değinerek, “Bu konuda çok uğraşmamıza rağmen maalesef hâlâ vatandaşlarımıza istediğimiz seviyede uygun fiyatlardan et sunamadığımızı itiraf etmem gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, rakamlara bakıldığında Türkiye’nin hayvancılıkta durumunun her geçen gün daha iyiye gittiğine işaret ederek 2002 yılına kıyasla; büyükbaş hayvan varlığının 9,9 milyon adetten 17,2 milyon adede, küçükbaş hayvan varlığının 32 milyondan 46,1 milyon adede yükseldiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine aynı yıllara kıyasla süt üretiminde 8,4 milyon tondan 22,1 milyon tona, kırmızı et üretiminde 420 bin tondan 1 milyon 118 bin tona, tavuk e-ticaret üretiminde 700 bin tondan 2 milyon 156 bin tona, yumurta üretiminde 11,5 milyar adetten 19,6 milyar adede, süt ürünleri üretiminde 61 bin tondan 276 bin tona çıkıldığını sözlerine ekledi.

Hayvancılıktaki bu artışlar sayesinde kişi başına yıllık süt tüketiminin 2002’ye kıyasla 122 litreden 258 litreye, kırmızı et tüketiminin 6,1 kilodan 15 kiloya çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi, tüketimimiz üretimimizden daha fazla artmıştır. Dolayısıyla yapmamız gereken, girdi maliyetlerini düşürerek daha hesaplı üretimi teşvik etmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hayvancılıkta özellikle yem, tarla bitkilerinde gübre konusunda yaşanan sıkıntıları biliyoruz. Her iki üründe de ham madde bakımından dışa bağımlılık söz konusudur. Bunun için işe yem ve gübre üretimini artırmakla başlamamız gerekiyor. Türkiye bu konularda ithalatçı değil, ihracatçı olmalıdır. Tarımda millî birlik projemizin hedeflerinden biri de budur. Planlı üretime geçerek ithalatı azaltmayı ve ihracatı çoğaltmayı amaçlıyoruz. Havza bazlı yönetim ve tarımsal üretimi destekleme modelini ve hayvancılıkta yerli üretimi destekleme modelini kararlılıkla uygulayacağız. Havza bazlı üretim için 21 ürün ve 945 yer belirledik. Buğday ve yem bitkilerini her yerde, diğer ürünleri de belirlenen alanlarda destekleyerek tarım sektörümüzü inşallah şaha kaldıracağız. Hayvancılığı kendi ihtiyacımızı karşılamanın ötesinde ihracata dönük olarak geliştirmek için damızlık üretimini teşvikle işe başladık. İnşallah Türkiye büyüdükçe, geliştikçe, zenginleştikçe bundan çiftçilerimiz ve üreticilerimiz de nasiplerine düşeni alacaklardır. Bilhassa 2023 hedeflerimize ulaştığımızda şu anda konuştuğumuz rakamları inşallah üçe, beşe katlamış olacağız.”

“TÜRKİYE, NE ZAMAN HEDEFLERİNE YAKLAŞSA KARŞISINA HEMEN ENGELLER ÇIKARTILDI”

Türkiye’nin, ülke ve millet olarak ne zaman hedeflerine yaklaşsa karşısına hemen birtakım engellerin çıkartıldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’e olan borcun sıfırlandığı, Merkez Bankası rezervlerinin en yüksek seviyeye çıktığı, dünyanın hayranlıkla izlediği projeleri birer birer hayata geçirdikleri 2013 yılında, bir anda sokakların karıştırıldığı Gezi olaylarının başlatıldığını hatırlattı.

“AK Parti gibi Türkiye’nin orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkarmış 4 milyar 300 milyon fidanı toprakla buluşturmuş bir partiye yapılabilecek en son suçlamayla, ağaç kestiğimiz yalanıyla ortalığı birbirine kattılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyunun gerçek yüzünün ortaya çıkmasıyla sokakları terörize eden güruhun sessizce çekilip gittiğini söyledi.

Daha sonra 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişiminin gerçekleştiğini, bölücü terör örgütünün harekete geçerek çukur eylemlerini başlattığını, ardında da FETÖ terör örgütü vasıtasıyla ordu içinde yuvalanmış bir ihanet çetesinin kanlı bir darbe yapmaya kalktığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişimiz milletimizin aslında bu saldırılara verdiği en esaslı ve güçlü cevap olmuştur” diye ekledi.

“GÜÇLÜ EKONOMİ PROGRAMIYLA KONTROLÜ YENİDEN ELE ALDIK”

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarıyla, İdlib’de geliştirdikleri inisiyatifle Münbiç ve Fırat’ın doğusuyla ilgili yürüttükleri kararlılıkla olayların gidiş yönünü değiştirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde ana muhalefet liderinin YPG terör örgütü ile ilgili söylediklerine de değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin başı ‘YPG, PYD diyor PKK niçin bize saldırsın?’ diyor. Yahu bu nasıl bir anlayıştır? ‘Niçin bize saldırsın’ sorusunu sorana ben diyorum ki, yahu saldırdı, saldırdı soru sormaya gerek yok. Füzeleri atanlar onlar ve benim 100’e yakın vatandaşımın şehit olmasını sağlayan onlar. Bunları görmeyecek kadar hakikatlerden uzak bir ana muhalefet var” değerlendirmesinde bulundu.

Son olarak, geçen yıl Ağustos ayında Türkiye’ye bu defa ekonomi silahının çekildiğini belirterek, “Türkiye’nin gerçekleriyle hiçbir ilgisi olmayan, tamamen sunu bir anafor oluşturarak ekonomimizi batırmaya, yönetimimizi istikrarsız hâle getirmeye çalıştılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyunun farkına vararak, tedbirleri uygulamaya geçirdiklerini, güçlü ekonomi programıyla kontrolü yeniden ele aldıklarını söyledi.

Şimdi son bir umutla 31 Mart’ı beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bu seçimlerde istedikleri gibi bir istikrarsızlık ortamı oluşturabilirlerse hemen ardından tüm cephelerden ülkemize yeni saldırılar düzenlemeyi planlıyorlar. Ama buradan çiftçilerimizin, üreticilerimizin huzurunda söz veriyorum, bunlara asla fırsat tanımayacağız. Milletimizle yine kol kola, gönül gönle vererek bu oyunu da inşallah hep beraber bozacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu süreçte Türkiye’nin en büyük talihsizliğinin, CHP’nin durumunun olduğunu dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu partinin geçmişi zaten Sivaslı Nuri Demirağ’dan Vecihi Hürkuş’a, Devrim otomobili denemesine kadar pek çok kötü sicille doludur. 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde takındıkları tavırla demokrasiye ve hukuka verdikleri zararı en iyi sizler biliyorsunuz. CHP terör örgütlerinin saldırılarında, darbe girişimlerinde, yurt dışından ülkemize yönelen tehditlerde hiçbir zaman ülkemizin ve milletimizin yanında yer almamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu Avrupa’ya gidiyor, Almanya’da terör örgütünün temsilcileriyle, ellerinde paçavraları, yan yana onlarla beraber resim çektiriyor; hale bak. Yahu sen bu ülkenin ana muhalefetinin başındaki adamsın, Alman Parlamentosunda YPG’nin paçavrasıyla poz veren bir teröristle nasıl olur da yan yana poz verirsin? Onu nasıl olur da meşrulaştırırsın?”

“HABERLEŞMEDEN İSTİHBARATA HER ALANDA UZAY ÇALIŞMALARINI ETKİN ŞEKİLDE KULLANMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

Ana muhalefet partisinin, Türkiye’yi dünyaya şikâyet etmekten Türkiye’nin stratejik tüm girişimlerini engelleme çabasına kadar her türlü yanlış tavrı ısrarla sürdürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son CHP milletvekillerinin, Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluşuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin uzay yarışında yerini almasından acaba bu CHP niçin rahatsız duyuyor? Uydu yapıyoruz, uydu fırlatıyoruz, haberleşmeden istihbarata her alanda uzay çalışmalarını etkin şekilde kullanmanın gayreti içindeyiz. Tüm bu çalışmaları daha ileri taşıyacak Türkiye Uzay Ajansının faaliyetine engel olmanın, ülkenin ve milletin çıkarlarına nasıl bir faydası olacağını ben tüm çiftçi kardeşlerimin takdirine sunuyorum” sözlerine yer verdi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN DE ONLARI DESTEKLEYEN GÜÇLERİN DE ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ”

Söz konusu partinin, tuğla üzerine tuğla koymadığı gibi yapanları engellemek için de eskiden beri Anayasa Mahkemesi’nin önünde nöbet tuttuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın izni ve milletin desteğiyle, terör örgütlerinin de, onları destekleyen güçlerin de üstesinden geldiklerini ve geleceklerini vurguladı.

‘Hırsız içerden olunca kapı kilit tutmazmış’ atasözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte onun gibi hançer içeriden vurulduğunda yapacak çok fazla bir şeyimiz kalmıyor. Her zaman olduğu gibi çözümü biz çiftçimizde arıyoruz, çözümü milletimizde arıyoruz, millî iradede arıyoruz, demokraside arıyoruz. İnşallah 31 Mart seçimleri hem şehirlerimize hizmet edecek en iyi belediye başkanlarını seçeceğimiz, hem de önümüzdeki dönemi huzur, istikrar ve güven iklimi içinde geçireceğimiz şekilde neticelenecektir.”

Konuşmasının sonunda çiftçilere; Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına, milletin aşının, ekmeğinin kesintisiz şekilde sağlanmasına yaptıkları katkı sebebiyle şükranlarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin genel kurulunun hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88782

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94570

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,