Emine Erdoğan: “Dünya, kadın ruhuyla yeniden tasarlanmayı bekliyor” 0 75055

Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Türkiye Girişimci Kadınlar Buluşması’nda yaptığı konuşmada, dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların kadınları yakından ilgilendirdiğini belirterek, “Kadınlarımızın, potansiyellerini bu alanlarda aktif bir enerjiye dönüştürmesinin tam zamanı. Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefimiz de kadınlarımızın ekonomiye katılmasına bağlı. Hülasa, dünya, kadın ruhuyla yeniden tasarlanmayı bekliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) iş birliğinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen “Türkiye Girişimci Kadınlar Buluşması”na katıldı.

Programda bir konuşma yapan Emine Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, kadın gücünün bir manifestosu niteliğinde, girişimci kadınlarla birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Eskiden, çalışma hayatında sayıca az olan kadınlar için kurdukları gelecek hayalinin sayılarının artması olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, bugün, bu hayalin meyvelerini topladıklarını, bereketli bir hasat döneminde olduklarını söyledi. “Gün geçmiyor ki yeni bir kadının daha, harika bir fikri işe dönüştürdüğünü görmeyelim” diyen Emine Erdoğan, kadınların artık bu güveni kendilerinde bulabildiğini vurguladı.

“KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINA KATILMA ORANINI 2023’TE YÜZDE 41’E ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Emine Erdoğan, devletin de kadınlara bu süreçte büyük destekler verdiğini belirterek, “İş kurma sürecinde önlerine çıkan engelleri aşmaları için yardımcı oluyor. Girişimciliği teşvik için kadınlara pozitif ayrımcılık içeren mikro krediler veriyor. Bugün Türk Eximbank ile imzası atılan kadın girişimci ihracatçılarımıza yönelik destek kredisi de bu teşviklerin sınırları aştığını göstermektedir ki, bu memnuniyet vericidir” diye konuştu.

Kadınların çalışma hayatına katılma oranını 2023’te yüzde 41’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu rakamdan beklediğimiz, kadınların yalnızca işe alınmaları değil. Biz onların kilit karar mekanizmalarında yer almasını istiyoruz, farklı alanlara liderlik yapabilecekleri reform mercileri olmalarını arzu ediyoruz. Kadınların, yapıları itibariyle girişimci ruha sahip olduklarını düşünüyorum. Girişimci olmak için hayal, fikir, cesaret ve yetenek gerekiyor. Girişimci insanların başarı hikâyelerini dinlediğimizde, hepsinin ilk cümlesi bir hayali anlatmakla başlıyor. Aslına bakarsanız, istisnasız hepimizin bazen kendi içinde saklı tuttuğu, bazen dile döktüğü hayalleri var. Bazılarımız bu hayallerin peşinden koşacak mecali ve iştiyakı kendimizde bulabilirken, bazılarımız korkularımıza yenik düşüyoruz. Yeteri kadar güçlü olmadığımızı düşünüyor ve gücü bir iktidar meselesi olarak algılıyoruz. Hâlbuki gerçek güç, sizden alınamayan güçtür.”

Emine Erdoğan, zamanın gençliğin gücünü, siyasi iklimin makamın gücünü, ekonomik felaketlerin maddi gücü alıp götürebildiğini fakat kişiliğin insana verdiği gücün baki olduğunu dile getirdi.

“DÜNYANIN HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK KADIN GÜCÜNE İHTİYACI VAR”

Hayallerinin peşinden koşan insanların farkının bu gerçek güce dayanmalarından kaynaklandığının altını çizen Emine Erdoğan, “Bugün dünyanın her zamankinden daha çok kadın gücüne ihtiyacı var. Sanki yeni bir doğum olacakmışçasına, dünya dar bir kanaldan geçiyor. Dünyanın karşı karşıya olduğu çevre sorunları, insani ve moral değerler krizi, hep kadınların çözüm üretebileceği konular. Artan enerji ihtiyacı, ekonomilerin döngüsel ekonomiye evrilme zarureti, yine kadınları yakından ilgilendiriyor. Kadınlarımızın, potansiyellerini bu alanlarda aktif bir enerjiye dönüştürmesinin tam zamanı. Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefimiz de, kadınlarımızın ekonomiye katılmasına bağlı. Hülasa, dünya, kadın ruhuyla yeniden tasarlanmayı bekliyor” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin insan kaynağı açısından oldukça verimli topraklara sahip olduğunu, bütün meselenin bu topraklarda girişimcilerden oluşan bir ekosistem var etmek olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, “Kadınların girişimcilik öz güvenini artırmak için, bir işe sıfırdan başlamanın cinsiyetle alakalı bir konu olmadığını, yüksek sesle anlatmamız gerekiyor. Bu bilincin yayılıp kök salması için, bu yolda öncü olmuş kadınlarımızın, deneyimlerini daha çok paylaşması gerek” dedi.

“TÜRKİYE, BÜTÜN DİNAMİKLERİYLE SÜREKLİ AKAN BİR SU GİBİDİR”

Emine Erdoğan, bu başarı hikâyelerinin, özellikle Anadolu’nun küçük yerleşim yerlerine taşınmasının, bu ilham zincirini genişleteceğine inandığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Ülke olarak, her şeyi sıfırdan ve yeniden inşa ettiğimiz birçok süreçten geçtik. Farkında olsak da, olmasak da bu süreçler, içimizdeki potansiyeli harekete geçirdi. Bir iç deniz gibi kıpırtısız kalmak, bizim insanımızın genetik kodlarına aykırı. Türkiye şu anda, bütün dinamikleriyle sürekli akan bir su gibidir. Yani potansiyel olarak herkes birer girişimcidir. Girişimcilik ruhunun bir ülkede hâkim olması, o ülkenin millî zekâsını yansıtan, dışarıdaki algısını da olumlu etkileyen bir unsurdur. O halde, gençlerimizin, kadınlarımızın zihin sandıklarında tuttuğu mücevherleri bir bir ortaya çıkarmasını bekliyoruz. Gençlerimiz, kendilerini bir sisteme dâhil olma zorunda hissetmesin. Onlar kendi sistemlerini kursunlar, kendi iş kültürlerini ortaya çıkarsınlar. Böylelikle, tekdüzelikten kurtulur, farklı bakış açılarının zenginliğinden istifade ederiz. Teknolojinin gittikçe hâkim güç olduğu günümüzde, kadın girişimciler, bilişim eğitimini hayat boyu öğrenmenin düzenli bir parçası hâline getirsin.”

“OLUMSUZ DÜŞÜNMENİN, KENDİNİZDEN ŞÜPHE ETMENİN GİRİŞİMCİ RUHUNUZA KET VURMASINA ASLA İZİN VERMEYİN”

Mantığın insanları A noktasından B noktasına götürdüğünü fakat hayal gücünün insanları her yere taşıdığını ve sınırsız olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “girişimci ruh” denilen ruhun gıdasının da bu olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, gençlere ve kadınlara seslenerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Endişenin, olumsuz düşünmenin, kendinizden şüphe etmenin girişimci ruhunuza ket vurmasına asla izin vermeyin. Yaşadığımız çağda, artık bedenin ve kas gücünün değil, zihnin, fikrin ve kalbin öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Fikirlerimiz işimiz oluyor. Kendimizi fikirlerimizle, duygularımızla tanımlıyor, varlığımızın bu tarafına doğru keşif yolculuklarına çıkıyoruz. ‘Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var; Yaşadın mı büyük yaşayacaksın. Irmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına…’ diyor ya bir şairimiz. İşte şimdi her işimize böyle tutkuyla sarılacağımız, her işin içine bir fikir ve bir parça ruh koyacağımız bir dönemin içindeyiz. Bugün dün olduğumuz yerin çok ilerisindeyiz. İnanıyorum ki, gelecekte çok daha iyi noktalarda olacağız. Ruhundaki ışığı ortaya çıkarmak için engel tanımayan bütün kadınlarımızı tebrik ediyorum. Devletimiz başta olmak üzere onlara destek veren tüm kişi ve kurumlara içten teşekkürlerimi sunuyorum.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur” 0 88782

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim çalışanları ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen iftar programında eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının bu sene de Suriye ve Türkiye’nin gönül coğrafyasında yaşanan dramlar, açlık, kıtlık ve savaş nedeniyle buruk geçtiğini kaydetti.

“İNŞALLAH BU RAMAZAN, İSLAM DÜNYASINDA HUZUR İKLİMİNİN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME VESİLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kıblemiz Kudüs’te ve İsrail’in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Türkiyeli Müslümanlar olarak duamız, Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı, Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir. İnşallah bu Ramazan zulümlerin son bulduğu, iç savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin hakim olduğu yeni bir döneme vesile olur” duasında bulundu.

“Eğitim, istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur. Eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık ve müreffeh bir gelecek inşa etmeleri mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi değerlendirilmesi, nitelikli eğitim-öğretim sürecinden geçirilmesiyle ulaşılabileceğini kaydetti.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI DAİMA EĞİTİME VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır eğitim-öğretimin en öncelikli gündem maddeleri olduğuna vurgu yaparak, bütçede aslan payını daima eğitime verdiklerini, eğitim alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını söyledi.

Meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif kriterlerle yaklaşan herkesin Türkiye’nin eğitim altyapısında kat ettiği mesafeyi kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğitim özü itibarıyla dinamik bir süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir, dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, her şeyi bitirdim diyemez, çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim arayışındaysak, dünyanın gelişmiş ülkeleri de benzer arayışlar içerisinde.”

“EĞİTİMDE MÜKEMMELE ULAŞMA ÇABASI, ALKIŞLANACAK BİR TAVIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için çalışıyorsak, diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor. Hükûmet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yapboz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Bunun adı, istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına, geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır. Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek bir tavır değil, tam aksine takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda kat edilen mesafenin biraz gerisinde kalındığını kabul ederek, bu konudaki eksikliklerin giderilmesindeki azim ve kararlılıklarından ise en küçük bir eksilme olmadığını vurguladı.

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinden söz konusu eksiklikleri giderme konusunda büyük beklentiler olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yürüteceği tüm çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hâle getirdiğine inandığını dile getirerek, “Müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katıklarıyla hazırlanan bu paket, öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor” açıklamasında bulundu.

“EĞİTİM KONUSUNDA MESELEYİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK, HİÇ KİMSEYE BİR YARAR SAĞLAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı hâline dönüştürmek, açık söylüyorum, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç kimsenin hakkı yoktur” uyarısında bulundu.

Eğitim reformunun, “sayısı az, ama sesi çok çıkan” çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin evlatları için ne iyiyse, ne doğruysa, hangi program faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacaklarını dile getirdi.

“ÖĞRETMENLERİMİZE YÖNELİK ŞİDDETİ ASLA TASVİP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki ve iletişimdeki gelişmelerin, topluma yabancı bazı hastalıkların da millî bünyeye sirayet etmesine neden olduğuna dikkati çekerek, şiddettin özendirildiği dizilerin, şiddet içeren filmlerin ve sanal oyunların, özellikle gençlerin zihin kodlarını tahrip ettiğine işaret etti.

Toplumda fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimcilerin de maruz kaldığı şiddet olaylarının son derece üzüntü verici olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip etmediğimi burada altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir müsamahamız yoktur, olamaz, bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür” dedi.

Türkiye ve Türk milletine asla yakışmayan şiddet sorununun hep birlikte üstesinden gelineceğine olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe, ülkemizin imkânları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı alacaksınız” diye konuştu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Adaletin olmadığı bir devlet eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur” 0 94570

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Devlet; adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet, tıpkı temelsiz bir bina gibi, eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkûmdur. İlk insandan beri devam eden adalet arayışı, kıyamete kadar da sürecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adaylarına hitaben bir konuşma yaptı.

“DEVLET ADALET ÜZERİNDE YÜKSELİR VE GELİŞİR”

Yeni görev başlayacak hâkim ve savcılara “Adalet mülkün temelidir” sözünü anımsatarak, bu sözün tüm hayatları boyunca rehber olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi eninde sonunda yıkılıp gitmeye mahkumdur” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası platformlarda “dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini belirterek, “Aslında bu bir adalet arayışının tezahürüdür, gereğidir. Çünkü şu anda dünya 5’ten ne yazık ki büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkûm eden bir anlayış, bir yapı, adil bir yapı olamaz” ifadesini kullandı.

Adalet dağıttığını söyleyenlerin sadece insanlığa nasihat verdiğini, insanlığı aldattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu çağrıyı yaşanan nice zulümlerin sebebi olan uluslararası sistemdeki adaletsizliğe karşı dünyadaki tüm mazlumların sesi olarak dile getiriyoruz. Aynı şekilde bölgemizdeki katliamlardan, çatışmalardan, saldırılardan kaçan milyonlarca insana kucak açmamızın gerisinde de adalete, merhamete, bizi insan yapan tüm değerlere olan saygımız, bağlılığımız vardır. Devlet ve millet tarihimiz baştan sona kadar bu asil duruşun tezahürleriyle örülmüştür. Bize her vesileyle adaleti, adaletle davranmayı emreden Allah’ın ipine sıkı sıkıya sarıldığımız dönemler hep altın çağlarımız olmuştur. Buna karşılık adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir, kapımıza dayanmıştır.”

“ZİHİNLERİNİ VE KALPLERİNİ SAPKIN İNANÇLARA KİRALAMIŞ OLANLAR ADALET DAĞITAMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır fiziki imkânlarından insan kaynağına, mevzuatından infazına kadar her alanda adalet teşkilatını geliştirmeye, güçlendirmeye çalıştıklarını anlatarak, adliye binalarına yapılan yatırımları hatırlattı.

Adalet teşkilatın bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutunda bakıldığında bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı hâline getirmek için çok büyük mücadeleler verdiklerini söyledi.

“Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere, çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu meslek sadece hakka, hakkaniyete, hukuka adanmışlığa izin verir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir” diye konuştu.

“HÂKİM VE SAVCININ EN BÜYÜK MURAKIBI KENDİ VİCDANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün göreve başlayan hâkim ve savcıların hukuktan, hakkaniyetten, adaletten taviz vermeden çalışacaklarına inandığını dile getirerek, “Hâkimin ve savcının en büyük murakıbı kendi vicdanıdır. Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, sonuçta bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur; burası çok önemli. Kanun yazılır, geçer kâğıt üzerinde kalır. Ama hukuk o değil, hukuk, hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir” değerlendirmesinde bulundu.

Millete karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hâkim ve savcının, vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendine başka ölçüler edinen bir hâkim ve savcının en iyi, en detaylı kanunu bile vicdanları kanatacak kararların aracı hâline getirebileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hâle gelir” dedi.

“İHSAN VE ADALET BAYRAĞI YÜKSELDİĞİNDE, DÜNYADA TEK BİR YOKSUL VE MAZLUM KALMAZ”

Mevlana’nın zalimi “üzerine düşenleri, görevli ve yükümlü olduğu işleri yapmayan kişi” olarak tarif ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu anlayışa göre, Allah devleti, iktidarı, gücü, halk bunalıp da göklere el açmasın, şikâyetçi olmasın diye vermiştir. Ülkelerdeki yasalar semaya bir tek ya Rabbi çığlığı yükselmesin diye tesis edilmiştir. İhsan ve adalet bayrağı yükseldiğinde, dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz. Bu öyle bir vazife ki, en küçük bir ihmali, en küçük bir boş vermişliği, en küçük bir rehaveti kaldırmaz. Önünüze gelen dosyalardan, bilgilerden bir tekini bile gözden kaçırmanız, dikkatli incelemeyip yanlış değerlendirmeniz, Allah göstermesin, gerçekten vahim sonuçlara yol açabilir. Her birinizin görev yerlerinizde bu anlayışla unvanlarınızın, kürsülerinizin hakkını ben vereceğinize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyasetin zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hâl alabildiğine vurgu yaparak, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin yine bu şekilde sınırları zorladığını sözlerine ekledi.

“ELEŞTİRİNİ YAPABİLİRSİN AMA HAKARET EDEMEZSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün bir siyasi partinin genel başkanının TBMM’deki grup toplantısında yargı mensuplarını hedef alan insanlık dışı sözler sarf ettiğini hatırlatarak, “Bu kişiler hiç anayasayı da şöyle gözden geçirmediler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net, bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ima dahi edemezsiniz diyor yargı mensuplarına; ima ima… Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı, her türlü hakareti yaptılar. Eleştirini yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum, ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın yok, buna yetkin yok. Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti ben huzurlarınızda şiddetle kınıyorum, bunlar kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yargı mensuplarından bu tür densizliklere karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı içinde haklarının aramaları gerektiğini de hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Hiçbir yargı kurumu ve mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dâhildir” vurgusunda bulundu.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,