Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 85416

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Meydanı’nda düzenlenen Gebze-Halkalı banliyö tren hattı açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, İstanbul’u bir ucundan, Marmaray’la boğazın altından geçip, diğer ucuna kadar giden banliyö tren hattının Türkiye ve İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.

“GEBZE-HALKALI BANLİYÖ TREN HATTI İSTANBUL TRAFİĞİNDE ÇOK ÖNEMLİ BİR RAHATLAMAYA YOL AÇACAKTIR”

Gebze-Halkalı banliyö tren hattı ile 185 dakikada katedilebilen mesafenin 115 dakikaya ineceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın günde 1 milyon 700 bin yolcu taşıyacağı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un tam 10 ilçesinin doğrudan kullanma imkânı olan ve Marmaray’la birlikte 43 istasyondan oluşan bu hattın, metro, tramvay ve deniz hatlarıyla entegrasyonu ile İstanbul trafiğinde rahatlamaya yol açacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatta çalışacak 440 araçtan 300’ünün Türkiye’de üretilmesinden ayrıca iftihar ettiğini dile getirerek, “Eskiden tren hatları Anadolu yakasında Haydarpaşa’ya kadar geliyordu. Avrupa Yakası’nda da Sirkeci son duraktı. Biz Marmaray’ı inşa ederek bu iki tren hattını birleştirmiş olduk. Bir diğer önemli raylı sistem bağlantısını da Yavuz Sultan Selim Köprüsü bünyesinde kuruyoruz. İnşallah her iki taraftaki metro hatları tamamlandığında, onu da devreye alacağız” dedi.

Bugüne kadar yaklaşık 8,5 milyar lira harcanan Gebze-Halkalı banliyö tren hattının İstanbul’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hat ile İstanbul’un 170 kilometre olan raylı sistem uzunluğunun, 233 kilometreye çıkartıldığını söyledi.

“İKTİDAR VE YEREL YÖNETİM OLARAK EL ELE VEREREK KALKINMA HAMLESİNİ YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde ulaşım sorununu raylı sistemlerle çözme yoluna gittiğini anımsatarak kapsamlı plan, projelerle Taksim-4.Levent arasındaki metro hattıyla, raylı sistemleri kurmaya başladıklarını, etap etap geliştirilen ağ ile bugün 233 kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidar ve yerel yönetim olarak el ele vererek kalkınma hamlesini yürüteceklerini sözlerine ekleyerek İstanbul’a hizmete devam edeceklerini ifade etti.

CHP’li ve HDP’li bazı belediyelerden çöp, çamur ve çukur görüntüleri ile vatandaşların bu belediyelerden şikâyet ettiklerine dair görüntüleri meydandakilere izlettiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin belediyeciliği çöp, çukur, çamur. Kartal’da böyleydi. Önce biz ele aldık, çöpten ilçeleri temizledik. Ümraniye’deki patlamayı biliyorsunuz değil mi? O patlamada 39 vatandaşımız öldü, hesabını verdi mi? Yok veremez mümkün değil, çünkü bunların hayatları hep bunun üzerine kurulu yalan, iftira” diye konuştu.

“MARMARAY’I, BUGÜN ÇOK DAHA İLERİ BİR SEVİYEYE TAŞIMIŞ OLUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hattın Londra-Pekin arasındaki demir İpek Yolu’nun İstanbul etabını oluşturmasının da ayrıca önemli olduğuna dikkati çekerek, “Cumhuriyetimizin ilanının 90’ıncı yıl dönümüne armağanımız olarak hizmete açtığımız Marmaray’ı, bugün çok daha ileri bir seviyeye taşımış oluyoruz” açıklamasında bulundu.

İstanbul’u, sadece ulaşımıyla değil; suyuyla, havasıyla, Haliç’iyle, imarıyla, yeşil alanlarıyla her şeyiyle bambaşka bir konuma taşıdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin karşılığını, İstanbul’u dünyanın en gözde şehri yaparak alıyoruz. Geçtiğimiz yıl İstanbul’u neredeyse nüfusu kadar turist ziyaret etmişse işte bu sebepledir. Gerçi bu rakam İstanbul’un potansiyelinin çok altındadır. İstanbul’u dünyanın en çok ziyaret edilen şehirler listesinde sekizincilikten ilk sıralara çıkarmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarının vizyonunun bir şehrin geleceği bakımından son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden 31 Mart’taki tercihlerinizi buna göre yapmanızı istiyorum. Sandıkta yapılacak hatanın bedelini, sadece o adaya oy verenler değil, tüm şehir ödüyor. Bunu şehrimize ödetmeyelim” uyarısında bulundu.

“İSTANBUL İÇİN ÇOK BÜYÜK HAYALLERİMİZ, HEDEFLERİMİZ VE PROJELERİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşümün de önemine işaret ederek son olarak Kartal’da çöken binanın bu konuda hızlı bir karar alınması gerektiğini ortaya çıkardığını ve bu konuda kararlı olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben diyorum ki buradan hareketle kentsel dönüşüm, değişim projelerimizi hayata geçirelim. Biz, sizin gönüllük esasına göre kira bedellerinizi ödeyeceğiz. Bir taraftan da inşaatlarımızı yatay mimariyle yapacağız. Çünkü biz kaçak yapılan, çarpık yapılaşmayla insanımızın, deprem tehdidinin de olduğu İstanbul’da sıkıntı içinde yaşamasını istemiyoruz. Biz sizden para istemiyoruz ama diyoruz ki bu konuda bize yardım edin” ifadelerini kullandı.

Şehrin geleceğini göremeyen, insana hizmet aşkıyla yanmayan, büyüme potansiyelini fark edemeyen, uygun altyapılar yapamayan yönetimlerin İstanbul’u âdeta kaderine terk ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim hem Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarımız olarak hem büyükşehir olarak hem de ilçeler düzeyinde İstanbul için çok büyük hayallerimiz, çok büyük hedeflerimiz, çok büyük projelerimiz var. Biz İstanbul’a aşığız, sevdalıyız. Bu sevdamızı noktalayamayız” diye ekledi.

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın çok tecrübeli ve şehri en iyi bilenlerden olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kartal’ın da son iki dönemdir CHP’li belediye elinde nasıl ihmal edildiğini, örselendiğini çok iyi bildiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için de AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Ebubekir Taşyürek’in çok iyi projelerle hazırlanarak göreve talip olduğunu anlattı.

“KARTAL’A HİZMET ETMEK İÇİN PROJELERİMİZLE, YÜREĞİMİZLE HAZIRIZ”

Kartal’da ilçe merkezi ile Uğur Mumcu arasına 16 kilometrelik havaray sistemi, taş ocağı bölgesine Millet Bahçesi ve Tabiat Tarihi Müzesi, Cevizli-Esentepe’de 26 dönümlük bir Millet Bahçesi projeleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stadın olduğu yeri Kartal Şehir Meydanı olarak düzenleyeceklerini, Kartal’a, şanına layık bir stadyum, otopark ve taraftar lokali kazandıracaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kumcular İskelesi’ne plaj kurulacağını, Kordonboyunu da bir cazibe merkezi hâline dönüştüreceklerini, Yakacık Ayazma’da, tüm Kartal’ı ve adaları görecek bir seyir terasını hizmete sunacaklarını aktararak, “Biz İstanbul’a ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’a hizmet etmek için projelerimizle, adaylarımızla, yüreğimizle hazırız. İstanbul’dan ve diğer ilçelerimizle birlikte Kartal’dan, 31 Mart’ta şehrimizin ve sizlerin geleceği için destek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ve beraberindekilerle Gebze-Halkalı banliyö tren hattının açılışını gerçekleştirdi.

Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze-Halkalı banliyö tren hattındaki ilk seferi, makinist koltuğunda gerçekleştirdi.

Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87780

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.