Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Nevruz kardeşliğin, sevginin, kalplerde yeşeren umutların bayramıdır” 0 89856

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Nevruz bolluğun, bereketin, baharın bayramıdır. Nevruz kardeşliğin, sevginin, kalplerde yeşeren umutların bayramıdır. Nevruz toprakla beraber gönüllere düşen cemrelerin bayramıdır. Nevruzun temsil ettiği bu değerlere uygun olarak kutlanması da çok önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında Kütahya mitingine katıldı. Yeni Spor Salonu önünde gerçekleştirilen mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“KÜTAHYA BİZİ HEP BAĞRINA BASTI”

Kütahya’nın 24 Haziran’da yüzde 55 ile AK Parti’yi, yüzde 71,5 oyla Cumhurbaşkanlığında kendisini desteklediğini hatırlatan ve Kütahyalılara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı 1946 seçimlerinde merhum Menderes’e sahip çıktığı gibi, bir dönem vekilliğini yapan Menderes’i her dönem mebusu bildiği gibi, Kütahya bizi de hep bağrına bastı” diye konuştu.

31 Mart’ta yapılacak seçimin, Türkiye’nin en kritik seçimlerinden biri olduğunu; Türkiye’nin yine tarihî bir zaferle, yine kendisine yakışan bir demokrasi şöleniyle bu seçimleri atlatmak zorunda olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki operasyonları sürdürebilmek, Türkiye’nin güneyinde kurulan terör koridorunun önünü tamamen kesmek için bu seçimden güçlü çıkmaları gerektiğini söyledi.

Bölücü terör örgütüne bulunduğu her yeri mezar etmek için, ezan ve bayrak düşmanlarına ders vermek için bu seçimden güçlü şekilde çıkmaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan sandığa gitmeyi ihmal etmemelerini, millete kurulan tuzakları sahiplerinin başına geçirmek sandıklara sahip çıkmalarını istedi.

“NEVRUZ’UN TEMSİL ETTİĞİ DEĞERLERE UYGUN OLARAK KUTLANMASI ÇOK ÖNEMLİ”

Bugün 21 Mart Nevruz Bayramı olduğuna işaret ederek, milletin Nevruz Bayramı’nı kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar çok geniş bir coğrafyada kutlanan Nevruz’un tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Nevruz bolluğun, bereketin, baharın bayramıdır. Nevruz kardeşliğin, sevginin, kalplerde yeşeren umutların bayramıdır. Nevruz toprakla beraber gönüllere düşen cemrelerin bayramıdır. Nevruzun temsil ettiği bu değerlere uygun olarak kutlanması da çok önemlidir. Her kim 21 Mart’ı şiddetin, terörü övmenin vasıtası hâline getiriyorsa, o Nevruza ihanet içindedir. Her gün bu güzel günü kavgayla, provokasyonla sokak terörüne kurban ediyorsa, o Nevruz’un manasını anlamamış demektir. Her kim bu ortak bayramı milletimizi kutuplaştırmanın, birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, o Nevruz’u istismar ediyor demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE ÇIKARLARINI KORUMAK İÇİN ORTAK DEĞERLERİ HOYRATÇA İSTİSMAR EDENLER HEP OLDU”

Türkiye’de, çıkarlarını korumak için Nevruz gibi, Cumhuriyet gibi ortak değerleri hoyratça istismar edenlerin hep olduğunu belirten ve bunu da en çok bölücü terör örgütüyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) zihniyetinin yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El ele veridiler, dirsek temasına girdiler, Nevruz dediler, sokakları, caddeleri ateşe verdiler. Nevruz dediler, bölücü örgütün paçavralarına sarıldılar. Nevruz dediler, milletin inancına, mukaddesatına hakaret ettiler. Nevruz dediler, daha bıyıkları yeni terlemiş Mehmetçiklerimizi şehit ettiler. Cumhuriyet dediler, senelerce vatandaşı yasaklara mahkûm bıraktılar” ifadelerini kullandı.

‘Laiklik’ ve ‘Atatürk’ denerek Gazi’nin annesinin başındaki örtünün kızlara çok görüldüğünü ve onların üniversite kapılarında ağlatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi marjinal ideolojileri için ortak değerlerimizin hepsini de tepe tepe kullandılar. Bugün de aynısını yapıyorlar, istismar düzenlerini, yağma düzenlerini bugün de devam ettirmeye çalışıyorlar” diye ekledi.

“İSLAM KARŞITLARININ AĞZIYLA KONUŞANLAR İSTANBUL’U, KUDÜS’Ü, GAZZE’Yİ, FİLİSTİN’İ SAVUNABİLİR Mİ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin bir taraftan ‘Atatürk’ün kurduğu partiyiz” deyip diğer taraftan Kandil’in uzantılarıyla seçim ittifakı yaptığını; bir taraftan ‘Cumhuriyetçiyiz’ deyip diğer taraftan Cumhuriyete saldıranlara, ülkenin birliğine kastedenlere yoldaşlık ettiğini, bir taraftan ‘Milletin inancına saygılıyız’ dediğini, diğer yandan ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör’ ifadesiyle Müslümanları töhmet altında bıraktığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem ‘Ezanla sorunumuz yok’ diyorlar hem de İstiklal Caddesi’nde Ezan-ı Muhammedi’yi ıslıklayan edepsizlere kol kanat geriyorlar. CHP hem ‘halkçıyız’ diyor, hem de 15 Temmuz gecesi halka kurşun sıkan FETÖ’cü alçakların avukatlığını üstleniyor. İnanın rüzgâr gülü olsa bu kadar sağa-sola dönmez, emin olun bukalemun olsa bu kadar sık renk değiştirmez. En küçük bir hassasiyeti, en küçük bir omurgası, ilkesi, prensibi olan bir siyasi parti bunu yapmaz. Gazi Mustafa Kemal’in izinden giden bir parti, Kandil’in, Pensilvanya’nın uzantılarına taşeronluk yapmaz. İçinde vatan sevgisinin kırıntısı bulunan bir parti, gidip Türkiye’yi yurt dışında önüne gelene, hatta Avrupa Parlamentosunda, Alman Parlamentosunda bölücü örgütün paçavralarını eline alanlarla yan yana resim çektirmez.”

Mevcut yönetimi altında CHP’nin ne Cumhuriyetle ne Gazi’yle hiçbir bağının kalmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’de bugün Kandil’dekilerin hatırı Gazi’nin hatırından çok daha fazla sayılıyor. Eş başkanların sözü hem CHP’de hem de ittifak ortaklarında Bay Kemal ve Hanımefendiden de daha fazla geçiyor” dedi.

Bölücü terör örgütünün güdümündeki partinin eş başkanının; bir TV programında, millet ittifakının Ankara ve İstanbul adaylarının, HDP oylarıyla seçileceğini bilmeleri gerektiği yönündeki ifadelerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eş başkanlar postayı koyuyor, Bay Kemal ile Hanımefendiye de haddini bildiriyor. Eş başkanın bu nobran dili karşısında, bu tehditleri karşısında da ittifakın hiçbir adayından ses çıkmıyor, tepki yükselmiyor” diye konuştu.

Böyle bir ittifaktan, böyle bir ortaklıktan millete fayda gelmeyeceğini, böyle omurgasız bir ittifaka belediyelerin teslim edilemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kandil’in kapı kullarına seslerini çıkaramayanlar, bunların Kandil’deki ağababalarıyla mücadele edebilir mi? İslam karşıtlarının ağzıyla konuşanlar İstanbul’u, Kudüs’ü, Gazze’yi, Filistin’i savunabilir mi?” sözlerine yer verdi.

KÜTAHYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Son 17 yılda Kütahya’ya 14 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret ederek eğitimde şehre 2 bin 424 yeni derslik, 10 bin 400 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları, gençlik merkezini, çeşitli branşlarda spor tesisleri ve şehrin ikinci üniversitesi olan Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kazandırdıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 975 yatak kapasiteli 10’u hastane olmak üzere 34 sağlık tesisini hizmete sunduklarını, 10 bin 569 konut projesini hayata geçirdiklerini, 24 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 310 km’ye çıkardıklarını aktardı.

“TÜRKİYE’NİN BARAJ SAYISINI 839’A ÇIKARDIK”

Muhalefetin, uzanamadığı üzüme koruk diyen tilki gibi davrandığını, CHP Genel Başkanının kendi yatırımlarından bahsetmek yerine, sürekli ortaya koydukları yatırımları eleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Hatay’da şehre hiç baraj yapılmadığını söylediğini hatırlattı. Oysa göletler hariç şehre altı tane baraj yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal sana Kütahya’dan sesleniyorum; ha, ama bunun kulağı var duymaz, Hatay’da bunların en büyüğü 585 bin dekar araziyi sulayacak Reyhanlı Barajıdır. Hadi Bay Kemal bunu bilmiyor, onun eline kâğıt parçalarını tutuşturanlar? Tabi kılavuzu karga ya, sıkıntı buradan geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Sadece Hatay’a değil, bütün Türkiye’ye yeni barajlar kazandırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de Türkiye’nin sadece 276 barajı olduğunu, 17 yılda 563 baraj daha ilave ederek Türkiye’nin baraj sayısını 839’a çıkardıklarını dile getirdi.

Kütahya’ya da 14 baraj ve altı gölet inşa ettiklerini, 106 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere 913 milyon liralık tarımsal destek, şehirdeki işyerlerine 887 milyon liralık SGK prim teşviki verdiklerini, şehre iki organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz AR-GE merkezi, üç tasarım merkezi kurduklarını, Kütahya’ya, Tavşanlı, Emet, Gediz Çavdarhisar ilçelerine doğal gazı getirdiklerini hatırlattı.

Konuşmasında, bugün kadar Kütahya’da hizmete sundukları, yapımları devam eden, proje ve ihale aşamasında olan diğer yatırımlardan da örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bu yatırımların kesintiye uğramaması için 31 Mart çok önemli. Kütahya dair planlarımızı, devam eden projelerimizi inşallah 31 Mart’tan itibaren hızlandırarak sürdüreceğiz” diye ekledi.

Mitingin ardından Kütahya Belediyesinin yeni hizmet binasını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Kütahya Valisi Ömer Toraman ve Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu ile görüşerek şehirde yürütülen hizmet ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, A Millî Kadın Basketbol Takımı ile akşam yemeğinde bir araya geldi 0 55686

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 2019 FİBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası öncesinde A Millî Kadın Basketbol Takımı ile Huber Köşkü’nde akşam yemeğinde bir araya gelerek, başarılar diledi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Millî Takımlar Teknik Direktörü Haluk Yıldırım ve A Kadın Millî Takım Menajeri Yasemin Horasan ile teknik heyet ve basketbolcuların katıldığı yemekte konuşan Emine Erdoğan, sonuç her ne olursa olsun her daim ülkenin gururu olduklarını belirterek, “Sizler, hem millî bir sporcu hem de kadın olarak, formanızın üzerine eklenen umutların ağırlığını da taşıyorsunuz” dedi.

Boyunlarına takılan her madalyayla her yaştan Türk kadının özgüvenini tazelediklerini vurgulayan Emine Erdoğan, “Türk kadının tuttuğunu koparan, kitleleri peşinden sürükleyen gücünü ortaya koyuyorsunuz. Sahadaki üstün performansınızla, önyargıları da yıkıyorsunuz. Sonuç ne olursa olsun, siz sporcularımızın mücadelesine ortak olmak, toplumumuzdaki dayanışmayı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını artıyor” diye konuştu.

“ŞAMPİYONADA SİZİN GİBİ OLMAK İSTEYEN KIZ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN DE MÜCADELE EDİN”

Emine Erdoğan, sporun ve bayrağın birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Yani biz her şartta zaten kazanan tarafız. Başarınızın, her şeyden önce kız çocuklarımıza, genç kızlarımıza ve kadınlarımıza ilham kaynağı olacağını biliyorum. O nedenle bu şampiyonada milletimiz için olduğu kadar, sizin gibi olmak isteyen kız çocuklarımız için de mücadele etmenizi arzu ediyorum. Çünkü onlar için rol modelsiniz” mesajını verdi.

Huber Köşkü bahçesine kurulan potada mini bir gösteri yapan millî basketbolcular, Emine Erdoğan’a millî takım forması hediye etti.

Programa; Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Esra Albayrak ile Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” 0 88020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.


PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,