Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ümmetin bekasını ilgilendiren hususlarda tek yürek, tek bilek olup beraberce hareket etmeliyiz” 0 98892

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Acil İcra Komitesi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İslam düşmanlığını Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği gibi platformlara taşıyarak paydaşlarımızın sayısını artırmalıyız. Hepsinden önemlisi ümmetin bekasını ilgilendiren hususlarda tek yürek, tek bilek olup beraberce hareket etmeliyiz. İslam dünyasının ve insanlığın ortak geleceğini tehdit eden meselelerde kısa vadeli çıkarlar, orta ve uzun vadeli menfaatlerimizin önüne geçmemelidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla yaptığı çağrı üzerine Yeni Zelanda’da camilere yönelik terör saldırısı gündemiyle bir araya gelen İslam İşbirliği Teşkilatı Acil İcra Komitesi Toplantısı’na katıldı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları “Ülkemize ikinci eviniz Türkiye’ye bir kez daha hoş geldiniz” diyerek selamladı.

“İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI ÜYE SAYISI BAKIMINDAN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DEN SONRA EN BÜYÜK BEYNELMİLEL KURULUŞTUR”

Toplantı katılımcılarını 565 yıldır ezanların gökyüzünü süslediği, Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Müslümanlara selamlarını göndererek Recep aylarını tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör saldırısı sonrasında yaralarını saran Yeni Zelandalıların acılarını paylaştığını, Afganistan’dan Pakistan’a, Irak’tan Somali’ye kadar terörle mücadele eden Müslümanlara dayanışma mesajlarını gönderdiğini belirterek Yeni Zelanda’daki terör saldırısı başta olmak üzere teröre kurban verilen şehitleri rahmetle yâd etti.

Yeni Zelanda halkına taziyelerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda yöneticilerinin Acil İcra Komitesi toplantısına katılmalarının maktullerin aileleri ve tüm Müslümanlar için son derece anlamlı olduğunu kaydetti.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın üye sayısı bakımından Birleşmiş Milletler’den sonra en büyük beynelmilel kuruluş olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın gayesinin Kudüs Davası başta olmak üzere İslam dünyasının en önemli meselelerine sahip çıkmak olduğunu hatırlattı.

“GOLAN TEPELERİ’NİN İŞGALİNİN MEŞRULAŞTIRILMASINA ASLA İZİN VERMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin aralıksız tacizlerine, saldırılarına maruz kalan Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’ün hakkını korumanın teşkilatın birinci vazifesi olduğuna vurgu yaparak, şöyle devam etti: “Bununla beraber Müslümanların huzurunu, bekasını, hayat hakkını hedef alan her kritik hadise, her saldırı biz ve teşkilat için önemlidir. Filistin davasına sahip çıkmak, İsrail zulmü karşısında Filistin’in hak ve hukukunu savunmak bizim için vazgeçilmezdir. Son olarak dün Amerikan Başkanı’nın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, gerilimin eşiğine getirmiştir. Golan Tepeleri 1967’den bu yana İsrail’in işgali altında bulunmaktadır. 1967 senesindeki İsrail işgali sadece bölgedeki Arapları değil, Türkmenleri de kendi topraklarından göçe zorlamıştır. Türkiye ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın böyle hassas meselede sessiz kalması, emri vakilere sessiz kalması düşünülemez. Golan Tepeleri’nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İslam dünyası ile tüm insanlığın geleceğini tehdit eden olaylar karşısında bigâne kalmasının, kayıtsız davranmasının düşünülemeyeceğini belirterek, “Bilhassa bu hassas süreçte, doğrudan bizi ilgilendiren hususlarda daha aktif, daha girişken olmamız ve mesuliyet üstlenmemiz gerekiyor” dedi.

“YENİ ZELANDA SALDIRISINDAN ÖNCE DE DÜNYANIN FARKLI NOKTALARINDA MÜSLÜMANLAR KATLİAMLARA MARUZ KALDI”

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın da her zamankinden daha çok inisiyatif alması gereken bir dönemden geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda’da gerçekleşen kanlı terör saldırısında 51 Müslümanın şehit edildiğini, 47 Müslümanın da yaralandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu olay, kökleri derinlere inen bir kinin, saplantının ve nefretin inkârı mümkün olmayan bir dışa vurumudur. Manifestodan dehşet verici görüntülere, saldırganın silahının üzerindeki tarih, isim ve yerlere kadar pek çok husus bu gerçeği ispat etmektedir. Bu saldırı aysbergin, yani buzdağının görünen yüzüdür” ifadelerini kullandı.

Yeni Zelanda saldırısından önce de dünyanın farklı noktalarında Müslümanların şiddete, zorbalığa ve katliamlara maruz kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1993 yılında Solingen’de Neonazilerin, evlerini ateşe vererek 5 Türk vatandaşını şehit ettiğini, 1994 yılında El Halil’de İsrailli bir sivil işgalcinin Halil İbrahim Camii’nde sabah namazı kılan 29 Müslümanı şehit ederek 125 Müslümanı yaraladığını, 2011 yılında Oslo yakınlarındaki Utoya adasında 77 kişinin, beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir cani tarafından öldürüldüğünü, 2015 senesinde Çapel Hill kentinde 3 gencin bir ırkçı tarafından evlerinde vurularak katledildiğini, 2017 yılında Kanada’daki cami saldırısında 6 Müslümanın şehit edildiğini, Batı Avrupa’da, 2013-2017 yılları arasında Neonazi gruplarınca gerçekleştirilen 113 terör saldırısında 66 masum cana kastedildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükselen kültürel ırkçılıktan yalnızca Müslümanların değil, Musevilerin, Afrikalıların, Asya kökenlilerin ve Romanların da mağdur olduğuna dikkati çekerek saldırıları gerçekleştiren faillerin de ‘psikolojik rahatsız’ olarak atfedildiğini, olayın da ‘münferit, adi suç’ denilerek örtbas edildiğini söyledi.

Dile getirdiği saldırıların faillerinin hiçbirinin İslam düşmanı, yabancı karşıtı ve terör suçlamasıyla hâkim karşısına çıkarılmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün işlediği ırkçı cinayetlerin da medya ve Alman resmi makamlarınca ‘dönerci cinayetleri’ yaftasıyla küçümsendiğini hatırlattı.

“SADECE KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, EVLATLARIMIZIN İSTİKBALİ İÇİN DE SORUMLULUK ÜSTLENMELİYİZ”

Müslümanları ve tüm insanlığı tehdit eden meselelerin sükûtla geçiştirilemeyeceğini, görmezden gelinen sorunların katlanarak, büyüyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tepkimizi çok güçlü bir şekilde göstermedikçe, Neonazi virüsü bünyeyi daha fazla saracaktır. Biz sesimizi yükseltmedikçe, batılı hükûmetler konforlarını bozmayacaktır. Biz birilerini rahatsız etme pahasına tavrımızı ortaya koymadıkça, saldırılar daha da pervasızlaşacak, ırkçı fanatikler daha da azgınlaşacaktır. Sonuçta, Allah korusun 1940’larda Avrupa’da olduğu gibi telafisi mümkün olmayan felaketler yaşanacaktır. Biz, acı da olsa hakikatleri dillendirmedikçe, batılı medya kuruluşları İslam düşmanlığını körüklemeye, ateşe benzin dökmeye devam edeceklerdir. İşte bunun için gördüğümüz sıkıntıları cesaretle ifade etmeli, hep birlikle üzerine gitmeli, yüzleşmeli, çözüm yollarını da yine beraberce aramalıyız. Sadece kendimiz için değil, evlatlarımızın istikbali için de bu sorumluluğu üstlenmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir daha benzer acıların yaşanmaması, camilerin kan gölüne dönmemesi ve fitne tohumlarının boy vermemesi için net bir şekilde tavır ortaya koymak gerektiğine vurgu yaparak Teşkilatın Zirve Dönem Başkanı sıfatıyla, sorumluluklarının hakkını vermek için uzun süredir muhataplarıyla bu meseleyi gündeme taşıdıklarını bildirdi.

Hemen her fırsatta muhataplarının dikkatini nefret suçlarına çekmeye çalıştığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 6,5 milyon vatandaşı dünyanın 195 ayrı devletinde yaşayan bir ülke olarak yabancı karşıtlığını ve İslam düşmanlığını kendi meselesi olarak gördüğünü sözlerine ekledi.

“YÜKSELEN İSLAM DÜŞMANLIĞIYLA KARARLILIKLA MÜCADELE EDİLMELİ”

Bugün İngiltere nüfusunun yüzde 7’sini Müslümanların oluşturduğuna, Avrupa’da 44 milyon, Amerika’da 5 milyon Müslüman yaşadığına ve dünya genelinde 400 milyon civarında Müslüman diaspora ve azınlık bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neonazi örgütler, ırkçı çeteler, fanatik sağ partiler, İslam düşmanlığı üzerinden iktidar hevesi kuran muhteris siyasetçiler; işte bu insanları, sayıları yüz milyonlarla ifade ettiğimiz böyle bir kitleyi hedef alıyor” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamofobi, Zenofobi veya aşırı sağ diye tarif edilen bu yapıların artık politik akımlar olmaktan çıktığının altını çizerek şu anda açıkça bir İslam düşmanlığı, Müslüman nefreti yaşandığını ve bu meselenin de sadece siyasetin, sivil toplumun, sadece akademik çalışmaların, araştırma kuruluşlarının konusu olmaktan çıktığını, bu tehdidin artık güvenlik birimlerinin, devlet adamlarının, sokaktaki vatandaşın da meselesi hâline geldiğini söyledi.

“BATILI BASIN YAYIN ORGANLARI KENDİLERİNİ ÇOK CİDDİ BİR ÖZ ELEŞTİRİYE TABİ TUTMAK ZORUNDADIR”

“Tıpkı DEAŞ gibi, eş-Şebab, PKK gibi, Neonazi örgütleri de terör yapılanması olarak ele alınmalı, bu şekilde değerlendirilmelidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın Holokost sonrasında antisemitizm ile nasıl mücadele etmişse, yükselen İslam düşmanlığıyla da aynı kararlılıkla mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

DEAŞ eylemlerine nasıl tepki veriliyorsa, aynı güçlü tepkinin Neonazi saldırılarına da gösterilmesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bunların hepsi aynı madalyonun farklı yüzleridir. Bunların hepsi masumların kanıyla beslenen parazitlerdir. Özellikle batılı basın yayın organları kendilerini çok ciddi bir öz eleştiriye tabi tutmak zorundadır. Müslümanları ötekileştirerek, mültecileri düşmanlaştırarak kendilerine iktidar yolu açan politikacılar söylemlerine çekidüzen vermelidir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Londra, Paris, Brüksel ve Amsterdam’da yaşanan araba kazalarında bile hemen terör ihtimali aranırken, organize ve örgütlü saldırıların adi suç kapsamında değerlendirilmesini doğru bulmadıklarının üzerinde durarak nefret suçlarını önemsizleştirmenin hiç kimseye bir faydası olmayacağını söyledi.

“NEONAZİ TERÖRÜNÜ DAHA FAZLA GÖRMEZDEN GELMENİN MALİYETİ ÇOK AĞIR OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “İsrail’in Kudüs’te ve tüm Filistin’de dünyanın gözü önünde sürdürdüğü terör devleti uygulamalarını gizlemeye, saklamaya çalışmak beyhudedir. Neonazi terörünü daha fazla görmezden gelmenin maliyeti çok ağır olacaktır. Hele hele gerçekleri dillendirdiğimiz için şahsımı hedef almak, batı dünyasında nefret objesi hâline getirmek kimseye bir fayda sağlamaz” sözlerine yer verdi.

Doğru bildiklerini söylemekten çekinmediklerini ve asla çekinmeyeceklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçı medya kuruluşlarının, Neonazilerin söylemlerine lojistik destek veren Türk ve Müslüman düşmanı siyasetçilerin baskılarına da boyun eğmediklerini vurguladı.

“40 yıldır manşetlerle çarpışıyoruz, iftira kampanyalarıyla mücadele ediyoruz. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da hakkı söyleyecek, hakikati haykıracağız” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda makamlarına ve halkına da gösterdikleri hassasiyet ve kararlı duruş dolayısıyla teşekkürlerini iletti.

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in sergilediği empati ve Müslümanlarla dayanışmasının tüm dünya liderlerine örnek olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Ardern’in dediği gibi, elbette terör saldırısını gerçekleştiren caninin adını anmamalıyız. Ancak bu vahşi terör eyleminin unutulup gitmesine de müsaade etmemeliyiz. Bu teröristi hak ettiği şekilde cezalandırarak, tüm bağlantılarını ortaya çıkartarak, aynı hevesleri taşıyanlara çok güçlü bir mesaj vermeliyiz” dedi.

“İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI BÜNYESİNDE ATABİLECEĞİMİZ PEK ÇOK ADIM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılık ile mücadelede asıl görevin batılı devletlere düştüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlar olarak bu sorunu artık daha ciddi ele almaları gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunun çözümüne yönelik İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde atabilecek pek çok adım olduğunu düşündüğünü aktararak, 10 Yıllık Eylem Planı’nda İslam düşmanlığı konusuna yer verildiğini ancak bu konuda gereken düzeyde bir çaba sergilenmediğini sözlerine ekledi.

Müslümanlara yönelik nefret suçlarını tespit ve takip ederek bunları sürekli gündemde tutacak güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilat bünyesindeki Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu’nun güçlendirilmesi dâhil siyasi, bürokratik ve sivil toplum araçlarını nasıl daha etkin olarak kullanabileceğinin zirvede tartışılması gerektiğini kaydetti.

“BURADA VERECEĞİNİZ MESAJLARIN İSLAM DÜŞMANLIĞIYLA MÜCADELEDE MİHENK TAŞI OLACAĞINA İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “İslam düşmanlığını Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği gibi platformlara taşıyarak paydaşlarımızın sayısını artırmalıyız. Hepsinden önemlisi ümmetin bekasını ilgilendiren hususlarda tek yürek, tek bilek olup beraberce hareket etmeliyiz. İslam dünyasının ve insanlığın ortak geleceğini tehdit eden meselelerde kısa vadeli çıkarlar, orta ve uzun vadeli menfaatlerimizin önüne geçmemelidir” diye konuştu.

Yeni Zelanda saldırısında şehit olanlara bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada vereceğiniz mesajların İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve kültürel ırkçılıkla mücadelede bir mihenk taşı olacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Yeni Zelanda’daki saldırıda hayatını kaybedenler için Fatiha okunmasını isteyerek tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu Ortak Açılış Töreni’nde konuştu 0 98797

Mehmet Ali Setencioğlu,Enerji petrol Medya Ceo

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu ortak açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 17 yılda yaptığımız hizmetler, yatırımlar, gerçekleştirdiğimiz reformlarla Türkiye’yi egemenliğini gerçek anlamda kullanabilen bir ülke hâline getirdik. Bugün maruz kaldığımız onca saldırıya, tuzağa, tehdide, şantaja rağmen dimdik ayaktaysak bunu geçtiğimiz 17 yılda ülkemizi getirdiğimiz yere borçluyuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bursa-İzmir Otoyolu Badırga Mevkii’nde düzenlenen Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu ortak açılış törenine katıldı.

İSTANBUL İLE İZMİR ARASINDAKİ SEYAHAT HIZLI, GÜVENLİ VE KONFORLU HÂLE GELDİ”

Programda vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’ya hem vatandaşlarla hasret gidermek hem de iki önemli yatırımın açılış sevincini paylaşmak üzere geldiklerini belirterek bugün bir tarih yazarak İstanbul’u İzmir’e farklı bir şekilde bağladıklarını ve Bursa’ya muhteşem bir şehir hastanesi kazandırdıklarını söyledi.

İstanbul-Bursa-Balıkesir-Manisa-İzmir Otoyolu’nun Türkiye’nin son dönemdeki en önemli yatırımlarından biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje içerisinde yer alan Osmangazi Köprüsü’nün dünyada sayılı köprülerden biri olduğunu, projenin etapları tamamlandıkça hizmete açıldığını, bugün de kalan 192 kilometrelik bölümü açarak toplamda 426 kilometrelik İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’nun tamamının hizmete gireceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede yer alan viyadüklerin, tünellerin kolay yapılmadığını, dağların kolay aşılmadığını dile getirerek, “Ama biz Ferhat olduk Ferhat. Dağları deldik Şirin’e ulaştık. Böylece İstanbul ile İzmir arasındaki seyahati hızlı, güvenli ve konforlu hâle getirmenin yanında, yolu da 100 kilometre kısaltıyoruz. İleride inşallah 1915 Çanakkale Köprüsü’nün de içinde yer aldığı Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otobanını da bu yolla birleştireceğiz” dedi.

“İSTANBUL-İZMİR OTOYOLU TÜRKİYE İÇİN HER BAKIMDAN KAZANÇLI, KÂRLI BİR PROJEDİR”

Açılışı yapılan otoban güzergâhındaki İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Manisa ve İzmir’in aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli ihracat kapılarına da ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bölgemiz, ülkemizin millî gelirinin yüzde 64’ünü üretiyor, dile kolay. Maliyeti 11 milyar dolar olan bu projenin ülkemiz ekonomisine sadece yakıt ve zaman katkısı yıllık 3,5 milyar liradır. İş bilenin kılıç kuşananın. Laf ola beri gele yok, iş üretiyoruz. Bu yol sayesinde turizm hızlanacak, sanayi hızlanacak, ticari faaliyetler de aynen hızlanacak, ülkemize çok daha fazla katkı sağlayacağı açıkça ortadadır” ifadelerini kullandı.

Otoyolu inşa eden ve sözleşme tarihinden itibaren 22 yıl 4 ay süreyle işletecek ortak girişim grubunun devlete 6,3 milyar ödeme yapacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netice olarak bu otoyol Türkiye için her bakımdan kazançlı, kârlı bir projedir. Peki devletin kasasından bir şeyi çıkıyor mu? Hayır, mesele bu, eğer bu çalışıyorsa işi bitiririz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 17 yıllık iktidarının alametifarikalarından birinin de ulaşım meselesi olduğuna vurgu yaparak, “6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğumuzu bugün 26 bin 764 kilometreye ulaştırdık. Farkımız bu” şeklinde konuştu.

İktidara geldiklerinde bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğunu, 2 bin 875 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yol ile bağlı il sayısını altıdan 77’ye, karayolu tünel sayısını 83’ten 367’ye, karayolu tünel uzunluğunu da 50 kilometreden 473 kilometreye yükselttikleri bilgisini paylaştı.

“TÜRKİYE’NİN TÜMÜNDE ULAŞTIRMA YATIRIMLARI KESİNTİSİZ SÜRDÜRÜLÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan yaz tatili ve Kurban Bayramı’nda yapacakları seyahatlerde trafik kurallarına uymalarını rica ederek, “Biliyorsunuz yolların kuralları vardır, bu kurallara uyalım. Bu kurallara uyarak seyahatimizi yapalım ki bayramlarımızı acıya döndürmeyelim, bunu özellikle sizlerden rica ediyorum” dedi.

Ulaştırma, yolcu ve yük taşımacılığı alanlarındaki atılımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alt yapıyı güçlendirmek ve güvenli trafik anlayışını yerleştirmek suretiyle Türkiye’deki trafik kazalarının azaltılmasında çok önemli mesafe kat edildiğini, bu yılın Temmuz ayına kadar trafik kazalarında yüzde 12’lik, ölümlü kazalarda yüzde 30’luk, yaralanmalı kazalarda yüzde 12’lik bir azalma yaşandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tümünde ve Bursa’da da ulaştırma yatırımlarının kesintisiz sürdürüldüğünün altını çizerek, kentte toplamda maliyeti 1,5 milyar lira olan 18 karayolu projesinin yapımının devam ettiğini ve tamamının iki yıla kadar bitirileceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa-Bilecik Hızlı Tren Projesi’ndeki sıkıntıların da bir an önce çözülerek hem Ankara-Bursa hem de Bursa-İstanbul arasını 2 saat 15 dakikaya düşürecek bu hattı mutlaka hizmete sunacaklarını açıkladı.

“TÜRKİYE’YE VE ŞEHİRLERE ÇAĞ ATLATTIK”

AK Parti hükûmetlerinin sağlık konusunu da önceliklerin ilk sıralarına yerleştirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete, Türkiye’yi eğitim, sağlık, emniyet ve adalet üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini anımsatarak sözlerini tuttuklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan bin 355 yataklı Bursa Şehir Hastanesi’nin de sözlerini tuttuklarının örneklerinden biri olduğunu ifade ederek şehir hastanesinin altı ihtisas hastanesi ve diğer birimleriyle sağlık alanında yüksek standartlara sahip bir şaheser olduğunu söyledi.

Şehir içindeki raylı sistemi 5,5 kilometre uzatarak hastaneye ulaşır hâle getireceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bursa ile birlikte ülkemizdeki şehir hastanesi sayısını 10’na ve toplamdaki yatak kapasitesini de 13 bin 417’ye çıkarmış olduk. Hâlen toplamda 17 bin 800 yatak kapasiteli 10 adet şehir hastanesinin inşaatı sürüyor. İhale ve planlama aşamasındakilerle birlikte 44 bin 846 yatak kapasiteli 31 adet sağlık tesisini milletimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Son 17 yılda sadece Bursa’ya 27’si hastane olmak üzere toplam 68 adet sağlık tesisi kazandırdık. Ayrıca 750 yataklı Osmangazi Çekirge Devlet Hastanesi’yle birlikte yedi sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin yaptığı yatırımların Türkiye’ye ve şehirlere çağ atlattığını, ancak birilerinin icraatlara çamur atarak siyasi menfaat devşirmenin peşinde koştuğunu dile getirerek, hizmet yarışında esamesi okunmayanların çamur atma, karalama, yalanlama ve çarpıtma işine gelince en önde olmalarının takdirini millete bıraktığını kaydetti.

“TÜRKİYE, DÜNYADA YAP-İŞLET-DEVRET MODELİNİ EN BAŞARILI ŞEKİLDE UYGULAYAN ÜLKE DURUMUNDADIR”

Şehir hastanelerinin yap-işlet-devret modeliyle yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hastaneler şayet devlet bütçesiyle yapılmış olsaydı elbette ihale rakamı inşaatın dışındaki tabelada yazıyor olacaktı ama bu hastaneleri devlet kendisi inşa etmiyor. Zaten bu işi devlet bütçesinden yapmaya kalksak şu ana kadar değil 10 tanesini bitirip, 10’unun da inşaatını veya hazırlığını bitirme aşamasına getirmeyi, belki iki, üçünü bile tamamlayamazdık. Çünkü devletin sağlık yatırımlarına ayırabildiği rakam belli” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri, İstanbul-İzmir Otoyolu, İstanbul Havalimanı ve diğer devlet yatırımlarının da kamu-özel ortaklığıyla yapıldığına işaret ederek,  “yap-işlet-devret” modelinde özel sektör tarafından yatırımın yapıldığını, kamunun da belirlenen sürede hem hizmet alıcı olarak projede yer aldığını hem de sürenin sonunda malın sahibi olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldıkları uluslararası toplantılarda ve yaptıkları dış ziyaretlerde muhataplarının soruları üzerine uyguladıkları “yap-işlet-devret” modelini anlattıklarını ifade ederek, “İşte bu G-20 toplantılarında ağırlıklı olarak Türkiye hep bunu anlattı, anlatıyor. Türkiye dünyada bu modeli en etkin ve başarılı şekilde uygulayan ülke durumundadır. Dolayısıyla burada önemli olan Bursa Şehir Hastanesi’ni veya diğer eserleri inşa eden diğer firmaların ne harcadığı değil, bizim buradan aldığımız hizmet için ne ödediğimizdir. Biz bir şey ödemedik” sözlerine yer verdi.

Hastanedeki yeni tıbbi cihazların Türk halkına layık olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şu ana kadar hizmete giren projelerdeki gerçekleşmeler, bu eserlerin kullanım süreleri bitip kamuya devri yapıldığında herkes için memnuniyet verici bir tabloyla karışılacağımıza işaret ediyor. Biz düşündük araştırdık, denedik, başardık ve bu yolla ülkemizi pek çok eserin sahibi yaptık. Tabii önüne üç koyun verseniz akşama ikisini kaybedecek bir kişiye bu incelikleri anlatmak zor. Atalarımız ne güzel söylemiş; ‘Görmeye göz gerek/Sezmeye öz gerek’ diyor. Hazreti Mevlana da ‘İki parmağınla iki gözünü kapat, şu dünyada hiçbir şey görmezsin/Sen göremiyorsun diye âlem yok değil.’ diyerek aynı mesajı veriyor.”

“ÜLKEMİZİN HAKKININ, GELECEĞİNİN SÖZ KONUSU OLDUĞU HER YERDE ASLANLAR GİBİ MÜCADELE ETTİK”

Bursa’nın medeniyetin gözbebeği, sadece Osmanlı hakanlarının değil aynı zamanda gönül sultanlarının da şehri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eşrefoğlu Rumi’nin “Adı Aşk” şiirini okuyarak Türkiye’nin her alanda yepyeni bir yola girmeye hazırlandığı süreçte Bursa’nın, AK Parti’nin yanında olmasının güçlerine güç ve morallerine moral kattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 17 yılda yaptığımız hizmetler, yatırımlar, gerçekleştirdiğimiz reformlarla Türkiye’yi egemenliğini gerçek anlamda kullanabilen bir ülke haline getirdik. Bugün maruz kaldığımız onca saldırıya, tuzağa, tehdide, şantaja rağmen dimdik ayaktaysak, bunu geçtiğimiz 17 yılda ülkemizi getirdiğimiz yere borçluyuz” diye konuştu.

Türkiye’nin millî gelirinin AK Parti iktidarları döneminde 236 milyar dolardan 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıktığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, 2013 yılından sonra ne oldu da bu yükseliş süreci durdu, hatta kurdaki oynaklık sebebiyle kâğıt üzerinde de olsa geriledi. Bu ülkede yaşayan herkes Türkiye’nin 2013 yılından bugüne kadar hangi badirelerden geçerek geldiğini iyi bilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin bilgi vererek, “Kardeşlerim, şimdi de Fırat’ın doğusuna gireceğiz. Biz bunu Rusya’yla da paylaştık, Amerika’yla da paylaştık, çünkü oralardan bize bu taciz atışları devam ettikçe bizim sessiz kalmamız mümkün değildir. Ve şu anda biz bir yere kadar sabrederiz o sabrın bir sonu var” şeklinde konuştu.

Köroğlu’nun “Mert dayanır, namert kaçar” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizin ve milletimizin hakkının, hukukunun, çıkarının geleceğinin söz konusu olduğu her yerde aslanlar gibi mücadele ettik, ediyoruz, etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin PKK, PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ’e karşı mücadele verdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bütün bunlara karşı CHP Genel Başkanı kimi zaman terör örgütlerinin, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman şu veya bu dış gücün arkasına saklanarak bize zehirli oklar yağdırmaya devam edecek” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE ANCAK ÜRETMEKLE, İHRACATLA, İSTİHDAMLA BÜYÜR, GELİŞİR VE ZENGİNLEŞİR”

Merkez Bankası’nın faizleri indirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bak müjdeyi veriyorum, enflasyon da düşecek bunu da göreceksiniz. Ve yatırımcı kardeşlerime buradan sesleniyorum, yatırımcıların şehri Bursa artık mevcut yatırımlarınızı geliştirin, genişletin. Yatırıma girecek olanlar aynı şekilde, ama istihdamı da artırın ki bir an önce bizler üretime artıralım, rekabeti artıralım, bunun yanında da inşallah büyümeyi artıralım” sözlerini kullandı.

Döviz kurunun belli bir seviyenin üzerine çıkamadığını, bankaların ardı ardına faiz indirimi açıkladığını, turizmde tüm dönemlerin en başarılı sezonunun yaşandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi üretiminden istihdama kadar tüm göstergelerde olumlu yönde bir yükselişin görüldüğünü, ihracatın yıllık 170 milyar dolar sınırını geçerek, düzenli yükselişini sürdürdüğünü, cari açığın da 1 yılda 58 milyar dolardan, 2,4 milyar dolar düzeyine gerilediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Velhasıl ülkemizin üzerine atılmak istenen ekonomi bombası da bu tuzakları kuranların elinde patladı. Buradan tüm vatandaşlarıma bir çağrıda bulunuyorum, sanayicisinden esnafına, ücretli çalışanından girişimcisine kadar herkes artık ekonomimizle ilgili spekülasyonlara kulaklarını tıkayıp işine, gücüne bakmalıdır. Yeni bir yatırım mı yapacaksınız? Yapın, hemen başlayın. İşinizi mi büyüteceksiniz? Hemen kolları sıvayın. Tezgâhlarınız boş mu duruyor? Kapasitenizi düşük mü kullanıyorsunuz? Hemen start düğmelerine basın. Projeniz, planınız, girişim niyetiniz mi var? Hiç durmayın hemen yarın sabah işe koyulun. Türkiye ancak üretmekle, ihracatla, istihdamla büyür, gelişir ve zenginleşir. Bekleme dönemi sona erdi, artık çalışmak zamanı” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİNE ULAŞTIRMAK İÇİN GEREKEN ADIMLARI KARARLILIKLA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’den Doğu Akdeniz’e kadar her yerde Türkiye’nin ve milletin hakkını, hukukunu korumak için gece gündüz mücadeleye devam edeceklerini vurgulayarak, “Meclisimiz bir yandan, Cumhurbaşkanlığı olarak biz bakanlarımızla, kurumlarımızla diğer yandan Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak için gereken adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki bir yılı kazasız belasız geride bıraktığımız da Rabbimin inayetiyle yeni ve çok daha büyük bir şahlanış dönemine inşallah hep birlikte gireceğiz” dedi.

Otoyolun ve Bursa Şehir Hastanesi’nin Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını Allah’tan temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapımında ve ülkeye kazandırılmasında emeği geçen bakanlara ve herkese millet adına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle kurdele keserek toplu açılışı gerçekleştirdi. Açılış töreninden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alınan yolda bir süre test sürüşü yaptı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BURSA ŞEHİR HASTANESİ’Nİ ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki temasları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi’ni de ziyaret etti. Hastanede incelemeler yaparak tedavi gören vatandaşlara geçmiş olsun ziyaretinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastaneden ayrılırken açılış kurdelesi kesti.

Burada kısa bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Şehir Hastanesi’nin resmen açılışının gerçekleştirildiğini belirterek, “Bunlar bizim için tarihî bir dönüm noktasıydı. Tarihî bir gündü. Her iki önemli açılışı yapmak suretiyle Bursa’da bir dönüşümü yaşadık. Gerek şifa kaynağımız olan Bursa Şehir Hastanesi gerekse ‘Yol medeniyettir’ diye yola çıktığımız bu İstanbul-İzmir Otoyolu tüm insanlığa özellikle ülkemiz halkına hayırlı olsun diyoruz” dedi.

Toplu açılış törenine; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, Bursa Valisi Yakup Canbolat ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da katıldı.

 

Mehmet Ali Setencioğlu,Enerji petrol Medya Ceo

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı 0 88018

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Kararlar, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından kamuoyuna açıklandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Toplantısı’nda alınan kararları açıkladı.

“14 GENERAL VE AMİRAL BİR ÜST RÜTBEYE YÜKSELTİLDİ”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, YAŞ kararlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla karara bağlandığını belirterek 30 Ağustos 2019 tarihinden geçerli olmak üzere; 14 general ve amiralin bir üst rütbeye, 40 albayın ise general ve amiralliğe yükseltildiğini, 12 general ve amiralin görev sürelerinin bir yıl, 313 albayın görev sürelerinin de iki yıl süreyle uzatıldığını bildirdi.

Bir generalin yaş haddi nedeniyle 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren, 47 general ve amiralin de kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2019 tarihi itibariyle emekliye sevk edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlen 241 olan general ve amiral sayısı 30 Ağustos 2019 tarihi itibariyle de 233 olacaktır. 30 Ağustos 2019 tarihinden geçerli olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Tümgeneral İrfan Özsert korgeneralliğe terfi ettirilmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan tuğgeneraller Bahtiyar Ersay, Sezai Öztürk, Ömer Ertuğrul Erbakan, Ahmet Kurumahmut ve Selami Arslan tümgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu tümamiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan tuğgeneraller Erdoğan Gür, İsmail Günaydın, İsmail Üner, Kutlay Demir, Ali Serin, Olcay Yılmaz ve Selçuk Aygün tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir. Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin milletimize, devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek bu kişilere hayatlarının yeni dönemlerinde aileleriyle birlikte sağlık ve mutluluklar diledi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, terfi ve diğer atamalarla ilgili detayların Millî Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde yayımlanacağını söyledi.

TSK General/Amiral Terfi-Uzatma-Emekli Listesi