Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına katıldı 0 100345

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gündem Özel” programıyla A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına konuk oldu.

Çankaya Köşkü’nden gerçekleştirilen yayında, Salih Cemal Nayman ile Şebnem Bursalı’nın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 82 milyonun Cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, tüm vatandaşlara hizmet götürdüklerini söyledi.

31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugüne kadar, ilçeler hariç, 58 ilde vatandaşla buluştuğunu, meydanların diline baktığında da anket şirketlerinin çok ciddi bir yanılgı yaşayacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, anketler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ancak meydanların yalan söylemeyeceğini kaydetti.

Cumhur İttifakı’nın, İstanbul Yenikapı mitingine 1 milyon 600 bin kişinin katıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın karşısındaki partilerin İstanbul’da miting yapamadıklarını, İzmir ve Ankara’da da rekor düzeyde katılımla mitingleri gerçekleştirdiklerini belirtti.

“ASIL ANKET SEÇİM SANDIĞI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anket şirketlerinin bu defa ben çok farklı bir yanılgı içinde olduklarını gerçek anketin yapılacağı Pazar günün akşamı göreceğiz, asıl anket Pazar günü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülderen Yiğit adlı kız çocuğunun kendisine yazdığı mektubu okuyarak, hediye ettiği bilekliği ve “devletin ihtiyaçlarında kullanması” için gönderdiği 50 lirayı yanında taşıdığını anlatarak, “Gülderen, gözlerinden öpüyorum, inşallah ekrandasın bu akşam, izliyorsundur. Ve bu Gülderen’in işte o küçücük bileğinden gelen, üzerinde kalplerin de olduğu, bu da tabi kalbimizdesin demek. Ve ben de gözlerinden öpüyorum. İnşallah bu seçimlerin en büyük sermayesi bu” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın çok sağlam temellere sahip olduğunu ve seçimden zaferle çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin besleyip büyüttüğü, üzerlerine saldığı bütün terör örgütlerini tepelediklerini, terör örgütlerinin lider kadrolarından ciddi kayıplar vermeye başladıklarını açıkladı.

“TERÖRÜ BİTİRMEDEN TÜRKİYE’YE YATIRIMCI GETİREMEYİZ”

“Şu anda Kuzey Irak’ta önemli sorumlular gitti, bir tane çok çok önemli liderleri şu anda ağır yaralı, bunun yanında tabi ölenler var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerinin terörü bitirme kararlılığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörü bitirmeden Türkiye’ye yatırımcıyı getiremeyeceklerinin bilincinde olduklarını belirterek, terörü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halkla beraber el ele vererek bitirebileceklerini söyledi. “Bir gece ansızın gelebiliriz mesajını hep özenle altını çizdiniz, o gece ne zaman gelecek?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil’e yönelik son operasyonu hatırlatarak “Bunlar eğer haber verilerek olsa netice alamazsınız. Ama şimdi bunları biz tabi hiç haber vermeden bunlar bir gece ansızın derken bunu başarıyoruz. Bakınız şimdi bunların içerisinde şu anda alt seviye falan yok. Bakıyorsun Kandil bölge sorumlusu, çok önemli bir şey. Bunun yanında dış ilişkiler sorumlusu” cevabını verdi.

Terör örgütüne yönelik operasyonlarda İHA’larla koordinatların belirlendiğini, SİHA’larla bu koordinatların vurulduğunu, gerekirse F-16’larla da vuruşların yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele noktasında yeni bir dönemin içinde olunduğunu, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen silahların artık teröristlere göz açtırmadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan dörtlünün yer aldığını yineleyerek, bu partilerin birlikteliklerini gizlemeye çalıştıklarını ancak HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açıklamalarıyla bu birlikteliğin, yaptıkları pazarlıkların açığa çıktığının altını çizdi.

“KÜRT KARDEŞLERİMİN İRADESİNE KİMSE İPOTEK KOYAMAZ”

Temelli’nin açıklamalarını terör örgütü PKK’dan bağımsız ve izinsiz açıklamaya yapamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de biz beka meselesi derken bunu boşuna konuşmuyoruz. İşte 31 Mart bir beka meselesidir. Bu temelsiz Sezai birlikteliğin diğer bileşenlerinin iplerini eline almış tehdit ediyor; biz yoksak siz bir hiçsiniz diyor. Ya sen ne zamandan beri kalktın da benim Kürt vatandaşlarımın millî iradesine ipotek koyuyorsun? Böyle bir ahlaksızlık olabilir mi? Ben buradan özellikle bu akşam ekranları başında olan Kürt vatandaşlarıma, Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizin iradenize ipotek koyan bu adamlara gelin demokratik bir şekilde sandıkta gereken cevabı verin” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın tecrübelerini anlatarak, İstanbul için önemli projeleri hayata geçireceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İzmir’de de tecrübeli isimlerle seçime girdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya da başkente yakışır bir adayla seçime girdiklerini tekrarlayarak, şöyle devam etti: “Şimdi burada bir tane ilçe belediye başkanını getirip de buraya aday olarak koymak, bana göre Ankaralılara saygısızlıktır. Ve Ankaralılara saygısızlıktır derken ben burada ayrımcılığı asla düşünmüyorum, çünkü Ankara biliyorsunuz birçok ilden gelen insanlarımızın yaşadığı bir vilayettir. Burada Yozgatlısı var, Çankırılısı var, Çorumlusu var, Bolulusu var vesaire. Yani burada salt Ankara’da doğup Ankara’da büyümüş olanlar değil hepsi var. Ankara’ya böyle olaylara geniş açıdan bakabilecek ve Ankara’yı şu anda bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyabilecek bir isim olarak biz Mehmet Beyi aday gösterdik. Yoksa yani şu anda karşısındaki adayın cürmü, her şeyi ortada. Hele hele bir de bu senet-menet olaylarındaki durum çok daha berbat bir şey.”

“BÖLÜCÜ ÖRGÜT AĞZIYLA KONUŞANLARA TEPKİ GÖSTERMEDİLER”

“Kürdistan ifadesini çok bilinçli bir şekilde siyaset diline sokmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Diğer üç partinin karşı çıkmasını bekledim, herhangi bir karşı duruş çıkmadı, bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erdoğan düşmanlığı bunların gözlerini öyle kör etmiş ki Türkiye düşmanlığı ile Erdoğan düşmanlığını adeta ayırt edemez hâle gelmişler. Bölücü terör örgütünün ağzıyla konuşan HDP yöneticilerinin bu açıklamalarına tepki gösteremeyen CHP, sözde İyi Parti ve Saadet Partisi yöneticileri bu düşmanlığın açık söylüyorum ortaklarıdır” şeklinde cevapladı.

“Cumhur İttifakı olduğu sürece bu toprak üzerinde Kürdistan diye bir bölge inşa etmeleri söz konusu değildir mümkün değil” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin HDP’ye oy verenlere terörist dediği yalanını ortaya attıklarını bununla ilgili olarak da tazminat davalarını açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, CHP’ye oy verenin oylarına da, sözde İYİ Parti’ye oy verenlerin oylarına da, HDP’ye oy verenin oylarına da, Saadet Partisi’ne oy verenlerin oylarına da talibiz, yani siyasetin gereği bu. 40 yıldır siyasetle meşgul olan Tayyip Erdoğan bir defa böyle bir vicdansızlığı yapamaz, biz böyle büyüdük buralara geldik. Cumhur İttifakı ile baş edemeyeceklerini anlayınca HDP’ye oy veren Kürt kardeşlerimi terörist ilan ettiğimi iddia ederek büyük bir yalana sarıldılar, bu alçaklıktır, alçalmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“MEHMETÇİK VATAN SAVUNMASINDA, HAPİSTE OLANLAR MİLLETİME KURŞUN SIKAN, TANKLARLA ÜZERİNDEN GEÇEN TERÖRİSTLER”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in son olarak da FETÖ’den tutuklananları kast ederek, “Mehmetçik hapiste, garip gureba hapiste” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara Mehmetçik’in vatan savunmasında olduğunu hatırlatmak gerek. Hapiste olanlar Mehmetçik değil, Mehmetçik’e ve milletime kurşun sıkan, bomba atan, tanklarla üzerinden geçen teröristler. Sana teröristlerin sözcülüğünü kim verdi? Pensilvanya” ifadesini kullandı.

Türkiye’yi istikrarlı ve kararlı yolundan çevirmek için bütün Türkiye düşmanlarının bir araya geldiği, her türlü saldırıyla Türkiye’yi yolundan çevirmeye çalıştıklarını, son dönemde de ekonomik saldırıların bunun bir parçası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye düşmanlarını bir araya getiren üst aklın sadece yurt içinde değil yurt dışında da aktörleri bulunduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pensilvanya’daki ahlaksızın yanında bir başka ahlaksız var sizin meslektaşınız biliyorsunuz buradan kaçıp giden. Ve onun da işte geçenlerde kanalınızda yayınlanan bazı konuşmaları var. Milletin başından düş diyor, sen mi getirdin bizi buraya terbiyesiz? Bizi buradan ancak milletim sandıkta eğer memnun değilse sandıkta bize der ki ‘ya yeter’ bunun kararını o verir, sen değil. Eğer sende zerre kadar mertlik olsa sen ülkeni terk etmezsin, ülkenden kaçıp giden şu anda bir soysuzsun” sözlerine yer verdi.

“TERÖRİSTLERLE DEĞİL MİLLETLE İŞ BİRLİĞİ YAPARAK SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

Cumhur İttifakı’nın karşısında seçime giren CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin oluşturduğu ittifakı “zillet ittifakı”nın Kandil’den talimat aldığını, CHP’nin içindeki bazı isimlerin de Kandil ile koordineli çalıştığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu zillet ittifakı milletimizin karşısına çıkmaktan bundan dolayı ciddi manada korkuyor. Terörist başının resminin bulunduğu paçavralarla, uğruna şehitler verdiğimiz şanlı bayrağımızın yan yana gözükmesinden de tabi ciddi manada çekiniyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’nin aday göstermediği yerde suflenin Kandil’den geldiğini, o bölgelerin Kandil tarafından dizayn edildiğinin üzerinde durarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Burada kalkıp da Bay Kemal’in söyleyeceği bir şey yok, aynı şekilde hanımın da söyleyeceği bir şey yok bu kadın da bir şey söyleyemez, çünkü oradan belli bir çıkar. Ayrıca da tabi Pensilvanya’dan gelenler karşısında da bu durum var. Mesela 340 civarında bunların listelerinde biliyorsunuz yer alanlar var. Ya düşünebiliyor musunuz Saadet Partisi’nin listelerinde PKK’lılar var. Mesela Adıyaman adayları kalkıyor yani oradaki HDP’lilerin filan kendisini destekleyeceklerini söylüyor. Pazar günü göreceğiz, Allah’ın izniyle Adıyaman’da bizim adayımız seçimi alacak ve gümbür gümbür de orada seçimi kazanacak. Ama bu teröristlerle iş birliği yaparak değil, tamamıyla bu milletin asil evlatları orada kalkıp Adıyaman’da oyunu adayımıza verecekler.”

Bir soru üzerine, seçimi kazanan terörle bağlantılı belediye başkanlarının görevden alınıp alınmayacağına yönelik tartışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre yardım ve yataklık yapmanın, teröre destek vermenin, propagandasını yapmanın, finanse etmenin suç olduğunu vurgulayarak, “Milletiyle omuz omuza olması gereken belediye başkanları terör örgütleriyle omuz omuza oluyorsa bunun elbet bir karşılığı, bir bedeli vardır, olacaktır da” dedi.

Milletin terör çukurları kazan değil, gül bahçeleri açan belediyeciliği hak ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelere atanan kayyumların bunu fazlasıyla yerine getirdiğini, kayyum olarak atananların çok güzel, başarılı bir belediyecilik yaptıklarını anlattı.

“TERÖRLE İLTİSAKLI BELEDİYELERLE İLGİLİ YASAL GEREKLİLİK YAPILACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim akşamı iş bitti, neticeler belli oldu bunların içerisinde teröre yardım, yataklıktan tutunuz da başka terörle ilgili, iltisaklı suç işlemiş olanlar varsa biz artık öyle beş sene, altı sene, yedi sene bekleyemeyiz ve hemen, anında gereğini yasal olarak savcılıklar inanıyorum ki yapacaktır ve burada bu milletin parasını çarçur edecek olanlara da buralar teslim edilmeyecektir” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların oy kullanırken korkmaması gerektiğini, demokrasi mücadelesini korkusuzca vermeleri gerektiğini vurgulayarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kendisine baskı yapıldığını hisseden vatandaşların durumu güvenlik birimlerine bildirmelerini istedi.

Millete yapılan hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ve bunları boşa çıkartacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin oyunun rengini zorla soran, değiştirmeye kalkan, onlar da karşısında devlet olarak bizi bulur, bunu önü açık yapamayız. Ve milletimize baskı yoluyla oyunu çalmak isteyenleri devletimiz bir defa alaşağı eder, bunları da serbest bırakmaz. Sandığın da,  milletin de güvenliği her ikisinin de bize ait, bizim görevimiz bu. Milletimizin kararları da hür iradelerine ve vicdanlarına emanet” sözlerine yer verdi.

“Hiç şüpheniz olmasın, yerel yönetimlerde teröre ucundan, kenarından, köşesinden bulaşanı bir defa görevden alacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin kaynaklarının Kandil’e gönderilmesine izin vermeyeceklerini yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt seçmenin oyunun olduğu gibi HDP’ye aktığı yönünde bir algı operasyonu yürütüldüğünü görüyoruz. Bununla ilgili ne dersiniz?” sorusu üzerine Hakkâri’deki mitingini anlatarak cevap verdi.

“KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİN OYUNU HİZMET SİYASETİNDEN YANA KULLANACAĞINA İNANIYORUM”

Hakkâri mitinginde vatandaşların belediyeye atanan kayyumdan son derece memnun olduğunu şahitlik ettiğini, Hakkâri’nin hizmet görmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan önce Hakkâri’ye gittiğimde vatandaş pencereden bakamazdı ama şimdi bu gidişte baktım artık hem pencereden bakıyor bu safhaya geldi, bir ilerleme var. Er veya geç orada bu iş bitecek, bugün olmazsa yarın bitecek ve benim Kürt kardeşlerimin oyları PKK’nın güdümündeki bir siyasi partinin ipoteği altında hiç değildir, bunu da inşallah göstereceğiz” diye konuştu.

Kürt kökenli vatandaşların oyunu hizmet siyasetinden yana kullanacağına olan inancını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörü finanse etmek için belediye kaynaklarını Kandil’e aktaran ve halkını hizmetten mahrum bırakan bir anlayışın ardından gideceklerine inanmıyorum, çünkü Kürt kardeşlerim bu noktada zekidir ve bunlara da böyle bir imkânı tanımayacaktır” ifadesini kullandı.

AK Parti’nin Güneydoğu’da ciddi bir oy potansiyeli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere en büyük zulmü yapan Suriye’deki Esed rejimine HDP ve terör örgütü PKK’nın destek verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlere karşı tarihî düşmanlığını en iyi yine Kürt kardeşlerim biliyor aslında. Şimdi terör destekçisi HDP üzerinden Kürt kardeşlerime göz kırpıyorlar. Bu iki zihniyeti besleyen faşizm anlayışıdır. Tunceli’de CHP zihniyetinin biliyorsunuz geçmişteki kıyımını bir kenara koymak mümkün mü? Tarih bunun şahididir” açıklamasında bulundu.

“MUHALEFET İSTİKAMETİNİ KAYBETMİŞ VAZİYETTE”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı dönemde başına gelenlerin bugün kendi başına geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal bunların o kirlenmiş, zehirlenmiş ittifakına kurban edilmesine milletimiz rıza göstermeyecektir. Ama şu anda Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi maalesef çok farklı yerlerde. Zaten hayatta olsa bu adamı o partiye yaklaştırmaz, çünkü bunun vermesi gereken hesaplar var. Ve şu anda gönül verenler de aslında bundan rahatsız, memnun değiller, istikametini kaybetmiş bir özelliğe sahip. Ve biz de diyoruz ki, biz bu seçimde öyle bir adım atalım ki, atacağımız bu adımla milletimiz her şeyden önce bir defa bu koltuğu yapışıp bırakmayan Bay Kemal’den Cumhuriyet Halk Partisi’ni de benim milletim tabanda kurtarmış olsun. Çünkü kongrelerle kurtarmak mümkün değil; niye? İstediği gibi bir delegasyon oluşturan bu zat, orada kongreyle filan gitmez. Şimdi Bay Kemal CHP’nin başına geçtikten sonra ne yaptılar? CHP’yi yeniden dizayn ettiler, HDP ile yan yana gelebilecek, omurgasız bir parti oluşturdular. Ben gerçek sosyal demokratların buna gönlünün el vermeyeceğine bir defa inanıyorum, bunu düşünüyorum ve gelişmeler de zaten bunu gösteriyor.”

Adana’da CHP’li belediye başkan adayının bir şehit eşine saygısızlık yaptığını hatırlatarak, şehit eşine geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamların inanın ruh köklerinde bu sakatlık var. Çünkü bunlar hiçbir zaman terbiye tarlasından geçmemişler. Bunlar için insanın değeri yok, hele hele şehitlerin değeri hiç yok. Öyleyse benim milletim, benim vatandaşım orada kalkıp da o hanım kardeşimize saygısızlık yapacağı yerde o kendi belediye başkan adaylarına haddini bildirmesi gerekirdi, bunun yapılması lazım. Yani CHP’nin nereye gittiğini görmesi bakımından bu çok önemli” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit eşiyle görüşeceğini, ilgili bakanlığa talimatını verip olayın takibini isteyeceğini, yargı sürecini de ayrıca başlatmak gerektiğini sözlerine ekledi.

Eski siyasetçilerden Hüsamettin Cindoruk’un kendisine yönelik açıklamalarını anımsatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cindoruk, bu yaklaşım tarzının tabii bunun bedelini ödeyecek, öyle yani intikam dendiği anda bunun her ne kadar kendisi hukukçu olduğunu söylüyorsa da bunun bedelini ödeyecek, çünkü ben bunları karşılıksız bırakamam. Yasalar içerisinde neyse karşılığı bunu bunların vermesi lazım, ödemesi lazım ve üzerlerine de gideceğim” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın sahte senet ve vergi konusunda sıkıntılı birisi olduğunu vurgulayarak, bir başkentin “bu tür cambazlara” teslim edilemeyeceğini, CHP’nin yöneticilerinin ise iddialar karşısında sessiz kaldığını kaydetti.  “Tam da CHP’ye yaraşır bir Ankara adayı. Her işleri sahte, her işleri maalesef yalan” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu sağlama almak için çalıştığını, bunun dışındaki işleri önemsiz gördüğünü anlattı.

Tüm Ankaralılara Pazar günü oylarını kullanmaları tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da vatandaşların her yönüyle itimat edecekleri, tecrübesine güvenecekleri AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki le yola devam etme kararı alacağına olan inancını vurguladı.

ABD BAŞKANI TRUMP’IN GOLAN TEPELERİ KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’un Golan Tepelerine dair aldığı kararın hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler’in 1967 kararıyla Golan Tepelerinin Suriye’ye ait olduğuna karar verdiğini aktardı. Türkiye’nin aracı olmasıyla İsrail ve Suriye arasındaki bu meselede işi bitirme noktasına kadar geldiklerini ancak daha sonra Gazze’nin bombalanmaya başlandığını, 14-15 gün süren bir bombalamada bin 500 civarında insanı öldürüldüğünü ve görüşmelerin bitirildiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birleşmiş Milletler bu kararı vermiş olmasına rağmen şu anda Trump maalesef adeta bir ali kıran baş kesen. Kudüs meselesinde takındığı tavır öyle, ben yaptım oldu. Ya sen yaptın olduyla olmuyor bu iş, olmaz. Bir defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinden bile şu anda buna karşı olanlar var, başta Rusya, Fransa. Geçenlerde Macron ile görüşmemde baktım o da kesinlikle katılmıyoruz dedi. Avrupa Birliği aynı şekilde katılmıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Amerika gibi bir devletin başında bulunman sana böyle bir hakkı vermez ki. Şimdi ayın 9’unda İsrail’de seçim var, bu adam yolsuzluklara bulaşmış bir adam Netanyahu, yolsuzluk var, her numara var, hanımı için de aynı şey söz konusu, oğlu için aynı şeyler söz konusu. Sen kalkıyorsun, Amerika’da geleceğe hazırlık olmak üzere oradaki bazı Yahudi kuruluşlarına şirin görünmek için böyle bir adım atıyorsun. Sen kendin çalıp kendin oynarsın, başka bir şey değil.”

AYASOFYA’NIN STATÜSÜ

Ayasofya konusundaki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası ve Türk milletinin Ayasofya’yı cami olarak görme özlemi olduğunu söyledi. “Burasının isminin müzeye çevrilmesi olayı çok büyük yanlıştı” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, atacakları adımla Ayasofya’nın müze olarak anılmayacağını, müze statüsünden çıkartarak Ayasofya’yı cami olarak anacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Sultanahmet Camii’ne gelenler, turistler vesaire gezip görüyor, Süleymaniye’ye gelenler gezip görüyor, aynı şekilde Ayasofya’ya da gelenler Ayasofya Müzesi değil, Ayasofya Camii’ni gezip görecekler. Tabi bunun içeriğiyle ilgili bazı düşüncelerim var, arkadaşlarımın bir kısmıyla bunu paylaştım, şimdi bunun detaylarına da gireceğiz” ifadesini kullandı. Konuya ilişkin çalışmaların seçimden sonra ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adımı inşallah en güzel şekilde tereyağından kıl çeker gibi çekip bu işi de bitireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Perşembe günü Atakule’nin terasında, sosyal medya platformlarında gençlerle bir araya geleceğini, sorularını cevaplayacağını da duyurdu.

Bütün vatandaşları sandığa gitmeye ve demokratik iradelerine sahip çıkmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamı balkon konuşmanız olacak mı?” sorusuna da “Her seçimde bunu yaptık, şimdi bu seçimde yapmazsak olmaz diye düşünüyorum ama arkadaşlarla oturup henüz bunun kararını vermiş değiliz. Bu artık bizim bir geleneğimiz, arkadaşlarla da değerlendirmesini yaptıktan sonra gereğini yaparız” cevabını verdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstikbalimizin garantisi olan ebedi ve ezeli kardeşliğimizin zedelenmesine, zayıflatılmasına asla izin vermeyeceğiz” 0 98785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bedeli kanla ödenmiş bağımsızlığımıza halel getirmeyeceğiz.

Milletimizin kutlu yürüyüşüne set çekilmesine müsaade etmeyeceğiz. İstikbalimizin garantisi olan ebedi ve ezeli kardeşliğimizin zedelenmesine, zayıflatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi sahipsiz bırakmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Devlet Övünç Madalyası ve Beratı Tevcih Töreni’nde bir konuşma yaptı.

Ülkeleri için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerin yakınları ile gazilere devlet övünç madalyası ve beratı takdim etmek üzere bir araya gelindiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada sadece Ankara’daki 77 şehit yakını ve gaziye ödül verileceğini, diğer şehirlerde ikamet eden şehit yakını ve gazilere de kendisi adına takdim edileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu madalya ve beratlar elbette sizin fedakârlığınızın karşılığı olamaz. Zaten bir insanın canını ortaya koyarak yürüttüğü bir mücadeleye dünyevi olarak paha biçilmesi mümkün değildir” ifadesini kullandı.

“ŞEHİT YAKINLARIMIZ VE GAZİLERİMİZ MAĞDUR OLMASINLAR DİYE GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Bu topraklar üzerinde yüz yıllardır hür bir şekilde yaşanılmasının sebebinin şehitlerin kahramanlığı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bayrağımız 780 bin kilometrekare üzerinde özgürce dalgalanıyorsa, bu ülkenin insanı onuruyla, şerefiyle, hayatını sürdürüyorsa şüphesiz bunda en büyük pay şehit ve gazilerimizin. Ne yaparsak yapalım göğüslerini vatanları için milletleri için bayrakları için ezanları için siper etmiş evlatlarımıza olan minnet borcumuzu tam manasıyla ödeyemeyiz. Biz sadece bu fani dünyada şehit yakınlarımız ve gazilerimiz mağdur olmasınlar, hayatlarını belli bir standardın altında yaşamak zorunda kalmasınlar diye gayret gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Şehitlerin emanetine, gazilerin fedakârlığına layık olmak için yaptıkları hizmetlerin en yakın şahitlerinin aileleri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 18 yılda, sizlerin ihtiyaçlarını gidermek, sorunlarına, sıkıntılarına çözüm bulmak amacıyla birçok kanuni düzenlemeyi hayata geçirdik. İstihdam hakkından gelir desteğine, eğitimden sağlık hizmetlerine hemen her alanda şehit yakını ve gazilerimizin yükünü hafifletecek adımlar attık” diye konuştu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile diğer kuruluşların gazi ve şehit yakınlarının her türlü ihtiyacında daima yanlarında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerinin meseleleriyle yakından ilgilenmeye devam edeceklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı olarak devlet övünç madalyası ve beratı takdim edilecek tüm asker ve polislerle, ailelerine Türkiye’ye yaptıkları hizmetler için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlik ve gaziliğin İslam inancında bir nasip meselesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Şu anda burada bizlerle birlikte olduklarına inandığım şehitlerimizin aziz ruhaniyetine seslenmek istiyorum. ‘Ey şairin ifadesiyle yurdu yaşatmak için toprağa düşen şehit. Sen ki bu toprakların her karışını kanlarıyla sulayan bir ecdadın evladısın. Binlerce yıldır nice saldırılara göğüs geren ecdadın gibi sen de ismini altın harflerle tarihe yazdırdın. Sıksan şüheda fışkıracak bu topraklara ebediyen düşman ayağı basan arayacağını bir kez daha ispat ettin. Senin ortaya koyduğu cesaret, mazlumların kalbine sekine, zalimlerin kalbine korku saldı. Dünyada inancı, özgürlüğü, haysiyeti ve mensubu olduğu milletin geleceği için senin gösterdiğin fedakârlığı yapacak pek az insan bulunur. Bize bıraktığın emaneti, son nefesimize kadar muhafaza edip, gelecek nesillere devredeceğimizden emin ol. Senin uğruna can verdiği mukaddes değerleri namusumuz bilecek kutlu bir emanet gibi sonsuza kadar taşıyacağız.”

“BEDELİ KANLA ÖDENMİŞ BAĞIMSIZLIĞIMIZA HALEL GETİRMEYECEĞİZ”

Her karışında bir yiğidin yattığı güzel vatana düşman ayağı bastırmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızı indirmeyeceğiz. Şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızı susturmayacağız. Bedeli kanla ödenmiş bağımsızlığımıza halel getirmeyeceğiz. Milletimizin kutlu yürüyüşüne set çekilmesine müsaade etmeyeceğiz. İstikbalimizin garantisi olan ebedi ve ezeli kardeşliğimizin zedelenmesine, zayıf satılmasına asla izin vermeyeceğiz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi sahipsiz bırakmayacağız” dedi.

Sadece şehit yakınları ve gazilere değil, şehitlerin gösterdiği istikamete de sımsıkı sarıldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyüterek, Türkiye’nin ekonomisini, itibarını, dayanışmasını, kardeşliğini yücelterek aziz şehitlerin vasiyetini yerine getirdiklerini söyledi.

Sınırlar içinde ve dışında milletin hak ve hukukunu savunma konusunda en küçük tereddütlerinin bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kahraman emniyet güçlerinin çabaları sayesinde Türkiye’nin terörle mücadele tarihinin en başarılı dönemini yaşadığını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni güvenlik konsepti çerçevesinde nereye saklanırsa saklansın teröristleri inlerinde bulduklarını ve imha ettiklerini bildirdi.

Bölücü terör örgütü başta olmak üzere milletin birliğine, beraberliğine kastedenlere döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sorduklarını, sormaya devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri artık ülke sınırları içinde karşılamadıklarını, doğrudan bataklığı kurutacak adımlar attıklarını kaydetti.

“TÜRKİYE’Yİ TERÖRLE ESİR ALMA GİRİŞİMLERİ BAŞARISIZLIĞA UĞRAMIŞTIR”

Aldıklar tedbirler sayesinde hem örgüte katılanların sayısında hem de terör örgütünün eylem kapasitesinde önemli gerilemeler yaşandığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde uzun yıllardan sonra tekrar sükûnet ve barış ortamı tesis edildi. Bir dönem teröristlerin barındığı dağlarda bugün artık elhamdülillah ceylanlar geziyor. Teröristlerin kalleş saldırıları dolayısıyla yavaş ilerleyen yatırımlar çok daha süratli bir şekilde insanımızın hizmetine sunuluyor. Dağdaki katil sürülerinin başlarını kaldırmalarına nasıl fırsat vermiyorsak onların şehirdeki uzantılarına da müsamahakâr davranmıyoruz. Teröre bulaşan, şiddeti teşvik eden, elindeki imkânları terör baronlarının emrine veren her kim olursa olsun gözünün yaşına bakmıyoruz. Yapanın yanına kar kaldığı, terörün ve teröristin farklı bahanelerle meşrulaştırıldığı, yazarların, aydınların, siyasetçilerin teröristlere canlı kalkan olduğu eski Türkiye artık tamamen geride kalmıştır. Sırtını millet yerine terör elebaşlarına dayayanlar, dağdaki çapulculara güvenerek devletimizi tehdit edenler boylarının ölçüsünü almıştır. Türkiye’yi terörle esir alma girişimleri hamdolsun başarısızlığa uğramıştır. Türk milleti çukur eylemlerinde sadece şehir eşkıyalarını değil, aynı zamanda bölücü hevesleri de toprağa gömmüştür.”

Suriye’de gerçekleştirilen operasyonlarla Türkiye’yi güneyinden bir terör koridoruyla kuşatma girişimlerini akamete uğrattıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın kuzeyini bölücü terör örgütü için güvenli bir liman olmaktan çıkardıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ’tan FETÖ’süne, DHKP-C’sine kadar insanımızın canına, malına, kutsalına saldıran ne kadar alçak varsa hiç birisine aman vermiyoruz” diye konuştu.

“DOĞU AKDENİZ’DE ÜLKEMİZİN VE KKTC’NİN HAKLARINI SONUNA KADAR SAVUNUYORUZ”

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin uluslararası hukuktan doğan meşru haklarını sonuna kadar savunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akdeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip ülkemizi birilerinin sahillerimize hapsetmesine izin vermeyeceğiz. Tehdit dilinin işe yaramadığı, Türkiye’nin şantaja ve haydutluğa boyun eğmeyeceği, artık konunun tüm muhatapları tarafından anlaşılmıştır. Son günlerde meselenin çözüm yeri olarak diplomasi masasının öne çıkarılması elbette ülkemizin kararlı duruşunun sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.

Başından beri bu meselede sorunun diyalogla, müzakereyle komşuluk hukuku içinde çözüme kavuşturulması gerektiğini savunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Karşı tarafın kışkırtmalarına, çocuksu davranışlarına rağmen biz hep haklı olmanın, büyük devlet olmanın vakarıyla hareket ettik. Sürecin bu aşamaya gelmesinde Türkiye’nin sağduyulu, soğukkanlı ama bir o kadar da dirayetli tavrının önemli payı vardır. Bundan sonra da gereken olgunluğu özellikle göstermeye devam edeceğiz. Ülkemizle beraber bölgemizin de barış, huzur ve istikrarı için çalışmayı sürdüreceğiz. Türkiye’ye samimiyetle yaklaşanlar bizden daima hüsnüniyet görecekler. Türkiye’nin sabrını ve kararlılığını test edenler de her zaman hak ettikleri cevabı bizden alacaklardır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.”

Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim edilecek şehit yakınları ve gazilere fedakârlıkları için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir kez daha tüm şehitlerimizi rahmet ile yâd ediyor, gazilerimize Mevla’dan sağlık ve afiyet diliyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabbim, vatanımızı her türlü saldırıdan, her türlü ihanetten muhafaza buyursun” dedi.

Ankara’da yaşayan 77 şehit yakını ve gaziye Devlet Övünç Madalyası ve Beratı takdim edilen törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını, gücünü, kabiliyetlerini geliştirdik” 0 77659

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemizin her karış toprağını yatırımlarla, hizmetlerle, eserlerle donattık. Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını, gücünü, kabiliyetlerini geliştirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle düzenlenen 140. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda katılımcılara hitap etti.

“MİLLETİMİZİN HUZURUNA ÇIKTIĞIMIZDA HER ALANDA GÖSTERECEK ESERİMİZ VAR”

Konuşmasının başında AK Parti’ye gönül veren, teşkilatlarda görev alan dava arkadaşlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz ay 19 yaşını tamamlayan AK Parti, siyasette de yönetimde de icraatta da bölgesel ve küresel politikalarda da rüştünü ispat etmiş, tarihe damgasını vurmuş bir partidir. Milletimizin huzuruna çıktığımızda her alanda anlatacak hikâyemiz, gösterecek eserimiz bırakınız günleri, haftaları sayıp dökecek icraatlarımız var. Türkiye’de kuruluşundan itibaren girdiği her seçimde istisnasız birinci çıkan tek parti, AK Parti’dir. Çünkü partimiz, sürekli kendisini yenilemeyi başaran, sürekli kendisini bir sonraki mücadeleye hazırlayan, sürekle dinamik kalabilen bir partidir. İnşallah 7. Olağan Kongremizi bu çerçevede çok büyük bir atılımın dönüm noktası hâline getireceğiz.”

Siyasi partilerin hitap ettiği toplumla kurduğu en güçlü bağlardan birinin üye çalışmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başlattığımız gönül seferberliği ile bir yandan kongrelerde yeni yönetimleri seçiyor, diğer yandan üye sayımızı artırarak tabanımızı genişletiyoruz. AK Parti, sadece bu yıl yaptığı 601 bin yeni üyeyle pek çok toplam sayısını geride bırakmıştır. Üstelik bu 601 bin yeni üyenin yarısını 18-25 yaş arasındaki gençler oluşturuyor” dedi.

Bu tablonun, AK Parti ile gençler arasındaki gönül bağının güçlendiğini gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Esasen partide, teşkilat kademelerinde ve ülke yönetiminde çalışmayı tercih ettiği kadrolar da en yüksek genç oranına sahip siyasi teşekkül biziz. Aynı zamanda, Türkiye’nin en büyük ve en aktif kadın kollarına, gençlik kollarına sahip partisiyiz. Ülkemizin 81 vilayetinin tamamına yayılmış olan 10,5 milyon üyemizle âdeta Türkiye’nin sekizde bir oranındaki modeli durumundayız. Genel Merkezi’nden mahalle ve köy temsilcisine kadar bu büyük mekanizmayı en ahenkli şekilde çalıştırmak, siz teşkilat yöneticilerimizin görevidir. Hangi seviyede olursa olsun, AK Parti teşkilatlarında görev almak demek ülkenin ve milletin geleceğinin inşasında sorumluluk üstlenmek anlamına gelir. Bunun için teşkilatlarımızı çok dikkatli bir şekilde oluşturmaya çalışıyoruz. Olağan büyük kongre sürecimiz, koronavirüs salgının yol açtığı birkaç aylık ötelemeye rağmen belirlediğimiz takvime uygun şekilde yürüyor. Kongrelerimizin hepsi de salgınla mücadele kuralları harfiyen uygulanarak aynı zamanda büyük bir heyecan ve coşkuyla icra ediliyor.”

Partisinin ilçe kongrelerinin önemli bir kısmının tamamlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar 577 ilçemizde yani tüm ilçelerimizin yüzde 59’unda kongrelerimizi gerçekleştirdik. Bu kongreler sonucuna göre, yüzde 51 oranında yeni ilçe başkanlarımız ve yeni yönetimleriyle yola devam ediyoruz. Son iki senedeki değişimi göz önüne aldığımızda bu oran yüzde 61’i buluyor” dedi.

“2023’E İLİŞKİN HEDEFLERİMİZE TAŞIYACAK BU SÜRECİN BAŞARISI İÇİN HEP BİRLİKTE DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ”

Ülkeye ve millete hizmet yolunda sürdürdükleri bayrak yarışında görevi devreden tüm belde ve ilçe başkanlarına, yönetim kurullarındaki arkadaşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “AK Parti’de unvanlar değişebilir ama ülkeye ve millete hizmet yarışı bitmez. Her bir arkadaşımız, kendisine yarın farklı görevlerde yeniden sorumluluk tevdi edilebileceğinin bilinciyle Partimizle ve milletimizle olan gönül bağını hiç eksilmeden devam ettirmelidir. Unutmayalım, hak bir dava yolunda verilen mücadele seçime kadar değil, mezara kadar sürer. Bizler, davamızın hak, yolumuzun doğru, niyetimizin halis olduğuna inanan insanlarız. 83 milyon insanın her birinin gönlünü kazanmayı hedeflerken, kendi teşkilatlarımızda görev almış tek bir kişinin dahi bu gönül çemberinin dışında kalmasına rıza gösteremeyiz. Bu konuda en büyük görev il ve ilçe başkanlarımıza düşüyor. Sizlere güveniyorum.”

İl kongrelerine de ekim ayı ortasından itibaren başlatmayı planladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı kongrelere telekonferans yoluyla iştirak edeceğini, bazılarına ise bizzat katılacağını söyledi.

“İKTİDARIMIZIN İLK DÖNEMİNDE DEMOKRASİ VE KALKINMA EKSİĞİNİ GİDERMEK İÇİN ÇALIŞTIK”

“Amacımız önümüzdeki yıl yapacağımız büyük kongremize, milletimizin bağrına bastığı çok güçlü bir teşkilat yapısıyla girmektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece 2023 yılında partimizi hem Cumhurbaşkanlığı hem milletvekilliği seçiminde bir kez daha zafere taşıyacağımıza inanıyorum. Bizi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’e ilişkin hedeflerimize ve hayallerimize taşıyacak bu sürecin başarısı için hep birlikte daha çok çalışmalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sizlerin de gördüğü gibi zaman su gibi akıp gidiyor. Kendimizi, bu hıza uygun bir çalışma temposuna sokmazsak, önce yavaşlamaya ardından durmaya ardından da gerilemeye mahkûm olur. Asıl acısı diğer partilere benzeriz ki ‘Allah bizi böyle bir akıbetten muhafaza eylesin’ diyorum. Diğer yandan Türkiye’nin 2053 vizyonunu somutlaştıracak zihni egzersizler, beklenti ve talep tespitleri, analizler, teknik ve siyasi proje hazırlıkları içinde şimdiden ‘Bismillah’ demeliyiz. Başkalarının böyle bir derdi böyle bir hazırlığı olmayabilir ama AK Parti’nin olmak zorunda. Çünkü biz sadece geçmişin sadece bugünün değil geleceğin de partisiyiz, geleceğin de iktidarı ve umuduyuz. Rabbim yaptığımız ve yapacağımız tüm çalışmalarda bizi rıza-i ilahi dışında bir gayeye yöneltmesin, her daim milletimizin hayır duasını almayı nasip etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin ülkeye kazandırdığı başarı tablosunun, yaşattığı gururun yanında kendilerine çok büyük sorumluluklar da yüklediğini belirterek, “İktidarımızın ilk döneminde, geçmişteki ihmaller ve hatta ihanetler sebebiyle ortaya çıkan demokrasi ve kalkınma eksiğini gidermek için çalıştık. Ülkemizin her karış toprağını yatırımlarla, hizmetlerle, eserlerle donattık. Milletimizin her kesimden insanını, ulaşmak için nesiller boyu mücadele ettiği hak ve özgürlüklere kavuşturduk. Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını, gücünü, kabiliyetlerini geliştirdik” dedi.

“BÜYÜYEN, GÜÇLENEN, ÖZ GÜVENİ GELİŞEN BİR ÜLKE OLARAK ÇITAYI SÜREKLİ DAHA YÜKSEĞE ÇIKARDIK”

Bunun sadece bir başlangıç olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyüyen, güçlenen, öz güveni gelişen bir ülke olarak çıtayı sürekli daha yükseğe çıkardık. 2023 hedeflerimizle milletimizin geleceğe ilişkin umutlarına ve beklentilerine cevap verecek bir vizyon ortaya koyduk. Dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girmeyi amaçlayan bu vizyon doğrultusunda çok daha büyük atılımların hazırlıklarına giriştik” diye konuştu.

Türkiye’yi yıllarca tek parti faşizmini, vesayet baskısını ve darbeleri kullanarak diledikleri gibi yönlendirip perde arkasından yönetenlerin bu durumdan rahatsız olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye bir anda kendini akılla, mantıkla, tarihle, sosyolojiyle, siyasetle izah edilemeyecek olayların içinde buldu. Uluslararası medyanın eşi benzeri görülmedik bir şekilde haftalarca, neredeyse 24 saat canlı verdikleri Gezi olaylarını hatırlayın. FETÖ’nün 17-25 emniyet, yargı darbe girişimini hatırlayın. PKK’nın çukur eylemlerini, pek çok şehrimizde gerçekleştirdiği yüzlerce masumun hayatına mal olan bombalı saldırılarını hatırlayın. DEAŞ’ın sınırlarımıza yönelik tacizlerini, şehirlerimizi hedef alan bombalı eylemlerini hatırlayın. Hepsini bir kenara bıraktım, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Bunların hiçbirinde de demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerin, ülkenin seçimle gelmiş meşru yönetimini yıkma girişimlerine karşı omurgalı bir tavır sergilediklerini görmedik. Tam tersine saldırıları sonuç vermeyen, girişimleri akamete uğrayan terör örgütü üyelerine kapılarını ardına kadar açarak gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır.”

Günümüzde Avrupa ve Amerika coğrafyasının lafzı dışında demokrasi ile uzaktan yakından ilgileri kalmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kiminde faşizm, kiminde sömürgecilik, kiminde başka hastalıklar, ülkenin yönetimlerini ve toplumsal yapılarını tıpkı kanserli hücrelerin bünyeye yaptığı gibi hızla işgal etmektedir” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZİ HER ALANDA KALKINDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Biz, ülkemizi başkaları öyle istediği veya sadece onlardan öyle gördüğümüz için değil, milletimiz layık olduğu için kalkındırmaya, geliştirmeye, hak ve özgürlüklerin en geniş manada tesisi için çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunun adına demokrasi dememiz, tüm dünyadaki ortak kavram olduğu içindir. Avrupa ve Amerika, demokraside ve ekonomide tümüyle yerle yeksan olsa bile biz, milletimizi her alanda kalkındırmaya, hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam edeceğiz. Kendimizle birlikte ister tarihî bağlara dayansın, ister yeni ilişkiler kurmuş olalım tüm dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynı mücadeleyi vermekte kararlıyız. Bunun adı Türkiye modelidir. Başka bir yerde insani değerler üzerinde bina edilmiş böylesine samimi bir demokrasi, adil bir kalkınma hedefi, köklü bir hak ve adalet ideali bulamazsınız. İnşallah 2053 vizyonumuzu işte bu model üzerinde inşa edeceğiz.”

“GECE GÜNDÜZ MİLLETİMİZLE BİRLİKTE OLACAĞIZ”

“AK Parti demek, bir yandan günlük işleyişi yürütür ve sorunları çözerken diğer yandan da böylesine kapsamlı ve köklü tasavvurların peşinde koşmak demektir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Partimiz bu çizgiden ne kadar uzaklaşırsa o derece sığlaşır. Bu sığlık da beraberinde önce milletten kopmayı, ardından milletin desteğini kaybetmeyi getirir. Ülkemizde bir kesim, kendileri böyle fiziki icraat ve zihni derinlik sahibi olmadıkları için ısrarla bizi kendi sığ suların çekmeye çalışıyor. Hamdolsun 19 yıldır bu tuzağa düşmedik, hep kendi vizyonumuzun, kendi gündemimizin ve kendi projelerimizin peşinden gittik. Bugün de, yarın da aynısını yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Karşılarındaki zihniyetin çapsızlığını anlamak için sadece son dönemde terör örgütlerine, sınırlara yönelik tacizlere, hava ve deniz haklarını koruma gayretlerine karşı verilen tepkiye bakmanın yeterli olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ne diyorlar? ‘Türkiye niye Suriye’de?’ diyorlar, ‘Türkiye niye Libya’da?’ diyorlar, ‘Türkiye niye Doğu Akdeniz’de?’ diyorlar, ‘Türkiye niye Afrika’da?’ diyorlar, ‘Türkiye niye Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Orta Asya’da?’ diyorlar. Velhasıl ‘Türkiye bunca mücadeleyi niye veriyor?’ diyorlar. Peki, onların haklı olabileceğini varsayarak, soruları tersinden sorarak, Türkiye bu mücadeleleri vermezse ne olacağı üzerine gelin hep birlikte mantık yürütelim. Mesela, Türkiye tamamen çekilirse Suriye bir anda barışa, huzura ve özgürlüğe mi kavuşur? Mesela Türkiye orada kurulan tezgahı görmezden gelirse ertesi gün Kuzey Irak tüm teröristlerden mi temizlenir? Mesela Türkiye yaşananlara sırtını dönerse Libya’da darbeciler köşelerine çekilip ülkenin yönetimini meşru iradeye mi bırakır. Mesela, Türkiye her şeyden vazgeçerse, Fransa, başındaki kifayetsiz muhterisin yol açtığı savrulmalardan kurtulup sağduyulu bir siyasete mi yönelir? Mesela, Avrupa Birliği, Türkiye tüm haklarından feragat ederse uzunca bir zamandır ülkemize karşı uyguladığı çifte standardı terk edip bize verdiği sözleri tutmaya mı başlayacak? Mesela, böyle bir durumda bölgede hesabı olan devletler her şeyi bir kenara bırakarak çekip gidecekler mi? Mesela, sürekli ülkemize ekonomik tuzaklar kurmak için çabalayanlar pişman olup bize destek mi verecekler? Şayet bu soruların hepsine gerçekçi ve samimi bir evet cevabı verilebilirse, izlediğimiz politikayı gözden geçirmek de üzerimize vacip hâle gelir. Küçük bir kesim dışında Türkiye, özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde bu sorulara aklı başında olup da ‘evet’ cevabı verebilecek kimseyi görmedim, duymadım, tanımıyorum.”

Milletin desteğiyle ülke için doğrusu, hayırlısı ve iyisi neyse onu yapmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teşkilatlarımızın, yaptıklarımızı ve hedeflerimizi halkımıza çok iyi anlatması bu bakımdan önemlidir. Bizim eksik bıraktığımız her yerin, yalan ve yanlış, fitne odakları tarafından doldurulması kaçınılmazdır. Bunun için gece gündüz milletimizle birlikte olacağız, ona kendimizi ifade edeceğiz ve vizyonumuzu paylaşacağız” dedi.