Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına katıldı için yorumlar kapalı 100898

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gündem Özel” programıyla A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına konuk oldu.

Çankaya Köşkü’nden gerçekleştirilen yayında, Salih Cemal Nayman ile Şebnem Bursalı’nın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 82 milyonun Cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, tüm vatandaşlara hizmet götürdüklerini söyledi.

31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugüne kadar, ilçeler hariç, 58 ilde vatandaşla buluştuğunu, meydanların diline baktığında da anket şirketlerinin çok ciddi bir yanılgı yaşayacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, anketler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ancak meydanların yalan söylemeyeceğini kaydetti.

Cumhur İttifakı’nın, İstanbul Yenikapı mitingine 1 milyon 600 bin kişinin katıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın karşısındaki partilerin İstanbul’da miting yapamadıklarını, İzmir ve Ankara’da da rekor düzeyde katılımla mitingleri gerçekleştirdiklerini belirtti.

“ASIL ANKET SEÇİM SANDIĞI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anket şirketlerinin bu defa ben çok farklı bir yanılgı içinde olduklarını gerçek anketin yapılacağı Pazar günün akşamı göreceğiz, asıl anket Pazar günü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülderen Yiğit adlı kız çocuğunun kendisine yazdığı mektubu okuyarak, hediye ettiği bilekliği ve “devletin ihtiyaçlarında kullanması” için gönderdiği 50 lirayı yanında taşıdığını anlatarak, “Gülderen, gözlerinden öpüyorum, inşallah ekrandasın bu akşam, izliyorsundur. Ve bu Gülderen’in işte o küçücük bileğinden gelen, üzerinde kalplerin de olduğu, bu da tabi kalbimizdesin demek. Ve ben de gözlerinden öpüyorum. İnşallah bu seçimlerin en büyük sermayesi bu” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın çok sağlam temellere sahip olduğunu ve seçimden zaferle çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin besleyip büyüttüğü, üzerlerine saldığı bütün terör örgütlerini tepelediklerini, terör örgütlerinin lider kadrolarından ciddi kayıplar vermeye başladıklarını açıkladı.

“TERÖRÜ BİTİRMEDEN TÜRKİYE’YE YATIRIMCI GETİREMEYİZ”

“Şu anda Kuzey Irak’ta önemli sorumlular gitti, bir tane çok çok önemli liderleri şu anda ağır yaralı, bunun yanında tabi ölenler var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerinin terörü bitirme kararlılığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörü bitirmeden Türkiye’ye yatırımcıyı getiremeyeceklerinin bilincinde olduklarını belirterek, terörü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halkla beraber el ele vererek bitirebileceklerini söyledi. “Bir gece ansızın gelebiliriz mesajını hep özenle altını çizdiniz, o gece ne zaman gelecek?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil’e yönelik son operasyonu hatırlatarak “Bunlar eğer haber verilerek olsa netice alamazsınız. Ama şimdi bunları biz tabi hiç haber vermeden bunlar bir gece ansızın derken bunu başarıyoruz. Bakınız şimdi bunların içerisinde şu anda alt seviye falan yok. Bakıyorsun Kandil bölge sorumlusu, çok önemli bir şey. Bunun yanında dış ilişkiler sorumlusu” cevabını verdi.

Terör örgütüne yönelik operasyonlarda İHA’larla koordinatların belirlendiğini, SİHA’larla bu koordinatların vurulduğunu, gerekirse F-16’larla da vuruşların yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele noktasında yeni bir dönemin içinde olunduğunu, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen silahların artık teröristlere göz açtırmadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan dörtlünün yer aldığını yineleyerek, bu partilerin birlikteliklerini gizlemeye çalıştıklarını ancak HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açıklamalarıyla bu birlikteliğin, yaptıkları pazarlıkların açığa çıktığının altını çizdi.

“KÜRT KARDEŞLERİMİN İRADESİNE KİMSE İPOTEK KOYAMAZ”

Temelli’nin açıklamalarını terör örgütü PKK’dan bağımsız ve izinsiz açıklamaya yapamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de biz beka meselesi derken bunu boşuna konuşmuyoruz. İşte 31 Mart bir beka meselesidir. Bu temelsiz Sezai birlikteliğin diğer bileşenlerinin iplerini eline almış tehdit ediyor; biz yoksak siz bir hiçsiniz diyor. Ya sen ne zamandan beri kalktın da benim Kürt vatandaşlarımın millî iradesine ipotek koyuyorsun? Böyle bir ahlaksızlık olabilir mi? Ben buradan özellikle bu akşam ekranları başında olan Kürt vatandaşlarıma, Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizin iradenize ipotek koyan bu adamlara gelin demokratik bir şekilde sandıkta gereken cevabı verin” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın tecrübelerini anlatarak, İstanbul için önemli projeleri hayata geçireceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İzmir’de de tecrübeli isimlerle seçime girdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya da başkente yakışır bir adayla seçime girdiklerini tekrarlayarak, şöyle devam etti: “Şimdi burada bir tane ilçe belediye başkanını getirip de buraya aday olarak koymak, bana göre Ankaralılara saygısızlıktır. Ve Ankaralılara saygısızlıktır derken ben burada ayrımcılığı asla düşünmüyorum, çünkü Ankara biliyorsunuz birçok ilden gelen insanlarımızın yaşadığı bir vilayettir. Burada Yozgatlısı var, Çankırılısı var, Çorumlusu var, Bolulusu var vesaire. Yani burada salt Ankara’da doğup Ankara’da büyümüş olanlar değil hepsi var. Ankara’ya böyle olaylara geniş açıdan bakabilecek ve Ankara’yı şu anda bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyabilecek bir isim olarak biz Mehmet Beyi aday gösterdik. Yoksa yani şu anda karşısındaki adayın cürmü, her şeyi ortada. Hele hele bir de bu senet-menet olaylarındaki durum çok daha berbat bir şey.”

“BÖLÜCÜ ÖRGÜT AĞZIYLA KONUŞANLARA TEPKİ GÖSTERMEDİLER”

“Kürdistan ifadesini çok bilinçli bir şekilde siyaset diline sokmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Diğer üç partinin karşı çıkmasını bekledim, herhangi bir karşı duruş çıkmadı, bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erdoğan düşmanlığı bunların gözlerini öyle kör etmiş ki Türkiye düşmanlığı ile Erdoğan düşmanlığını adeta ayırt edemez hâle gelmişler. Bölücü terör örgütünün ağzıyla konuşan HDP yöneticilerinin bu açıklamalarına tepki gösteremeyen CHP, sözde İyi Parti ve Saadet Partisi yöneticileri bu düşmanlığın açık söylüyorum ortaklarıdır” şeklinde cevapladı.

“Cumhur İttifakı olduğu sürece bu toprak üzerinde Kürdistan diye bir bölge inşa etmeleri söz konusu değildir mümkün değil” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin HDP’ye oy verenlere terörist dediği yalanını ortaya attıklarını bununla ilgili olarak da tazminat davalarını açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, CHP’ye oy verenin oylarına da, sözde İYİ Parti’ye oy verenlerin oylarına da, HDP’ye oy verenin oylarına da, Saadet Partisi’ne oy verenlerin oylarına da talibiz, yani siyasetin gereği bu. 40 yıldır siyasetle meşgul olan Tayyip Erdoğan bir defa böyle bir vicdansızlığı yapamaz, biz böyle büyüdük buralara geldik. Cumhur İttifakı ile baş edemeyeceklerini anlayınca HDP’ye oy veren Kürt kardeşlerimi terörist ilan ettiğimi iddia ederek büyük bir yalana sarıldılar, bu alçaklıktır, alçalmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“MEHMETÇİK VATAN SAVUNMASINDA, HAPİSTE OLANLAR MİLLETİME KURŞUN SIKAN, TANKLARLA ÜZERİNDEN GEÇEN TERÖRİSTLER”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in son olarak da FETÖ’den tutuklananları kast ederek, “Mehmetçik hapiste, garip gureba hapiste” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara Mehmetçik’in vatan savunmasında olduğunu hatırlatmak gerek. Hapiste olanlar Mehmetçik değil, Mehmetçik’e ve milletime kurşun sıkan, bomba atan, tanklarla üzerinden geçen teröristler. Sana teröristlerin sözcülüğünü kim verdi? Pensilvanya” ifadesini kullandı.

Türkiye’yi istikrarlı ve kararlı yolundan çevirmek için bütün Türkiye düşmanlarının bir araya geldiği, her türlü saldırıyla Türkiye’yi yolundan çevirmeye çalıştıklarını, son dönemde de ekonomik saldırıların bunun bir parçası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye düşmanlarını bir araya getiren üst aklın sadece yurt içinde değil yurt dışında da aktörleri bulunduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pensilvanya’daki ahlaksızın yanında bir başka ahlaksız var sizin meslektaşınız biliyorsunuz buradan kaçıp giden. Ve onun da işte geçenlerde kanalınızda yayınlanan bazı konuşmaları var. Milletin başından düş diyor, sen mi getirdin bizi buraya terbiyesiz? Bizi buradan ancak milletim sandıkta eğer memnun değilse sandıkta bize der ki ‘ya yeter’ bunun kararını o verir, sen değil. Eğer sende zerre kadar mertlik olsa sen ülkeni terk etmezsin, ülkenden kaçıp giden şu anda bir soysuzsun” sözlerine yer verdi.

“TERÖRİSTLERLE DEĞİL MİLLETLE İŞ BİRLİĞİ YAPARAK SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

Cumhur İttifakı’nın karşısında seçime giren CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin oluşturduğu ittifakı “zillet ittifakı”nın Kandil’den talimat aldığını, CHP’nin içindeki bazı isimlerin de Kandil ile koordineli çalıştığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu zillet ittifakı milletimizin karşısına çıkmaktan bundan dolayı ciddi manada korkuyor. Terörist başının resminin bulunduğu paçavralarla, uğruna şehitler verdiğimiz şanlı bayrağımızın yan yana gözükmesinden de tabi ciddi manada çekiniyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’nin aday göstermediği yerde suflenin Kandil’den geldiğini, o bölgelerin Kandil tarafından dizayn edildiğinin üzerinde durarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Burada kalkıp da Bay Kemal’in söyleyeceği bir şey yok, aynı şekilde hanımın da söyleyeceği bir şey yok bu kadın da bir şey söyleyemez, çünkü oradan belli bir çıkar. Ayrıca da tabi Pensilvanya’dan gelenler karşısında da bu durum var. Mesela 340 civarında bunların listelerinde biliyorsunuz yer alanlar var. Ya düşünebiliyor musunuz Saadet Partisi’nin listelerinde PKK’lılar var. Mesela Adıyaman adayları kalkıyor yani oradaki HDP’lilerin filan kendisini destekleyeceklerini söylüyor. Pazar günü göreceğiz, Allah’ın izniyle Adıyaman’da bizim adayımız seçimi alacak ve gümbür gümbür de orada seçimi kazanacak. Ama bu teröristlerle iş birliği yaparak değil, tamamıyla bu milletin asil evlatları orada kalkıp Adıyaman’da oyunu adayımıza verecekler.”

Bir soru üzerine, seçimi kazanan terörle bağlantılı belediye başkanlarının görevden alınıp alınmayacağına yönelik tartışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre yardım ve yataklık yapmanın, teröre destek vermenin, propagandasını yapmanın, finanse etmenin suç olduğunu vurgulayarak, “Milletiyle omuz omuza olması gereken belediye başkanları terör örgütleriyle omuz omuza oluyorsa bunun elbet bir karşılığı, bir bedeli vardır, olacaktır da” dedi.

Milletin terör çukurları kazan değil, gül bahçeleri açan belediyeciliği hak ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelere atanan kayyumların bunu fazlasıyla yerine getirdiğini, kayyum olarak atananların çok güzel, başarılı bir belediyecilik yaptıklarını anlattı.

“TERÖRLE İLTİSAKLI BELEDİYELERLE İLGİLİ YASAL GEREKLİLİK YAPILACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim akşamı iş bitti, neticeler belli oldu bunların içerisinde teröre yardım, yataklıktan tutunuz da başka terörle ilgili, iltisaklı suç işlemiş olanlar varsa biz artık öyle beş sene, altı sene, yedi sene bekleyemeyiz ve hemen, anında gereğini yasal olarak savcılıklar inanıyorum ki yapacaktır ve burada bu milletin parasını çarçur edecek olanlara da buralar teslim edilmeyecektir” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların oy kullanırken korkmaması gerektiğini, demokrasi mücadelesini korkusuzca vermeleri gerektiğini vurgulayarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kendisine baskı yapıldığını hisseden vatandaşların durumu güvenlik birimlerine bildirmelerini istedi.

Millete yapılan hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ve bunları boşa çıkartacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin oyunun rengini zorla soran, değiştirmeye kalkan, onlar da karşısında devlet olarak bizi bulur, bunu önü açık yapamayız. Ve milletimize baskı yoluyla oyunu çalmak isteyenleri devletimiz bir defa alaşağı eder, bunları da serbest bırakmaz. Sandığın da,  milletin de güvenliği her ikisinin de bize ait, bizim görevimiz bu. Milletimizin kararları da hür iradelerine ve vicdanlarına emanet” sözlerine yer verdi.

“Hiç şüpheniz olmasın, yerel yönetimlerde teröre ucundan, kenarından, köşesinden bulaşanı bir defa görevden alacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin kaynaklarının Kandil’e gönderilmesine izin vermeyeceklerini yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt seçmenin oyunun olduğu gibi HDP’ye aktığı yönünde bir algı operasyonu yürütüldüğünü görüyoruz. Bununla ilgili ne dersiniz?” sorusu üzerine Hakkâri’deki mitingini anlatarak cevap verdi.

“KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİN OYUNU HİZMET SİYASETİNDEN YANA KULLANACAĞINA İNANIYORUM”

Hakkâri mitinginde vatandaşların belediyeye atanan kayyumdan son derece memnun olduğunu şahitlik ettiğini, Hakkâri’nin hizmet görmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan önce Hakkâri’ye gittiğimde vatandaş pencereden bakamazdı ama şimdi bu gidişte baktım artık hem pencereden bakıyor bu safhaya geldi, bir ilerleme var. Er veya geç orada bu iş bitecek, bugün olmazsa yarın bitecek ve benim Kürt kardeşlerimin oyları PKK’nın güdümündeki bir siyasi partinin ipoteği altında hiç değildir, bunu da inşallah göstereceğiz” diye konuştu.

Kürt kökenli vatandaşların oyunu hizmet siyasetinden yana kullanacağına olan inancını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörü finanse etmek için belediye kaynaklarını Kandil’e aktaran ve halkını hizmetten mahrum bırakan bir anlayışın ardından gideceklerine inanmıyorum, çünkü Kürt kardeşlerim bu noktada zekidir ve bunlara da böyle bir imkânı tanımayacaktır” ifadesini kullandı.

AK Parti’nin Güneydoğu’da ciddi bir oy potansiyeli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere en büyük zulmü yapan Suriye’deki Esed rejimine HDP ve terör örgütü PKK’nın destek verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlere karşı tarihî düşmanlığını en iyi yine Kürt kardeşlerim biliyor aslında. Şimdi terör destekçisi HDP üzerinden Kürt kardeşlerime göz kırpıyorlar. Bu iki zihniyeti besleyen faşizm anlayışıdır. Tunceli’de CHP zihniyetinin biliyorsunuz geçmişteki kıyımını bir kenara koymak mümkün mü? Tarih bunun şahididir” açıklamasında bulundu.

“MUHALEFET İSTİKAMETİNİ KAYBETMİŞ VAZİYETTE”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı dönemde başına gelenlerin bugün kendi başına geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal bunların o kirlenmiş, zehirlenmiş ittifakına kurban edilmesine milletimiz rıza göstermeyecektir. Ama şu anda Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi maalesef çok farklı yerlerde. Zaten hayatta olsa bu adamı o partiye yaklaştırmaz, çünkü bunun vermesi gereken hesaplar var. Ve şu anda gönül verenler de aslında bundan rahatsız, memnun değiller, istikametini kaybetmiş bir özelliğe sahip. Ve biz de diyoruz ki, biz bu seçimde öyle bir adım atalım ki, atacağımız bu adımla milletimiz her şeyden önce bir defa bu koltuğu yapışıp bırakmayan Bay Kemal’den Cumhuriyet Halk Partisi’ni de benim milletim tabanda kurtarmış olsun. Çünkü kongrelerle kurtarmak mümkün değil; niye? İstediği gibi bir delegasyon oluşturan bu zat, orada kongreyle filan gitmez. Şimdi Bay Kemal CHP’nin başına geçtikten sonra ne yaptılar? CHP’yi yeniden dizayn ettiler, HDP ile yan yana gelebilecek, omurgasız bir parti oluşturdular. Ben gerçek sosyal demokratların buna gönlünün el vermeyeceğine bir defa inanıyorum, bunu düşünüyorum ve gelişmeler de zaten bunu gösteriyor.”

Adana’da CHP’li belediye başkan adayının bir şehit eşine saygısızlık yaptığını hatırlatarak, şehit eşine geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamların inanın ruh köklerinde bu sakatlık var. Çünkü bunlar hiçbir zaman terbiye tarlasından geçmemişler. Bunlar için insanın değeri yok, hele hele şehitlerin değeri hiç yok. Öyleyse benim milletim, benim vatandaşım orada kalkıp da o hanım kardeşimize saygısızlık yapacağı yerde o kendi belediye başkan adaylarına haddini bildirmesi gerekirdi, bunun yapılması lazım. Yani CHP’nin nereye gittiğini görmesi bakımından bu çok önemli” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit eşiyle görüşeceğini, ilgili bakanlığa talimatını verip olayın takibini isteyeceğini, yargı sürecini de ayrıca başlatmak gerektiğini sözlerine ekledi.

Eski siyasetçilerden Hüsamettin Cindoruk’un kendisine yönelik açıklamalarını anımsatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cindoruk, bu yaklaşım tarzının tabii bunun bedelini ödeyecek, öyle yani intikam dendiği anda bunun her ne kadar kendisi hukukçu olduğunu söylüyorsa da bunun bedelini ödeyecek, çünkü ben bunları karşılıksız bırakamam. Yasalar içerisinde neyse karşılığı bunu bunların vermesi lazım, ödemesi lazım ve üzerlerine de gideceğim” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın sahte senet ve vergi konusunda sıkıntılı birisi olduğunu vurgulayarak, bir başkentin “bu tür cambazlara” teslim edilemeyeceğini, CHP’nin yöneticilerinin ise iddialar karşısında sessiz kaldığını kaydetti.  “Tam da CHP’ye yaraşır bir Ankara adayı. Her işleri sahte, her işleri maalesef yalan” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu sağlama almak için çalıştığını, bunun dışındaki işleri önemsiz gördüğünü anlattı.

Tüm Ankaralılara Pazar günü oylarını kullanmaları tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da vatandaşların her yönüyle itimat edecekleri, tecrübesine güvenecekleri AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki le yola devam etme kararı alacağına olan inancını vurguladı.

ABD BAŞKANI TRUMP’IN GOLAN TEPELERİ KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’un Golan Tepelerine dair aldığı kararın hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler’in 1967 kararıyla Golan Tepelerinin Suriye’ye ait olduğuna karar verdiğini aktardı. Türkiye’nin aracı olmasıyla İsrail ve Suriye arasındaki bu meselede işi bitirme noktasına kadar geldiklerini ancak daha sonra Gazze’nin bombalanmaya başlandığını, 14-15 gün süren bir bombalamada bin 500 civarında insanı öldürüldüğünü ve görüşmelerin bitirildiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birleşmiş Milletler bu kararı vermiş olmasına rağmen şu anda Trump maalesef adeta bir ali kıran baş kesen. Kudüs meselesinde takındığı tavır öyle, ben yaptım oldu. Ya sen yaptın olduyla olmuyor bu iş, olmaz. Bir defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinden bile şu anda buna karşı olanlar var, başta Rusya, Fransa. Geçenlerde Macron ile görüşmemde baktım o da kesinlikle katılmıyoruz dedi. Avrupa Birliği aynı şekilde katılmıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Amerika gibi bir devletin başında bulunman sana böyle bir hakkı vermez ki. Şimdi ayın 9’unda İsrail’de seçim var, bu adam yolsuzluklara bulaşmış bir adam Netanyahu, yolsuzluk var, her numara var, hanımı için de aynı şey söz konusu, oğlu için aynı şeyler söz konusu. Sen kalkıyorsun, Amerika’da geleceğe hazırlık olmak üzere oradaki bazı Yahudi kuruluşlarına şirin görünmek için böyle bir adım atıyorsun. Sen kendin çalıp kendin oynarsın, başka bir şey değil.”

AYASOFYA’NIN STATÜSÜ

Ayasofya konusundaki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası ve Türk milletinin Ayasofya’yı cami olarak görme özlemi olduğunu söyledi. “Burasının isminin müzeye çevrilmesi olayı çok büyük yanlıştı” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, atacakları adımla Ayasofya’nın müze olarak anılmayacağını, müze statüsünden çıkartarak Ayasofya’yı cami olarak anacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Sultanahmet Camii’ne gelenler, turistler vesaire gezip görüyor, Süleymaniye’ye gelenler gezip görüyor, aynı şekilde Ayasofya’ya da gelenler Ayasofya Müzesi değil, Ayasofya Camii’ni gezip görecekler. Tabi bunun içeriğiyle ilgili bazı düşüncelerim var, arkadaşlarımın bir kısmıyla bunu paylaştım, şimdi bunun detaylarına da gireceğiz” ifadesini kullandı. Konuya ilişkin çalışmaların seçimden sonra ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adımı inşallah en güzel şekilde tereyağından kıl çeker gibi çekip bu işi de bitireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Perşembe günü Atakule’nin terasında, sosyal medya platformlarında gençlerle bir araya geleceğini, sorularını cevaplayacağını da duyurdu.

Bütün vatandaşları sandığa gitmeye ve demokratik iradelerine sahip çıkmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamı balkon konuşmanız olacak mı?” sorusuna da “Her seçimde bunu yaptık, şimdi bu seçimde yapmazsak olmaz diye düşünüyorum ama arkadaşlarla oturup henüz bunun kararını vermiş değiliz. Bu artık bizim bir geleneğimiz, arkadaşlarla da değerlendirmesini yaptıktan sonra gereğini yaparız” cevabını verdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız” için yorumlar kapalı 244689

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’nda yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye ile Güçlenen, Türkiye’ye Güç Veren Kadınlar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” vesilesiyle bu programda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile ekibine ve programa katkı veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ve tüm dünya kadınlarının ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, 8 Mart’ın barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya vesile olmasını diliyorum. Bu anlamlı gün münasebetiyle Filistin ve Gazze’nin yüreği yaralı kadınları başta olmak üzere gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki onurlu ve kahraman kadınlara en kalbi selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Buradan dünyanın tüm emekçi kadınlarını, mazlum kadınlarını, mağdur kadınlarını yürekten selamlıyorum. Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan ülkemizin tüm yiğit kadınlarını rahmetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin her biri birer metanet abidesi olan anne ve babalarına, geride boynu bükük, gözü yaşlı, kalbi mahzun bıraktıkları eşlerine ve öksüzlerine Mevla’dan sabırlar dilediğini ifade etti.

Ülkedeki 81 vilayetin tamamında 922 ilçenin her birinde anne, eş, kardeş ve evlat olarak hayata anlam katan kadınlara özellikle şükranlarını sunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine 8 Mart vesilesiyle vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa hayırlı evlatlar yetiştirebilmek için ömürlerini harcayan, elleri öpülesi annelerimize özellikle teşekkürlerimi ifade ediyorum. Kendi merhum anneciğim başta olmak üzere vefat eden annelerin hepsine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler niyaz ediyorum. Son olarak eşimin ve sevgili kızlarımın da 8 Mart Kadınlar Günü’nü gönülden tebrik ediyor, bu anlamlı günün tüm kadınlar için hayırlı olmasını, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“YILIN KALAN 364 GÜNÜ DE KADINLARIN GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 gün sonra seçimin gerçekleştirileceğini, sandıklara gidileceğini, belediye başkanlığından meclis üyeliklerine ve muhtarlıklara kadar her kademede kadın adayların seçimlere yoğun ilgi gösterdiğini gördüklerini belirtti.

Siyasete kadın elinin değmesini daima desteklemiş, siyasi hayatı boyunca kadınlarla beraber yol yürümüş biri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanan tüm kadın belediye başkan adaylarını, meclis üyesi adaylarını, muhtar adaylarını selamlıyor, kendilerine şimdiden başarılar diliyorum. Tabii burada bir hususu vurgulamayı özellikle görev addediyorum. Sadece 8 Mart değil, yılın kalan 364 günü de esasen kadınların günüdür, öyle olmalıdır. Kadınların şahsi hayatımızın yanı sıra devletimiz, milletimiz ve insanlığa yaptığı katkılar, yılda sadece bir güne hapsedilemeyecek kadar büyüktür, önemlidir, kıymetlidir. Bizim nazarımızda, 8 Mart’ı diğer günlerden ayıran yegâne husus, hayatı paylaştığımız kadınlara olan minnettarlığımızı, şu an olduğu gibi çeşitli programlarla ifade etmemize vesile olmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Mart’ı aracı kılarak, devletin kadınlara yönelik politikalarını gözden geçirdiklerini, nerede bir eksik, nerede bir sorun tespit ederlerse onu gidermeye çalıştıklarını söyledi.

Kendilerini bugüne kadar asla sloganlara hapsetmediklerini, kadın politikalarında her zaman en idealin, en iyinin, ülke, millet ve kadınlar için en hayırlı olanın peşinden koştuklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla kadınlarla buluşmalarında şiddetin önlenmesinden kadının güçlendirilmesine, istihdamdan hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpazede yeni projeler, programlar, stratejik belgeleri açıkladıklarını belirtti.

“AMACIMIZ SIRASIYLA KADINI, AİLEYİ VE ÜLKEMİZİ GÜÇLENDİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri, her alanda daha aktif rol almaları, hak, fırsat ve imkânlardan adil bir şekilde faydalanmaları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarını vurgulayarak, destek mekanizmalarıyla reform paketleriyle yenilikçi uygulamalarla kadının ekonomik ve sosyal statüsünü güçlendirmeye gayret ettiklerini dile getirdi.

Bunun en son örneğinin, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024-2028 yılları arasını kapsayan Strateji Belgemiz, 5 ana sütun üzerinde yükselmektedir. Aile Bakanı’mızın şahsında 5 temel amaç, 20 strateji, 83 faaliyetten oluşan bu belgenin hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kamu kurumlarımızın yanı sıra özel sektörümüzün, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın da belgenin layıkıyla hayata geçirilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını tamamlayıp Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ikinci asrına yelken açtıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alarak her açıdan daha huzurlu, daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceği inşa etmenin çabasındayız. Türkiye Yüzyılı’nın hazırlıklarını ‘Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ekseninde yürütüyoruz. Amacımız sırasıyla kadını, aileyi ve ülkemizi güçlendirmektir. Burada bir hususu özellikle ifade etmek isterim; biliyorsunuz bizim inancımızda ve kültürümüzde aile toplumun temel direğidir. Yeryüzüne indirilen ilk insanlar olan Hazreti Adem aleyhissalatü vesselam ve Hazreti Havva validemiz aynı zamanda ilk ailedir. Hazreti Adem ve Hazreti Havva ile başlayan aile kurumu tarih boyunca insanı insan yapan değerlerin yaşatılmasına, yeni nesillere aktarılmasına imkan sağlamıştır.”

“GÜÇLÜ AİLE SADECE MİLLET VE DEVLET OLARAK BEKAMIZIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA GELECEĞİMİZİN DE GARANTİSİDİR”

Ailenin, bireyleri ayakta tuttuğunu, toplumu yozlaşmalara karşı koruduğunu, iyi, güzel ve doğru olanın yaşayarak öğretilmesini temin ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kavramıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Şurası tartışmasız bir gerçektir ki aile ne kadar güçlüyse bireyler ve toplum da o derece güçlü, muhkem ve diri olmuştur. Aynı şekilde ailenin zayıfladığı, aile kurumunun yara aldığı dönemlerde kadın, erkek, çocuk fark etmeksizin tüm bireyler de kötüye gitmiş, toplum kan kaybetmiş, zafiyet yaşamıştır. Bu bakımdan, güçlü aile sadece millet ve devlet olarak bekamızın değil, aynı zamanda geleceğimizin de garantisidir. Güçlü ailenin ilk ve en önemli şartı ise hiç şüphesiz güçlü kadındır. Hâl böyleyken aile ile kadını ayıran, kadını ailenin karşısına yerleştiren, kadın ve aile arasında duvarlar ören her türlü yaklaşımı reddediyoruz. Farklı ambalajlar içinde toplumumuza sunulan bu tür bakış açılarını sadece milletimizin değil tüm insanlığın istikbali adına tehlikeli buluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de aile kavramına karşı alerjisi olan bir kesimin eskiden beri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Bunlar, modernleşme ve Batılılaşma iddiasıyla aile mefhumuna karşı âdeta savaş ilan etmiş durumdalar. Öyle bozuk bir bakış açısından bahsediyoruz ki Bakanlığımızın adında yer alan ‘aile’ kavramından bile rahatsız oluyorlar. Bunların bir başka özelliği de lafa gelince özgürlüğü, demokrasiyi, insan hak ve hukukunu kimseye bırakmamalarıdır. Ama kendi kalıplarına uymayan herkesi ötekileştirenler de yine bunlardır. Sorsanız, ‘Kadın haklarını savunuyoruz’ derler. Fakat 28 Şubatvari vesayet dönemlerinde kadınların eğitim, çalışma ve siyasi temsil haklarının gasbedilmesine aleni destek verirler. Kadının ve ailenin en büyük düşmanı olan ‘cinsiyetsizleştirme politikaları’na karşı tek bir cümle kurmazlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde, kendileriyle aynı ideolojik kabileye mensup bazı kibirli siyasetçilerin başımızın tacı olan ev hanımlarını aşağılaması, ev kadınlarını hor, hakir görmesi karşısında gıklarını dahi çıkarmazlar. Kendi mahallelerindeki kadına yönelik tacizleri, şiddeti, ayrımcılığı, haksız uygulamaları asla gündeme getirmezler. Yani, söz konusu gerçekten kadınların temsil, eğitim, çalışma ve kamusal alanda özgürce var olma hakları olunca bunlar ya yasakçılığın ya da çifte standardın yanında saf tutarlar” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK KENDİ DURUŞUMUZU SERGİLİYOR, MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bahsettiği ikircikli tablonun sadece Türkiye için değil, dünyadaki pek çok kuruluş için de geçerli olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Soruyorum sizlere, dünyada ‘kadın hakları’ diye ortalığı ayağa kaldıranların, 7 Ekim’den beri Filistin’de katledilen, çoğu kadın ve çocuk 32 bini aşkın masum için seslerini yükselttiklerini sizler hiç duydunuz mu? İnsanlığın geri kalanına sürekli hak hukuk dersi verenlerin İsrail’in soykırım politikaları karşısında harekete geçtiğini hiç gördünüz mü? Ülkelere basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin İsrail’in katlettiği 100’ü aşkın gazeteciyle ilgili tepkilerine şahit oldunuz mu? Son raporunda Türkiye’yi eleştiren Avrupa Konseyi’nden ve diğer Avrupa Birliği (AB) kurumlarından bugüne kadar İsrail’e gizli açık destek dışında bir beyan işittiniz mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, Suriye’den Filistin’e kadar hemen burunlarının dibindeki bölgelerde on binlerce kadın ve çocuğun vahşice katledilmesine tepkisiz kalanları diğer konularda biz nasıl ciddiye alacağız? Filistin halkının soykırıma uğramasına ses çıkarmayanların, bu katliamları görmezden gelenlerin tutarlı, etkili ve tarafsız olabilmesi mümkün mü? Elbette mümkün değil. Suriye’deki, Filistin’deki, Arakan’daki, Türkistan’daki ve diğer İslam beldelerindeki hak ihlalleri karşısında kıllarını dahi kıpırdatmayanların başkalarıyla ilgili beyanları lafügüzaf hükmündedir” diye ekledi.

Türkiye olarak diplomatik girişimlerle yardımlarla kamuoyu oluşturma çabalarıyla kendi duruşlarını sergilediklerini, mücadelelerini kararlılıkla yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz onlar gibi riyakâr değiliz. İnşallah hiçbir zaman da olmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ TARİHİNİN EN AYDINLIK, EN ÖZGÜRLÜKÇÜ HER AÇIDAN EN GÜÇLÜ GÜNLERİNE BİRLİKTE KAVUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim inancımız cenneti anaların ayakları altına sermiştir. Millet olarak tarihimiz, kadınların başarıları ve fedakârlıklarıyla örülmüştür Nene Hatun’dan Nezahat Onbaşı’ya, Şerife Bacı’dan Kara Fatma’ya kadar nice kadın kahramanlarımızın mücadelesini biz nasıl unutabiliriz? Bölücü terör örgütü tarafından şehit edilen Aybüke Yalçın öğretmenin ve daha nice kahramanımızın fedakârlıklarını nasıl yok sayabiliriz? 15 Temmuz gecesi ellerinde bayraklarla tanklara ve darbeci hainlere meydan okuyan kadınların cesaretlerini biz nasıl görmezden geliriz? Son 21 yılda yazılan başarı destanından kadınların emeğini, alın terini, katkısını, çabasını nasıl inkâr edebiliriz?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet ekonomiden eğitime, güvenlikten tarıma, demokrasiden hak ve özgürlüklere varıncaya kadar her alanda ortada göz kamaştıran bir başarı varsa burada en az erkekler kadar kadınların da katkısı ve emeğinin olduğunu vurguladı.

Önlerine çıkartılan engellerden, hayatlarına kast etmeye varan saldırıların üstesinden hep kadınların desteğiyle geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yürek yüreğe, omuz omuza verdik. Türkiye’yi tarihinin en aydınlık, en özgürlükçü her açıdan en güçlü günlerine birlikte kavuşturduk. Her kim, kadın hakları konusunda eski Türkiye’den övgüyle bahsediyorsa biliniz ki sizlerin mücadelesine kara çalıyor demektir. Çünkü hiçbir şey kolay olmadı, kolay elde edilmedi. 28 Şubat’ın karanlığından çıkmak öyle zahmetsiz, çilesiz olmadı. Sizler bugünkü haklarınızı üniversite kapılarında gözyaşı dökerek, sırf kıyafetinizden dolayı işinizden ayrılmak zorunda kalarak baskıya uğrasanız bile hukuk ve demokrasi içinde hareket ederek, gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi darbecilere cesaretle meydan okuyarak yani hep mücadele ile elde ettiniz. Ne olursa olsun, yılmadınız. Geri adım atmadınız. Böylece siyasetten akademiye, bürokrasiden iş dünyasına, spordan sanata farklı alanlarda özgürce var oldunuz, başarıdan başarıya koştunuz. Biz de sizlerin bu asil ve zorlu mücadelenize sahip çıktık. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlere destek olduk.”

“PEK ÇOK ALANDA TARİHÎ NİTELİKTE ADIMLAR ATTIK”

Kadının statüsünün güçlendirilmesi, kadınların önündeki engellerin kaldırılması, kadınlara iş, eğitim, temsil ve diğer alanlarda destek verilmesi hususlarında neler yapıldığını en iyi kadınların bildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başörtüsüne özgürlük başta olmak üzere kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını anayasa kuralı hâline getirdik. ŞÖNİM, kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamaları hayata geçirdik. Aile içi şiddeti şikâyete tabii olmaktan çıkardık. Daha pek çok alanda tarihî nitelikte adımlar attık. Bu çabalarımız neticesinde de en az bir eğitim düzeyini tamamlama oranı kadınlarda yüzde 70’lerden yüzde 90’lar seviyesine ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karar alma mekanizmalarında kadın temsil oranı 4-5 kat arttı. İstihdamdaki kadın sayısı 6 milyondan 10,5 milyona çıktı. Covid-19 salgını döneminde eşim Emine Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan destek paketiyle, kadın girişimcilerimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Bu kapsamda Halk Bankamız aracılığıyla son 3 yılda 220 bin kadın girişimcimize 60 milyar lira finansal destekte bulunduk. Daha bunun gibi burada saymaya kalksak nice reformu, hayal dahi edilemeyen atılımları son 21 yılda sizlerle beraber hayata geçirdik.”

“SİYASİ HAYATIMIZIN HİÇBİR SAFHASINDA KİMSENİN HAYAT TARZINA KARIŞMADIK”

Bu süreçlerde bir sürü asılsız ithamla, iftira ile saldırıyla da karşılaştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, attıkları her adımın itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlar arasındaki ayrımcılığa son veren reformlarımız bile hedef alındı. Bizi itham edenlerin aslında kendilerinin yasakçı ve baskıcı olduğunu, geride bıraktığımız 21 yıllık dönemde defalarca tecrübe ettik. Kadınlar konusunda aleyhimizde yürütülen onca propagandaya rağmen siyasi hayatımızın hiçbir safhasında kimsenin hayat tarzına karışmadık” diye konuştu.

Hem belediye başkanlığı hem de 21 yıllık iktidarlıkları döneminde bu tavırlarının aksine tek bir örnek gösterilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de aynı çevrelerin raf ömrü dolmuş söylemlerle kadınları tekrar korkutmaya çalıştığını üzülerek müşahede ediyoruz. Nefes alamayacaksınız, şu gelecek, bu olacak diyerek tamamı yalan, tamamı hezeyan ürünü ifadelerle güya kadınları kendilerine oy vermeye ikna edebileceklerini sanıyorlar. Aynı korku siyasetine 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde de başvurmuşlar ama milletin ve kadınların feraseti karşısında hezimete uğramışlardır. Biz kadınların haklarını kısıtlayıcı hiçbir adım atmadık ama bizi itham edenlerin ellerine güç geçtiğinde kadınlara nasıl hakaret ettiklerini, fiziki saldırıda bulunduklarını hep birlikte gördük, görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınların 31 Mart’ta bir kez daha korku siyasetini ellerinin tersiyle iteceklerine yürekten inandığını ifade ederek, 31 Mart’ta İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerde kadınlardan yine güçlü destek beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen kadınları kutlayarak Türkiye’ye güç veren kadınlara teşekkürlerini iletti.

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” “Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” için yorumlar kapalı 120809

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

seers cmp badge