Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına katıldı 0 100082

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gündem Özel” programıyla A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına konuk oldu.

Çankaya Köşkü’nden gerçekleştirilen yayında, Salih Cemal Nayman ile Şebnem Bursalı’nın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 82 milyonun Cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, tüm vatandaşlara hizmet götürdüklerini söyledi.

31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugüne kadar, ilçeler hariç, 58 ilde vatandaşla buluştuğunu, meydanların diline baktığında da anket şirketlerinin çok ciddi bir yanılgı yaşayacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, anketler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ancak meydanların yalan söylemeyeceğini kaydetti.

Cumhur İttifakı’nın, İstanbul Yenikapı mitingine 1 milyon 600 bin kişinin katıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın karşısındaki partilerin İstanbul’da miting yapamadıklarını, İzmir ve Ankara’da da rekor düzeyde katılımla mitingleri gerçekleştirdiklerini belirtti.

“ASIL ANKET SEÇİM SANDIĞI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anket şirketlerinin bu defa ben çok farklı bir yanılgı içinde olduklarını gerçek anketin yapılacağı Pazar günün akşamı göreceğiz, asıl anket Pazar günü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülderen Yiğit adlı kız çocuğunun kendisine yazdığı mektubu okuyarak, hediye ettiği bilekliği ve “devletin ihtiyaçlarında kullanması” için gönderdiği 50 lirayı yanında taşıdığını anlatarak, “Gülderen, gözlerinden öpüyorum, inşallah ekrandasın bu akşam, izliyorsundur. Ve bu Gülderen’in işte o küçücük bileğinden gelen, üzerinde kalplerin de olduğu, bu da tabi kalbimizdesin demek. Ve ben de gözlerinden öpüyorum. İnşallah bu seçimlerin en büyük sermayesi bu” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın çok sağlam temellere sahip olduğunu ve seçimden zaferle çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin besleyip büyüttüğü, üzerlerine saldığı bütün terör örgütlerini tepelediklerini, terör örgütlerinin lider kadrolarından ciddi kayıplar vermeye başladıklarını açıkladı.

“TERÖRÜ BİTİRMEDEN TÜRKİYE’YE YATIRIMCI GETİREMEYİZ”

“Şu anda Kuzey Irak’ta önemli sorumlular gitti, bir tane çok çok önemli liderleri şu anda ağır yaralı, bunun yanında tabi ölenler var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerinin terörü bitirme kararlılığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörü bitirmeden Türkiye’ye yatırımcıyı getiremeyeceklerinin bilincinde olduklarını belirterek, terörü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halkla beraber el ele vererek bitirebileceklerini söyledi. “Bir gece ansızın gelebiliriz mesajını hep özenle altını çizdiniz, o gece ne zaman gelecek?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil’e yönelik son operasyonu hatırlatarak “Bunlar eğer haber verilerek olsa netice alamazsınız. Ama şimdi bunları biz tabi hiç haber vermeden bunlar bir gece ansızın derken bunu başarıyoruz. Bakınız şimdi bunların içerisinde şu anda alt seviye falan yok. Bakıyorsun Kandil bölge sorumlusu, çok önemli bir şey. Bunun yanında dış ilişkiler sorumlusu” cevabını verdi.

Terör örgütüne yönelik operasyonlarda İHA’larla koordinatların belirlendiğini, SİHA’larla bu koordinatların vurulduğunu, gerekirse F-16’larla da vuruşların yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele noktasında yeni bir dönemin içinde olunduğunu, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen silahların artık teröristlere göz açtırmadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan dörtlünün yer aldığını yineleyerek, bu partilerin birlikteliklerini gizlemeye çalıştıklarını ancak HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açıklamalarıyla bu birlikteliğin, yaptıkları pazarlıkların açığa çıktığının altını çizdi.

“KÜRT KARDEŞLERİMİN İRADESİNE KİMSE İPOTEK KOYAMAZ”

Temelli’nin açıklamalarını terör örgütü PKK’dan bağımsız ve izinsiz açıklamaya yapamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de biz beka meselesi derken bunu boşuna konuşmuyoruz. İşte 31 Mart bir beka meselesidir. Bu temelsiz Sezai birlikteliğin diğer bileşenlerinin iplerini eline almış tehdit ediyor; biz yoksak siz bir hiçsiniz diyor. Ya sen ne zamandan beri kalktın da benim Kürt vatandaşlarımın millî iradesine ipotek koyuyorsun? Böyle bir ahlaksızlık olabilir mi? Ben buradan özellikle bu akşam ekranları başında olan Kürt vatandaşlarıma, Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizin iradenize ipotek koyan bu adamlara gelin demokratik bir şekilde sandıkta gereken cevabı verin” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın tecrübelerini anlatarak, İstanbul için önemli projeleri hayata geçireceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İzmir’de de tecrübeli isimlerle seçime girdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya da başkente yakışır bir adayla seçime girdiklerini tekrarlayarak, şöyle devam etti: “Şimdi burada bir tane ilçe belediye başkanını getirip de buraya aday olarak koymak, bana göre Ankaralılara saygısızlıktır. Ve Ankaralılara saygısızlıktır derken ben burada ayrımcılığı asla düşünmüyorum, çünkü Ankara biliyorsunuz birçok ilden gelen insanlarımızın yaşadığı bir vilayettir. Burada Yozgatlısı var, Çankırılısı var, Çorumlusu var, Bolulusu var vesaire. Yani burada salt Ankara’da doğup Ankara’da büyümüş olanlar değil hepsi var. Ankara’ya böyle olaylara geniş açıdan bakabilecek ve Ankara’yı şu anda bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyabilecek bir isim olarak biz Mehmet Beyi aday gösterdik. Yoksa yani şu anda karşısındaki adayın cürmü, her şeyi ortada. Hele hele bir de bu senet-menet olaylarındaki durum çok daha berbat bir şey.”

“BÖLÜCÜ ÖRGÜT AĞZIYLA KONUŞANLARA TEPKİ GÖSTERMEDİLER”

“Kürdistan ifadesini çok bilinçli bir şekilde siyaset diline sokmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Diğer üç partinin karşı çıkmasını bekledim, herhangi bir karşı duruş çıkmadı, bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erdoğan düşmanlığı bunların gözlerini öyle kör etmiş ki Türkiye düşmanlığı ile Erdoğan düşmanlığını adeta ayırt edemez hâle gelmişler. Bölücü terör örgütünün ağzıyla konuşan HDP yöneticilerinin bu açıklamalarına tepki gösteremeyen CHP, sözde İyi Parti ve Saadet Partisi yöneticileri bu düşmanlığın açık söylüyorum ortaklarıdır” şeklinde cevapladı.

“Cumhur İttifakı olduğu sürece bu toprak üzerinde Kürdistan diye bir bölge inşa etmeleri söz konusu değildir mümkün değil” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin HDP’ye oy verenlere terörist dediği yalanını ortaya attıklarını bununla ilgili olarak da tazminat davalarını açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, CHP’ye oy verenin oylarına da, sözde İYİ Parti’ye oy verenlerin oylarına da, HDP’ye oy verenin oylarına da, Saadet Partisi’ne oy verenlerin oylarına da talibiz, yani siyasetin gereği bu. 40 yıldır siyasetle meşgul olan Tayyip Erdoğan bir defa böyle bir vicdansızlığı yapamaz, biz böyle büyüdük buralara geldik. Cumhur İttifakı ile baş edemeyeceklerini anlayınca HDP’ye oy veren Kürt kardeşlerimi terörist ilan ettiğimi iddia ederek büyük bir yalana sarıldılar, bu alçaklıktır, alçalmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“MEHMETÇİK VATAN SAVUNMASINDA, HAPİSTE OLANLAR MİLLETİME KURŞUN SIKAN, TANKLARLA ÜZERİNDEN GEÇEN TERÖRİSTLER”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in son olarak da FETÖ’den tutuklananları kast ederek, “Mehmetçik hapiste, garip gureba hapiste” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara Mehmetçik’in vatan savunmasında olduğunu hatırlatmak gerek. Hapiste olanlar Mehmetçik değil, Mehmetçik’e ve milletime kurşun sıkan, bomba atan, tanklarla üzerinden geçen teröristler. Sana teröristlerin sözcülüğünü kim verdi? Pensilvanya” ifadesini kullandı.

Türkiye’yi istikrarlı ve kararlı yolundan çevirmek için bütün Türkiye düşmanlarının bir araya geldiği, her türlü saldırıyla Türkiye’yi yolundan çevirmeye çalıştıklarını, son dönemde de ekonomik saldırıların bunun bir parçası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye düşmanlarını bir araya getiren üst aklın sadece yurt içinde değil yurt dışında da aktörleri bulunduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pensilvanya’daki ahlaksızın yanında bir başka ahlaksız var sizin meslektaşınız biliyorsunuz buradan kaçıp giden. Ve onun da işte geçenlerde kanalınızda yayınlanan bazı konuşmaları var. Milletin başından düş diyor, sen mi getirdin bizi buraya terbiyesiz? Bizi buradan ancak milletim sandıkta eğer memnun değilse sandıkta bize der ki ‘ya yeter’ bunun kararını o verir, sen değil. Eğer sende zerre kadar mertlik olsa sen ülkeni terk etmezsin, ülkenden kaçıp giden şu anda bir soysuzsun” sözlerine yer verdi.

“TERÖRİSTLERLE DEĞİL MİLLETLE İŞ BİRLİĞİ YAPARAK SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

Cumhur İttifakı’nın karşısında seçime giren CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin oluşturduğu ittifakı “zillet ittifakı”nın Kandil’den talimat aldığını, CHP’nin içindeki bazı isimlerin de Kandil ile koordineli çalıştığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu zillet ittifakı milletimizin karşısına çıkmaktan bundan dolayı ciddi manada korkuyor. Terörist başının resminin bulunduğu paçavralarla, uğruna şehitler verdiğimiz şanlı bayrağımızın yan yana gözükmesinden de tabi ciddi manada çekiniyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’nin aday göstermediği yerde suflenin Kandil’den geldiğini, o bölgelerin Kandil tarafından dizayn edildiğinin üzerinde durarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Burada kalkıp da Bay Kemal’in söyleyeceği bir şey yok, aynı şekilde hanımın da söyleyeceği bir şey yok bu kadın da bir şey söyleyemez, çünkü oradan belli bir çıkar. Ayrıca da tabi Pensilvanya’dan gelenler karşısında da bu durum var. Mesela 340 civarında bunların listelerinde biliyorsunuz yer alanlar var. Ya düşünebiliyor musunuz Saadet Partisi’nin listelerinde PKK’lılar var. Mesela Adıyaman adayları kalkıyor yani oradaki HDP’lilerin filan kendisini destekleyeceklerini söylüyor. Pazar günü göreceğiz, Allah’ın izniyle Adıyaman’da bizim adayımız seçimi alacak ve gümbür gümbür de orada seçimi kazanacak. Ama bu teröristlerle iş birliği yaparak değil, tamamıyla bu milletin asil evlatları orada kalkıp Adıyaman’da oyunu adayımıza verecekler.”

Bir soru üzerine, seçimi kazanan terörle bağlantılı belediye başkanlarının görevden alınıp alınmayacağına yönelik tartışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre yardım ve yataklık yapmanın, teröre destek vermenin, propagandasını yapmanın, finanse etmenin suç olduğunu vurgulayarak, “Milletiyle omuz omuza olması gereken belediye başkanları terör örgütleriyle omuz omuza oluyorsa bunun elbet bir karşılığı, bir bedeli vardır, olacaktır da” dedi.

Milletin terör çukurları kazan değil, gül bahçeleri açan belediyeciliği hak ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelere atanan kayyumların bunu fazlasıyla yerine getirdiğini, kayyum olarak atananların çok güzel, başarılı bir belediyecilik yaptıklarını anlattı.

“TERÖRLE İLTİSAKLI BELEDİYELERLE İLGİLİ YASAL GEREKLİLİK YAPILACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim akşamı iş bitti, neticeler belli oldu bunların içerisinde teröre yardım, yataklıktan tutunuz da başka terörle ilgili, iltisaklı suç işlemiş olanlar varsa biz artık öyle beş sene, altı sene, yedi sene bekleyemeyiz ve hemen, anında gereğini yasal olarak savcılıklar inanıyorum ki yapacaktır ve burada bu milletin parasını çarçur edecek olanlara da buralar teslim edilmeyecektir” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların oy kullanırken korkmaması gerektiğini, demokrasi mücadelesini korkusuzca vermeleri gerektiğini vurgulayarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kendisine baskı yapıldığını hisseden vatandaşların durumu güvenlik birimlerine bildirmelerini istedi.

Millete yapılan hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ve bunları boşa çıkartacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin oyunun rengini zorla soran, değiştirmeye kalkan, onlar da karşısında devlet olarak bizi bulur, bunu önü açık yapamayız. Ve milletimize baskı yoluyla oyunu çalmak isteyenleri devletimiz bir defa alaşağı eder, bunları da serbest bırakmaz. Sandığın da,  milletin de güvenliği her ikisinin de bize ait, bizim görevimiz bu. Milletimizin kararları da hür iradelerine ve vicdanlarına emanet” sözlerine yer verdi.

“Hiç şüpheniz olmasın, yerel yönetimlerde teröre ucundan, kenarından, köşesinden bulaşanı bir defa görevden alacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin kaynaklarının Kandil’e gönderilmesine izin vermeyeceklerini yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt seçmenin oyunun olduğu gibi HDP’ye aktığı yönünde bir algı operasyonu yürütüldüğünü görüyoruz. Bununla ilgili ne dersiniz?” sorusu üzerine Hakkâri’deki mitingini anlatarak cevap verdi.

“KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİN OYUNU HİZMET SİYASETİNDEN YANA KULLANACAĞINA İNANIYORUM”

Hakkâri mitinginde vatandaşların belediyeye atanan kayyumdan son derece memnun olduğunu şahitlik ettiğini, Hakkâri’nin hizmet görmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan önce Hakkâri’ye gittiğimde vatandaş pencereden bakamazdı ama şimdi bu gidişte baktım artık hem pencereden bakıyor bu safhaya geldi, bir ilerleme var. Er veya geç orada bu iş bitecek, bugün olmazsa yarın bitecek ve benim Kürt kardeşlerimin oyları PKK’nın güdümündeki bir siyasi partinin ipoteği altında hiç değildir, bunu da inşallah göstereceğiz” diye konuştu.

Kürt kökenli vatandaşların oyunu hizmet siyasetinden yana kullanacağına olan inancını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörü finanse etmek için belediye kaynaklarını Kandil’e aktaran ve halkını hizmetten mahrum bırakan bir anlayışın ardından gideceklerine inanmıyorum, çünkü Kürt kardeşlerim bu noktada zekidir ve bunlara da böyle bir imkânı tanımayacaktır” ifadesini kullandı.

AK Parti’nin Güneydoğu’da ciddi bir oy potansiyeli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere en büyük zulmü yapan Suriye’deki Esed rejimine HDP ve terör örgütü PKK’nın destek verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlere karşı tarihî düşmanlığını en iyi yine Kürt kardeşlerim biliyor aslında. Şimdi terör destekçisi HDP üzerinden Kürt kardeşlerime göz kırpıyorlar. Bu iki zihniyeti besleyen faşizm anlayışıdır. Tunceli’de CHP zihniyetinin biliyorsunuz geçmişteki kıyımını bir kenara koymak mümkün mü? Tarih bunun şahididir” açıklamasında bulundu.

“MUHALEFET İSTİKAMETİNİ KAYBETMİŞ VAZİYETTE”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı dönemde başına gelenlerin bugün kendi başına geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal bunların o kirlenmiş, zehirlenmiş ittifakına kurban edilmesine milletimiz rıza göstermeyecektir. Ama şu anda Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi maalesef çok farklı yerlerde. Zaten hayatta olsa bu adamı o partiye yaklaştırmaz, çünkü bunun vermesi gereken hesaplar var. Ve şu anda gönül verenler de aslında bundan rahatsız, memnun değiller, istikametini kaybetmiş bir özelliğe sahip. Ve biz de diyoruz ki, biz bu seçimde öyle bir adım atalım ki, atacağımız bu adımla milletimiz her şeyden önce bir defa bu koltuğu yapışıp bırakmayan Bay Kemal’den Cumhuriyet Halk Partisi’ni de benim milletim tabanda kurtarmış olsun. Çünkü kongrelerle kurtarmak mümkün değil; niye? İstediği gibi bir delegasyon oluşturan bu zat, orada kongreyle filan gitmez. Şimdi Bay Kemal CHP’nin başına geçtikten sonra ne yaptılar? CHP’yi yeniden dizayn ettiler, HDP ile yan yana gelebilecek, omurgasız bir parti oluşturdular. Ben gerçek sosyal demokratların buna gönlünün el vermeyeceğine bir defa inanıyorum, bunu düşünüyorum ve gelişmeler de zaten bunu gösteriyor.”

Adana’da CHP’li belediye başkan adayının bir şehit eşine saygısızlık yaptığını hatırlatarak, şehit eşine geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamların inanın ruh köklerinde bu sakatlık var. Çünkü bunlar hiçbir zaman terbiye tarlasından geçmemişler. Bunlar için insanın değeri yok, hele hele şehitlerin değeri hiç yok. Öyleyse benim milletim, benim vatandaşım orada kalkıp da o hanım kardeşimize saygısızlık yapacağı yerde o kendi belediye başkan adaylarına haddini bildirmesi gerekirdi, bunun yapılması lazım. Yani CHP’nin nereye gittiğini görmesi bakımından bu çok önemli” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit eşiyle görüşeceğini, ilgili bakanlığa talimatını verip olayın takibini isteyeceğini, yargı sürecini de ayrıca başlatmak gerektiğini sözlerine ekledi.

Eski siyasetçilerden Hüsamettin Cindoruk’un kendisine yönelik açıklamalarını anımsatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cindoruk, bu yaklaşım tarzının tabii bunun bedelini ödeyecek, öyle yani intikam dendiği anda bunun her ne kadar kendisi hukukçu olduğunu söylüyorsa da bunun bedelini ödeyecek, çünkü ben bunları karşılıksız bırakamam. Yasalar içerisinde neyse karşılığı bunu bunların vermesi lazım, ödemesi lazım ve üzerlerine de gideceğim” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın sahte senet ve vergi konusunda sıkıntılı birisi olduğunu vurgulayarak, bir başkentin “bu tür cambazlara” teslim edilemeyeceğini, CHP’nin yöneticilerinin ise iddialar karşısında sessiz kaldığını kaydetti.  “Tam da CHP’ye yaraşır bir Ankara adayı. Her işleri sahte, her işleri maalesef yalan” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu sağlama almak için çalıştığını, bunun dışındaki işleri önemsiz gördüğünü anlattı.

Tüm Ankaralılara Pazar günü oylarını kullanmaları tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da vatandaşların her yönüyle itimat edecekleri, tecrübesine güvenecekleri AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki le yola devam etme kararı alacağına olan inancını vurguladı.

ABD BAŞKANI TRUMP’IN GOLAN TEPELERİ KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’un Golan Tepelerine dair aldığı kararın hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler’in 1967 kararıyla Golan Tepelerinin Suriye’ye ait olduğuna karar verdiğini aktardı. Türkiye’nin aracı olmasıyla İsrail ve Suriye arasındaki bu meselede işi bitirme noktasına kadar geldiklerini ancak daha sonra Gazze’nin bombalanmaya başlandığını, 14-15 gün süren bir bombalamada bin 500 civarında insanı öldürüldüğünü ve görüşmelerin bitirildiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birleşmiş Milletler bu kararı vermiş olmasına rağmen şu anda Trump maalesef adeta bir ali kıran baş kesen. Kudüs meselesinde takındığı tavır öyle, ben yaptım oldu. Ya sen yaptın olduyla olmuyor bu iş, olmaz. Bir defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinden bile şu anda buna karşı olanlar var, başta Rusya, Fransa. Geçenlerde Macron ile görüşmemde baktım o da kesinlikle katılmıyoruz dedi. Avrupa Birliği aynı şekilde katılmıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Amerika gibi bir devletin başında bulunman sana böyle bir hakkı vermez ki. Şimdi ayın 9’unda İsrail’de seçim var, bu adam yolsuzluklara bulaşmış bir adam Netanyahu, yolsuzluk var, her numara var, hanımı için de aynı şey söz konusu, oğlu için aynı şeyler söz konusu. Sen kalkıyorsun, Amerika’da geleceğe hazırlık olmak üzere oradaki bazı Yahudi kuruluşlarına şirin görünmek için böyle bir adım atıyorsun. Sen kendin çalıp kendin oynarsın, başka bir şey değil.”

AYASOFYA’NIN STATÜSÜ

Ayasofya konusundaki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası ve Türk milletinin Ayasofya’yı cami olarak görme özlemi olduğunu söyledi. “Burasının isminin müzeye çevrilmesi olayı çok büyük yanlıştı” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, atacakları adımla Ayasofya’nın müze olarak anılmayacağını, müze statüsünden çıkartarak Ayasofya’yı cami olarak anacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Sultanahmet Camii’ne gelenler, turistler vesaire gezip görüyor, Süleymaniye’ye gelenler gezip görüyor, aynı şekilde Ayasofya’ya da gelenler Ayasofya Müzesi değil, Ayasofya Camii’ni gezip görecekler. Tabi bunun içeriğiyle ilgili bazı düşüncelerim var, arkadaşlarımın bir kısmıyla bunu paylaştım, şimdi bunun detaylarına da gireceğiz” ifadesini kullandı. Konuya ilişkin çalışmaların seçimden sonra ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adımı inşallah en güzel şekilde tereyağından kıl çeker gibi çekip bu işi de bitireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Perşembe günü Atakule’nin terasında, sosyal medya platformlarında gençlerle bir araya geleceğini, sorularını cevaplayacağını da duyurdu.

Bütün vatandaşları sandığa gitmeye ve demokratik iradelerine sahip çıkmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamı balkon konuşmanız olacak mı?” sorusuna da “Her seçimde bunu yaptık, şimdi bu seçimde yapmazsak olmaz diye düşünüyorum ama arkadaşlarla oturup henüz bunun kararını vermiş değiliz. Bu artık bizim bir geleneğimiz, arkadaşlarla da değerlendirmesini yaptıktan sonra gereğini yaparız” cevabını verdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülkedir” 0 88791

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 74. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, BM’nin potansiyeli ve etkinliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Güvenlik Konseyi’nde, adalete ve hakkaniyete uygun köklü reformları derhâl gerçekleştirmeliyiz. Türkiye, girişimci ve insani dış politika anlayışıyla, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülkedir. Dünyanın en cömert insani yardım yapan ülkesi, en fazla yerlerinden edilmiş kişiyi kabul eden devleti unvanlarımız boşuna değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 74. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, dünyanın küresel düzeyde adaletsizliğin yol açtığı pek çok sorunla ve sancıyla yüz yüze olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne hakların ne de sorumlulukların gerektiği gibi paylaşılmadığını ifade etti. Adaletsizliğin; istikrarsızlığı, güç mücadelelerini, krizleri, israfı beraberinde getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki şu an içinde bulunduğumuz kurum, İkinci Dünya Savaşı sonrası, işte bu adaletsizliği ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuştu.  Oysa bugün uluslararası camia, geleceğini tehdit eden terör, açlık, sefalet, iklim değişikliği gibi sorunlara kalıcı çözüm üretme kabiliyetini giderek yitiriyor” dedi.

“DÜNYANIN BİR TARAFI LÜKS İÇİNDE HAYATINI SÜRDÜRÜRKEN, DIĞER TARAFTA AÇLIĞIN KOL GEZMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Genel Kurul’un bu yılki temasının “ Yoksulluğun ortadan kaldırılması, kaliteli eğitim, iklim değişikliğiyle mücadele ve kapsayıcılık için çok taraflı çabaların canlandırılması” olarak belirlenmesinin isabetli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın bir tarafı yüksek refah seviyesi ve lüks içinde hayatını sürdürürken, diğer tarafta açlığın, sefaletin, cehaletin kol gezmesi kabul edilemez. Dünyanın şanslı bir azınlığı dijital teknolojiyi, robotları, yapay zekâyı, obeziteyi tartışırken, 2 milyarı aşkın insanın yoksulluk, 1 milyara yakın insanın açlık sınırının altında yaşıyor olması çok acıdır” ifadesini kullandı.

“Şayet her birimiz güvende değilsek hiçbirimizin güvende olamayacağı gerçeğine sırtımızı dönemeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM kürsüsünden yıllardır insanlığın kaderinin sınırlı sayıdaki ülkenin isteğine bırakılamayacağını söylediğini hatırlatarak, “Burada, sizlerin huzurunda tekrar ediyorum; Dünya 5‘ten büyüktür. Zihniyetimizi de kurumlarımızı da kurallarımızı da değiştirme zamanı çoktan gelmiştir” dedi.

“NÜKLEER SİLAHLAR KONUSUNU ADALET TEMELİNDE BİR ÇÖZÜME KAVUŞTURALIM”

Nükleer güç sahibi ülkeler ile buna sahip olmayan ülkeler arasındaki adaletsizliğin dahi tek başına, dünyanın dengelerini bozmaya yettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Nükleer güce dayalı kitle imha silahlarının tümden yok edilmek yerine, her krizde bir koz olarak ortaya konması, herkes gibi bizi de rahatsız ediyor.  Bu güç, ya herkes için yasak ya herkes için serbest olmalıdır. Gelin, insanlığın tamamının huzurlu geleceği için bu sorunu bir an önce adalet temelinde bir çözüme kavuşturalım.”

Dakikada 13 kişinin hava kirliliğinden öldüğü, küresel ısınmanın dünyanın geleceğini tehdit ettiği bir dönemde, bu sorunlara hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk iş olarak; Birleşmiş Milletler’in potansiyeli ile etkinliğinin güçlendirilmesi ve özellikle Güvenlik Konseyi’nde, adalete, hakkaniyete uygun köklü reformların derhâl gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE, SORUNLARA ADİL ÇÖZÜMLER BULMAK İÇİN ÇABALAYAN BİR ÜLKE”

Türkiye’nin, girişimci ve insani dış politika anlayışıyla, tüm dünyayı ve insanlığı kucaklayan, sorunlara adil çözümler bulmak için çabalayan bir ülke olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyanın en cömert insani yardım yapan ülkesi, en fazla yerlerinden edilmiş kişiyi kabul eden devleti unvanlarımız boşuna değildir. Bu politikanın somut bir başka örneğini, üçüncüsünü 2020 yılında ülkemizde düzenleyeceğimiz Afrika Birliği-Türkiye Ortaklık Zirvesi’yle sergileyeceğiz.  Bu salondaki tüm ülkeleri, adalet, ahlak, vicdan esası üzerine bina ettiğimiz politikalarımıza ve girişimlerimize destek vermeye davet ediyorum.”

Suriye’nin, insanlığın vicdanını yaralayan ve küresel adaletsizliğin adeta sembolü hâline gelen bir coğrafya durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de 2011’den beri yaşanan krizin, rejim ve terör örgütleri ile onları cesaretlendiren güçler tarafından ısrarla sürdürülmeye çalışıldığına dikkat çekerek, 1 milyon insanın ölümüne, 12 milyonu aşkın insanın yerinden edilmesine, bunların yarısının da ülke dışında yaşamak zorunda kalmasına yol açan Suriye krizini artık sona erdirme zamanının geldiğine vurgu yaptı.

“DEAŞ’A İLK VE EN CİDDİ DARBEYİ VURAN ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye, DEAŞ tehdidinden en çok zarar gören ülkedir.  Bu örgüt bir yandan sınırlarımızı taciz ederken, diğer yandan çeşitli şehirlerimizde gerçekleştirdiği ve yüzlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği canlı bomba eylemleriyle doğrudan kalbimize saldırmıştır. Suriye’de DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke Türkiye’dir.  Fırat Kalkanı Harekâtı ile yaklaşık 3 bin 500 DEAŞ’lıyı etkisiz hâle getirerek, örgütün Suriye’deki çöküş sürecini başlattık.  Dünyanın dört bir yanından DEAŞ’a katılmak üzere harekete geçen teröristleri tespit etme, ülkemize giriş yasağı koyma, sınır dışı etme konusunda da yine en önde geliyoruz.”

Türkiye’nin, millî gelire oranla, dünyanın en fazla insani yardımda bulunan ülkesi olduğunu ve 5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki sığınmacıların 3 milyon 650 binini Suriye’den gelenlerin oluşturduğunu belirterek, son sekiz yılda sığınmacılar için 40 milyar dolar harcama yaptıklarını ifade etti.

“SIĞINMACILAR İÇİN FEDAKÂRCA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ ÇALIŞMALARDA TEK BAŞIMIZA BIRAKILDIK”

“Ülkemize gelen sığınmacılardan 365 bini, Suriye’de güvenli hâle getirdiğimiz bölgelere geri döndü” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların yarıya yakınının 18 yaşının altında olduğuna ve Türkiye topraklarında doğan Suriyeli çocuk sayısının ise 500 bine yaklaştığına dikkat çekti.

Sığınmacılara sadece barınma değil, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her türlü imkânı sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna karşılık dünya, canlarını kurtarmak için çıktıkları yolculukları ya Akdeniz’in karanlık sularında ya da sınırlara gerilen tel örgülerin önlerinde sonlanan milyonlarca mazlumu çok çabuk unuttu. Ama biz, cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebeklerin görüntülerini unutmadık, unutmayacağız” ifadesini kullandı.

“Sadece bu yılın ilk sekiz ayında 32 bin düzensiz göçmeni denizlerde boğulmaktan kurtardık. Yine bu yılın ilk sekiz ayında, Suriyeliler dışındaki 58 bin düzensiz göçmeni ülkelerine geri gönderdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen diğer bölgelerden gelenlerle birlikte bugün Türkiye, 5 milyon mazlumu topraklarında barındıran bir ülke durumundadır. Sığınmacılar için fedakârca yürüttüğümüz bu çalışmalarda maalesef tek başımıza bırakıldık” dedi.

“SURİYE’DE KALICI SİYASİ ÇÖZÜME ULAŞILDIĞINDA, TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ DE TESİS EDİLMİŞ OLACAK”

Suriye’de; rejimin, PKK-YPG ve DEAŞ’ın kontrolündeki yerlere geri dönüş olmadığına dikkat çeken ve Suriye’den kaçanların geri döndüğü tek yerin Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgeler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki insani krizin çözümünde üzerinde durulması gereken üç önemli husus olduğunu belirterek, “Birincisi, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin tesisi konusunda kritik bir süreç olarak gördüğümüz Anayasa Komitesi’nin etkin ve verimli bir şekilde çalıştırılmasıdır. Geçtiğimiz hafta başında Rusya ve İran’la birlikte bu konuda Ankara Zirvesi’nde aldığımız kararla, çok önemli bir başarıya imza attık. Suriye’de, kalıcı siyasi çözüme ulaşıldığında, bu ülkenin toprak bütünlüğü de kendiliğinden tesis edilmiş olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

İdlip’teki muhtemel katliamların ve yaklaşık 4 milyon kişilik potansiyel göç dalgasının önüne geçilmesini ikinci önemli başlık olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu konuda Rusya ile Soçi’de vardığımız mutabakat, bir takım aksiliklere rağmen, hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Türkiye’nin yeni bir göç dalgasını daha karşılamaya ne tahammülü ne de imkânı vardır. Bu sebeple, İdlip’te güvenliğin ve istikrarın sağlanması hususunda tüm ülkelerin Türkiye’nin çabalarına destek vermesini bekliyoruz” dedi.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNE AYNI MESAFEDEN BAKAN BİR ANLAYIŞI YERLEŞTİRMEDEN SURİYE’DE KALICI ÇÖZÜM BULUNAMAZ”

Suriye’nin dörtte birini işgal eden ve sözde Suriye Demokratik Güçleri adıyla meşrulaştırılmaya çalışılan Fırat’ın doğusundaki PKK-YPG terör yapılanmasının ortadan kaldırılmasının üçüncü önemli konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm terör örgütlerine aynı mesafeden bakan bir anlayışı yerleştirmeden Suriye meselesine kalıcı çözüm bulunamayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri ile burada bir güvenli bölge oluşturulması konusundaki görüşmelerimiz sürüyor. Niyetimiz, ilk etapta 30 kilometre derinliğinde ve 480 kilometre uzunluğunda bir barış koridoru tesis ederek, uluslararası toplumun desteğiyle burada 2 milyon Suriyelinin iskânını sağlamaktır. Şayet bu bölgenin derinliğini Deyrizor-Rakka hattına kadar indirebilirsek, ülkemizden, Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden kendi topraklarına geri dönecek Suriyeli sayısını 3 milyona kadar çıkartabiliriz. Gerçekleştirmekte kararlı olduğumuz bu konuda Türkiye olarak gerekli hazırlıkları yapmaya başladık.”

Türkiye öncülüğünde, Lübnan, Irak ve Ürdün’ün de katılımıyla bir uluslararası konferans planlandığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Aralık ayında Cenevre’de gerçekleştirilecek olan ve eş-başkanlığını Türkiye’nin üstleneceği Küresel Mülteci Forumunun başarısına da önem verdiklerini vurguladı.

“TÜM DÜNYAYI, SURİYE’DEKİ İNSANİ KRİZİ DURDURMAK İÇİN İNİSİYATİF ALMAYA DAVET EDİYORUM”

“Güvenli bölgelere dönüşleri desteklemek için Birleşmiş Milletler öncülüğünde bir bağışçılar konferansı düzenlenebileceğini düşünüyoruz” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletlerde kabul edilen Küresel Göç Mutabakatı ve Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat’ın da etkin şekilde işletilmesine ihtiyaç vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de, hakka, hukuka, vicdana uygun şekilde sağlanacak istikrar ve güven ortamının, komşusu Irak’ı da hem DEA, hem PKK tehdidi bakımından rahatlatacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurul salonundan, tüm dünyayı, Suriye’deki bu insani krizi durdurmak için inisiyatif almaya, çabalarımızı desteklemeye davet ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz” 0 98810

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz. Bunun için katma değerli üretim öncülüğünde küresel rekabet gücümüzü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, kritik teknolojilerde inşallah atılım sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne (TEKNOFEST İstanbul) katıldı.

Sergilenen ve yarışmalara katılan eserleri inceleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra vatandaşlara hitap etti.

Türkiye’nin millî teknoloji hamlesinin sembolü hâline gelen etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen, T3 Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 19 yarışma alanı ve ilave altı yeni başlıkta 17 bin 400’e yakın takım ve 2 bin finalist, 50 bin yarışmacı başvurusu ve 10 bin finalist ve Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamı ile 122 ülke katılımcısı ile TEKNOFEST’in rekor kırdığını söyledi.

“ULUSLARARASI LİDER ARAŞTIRMACILAR PROGRAMI’NA ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DE DEVAM EDECEĞİZ”

Geçen yılki TEKNOFEST’te, bilim insanlarının Türkiye’ye dönüş seferberliğini başlattığını, dünyanın her yerindeki Türk bilim insanlarını Türkiye’ye davet ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımız bu seferberliğin ilk somut ürünü oldu. Çağrıyı açtığımız ilk günden itibaren müthiş bir taleple karşılaştık. Dünyanın en iyi üniversitelerinde, araştırma merkezlerinde ve üst düzey şirketlerinde çalışan Türk ve yabancı akademisyenler bize başvurdu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda bilime ve teknolojiye yaptıkları altyapı yatırımlarıyla güçlü bir ekosistem inşa ettiklerini, sayısı 207’yi bulan üniversite, bin 191 Ar-Ge merkezi, 349 tasarım merkezi, 84 teknoloji geliştirme bölgesi ve 112 bin araştırmacının bu ekosistemin temel aktörleri olduğunu dile getirdi.

Lider Araştırmacılar Programı ile Türkiye’ye gelen üst düzey araştırmacıların bilimsel çalışmalar yaparak, gençlere örnek olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu programdan, 98’i Türk, 29’u yabancı olmak üzere 127 üst düzey araştırmacı faydalanarak, kritik Ar-Ge projelerinde önemli roller üstlenecekler.  Yoğun ilgiyle karşılaştığımız Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’na önümüzdeki dönemde de devam edeceğimizin müjdesini de buradan sizlerle paylaşmak istiyorum” diye konuştu.

“2023’E GİDEN YOLDA YENİ BÜYÜME HİKÂYEMİZİ, TEKNOLOJİ VE YENİLİKÇİLİK ANLAYIŞIYLA YAZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî teknoloji hamlesi ruhuyla hazırlanan 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin kamuoyu ile paylaşıldığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Teknolojik dönüşüm sürecinde yeni teknolojilerin pazarı değil, üreticisi olmak istiyoruz. Bunun için katma değerli üretim öncülüğünde küresel rekabet gücümüzü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, kritik teknolojilerde inşallah atılım sağlayacağız. 2023’e giden yolda yeni büyüme hikâyemizi, teknoloji ve yenilikçilik anlayışıyla yazacak ve gençlerimize daha nitelikli iş imkânları oluşturacağız. Nitekim, bugün burada ortaokul, lise, üniversite takımları ile profesyonellerin ayrı ayrı geliştiği ve yarıştığı her etkinliği âdeta millî teknoloji hamlemizin yeni bir ayak sesi olarak görüyorum. Hava ve Kara Araçları Sergileri ile şu anda nitekim binler, on binler bu sergileri dolaşıyor, gösteriler gibi ilave etkinliklerle TEKNOFEST, âdeta bir teknoloji şöleni havasında geçmektedir. Burada kalbine teknoloji ve havacılık sevgisi aşıladığı her bir evladımız, geleceğimize yakılmış birer ışık olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salı günü başlayan TEKNOFEST’e şu ana kadar 500 bini aşkın kişinin ziyaret ettiğini, bu sayının 1 milyona ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, “Her şey hayal ile başlar. Hayal ile inanç birleştiğinde ise ortaya başarı çıkar. Millet olarak yıllarca hayal kurmamıza engel olmaya çalıştılar. Bize giydirilen ve kesinlikle üç beden, beş beden küçük gelen gömlekle yaşamamızı istediler” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN TÜRKİYE, EĞİTİMDEN SAĞLIĞA HER ALANDA GÜÇLÜ ALTYAPIYA SAHİPTİR”

Merhum sanatçı Cem Karaca’nın “Tamirci çırağı” adlı eserinin sözlerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Evet… Biz de tutumları giydik. Bize de ‘Siz geri kalmış bir ülkesiniz, geri kalmış bir milletsiniz, öyle kalın’ dediler. Geçmişte pek çok devlet adamı bu kısır döngüyü kırmak için gayret göstermiş, kimileri bir parça yol da almıştır. Ama maalesef, 17 yıl önce ülkenin yönetimini devraldığımızda, Türkiye hâlâ geri kalmışlık zinciriyle bağlanmış bir hâldeydi. Öncelikle, 81 vilayetimizin altyapı sorunlarını çözerek, milletimizi özlemini çektiği hizmetlere kavuşturmak için kolları sıvadık. Bunun yanında, vesayetle çetin bir mücadeleye girişerek, demokrasimizi güçlendirdik, millî iradenin üstünlüğünü tahkim ettik. Aynı şekilde, ekonomimizi uluslararası rekabete uygun şekilde reforme ederek, üretimin, istihdamın, ihracatın, elbette büyümenin ve teknolojinin gelişmesini sağladık. Böylece, mahkûm edilmek istendiğimiz geri kalmışlık zincirlerini birer birer parçaladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadelelerinin kolay olmadığı, 17 yılda birçok vesayet odağı, terör örgütü ve çetelerle mücadele ettiklerini anlatarak, “Hamdolsun, biz milletimizle birlikte bu saldırıların hepsini de birer birer boşa çıkarmayı başardık. Bugün Türkiye, eğitimden sağlığa her alanda güçlü altyapıya sahiptir. Böylece, sadece kendimize yeni ve parlak bir gelecek inşa etmekle kalmadık. Aynı zamanda gözünü ve yüreğini bize yöneltmiş yüzlerce milyon kardeşimize de umut verdik, mücadele azmi aşıladık” şeklinde konuştu.

“MİLLETİN İSTİKLALİ VE İSTİKBALİ İÇİN HİÇBİR MÜCADELEDEN GERİ DURMADIK”

Büyük devlet ve millet olmanın aynı zamanda büyük dertlerle, sorunlarla, büyük saldırılarla mücadele etmeyi gerektirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye şayet kendisine biçilen ‘geri kalmış veya az gelişmiş ülke’ rolünü kabul edip, başını kasap bıçağının önüne kuzu kuzu uzatmış olsaydı, şu anda yaşadığımız sıkıntıların çoğu gündemimizde olmayacaktı. Ama bu millet, tarihinin hiçbir döneminde esareti, müstemleke olmayı, zillet içinde yaşamayı kabul etmemiştir ve etmeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin istiklali ve istikbali için hiçbir mücadeleden geri durmadıklarının altını çizerek, bu milleti “göbeğini kaşıyan adam”, “bidon kafalı” diyerek küçümseyenlerin üzerine gittiklerini, terör örgütleri aracılığıyla Türkiye’ye rota tayin etmeye kalkanların suratına şamar gibi indiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte bugün Diyarbakır’da evlatları dağa kaçırılan o analar dimdik duruyorsa bunun bir sebebi var. Çünkü onların da ruh köklerinde ne var? Bir dinamizm var, ölümden korkmuyorlar, üzerine üzerine gidiyorlar ve ‘Evlatlarımız gelene kadar da buradan ayrılmayacağız’ diyorlar. Buradan Kandil’e sesleniyorum, bu terör örgütlerinin içinde yanında, arkasında olan onlara siyasi destek olanlara sesleniyorum; Bu ülkede katil aranıyorsa bunların adresini aramaya gerek yok. Bunlar, parlamentoya kadar sızmış olanlar ve kimseyi aldatamazsınız. Sokağa insanları çağırıp ondan sonra Diyarbakır’da 53 evladımızı öldürenleri bu millet unutmuyor ve unutmayacaktır da. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, takipçisi olacağız. Bunları bırakamayız. Eğer biz bırakırsak ebedi âlemde şehitlerimiz bize bunun hesabını sorar.”

“TEKNOFEST, TÜRKİYE’Yİ YENİDEN BİR KISIRDÖNGÜYE HAPSETMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI VERİLECEK EN GÜZEL CEVAP”

“İşte ‘Gerektiğinde, hayatımız pahasına darbecilerin silahlarının karşısına dikilip, tıpkı Sultan Alparslan gibi, ‘ya şehit ya muzaffer olacağız’ dedik, tıpkı Gazi Mustafa Kemal gibi, ‘ya istiklal, ya ölüm’ dedik” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, maruz kaldıkları her saldırıya da milletle beraber “ya olacağız ya öleceğiz” diyerek karşı koyduklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için bakan ve milletvekillerinin de bulunduğu geniş bir heyetle ABD’ye hareket edeceğini bildirerek bölgesel, küresel gelişmelere dair düşündüklerini tüm devletlerin temsilcileri önünde ifade edeceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gizli saklı değil, açık ve net. Devlet başkanlarıyla, liderlerle yapacağımız ikili görüşmelerde kendilerine bunları açık ve net olarak anlatacağız. Dünya ekonomisi toplanacak onlarla onları konuşacağız.  Türkiye’nin bu büyük meydan okumasının elbette bir bedeli vardır. Ama biz bu topraklarda yaşamaya karar vermekle, zaten her türlü bedeli ödemeyi göze almış bir milletiz. Dolayısıyla, bize gizli açık tehditlerle bedel ödetmeyi düşünenler, bunun hesabını yapanlar, beyhude bir işle uğraştıklarını bilmelidirler” değerlendirmesinde bulundu.

TEKNOFEST’in Türkiye’yi yeniden bir kısırdöngüye hapsetmeye çalışanlara karşı verilecek en güzel cevap olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, ülkemizi hedeflerinden alıkoymak isteyenlere cevabımızı, hayallerimizi, heyecanımızı, azmimizi, inancımızı kaybetmeden çalışarak, çok çalışarak, daha çok çalışarak vereceğiz. Bizim milletimiz bir şeye inandığında ve yola çıktığında, Allah’ın izniyle, onu durdurabilecek hiçbir güç yoktur” diye konuştu.

Yapılan yatırımlar, icraatlar, reformlarla büyük ve güçlü Türkiye’nin yolunu açtıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’nın ilmini alarak kendilerine amaç edineceklerini ve daha da gelişeceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2019’un başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik ederek katılımcı ve katkı veren gençlere, teknoloji sevdalılarına, bilim adamı ve araştırmacılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından TEKNOFEST 2019’da yarışarak birincilik elde eden ürünlerin tasarımcılarına ödüllerini takdim etti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu, Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,