Cumhurbaşkanı Erdoğan, A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına katıldı 0 100181

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gündem Özel” programıyla A Haber, ATV, A Para, A News, A2 ve A Haber Radyo ortak yayınına konuk oldu.

Çankaya Köşkü’nden gerçekleştirilen yayında, Salih Cemal Nayman ile Şebnem Bursalı’nın sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 82 milyonun Cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, tüm vatandaşlara hizmet götürdüklerini söyledi.

31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugüne kadar, ilçeler hariç, 58 ilde vatandaşla buluştuğunu, meydanların diline baktığında da anket şirketlerinin çok ciddi bir yanılgı yaşayacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, anketler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ancak meydanların yalan söylemeyeceğini kaydetti.

Cumhur İttifakı’nın, İstanbul Yenikapı mitingine 1 milyon 600 bin kişinin katıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın karşısındaki partilerin İstanbul’da miting yapamadıklarını, İzmir ve Ankara’da da rekor düzeyde katılımla mitingleri gerçekleştirdiklerini belirtti.

“ASIL ANKET SEÇİM SANDIĞI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anket şirketlerinin bu defa ben çok farklı bir yanılgı içinde olduklarını gerçek anketin yapılacağı Pazar günün akşamı göreceğiz, asıl anket Pazar günü” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gülderen Yiğit adlı kız çocuğunun kendisine yazdığı mektubu okuyarak, hediye ettiği bilekliği ve “devletin ihtiyaçlarında kullanması” için gönderdiği 50 lirayı yanında taşıdığını anlatarak, “Gülderen, gözlerinden öpüyorum, inşallah ekrandasın bu akşam, izliyorsundur. Ve bu Gülderen’in işte o küçücük bileğinden gelen, üzerinde kalplerin de olduğu, bu da tabi kalbimizdesin demek. Ve ben de gözlerinden öpüyorum. İnşallah bu seçimlerin en büyük sermayesi bu” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın çok sağlam temellere sahip olduğunu ve seçimden zaferle çıkacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’dan DEAŞ’a, FETÖ’den DHKP-C’ye kadar karanlık güçlerin besleyip büyüttüğü, üzerlerine saldığı bütün terör örgütlerini tepelediklerini, terör örgütlerinin lider kadrolarından ciddi kayıplar vermeye başladıklarını açıkladı.

“TERÖRÜ BİTİRMEDEN TÜRKİYE’YE YATIRIMCI GETİREMEYİZ”

“Şu anda Kuzey Irak’ta önemli sorumlular gitti, bir tane çok çok önemli liderleri şu anda ağır yaralı, bunun yanında tabi ölenler var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik güçlerinin terörü bitirme kararlılığına işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörü bitirmeden Türkiye’ye yatırımcıyı getiremeyeceklerinin bilincinde olduklarını belirterek, terörü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde halkla beraber el ele vererek bitirebileceklerini söyledi. “Bir gece ansızın gelebiliriz mesajını hep özenle altını çizdiniz, o gece ne zaman gelecek?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kandil’e yönelik son operasyonu hatırlatarak “Bunlar eğer haber verilerek olsa netice alamazsınız. Ama şimdi bunları biz tabi hiç haber vermeden bunlar bir gece ansızın derken bunu başarıyoruz. Bakınız şimdi bunların içerisinde şu anda alt seviye falan yok. Bakıyorsun Kandil bölge sorumlusu, çok önemli bir şey. Bunun yanında dış ilişkiler sorumlusu” cevabını verdi.

Terör örgütüne yönelik operasyonlarda İHA’larla koordinatların belirlendiğini, SİHA’larla bu koordinatların vurulduğunu, gerekirse F-16’larla da vuruşların yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele noktasında yeni bir dönemin içinde olunduğunu, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen silahların artık teröristlere göz açtırmadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan dörtlünün yer aldığını yineleyerek, bu partilerin birlikteliklerini gizlemeye çalıştıklarını ancak HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açıklamalarıyla bu birlikteliğin, yaptıkları pazarlıkların açığa çıktığının altını çizdi.

“KÜRT KARDEŞLERİMİN İRADESİNE KİMSE İPOTEK KOYAMAZ”

Temelli’nin açıklamalarını terör örgütü PKK’dan bağımsız ve izinsiz açıklamaya yapamayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onun için de biz beka meselesi derken bunu boşuna konuşmuyoruz. İşte 31 Mart bir beka meselesidir. Bu temelsiz Sezai birlikteliğin diğer bileşenlerinin iplerini eline almış tehdit ediyor; biz yoksak siz bir hiçsiniz diyor. Ya sen ne zamandan beri kalktın da benim Kürt vatandaşlarımın millî iradesine ipotek koyuyorsun? Böyle bir ahlaksızlık olabilir mi? Ben buradan özellikle bu akşam ekranları başında olan Kürt vatandaşlarıma, Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Sizin iradenize ipotek koyan bu adamlara gelin demokratik bir şekilde sandıkta gereken cevabı verin” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’ın tecrübelerini anlatarak, İstanbul için önemli projeleri hayata geçireceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve İzmir’de de tecrübeli isimlerle seçime girdiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’ya da başkente yakışır bir adayla seçime girdiklerini tekrarlayarak, şöyle devam etti: “Şimdi burada bir tane ilçe belediye başkanını getirip de buraya aday olarak koymak, bana göre Ankaralılara saygısızlıktır. Ve Ankaralılara saygısızlıktır derken ben burada ayrımcılığı asla düşünmüyorum, çünkü Ankara biliyorsunuz birçok ilden gelen insanlarımızın yaşadığı bir vilayettir. Burada Yozgatlısı var, Çankırılısı var, Çorumlusu var, Bolulusu var vesaire. Yani burada salt Ankara’da doğup Ankara’da büyümüş olanlar değil hepsi var. Ankara’ya böyle olaylara geniş açıdan bakabilecek ve Ankara’yı şu anda bulunduğu yerden çok daha ilerilere taşıyabilecek bir isim olarak biz Mehmet Beyi aday gösterdik. Yoksa yani şu anda karşısındaki adayın cürmü, her şeyi ortada. Hele hele bir de bu senet-menet olaylarındaki durum çok daha berbat bir şey.”

“BÖLÜCÜ ÖRGÜT AĞZIYLA KONUŞANLARA TEPKİ GÖSTERMEDİLER”

“Kürdistan ifadesini çok bilinçli bir şekilde siyaset diline sokmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Diğer üç partinin karşı çıkmasını bekledim, herhangi bir karşı duruş çıkmadı, bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erdoğan düşmanlığı bunların gözlerini öyle kör etmiş ki Türkiye düşmanlığı ile Erdoğan düşmanlığını adeta ayırt edemez hâle gelmişler. Bölücü terör örgütünün ağzıyla konuşan HDP yöneticilerinin bu açıklamalarına tepki gösteremeyen CHP, sözde İyi Parti ve Saadet Partisi yöneticileri bu düşmanlığın açık söylüyorum ortaklarıdır” şeklinde cevapladı.

“Cumhur İttifakı olduğu sürece bu toprak üzerinde Kürdistan diye bir bölge inşa etmeleri söz konusu değildir mümkün değil” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin HDP’ye oy verenlere terörist dediği yalanını ortaya attıklarını bununla ilgili olarak da tazminat davalarını açtıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, CHP’ye oy verenin oylarına da, sözde İYİ Parti’ye oy verenlerin oylarına da, HDP’ye oy verenin oylarına da, Saadet Partisi’ne oy verenlerin oylarına da talibiz, yani siyasetin gereği bu. 40 yıldır siyasetle meşgul olan Tayyip Erdoğan bir defa böyle bir vicdansızlığı yapamaz, biz böyle büyüdük buralara geldik. Cumhur İttifakı ile baş edemeyeceklerini anlayınca HDP’ye oy veren Kürt kardeşlerimi terörist ilan ettiğimi iddia ederek büyük bir yalana sarıldılar, bu alçaklıktır, alçalmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“MEHMETÇİK VATAN SAVUNMASINDA, HAPİSTE OLANLAR MİLLETİME KURŞUN SIKAN, TANKLARLA ÜZERİNDEN GEÇEN TERÖRİSTLER”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in son olarak da FETÖ’den tutuklananları kast ederek, “Mehmetçik hapiste, garip gureba hapiste” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara Mehmetçik’in vatan savunmasında olduğunu hatırlatmak gerek. Hapiste olanlar Mehmetçik değil, Mehmetçik’e ve milletime kurşun sıkan, bomba atan, tanklarla üzerinden geçen teröristler. Sana teröristlerin sözcülüğünü kim verdi? Pensilvanya” ifadesini kullandı.

Türkiye’yi istikrarlı ve kararlı yolundan çevirmek için bütün Türkiye düşmanlarının bir araya geldiği, her türlü saldırıyla Türkiye’yi yolundan çevirmeye çalıştıklarını, son dönemde de ekonomik saldırıların bunun bir parçası olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye düşmanlarını bir araya getiren üst aklın sadece yurt içinde değil yurt dışında da aktörleri bulunduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pensilvanya’daki ahlaksızın yanında bir başka ahlaksız var sizin meslektaşınız biliyorsunuz buradan kaçıp giden. Ve onun da işte geçenlerde kanalınızda yayınlanan bazı konuşmaları var. Milletin başından düş diyor, sen mi getirdin bizi buraya terbiyesiz? Bizi buradan ancak milletim sandıkta eğer memnun değilse sandıkta bize der ki ‘ya yeter’ bunun kararını o verir, sen değil. Eğer sende zerre kadar mertlik olsa sen ülkeni terk etmezsin, ülkenden kaçıp giden şu anda bir soysuzsun” sözlerine yer verdi.

“TERÖRİSTLERLE DEĞİL MİLLETLE İŞ BİRLİĞİ YAPARAK SEÇİMİ KAZANACAĞIZ”

Cumhur İttifakı’nın karşısında seçime giren CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin oluşturduğu ittifakı “zillet ittifakı”nın Kandil’den talimat aldığını, CHP’nin içindeki bazı isimlerin de Kandil ile koordineli çalıştığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu zillet ittifakı milletimizin karşısına çıkmaktan bundan dolayı ciddi manada korkuyor. Terörist başının resminin bulunduğu paçavralarla, uğruna şehitler verdiğimiz şanlı bayrağımızın yan yana gözükmesinden de tabi ciddi manada çekiniyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’nin aday göstermediği yerde suflenin Kandil’den geldiğini, o bölgelerin Kandil tarafından dizayn edildiğinin üzerinde durarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Burada kalkıp da Bay Kemal’in söyleyeceği bir şey yok, aynı şekilde hanımın da söyleyeceği bir şey yok bu kadın da bir şey söyleyemez, çünkü oradan belli bir çıkar. Ayrıca da tabi Pensilvanya’dan gelenler karşısında da bu durum var. Mesela 340 civarında bunların listelerinde biliyorsunuz yer alanlar var. Ya düşünebiliyor musunuz Saadet Partisi’nin listelerinde PKK’lılar var. Mesela Adıyaman adayları kalkıyor yani oradaki HDP’lilerin filan kendisini destekleyeceklerini söylüyor. Pazar günü göreceğiz, Allah’ın izniyle Adıyaman’da bizim adayımız seçimi alacak ve gümbür gümbür de orada seçimi kazanacak. Ama bu teröristlerle iş birliği yaparak değil, tamamıyla bu milletin asil evlatları orada kalkıp Adıyaman’da oyunu adayımıza verecekler.”

Bir soru üzerine, seçimi kazanan terörle bağlantılı belediye başkanlarının görevden alınıp alınmayacağına yönelik tartışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre yardım ve yataklık yapmanın, teröre destek vermenin, propagandasını yapmanın, finanse etmenin suç olduğunu vurgulayarak, “Milletiyle omuz omuza olması gereken belediye başkanları terör örgütleriyle omuz omuza oluyorsa bunun elbet bir karşılığı, bir bedeli vardır, olacaktır da” dedi.

Milletin terör çukurları kazan değil, gül bahçeleri açan belediyeciliği hak ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelere atanan kayyumların bunu fazlasıyla yerine getirdiğini, kayyum olarak atananların çok güzel, başarılı bir belediyecilik yaptıklarını anlattı.

“TERÖRLE İLTİSAKLI BELEDİYELERLE İLGİLİ YASAL GEREKLİLİK YAPILACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim akşamı iş bitti, neticeler belli oldu bunların içerisinde teröre yardım, yataklıktan tutunuz da başka terörle ilgili, iltisaklı suç işlemiş olanlar varsa biz artık öyle beş sene, altı sene, yedi sene bekleyemeyiz ve hemen, anında gereğini yasal olarak savcılıklar inanıyorum ki yapacaktır ve burada bu milletin parasını çarçur edecek olanlara da buralar teslim edilmeyecektir” uyarısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların oy kullanırken korkmaması gerektiğini, demokrasi mücadelesini korkusuzca vermeleri gerektiğini vurgulayarak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kendisine baskı yapıldığını hisseden vatandaşların durumu güvenlik birimlerine bildirmelerini istedi.

Millete yapılan hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ve bunları boşa çıkartacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin oyunun rengini zorla soran, değiştirmeye kalkan, onlar da karşısında devlet olarak bizi bulur, bunu önü açık yapamayız. Ve milletimize baskı yoluyla oyunu çalmak isteyenleri devletimiz bir defa alaşağı eder, bunları da serbest bırakmaz. Sandığın da,  milletin de güvenliği her ikisinin de bize ait, bizim görevimiz bu. Milletimizin kararları da hür iradelerine ve vicdanlarına emanet” sözlerine yer verdi.

“Hiç şüpheniz olmasın, yerel yönetimlerde teröre ucundan, kenarından, köşesinden bulaşanı bir defa görevden alacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin kaynaklarının Kandil’e gönderilmesine izin vermeyeceklerini yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürt seçmenin oyunun olduğu gibi HDP’ye aktığı yönünde bir algı operasyonu yürütüldüğünü görüyoruz. Bununla ilgili ne dersiniz?” sorusu üzerine Hakkâri’deki mitingini anlatarak cevap verdi.

“KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİN OYUNU HİZMET SİYASETİNDEN YANA KULLANACAĞINA İNANIYORUM”

Hakkâri mitinginde vatandaşların belediyeye atanan kayyumdan son derece memnun olduğunu şahitlik ettiğini, Hakkâri’nin hizmet görmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan önce Hakkâri’ye gittiğimde vatandaş pencereden bakamazdı ama şimdi bu gidişte baktım artık hem pencereden bakıyor bu safhaya geldi, bir ilerleme var. Er veya geç orada bu iş bitecek, bugün olmazsa yarın bitecek ve benim Kürt kardeşlerimin oyları PKK’nın güdümündeki bir siyasi partinin ipoteği altında hiç değildir, bunu da inşallah göstereceğiz” diye konuştu.

Kürt kökenli vatandaşların oyunu hizmet siyasetinden yana kullanacağına olan inancını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörü finanse etmek için belediye kaynaklarını Kandil’e aktaran ve halkını hizmetten mahrum bırakan bir anlayışın ardından gideceklerine inanmıyorum, çünkü Kürt kardeşlerim bu noktada zekidir ve bunlara da böyle bir imkânı tanımayacaktır” ifadesini kullandı.

AK Parti’nin Güneydoğu’da ciddi bir oy potansiyeli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere en büyük zulmü yapan Suriye’deki Esed rejimine HDP ve terör örgütü PKK’nın destek verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kürtlere karşı tarihî düşmanlığını en iyi yine Kürt kardeşlerim biliyor aslında. Şimdi terör destekçisi HDP üzerinden Kürt kardeşlerime göz kırpıyorlar. Bu iki zihniyeti besleyen faşizm anlayışıdır. Tunceli’de CHP zihniyetinin biliyorsunuz geçmişteki kıyımını bir kenara koymak mümkün mü? Tarih bunun şahididir” açıklamasında bulundu.

“MUHALEFET İSTİKAMETİNİ KAYBETMİŞ VAZİYETTE”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı dönemde başına gelenlerin bugün kendi başına geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal bunların o kirlenmiş, zehirlenmiş ittifakına kurban edilmesine milletimiz rıza göstermeyecektir. Ama şu anda Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi maalesef çok farklı yerlerde. Zaten hayatta olsa bu adamı o partiye yaklaştırmaz, çünkü bunun vermesi gereken hesaplar var. Ve şu anda gönül verenler de aslında bundan rahatsız, memnun değiller, istikametini kaybetmiş bir özelliğe sahip. Ve biz de diyoruz ki, biz bu seçimde öyle bir adım atalım ki, atacağımız bu adımla milletimiz her şeyden önce bir defa bu koltuğu yapışıp bırakmayan Bay Kemal’den Cumhuriyet Halk Partisi’ni de benim milletim tabanda kurtarmış olsun. Çünkü kongrelerle kurtarmak mümkün değil; niye? İstediği gibi bir delegasyon oluşturan bu zat, orada kongreyle filan gitmez. Şimdi Bay Kemal CHP’nin başına geçtikten sonra ne yaptılar? CHP’yi yeniden dizayn ettiler, HDP ile yan yana gelebilecek, omurgasız bir parti oluşturdular. Ben gerçek sosyal demokratların buna gönlünün el vermeyeceğine bir defa inanıyorum, bunu düşünüyorum ve gelişmeler de zaten bunu gösteriyor.”

Adana’da CHP’li belediye başkan adayının bir şehit eşine saygısızlık yaptığını hatırlatarak, şehit eşine geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adamların inanın ruh köklerinde bu sakatlık var. Çünkü bunlar hiçbir zaman terbiye tarlasından geçmemişler. Bunlar için insanın değeri yok, hele hele şehitlerin değeri hiç yok. Öyleyse benim milletim, benim vatandaşım orada kalkıp da o hanım kardeşimize saygısızlık yapacağı yerde o kendi belediye başkan adaylarına haddini bildirmesi gerekirdi, bunun yapılması lazım. Yani CHP’nin nereye gittiğini görmesi bakımından bu çok önemli” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit eşiyle görüşeceğini, ilgili bakanlığa talimatını verip olayın takibini isteyeceğini, yargı sürecini de ayrıca başlatmak gerektiğini sözlerine ekledi.

Eski siyasetçilerden Hüsamettin Cindoruk’un kendisine yönelik açıklamalarını anımsatılması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cindoruk, bu yaklaşım tarzının tabii bunun bedelini ödeyecek, öyle yani intikam dendiği anda bunun her ne kadar kendisi hukukçu olduğunu söylüyorsa da bunun bedelini ödeyecek, çünkü ben bunları karşılıksız bırakamam. Yasalar içerisinde neyse karşılığı bunu bunların vermesi lazım, ödemesi lazım ve üzerlerine de gideceğim” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın sahte senet ve vergi konusunda sıkıntılı birisi olduğunu vurgulayarak, bir başkentin “bu tür cambazlara” teslim edilemeyeceğini, CHP’nin yöneticilerinin ise iddialar karşısında sessiz kaldığını kaydetti.  “Tam da CHP’ye yaraşır bir Ankara adayı. Her işleri sahte, her işleri maalesef yalan” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu sağlama almak için çalıştığını, bunun dışındaki işleri önemsiz gördüğünü anlattı.

Tüm Ankaralılara Pazar günü oylarını kullanmaları tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da vatandaşların her yönüyle itimat edecekleri, tecrübesine güvenecekleri AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki le yola devam etme kararı alacağına olan inancını vurguladı.

ABD BAŞKANI TRUMP’IN GOLAN TEPELERİ KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’un Golan Tepelerine dair aldığı kararın hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler’in 1967 kararıyla Golan Tepelerinin Suriye’ye ait olduğuna karar verdiğini aktardı. Türkiye’nin aracı olmasıyla İsrail ve Suriye arasındaki bu meselede işi bitirme noktasına kadar geldiklerini ancak daha sonra Gazze’nin bombalanmaya başlandığını, 14-15 gün süren bir bombalamada bin 500 civarında insanı öldürüldüğünü ve görüşmelerin bitirildiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birleşmiş Milletler bu kararı vermiş olmasına rağmen şu anda Trump maalesef adeta bir ali kıran baş kesen. Kudüs meselesinde takındığı tavır öyle, ben yaptım oldu. Ya sen yaptın olduyla olmuyor bu iş, olmaz. Bir defa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinden bile şu anda buna karşı olanlar var, başta Rusya, Fransa. Geçenlerde Macron ile görüşmemde baktım o da kesinlikle katılmıyoruz dedi. Avrupa Birliği aynı şekilde katılmıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Amerika gibi bir devletin başında bulunman sana böyle bir hakkı vermez ki. Şimdi ayın 9’unda İsrail’de seçim var, bu adam yolsuzluklara bulaşmış bir adam Netanyahu, yolsuzluk var, her numara var, hanımı için de aynı şey söz konusu, oğlu için aynı şeyler söz konusu. Sen kalkıyorsun, Amerika’da geleceğe hazırlık olmak üzere oradaki bazı Yahudi kuruluşlarına şirin görünmek için böyle bir adım atıyorsun. Sen kendin çalıp kendin oynarsın, başka bir şey değil.”

AYASOFYA’NIN STATÜSÜ

Ayasofya konusundaki tartışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası ve Türk milletinin Ayasofya’yı cami olarak görme özlemi olduğunu söyledi. “Burasının isminin müzeye çevrilmesi olayı çok büyük yanlıştı” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, atacakları adımla Ayasofya’nın müze olarak anılmayacağını, müze statüsünden çıkartarak Ayasofya’yı cami olarak anacaklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Sultanahmet Camii’ne gelenler, turistler vesaire gezip görüyor, Süleymaniye’ye gelenler gezip görüyor, aynı şekilde Ayasofya’ya da gelenler Ayasofya Müzesi değil, Ayasofya Camii’ni gezip görecekler. Tabi bunun içeriğiyle ilgili bazı düşüncelerim var, arkadaşlarımın bir kısmıyla bunu paylaştım, şimdi bunun detaylarına da gireceğiz” ifadesini kullandı. Konuya ilişkin çalışmaların seçimden sonra ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adımı inşallah en güzel şekilde tereyağından kıl çeker gibi çekip bu işi de bitireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Perşembe günü Atakule’nin terasında, sosyal medya platformlarında gençlerle bir araya geleceğini, sorularını cevaplayacağını da duyurdu.

Bütün vatandaşları sandığa gitmeye ve demokratik iradelerine sahip çıkmaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamı balkon konuşmanız olacak mı?” sorusuna da “Her seçimde bunu yaptık, şimdi bu seçimde yapmazsak olmaz diye düşünüyorum ama arkadaşlarla oturup henüz bunun kararını vermiş değiliz. Bu artık bizim bir geleneğimiz, arkadaşlarla da değerlendirmesini yaptıktan sonra gereğini yaparız” cevabını verdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı gerçekleşti. 0 7777

Türkiye – Arnavutluk Karma Ekonomik Komisyon 12’nci Dönem Toplantısı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda iki ülke arasında ekonomik, ticari, sanayi ve teknik alanlarda iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu , protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik tedbirlerin alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,Protokolün ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine dair her iki ülkenin kararlılığını ve siyasi iradesini teyit eden bir nitelik taşıdığını dile getiren Bakan Kasapoğlu, Sanayiden tarıma, müteahhitlik hizmetlerinden enerji konularına kadar, iki ülke arasında gerçekleştirilebilecek tüm iş birliği alanları Arnavutluk’taki Türk yatırımlarının 1,8 milyar doları aştığını belirtmek istiyorum. Arnavutluk Ticaret Sicil Ofisi kayıtlarına göre Arnavutluk’ta Türk vatandaşları ve Türkiye menşeli şirketler tarafından kurulan şirket sayısı 570’dir. Türk işletmelerinin 2018 yılında 165 milyon dolar demir-çelik ürünleri, 23 milyon dolar bakır cevheri, 18 milyon dolar krom cevheri, 16 milyon dolar balıkçılık ürünleri ve 13 milyon dolar kadar hazır giyim ürünleri olmak üzere toplam 235 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Söz konusu tutar Arnavutluk’un toplam ihracatının yüzde 8,4’ünü oluşturmaktadır” dedi.

Arnavutluk Maliye ve Ekonomi Bakanı Anila Denaj ise iki ülkenin hak ettiği ve layık olduğu gibi pozitif gelişmelerin yaşanması gerektiğini belirterek, “2 gündür Ankara’da uzmanlarımız tüm bu sorunları ile birlikte fikir ve görüş alışverişinde bulunarak yeni bir mekanizma geliştirerek, ekonomik ve ticari diyaloğu kolaylaştırmak, projelerimizi daha somut bir aşamaya getirmek için mutabık kaldılar. Ticaret, enerji, sanayi, mesleki eğitim, sağlık, turizm, ulaşım, tarım, çevre gelecek yıl gerçekleşecek toplantılar; her iki taraf gündemleri birlikte kararlaştırdı. Bugün alacağımız kararları somut hale getirmemiz gerekiyor. Hiçbir ayın boş geçmemesi gerekiyor” dedi.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Alman Üniversitesi yeni binaları açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini, Berlin Konferansı’ndan beş gün sonra Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade ederek, bugün gerçekleştirecekleri ikili ve heyetler arası görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alacaklarını açıkladı.

“ÜNİVERSİTEMİZ, KISA SÜRE İÇERİSİNDE AKADEMİK İŞ BİRLİĞİMİZİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”

Türk-Alman Üniversitesinin, iki ülke arasında bilim, kültür ve teknolojik iş birliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010 tarihinde kurulan bir devlet üniversitesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2013-2014 akademik yılında faaliyete başlayan üniversitemiz, kısa süre içerisinde akademik iş birliğimizin lokomotiflerinden biri hâline gelmiştir. Çift dilli eğitim veren üniversitemiz, beş fakülte, bir yüksekokul ve iki enstitüsü ile ülkemizin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” açıklamasında bulundu.

Üniversite bünyesinde faaliyete geçecek Teknopark yoluyla sanayi kuruluşları ile iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk-Alman Üniversitesi’nin bu seviyeye gelmesinde katkısı ve emeği olan herkesi tebrik ediyorum. İnşallah bizler de diğer devlet üniversitelerimize olduğu gibi Türk-Alman Üniversitesine gereken her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz” dedi.

Almanya Şansölyesi Merkel’in bu açılış törenine iştirak etmesinin Almanya’nın projeye verdiği önemin göstergesi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siyasi hayatından önce Sayın Şansölye’nin de bir bilim insanı olduğunu biliyoruz. Ayrıca Sayın Merkel’in Türkiye ile Almanya arasındaki gençlik değişim programları, eğitim ve kültürel alandaki iş birliğine katkıları 25 yılı aşıyor. 18 Nisan 1994 yılında imzalanan Gençliğe Yönelik Politikalarda İşbirliği Protokolü’nü, Sayın Merkel’in dönemin Federal Gençlik ve Kadın Bakanı olarak ülkesi adına imzaladığını hatırlıyoruz. Sayın Merkel nezdinde Alman makamlarına üniversitemizi sahiplendikleri için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bir buçuk asırlık yolculuğu olan Alman Lisesi gibi Türk-Alman Üniversitesinin de Türk ve Alman dostluğunun bir sembolü hâline gelmesini diliyorum.”

“GENÇLERİMİZE, ÜNİVERSİTE EĞİTİMLERİNİ TAMAMLAYABİLMELERİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yükseköğrenim alanında son yıllarda büyük başarılara imza attığını, üniversite sayısını 76’dan 207’ye, öğretim elemanı sayısını 70 binden 170 bine, öğrenci sayısını da 1,6 milyondan 8 milyona yükselttiğini anlatarak, “İstikbalimizin teminatı olan gençlerimize, ailelerine yük olmadan üniversite eğitimlerini tamamlayabilmeleri için her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.

Üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans öğrencilerine kredi-burs desteğini 2020 yılı itibariyle 550 liraya, yüksek lisansta bin 100 liraya, doktorada ise bin 650 liraya yükselttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere aylık 420 lira da beslenme yardımı yapıldığını söyledi.

Uluslararası öğrenci sayısının da her geçen yıl arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci sayısının 15 binden 172 bine ulaştığını, Amerika Birleşik Devletleri’nden, Avusturya’dan, İtalya’dan, Çin’den, Kore’den, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Türk Cumhuriyetleri’nden gelip Türkiye’de doktorasını, yüksek lisansını yapan öğrenciler bulunduğunu ifade etti.

“BEKLENTİMİZ, ÜLKEMİZİN NİTELİKLİ YABANCI ÖĞRETİM ELEMANLARI İÇİN DE CAZİP HÂLE GELMESİDİR”

Üniversitelerin nitelikli akademik personel ihtiyacını karşılamak için her yıl, yurt dışına dünyanın en iyi okullarında öğrenim görmek üzere, ciddi miktarda öğrenci gönderildiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bizim yurt dışına gitmiş vatandaşlarımızın değil, diğer ülkelerde yetişmiş bilim adamlarının, araştırmacıların, akademisyenlerin de ülkemize gelmesinin yolunu açıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için de cazip hâle gelmesi, bir başka ifadeyle beyin göçünün çekim merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir. Türk-Alman Üniversitesi de bu vizyon çerçevesinde ortaya çıkan ve başarılı bir şekilde uygulamaya konulmuş olan bir projedir. Aynı şekilde, ülkemizde Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Türk-İtalyan Üniversitesi gibi ortak üniversitelerin kurulmasına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların en kısa zamanda olumlu bir şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyoruz. Türk-Alman Üniversitesinin başarısı, bu anlamda yeni ortak üniversitelerin kuruluş süreçlerinde örnek teşkil edecektir.”

Türkiye’nin yükseköğretim alanında sahip olduğu tecrübesinin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılmasına önem verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinin, Kırgızistan ve Kazakistan’da faaliyet gösteren ve bulundukları ülkede saygı gören önemli ortak üniversiteler olduğuna işaret etti.

Afganistan’da, Mevlana Celaleddin Rumi-Belhi Türk-Afgan Kız Üniversitesi kurulması çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da faaliyete geçecek bu eğitim yuvaları ile kadınların bilhassa eğitim ve iş hayatındaki rolünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.

“BİR AN ÖNCE SÜKÛNET SAĞLANMAZSA LİBYA’DAKİ KAOS ORTAMI TÜM AKDENİZ HAVZASINI ETKİLEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın terörden İslam düşmanlığına, kültürel ırkçılıktan yabancı karşıtlığına kadar pek çok sorunla yüzleştiğini dile getirerek iletişim ve ulaşım araçlarının yaygınlaştığı bir dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiç kimsenin bu sorunlara bigâne kalma lüksü olmadığını vurguladı.

Suriye, Yemen, Irak ve Libya’da yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dokuz yıldır Suriye’de devam eden çatışmalardan sadece bizim gibi komşu ülkeler değil, başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa etkilenmiştir. Aynı şekilde şayet bir an önce sükûnet sağlanmazsa Libya’daki kaos ortamı tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir. DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütleri ile lejyonerlerin bu ülkede tekrar palazlanmasını istemiyorsak çözüm sürecini hızlandırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ULUSLARARASI TOPLUMUN SURİYE’DE DÜŞTÜĞÜ HATAYA LİBYA’DA DÜŞMEMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 400’den fazla kişinin ölümüne, 7 bin 500’den fazlasının yaralanmasına sebep olan, ayrıca 300 binin üzerinde Libyalıyı yerlerinden eden bu krizi sonlandırmanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hedef doğrultusunda dostumuz ve müttefikimiz Almanya ile güç birliği içerisinde çalışıyoruz. Sayın Putin’le beraber yaptığımız ateşkes çağrısı, 19 Ocak’ta düzenlenen Berlin Konferansı’nın önünü açmıştır. Sayın Merkel nezdinde tüm Alman makamlarına ev sahiplikleri için de ayrıca şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. 55 maddeden oluşan Barış Planı, Libya’da siyasi istikrarın yeniden tesisi yönünde önemli bir adım olmuştur. Ancak bu planının başarısı, alınan kararların sahada uygulamaya geçirilmesine bağlıdır. Bu konuda özellikle darbeci Hafter ve destekçileri üzerinde baskı kurulması önem arz ediyor. Dünden itibaren Trablus’taki sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların artması, Mitiga havalimanının hedef alınması, kimin barıştan kimin de kan ve gözyaşının sürmesinden yana olduğunu göstermiştir. Son birkaç haftada yaşadıklarımız, Libya için bir turnusol olmuştur. Bu gerçekler ışığında uluslararası toplumun Suriye’de düştüğü hataya Libya’da düşmemesini temenni ediyoruz. Libya ile beş asırlık tarihî, beşeri ve kültürel ilişkileri olan bir ülke olarak duruşumuz nettir. Libyalı kardeşlerimizin barışı, huzuru ve geleceği için bu zor zamanlarında onların yanında olmayı sürdüreceğiz. Tıpkı Berlin Konferansı’nda olduğu gibi barış için, çözüm için, kan ve gözyaşının durması için atılan adımları güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Bu süreçte Alman dostlarımızla yakından çalışacak, inşallah ortak menfaatlerimiz doğrultusunda ilişkilerimizi geliştireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e hoş geldiniz dileklerini yineleyerek açılışı yapılan Türk-Alman Üniversitesi eğitim ve sosyal tesis binalarının hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Merkel, yine hizmet binalarının açılış kurdelesini kesti.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu – Türk–Alman Üniversitesi yeni binalarının açılış töreni