Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de gençlerin sorularını cevapladı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de gençlerin sorularını cevapladı için yorumlar kapalı 89142

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanan programda, Ankara Atakule’de bir araya geldiği gençlerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atakule’de buluştuğu gençlerin sorularını cevapladı. Program, Twitter, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.

Pazar günü yapılacak seçimin beka sorununun öne çıktığı bir seçim olacağını vurgulayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele konusunda güvenlik güçlerinin verdiği bu mücadeleyle Türkiye’nin her geçen gün biraz daha huzur, refah ortamını yakaladığını söyledi.

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki’nin, terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki çukur eylemlerinde tahrip ettiği şehirleri yeniden inşa edilmesinde o dönem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevinde bulunması hasebiyle etkili olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özhaseki’nin tecrübelerini dile getirerek, kendisine terör örgütünün tahrip ettiği şehirleri tekrar inşa ve ihya ettiği için teşekkür etti.

“TEKNOPARKLARDA İNOVASYONA DESTEK VERECEK ALTYAPI OLUŞTURDUK”

Açıklamalarının ardından gençlerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine Mardin Artuklu Üniversitesi’nin dil konusunda bir açılım gerçekleştirdiğini, bu şehirde kültüre, sanata yönelik çalışmaların da yoğun şekilde gerçekleştirildiğini kaydetti. Üniversiteler bünyesinde kurulan teknoparklarda inovasyona destek verecek altyapı oluşturduklarını ve üniversitede okuyan öğrencilerin buralarda parttime çalışma imkânına sahip olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde inovasyona yönelik yatırımların terör örgütünden dolayı yapılamadığını, ancak buralardaki şehirlerin de AK Parti döneminde çok çok farklı bir noktaya geldiğini, bunun da devam edeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’de terör örgütü güdümündeki partinin belediye başkan adayının teröre bulaşmış bir kişi olduğuna işaret ederek, “Ama biz de bu konuda çok kararlıyız, yani bundan önce olduğu gibi üç sene bekle, beş sene bekle, acaba nedir, ne değildir; bekleyemeyiz. Şimdi bütün bunlarla ilgili GBT’leri, her şeyi hazır olarak elimizde tutuyoruz, seçim sonucu neticelere göre de adımlarımızı atacağız” dedi.

“YENİ ZELANDA’DAKİ SALDIRI KARŞISINDA BATILI ÜLKELER SESSİZ KALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, Yeni Zelanda’da camiye yapılan saldırıda 51 Müslümanın şehit edildiğini hatırlatarak, bir kiliseye bir Müslüman tarafından yapılan saldırıda Batı dünyasının dünyayı ayağa kaldıracağını belirterek, Yeni Zelanda’daki saldırı sonrasında ses çıkarmayan Batılı ülkeleri eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte Charlie Hebdo olayında da yine Fransa’da bütün dünya liderleri biraraya geldi, birlikte yürüdüler, yürüyüş yaptılar, kıyamet kopardılar. Ya 51 Müslüman orada camide ibadet esnasında şehit ediliyor, bir ses yok” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN; SANATTA, İLİMDE VE TEKNOLOJİDE ÇOK İLERİ BİR NOKTAYA GELMESİ GEREK”

Bu yaşananların Türkiye’ye sanatta, kültürde, ilimde, irfanda ve teknolojide çok ileri bir noktaya gelmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan çalışmalar neticesinde savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 70’e dayandığını, savunma sanayinde yıllık 2,5 milyar dolar ihracata ulaşıldığını açıkladı.

Türkiye’nin İHA ve SİHA üretimlerinin ABD’den taleplerin karşılanmaması üzerine gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi üçüncü faza geçiyoruz, üçüncü fazda bu insansız hava araçlarının çok çok önemli bir boyutta olanını inşallah şurada bir 5-6 ay içerisinde onu üretiyoruz. O üretildikten sonra zaten bu işi çok daha inşallah güçlü yapacağız. Çünkü yani 5 ton ağırlığında bir insansız hava aracı, bir tarafında 1,5 ton, bir tarafında 1,5 tonluk bombaların olduğu, onlarla birlikte o zaman terörle mücadelemiz içeride de dışarıda da çok daha farklı bir şekilde gelişecek” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLÎ TEKNOLOJİ VE OTOMOTİV KONUSUNDA ZAMAN KAYBINA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yerli markalarını oluşturma konusunda çok kararlı adımlar atıldığını, millî teknoloji ve otomotiv markaları konusunda artık zaman kaybına tahammül olmadığını vurgulayarak, “Fakat şöyle biraz gevşeme var, inşallah seçimlerin ardından bunları masaya yatıracağız. Çünkü imzaladık, beş tane Türkiye’nin bu sektördeki önemli firması imzaları attı. Hadi arkadaşım, imzayı attın, o zaman başlayın bakalım. Ya başlayacaksınız ya başlayacaksınız. Başlamadığınız takdirde hesaplaşacağız; bundan sonraki süreç böyle” diye konuştu.

Türkiye’de akıllı şehirler konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın projelerini açıkladığını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da bu konuda adımlar attığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda Batılı şehirleri Türkiye’nin gerisinde bırakacak adımlar atacaklarını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlerin AK Parti öncesi ve sonrasının karşılaştırılması gerektiğini işaret ederek, şehirlerde teknoloji kullandıklarını, TEKNOFEST’in düzenlediğini, akıllı şehirlerin en güzel örneklerinden birini de Mehmet Özhaseki’nin Ankara’da hayata geçireceğine inandığını dile getirdi.

Ankapark’ın geçtiğimiz günlerde açıldığını, girişlerin 31 Mart’a kadar ücretsiz olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, parkın açıldığı hafta 2 milyon 600 bin kişi tarafından ziyaret edildiği bilgisini paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Özhaseki’den, parkın işletmeci firmayla görüşerek Ankapark’a girişlerin 23 Nisan’a kadar ücretsiz devam etmesi ricasında bulunmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da yeni metro hatları kurulacağını ifade ederek, belediye ve ilgili bakanlığın bu konuda projeleri olduğunu açıkladı.

“ÇÖZÜM SÜRECİNDE ALINAN KARARLARA SADIK KALMADILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, HDP’nin terör örgütü PKK’nin siyasi kanadı olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Şimdi biz çözüm süreci olayında da tabi özellikle biz orada tepe noktadan öte bizim tabanı bütünleştirme hareketi olarak çözüm sürecini biz onlarla değil, çözüm sürecini Dolmabahçe’deki benim çalışma ofisimde bütün bu ülkedeki kanaat önderlerini oraya davet etmek suretiyle oturup yaptık. Bunun içinde ilim adamları vardı, kültür, sanat adamları vardı, iş adamları vardı, odaların temsilcileri vardı, onların da temsilcileri vardı, orada bunları bu şekilde konuştuk. Ve o toplantılarımıza katılanlar yaklaşık 100 civarında, bunları biz Güneydoğu, Doğu Anadolu’da çalışmalara gönderdik, yazarlar, hepsi topladılar onlarla görüşmeler yaptılar vesaire. Ama bunlar ne yazık ki orada alınan kararlara sadık kalmadılar ve bunu da hemen ilk seçimde gösterdikleri gibi, dağlardaki gelen tabi emre uymak suretiyle de aldığımız kararların tamamen aksine hareket ettiler. Yani şu andaki gerek malum zillet ittifakı, gerek benim ifademle illet ittifakı bunlarla, bizimki birbirine benzer bir şey değildi ve zaten bitti, bundan sonra da aramızda böyle bir ittifakı onlarla görüşmek, kurmak, zaten direkt onlarla olan bir şey değildi. Dediğim gibi, ülkemizin ileri gelen kanaat önderlerinin de katıldığı çalışmalardı, onlarla beraber bunu yaptık.”

“ÜNİVERSİTE SAYISINI 76’DAN 206’YA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğe dair beklentileri ve hayallerinin sorulması üzerine, Türkiye’deki üniversite sayısını 76’dan 206’ya çıkardıklarını, 81 vilayetin tamamında üniversiteler kurduklarını, 17 yılda 1 milyon 656 bin olan üniversite öğrenci sayısını 8 milyon 31 bine çıkardıklarını aktararak, üniversitelerin niteliklerini de artıracak çalışmalar yapıldığını sözlerine ekledi.

Beyin göçünün artık tersine döndüğünü ve yurtdışından Türkiye’ye hocaların dönmeye başladıklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Şehir Hastanesi’nde yurtdışından gelen bazı profesörlerin hizmete başladığını, geri dönüş konusunda gerekirse mali noktalarda desteklemeler yapabileceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden beklentisini “okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin, ondan sonra da siz bizden ne istiyorsanız isteyin” sözleriyle ifade ederek, gençlerin önünü açma görevinin yöneticilerde olduğunu bunu da yaptıklarını söyledi. Üniversite öğrencilerine verilen burslar ve krediler konusunda gençlere yardımcı olduklarını, üniversite harçlarını kaldırdıklarını, gençler için çok sayıda spor tesisi yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta yeni inşallah projemiz var. Gençlik Spor Bakanımızla da bunları konuşuyoruz, özellikle basketbolda istiyorum ki üniversitelerimiz kendileri bu işe ağırlıklarını koysunlar gerek bayanlarda, gerekse beylerde, yani bizim üniversitenin alt zeminini oluşturduğu bir basketbol yapısını kurmamız lazım. Mesela Amerika’da bu böyle, Amerika’da üniversiteler bu işe ağırlıklarını koymuşlar ve üniversitelerin kendi içindeki bu spor salonlarıyla oradan yetiştirip oradan ne yapıyorlar? Bütün ulusal-uluslararası yarışmalara onlarla giriyorlar” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE OLARAK YOLCULUĞUMUZU KARARLI BİR ŞEKİLDE DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Soru üzerine döviz kurlarındaki hareketlenmeleri değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlar, Batı’nın, başta Amerika’nın Türkiye’yi sıkıştırma operasyonlarıdır. İşte şimdi son olarak bu döviz, faiz, kur, bununla ilgili sıkıştırma operasyonları ne oldu? Ters tepti. Şimdi Türk Lirası bulamıyorlar, ödeme yapma noktasında sıkıntıya düştüler, çünkü tam manasıyla iş ters döndü. Ve bunu yapamayınca da bir anda, şu anda Türk Lirası prim yaparken dolar ciddi manada düşmeye yöneldi. Dün akşam itibariyle öğrendiğimde zannediyorum. 5,3-5,4 bu civarlara kadar düşmüş vaziyette” dedi.

Türkiye’nin ekonomik anlamda iyi konumda olduğunu ve kendilerine güvendiklerini ve yaşananların Türkiye seçime giderken bir siyasi dayatma olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu seçim genel seçim değil, bu seçim yerel seçim. Yerel seçimde siz kalkıp da Türkiye’ye ekonomik yaptırım uygulayamazsınız. Ve biz bu genel seçimde, inşallah 4,5 sene vaktimiz var, 4,5 senelik bu süreç içerisinde de zaten Türkiye olarak biz yolculuğumuzu kararlı bir şekilde devam ettireceğiz. Hele hele başkanlık, yeni sistem, kabinemiz, belediyeleriyle uyumlu olduğu zaman şehirlerimizin değişimi de çok daha farklı olacaktır” diye konuştu.

“FAİZ DÜŞERSE ENFLASYON DA DÜŞER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonda düşüşün hafif de olsa başladığına işaret ederek, faizin de aşağıya düşmesiyle enflasyonun daha da gerileyeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben de bir ekonomistim ve benim iddiam şudur: Yani Keynes ve Smith’in iki ayrı yaklaşımları vardır. Birisinin yaklaşımında faiz ve enflasyon doğru orantılıdır, birisinde ise ters orantılıdır. Ters orantılı yaklaşımında olay nedir? Siz faizi düşürürseniz enflasyon çıkar, yükseltirseniz düşer. Ama doğru orantılı olanda ise faizi düşürürseniz enflasyon da onunla beraber düşer; benim tezim bu. Bunu yaptığımız anda biz bu işi başarırız, aksi takdirde bu sıkıntı devam eder. Ha bu demek değil ki piyasalardaki ürünlerde vesaire, onları kontrol altında tutmayacağız? Hayır, onları da kontrol altında tutmamız lazım ve piyasadaki bu spekülatörleri bir defa terbiye etmemiz şart” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde 65 yaş üstü vatandaşların belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanmasını sağladığını, öğrencilere burs vermeye başladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci burslarının CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu neticesinde durdurulduğunu, 65 yaş üstü vatandaşlara ücretsiz ulaşım hizmetine de CHP’li belediyelerin katılmadığını söyledi. CHP’nin gençlikle münasebetleri noktasında aldananlar bulunduğunu, bunların gençler tarafından öğrenilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara yaptıkları hizmetlerin engellenmesi durumunda üzüldüklerini sözlerine ekledi.

“HİZMET ALANINDA ETNİK MİLLİYETÇİ YAKLAŞIMI YIKMAMIZ LAZIM”

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sanayileşmeyi artırma plan ve projelerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Diyarbakır olmak üzere belediyeleri kayyuma devredilen şehirlerde çok başarılı hizmetler verildiğini belirterek, kayyum olarak atananlara teşekkürlerini iletti.

Diyarbakır’da TOKİ’nin 17-18 bin konut inşa ettiğini, Suriçi’nin yeniden imar edildiğini, Kurşunlu Camii’nin restorasyonunun yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunlarla beraber yani Türkiye bu değişim, dönüşümü yaşarken hâlâ bunun farkında olmayanlar var, ama bir şey daha var o değil, oyunu verirken, yani hizmete bakmayıp, ideolojik yaklaşım içerisinde olanlar var. Nedir? Ben Kürt’üm dolayısıyla sadece Kürt’e oy veririm. Ben Türk’üm sadece Türk’e oy veririm. Ben Laz’ım sadece Laz’a oy veririm, bana göre bu anlayış doğru bir anlayış değil. Etnik milliyetçiliği hizmet alanında bir defa yıkmamız lazım” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizlik konusu üzerine bir soruya da “İşsizlik olayı tabii bunlar zaman zaman mevsimsel. Şimdi mesela bu mevsimler işsizliğin tabii biraz tırmanışta olduğu dönemler. Ama şimdi şöyle yazla birlikte kesinlikle işsizlikteki durum değişecektir, bu olumlu istikamette gelişecektir. Ve ben inanıyorum ki bu tek haneliye de inşallah kesinlikle inecektir” cevabını verdi.

Mühendis ve mimarların Türkiye’de kesinlikle iş bulabileceğine, özel sektörde mühendislere çok ihtiyaç bulunduğuna olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’teki firmaların mühendis bulamamaktan şikâyet ettiğini, Ankara’yı da savunma sanayinin merkezi hâline getirdiklerini, burada da mühendislere iş imkânlarının artırılacağını kaydetti.

“SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİ KONUŞMA VE EYLEMLERİNİ ANAYASAL HUKUK KURALLARI ÇERÇEVESİNDE YAPMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine bir partiye oy verenlere terörist diyecek kadar vicdansız olmadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu tamamen yönetici kadrolarına yönelik bir ifadedir. Çünkü siyasette benim 40 yıllık deneyimim, tecrübem asla böyle bir şeyi kabul etmez. Ama sözde İYİ Parti’nin başındaki hanım kalkıyor Denizli’de benim terörist vatandaşlarım, işte size böyle diyen Cumhurbaşkanı. Aydın’a geliyor aynı şeyi söylüyor. Şimdi bununla ilgili ne gerekir? Türkiye hukuk devleti, yargı, ben de kendisine zaten hemen avukatlarım vasıtasıyla davayı açtım, 250 bin liralık bir manevi tazminat davası açtım. Sadece onunla bırakmayacağım tabii. Aynı zamanda bu iş, arkadaşlarım üzerinde çalışıyorlar, cezai bir süreci gerektiriyorsa ceza davası da açacağım. Çünkü vatandaşlarıma özellikle terörist deme noktasına beni, şahsımı taşıyan bir anlayışa hukuk devleti içerisinde hakkım neyse bunu ararım. CHP için aynı şey geçerlidir, HDP için de aynı şey geçerlidir.”

Siyasi parti yöneticilerinin yaptıkları konuşmaları ve eylemlerini anayasal hukuk kuralları çerçevesinde yapmaları gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimizde taban yoktur, hedefimizde tamamen tavan vardır. Çünkü Kandil’le yönetimin irtibatı, ilişkisi var ve Kandil’den talimatları alırlar. Ve nitekim Kandil’in talimatlarını da herhalde televizyon ekranlarında görüyorsunuz. Kime, nereye oy vereceklerini bizzat açıkça söylüyorlar. Dolayısıyla da bu oyunu bizim bu seçimlerde bozmamız lazım” sözlerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de Süper Lig’de Ankara’yı temsilen bir takımın hep olmasını arzu ettiğini belirterek, “İnşallah Mehmet Bey’in Büyükşehir Belediye başkanı oluşuyla birlikte, nasıl Kayseri’de her yıl muhakkak Kayseri’yi temsil eden Süper Lig’de birtakım bulundurduysalar, burada da Ankaragücü gerekli olan inşallah desteği alacaktır. Ve Ankaragücü de şu andaki durumunu korumak suretiyle inanıyorum ki Süper Lig’de Başkentimizi temsil edecektir” dedi.

Ankara’ya 55 bin kişilik bir stadyum yapacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de bir dünya kupası veya Avrupa kupası olması hâlinde İstanbul ve Ankara’nın organizasyonu ortaklaşa yürütmesini hedeflediklerini söyledi.

“BİLİŞİM TEKNOLOJİSİNDE ÇOK DAHA İYİ BİR KONUMA GELMEMİZ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde diğer sektörlere göre biraz daha geri planda kaldığını düşündüğünüz, daha fazla yatırım yapmamız gerektiğini düşündüğünüz bir sektör var mı?” sorusunu da şöyle cevapladı: “Bizim bilişim teknolojisinde çok daha iyi bir konuma gelmemiz lazım. Ve bütün bunlarla beraber bilişim teknolojisiyle tabii yazılım önem arz ediyor, bunda iyi bir konuma Türkiye’nin gelmesi lazım ve güzel bir çalışma her alanda özel sektör de yapıyor, biz de yapıyoruz, üniversitelerimizin de bu konuda ciddi çalışmaları var. Şu anda dünyada en geniş destinasyon ağına sahip olan Türk Hava Yolları’dır, bir numaradır. Ama istiyoruz ki sadece destinasyon ağına sahip olmakla ulaşım değil, bunun yanında biz bir de artık bu işin üretimine geçelim diyoruz. Çok acelemiz yok, o ayrı mesele, bir otomotiv gibi değil. Çünkü bir de ürettiğini satmak, önem arz eden bu. Ama biz hiç olmazsa bunlarda bunların motorlarını üretmekte bir mesafe almamız gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı medyasında kendisinin agresif bir siyasi aktör olarak gösterildiğinin hatırlatılması üzerine, “Tilki yetişemediği üzüme koruk dermiş” karşılığını verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de “diktatör” denildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Türkiye, masanın dışından yönetilen değil masada oturup konuşulan bir ülke. Onun için de buraya nasıl geldi Türkiye, onları bu rahatsız ediyor. Ve tabii bizim paramızla, ekonomimizle, kur, faiz vesaire bunlarla oynamaları da bunların netice alabilecekleri bir alan olmaktan çıktı ve bu konuda da biz başarılı olacağız” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjisini neye borçlu olduğu sorusuna, sigara içmediği, alkol kullanmadığı ve uykusuna dikkat ettiği cevabını verdi. Seçim kampanyası dolayısıyla spor yapamadığını ancak düzenli olarak spor yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere de bir sporu muhakkak yapmaları tavsiyesinde bulundu.

Ankara’ya opera salonunu AK Parti hükûmetlerinin kazandırdığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin içerisinde 2 bin 30 kişilik opera binasını inşa ettiklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu salonun çok amaçlı olarak da kullanılabildiğini, son olarak Ahmet Özhan konserinin gerçekleştirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da da Atatürk Kültür Merkezi’nin olduğu yere Türkiye’nin en büyük opera binasını inşa etmeye başladıklarını aktardı.

“GOLAN TEPELERİ İLE İLGİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ SESSİZ KALSA DA BEN ÜZERİME DÜŞENİ YAPACAĞIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir öğrencinin ABD Başkanı Donald Trump’ın Golan Tepeleri’ne dair kararına sadece Türkiye’den tepki gösterdiğini belirterek, uluslararası toplantılarda diğer Müslüman ülkelerin yöneticilerine bu konuda bir uyarıda bulunup bulunmadığını sorması üzerine de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İstanbul Zirvesindeki konuşmasında bu konulardaki mesajlarını verdiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef Körfez’deki ülkeler, Müslüman ülkeler bu noktada kararlı bir duruş sergilemiyorlar, ciddi bir ses bunlardan çıkmıyor insanı üzen tabi bu, onların sesisin çıkması lazım. Çıksa da çıkmasa da ben şu an da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Dönem Başkanıyım, üzerime düşeni yapıyorum” dedi.

“ADALET BİZİ BİRLEŞTİREN EN ÖNEMLİ KAVRAM”

İsrail’de 9 Nisan’da seçim yapılacağını ve ABD Başkanı Trump’ın bu kararının seçimde İsrail Başbakanı Netanyahu’ya destek amacı taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Netanyahu yolsuzluklara adı karışmış olan bir adam. Karısı yolsuzluklara bulaşmış bir hâli var bundan dolayı ciddi manada bir sıkıntı içerisinde. Öyle de olsa, böyle de olsa Netanyahu diyor ben ona desteği verirsem onu kurtarırım böyle bir gayretin içerisinde. Kurtarsan ne olur, kurtarmasan ne olur? Her şeyden önce insanlık sana nereden bakıyor, nasıl bakıyor bu önemli. Şimdi biz zaman zaman görüşüyoruz şimdi bu tür hâller meydana gelince doğrusu biz görüşmek bile istemekte zorlanıyoruz. Çünkü adalet bizi birleştiren en önemli kavramdır, bu yoksa diğerleri de olmaz. Gidiyorsunuz müşterek takım elbiseleri alıyorsunuz, kravatları alıyorsunuz oradan beraberce basın toplantısı yapıyorsunuz kime şirin görüneceksiniz.”

Yalnız da kalsalar konunun üzerine gideceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani biz burada Sisi’nin ne dediğine mi bakacağız? Dokuz tane genci idam eden adamın ne dediğine mi bakacağız? Dokuz genç. Avrupa Birliği ülkelerinde idam yasak ve idamı uygulayan bu adamın davetine icabetle Kahire’ye gidiyorlar. Bunlara güvenilmez, ben bunların artık ciğerlerini okudum, hepsini çok iyi biliyorum. Ama biz Türk milleti olarak, Müslümanlar olarak biz kendi kararlılığımızı ortaya koyup yolumuza devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya dair uluslararası mekanizmaları devreye sokarak netice alma yolunu seçeceklerinin altını çizerek, Adalet Divanı gibi mekanizmaları devreye sokabileceklerini, liderleri hareketlendirmenin gayreti içinde olacaklarını söyledi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı için yorumlar kapalı 80797

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Vatandaşların 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

“Asırlara sâri şanlı tarihimizin köşe taşlarından biri olan Büyük Zafer’in 99. yıl dönümüne kavuşmanın bahtiyarlığı içerisindeyiz. Milletimizin, Kıbrıs Türklerinin ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın her birinin 30 Ağustos Zafer Bayramını tebrik ediyorum.

“TÜRK MİLLETİ, VATANI ÜZERİNDE ASLA BOYUNDURUK KABUL ETMEYECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR”

Bu gurur günümüzde bizleri yalnız bırakmayan tüm dost ve kardeşlerimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensuplarını ve ordumuzun kahraman askerlerini rahmetle yâd ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal’in Başkomutanlığında 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz, 4 gün süren göğüs göğse çarpışmaların ardından Dumlupınar’da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır. Dünya savaş tarihine geçen bu şanlı zaferle Türk Milleti, şehit kanlarıyla sulanan vatanı üzerinde asla boyunduruk kabul etmeyeceğini göstermiştir.

“30 AĞUSTOS, CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNA GİDEN YOLU AÇAN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİDİR”

30 Ağustos, milletimizin kendisine ömür biçen emperyalist niyetleri kursaklarda bıraktığı ve Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açtığı tarihimizin en kritik dönüm noktalarından biridir. Milletimiz, her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt’te bize yurt kılınan bu toprakların ezeli ve ebedi vatanımız olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Büyük Zafer’e ilham veren ruh, inanç ve irade, 99 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimize istikamet çizmektedir.

Savunma sanayiinden ekonomiye, dış politikadan enerjiye, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kast eden taşeron terör örgütleriyle mücadeleye kadar her alanda elde ettiğimiz başarılar, bunun en önemli nişaneleridir. Ülkemiz bugün sadece sınırları içinde yaşayan 84 milyon vatandaşının değil, Balkanlardan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya gönül coğrafyasındaki yüz milyonlarca dost ve kardeşinin de umudu hâline gelmiştir. Allah’ın yardımı, kalbi bizimle çarpan dostlarımızın desteği ve necip milletimizin samimi duasıyla inşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız.

“84 MİLYON BİRLİK, DİRLİK VE KARDEŞLİK İÇİNDE AYDINLIK YARINLARIMIZA HEP BERABER YÜRÜYECEĞİZ”

İçimizdeki kimi bedhahlara rağmen, zalimler karşısında mazlumun hakkını savunmaya, tüm dünyada barışın, adaletin ve özgürlüğün hâkim olması için gayret göstermeye devam edeceğiz.

Bundan 99 yıl önce Dumlupınar’da şaha kalkan imanın rehberliğinde, 84 milyon birlik, dirlik ve kardeşlik içinde aydınlık yarınlarımıza hep beraber yürüyeceğiz. Bu düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını minnetle yâd ediyorum. Vatanımız, ezanımız, bayrağımız ve bağımsızlığımız uğrunda can veren aziz şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm kardeşlerimin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!”

Dev yatırımlar | “Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur” Dev yatırımlar | “Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur” için yorumlar kapalı 87019

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Baykar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı teslimat töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayimiz var. Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Baykar Taarruzi İnsansız Hava Aracı Akıncı teslimat ve kurs bitirme törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Bugün burada, Türkiye’nin mühendislik kabiliyetlerinin yeni sembolü, bağımsızlığımızın gökyüzündeki yeni temsilcisi Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı’nın teslimatı vesilesiyle bir aradayız” dedi.

Ağustos ayının tarihimizde zaferler ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü 950. Sene-i devriyesini kutladığımız Malazgirt Zaferi’nden, yarın 99. yıl dönümüne kavuşacağımız İstiklal Harbimizin zirvesi olan 30 Ağustos Zaferi’ne kadar pek çok dönüm noktasını bu ay içerisinde yaşadık. Bugünkü programımızla tarihimizdeki bu zaferler halkasına bir yenisini daha eklemiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 19 yılda yazdığı başarı hikâyesinin en ön safında, hiç şüphesiz, savunma sanayiinin bulunduğunu söyledi.

“BU BAŞARININ ARKASINDA, ‘EN İYİSİNİ, EN İLERİSİNİ BİZ YAPARIZ’ DİYEN İNANMIŞ YÜREKLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa insansız hava araçları teknolojisinde ulaştığımız seviye, savunma sanayindeki kabiliyetlerimizin tüm dünya tarafından kabul edilen başarısının ifadesidir. Çok değil bundan 10 yıl önce, bize bu araçları parasıyla bile satmayan, bakımlarını yaptırmak istediğimizde ‘bugün git yarın gel’ diyenler vardı. Aynı çevreler bugün, sahada oyunu değiştiren Türk İHA’larını ve onların açtığı çığırı konuşuyor” dedi.

Bu başarının gerisinde, Nuri Demirağ, Nuri Killigil ve Vecihi Hürkuş gibi vatanseverlerin akim kalmış mücadelelerini yeniden ayağa kaldıran Türk mühendisleri, teknisyenleri ve teknikerlerinin bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Bu başarının arkasında, ‘yapamayız, beceremeyiz’ diyen mandacı kafalara inat ‘en iyisini, en ilerisini biz yaparız’ diyen inanmış yürekler var. Bu adanmışlığın meyvesini bugün; sınıfında dünyanın en gelişmiş İHA’larından biri olan Akıncı’yı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine katarak alıyoruz. Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur.”

Başarının mimarları olan Bayraktar ailesini, Baykar’ın fedakâr mühendislerini, teknikerlerini, çalışanlarını ve Akıncı’nın tasarım, geliştirme, üretim safhalarında emeği geçen herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden, Akıncı’nın bölgesinde ve dünyada huzurun, güvenin, barışın ve adaletin tesisi için samimi gayret gösteren Türkiye’nin gücüne güç katmasını niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayindeki hassasiyetinin, gözünü kan bürümesinden değil, dünyanın son bir asırdaki serencamından kaynaklandığını dile getirerek, “Son yüzyılda iki büyük savaş yaşayan dünyamız, istikrar ve düzene kavuşmak şöyle dursun daha çetin sınamalarla karşı karşıya kaldı. Dünyanın çeşitli yerlerindeki çatışmalar, kargaşalar ve sosyal düzensizlikler giderek derinleşiyor. Göç, salgın, özellikle salgın hastalık, açlık, kıtlık gibi felaketler, dünya nüfusunun en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor” diye konuştu.

“VİCDANLAR NASIL SUSKUN KALABİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların sadece 3-5 ülkenin çıkarlarına hizmet eden çarpık yapılarıyla büyük sorunlara çözüm bulmakta aciz kaldığını söyledi.

Batı’nın son bir kaç yüz yılda bilim, fen ve teknolojide elde ettiği üstünlüğü fırsat bilerek, hak, hukuk, adalet, insan onuru gibi evrensel kavramları kendi refah düzenini korumak için suistimal ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi soruyorum sizlere, Afganistan’da anneler, çocuklarını dikenli tellerin ardındaki yabancı askerlere teslim etmek zorunda kalıyorsa, vicdanlar buna nasıl suskun kalabilir? Filistin’de uçurtma uçurması gereken çocukların bomba seslerinden korkan kardeşlerini teskin etmek için çırpındıkları bir dünyada başlar nasıl huzurla yastığa değebilir? Suriye’nin yerle bir olan şehirlerinde anne, babalar enkaz yığınlarında evlatlarının cansız bedenlerini ararken, dünyanın geri kalanı kendi evlatlarının geleceğine nasıl güvenle bakabilir? Umut yolculuğuna çıkan mültecilerin bedenleri, Akdeniz’in, okyanusların karanlık sularında kaybolurken insanlık buna nasıl bigane kalabilir? Dünyanın dört bir yanında benzer zulümler, farklı sebep ve şekillerle yaşanıyorsa, hangimiz sırtımızı mazlumlara ve mağdurlara dönerek yaşamaya devam edebiliriz? Tüm bu acı tablolar, insan onuruna yaraşır bir hayatı sadece kendilerine reva görenlerin eseridir. Elbette bu sorunlar çözümsüz değildir. Tarihinin hiçbir döneminde adı soykırımla, sömürgeyle, katliamla, işgalle anılmamış, umudu, vicdanı, huzuru temsil eden bir medeniyet tasavvurunu yeniden inşa ederek, karanlık tabloyu tersine çevirebiliriz ama önce buna niyetlenmek gerekiyor. En acısı da karşımızda öyle bir niyetin olmamasıdır.”

“PRENSİBİMİZ, GELİŞTİRDİĞİMİZ HER TEKNOLOJİYİ, İNSANLIĞIN TAMAMININ FAYDASINA SUNMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada olup bitenlere bakıldığında kimi ülkelerin teknolojideki üstünlüklerini, yeni kaynaklar ele geçirmek, sınırları değiştirmek için kullandıklarının görüldüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlbuki teknoloji, huzuru getirmek, savaşları bitirmek, soykırımları engellemek, refahı sağlamak için kullanıldığında tüm insanlığa hizmet edecektir. Türkiye olarak prensibimiz, geliştirdiğimiz her teknolojiyi ülkemizle birlikte insanlığın tamamının faydasına sunmak, hayrına kullanmaktır. Savunma sanayiinde de aynı bakış açısıyla, aynı hissiyatla hareket ediyoruz. Bugün Suriye, Libya, Azerbaycan’da önüne geçtiğimiz insanlık dramları işte bu anlayışın bir sonucudur. Türk askerinin adım attığı her toprakta, Türk bayraklı İHA ve SİHA’ların havalandığı her sema, işte bu sebeple huzur buluyor. Güney Asya’dan Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlara kadar gittikleri coğrafyaların insanlarıyla, göz hizasında konuşmaya bile özellikle tenezzül etmeyenler, elbette bu durumdan memnun değildir. Hayatları boyunca hep karşısındakinden bir şeyler çalmanın, hep kendine çalışmanın derdinde olanlar, elbette bu tabloyu iyi karşılamıyor. İşte bu sebeple, bölgemizdeki ateş çemberinin içine Türkiye’yi de alacak şekilde genişletmeye çalışıyorlar. Çeşitli zamanlarda PKK’yı, FETÖ’yü, DEAŞ’ı, YPG’yi öne sürüyorlar. Ülkemizi türlü badirelerinin içine çekmek gayretinin gerisinde, hep bu strateji var. Terör örgütlerinin işe yaramadığı durumlarda, gizli, açık ambargolarla, ekonomik tuzaklarla, diplomatik sinsiliklerle netice almaya yöneldiler. Allah’ın yardımı ve milletimizin birliğine, beraberliğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde hem sahada hem masada tüm bu oyunların üstesinden geldik.”

“TÜRKİYE’NİN GEÇTİĞİMİZ 19 YILDA ELDE ETTİĞİ NETİCE, 84 MİLYON İNSANIMIZIN TAMAMININ ORTAK BAŞARISIDIR”

Türkiye’nin geçen 19 yılda elde ettiği neticenin, 84 milyon insanımızın ortak başarısı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu başarıda, dünyanın dört bir yanında yüreği bizim için çarpan yüz milyonlarca kardeşimizin de büyük payı vardır. Dünyada örneklerini daha sıkça görmeye başladığımız, geçmişte milletçe de acı şekilde yaşadığımız acı tecrübeler bize, Türkiye’nin her alanda mutlaka gücünü artırması gerektiğine işaret ediyor. Bosna-Hersek’te, Karadağ’da bunu gördük” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu milletin ne olduğunu, olanların da hissettiğini ve bu şekilde Türkiye’ye bir yaklaşım gösterdiklerini belirterek, “Eğer ülke, millet ve devlet olarak yeterince güçlü olmazsak, bin yıllık vatanımız bu coğrafyadan, bizi adeta bıçakla kazır gibi kısa sürede tasfiye edeceklerinden şüpheniz olmasın. Değerli kardeşlerim, bizim başka vatanımız yok. Bizim gidecek başka bir yerimiz de yok. Onun için ülkemize, vatanımıza, devletimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Üstelik bizim sorumluluklarımız sadece 780 bin kilometrekare ile de sınırlı değil. Eğer bölgemizde, dünyada istikrar, huzur ve düzen sağlanacaksa bunun Türkiyesiz gerçekleştirilmesi düşünülemez” ifadelerini kullandı.

Her alanda bağımsızlığın sağlanmasının dosta güven, hasma korku vermenin en başta gelen şartının savunma sanayinde güçlü olmaktan geçtiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz yüzde 20’lerde yerli oranına sahip savunma sanayisini bu kadar kısa sürede yüzde 80 yerliliğe yaklaştırmak, Cumhuriyet tarihinin en büyük başarılarından biridir. Kamu, özel sektör vasıtasıyla edindiği kabiliyetlerle temelini ecdadımızın attığı savunma sanayisinde Türkiye’yi artık oyun kurucu ülkeler arasına sokmuştur” dedi.

“TÜRKİYE İNSANSIZ ARAÇ TEKNOLOJİLERİNDE KENDİNİ İSPATLAMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karada muharebe tankı Altay, taktik araçları Kirpi, Kobra ve Ejder Yalçın, seyyar yüzücü hücum köprüsü Samur ile var olduklarını, denizde millî gemi MİLGEM, amfibi hücum gemileri ve denizaltılar ile bayrak gösterdiklerini dile getirdi.

Havada ise temel eğitim uçağı Hürkuş, taarruz helikopteri Atak, hava füzesi Bozdoğan, insansız hava araçları Anka ve Bayraktar’la semaları doldurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Daha saymakla bitiremeyeceğimiz nice modern sistemlerle ülkemizin gücü tüm dünyaya kabul ettirilmiştir. Millî teknoloji hamlesi vizyonumuzla ülkemizi kritik teknolojilerin satıldığı bir pazar olmaktan çıkartarak bu ürünlerin tasarlandığı, geliştirildiği, üretildiği bir merkez yapmayı hedefliyoruz. Bu hedefe her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Türkiye pek çok savunma sanayi ürünü yanında özellikle insansız araç teknolojilerinde kendini ispatlamış bir ülkedir. Öyle ki bugün tüm dünya insansız hava araçlarımız vasıtasıyla Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da uyguladığımız yeni muharebe doktrinini konuşuyor. Ülkemizin sınırlarında kurulmak istenen terör koridorunu nasıl bertaraf ettiği, Akdeniz’deki tek taraflı planlara nasıl ‘Dur’ dediği, Karabağ’daki işgali nasıl sona erdirdiği enine boyuna tartışılıyor. Binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapılan terör örgütlerinin en gelişmiş hava savunma sistemleriyle donatılan rejimlerin Türk SİHA’ları karşısında nasıl çaresiz duruma düştükleri araştırılıyor. Her gün bir uluslararası medya kuruluşunda Türkiye’nin İHA teknolojisindeki başarılarını anlatan haberler, makaleler, röportajlar çıkıyor. Tabii bu ilginin sebebi ülkemizin İHA teknolojilerinde ulaştığı noktadan duyulan sevinç değildir. Bu yakın alakanın asıl sebebi, karşımızdakilerin sahada aldığımız neticenin sebeplerini anlamaya çalışmalarıdır.”

“BÖLGEMİZDE HERHANGİ BİR TASARRUFTA BULUNMAK İSTEYEN ÖNCE TÜRKİYE’YE BAKACAK”

Şimdi de Akıncı ile birlikte dünyanın çok daha farklı müzakerelerin içine gireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her şekilde olursa olsun artık şu gerçeği herkes görüyor, biliyor. Bölgemizde herhangi bir tasarrufta bulunmak isteyen önce Türkiye’ye bakacak. Bölgemizde bir taşı bile yerinden oynatmak isteyen önce Türkiye’nin rızasını arayacak. Bölgemizde operasyona niyetlenen, önce Türkiye’nin barış ve istikrar esaslı yaklaşımını değerlendirecek. Buna rağmen bir adım atmak istiyorsa da iki kere değil 200 kere, 2 bin kere düşünecek sonra hareket edecek. Bizim için bu tablo bir böbürlenme, bir kibirlenme, bir küçümseme sebebi değil. Bu konunun bizim için tek anlamı istiklalimizi ve istikbalimizi korumanın, hakkı ve adaleti savunmanın, mazlumu ve mağduru kollamanın bir aracı olmasıdır. Medeniyetimiz ve tarihimiz bize gücü böyle okumamızı, böyle kullanmamızı, böyle davranmamızı emrediyor. Şair öyle diyor, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir, öğretmişiz.’ Biz de bu yolda ülkemize ve insanlığa ne kadar çok hizmet edebilirsek onu gerçekleştirme gayreti içindeyiz.”

Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırma ve gençlere 2053, 2071 vizyonlarını miras bırakma konusunda saiklerinin aynı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki gençlerin böyle bir eseri inşa etmenin cehdi ve mutluluğu içerisinde olduğunu, o gençlerle iftihar ettiğini dile getirdi.

Türkiye’nin insansız hava aracı teknolojisindeki başarılarında Türkiye’nin ilk SİHA’sı olan Bayraktar TB2 öncü ve sürükleyici rolünün büyük olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî İstihbarat Teşkilatı, Emniyet, Jandarma ve Orman Genel Müdürlüğü’nün de aktif olarak kullandığı TB2’lerin toplam uçuş süresi 350 bin saati aşarak rekorlar kırmış durumdadır. Millî bir hava aracıyla elde edilen bu rekor, Türk havacılığının ve savunma sanayimizin gelecekte elde edeceği başarıların da habercisidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi şirketlerinin ürettiği tüm SİHA’ların dünyada yoğun rağbet gördüğünü belirterek, TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA’ için Tunus’la ihracat anlaşması imzalandığını, Bayraktar TB2’leri, Ukrayna, Katar ve Azerbaycan’a ihraç ettiklerini hatırlattı. Yeni anlaşmaların da yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya’nın da içinde bulunduğu 10’dan fazla ülkeyle de ihracat anlaşması imzalandığını kaydetti.

“GÖKLERİN YENİ HÂKİMİ AKINCI’YI GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN KULLANIMINA SUNUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vakti geldiğinde bunların da teslimatı gerçekleşecek. Millî SİHA’larımız için daha pek çok ülke sırada bekliyor. Elbette bunlar her parayı basanın alabileceği ürünler değildir. Millî teknolojilerimizin, müttefik ülkelerin güvenliğine katkı sunmasını önemli görmekle birlikte kararlarımızı kendi stratejik önceliklerimize göre veriyoruz. Bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Şimdi de askeri ve diplomatik gücümüzü çok daha ilerilere taşıyacak nice övgüye muhatap olacak göklerin yeni hâkimi Akıncı’yı güvenlik güçlerimizin kullanımına sunuyoruz. Baykar’ın 2005’te 6 kiloluk mini İHA ile başlayan yolculuğu, bugün elektronik aksamından, mekaniğine, yazılımına kadar tüm kritik sistemleri yerli ve milléî olarak tasarlanan 6 tonluk Akıncı’ya ulaştık.”

SİHA’LARIN DENİZ AŞIRI GÖREVLERDE DE KULLANILMASI HEDEFİ

Gelişmiş yapay zekâ sistemleri ve seyir füzesi atabilme yeteneğiyle savaş uçaklarının gerçekleştirdiği bazı görevleri de Akıncı’nın icra edebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teknolojiyle İHA liginde ilk 3 ülke arasına girmiş olmamız yeter mi? Yetmez. Şimdi hedefimiz kendi inşa ettiğimiz kısa pistli uçak gemilerimize inip kalkabilen SİHA’lar geliştirebilmektir. İnşallah bunu da başararak SİHA’larımızı deniz aşırı görevlerde de kullanabilecek bir yetkinliğe sahip olacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm bunların yanında, Millî Muharip Uçak ve insansız savaş uçağı projelerini de titizlikle sürdürmeye devam ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi insansız savaş uçağı teknolojisinde öncü ülke yapmakta kararlı olduklarını dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: “Bunu başardığımızda bize verilmeyen 5. nesil savaş uçaklarının da bir adım ötesine geçmiş olacağız. Şu anda karşımda duran ekip gibi on binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca kendisine ve ülkesine inanan, araştıran, geliştiren, üreten gençlere sahip oldukça, bu hedefler yalnızca bir adım ötemizdedir. Büyük ve güçlü Türkiye’yi sizler gibi büyük hayaller kuran, hayallerini hedefe dönüştüren azimle, cesaretle, gayretle çalışarak başaran gençlerle birlikte bunu inşa edeceğiz. Diyorlar ya Z kuşağı. İşte burada Z kuşağı. Sağda solda aramaya gerek yok. Bizim de görevimiz bu ülke için kurduğumuz her hayalde geliştirdiğiniz her projede, yanınızda olmaktır, biz yanınızdayız. Biz sizinle beraberiz, hiç merak etmeyin, sizi asla yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Unutmayın ki, en büyük işler henüz gerçekleşmemiş olanlardır. Ne diyoruz? Oku, düşün, uygula neticelendir. Sizlere güveniyorum. Tayyip Erdoğan olarak bu can bu bedende olduğu müddetçe daima yanınızda olacağımı, yoldaşınız olacağımı, kardeşiniz, arkadaşınız olacağımı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“ÜLKEMİZİN SAVUNMA SANAYİ ÜSSÜ OLMASI YOLUNDA TÜM KURUMLARIMIZLA BERABER ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılar için bireysel gayretlerin ötesinde takım oyununun ve kolektif oyunun gerektiğine dikkati çekti.

Üzerinde yerli ve millî mühimmatlar olmasaydı Akıncı’yı belki uçurabileceklerini ama asıl vazifesini yerine getirebilmesini sağlayamayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu mühimmatların hiçbirini satın alamayacaktık. Almaya çalıştığın zaman ‘Bugün git, yarın gel’ diyeceklerdi. İşte bu yüzden kamu, üniversite ve özel sektörün iş birliğinde ülkemizin savunma sanayi üssü olması yolunda tüm kurumlarımızla beraber çalışıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK SAGE ile havadan havaya füze sistemleri olan Gökdoğan ve Bozdoğan’a, 100 kilometreye kadar menzili olan hassas güdüm kitlerini, 250 kilometreye kadar menzile sahip ilk seyir füzesi SOM’u geliştirdiklerini kaydetti.

Roketsan ve Aselsan ile Hisar, Atmaca, Cirit, Korkut gibi birçok kritik yerli ürünü kullanıma sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeniden yapılandırdığımız Makine ve Kimya Endüstrisi silah, mühimmat, patlayıcı ve ekipman üretiminde hızla kendini geliştiriyor. Makine Kimya Endüstrisi son Savunma Sanayi Fuarı’nda görücüye çıkardığı elektrikli fırtına obüsünden deniz topuna kadar bir dizi yeni ürünü de kullanıcılara sunmuştur. Özel sektörümüzün ülkemizi bu alanda yurt dışına bağımlılıktan tamamen kurtaracak yeni nesil patlayıcıların üretiminden dolumuna, kovanından tapasına kadar tüm unsurlarını üretecek yatırımları var. İnşallah bu üretimi yapacak bir fabrika yakında Gerede’de faaliyete geçiyor. Kendi tasarlayıp ürettiğimiz lazer dedektörler SİHA’larımızdan, helikopterlerimizden, uçaklarımızdan atılan güdümlü füzelerimizde kullanılıyor. Yine İHA’larımız için Kalecik’te kurduğumuz test ve değerlendirme merkeziyle bu sektördeki millî üretim yetkinliklerimizi bir üst seviyeye çıkaracağız. Bütün bu yatırımlar sayesinde savunma sanayimiz giderek büyümeye devam ediyor. Ama artık savunma sanayi projeleri başta olmak üzere geleceğin teknolojilerinde vites yükseltme zamanıdır.”

Bugün dünyayı geleceğe taşıyan bilgisayar, küresel konumlama sistemi ve internet gibi tüm önemli teknolojilerin savunma sanayi menşeili olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda geliştirilen teknolojilerin, çok daha büyük bir ekosistemi besleme, harekete geçirme potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi.

“125 MEZUNUMUZ AKINCI’NIN KRİTİK GÖREVLERİNDE YER ALACAK”

Savunma sanayisinde elde ettikleri bu tecrübeyi teknolojinin tüm sivil alanlarına taşıyacaklarını ve çok daha büyük başarılara imza atacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yazılımda ülkemiz parmakla gösterilen bir ülke olacak. Yapay zekâ, insansız ve otonom teknolojilerde istikamet belirleyen bir ülke olacağız” dedi.

Bugün İHA liginde Türkiye’ye basamak yükselten Akıncı TİHA’yı güvenlik güçlerinin envanterine kazandırmanın yanında Akıncı’yı kullanacak personeli de aldıkları kurslardan mezun ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İHA pilotu, faydalı yük operatörü, mekanik motor teknisyeni, elektronik ve silah teknisyenlerinden oluşan 125 mezunumuz, Akıncı’nın kritik görevlerinde yer alacaklar. Bu önemli yükü omuzlayacak her bir kardeşime şimdiden başarılı görevler diliyorum. Sınırlarımız içinde ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerimiz ile ülke güvenliğimiz için savunma sanayi projelerinde çalışan tüm fedakar kardeşlerime de buradan seslenmek istiyorum. Unutmayın, sizin geçirdiğiniz her uykusuz gece milletimizin huzur içinde geçirdiği gece demektir. Önünüzdeki genç arkadaş Selçuk, hafta sonları İstanbul’a geldiğimde kendisini arardım ve aldığım cevap, ‘Akıncı için fabrikada çalışıyorum.’ Gece saat 24.00-01.00 fabrikada çalışıyor. Durmak yok, yola devam diyor. Abi kardeş, ailece fabrikada bu çalışmalarını sürdürdüler. Sonunda şu eserlere hamdolsun kavuştuk. Rabb’im sizlere güç versin, kuvvet versin, hep muvaffak etsin.”

Akıncı TİHA’nın geliştirilmesinde emeği olan herkesi, Bayraktar ailesini, Baykar ekibini, bakanlıkları, Savunma Sanayi Başkanlığını, Millî İstihbarat Teşkilatını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıncı’nın milyonlarca saat başarıyla uçmasını, nice kritik görevde ismi gibi öncü olup bizi gururlandıracak neticeler almasını Rabb’imden niyaz ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanına gelmeden önce pistte hazır bekletilen iki Akıncı TİHA’yı imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından kursu dereceyle bitirenlere hediye ve sertifikalarını verdi. Demir ve Haluk Bayraktar konuşma sonrası ilk Akıncı teslimatını yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hava aracının 1/10 ölçekli maketini sundu.

Selçuk Bayraktar ise Erdoğan’ın mesajının hava araçlarının yazılımlarına yüklenmiş bir örneğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayraktar Akıncı TİHA’nın taksi, kalkış ve alçak uçuşunu izledikten sonra hava araçlarının kontrol merkezine girerek incelemelerde bulundu.