Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,TRT özel yayınına katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,TRT özel yayınına katıldı için yorumlar kapalı 91613

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da TRT-1, TRT Haber, TRT Türk, TRT Avaz, TRT World, TRT Arapça, TRT Kurdî ve TRT Radyo ortak yayınına konuk oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT ortak yayınına konuk oldu.  Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe ofisinde gerçekleştirilen ve canlı olarak yayınlanan programda; Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve İstanbul’un 39 ilçesinin belediye başkan adayı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşlik etti.

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yıldırım’ın İstanbul, ilçe belediye başkan adaylarının ilçelerindeki projelerini aktardığı programda Cumhurbaşkanı Erdoğan; Pelin Çift, Buket Aydın ve Okan Müderrisoğlu’nun sorularını cevaplayarak gündemdeki bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN BEKA MESELESİNİ MİLLETE İYİ ANLATMAMIZ GEREKLİ”

Gün içinde katıldığı ve konuştuğu 8 ilçe mitingin ardından yayına katıldığı hatırlatılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim kampanyası kapsamında 59 il mitingi yarınki 6 ilçe mitingiyle birlikte 35 ilçe mitingi yapmış olacağına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir adaylarıyla birlikte il ve ilçe adayları olan tüm arkadaşlarının çok yoğun bir performans ortaya koyduğunu söyledi.

Çalışmadıkları takdirde netice almanın mümkün olmadığını, Türkiye’nin beka meselesini millete iyi anlatmaları gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılarındaki Millet ittifakından kimilerinin ‘intikam’ söylemleri karşısında vakur bir şekilde yollarına devam ettiklerini,  muhalefetin yalanlarla dolu kampanyasına tevessül etmeden kararlı, ciddi ve yoğun çalışma yaparak projelerini anlatıp milletin onayına sunduklarını belirtti.

“İSTANBUL’A YAPMAMIZ GEREKENLERİN EN İDEALİNİ, EN GÜZELİNİ YAPMAK İÇİN BİR MÜCADELENİN İÇERİSİNE GİRDİK”

İstanbul’un kendisi için ne ifade ettiği yönündeki soruya verdiği cevapta, İstanbul’un; tarihi itibariyle bir payitaht,  tarih kayıtlarında müstesna bir yeri olan ve uluslararası camiada gıpta ile bakılan bir şehir olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimler İstanbul’u kendi strateji kayıtlarına almadı ki, kimler bu stratejik kayıtlar içerisinde İstanbul’u hedef göstermedi ki. Ama tabii bizim İstanbul’la ilişkimiz ise, sevgili Peygamberimizin müjdesine dayalı olandı, onun için 1453 çok anlamlıdır. Ama bizim için 1453 ne kadar anlamlı ise, bunun karşısında olanlar, işte Gezi olaylarında yaşadık, ‘Zulüm 1453’te başladı’ diye duvarlara yazanlar vardı, işte bunlar da aynen haçlı zihniyetinin Türkiye’de, yani içimizdeki uzantılarıdır” diye konuştu.

Çanakkale Savaşı’nda hedefin İstanbul olduğunu hatırlatarak, yurt dışında kimi çevrelerin ‘Konstantinapol’ ismini kullandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi biz bu şuur içerisinde evlatlarımıza bir defa İstanbul’un bu gerçek durumunu, o manevi konumunu çok iyi anlatmamız lazım. Yani oturduğun bu şehir rastgele bir şehir değil, bu şehrin farklılığı var” dedi.

Kendisinin de doğduğu bu şehre bu sevda ile âşık olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyükşehir Belediye Başkanlığı adımını attığımız andan itibaren İstanbul’a olan aşkımız orada tescillendi ve İstanbul’a yapmamız gerekenlerin en idealini, en güzelini yapmak için bir yarışın, bir mücadelenin içerisine girdik” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1994’te başlayan ve 4,5 yıl süren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine çok çok ciddi yatırımlar sığdırdıklarını, 2,5 milyar dolar borçla devraldıkları borcu, onca yatırım yapmalarına rağmen 1 milyar 250 milyon dolar borçla teslim ettiklerini, o günkü Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) devraldıkları, çöp yığınlarının her yeri kapladığı, hava kirliliğinin ve su sıkıntısının hat safhada olduğu İstanbul’u kısa süre içinde tüm bu sorunlardan kurtardıklarını hatırlattı.

“BİZ ORTAYA KOYDUĞUMUZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”

Kendisinin 100’e yakın miting yapmasına rağmen muhalefet bloğuna böyle bir durumun söz konusu olmadığı hatırlatılarak yöneltilen, “Sizin doğrudan halkla ilişkileri kuvvetli yönteminizle muhalefetin izlediği stratejiyi karşılaştırdığınızda nasıl bir açıklama getiriyorsunuz?” şeklindeki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 siyasi partiden oluşan muhalefetin projeye dayalı bir belediyecilik anlayışı gütmediğini, ideolojik bir mekanizmaya oy toplamanın gayreti içerisinde olduklarını dile getirdi.

Bunun yanı sıra etnik yapı üzerinden, bölgesel milliyetçilik açısından oy toplama gayretlerinin de olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin ise ortaya koydukları eserlerle konuştuklarını, halka projelerini sunarak oy istediklerini söyledi.

“DEMOKRASİ YERELDE BAŞLADIĞI ZAMAN GENELİ DE GÜÇLÜ KILAR”

“Sandığa katılım ve seçim sonucu arasında nasıl bir bağlantı koyuyorsunuz özellikle bu seçim özelinde?” sorusuna verdiği cevapta Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Şu anda bunu söylemek belki erken, yani çok değişik şeyler konuşuluyor, bir defa, bu seçimlerde bence anket firmalarının hepsi iflas edecek. Şu anda bizim çok sayıda anket firmalarıyla gerek belediyelerimizin gerek bizim bazı çalışmalarımız var. Bakıyoruz ki birbirinden o kadar uzak, o kadar uzak neticeler önümüze geliyor ki, ha belli ki bunların hiçbirisi bir şeyi tutturamayacak. Ya bunlar tamamıyla bu işi sipariş üzere yapıyorlar, ya da birbirleriyle denekler üzerinde ayrıca çalışmaları var. Tabii bunlar olduğu zaman sağlıklı netice ortaya çıkması da mümkün değil. Bu bakımdan, yani şu andaki görüntü, bilmiyorum biz tabii yüzde 85, hatta 86 gibi katılımları Türkiye gördü. Yani bunu dünyada öyle pek gören ülke yok, bu konuda Türkiye örnek, böyle bir durumu var. Ama bu seçimde bu olur mu, olmaz mı? Mesela ben şimdi konuşmalarımda katılıma özellikle vurgu yapıyorum, yani halkımızın bu seçime katılımını teşvik ediyorum. Çünkü bu katılımı sağlayacağız ki inşallah seçim neticeleri üzerinde çok daha farklı bir etki doğuralım.”

Demokrasinin yerelde başladığı zaman geneli de güçlü kılacağını, bu yüzden özellikle 30 büyükşehirde yapılacak olan seçimin ve katılımın çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda meydanlardaki dile bakarak değerlendirirsek ben meydanların dilini önemseyen bir liderim, ben katılımın yüksek olacağına inanıyorum, çünkü meydan çok iyi” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting meydanlarındaki katılımın; halkın artık bu işi tam manasıyla hazmetmiş, inanmış ve kendini Pazar’a hazırladığını gösterdiğini kaydederek, Miting alanları âdeta siyasetin bir Kırkpınar’ıdır, er meydanıdır” diye ekledi.

“ATAKULE’DEKİ PROGRAMDA GENÇLERİN SERGİLEDİĞİ DİNAMİZM, GENÇLİĞE OLAN İNANÇ VE GÜVENİMİ ARTIRDI”

Sorulan bir soru üzerine, bu seçimde dijital ortamda yürüttükleri kampanyaya, Atakule’de gençlerle buluşmasının sosyal medya hesaplarından verilmesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Atakule’deki programda gençlerin sergilediği dinamizmin, gençliğe olan inanç ve güvenini artırdığını, sordukları sorularda ciddiyet ve kararlılığı gördüğünü belirtti.

Etkinliğin; Twitter’da 2 milyon 100 bin, Facebook’ta 770 bin, Instagram’da 530 bin olmak üzere toplamda 3 milyon 400 bin kişi tarafından takip edildiğini, televizyonlarda 10 milyon 700 bin kişi tarafından izlendiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani bu şunu gösteriyor ki bundan sonraki süreçte aslında burayı ihmal etmemek lazım, bunun üzerinden gitmekte çok daha büyük fayda var. Yani meydanlarda güzel, ama bu tabi çok daha müessir” değerlendirmesinde bulundu. İstanbul Üsküdar’da bulunan Nevmekan’da gençlerle yaptığı programın da çok güzel ve verimli bir program olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesaplarından canlı olarak verilen Atakule’deki programın işe çok daha farklı bir dinamizm kazandırdığını söyledi.

Tanıtım broşürü dağıtan AK Parti Gençlik teşkilatından Yusuf isimli bir gencin, İYİ Parti Pendik İlçe Yönetim Kurulundan bir üye tarafından rencide edilmesi ve bunun sosyal medyada infial yaratmasının da konuşulduğu programda Yusuf’u kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yorumu yaptı: “Yusuf’un yaptığı, o provokatör kadına ve onun temsil ettiği zihniyete verilen bir ahlak dersidir, tam bir ahlak dersi verdi. Şimdi bundan tabi Bayan Meral’in de ders alması lazım. Bak senin yandaşların bunlar, ama öbür tarafta işte Yusuf o da bu. Alırsın, almazsın olayı makarnaya niye getiriyorsun? Makarna işi AK Parti’nin işi değil ki, makarna işi CHP’nin işi. Milleti ‘göbek kaşıyan’, ‘makarnacılar’ diye yaftalayanlar onlar. Bizim parti olarak, belediyelerimiz olarak biz her yerde fakir, fukaraya, garip, gurebaya her türlü yiyecek, içecek, giyecek her şeyi bugüne kadar dağıtmışızdır, bundan sonra da dağıtırız bu bizim sosyal belediyecilik anlayışımızın gereğidir.”

15 Temmuz darbe girişiminde Edirne Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li Başkanının içki eşliğinde darbeyi kutladığı video görüntüsünün yayınlandığı programda değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan,   o gece Atatürk Havalimanı’na inen CHP liderinin FETÖ’cülerin kontrolünde çıkarak Bakırköy Belediye Başkanının evine gittiğini ve gelişmeleri televizyondan izlediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Genel Başkanı kalkıp da oradan tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesi’ne giderse onun arkasından gelenlerin de af edersin, Bulgaristan’da yanılmıyorsam orada bu olay oldu, orada tabii onların da bu tür kadeh tokuşturması ve o geceyi bu şekilde eğlenerek geçirmesi çok da anormal değil. Ancak bunlar tabi şimdi ortaya çıkıyor, biz de bunların tabi takibini süreceğiz, yani bunu bırakamayız. Ve şu anda bu adam Edirne’de tekrar Belediye Başkan adayı, bunlardan bu vatana fayda gelmez.”

Söz konusu belediye başkanının daha önce AK Parti’den aday olmak istediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Daha önce Belediye Başkanlığı döneminde bize geçme teşebbüsü de oldu. Sonra birçok arkadaşlarımız ‘Bu adamın böyle böyle olumsuz yönleri var dolayısıyla, bu bize yakışmaz’ dediler. Biz de onun için dedik ki madem böyle bir durum var söz konusu değil bunu yaklaştırmayalım” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cülerin şerefine kadeh kaldırıyor adam, düşünün istikametini tam kaybetmiş. Tabi bütün bu olanlardan da bu haberdar yani böyle bir durum söz konusu. Genel Başkanı da zaten çay ve kahve eşliğinde darbeyi Bakırköy Belediye Başkanının evinden izliyor. Birbirlerinden farkı yok, al birini öbürüne yani durum bu” şeklinde konuştu.

“BU ADIMLARIN MİLLET TARAFINDAN İYİ TEFRİK EDİLMESİ GEREKLİ”

Ekonomiye döviz-kur üzerinden, Ağustos 2018’de ve geçen hafta yapılan saldırılar hatırlatılarak yöneltilen, “Bu zaman ayarlı ve sandık ayarlı hamleleri nasıl yorumluyorsunuz? Ve Türkiye’nin bu tür hareketlere karşı bağışıklığı hem siyasi hem toplumsal hem de ekonomik başlıkla hangi düzeyde?” şeklindeki soruya cevaben Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki seçim öncesinde de atılan bu adımların millet tarafından iyi tefrik edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bir yerel seçimin öncesinde bu tür ekonomik türbülanslar meydana getirilmeye çalışılması eğer güçlü bir iktidar varsa bunları zaten rahatlıkla savuşturur. Şimdi bizde de yerel seçimin öncesinde bir defa bu yola tevessül etmeleri kendilerinin ne kadar bu işten uzak olduğunu, bu işi anlamadıklarını ortaya koydu ve bir anda ters köşe oldular. Ve daha önce biliyorsunuz o 7500’leri filan gördüğümüz zamanları bunlar aynen yakalayacaklarını zannettiler; ama böyle bir şeyi yakalayamadılar. Ve yakalayamadıkları gibi de son hazırladıkları bir raporla şunu söylediler: ‘Bundan sonra seçimlere 1 ay kalaya kadar raporlar çıkabilir, ama 1 ay içerisinde artık biz rapor yayınlamayacağız’ diye açıklama yapmak durumunda kaldılar. Bu da tabi bir şeyi gösteriyor nedir? Demek ki Türkiye Cumhuriyeti bu noktada artık tamamıyla güçlenmiş ve güçlenmenin yanında da artık bu tür şeyleri yutmuyor. İşte en son şimdi Ziraat Bankası’nın bu noktada bugün aldığı netice bunun bir sendikasyon olarak bir göstergesi. Demek ki bak bankalarımızın gücü de bu noktada çok çok daha ileri bir konumda. Ve bunun yanında yine Amerika’sı, onların orada dünyayı âdeta söğüşleyen o mekanizmaları da bu işin tutmadığını, bunun artık yutulmadığını da gösterdi.”

Enflasyonun yavaş da olsa gerilediğine, politika faizinde Merkez Bankası’nın şu anda bir belli duruşunun olduğuna, kurlarda lehte gelişmenin başladığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii ideal bir konumda olmasa da şu anda olumlu bir sinyal ortada, bunun da aşılacağı biliniyor” ifadelerini kullandı.

Cevabının devamında muhalefetin seçim sürecinde ekonomiyle ilgili verdiği mesajlara dikkat çekerek, muhalefetin Türkiye’nin ekonomide geleceğini tayin edeceklermiş gibi bir havanın içerisine girdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar bir defa aldıkları belediyeyi yönetebilme kabiliyetini ortaya koysunlar yeter, onu başaramayacaklar bir defa. İnanın personel maaşlarını ödesinler yeter, onu başaramayacaklar. Şu anda elimde bu belediyelerin özellikle muhalefetin belediyelerinin listeleri var, rezillik, borçlar almış başını gidiyor. Ve eğer özellikle de devlet bankalarının dışındaki bankalardan bunlara birçok el koymalar gelirse şaşmayın ve bu programda da bunu söylediğimi iyi bilin” sözlerine yer verdi.

“STRATEJİK YATIRIMLAR KONUSUNDA GİRİŞİMCİLERİ ÇEKMEK İÇİN YOĞUN BİR FAALİYETİN İÇERİSİNE GİRECEĞİZ”

“Seçim sonrasına dönük olarak özellikle morali, beklentiyi ve geleceği yönetmek adına neler yapmayı düşünüyorsunuz? Özellikle kafası karışık, karasız diye ifade edilen seçmene geleceğe dönük olarak nasıl bir perspektif çizmeyi düşünüyorsunuz?” sorusuna verdiği cevapta Türkiye’nin şu anda bir numaralı baş belasının terör oluğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sebepten dolayı yerli ve yabancı yatırımcının Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgelerinde yatırım yapmaktan kaçındığını ifade etti.

Bu konuda seçim sonrası çok farklı bir çalışmaya giderek, yatırımcıya her türlü güvenceyi vereceklerini ve portföyü hızlandıracaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik yatırımlar konusunda girişimcileri çekmek için yoğun bir faaliyetin içerisine gireceklerini aktardı.

“TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPMAYI BEKLEYEN ULUSLARARASI MARKA DÜZEYİNDE YATIRIMCILAR VAR”

Önlerinde seçimin olmadığı 4,5 yıllık bir icraat döneminin olduğuna dikkat çekerek Türkiye’ye yatırım yapmayı bekleyen uluslararası marka düzeyinde yatırımcıların olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırım süreciyle birlikte istihdamda çok ciddi bir imkân doğacağını, bu yatırımlardan bazılarının 1-2 yıl içerisinde sonuç vermeye başlayacağını kaydetti.

Kanal İstanbul ve Boğaz’ın altından 3 katlı tüp geçit gibi projelerin taliplilerinin hazır olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi yatırım olursa üretim olur, yatırım olmazsa üretim olmaz, oldu mu istihdamı getirecek, şimdi bunları bizim yakalamamız lazım. Ama şimdi Bay Kemal mesela yatırımdan bahsetmeden üretimden bahsediyor. Yatırım olmazsa üretim olur mu? Önce yatırım olacak, ondan sonra üretim… Üretim de istihdamı getirmiş olacak ve böylece bu noktada artık mevsimsellikten de istihdamı bunlarla kurtarmış olacağız” dedi.

Yaklaşan yaz mevsimiyle birlikte turizmde bir patlamanın yaşanacağını, bu yıl 50 milyon turist hedefini yakalayacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca tarımda, tarım endüstrisinde, ileri teknolojide, savunma sanayinde çok farklı gelişmelerin olduğunu dile getirdi.

“AYASOFYA CAMİ STATÜSÜNE ALINARAK ZİYARETLER ÜCRETSİZ GERÇEKLEŞTİRİLECEK”

Gündemdeki Ayasofya konusuna de yer verilen programda, Ayasofya’nın müze statüsünü yeni kazandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce bir defa Ayasofya’yı o asli künyesine sokmamız lazım. Nedir? Camidir. Bunu bir defa bir halletmemiz lazım” diye konuştu.

Ayasofya’nın cami statüsüne alınarak, ziyaretin ücretsiz gerçekleştirileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şu açıklamayı yaptı: “İçeride ciddi bazı mimari müdahalelerin yapılması lazım. Bu mimari müdahaleden kastım, yani bu girişlerin daha rahat olabilmesi için zemin yoklamalarının falan yapılması ve bu zemin yoklamalarıyla birlikte de oradaki manevi havayı aslına rücu ettirecek bir adımın atılması lazım. Bunun için seçimden sonra dedik, biz bunu oturup çalışalım ve ondan sonra da yasal anlamdaki adımları bir defa atalım ve bu adımları atmak suretiyle de burayı artık Ayasofya Müzesi değil Ayasofya Camii olarak bir defa devreye sokalım. İbadete açılma safhasıyla ilgili olarak da yol haritamızı, planlamamızı ona göre daha sonra yapalım dedik ve inşallah bu şekilde de bu süreci yürüteceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ve ilçe belediye başkan adaylarının projelerinden bazılarını paylaştığı programın sonunda, tüm halkı Pazar günü demokrasi şölenine davet ederek sandıkların ihmal edilmemesini ve oyların kullanılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini; birlik ve beraberliğin daha da güçlendirilerek bir seçimden çıkılması temennisiyle tamamladı.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanı Duque ile bir araya geldi için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque ile görüştü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Kolombiya Cumhurbaşkanı Ivan Duque Marquez’in eşi María Juliana Ruiz de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma törenine katıldı için yorumlar kapalı 80786

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm acezeyi, yani tüm düşkünleri kucaklayan bu müessese, medeniyetimizin ve milletimizin insana bakışının en güzel örneklerinden biridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “kimsesizlerin kimsesi” olması için bu güzide kurumu millete armağan eden Sultan Abdülhamid-i saniden bugüne Darülaceze’ye emeği geçen herkesi rahmet ve şükranla yâd etti.

İnanç, köken, ırk, cinsiyet, yaş dâhil hiçbir ayrım gözetmeden tüm düşkünleri kucaklayan bu müessesenin, medeniyetlerinin ve milletlerinin insana bakışının en güzel örneklerinden olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de ecdattan aldıkları ilhamla üstlendikleri her görevde çalışmalarını “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla ve “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” ilkesiyle yürüttüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’nin 127 yılı bulan geçmişinde, 30 bini çocuk 100 bin insana şefkat yuvası olmasının benzer çalışmalarda kendilerine ilham verdiğini aktararak, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleriyle büyük bir aile olan bu müessesenin yaşatılması ve geliştirilmesi için katkıda bulunan bakanlardan yanlarındaki çalışanlara kadar herkese teşekkür etti.

“BU PROJE, DARÜLACEZE’NİN KURULUŞ AMACINA VE TARİHİNE YAKIŞIR BİR ESER OLACAKTIR”

Bugün Darülaceze’nin hizmetlerini yeni bir boyuta taşıyacağına inandığı Sosyal Hizmet Şehri Projesi’nin temelini atmak üzere bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada bir duruma dokunmadan geçmeyeceğim. Bu işler bizim işimiz. Belediye başkanlığımda Kayışdağı’nda bir Darülacezenin temelini atmış, açılışını yapmıştık. Şu andaki malum iktidar, aynı şekilde bugün temelini atacağımız adımlarla süreci devam ettiriyor. Tabii bir şeyi sormam lazım. İstanbul’un şu anda Büyükşehir Belediye Başkanlığını üstlenmiş olan kişi veya kişilerin acaba bu alanlarda attıkları bir adım var mı? Ya bir şey yapın. Yani bir suyu akmayan musluğu açmakla ‘Biz hizmet ettik.’ diyemezsiniz. Milleti aldatmayın. Gelin bu tür eserleri yapın. Bu ülkenin darda kalmışına elinizi uzatın. Bu tür şeyleri yapın, biz de sizleri alkışlayalım. Ama yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariyle inşa edilecek projenin, yatağa bağlı sakinler ve koruma altındaki çocuklardan oluşan 1000’e yakın insana hizmet vereceğini belirterek, “Rehabilitasyon ünitesinden cami, kilise ve havranın da yer aldığı ibadethanelerine kadar tüm birimleriyle bu proje Darülaceze’nin kuruluş amacına ve tarihine yakışır bir eser olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin asırlardır yaşadığı nice saldırıları, sıkıntıları, kaosları, metanetle göğüsleme başarısının gerisinde, sahip olunan birlik, beraberlik ve dayanışma hasletinin gücü olduğunu söyledi.

Medeniyet ve kültür birikimi, aile yapısı, sosyal müesseseleri, bireysel inisiyatifleriyle tecessüm eden bu haslete sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik bakımdan güçlü, gelişmiş ülkelerin sosyal bakımdan en kırılgan ve geleceği tehdit altında nüfuslara sahip olmalarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun örneğinin Türkiye’den başka hiçbir ülkede olmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Bu sadece bizde var. Kurallar önemlidir. Maddi imkânlar önemlidir. Bireylere değer vermek önemlidir. Ama bunlar sadece günü kurtarır. Ailenin merkezinde olduğu güçlü bir sosyal yapı olmadan bunların hiçbiri geleceği kurtarmaya yetmez. Bizim önceliğimiz medeniyet mirasımıza, inanç ve kültür değerlerimize sarılarak dezavantajlı gruplar dediğimiz engellilerimizi, yaşlılarımızı, kimsesiz çocuklarımızı, garip gurebamızı sosyal yapımız içinde yaşatmaktır. Buna rağmen kimsesiz kalan yardıma veya desteğe muhtaç olan vatandaşlarımızı da kurduğumuz müesseseler ve oluşturduğumuz mekanizmalar vasıtasıyla insani hayat sürebilecekleri imkânlara kavuşturmaktır. İnşallah Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri, inanarak söylüyorum, dünyada bu işin tek örneği olacak bittiği anda. Hamdolsun bugün Türkiye dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biridir. Benzeri yok. Eğer şu dünyayı tanımışsam, biliyorsam ülkemiz gibi bir başka örnek dünyada yok.”

“YILDA 2 MİLYAR LİRA OLAN SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 100 MİLYAR LİRA SINIRINA GETİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde yılda 2 milyar lira olan sosyal yardım bütçesini 100 milyar lira sınırına getirdik. Bu rakamın millî gelirimize oranı da yüzde 0,38’den, yüzde 1,36’ya yükseldi. Eskiden daha ziyade ayni olan yardımları hem insanımızın onurunu korumak hem ihtiyaç önceliklerini kendisine bırakmak için nakde döndürdük. Böylece ülkemizde günlük harcama düzeyi dünya standardı olan 5,5 doların altında kalan nüfus oranını yüzde 34’ten, yüzde 10 seviyesine gerilettik” bilgilerini verdi.

Altyapıyı güçlendirmek ve sosyal destekleri en etkin şekilde yürütmek için ayrı bir bakanlık kurduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun bir ülkenin en büyük gücü olduğu gerçeğinden hareketle anneleri ve çocukları koruyacak, destekleyecek, çalışmalara özellikle önem verdiklerinin altını çizdi.

İstihdam, sağlık ve eğitime kadar her alanda bu çerçevede pozitif ayrımcılık yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Devlet korumasındaki çocukların bize Allah’ın ve milletin birer emaneti olduğu anlayışıyla bunları kendi ailelerinin yanında veya aile iklimine yakın şartlarda yetiştirecek bir modele geçtik. Engellilerimizi evde bakımıyla, rehabilitasyon merkezleriyle, özel bakımıyla, umut evleriyle, istihdamıyla her alanda hayatın içine katan bir yaklaşım sergiledik. Yaşlılarımızı 65 yaş maaşıyla, gündüz bakım hizmetleriyle, evde bakım hizmetleriyle, aileleri yanında desteklemeyi, huzurevleriyle sahipsiz bırakmamayı hedefleyen programlar uyguladık. Kadınlarımızı şiddetten, istihdama annelik hizmetlerinden siyasi temsile, kılık kıyafet özgürlüğünden eğitim seferberliğine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en ileri haklarına biz kavuşturduk. Şehit yakınları ve gazilerimizi de tarihimizin en büyük destekleriyle sahiplendik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkânlarını milletin her kesimine, özellikle de desteğe ihtiyaç duyan insanlara sunduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki asıl olan kadınlarımızdan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engellilerimize, tüm kesimlerin, aileleri bünyesinde sosyal yapı içinde sahiplenilmeleri ve yaşatılmalarıdır. Kendi evi, imkânı, vakti varken annesini, babasını, engelli aile üyesini, korunmaya muhtaç evladını kamuya veya özel sektöre ait bir kuruma yerleştirmek bizim aile kültürümüzle taban tabana zıttır. Huzurevlerinde kalan yaşlılarımızın önemli bir kısmının iyi eğitimli, iyi kariyerli, yüksek geliri olan çocuklara sahip olmaları düşündürücüdür. Büyükanne, büyükbaba, anne, baba ve torunların aynı evde oturmasalar bile aynı ortamda hayatlarını sürdürdükleri büyük ailelerin giderek azalıyor olması da üzüntü vericidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısındaki dağılma ve aşınmanın, nesilden nesile aktarılan değerlerin geleceğinde de bir belirsizliğe yol açtığını söyledi.

Eğitimin önce ailede, hatta ana karnında başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradan başlayıp doğumla gelişen bir eğitim dünyası olduğunu, okulun tek başına bunu yapamayacağını, okulların ailede atılan temelin üzerine eğitim verdiğini anlattı.

“ÖNCELİKLERİMİZİN BAŞINA AİLENİN GÜÇLENDİRİLMESİNİ YERLEŞTİRDİK”

Ailede verilmesi gereken değerler eksik kaldığı zaman okulların, arzu edilen millî, manevi, ahlaki, insani, medeni hasletlere sahip çocukların yetiştirilmesi konusunda zorlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşte bunun için önümüzdeki dönemde önceliklerimizin başına ailenin güçlendirilmesini, eğitimin içeriğinin buradaki eksikleri telafi edecek şekilde geliştirilmesini, kültürümüze sahiplenilmesini yerleştirdik. Gelişmiş ülkelerin, Batı’nın düştüğü hataya, inşallah biz düşmeyeceğiz. Batı tarzı bir güvenlik ve refah anlayışı uğruna aileden başlayarak tüm sosyal yapımızı, medeniyet ve kültür değerlerimizi, inancımızı feda edecek şekilde köklerimizle bağımızı koparmayacağız. Tam tersine maziden atiye kurduğumuz köprüden yürüyerek demokraside ve kalkınmada dünyanın en ileri ülkeleri arasındaki yerimizi alacağız. Medeniyet mirasımızdan taviz vermeden hedeflerimize ulaşacak yöntemlerle vizyonlarımızı genişletiyoruz.”

Bugün temelini attıkları bu perspektifin bu genişlemenin bir uygulaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için milletimizin karşısına Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne atfen 2023 hedeflerimizle İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü yıl dönümüne atfen 2053 vizyonumuzla inşallah bu sene fetih şenliklerimizi Atatürk Havalimanı’nda yapacağız. İstanbul’a yakışır bir fetih şenliğini, Atatürk Havalimanı’nda hep birlikte yapacağız. Şöyle muhteşem bir fetih şenliği yapalım ki inşallah cennet mekân Fatih Sultan Mehmet Han’a layık olalım. Malazgirt’in 1000’inci yıl dönümüne atfen 2071 hayallerimiz var bizim. Bu hayallere de ona göre yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin en önemli sembolleriyle bu yola çıktıklarını, diğer alanlarda Darülaceze’ye sahip çıkacak projeleri de bu anlayışla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Temelini atmak üzere bir araya geldikleri Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’nin ülkeye, şehre ve sakinlerine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber efendimizin hadisinde buyurduğu gibi insanlara hayrı dokunan kişinin büyüklüğünü ortaya koyacağız. Bu müjdeye muhatap olmak için bu projeye destek veren, katkıda bulunan herkese yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu örnek projenin açılışını da beraber yapacağız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş’un duasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler tören için hazırlanan butonlara basarak ilk harcı temele döktü.