Emine Erdoğan: “Yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” Emine Erdoğan: “Yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” için yorumlar kapalı 67165

Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’na katıldı.

Kral Hüseyin B. Talal Kongre Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Emine Erdoğan, Türkiye ile güçlü diplomatik ilişkileri ve derin dostluğu olan Ürdün’de anlamlı bir toplantıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ürdün’ün bölgede cereyan eden insani krizlere bakış açısıyla Türkiye ile ortak değerlerde buluşan bir ülke olduğunu kaydetti.

“ÜRDÜN VE TÜRKİYE ULUSLARARASI TOPLUMUN YÜKÜNÜ SIRTLANMIŞ İKİ ÜLKE”

Ürdün’ün de Türkiye gibi Suriye’deki iç savaştan kaçan mültecilere cömertçe kapılarını açtığına vurgu yapan Emine Erdoğan, Türkiye’nin 4 milyon, Ürdün’ün de 1.3 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak, uluslararası toplumun yükünü sırtlanmış iki ülke olduğunu belirtti.

Emine Erdoğan, “Uluslararası toplumun istatistikler üzerinden okuduğu bir meseleye, vicdani bir bakış getirmiştir. Bizler için rakamlar, Ahmet’ler, Ayşe’ler, Muhammed’lerdir. İçinde umutların, özlemlerin olduğu hayatlardır. Bu büyük insani kriz karşısında, iki ülkenin asil halkları, ortaya koydukları cömertlik ve dayanışma ruhuyla, insanlık tarihinde unutulmaz izler bırakmıştır” dedi.

Ürdün’ün merhametin ve insanlığın olduğu kadar inovasyonun da merkezi bir ülke olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania’nın, eğitim ve kadınların güçlendirilmesi konusundaki hassasiyetlerini içtenlikle paylaştığını ve bu hassasiyetin sadece kendi ülke çocukları için değil, tüm bölge insanlarına yönelik, kapsayıcı nitelikte olduğunu bildiğini söyledi.

“YAŞADIĞIMIZ TÜM KRİZLER, GENÇLERİN DİNAMİK VE YENİLİKÇİ BAKIŞ AÇILARI İLE AŞILABİLİR”

Ortadoğu gençlerinin bölgedeki çatışmalardan ve önyargılardan dolayı çeşitli bariyerlerle karşılaştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, “Toplumlarımızın sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini istiyorsak, gençleri bu krizlerin cenderesinden kurtarmalıyız. İnsanlık tarihinin ortak birikiminden edindiğimiz tecrübeyi, onların enerjisi ile buluşturmak, bizlerin görevidir. Bugün yaşadığımız tüm krizler, gençlerin taze, dinamik ve yenilikçi bakış açıları ile aşılabilir. Buna yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Gençlere seslenerek, “Yerkürenin sizin aydınlık fikirlerinize, enerjinize ihtiyacı var” diyen Emine Erdoğan, dünyanın geleceğini tehdit eden çevre krizi ile karşı karşıya olunduğunu, bu noktada, insanoğlunun bozulmamış fıtratını hatırlatacak olanın gençler olduğunu vurguladı.

Modern insanın doğanın hâkimi değil sadece bir parçası olduğunu sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef, eşref-i mahlûkat olmayı, tabiata hükmeden efendi olmakla karıştırdık. Bunun sonucu olarak, çevreden iklime pek çok sorunla karşı karşıya kaldık.  Dünyamız, sanayi öncesi döneme göre, 1 derece ısınmış durumda. Tahminler 2030 sonrasında, küresel ısınmanın 1.5 derece sınırını aşacağını gösteriyor. Ve bu ısınmadan en çok mega kentler etkilenecek. Yangınlar yüzde 37 oranında artacak. Buzullardaki erime, sahillerde yaşayan 400 milyon insanı büyük risk altına sokacak. Böylesi büyük sorunlarla karşı karşıya geldiğimizde, çözümü hükûmetlerde, büyük şirketlerde ararız. Oysa çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz. Bugün en yaygın pazarlama stratejisi, insanları mutlaka bir şeye ihtiyacı olduğuna inandırmaktır. Oysa güzel bir Arap atasözü şöyle diyor; ‘ihtiyacı olmayan şeyi alan kişi, ihtiyacı olan şeyi satar!”

Emine Erdoğan, “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık” ayetini hatırlatarak, “Yeryüzünde vakarlı bir Müslüman yürüyüşü, ardında bıraktığı karbon ayak izini de hesap etmek demektir. Zira mümin bütün varlığa karşı hürmetkâr olandır. Diğer canlıların hak ve hukukuna saygı duyan, her türlü aşırılıktan kaçınandır. Ve en medeni yaşamın, aslında en sade yaşam olduğunu bilendir” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇEVRECİ BİR EKONOMİ; SANAYİNİN, ÜRETİMİN VE TEKNOLOJİNİN İÇİNE İNSANÎ DEĞERLERİ KATMAKLA MÜMKÜN”

“Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir” ayetinin manasını idrak etmiş bir insanın ormanları tahrip edemeyeceğini, suları kirletemeyeceğini ifade eden Emine Erdoğan, Müslüman kimliğini çevreci bir duyarlılıktan ayırmadığını, yaratılmışlara karşı nezaketin de Müslümanın temel yaşam biçimi olması gerektiğini kaydetti.

Emine Erdoğan, çevreci bir ekonomi inşa etmenin, sanayinin, üretimin ve teknolojinin içine insanî değerleri katmakla mümkün olacağını işaret ederek, bu kapsamda tek kullanımlık ürünlerden vazgeçilmesi, ihtiyaçtan fazlasının alınmayarak israfın önüne geçilmesi, yenilenebilir enerji kullanımına önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de özü tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye dayanan bir çevre seferberliği başlattıklarına dikkati çeken Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen sıfır atık projesini anlatarak Türkiye’de yeni bir yaşam kültürü oluşturmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

SIFIR ATIK PROJESİ

Emine Erdoğan, yaklaşık 15 aydır uygulanan proje kapsamında, 15 bine yakın kamu kuruluşunda sıfır atık uygulamasına geçildiğini, okul, askerî tesislerde bu kültürün altyapısının kurulduğunu, yerel yönetimlerin geri dönüşüm sistemlerini revize ederek, büyük çevresel ve ekonomik kazanımlar elde ettikleri bilgisini verdi.

Plastik kullanımını azaltmak üzere, tüm marketlerde plastik poşetleri ücretli hâle getirdiklerini ve Türkiye’de naylon poşet kullanımının yüzde 70 oranında azaldığını açıklayan Emine Erdoğan, organik atıkların, kompost gübreye dönüştürülerek peyzaj alanlarında kullanıldığını ve bu çabaların OECD çevresel değerlendirme raporunda takdirle karşılandığını kaydetti.

Biyoçeşitliliğin korunmasından atık yönetimine pek çok alanda Türkiye’nin çevre performansının dünyaya örnek gösterildiğini ifade eden Emine Erdoğan, proje kapsamında geri kazanım oranını 2030’da yüzde 60’a çıkarmayı hedeflediklerini, İstanbul gibi dev bir metropolün bir yıllık su ve elektrik ihtiyacına denk tasarruf elde etmeyi öngördüklerini açıkladı.

“BİZ YÖNETİM ANLAYIŞI GENÇ BİR ÜLKE OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

Emine Erdoğan, Türkiye’de gençleri yönetim süreçlerine katmayı hedeflediklerini belirterek, “Biz, yalnızca nüfusu genç olan değil, yönetim anlayışı genç bir ülke olmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde seçme ve seçilme yaşını 18’e indirdik. Daha önce ülkemizde seçme yaşı 18, seçilme yaşı 30’du. Hükûmetimiz seçilme yaşını önce 25’e, daha sonra 18’e indirdi. Şu anda parlamentomuzda gencecik milletvekillerimiz var. Gençleri, hükûmet politikalarının edilgen birer alıcısı değil, aksine o politikaları üreten kişiler olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yapay zekânın hâkim güç olacağı 4. Sanayi devriminin, geçmişten kalan anlayışlar üzerine temellendirilemeyeceğine işaret eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizin gerek siyasi gerekse ekonomik istikrarı, gençlerin dünyanın huzur ve refahına kafa yoran bireyler olmasıyla doğrudan ilişkili. Mesela Yeni Zelanda’da yaşanan elim olay, hepimizi harekete geçirmeli. Genç dimağlar, nefretin, ayrımcılığın, çifte standardın ötesinde ortak bir gelecek hayali kurabilirler. Bunun için, gençlerin sesinin daha gür duyulduğu katılımcı demokrasiler inşa etmeliyiz. Öyle çok ortak pozitif gündemimiz olabilir ki. İşte çevre duyarlılığı da bunlardan birisidir. Çünkü bu, tam da genç bir isyan ahlakı gerektiriyor. Dünyanın geleceğini tehdit eden sorunlar karşısında hâkim paradigmaya esir düşmemek, başka türlüsünü hayal edebilmek. Böylesi kafa tutuşlar, bir gençlik enerjisi istiyor.”

“ÇEVRE KONUSUNDA BİRLİKTE YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY OLDUĞUNA İNANIYORUM”

Çevre duyarlılığını diğer toplumsal hassasiyetlerden soyutlayarak siyasallaştıran tutumların olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Oysa insana, çevreye, farklı kültürlere, yaşam tarzlarına duyarlı olmak, bir bütünün parçalarıdır. Kaynağını gerçek bir insan ve tabiat sevgisinden alan çevre hassasiyeti, her konuda sahici bir tutuma sahiptir. Çevre konusunda birlikte yapacağımız çok şey olduğuna inanıyorum. Ekonomistlerin, ‘kirleten öder’ mantığı ile karbon vergilendirmesini konuştuğu bir çağda biz denizleri kirletmemeyi, suyu israf etmemeyi konuşalım” dedi.

Emine Erdoğan, bir fincan kahvenin üretimi için 140 litre su, bir tişörtün üretiminde ise 2 bin 700 litre suyun gerektiğine dikkati çekerek, “Dünyayı incittiğimiz her an, dünya bize cevabını tükenerek veriyor. O hâlde bizler israfı bir yaşam biçimi hâline getirmemeliyiz. Hele de dünyanın bir yarısında çocuklar temel ihtiyaçları olan kıyafetleri dahi bulamazken, bu bize yakışmaz” uyarısında bulundu.

“ÇEVRE DUYARLILIĞI, KENDİNE DUYARLI OLMAKTIR”

“Çevre duyarlılığı, kendine duyarlı olmaktır. Dikkat edin, tabiat ile ilişkisi güçlü olanların, kendileriyle ilişkisi de güçlüdür” diyen Emine Erdoğan, paketli gıdaların hem sağlığa hem de çevreye zararları olduğunu anlattı.

Toplantıya katılan gençleri Türkiye’ye davet eden Emine Erdoğan, “Ülkemizde dünya tarih yazımını değiştiren yeni bir arkeolojik keşif yapıldı. Dünyanın en eski yerleşim yeri, 12 bin yıllık Göbeklitepe, Şanlıurfa kentimizde bulunuyor. Sizleri en kısa zamanda tarihin sıfır noktasını görmeye davet ediyorum. Ve elbette İstanbul, her zaman olduğu gibi yeni keşifler için sizleri bekliyor” diye konuştu.

EMİNE ERDOĞAN, DÜNYA EKONOMİK FORUMU BAŞKANI BRENDE İLE GÖRÜŞTÜ

Emine Erdoğan, konuşmasının ardından Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Borge Brende ve Genel Müdürü Klaus Schwab ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, çevre konusunda bireysel farkındalıkların yanı sıra uluslararası arenada yapılacak çalışmalar ele alındı.

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Brende, çevrenin korunması konusunda yeni projeleri hakkında bilgi vererek Türkiye ile ortak çalışma isteklerini dile getirdi. Bu kapsamda, 24-25 Nisan tarihindeki Türkiye ziyaretinin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yapılacak iş birliklerinin önemi vurgulandı.

Görüşmede, çevre kirliliğinin önlenmesi için okyanus temizliğinin önemi ve bu konuda alınabilecek önlemler konusu üzerinde de duruldu.

Emine Erdoğan, daha sonra Ürdün Kraliçesi Rania el-Abdullah’ın onuruna verdiği özel yemeğe katıldı ve el sanatları sergisini gezdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta için yorumlar kapalı 87007

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle gittiği başkent Tiran’da resmî törenle karşılandı.

Tiran Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen törende, iki ülkenin millî marşları çalındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama’nın tören kıtasını selamlamalarının ardından, iki ülke heyetleri takdim edildi.

RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ. RECEP PEKER TANITKAN’ ın OBJEKTİFİNDEN 50’nci YIL FOTOĞRAF SERGİSİ. için yorumlar kapalı 1491

Dünya ve Avrupa yarışmaları ödüllü ünlü fotoğraf sanatçımız RECEP PEKER TANITKAN 50’inci yıl anısına Ankara Kalesi EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nde eserlerini sanatseverlerin beğenisine sundu.

Dünyanın önde gelen sanat merkezlerinden olan EMİN ANTİK Sanat Merkezi’nin Kurucusu İBRAHİM TERZİOĞLU, serginin açılış konuşmasına ünlü Rus Yazar Lev TOLSTOY’un sanat hakkındaki bir deyişiyle başladı.

TOLSTOY’un “Sanat düşünebilen, gerçeği görebilen, toplumu anlayabilen insanların işidir.” deyişini hatırlatan TERZİOĞLU, Türk halkının bağrından çıkan Recep Peker TANITKAN’ın eserlerine EMİN ANTİK Sanat Merkezi olarak ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

EMİN ANTİK SANAT GALERİSİNİN bulunduğu binayı 10 yıl önce satın aldıklarında bir harabe olduğunu hatırlatan İBRAHİM TERZİOĞLU, bugün dünyaca tanınan bir sanat merkezine dönüşmesinde büyük bir gayret ve pay sahibi olan oğlu ve EMİN ANTİK SANAT GALERİSİ’nin sahibi Emin CAN TERZİOĞLU’na da teşekkür etti.

İbrahim TERZİOĞLU’nun konuşmasından sonra kürsüye ünlü ressamlarımızdan Hasan GEMİCİ ve eşi Şükran GEMİCİ geldi. Hasan GEMİCİ, Sanatın bir kurtuluş ve özgürlük alanı olduğunu vurgulayarak sanatın diğer alanlardan farklılığına dikkat çekti.

GEMİCİ, Sanatın sorgulayıcı gözle bakan enteresan bir alan olduğunu da sözlerine ekledi. GEMİCİ’den sonra söz alan Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve TABİAT VARLIKLARI Daire Başkanı BEKİR ÖDEMİŞ de Sergiye katkıda bulunanlara teşekkür ettiği konuşmasında sanatla ilgili projelerin çalışmalarında çok önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Gazeteciler Cemiyeti BAŞKANI Nazmi BİLGİN de Recep Peker TANITKAN’ın çıkardıkları SANATIM dergisiyle sanata büyük bir katkı verdiğini belirtti.

Bilgin, Sanatçının SANATIM dergisiyle SANATÇILARI ve Kaleyi tanıtarak büyük bir hizmet verdiği değerlendirmesinde de bulundu. Sözlerin anlatamadığını fotoğrafın anlattığına işaret eden Nazmi BİLGİN, bu alanda fotoğraf sanatçılığının gelinecek son nokta olduğunu da söyledi.

Eski Ankara Milletvekili ve Kale Derneği Başkanı Şevket Bülent YAHNİCİ de konuşmasında fotoğrafın anı yakalamak olduğunu ifade ederek fotoğraf sanatçılığının çok önemli bir meslek olduğunu belirtti.

YAHNİCİ, değerli fotoğraf sanatçısı Recep Peker TANITKAN’a Ankara Kalesi tanıtımındaki çalışmalarından dolayı da teşekkür etti.

YAHNİCİ, TANITKAN’ın. SANATIM dergisiyle birlikte yayınladıkları ANKARA KALESİ ekinin bunun önemli bir göstergesi olduğunu da bildirdi.

EMİN ANTİK SANAT DANIŞMA KURULU BAŞKANI Sanat Felsefecisi ve eleştirmeni Ümit Yaşar GÖZÜM de serginin fotoğrafın sanata dönüştüğü bir sergi olduğunu dile getirdi.

Sanatseverler, EMİN ANTİK SANAT MERKEZİ’ndeki RECEP PEKER TANITKAN’ın OBJEKTİFİNDEN 50’inci YIL TEMALI FOTOĞRAF SERGİSİ’ni 2 Şubat tarihine kadar ziyaret edebilirler.