Emine Erdoğan: “Yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” 0 66884

Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ürdün’de gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Toplantısı’na katıldı.

Kral Hüseyin B. Talal Kongre Merkezi’ndeki toplantıda konuşan Emine Erdoğan, Türkiye ile güçlü diplomatik ilişkileri ve derin dostluğu olan Ürdün’de anlamlı bir toplantıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ürdün’ün bölgede cereyan eden insani krizlere bakış açısıyla Türkiye ile ortak değerlerde buluşan bir ülke olduğunu kaydetti.

“ÜRDÜN VE TÜRKİYE ULUSLARARASI TOPLUMUN YÜKÜNÜ SIRTLANMIŞ İKİ ÜLKE”

Ürdün’ün de Türkiye gibi Suriye’deki iç savaştan kaçan mültecilere cömertçe kapılarını açtığına vurgu yapan Emine Erdoğan, Türkiye’nin 4 milyon, Ürdün’ün de 1.3 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak, uluslararası toplumun yükünü sırtlanmış iki ülke olduğunu belirtti.

Emine Erdoğan, “Uluslararası toplumun istatistikler üzerinden okuduğu bir meseleye, vicdani bir bakış getirmiştir. Bizler için rakamlar, Ahmet’ler, Ayşe’ler, Muhammed’lerdir. İçinde umutların, özlemlerin olduğu hayatlardır. Bu büyük insani kriz karşısında, iki ülkenin asil halkları, ortaya koydukları cömertlik ve dayanışma ruhuyla, insanlık tarihinde unutulmaz izler bırakmıştır” dedi.

Ürdün’ün merhametin ve insanlığın olduğu kadar inovasyonun da merkezi bir ülke olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania’nın, eğitim ve kadınların güçlendirilmesi konusundaki hassasiyetlerini içtenlikle paylaştığını ve bu hassasiyetin sadece kendi ülke çocukları için değil, tüm bölge insanlarına yönelik, kapsayıcı nitelikte olduğunu bildiğini söyledi.

“YAŞADIĞIMIZ TÜM KRİZLER, GENÇLERİN DİNAMİK VE YENİLİKÇİ BAKIŞ AÇILARI İLE AŞILABİLİR”

Ortadoğu gençlerinin bölgedeki çatışmalardan ve önyargılardan dolayı çeşitli bariyerlerle karşılaştıklarını dile getiren Emine Erdoğan, “Toplumlarımızın sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini istiyorsak, gençleri bu krizlerin cenderesinden kurtarmalıyız. İnsanlık tarihinin ortak birikiminden edindiğimiz tecrübeyi, onların enerjisi ile buluşturmak, bizlerin görevidir. Bugün yaşadığımız tüm krizler, gençlerin taze, dinamik ve yenilikçi bakış açıları ile aşılabilir. Buna yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Gençlere seslenerek, “Yerkürenin sizin aydınlık fikirlerinize, enerjinize ihtiyacı var” diyen Emine Erdoğan, dünyanın geleceğini tehdit eden çevre krizi ile karşı karşıya olunduğunu, bu noktada, insanoğlunun bozulmamış fıtratını hatırlatacak olanın gençler olduğunu vurguladı.

Modern insanın doğanın hâkimi değil sadece bir parçası olduğunu sözlerine ekleyen Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef, eşref-i mahlûkat olmayı, tabiata hükmeden efendi olmakla karıştırdık. Bunun sonucu olarak, çevreden iklime pek çok sorunla karşı karşıya kaldık.  Dünyamız, sanayi öncesi döneme göre, 1 derece ısınmış durumda. Tahminler 2030 sonrasında, küresel ısınmanın 1.5 derece sınırını aşacağını gösteriyor. Ve bu ısınmadan en çok mega kentler etkilenecek. Yangınlar yüzde 37 oranında artacak. Buzullardaki erime, sahillerde yaşayan 400 milyon insanı büyük risk altına sokacak. Böylesi büyük sorunlarla karşı karşıya geldiğimizde, çözümü hükûmetlerde, büyük şirketlerde ararız. Oysa çevreci bir ekonomi var etmenin temelinde, bizim davranış biçimlerimiz yatıyor. Büyük dönüşümlerin, bireysel davranış değişiklikleri ile başladığına inanıyorum. Bu bağlamda, yerleşik tüketim kültürümüzü yeniden gözden geçirmeliyiz. Bugün en yaygın pazarlama stratejisi, insanları mutlaka bir şeye ihtiyacı olduğuna inandırmaktır. Oysa güzel bir Arap atasözü şöyle diyor; ‘ihtiyacı olmayan şeyi alan kişi, ihtiyacı olan şeyi satar!”

Emine Erdoğan, “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık” ayetini hatırlatarak, “Yeryüzünde vakarlı bir Müslüman yürüyüşü, ardında bıraktığı karbon ayak izini de hesap etmek demektir. Zira mümin bütün varlığa karşı hürmetkâr olandır. Diğer canlıların hak ve hukukuna saygı duyan, her türlü aşırılıktan kaçınandır. Ve en medeni yaşamın, aslında en sade yaşam olduğunu bilendir” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇEVRECİ BİR EKONOMİ; SANAYİNİN, ÜRETİMİN VE TEKNOLOJİNİN İÇİNE İNSANÎ DEĞERLERİ KATMAKLA MÜMKÜN”

“Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir” ayetinin manasını idrak etmiş bir insanın ormanları tahrip edemeyeceğini, suları kirletemeyeceğini ifade eden Emine Erdoğan, Müslüman kimliğini çevreci bir duyarlılıktan ayırmadığını, yaratılmışlara karşı nezaketin de Müslümanın temel yaşam biçimi olması gerektiğini kaydetti.

Emine Erdoğan, çevreci bir ekonomi inşa etmenin, sanayinin, üretimin ve teknolojinin içine insanî değerleri katmakla mümkün olacağını işaret ederek, bu kapsamda tek kullanımlık ürünlerden vazgeçilmesi, ihtiyaçtan fazlasının alınmayarak israfın önüne geçilmesi, yenilenebilir enerji kullanımına önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de özü tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye dayanan bir çevre seferberliği başlattıklarına dikkati çeken Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen sıfır atık projesini anlatarak Türkiye’de yeni bir yaşam kültürü oluşturmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

SIFIR ATIK PROJESİ

Emine Erdoğan, yaklaşık 15 aydır uygulanan proje kapsamında, 15 bine yakın kamu kuruluşunda sıfır atık uygulamasına geçildiğini, okul, askerî tesislerde bu kültürün altyapısının kurulduğunu, yerel yönetimlerin geri dönüşüm sistemlerini revize ederek, büyük çevresel ve ekonomik kazanımlar elde ettikleri bilgisini verdi.

Plastik kullanımını azaltmak üzere, tüm marketlerde plastik poşetleri ücretli hâle getirdiklerini ve Türkiye’de naylon poşet kullanımının yüzde 70 oranında azaldığını açıklayan Emine Erdoğan, organik atıkların, kompost gübreye dönüştürülerek peyzaj alanlarında kullanıldığını ve bu çabaların OECD çevresel değerlendirme raporunda takdirle karşılandığını kaydetti.

Biyoçeşitliliğin korunmasından atık yönetimine pek çok alanda Türkiye’nin çevre performansının dünyaya örnek gösterildiğini ifade eden Emine Erdoğan, proje kapsamında geri kazanım oranını 2030’da yüzde 60’a çıkarmayı hedeflediklerini, İstanbul gibi dev bir metropolün bir yıllık su ve elektrik ihtiyacına denk tasarruf elde etmeyi öngördüklerini açıkladı.

“BİZ YÖNETİM ANLAYIŞI GENÇ BİR ÜLKE OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

Emine Erdoğan, Türkiye’de gençleri yönetim süreçlerine katmayı hedeflediklerini belirterek, “Biz, yalnızca nüfusu genç olan değil, yönetim anlayışı genç bir ülke olmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde seçme ve seçilme yaşını 18’e indirdik. Daha önce ülkemizde seçme yaşı 18, seçilme yaşı 30’du. Hükûmetimiz seçilme yaşını önce 25’e, daha sonra 18’e indirdi. Şu anda parlamentomuzda gencecik milletvekillerimiz var. Gençleri, hükûmet politikalarının edilgen birer alıcısı değil, aksine o politikaları üreten kişiler olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yapay zekânın hâkim güç olacağı 4. Sanayi devriminin, geçmişten kalan anlayışlar üzerine temellendirilemeyeceğine işaret eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizin gerek siyasi gerekse ekonomik istikrarı, gençlerin dünyanın huzur ve refahına kafa yoran bireyler olmasıyla doğrudan ilişkili. Mesela Yeni Zelanda’da yaşanan elim olay, hepimizi harekete geçirmeli. Genç dimağlar, nefretin, ayrımcılığın, çifte standardın ötesinde ortak bir gelecek hayali kurabilirler. Bunun için, gençlerin sesinin daha gür duyulduğu katılımcı demokrasiler inşa etmeliyiz. Öyle çok ortak pozitif gündemimiz olabilir ki. İşte çevre duyarlılığı da bunlardan birisidir. Çünkü bu, tam da genç bir isyan ahlakı gerektiriyor. Dünyanın geleceğini tehdit eden sorunlar karşısında hâkim paradigmaya esir düşmemek, başka türlüsünü hayal edebilmek. Böylesi kafa tutuşlar, bir gençlik enerjisi istiyor.”

“ÇEVRE KONUSUNDA BİRLİKTE YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY OLDUĞUNA İNANIYORUM”

Çevre duyarlılığını diğer toplumsal hassasiyetlerden soyutlayarak siyasallaştıran tutumların olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Oysa insana, çevreye, farklı kültürlere, yaşam tarzlarına duyarlı olmak, bir bütünün parçalarıdır. Kaynağını gerçek bir insan ve tabiat sevgisinden alan çevre hassasiyeti, her konuda sahici bir tutuma sahiptir. Çevre konusunda birlikte yapacağımız çok şey olduğuna inanıyorum. Ekonomistlerin, ‘kirleten öder’ mantığı ile karbon vergilendirmesini konuştuğu bir çağda biz denizleri kirletmemeyi, suyu israf etmemeyi konuşalım” dedi.

Emine Erdoğan, bir fincan kahvenin üretimi için 140 litre su, bir tişörtün üretiminde ise 2 bin 700 litre suyun gerektiğine dikkati çekerek, “Dünyayı incittiğimiz her an, dünya bize cevabını tükenerek veriyor. O hâlde bizler israfı bir yaşam biçimi hâline getirmemeliyiz. Hele de dünyanın bir yarısında çocuklar temel ihtiyaçları olan kıyafetleri dahi bulamazken, bu bize yakışmaz” uyarısında bulundu.

“ÇEVRE DUYARLILIĞI, KENDİNE DUYARLI OLMAKTIR”

“Çevre duyarlılığı, kendine duyarlı olmaktır. Dikkat edin, tabiat ile ilişkisi güçlü olanların, kendileriyle ilişkisi de güçlüdür” diyen Emine Erdoğan, paketli gıdaların hem sağlığa hem de çevreye zararları olduğunu anlattı.

Toplantıya katılan gençleri Türkiye’ye davet eden Emine Erdoğan, “Ülkemizde dünya tarih yazımını değiştiren yeni bir arkeolojik keşif yapıldı. Dünyanın en eski yerleşim yeri, 12 bin yıllık Göbeklitepe, Şanlıurfa kentimizde bulunuyor. Sizleri en kısa zamanda tarihin sıfır noktasını görmeye davet ediyorum. Ve elbette İstanbul, her zaman olduğu gibi yeni keşifler için sizleri bekliyor” diye konuştu.

EMİNE ERDOĞAN, DÜNYA EKONOMİK FORUMU BAŞKANI BRENDE İLE GÖRÜŞTÜ

Emine Erdoğan, konuşmasının ardından Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Borge Brende ve Genel Müdürü Klaus Schwab ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, çevre konusunda bireysel farkındalıkların yanı sıra uluslararası arenada yapılacak çalışmalar ele alındı.

Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Brende, çevrenin korunması konusunda yeni projeleri hakkında bilgi vererek Türkiye ile ortak çalışma isteklerini dile getirdi. Bu kapsamda, 24-25 Nisan tarihindeki Türkiye ziyaretinin ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yapılacak iş birliklerinin önemi vurgulandı.

Görüşmede, çevre kirliliğinin önlenmesi için okyanus temizliğinin önemi ve bu konuda alınabilecek önlemler konusu üzerinde de duruldu.

Emine Erdoğan, daha sonra Ürdün Kraliçesi Rania el-Abdullah’ın onuruna verdiği özel yemeğe katıldı ve el sanatları sergisini gezdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, A Millî Kadın Basketbol Takımı ile akşam yemeğinde bir araya geldi 0 55686

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 2019 FİBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası öncesinde A Millî Kadın Basketbol Takımı ile Huber Köşkü’nde akşam yemeğinde bir araya gelerek, başarılar diledi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Millî Takımlar Teknik Direktörü Haluk Yıldırım ve A Kadın Millî Takım Menajeri Yasemin Horasan ile teknik heyet ve basketbolcuların katıldığı yemekte konuşan Emine Erdoğan, sonuç her ne olursa olsun her daim ülkenin gururu olduklarını belirterek, “Sizler, hem millî bir sporcu hem de kadın olarak, formanızın üzerine eklenen umutların ağırlığını da taşıyorsunuz” dedi.

Boyunlarına takılan her madalyayla her yaştan Türk kadının özgüvenini tazelediklerini vurgulayan Emine Erdoğan, “Türk kadının tuttuğunu koparan, kitleleri peşinden sürükleyen gücünü ortaya koyuyorsunuz. Sahadaki üstün performansınızla, önyargıları da yıkıyorsunuz. Sonuç ne olursa olsun, siz sporcularımızın mücadelesine ortak olmak, toplumumuzdaki dayanışmayı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını artıyor” diye konuştu.

“ŞAMPİYONADA SİZİN GİBİ OLMAK İSTEYEN KIZ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN DE MÜCADELE EDİN”

Emine Erdoğan, sporun ve bayrağın birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Yani biz her şartta zaten kazanan tarafız. Başarınızın, her şeyden önce kız çocuklarımıza, genç kızlarımıza ve kadınlarımıza ilham kaynağı olacağını biliyorum. O nedenle bu şampiyonada milletimiz için olduğu kadar, sizin gibi olmak isteyen kız çocuklarımız için de mücadele etmenizi arzu ediyorum. Çünkü onlar için rol modelsiniz” mesajını verdi.

Huber Köşkü bahçesine kurulan potada mini bir gösteri yapan millî basketbolcular, Emine Erdoğan’a millî takım forması hediye etti.

Programa; Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Esra Albayrak ile Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” 0 88020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.


PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,