Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bolivya Devlet Başkanı Ayma, ortak basın toplantısı düzenledi 0 53

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya Devlet Başkanı Morales ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türkiye ve Bolivya birçok konuda benzer tutumlara sahiptir. Dünyada aşırı sağın ve İslam düşmanı hareketlerin yükselişinden endişe duyduğumuzu bir kez daha dile getirmek istiyoruz. Her türlü ayrımcılığı, ötekileştirmeyi ve dışlamayı reddediyoruz. Bolivya’nın Filistin davasına, özellikle de Kudüs’ün statüsü ve Filistinli sivillerin korunmasına yönelik verdiği desteğe teşekkür ediyorum. Bunun yanında Golan Tepeleri’yle alakalı yaklaşımını da takdirle izliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bolivya Devlet Başkanı Juan Evo Morales Ayma gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

“BU TARİHÎ ZİYARET İKİ ÜLKE ARASINDA YENİ BİR KÖŞE TAŞI OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya Devlet Başkanı Morales’in Bolivya’dan Türkiye’ye devlet başkanı düzeyinde yapılan ilk resmî ziyareti gerçekleştirmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, bu tarihî ziyaretin iki ülke arasında yeni bir köşe taşı olacağına inandığını söyledi.

Türkiye’nin La Paz Büyükelçiliği’nin geçen yıl açıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya’nın da Ankara’da büyükelçilik açma kararı alasını memnuniyetle karşıladıklarını, bu konuda gereken her türlü desteğin verileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl Türkiye ve Bolivya arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilişinin 70’nci yıl dönümünün kutlanacağını belirterek bu amaçla 2020 yılında her iki ülkede özel etkinlikler düzenleneceğini, bu etkinliklerin beşeri ilişkilerin gelişmesine katkı sunmasını temenni ettiğini dile getirdi.

“TİCARET HACMİNİ 500 MİLYON DOLARA ÇIKARTMAYI HEDEFLİYORUZ”

Gerçekleştirilen görüşmelerde Karma Ekonomik Komisyonu’nun ilk toplantısının bu yıl içinde yapılmasında mutabık kaldıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ekonomik ve ticari ilişkilerinin son dönemde ciddi sıçrama yaşadığını, ticaret hacminin son 2 yılda yüzde 250 oranında artışla 113 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya Devlet Başkanı Morales ile ticaret hacmini 500 milyon dolara çıkartma hedefi koyduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde ekonomik ilişkilerin hukuki zemininin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımların arttırılması ve enerji gibi sektörlerde ortak girişimlere imza atılması konularını ele aldıklarına işaret ederek, “Bu hidroelektrik sistemler olsun, bu termik santraller olsun, jeotermal sistemler olsun, bunun yanında güneş enerjisi olsun ve bütün bunlarla beraber bu alanda atacağımız adımlarla her iki tarafın özellikle gerek iş adamlarının ortak girişimiyle BOT sistemi olabilir veyahut da çok daha farklı bir şekilde millî bütçeye dayalı olarak olabilir, bunları da inşallah yapacağımız ilk iade ziyaretinde geniş bir iş adamları ekibiyle bizler de Bolivya’ya gitmeyi planlıyoruz” dedi.

“BOLİVYA İLE KALKINMA ALANINDAKİ İŞ BİRLİĞİNE ÖZEL ÖNEM ATFEDİYORUZ”

Bolivya Devlet Başkanı Morales ile görüşmelerde özellikle savunma sanayindeki iş birliği imkânları üzerinde durduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya ile kalkınma alanındaki iş birliğine de özel önem atfettiklerini aktardı.

TİKA’nın, tarım ve sağlık alanlarında Bolivya’da başarılı projelere imza attığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu destekleri devam ettirme arzusunda olduklarını, bu konuda TİKA Başkanına gerekli talimatları vereceğini söyledi.

Kadını güçlendirme, anne çocuk sağlığı ve tarım alanlarındaki projeleri de bu yıl gelecek talepler doğrultusunda geliştirmenin gündemlerinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Değerli basın mensupları; malumunuz biz İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Zirve Dönem Başkanıyız. Sayın Morales Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu’nun Dönem Başkanı. İkili ilişkilerimize ilaveten bugün bölgesel ve uluslararası meseleleri de değerlendirdik. Türkiye ve Bolivya birçok konuda benzer tutumlara sahiptir. Dünyada aşırı sağın ve İslam düşmanı hareketlerin yükselişinden endişe duyduğumuzu bir kez daha dile getirmek istiyoruz. Her türlü ayrımcılığı, ötekileştirmeyi ve dışlamayı reddediyoruz. Bolivya’nın Filistin davasına, özellikle de Kudüs’ün statüsü ve Filistinli sivillerin korunmasına yönelik verdiği desteğe teşekkür ediyorum. Bunun yanında Golan Tepeleri’yle alakalı yaklaşımını da takdirle izliyoruz.”

“VENEZUELA HALKI İRADESİNİ CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİYLE ORTAYA KOYMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolivya Devlet Başkanı Morales ile Venezuela konusunu da ele aldıklarına işaret ederek, “Venezuela halkı iradesini geçen yılki cumhurbaşkanlığı seçimiyle ortaya koymuştur. Venezuelalı dostlarımızın sandık başında aldıkları kararların başkaları tarafından sorgulanmasını demokrasi adına doğru bulmuyoruz. Âdeta eyalet valisi tayin eder gibi hiç seçimle alakası olmayan bir kişiyi getirip bir ülkenin başına atamak, tayin etmek, bunun demokrasiyle bağdaşır hiçbir yanı yoktur. Ülkelerin egemenlik haklarına, halk iradesine, demokrasiye saygı ve içişlerine karışmama ilkesi çerçevesinde, Bolivya gibi Maduro yönetimini Venezuela’nın meşru hükûmeti olarak tanımaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Venezuela hükûmetine, muhalefet ve uluslararası toplumla iletişim kanallarını açık tutması gerektiğini söylediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kapsamlı reformu konusunu da ele aldık. Güvenlik Konseyi’nin demokratik ve adil bir temsile kavuşturulmasına yönelik taahhütlerimizi tekrarladık” dedi.

BOLİVYA DEVLET BAŞKANI MORALES: “VENEZUELA, İKTİSADİ SORUNLARINA RAĞMEN BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNAN BİR ÜLKEDİR”

Bolivya Devlet Başkanı Morales de Türkiye’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek önümüzdeki haftalarda Bolivya Büyükelçisi’nin Türkiye’de göreve başlayacağı bilgisini paylaştı.

Bolivya Devlet Başkanı Morales, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Venezuela ile ilgili görüşlerine katıldığını belirterek, “Başka askerî müdahaleye maruz kalmış ülkelerle ilgili de aynı şekilde düşünüyoruz. Venezuela’nın devletini, hükûmetini, halkını çok iyi tanıyorum, Venezuela halkı da devrimci bir halktır, iktisadi sorunlarına rağmen bağımsızlığını ve devlet egemenliğini savunan bir ülkedir ve Venezuela halkının onurunu ve kimliğini savunan bir ülkedir ve bu yüzden onları destekliyoruz” diye konuştu.

Bolivya’nın kendi doğal kaynaklarına katma değer vermeye başladığını belirten Bolivya Devlet Başkanı Morales, “Lityum sanayileşmesine de başladığımızı ifade etmek istiyorum. Biliyorum ki Türkiye bu büyük sanayinin bir parçası olmak istiyor, bunu biliyorum. 2030 yılına yönelik planlar bunlar, 41 lityum tesisi kuracağız, lityum, hidroksit, katot, batarya tesisleri, potasyum klorür tesisleri iki bölgede, Oruro ve Potosi’de yapılacak, kurulacak. Potosi’de en fazla tesisi kuracağız ve bazı malların üretimini de başka tesislerde gerçekleştireceğiz. Ve lityum alt ürünleri için de farklı tesisler, 7 tesis kuracağız, bunlar eczacılık alanında da, ilaç sektöründe de hizmet verecek. Başka ülkeleri, Türkiye’yi de ekliyoruz bu anlamda” sözlerine yer verdi.

Savunma sanayi ve bu alanda teknoloji alımı ve aktarımını özellikle istediklerine vurgu yapan Bolivya Devlet Başkanı Morales, Türkiye’nin ülkesindeki tarım ve sağlık yatırımlarından duyduğu memnuniyeti ifade ederek teşekkür etti.

Bolivya Devlet Başkanı Morales, “Dile getirdiğimiz ilkeleri, ideolojileri destekliyorum. Gerçekten sizi de dinledikten, tanıdıktan sonra ve Türkiye’nin bir hayranı olduğumu söylemek istiyorum” dedi.

Ülkesinde Türk dizileri ve Türk Hava Yolları’nın çok meşhur olduğunu ifade eden Bolivya Devlet Başkanı Morales, 2020 yılının ilk çeyreğinde Türk Hava Yolları’nın doğrudan uçuş planı olduğunu duyduğunu, bunun da kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, A Millî Kadın Basketbol Takımı ile akşam yemeğinde bir araya geldi 0 55686

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 2019 FİBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası öncesinde A Millî Kadın Basketbol Takımı ile Huber Köşkü’nde akşam yemeğinde bir araya gelerek, başarılar diledi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Millî Takımlar Teknik Direktörü Haluk Yıldırım ve A Kadın Millî Takım Menajeri Yasemin Horasan ile teknik heyet ve basketbolcuların katıldığı yemekte konuşan Emine Erdoğan, sonuç her ne olursa olsun her daim ülkenin gururu olduklarını belirterek, “Sizler, hem millî bir sporcu hem de kadın olarak, formanızın üzerine eklenen umutların ağırlığını da taşıyorsunuz” dedi.

Boyunlarına takılan her madalyayla her yaştan Türk kadının özgüvenini tazelediklerini vurgulayan Emine Erdoğan, “Türk kadının tuttuğunu koparan, kitleleri peşinden sürükleyen gücünü ortaya koyuyorsunuz. Sahadaki üstün performansınızla, önyargıları da yıkıyorsunuz. Sonuç ne olursa olsun, siz sporcularımızın mücadelesine ortak olmak, toplumumuzdaki dayanışmayı, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını artıyor” diye konuştu.

“ŞAMPİYONADA SİZİN GİBİ OLMAK İSTEYEN KIZ ÇOCUKLARIMIZ İÇİN DE MÜCADELE EDİN”

Emine Erdoğan, sporun ve bayrağın birleştirici gücüne dikkat çekerek, “Yani biz her şartta zaten kazanan tarafız. Başarınızın, her şeyden önce kız çocuklarımıza, genç kızlarımıza ve kadınlarımıza ilham kaynağı olacağını biliyorum. O nedenle bu şampiyonada milletimiz için olduğu kadar, sizin gibi olmak isteyen kız çocuklarımız için de mücadele etmenizi arzu ediyorum. Çünkü onlar için rol modelsiniz” mesajını verdi.

Huber Köşkü bahçesine kurulan potada mini bir gösteri yapan millî basketbolcular, Emine Erdoğan’a millî takım forması hediye etti.

Programa; Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Esra Albayrak ile Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” 0 88020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında yaptığı konuşmada, “Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında bir araya getirme sanatıdır. Siyaset ayrıştırmak için değil birleştirmek; kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneğince Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul “Biz Birlikte Türkiye’yiz” buluşmasında kanaat önderleri ve mahalle temsilcileriyle bir araya geldi.

Son günlerde gönüllü kuruluşları hedef alan haksız ve çirkin bir kampanya yürütüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, insan yetiştiren, gençlere sahip çıkan vakıf ve derneklerin yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

“BİZİM GELENEĞİMİZİN TAŞIYICI SÜTUNLARI MEMLEKET SEVDASI VAKIFLARDIR”

“Bir siyasetçiye, bir idareciye düşen görev iyi işlere engel olmak değil, kötüyü, zararlıyı, faydasız olanı, bertaraf etmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir belediye başkanının sorumluluğu, kimseyi dışlamadan millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkese yardım etmektir. İnsanımıza hizmet eden hayır çeşmelerini kurutmak, ancak PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütlerinin işine yarar. Vakıf ve derneklere savaş açmak, ancak FETÖ gibi mankurt yuvalarının, uyuşturucu baronlarının işine gelir. Gönüllü kuruluşlarımız, daha aydınlık ve daha güçlü bir Türkiye davamızın akıncılarıdır. Bizim geleneğimizin taşıyıcı sütunları tarihte olduğu gibi bugün de millet, memleket sevdası vakıflardır, derneklerdir. Bu anlayışla biz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiçbir ayrım yapmadan gönüllü teşekküllerimizin yanında olmaya çalıştık. Hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ülkemizin ve milletimizin hayrına olan faaliyetlerinde bu kuruluşlarımıza hep destek olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse bizi bölemez, hiç kimse gönüllerimizin arasına duvarlar öremez, hiç kimse bizim ebedi ve ezeli kardeşliğimize gölge düşüremez, çünkü biz Kandil’den talimat almıyoruz, teröristlerden talimat almıyoruz, dolayısıyla bölemeyecekler. Ama birileri Kandil’le beraber yolda yürüyebilir, onlarla beraber adım atabilir ve kalkıp da ‘benim PKK’yla işim yok’ diyemiyorlarsa, burada düşünmemiz lazım. Kalkıp da ‘DHKP-C’yle benim bağlantım yok, onlarla ilişkim yok’ diyemiyorsa, burada soru işaretlerini koyalım” değerlendirmesinde bulundu.

“SON 17 YILDA DEMOKRASİMİZ GÜÇLENDİ, VESAYET GERİLEDİ”

Siyasete bulunduğu 40 yıldır gücü milletin duasından, Türk milletinin dayanışmasından aldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz gücümüzü gecenin zifiri karanlığında uykusunu bölerek ellerini semaya açan mazlum ve mağdurların samimiyetinden alıyoruz. İşte bunun için tam 40 yıldır yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyoruz. İşte bunun için siyaseti, gönül yapmanın, insanımızın gönül sarayını mamur etmenin aracı olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır kendilerine oy versin ya da vermesin tüm vatandaşları kucakladıklarını, Türkiye’nin tamamına hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını anlatarak, “Türkiye ayağına vurulan prangalardan bizim dönemimizde kurtuldu. Milletimiz yıllardır hasretini çektiği hizmet ve eser siyasetine yine bizim dönemimizde kavuştu. Son 17 yılda demokrasimiz güçlendi, vesayet geriledi, milletimizin birlik ve beraberliği hiç olmadığı kadar perçinlendi” diye konuştu.

AK Parti’nin her kesimin, herkesin partisi olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin, Türkiye’nin iç barışının, huzurunun, istikrarının, millî bekasının teminatı olduğunun altını çizdi.

“AK Parti varsa, Cumhur İttifakı ayaktaysa, asgari müştereklerde buluşabiliyorsak, Allah’ın izniyle Türkiye’nin geleceği de aydınlıktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede elde edilen başarılarını anlattı.

“SİYASET KUTUPLAŞTIRMAK İÇİN DEĞİL, GÖNÜLLERİ BULUŞTURMAK İÇİN YAPILIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyaset asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Siyaset, insanları ortak değerler, ortak idealler etrafında biraraya getirme sanatıdır. Siyaset; ayrıştırmak için değil birleştirmek, kutuplaştırmak için değil gönülleri buluşturmak için yapılır. Ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmanın da anahtarı birlik siyasetidir. Her kim siyaseti sıfır toplamlı bir oyun olarak görüyorsa, yanlış yapıyor demektir. Her kim siyaseti insanımızı birbirine kırdırmanın aracı hâline getiriyorsa, açık söylüyorum; o bu millete ihanet içindedir. Her kim çıkarı için, menfaati için 82 milyonun içinde bulunduğu Türkiye gemisinin altını oyuyorsa, bu millet onları asla affetmeyecektir. Her kim Meclis kürsüsünü iftira kürsüsüne çeviriyorsa, o sadece kendi itibarını değil siyasetin itibarını da yok ediyor demektir. Her kim yalanı bir siyaset yapma yöntemi haline dönüştürüyorsa, Türk demokrasisinin altını oyuyor demektir.”

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun Ordu Valisi ve emniyet mensuplarına yönelik hakaretlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşünün, siz İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığına soyunacaksınız, öbür tarafta milletin valisine bu ifadeyi kullanacaksınız. Bu devletin valisi ne demek biliyor musunuz, Cumhurbaşkanının o ildeki temsilcisi demektir” şeklinde konuştu.

“TÜRK SİYASETİNE NEFRET SÖYLEMİ BULAŞTIRMANIN HİÇ KİMSEYE BİR FAYDASI YOKTUR”

Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile İmamoğlu’nun katıldıkları televizyon programının moderatörünün programdan birkaç gün önce İmamoğlu ile görüştüğünün ortaya çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ahlaki değildir, bu gayriahlakidir ve bu ahlaksızlıktır, böyle bir şey olamaz. Siyasi rekabeti ahlaksızlık üzerine istifleyenler er veya geç inşallah Pazar günü milletimin ferasetiyle kaybedeceklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi yarışı kavgaya dönüştürmenin, Türk siyasetine nefret söylemi bulaştırmanın hiç kimseye bir faydası bulunmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu tarz siyasetle 1960 darbesine giden yolda, 12 Eylül darbesi öncesinde, 28 Şubat müdahalesi evvelinde, Gezi olaylarında, hendek ve DEAŞ teröründe çok bedeller ödediğini anlattı.

Türkiye’nin kardeşliğine, demokrasisine sahip çıkacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “23 Haziran günü İstanbullular olarak bir kez daha sandığa gidecek, gelecek beş sene boyunca Fatih’in emaneti olan bu güzel şehri yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçeceğiz. Benim size İstanbul’a neler yaptığımızı herhalde anlatmama gerek yok, bunları en iyi bilen sizlersiniz. Ve İstanbul’a 24-25 yılda neler yaptıysak, bilesiniz ki bundan sonra bunu çok daha üst düzeyde inşallah tecrübesiyle, dinamizmiyle Binali Yıldırım kardeşimizle beraber devam ettireceğiz. Şimdiden bu seçimlerin ülkemiz, milletimiz ve İstanbullu kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” sözlerine yer verdi.

“15 TEMMUZ GECESİ TANKLARIN ARASINDAN KAÇAN KORKAKLAR DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE YELTENİYOR”

Gezi olayları ve Mısır’daki darbe sırasında CHP’li milletvekillerinin “demokrasi sandıktan ibaret değildir” dediklerini, bu ifadenin terör örgütü PKK’ın ifadesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “PKK hiçbir zaman demokrasiyi sandık olarak görmemiştir. Şimdi bunlara pazar günü bunun sandıktan ibaret olduğunu göstermemiz lazım. En son 15 Temmuz gecesi birileri bankamatiklere koşarken, biz insanımızla omuz omuza vererek Türk demokrasisini tarihinin en büyük, en kalleş saldırısından beraberce koruduk. Şimdi bakıyorsunuz 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçan korkaklar bize ve millete demokrasi dersi vermeye yelteniyorlar. Mısır’daki darbeye alkış tutanlar ne dediler? Erdoğan’ın akıbeti Mursi’den daha kötü olacak dediler. Kardeşlerim; şunu iyi bilin: Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Adeviye Meydanı’ndaki katliama sesini çıkarmayanlar, şimdi kürsülerden ahkam kesiyor. Oysaki biz bunların cemaziyülevvellerini biliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin Birleşmiş Milletler’in raporunda Suudi Arabistan’ın kesinlikle suçlandığının altını çizerek, “Bu işte kesinlikle bilgilerinin olduğunu şimdi Birleşmiş Milletler açıklıyor ve Türkiye’ye karşı takındıkları tavrın yanlış olduğunu da söylüyorlar. Şimdi bunlar bu işin bedelini ödeyecekler, hesabını ödeyecekler” dedi.

“MURSİ’NİN ÖLÜMÜ, NORMAL BİR ÖLÜM DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümünün de normal bir ölüm olmadığını, Mursi’nin ölümünde kesinlikle bir şaibe bulunduğunu ve bunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

31 Mart gecesi sandıkta yaşanan usulsüzlerin, hukuksuzlukların, millî iradeye yönelik kumpasların kararlılıklarını daha da perçinlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi diyor ki rakip aday, ‘hırsız kim?’ Arkadaşlar söyleyeyim, bakın bu ifadelerin iki türü var. Bir, oyların çalınması, hırsızlar var. İki, usulsüzlükler var. Usulsüzlük hukuki ifadedir, ama çalınması olayı o siyasi ifadedir. Biz şimdi burada 29 binden oylar 13 bine iniyorsa, bunu siyasetçi olarak bir şeyle ifade edeceğiz, ha biz diyoruz ki, buradan buraya bu oy indiğine göre, demek ki 16 bin oy çalınmıştır, bunu görmemiz lazım” dedi.

İstanbul’un 1994’ten önceki hâlini anımsatarak, 25 yılda İstanbul’a yaptıkları yatırım, hizmet ve eserlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamından bu yana meydana gelen hadiseler ise Binali Bey kardeşimle CHP’nin adayı arasında kalibre, kalite ve karakter farkını açıkça ortaya koymuştur. Binali Bey, benim İDO’da Genel Müdürümdü, sonra milletvekilim ve Ulaştırma Bakanım oldu, ardından Başbakan oldu, ardından Meclis Başkanı oldu. Ulusal-uluslararası bir deneyime, bir tecrübeye sahip. Rakibinin acaba ne deneyimi, ne tecrübesi var? Yani burada bu işi iyi düşünmemiz lazım ve İstanbul’a layık olan, yakışan bir belediye başkanı olarak da biz kalibresi, kalifikasyonu yüksek olan bir adayı özellikle seçtik ve gösterdik” ifadelerini kullandı.


PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,