Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Amacı hakikati bulmak olan herkese arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır” 0 78810

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Doğu Anadolu bölgemizdeki Müslüman ahaliyi kadın, çocuk, ihtiyar demeden katleden Ermeni çetelerini ve onlara destek verenlerin tehciri, böyle bir dönemde yapılabilecek en makul davranıştır. Tehcir başka bir şey katliam başka bir şeydir. Bunu anlatıyoruz. Buradan yine haykırıyorum, söylüyorum: Tüm dünya şunu bilmeli biz arşivleri sonuna kadar açtık. Amacı hakikati bulmak olan herkese arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu’na katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sempozyumda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“ARŞİV, MİLLETİN VE DEVLETİN HAFIZASIDIR”

“Arşiv, milletin ve devletin hafızasıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafızası olmayan milletlerin, nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini bilemeyeceklerini dile getirdi. Güçlü bir arşiv geleneğinin, aynı zamanda güçlü bir devlet geçmişinin ifadesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, her fırsatta 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneğine, coğrafyamızda da bin yıllık bir geçmişe sahip olduğumuzu ısrarla söylüyoruz. İşte bu devlet geleneğimizin ve yaşadığımız topraklardaki geçmişimizin en büyük dayanağı tarih çalışmaları ile zengin arşiv birikimimizdir. Özellikle Osmanlı, dünyada en iyi kayıt tutan ve bunu muhafaza eden devletlerin başında gelir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı arşivinde yürütülen çalışmalarla 31 milyon belge ve 275 bin defterin tasnif edildiğini, Cumhuriyet arşivinde bulunan 40 milyon belgenin de dörtte biri ile 117 bin defterin dörtte üçünün tasnif edildiğini açıklayarak başbakanlığı döneminde hayata geçirilen dijitalleşme projeleriyle devlet belgelerinin önemli bir bölümünün bilgisayar ortamında güvence altına alındığını kaydetti.

“MECLİS VE İSTİHBARAT DIŞINDAKİ TÜM KURUMLARIMIZIN ARŞİVLERİ ARTIK MERKEZÎ OLARAK YÖNETİLİYOR”

Mevcut arşivin korunması yanında devlet belgelerinin nasıl muhafaza ve tasnif edileceği konusunda yaşanan sıkıntıyı da Devlet Arşivleri Başkanlığını Cumhurbaşkanlığı’na bağlayarak ortadan kaldırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arşivciliğimizin önünde artık yeni bir dönem açmış bulunuyoruz. Meclis ve istihbarat dışındaki tüm kurumlarımızın arşivleri artık merkezî olarak yönetiliyor. İnşallah bundan sonra devlet belgelerimizi ecdadımızın hassasiyetinde koruyacak ve değerlendireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet kurulduktan sonra tek parti döneminde milletin geçmişiyle bağlarının kopartılmasına yönelik fevkalade yanlış bir politika izlendiğini, Osmanlı’yı reddeden, Selçuklu’yu görmezden gelen, İslam medeniyetine tümden düşman kesilen, Türk tarihini daracık bir kovuğa hapsetmek isteyen kısır bir anlayış türetildiğini anlatarak yaşanan süreçte ortaya çıkan tahribatı küçümsemenin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

“TÜRKİYE, ARŞİVLERİNDE KENDİSİYLE BİRLİKTE DEV BİR COĞRAFYANIN HAFIZASINI SAKLIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osmanlı arşivi öyle bir hazine ki, sadece ülkemizin değil, aynı zamanda 40’dan fazla devletin geçmişini içinde barındırıyor. Bir başka ifadeyle, Türkiye, arşivlerinde kendisiyle birlikte dev bir coğrafyanın hafızasını saklıyor. Bugün bölgemizdeki pek çok uluslararası sorunun çözümünün Osmanlı arşivlerinde aranması boşuna değildir” açıklamasında bulundu.

Bölgedeki kimi ülkeler ve örgütlerin haydutlukla, zorla, baskı ve hileyle demografiyi değiştirdiğine, buna da hukuki kılıflar uydurmaya çalıştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim arşivlerimizdeki kayıtlar bu bölgelerin gerçek sahiplerini tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Coğrafyada adalet yeniden tesis edildiğinde, elimizdeki arşiv belgelerinin yardımıyla inşallah hak yerini bulacaktır” dedi.

“ARŞİV ARAŞTIRMACILIĞINI HAK ETTİĞİ YERE GETİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”

Osmanlı arşivlerinde çalışmak için mali kayıtlarda kullanılan siyakat yazısı ve rakamları bilmek şart olduğunu, Budin’den Yemen’e kadar uzanan geniş coğrafyadaki mahalli kelimelere, yer isimlerine, kavramlara hâkim olunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı Türkçesinin öğrenilmesi için teşviklerde bulunduklarını, ortaöğretimden başlayarak Osmanlı Türkçesini yaygınlaştırmanın milletin tarihiyle bağlarını güçlendirmenin yanında, kültürel zenginlik bakımından da çok büyük fayda sağlayacağını vurguladı.

Osmanlı Türkçesini bilmenin sadece Osmanlı’yı öğrenmek için değil, Cumhuriyet tarihini de hakkıyla bilmek için gerekli olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’den İsmet İnönü’ye, Celal Bayar’dan Kenan Evren’e kadar Cumhuriyet dönemi devlet adamlarının önemli bir bölümünün de notlarını Osmanlı Türkçesiyle tuttuğunu söyledi.

“Bir insanın şahdamarı kesildiğinde durumu neyse, arşivleri olmayan bir devlet de aynı durumdadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, arşiv araştırmacılığını hak ettiği yere getirmek ve prestijli bir uğraş hâline dönüştürmek için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisinin tek başına Osmanlı tarihine ilgiyi artırdığını dile getirerek bu örnekten hareketle tarihe ve arşivlere ağırlık vermek gerektiğini ifade etti.

“TÜRKİYE’YE DEMOKRASİ DERSİ VERMEYE KALKIŞANLARIN KANLI BİR GEÇMİŞE SAHİP OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

“Arşivlerimiz sayesinde, tüm dünyaya göğsümüzü gererek gerçekleri haykırdığımız tartışmalardan biri de özellikle Ermeni meselesidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermeni meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda, hepsinin de kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Buna karşılık her fırsatta iftira attıkları bizim ecdadımız ise kalpleri, gönülleri fethederek hâkimiyet alanını genişletmiştir” şeklinde konuştu.

Son asırlarda yaşanan büyük kıyımların ve acıların sorumlusu veya kışkırtıcısının, bugün insan hakları ve özgürlükler havarisi maskesi takanlar olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Haçlı seferlerinde o dönemin dünyasında çok büyük bir rakamı ifade eden 4 milyon insanın ölümünün sorumlusu ne Türkler ne de Müslümanlardır. Sömürgecilik yoluyla ekonomik refah tesis etmek için dünyanın dört bir yanında 50 milyon insanın vahşice katledilmesinin sorumlusu da Türkler veya Müslümanlar değildir. Amerika Kıtasındaki kadim medeniyetlerin ve halkların yok edilmesinin altında bizim ecdadımızın iddiası yoktur. Yaklaşık 70 milyon insanın ölümüyle tarihin en büyük kıyımlarının yaşandığı 1. ve 2. Dünya Savaşlarını kimlerin çıkarttığı da bellidir. Soykırımdan söz edenler daha 80 yıl önce Avrupa’da başlattıkları Yahudi avını toplama kamplarını herhalde hafızalarından silmiş durumdalar. Milyonlarca Kırım Tatarını ve Ahıska Türkünü bir gecede trenlere doldurup ölüme gönderenleri biz unutmadık ve unutmayacağız. Masumların Libya ve Cezayir çöllerinde yankılanan feryatlarını bugün bile duyuyor, yüreğimizde hissediyoruz. Oralardaki zulüm ve katliamların sorumlusu da Müslümanlar değildir. Daha 25 sene önce Ruanda’da 800 bin insanı o soykırımda kimlerin öldürdüğü aşikârdır ve failleri Fransızlardır. Kalkıp bize ders veriyor Fransızlar, ne dersi veriyorsun? Cezayir’de yüz binlerce insanı katleden, soykırıma uğratan yine Fransızlardır bunları çok açık, net belgelerle, arşiv belgeleriyle elimizde bunları biliyoruz. Ama bunlar yaptıkları dezenformasyonla tüm dünyayı aldatmanın hep gayreti içinde oldular.”

Bosna’da, Karabağ’da, Arakan’da milyonlarca masum insanı vahşice katledenlere kimlerin seyirci kaldığını, kimlerin örtülü destek verdiğini gayet iyi bildiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 1912 yılından 1919 yılına kadar Balkanlar’da 2 milyon, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da da 2 milyona yakın sivilin sırf Türk ve Müslüman oldukları için katledildiğini hatırlattı.

“BUGÜNE KADAR ERMENİ MESELESİNİ KAŞIYAN HİÇBİR DEVLET İDDİALARINI ARŞİV BELGELERİYLE İSPAT EDEMEDİ”

Ecdat gibi bugün de Türkiye olarak dünyada hep mazlumların yanında yer almayı sürdürdüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihi gerçeklere rağmen bizi Ermeni meselesi üzerinden köşeye sıkıştırmak isteyenlerin yüzlerine her fırsatta kanlı geçmişlerini çarpmak mecburiyetindeyiz. Doğu Anadolu Bölgemizdeki Müslüman ahaliyi kadın, çocuk, ihtiyar demeden katleden Ermeni çetelerini ve onlara destek verenlerin tehciri böyle bir dönemde yapılabilecek en makul davranıştır. Tehcir başka bir şey, katliam başka bir şeydir, kimi aldatıyorsunuz? Buradan yine haykırıyorum, söylüyorum; tüm dünya şunu bilmeli, biz arşivleri sonuna kadar açtık. Ey Ermeniler, varsa arşiviniz siz de açın. Tüm dünya, üçüncü ülkeler varsa arşivlerinizi açın, getirin bütün arşiv incelemelerinde yetkili olanları çalıştıralım, çalışsınlar ortaya çıkan tablolardan sonra siyasiler olarak biz konuşalım. Siyasetçinin işi arşivler noktasında bunları incelemek değildir, anlamazlar da bu işten. Amacı hakikati bulmak olan herkese arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar Ermeni meselesini kaşıyan hiçbir grup ve devletin, iddialarını arşiv belgeleriyle ispat edemediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fransa başta olmak üzere sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ortalığı bulandıranların hiçbirinin de hakikat diye bir derdi olmadığını biz zaten biliyoruz. Tüm dünyanın da bilmesini istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda, açılışı yapılan sempozyumda iki gün boyunca Ermeni meselesinden kamu arşivlerine, dijitalleşmeden arşiv eğitimi ve muhafazasına kadar geniş bir alanda görüşlerin ortaya konacağı bilgisini vererek sempozyuma katkı sağlayacak tüm bilim insanı ve araştırmacılara başarılar diledi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı 0 88027

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Kararlar, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından kamuoyuna açıklandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Toplantısı’nda alınan kararları açıkladı.

“14 GENERAL VE AMİRAL BİR ÜST RÜTBEYE YÜKSELTİLDİ”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, YAŞ kararlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayıyla karara bağlandığını belirterek 30 Ağustos 2019 tarihinden geçerli olmak üzere; 14 general ve amiralin bir üst rütbeye, 40 albayın ise general ve amiralliğe yükseltildiğini, 12 general ve amiralin görev sürelerinin bir yıl, 313 albayın görev sürelerinin de iki yıl süreyle uzatıldığını bildirdi.

Bir generalin yaş haddi nedeniyle 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren, 47 general ve amiralin de kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2019 tarihi itibariyle emekliye sevk edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlen 241 olan general ve amiral sayısı 30 Ağustos 2019 tarihi itibariyle de 233 olacaktır. 30 Ağustos 2019 tarihinden geçerli olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Tümgeneral İrfan Özsert korgeneralliğe terfi ettirilmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan tuğgeneraller Bahtiyar Ersay, Sezai Öztürk, Ömer Ertuğrul Erbakan, Ahmet Kurumahmut ve Selami Arslan tümgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Tuğamiral Yankı Bağcıoğlu tümamiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan tuğgeneraller Erdoğan Gür, İsmail Günaydın, İsmail Üner, Kutlay Demir, Ali Serin, Olcay Yılmaz ve Selçuk Aygün tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir. Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin milletimize, devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek bu kişilere hayatlarının yeni dönemlerinde aileleriyle birlikte sağlık ve mutluluklar diledi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, terfi ve diğer atamalarla ilgili detayların Millî Savunma Bakanlığı’nın web sitesinde yayımlanacağını söyledi.

TSK General/Amiral Terfi-Uzatma-Emekli Listesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti 0 88026

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısı öncesinde YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz Aslanlı Yol’dan geçerek, mozoleye çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Törende Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “2019 yılı Yüksek Askeri Şûra toplantısı öncesinde, şûra üyeleri olarak huzurunuzdayız. Bu seneki şura toplantımızı, Doğu Akdeniz ve Suriye’nin kuzeyi başta olmak üzere vatanımızın bekasına, milletimizin bütünlüğüne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerine yönelik tehditlerin arttığı bir dönemde icra ediyoruz. 15 Temmuz ihaneti sonrasında aldığımız tedbirler sayesinde, disiplini, motivasyonu, caydırıcılığı ve hareket kabiliyeti artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bu asimetrik tehditler karşısında en büyük teminatımızdır. Şûra çalışmalarımızın, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, zatıâlinize ve aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Ruhun şad olsun.”