Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Birlik ve beraberlik içinde olursak karşımızda duracak hiçbir güç yoktur” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Birlik ve beraberlik içinde olursak karşımızda duracak hiçbir güç yoktur” için yorumlar kapalı 90160

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapanışında yaptığı konuşmada, “Biz vatandaşıyla iş dünyasıyla devletiyle birlik beraberlik içerisinde olursak karşımızda duracak hiçbir güç yoktur. Bir kutu kibritin içindeki çöpleri tek tek kolayca kırabilirsiniz ama kırkını birden kırmaya kalkarsanız başaramazsınız. Biz de işte böyle olmalıyız, hep birlikte hangi hedefe yönelirsek yönelelim, başarmama ihtimalimiz yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Kızılcahamam’da gerçekleştirilen toplantının kapanışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükşehir belediye başkanları, irtibatlı bakanlar ve kabine üyeleriyle toplantılar gerçekleştirdiklerini belirterek, bundan sonraki süreçte belediye başkanları ile ilgili bakanlıkların münasebetlerini nasıl ilerletecekleri konuları üzerinde durduklarını anlattı.

“EKONOMİ VE GÜVENLİK ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA YER ALACAK”

İstişareye büyük önem verdiklerini ve bu istişare toplantılarının önümüzdeki dönemde sürdürüleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Samimiyet her iş gibi istişarenin de temel şartıdır. Herkes istişarelerde görüşlerini, tenkitlerini, tekliflerini ortaya koyacak, sonuçta heyetten çıkan karara da tabi olacaktır. Bizim içtimai ve siyasi terbiyemiz bunu gerektirir. Sizlerin her birinin de bu anlayışa sıkı sıkıya bağlı kalacağınıza inanıyorum” dedi.

Ekonomi ile birlikte güvenliğin önümüzdeki dönemde öncelikleri arasında yer alacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden Gezi olaylarına kadar tarihî başarılara imza atılan bir dönem yaşandığını, son altı yılda maruz kalınan saldırıların da doğrudan ekonomiyi hedef aldığını, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün amaçlarından birinin de ekonomiyi sabote etmek olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen Ağustos ayında kur, faiz ve enflasyon üzerinden Türkiye ekonomisini çökertmeye yönelik bir saldırıya daha maruz kaldıklarına dikkati çekerek, “Kısa sürede gereken tedbirleri alıp normalleşme sürecine geçişi sağladık. Bu saldırı elbette sıkıntılara yol açtı, ama aynı zamanda ekonomimizin de direncini artırdı. Ülkemize dayatılan kur, faiz, enflasyon şer üçgenine karşı nasıl davranmamız, nasıl karşılık vermemiz gerektiğini gördük. Ekonomik göstergeler bakımından 2018 yılını yaşadıklarımızı göz önünde bulundurduğumuzda her şeye rağmen başarılı bir şekilde geride bıraktık” diye konuştu.

2018 yılının yüzde 2.6 gibi önemli bir büyüme oranıyla kapatıldığını, ihracatın 168 milyar dolar gibi tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını, bu yılın ilk çeyreğinde ekonomide dengelenmenin devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güven endekslerinden, sanayi üretimine ve kapasite kullanım oranlarına kadar her konuda müspet haberler geliyor” ifadesini kullandı.

“SİLAHLI VE DİPLOMATİK TERÖRE NASIL TESLİM OLMADIYSAK, EKONOMİK TERÖRE DE TESLİM OLMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim gerilimi yaşanmayan bir dört yıllık sürece girildiğini tekrarlayarak, ihtiyaç duyulan yapısal dönüşümleri birer birer hayata geçirmeye kararlı olduklarını, 17 yıldaki tecrübelerinin gelecek dört yılda çok büyük başarılara imza atılabileceği güvenini verdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen ekonomide son 9,5 ayda yaşananlar ülkemizin ekonomik gerçeklerinden kaynaklanmış da değildir. Bir dönem sınırlarımıza atılan füzeler, bombalar, sıkılan kurşunlar neyse, son aylarda ekonomimize yapılan saldırılarda aynısıdır. Hatta bir ay öncesinde de benzer girişimler oldu, hemen tedbirlerimizi alıp kimse fark etmeden önünü kestik. Silahlı ve diplomatik teröre nasıl teslim olmadıysak, ekonomik teröre de teslim olmadık, olmayacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kitik virajların geride kaldığını, potansiyeli yeniden hayata geçirebilecek bir iklime girdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette önümüzdeki aylarda da bizi rahat bırakmayacaklar bunu da biliyoruz. Güvenlik siyasetiyle, ekonomik ilişkilerin kasıtlı olarak birbiriyle çatıştırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ancak son altı yıldır özellikle de 24 Haziran seçimlerinden bu yana yaşadıklarımız bize saldırılarla nasıl mücadele edeceğimizi de göstermiştir. İnşallah bundan sonra her şey daha kolay olacaktır, yani dabbah biliyorsunuz deriyi döve döve işlenilir hâle getirir işte şimdi biz bu noktadayız.”

“KARARLARIMIZI BAŞKALARININ BİZİMLE İLGİLİ NİYETLERİNE GÖRE DEĞİL, KENDİ HEDEFLERİMİZE GÖRE VERELİM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasına, yatırımcı, sanayici ve ticaret erbaplarından bir ricası olduğunu belirterek, “Gelin kararlarımızı başkalarının bizimle ilgili niyetlerine göre değil, kendi hedeflerimize, kendi ihtiyaçlarımıza, kendi çıkarlarımıza göre verelim. Filanca yabancı finans kurumu şöyle diyormuş, filanca devlet ülkemize şaşı bakıyormuş, filanca kesim saçma sapan yollara tevessül ediyormuş bunların hiçbirinin zerre kadar kıymeti yoktur. Asıl olan ülke ve millet olarak bizim ne istediğimiz, ne yaptığımız, nereye varmak istediğimizdir. Türkiye her alanda olduğu gibi ekonomide de öyle bir ülkedir ki buzdağı gibi görünmeyen kısmı görünen kısmından çok daha büyüktür” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin potansiyelinin kullandığından kat be kat fazla olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet biz vatandaşıyla iş dünyasıyla devletiyle birlik beraberlik içerisinde olursak karşımızda duracak hiçbir güç yoktur. Bir kutu kibritin içindeki çöpleri tek tek kolayca kırabilirsiniz ama kırkını birden kırmaya kalkarsanız başaramazsınız. Biz de işte böyle olmalıyız, hep birlikte hangi hedefe yönelirsek yönelelim, başarmama ihtimalimiz yoktur. Yatırımı artırmaya, üretimi çoğaltmaya, ihracatı katlamaya, istihdamı yükseltmeye mi ihtiyacımız var? Hep birlikte buna yüklenirsek yıl bitmeden işi bitiririz” diye konuştu.

“TÜRKİYE ORTAK PAYDASINI NE KADAR BÜYÜTÜRSEK BAŞARIYA O KADAR ÇABUK ULAŞIRIZ”

Teröre, Irak ve Suriye’de Türkiye için kurulan tuzaklara, 82 milyon vatandaşın ortak hareket etmesiyle kısa sürede çözüm bulunabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri ısrarla 2023 hedeflerimizi bir hayal, bir serap gibi göstermeye çalışıyor. Hâlbuki biz hep birlikte bu hedeflere inanır ve çalışırsak 2023’te çok daha ötesine geçmemiz pek ala mümkündür. Geçmişte bunu başardık yine başarırız. Cumhur İttifakı’nın lokomotifi olduğu Türkiye ortak paydasını ne kadar büyütürsek bu başarıya o kadar çabuk ulaşırız” dedi.

Cumhur İttifakı’na oy veren vatandaşlara teşekkür ederek, diğer ittifaklara oy veren vatandaşlara ise kırgın ya da kızgın olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz 82 milyon olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz gerektiğini söylüyoruz, CHP kafası bunu ayrıştırma, gerginliği ve kutuplaştırmayı arttırma çabası diye anlıyor. Biz terör örgütünün güdümündeki partiyle birlik olursanız şehitlerimizin kemiklerini sızlatırsınız diyoruz, onlar hadiseyi meşrulaştırmaya çalıştığımızı iddia ediyor. Biz saldırıyı açık bir dille kınadık” ifadesini kullandı.

“DİKEY MİMARİYE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Terör tehdidi altında olan Türkiye’de devlet yöneticileri ile parti yöneticilerinin can güvenliğinin sağlanacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak bunu bir saltanat hâline dönüştürülmeyeceğini, vatandaş ile araya etten duvar örülmesine izin verilmeyeceğini kaydetti. “Ülkemizdeki her fert gibi kendi çevremizdeki insanların da iş yapma, kazanma hakkı olduğunu bileceğiz, ama kesinlikle bu ilişkilerin kayırmacılığın ve haksız kazancın vesilesi hâline gelmesine rıza göstermeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay mimariye önem verilmesini isteyerek, dikey mimariye müsaade edilmemesini, gerekirse yıkım kararı alarak dikey mimariye sahip yapıların yıkılabileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi burada da ben tüm belediye başkanlarıma başta büyükşehir belediye başkanları olmak üzere bu konularda hassas olmalarını özellikle rica ediyorum, yıkacaksınız, biz yatay mimari diyoruz” şeklinde konuştu.

Belediye başkanlarına uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda adaletin gözetilmesi, her bir vatandaşın devletin tüm imkânlarından adil yararlandırılmasını istedi.

AK Parti kurulduğundan beri sürekli nöbet değişimlerinin yaşandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millete en iyi hizmeti kim yapıyorsa onunla yola devam etmek, ülkenin ve partimizin yöneticisi olarak bizim görevimizdir. Eğer bu değişimi yapmazsak vazifemizi ihmal etmiş oluruz” dedi.

“NE EKONOMİK SALDIRILAR NE DE EKİLMEK İSTENEN FİTNE TOHUMLARI BİZİ GERÇEK GÜNDEMİMİZDEN KOPARTAMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden adalete, eğitimden sağlığa, askerlikten tarıma kadar her alanda gerçekleştirecek reformların hazırlıklarının titizlikle sürdürüldüğünü açıklayarak, şöyle devam etti: “Ne dışarıdan ülkemize yönelen ekonomik ve siyasi saldırılar, ne de içeride ekilmek istenen fitne tohumları bizi gerçek gündemimizden kopartamayacaktır. Sakın ha bu fitne tohumlarını ekenlere asla fırsat vermeyiniz. Sizlere gelenler, kapınızı çalanlar onlara tek şey söyleyin, bizim yapacak çok işimiz var, siz yolunuza devam edin. Bunlar nereden nereye nasıl geldiklerin hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. Çok fazla vakit de kaybetmeye bizim zamanımız yok. Ve onlarla kaybedilecek vakit haramdır, buna dikkat edelim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerin ve vatandaşların yaklaşan Ramazan ayını tebrik ederek, toplantının ardından şehirlerine dönecek belediye başkanlarına başarılar diledi.

Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87780

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.