Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye ortak paydasında, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek önümüzdeki dönemi en verimli şekilde değerlendireceğiz” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye ortak paydasında, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek önümüzdeki dönemi en verimli şekilde değerlendireceğiz” için yorumlar kapalı 89184

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye ortak paydası altında birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirerek, önümüzdeki dönemi her bakımdan en verimli şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Ekonomiden adalete kadar her alanda yapısal reformların hazırlıklarını hızla yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 25. Olağan Genel Kurulu ve Genel Merkez Binası Açılış Töreni’ne katıldı.

Konuşmasında; açılışı yapılan yeni genel merkez binasının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD’ın Türkiye’nin her köşesinde ve dünyanın dört bir yanında faaliyet göstererek, benzer kuruluşlardan öne çıktığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD’ın “milletle bağını asla koparmadan büyümeye devam etmesini” memnuniyetle izlediğini ifade ederek, “Devletle milletimiz ve özellikle de sermaye çevreleri arasındaki güçlü köprü olan MÜSİAD, verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alarak, millî ve yerli duruşunu da göstermiştir. Bunun en önemli ispatı da 15 Temmuz olayıdır” dedi.

“TÜRKİYE, SON 17 YILDA YAKIN TARİHİMİZİN EN BÜYÜK ATILIMLARINA ŞAHİT OLDU”

Türkiye’nin tarih boyunca daima önem verilen bir coğrafya üzerinde bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Söğüt’te diktiğimiz fidanı, 3 kıta 7 iklimi kucaklayan ulu çınara çevirmeyi yine bu coğrafyada başardık. Bir asır önce adeta tüm dünyanın üzerimize geldiği bir dönemde gerçekten çok çetin mücadelelerle kendimize yeni bir devlet kurarak, ümitlerimizi tekrar tazeledik. Genç Cumhuriyetimiz, demokrasiden ekonomiye, her alanda pek çok sınamadan geçerek, bugünlere ulaştı. Özellikle AK Parti iktidarlarının yönetimindeki son 17 yılda ülkemiz, yakın tarihimizin en büyük atılımlarına şahit oldu. Demokrasimizi güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz yapısal reformlarla Türkiye, geçmişte kendisine vakit ve enerji kaybettiren tartışmaları geride bıraktı. Ekonomide attığımız adımlarla hem milletimizi zenginleştirdik hem de devletimizi güçlendirdik. Dış politikada ülkemizin algısını değiştirdik, pasaportumuza itibar kazandırdık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye güçlendikçe, kalbini ve umudunu Türkiye’ye bağlayanların da yüzünün güldüğünü belirterek şunları söyledi: “Dünyanın neresine gidersek gidelim sırf Türk olduğumuz için sırf Türkiye’den geldiğimiz için bizi el üstünde tutan, bize muhabbet besleyen insanlarla karşılaşıyoruz. Bizlere verilen kıymet kendimizle birlikte tüm mazlumların, mağdurların, tüm ümmetin ve tüm insanlığın hakkını, hukukunu koruyor, derdiyle dertleniyor, çözümü için fedakârlık yapıyor olmamızdan kaynaklanıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke ve millet olarak sadece son 6 yılda yaşadıklarımızı dahi pek çok toplumun asırlık geçmişiyle mukayese etmek mümkün değildir. Sokakların karıştırılmasından sınırlarımızın tacizine, mahallelerimizi çukurlarla bölme teşebbüsünden kanlı darbe girişimine kadar akla hayale gelmeyecek saldırılara maruz kaldık. Balkanlardan Orta Doğu’ya, şimdi de Güney Amerika’ya kadar dünyanın pek çok yerinde oynanan bir oyun ülkemizde de sahnelenmeye çalışıldı. Hamdolsun milletimiz bu tezgâhı gördü ve birliğine beraberliğine kardeşliğine sımsıkı sahip çıkarak, oyunu bozdu” dedi.

“MİLLETİN İRADESİNİN ÜZERİNDE BİR İRADE TANIMADIK, TANIMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset, toplum, diplomasi, hatta terör mühendisliği gayretleri sonuç vermeyince doğrudan milletin birliğine, beraberliğine saldırılmaya başlandığını kaydetti. Türkiye’nin ve demokrasinin en büyük gücü olan seçimleri, milletin sandıktan çıkan iradesini tartışma konusu yaparak, birliğin çimentosunu çatlatma, demirlerinin kırılma hesabı yapıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi buradan bir kez daha ilan ediyorum, biz hiçbir zaman milletin iradesinin üzerinde bir irade tanımadık, tanımayacağız” ifadelerini kullandı.

Milletin iradesine olan saygıları sebebiyle seçim süreçlerini yakından takip edip, sandıktan çıkan her oyun yerini bulması için çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün çabamız milletin oyunun kıymetini millete iadedir. Bütün çabamız usulsüzlüklerle, yolsuzluklarla bir 31 Mart’ı kurban etmek istemiyoruz. İşte çıkmış bakıyorsunuz ki ana muhalefetin birkaç temsilcisi ne diyorlar? Çok enteresan, kime diyorlar? Yüksek Seçim Kurulu’na. ‘Kızılay’a çıkamazsınız’ diyorlar. Tehdit ediyorlar. Anayasanın 138. maddesine bu tamamen aykırıdır. Bırakın bu şekilde bir uyarıyı, ‘imada dahi bulunamazsınız’ der Anayasanın 138. maddesi. Ben de burada bir şeye üzülüyorum.  Şu anda Yüksek Seçim Kurulunun Sayın Başkanı kendilerine yapılan bu tehdit karşısında şu ana kadar niçin acaba bir yazılı açıklama yapmak suretiyle ‘Siz nasıl olur da bizi tehdit edersiniz?’ demiyor?” diye konuştu.

AK Parti’yi hukuki haklarını kullandığı için suçlayanların geçmişte sandıkta çıkan iradenin bizatihi kendisine nasıl savaş açtıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihleri boyunca milletle, milletin değerleriyle, milletin iradesiyle kavga edenlerin bugün suskunluk içine girmelerinin gerisindeki stratejiyi de, o stratejinin sahiplerini de biz çok iyi biliyoruz. Biz milletimizin hakkı, hukuku, değerleri, iradesi söz konusu olduğunda yedi düvele karşı koymaktan çekinmedik ki bunların karşısında tereddüde düşelim, bizim böyle bir derdimiz yok” dedi.

“MİLLETİMİZİN HAKKI, HUKUKU SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA YEDİ DÜVELE KARŞI KOYMAKTAN ÇEKİNMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihleri boyunca milletin değerleri ve iradesiyle kavga edenlerin suskunluk içerisine girmelerinin gerisindeki stratejiyi de stratejinin sahiplerini de çok iyi bildiklerini kaydederek, “Biz milletimizin hakkı, hukuku, değerleri, iradesi söz konusu olduğunda yedi düvele karşı koymaktan çekinmedik ki bunların karşısında tereddüde düşelim. Ülkenin hiçbir meselesiyle ilgili en küçük bir tespitleri, teklifleri, projeleri olmayanları allayıp pullayıp millete umut olarak pazarlayanların taktiği çökmeye mahkûmdur. CHP’nin gerçek yüzünü milletten saklamaya, CHP’yi milletten kaçırmaya, CHP’nin faşist zihniyetini perdelemeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir” diye konuştu.

Kandil’den nasıl talimatlar verildiğinin görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl tehditlerin yağdırıldığını gördünüz. Daha şimdiden söyledikleri ne? ‘Kürdistani heyetlerimiz kazandı’ diyor. Diyen kim? Eş başkanlardan bir tanesi. Her şey bu kadar açık ve ortada. Böyle bir beka meselesi ortadayken buna karşı biz sessiz mi kalacağız? Böyle kolay kabul edilebilir bir şey değil” dedi.

Aynı çevrelerin Gezi olaylarını milletimize ağaç sevgisi diye yutturmaya çalıştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu sözlere yer verdi: “Aynı çevreler PKK’lı teröristleri ‘çiçek çocuk’ diye pazarlamaya çalışmıştı. Aynı çevreler çukur eylemlerini hak arayışı kılıfına sokmak için uğraşmışlardı. Aynı çevreler Suriye sınırı boyunca terör koridoru kurma projesini ‘mazlumların zulümden kurtuluş mücadelesi’ diye pazarlamışlardı. Aynı çevreler FETÖ ihanet şebekesinin darbe girişimlerini tiyatro diyerek ibra etmenin peşine düşmüşlerdi. Aynı çevreler 24 Haziran seçimlerinde yüzde 30’u yüzde 52’den büyük göstermeye kalkarak matematik bilimine dahi ihanet etmişlerdi. Şimdi de aynı çevreler 31 Mart seçimlerinin sonuçları üzerinden yeni hayaller kuruyorlar. Milletimizde gönül ve kafa birliği devam ettiği müddetçe, Allah’ın izni ile hiçbir fani güç bizim sırtımızı yere getiremez. Vesayetçilerin, cuntacıların, darbecilerin, içerideki ve dışarıdaki envai çeşit lobinin nice tuzağını bozduk, bu sinsi oyunu da bozacağız. Çünkü biz hep halkın ve hakkın hizmetinde olduk, öyle de devam edeceğiz.”

Önlerinde Cumhurbaşkanlığı ve Meclis olarak yaklaşık 4 yıl, belediyelerde ise 5 yıllık icraat dönemi bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz bizden icraat bekliyor, hizmet bekliyor, sorunlarına çözüm bekliyor. Türkiye ortak paydası altında birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirerek, önümüzdeki dönemi her bakımdan en verimli şekilde değerlendirmekte kararlıyız” dedi.

“EKONOMİDEN ADALETE KADAR HER ALANDA YAPISAL REFORMLARIN HAZIRLIKLARINI HIZLA YAPIYORUZ”

Cumhur İttifakı’nın yeni dönemin lokomotifi ve istikrarın güvencesi olmayı sürdüreceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı üzerinde birçok spekülasyona girmek isteyenlere de seslenmek istiyorum: ‘Boşuna uğraşmayın.’ Siz bizim ittifakımızı bozamayacaksınız. Bizler Cumhur İttifakı olarak, başta Sayın Bahçeli olmak üzere el ele vererek şu ana kadar nasıl geldiysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ekonomiden adalete kadar her alanda yapısal reformların hazırlıklarını hızla yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların bir kısmının Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle, bir kısmı Mecliste yasa veya anayasa değişikliği olarak yürürlüğe gireceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yatırım, üretim, ihracat, istihdam konularında hızlı sonuçlar alacak formüller üzerinde durduklarını vurgulayarak yerel ve küresel yatırımların hepsine destek vermeye hazır olduklarını belirtti.

Milletin, Türkiye’nin istikrarı ve güvenliği için son dönemde gerçekten çok büyük bedeller ödediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen ekonomiyi yeniden yükselişe geçirerek, milletimize karşı şükranlarımızı ifade etmektir. Kur üzerinden ekonomimizi çökertme hesapları devam ediyor olmakla birlikte artık kontrol bizim elimizdedir. Geçen yılın ağustos ayında yaşananların bir daha tekrarlanmamasını sağlayacağız. Küçük inişler çıkışlar elbette olacaktır ama asla yıkıcı patlamalara izin vermeyeceğiz. Enflasyonda tüketici fiyatlarında düşüş eğilimi malum sürüyor. Üretici fiyatlarını da dizginlemeye başladık. Çarşıdaki, pazardaki, mutfaktaki sıkıntıları çok iyi biliyoruz. Bunların çözümünü önceliklerimizin en başına aldık. Milletimizin seçim değil geçim derdinde olduğunun şuuruyla gece gündüz çalışıyoruz. İhracatta 36 milyar dolarla geldik 17 yıl önce. Şimdi 170 milyar dolar sınırındayız. İnşallah mayıs ayıyla birlikte bu sınırın üzerine çıkmış olacağız” dedi.

“ÜLKEMİZİ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRMAKTA KARARLIYIZ”

Yatırımcıları cesaretle harekete geçmeye, ellerini taşın altına koymaya çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük ve karlı iş fırsatlarının bu tür dönemlerde ortaya çıktığının unutulmamasını rica ediyorum. İthalatımızdaki düşüş ve ihracatımızdaki düzenli yükseliş ülkemizde üretimin cazibesinin arttığına işaret ediyor. Meclisimizle, partimizle, iş dünyamızla, sivil toplum kuruluşlarımızla hepsinin üzerinde de milletimizle el ele verip ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırmakta kararlıyız. MÜSİAD ailesinin bu kritik dönemde yine yanımızda yer alacağına inanıyorum” değerlendirmesini yaptı.

Azez’de bir yüzbaşının şehit düştüğünü, bir binbaşının da yaralandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehidimize Allah’tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı dileğini ifade ederek, tüm şehitlerin ruhu için Fatiha okudu.

Yarın akşam ilk teravih namazının kılınacağını ve pazartesi günü de Ramazanın başlayacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Dün güzel bir gün geçirdik, Büyük Çamlıca Camimizin açılışını gerçekleştirdik. Misafirlerimizle birlikte coşkulu bir açılış oldu. Camimiz Anadolu Yakası’nda bir buluşma noktası. Ramazan boyu oradan tabii farklı inşallah nidalarla minarelerimiz bambaşka bir coşkuyla Müslümanların adeta güvence kaynağı olacak. Tüm emeği geçenleri ben tekrar tebrik ediyorum. Bu duygularla bir kez daha MÜSİAD 25. Genel Kurulunun başarılarla dolu olmasını diliyorum.”

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile çok sayıda devlet yetkilisi, STK ve oda başkanı da katıldı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul,MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,
Previous ArticleNext Article

“Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız” için yorumlar kapalı 80784

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında yaptığı konuşmada, “Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran arasında Tahran’da düzenlenen “Astana Formatında 7. Üçlü Zirve Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaptı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarının 7’ncisine ev sahipliği yaparak kendilerini buluşturan İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin şahsında İran Hükûmetine ve halkına misafirperverlikleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu formatta en son 2019’da Ankara’da bir araya geldiklerini hatırlattı ve koronavirüs salgını nedeniyle 2020’deki toplantıyı çevrim içi olarak gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “İnşallah önümüzdeki dönem daha sık görüşme imkânı bulacağız” diye konuştu.

“TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLMELİDİR”

Suriye krizi kaynaklı meydan okumaların bunu gerekli kıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Astana Platformu, etkin çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Biri ile mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleri ile mücadelemiz, nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız. Astana garantörleri olarak Rusya Federasyonu ve İran’dan beklentimiz, bu mücadelede Türkiye’ye destek olmalarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmelerimizde evvelce varılan mutabakatların uygulama durumunu da gözden geçirdik. PKK, YPG, PYD terörü hepimizin ortak meselesidir. Astana garantörleri olarak bugüne kadar sergilediğimiz iş birliğini sürdürerek bu hedeflere el birliği ile ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Ancak Suriye’nin huzuru ile birlikte toprak bütünlüğü karşısında en önemli tehdit terör belasıdır. DEAŞ, PKK, PYD, YPG ve diğer tüm terör örgütleriyle mücadele kesintisiz bir şekilde sürdürülmelidir” dedi.

PKK, PYD ve YPG’nin Fırat’ın batısında ve doğusunda terör eylemlerine devam ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkına yapılacak en büyük iyiliğin bölücü terör örgütünün işgal ettiği topraklardan tamamen sökülüp atılması olduğunu vurguladı.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK TAVİZSİZ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Bölgemizin geleceğinde, bölücü teröre ve uzantılara yer olmadığının kesin olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye, güney sınırı boyunca terörden arındırdığı bölgelerle hem sivillerin hayatını korumuş hem düzensiz göçü engellemiş hem de Suriye’nin toprak bütünlüğüne önemli katkı vermiştir. Önümüzdeki dönemde de eli kanlı terör örgütlerine yönelik tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. İhtilafın, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde yürütülecek bir siyasi süreçte son bulması ortak temennimizdir. Bu sürecin nasıl hızlandırılabileceğini ve bu amaçla müşterek ne tür adımlar atabileceğimizi istişare edeceğiz. Suriye halkının acil insani ihtiyaçlarının kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin idame ettirilmesi hepimiz için öncelik taşıyor. Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşleri de Astana sürecinin önemli gündem maddelerinden biridir.”

Birçok önemli konuyu masaya yatıracakları zirve toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü istişarelerin, alınacak kararların, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinin ilerletilmesine yardımcı olmasını da özellikle temenni ettiğini söyledi.

PKK, PYD ve YPG örgütünün aldığı dış destekle Suriye’nin bölünmesini pekiştirecek adımlar attığını gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu terör örgütü, bölücü gündemini ilerletirken, saldırılarını sürdürürken, Türkiye’nin kayıtsız ve hareketsiz kalmasını beklemek mümkün değildir. Siz değerli dostlarımızdan Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladığınıza dair ifadeler duyuyorum. Buna müteşekkirim, ancak sadece sözler yaralara derman olmuyor. PKK, YPG, PYD unsurlarının sınırımızdan en az 30 kilometre öteye tamamen çekilmesi, zamanında yapılan mutabakatların bir gereğidir. Ancak, bu hâlâ gerçekleşmemiştir”

“ASTANA SÜRECİ, ÖNCÜ ROLÜNÜ KAYBETMEMELİDİR”

“Tel Rıfat ve Münbiç, terör yatağı hâline dönüşmüştür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terör örgütünün sığındığı bu limanları temizlemenin vakti esasen çoktan gelmiştir. Astana ortaklarımızdan beklentimiz, Suriye’de istikrarın sağlanmasına yönelik çabalarımıza samimi destek vermeleridir. Saygıdeğer Devlet Başkanları, mesafe katetmemiz gereken bir diğer alan, siyasi süreçtir. Anayasa komitesi gayretlerimiz sonucu faaliyete geçmiş, bugüne kadar sekiz defa toplanmıştır. Önümüzdeki hafta yapılması planlanan dokuzuncu toplantının ertelenmesi üzücüdür. Rus dostlarımızın toplantı mekânı konusunda bazı endişeleri olduğunu biliyorum.”

Bu endişeleri gidermek için BM ve İsviçre makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve olumlu cevaplar aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayalım ki Anayasa Komitesinin başarısızlığı, Astana sürecinin başarısızlığı olarak görülmektedir. Komitenin hızlı şekilde somut sonuçlar elde etmesi temin edilmelidir. Bunun için de toplantıların düzenli şekilde BM’nin kolaylaştırıcılığında ve BM merkezlerinden herhangi birinde düzenlenmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Bugüne kadar düzenlenen sekiz toplantıdan istenilen sonuçların elde edilmediğinin bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet kanadının tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye’nin telkinleriyle yapıcı bir anlayışla masada bulunduğunu aktardı.

Rejimin tavrının ise birlikte başlattıkları bu süreci baltaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Beraberce tesis ettiğimiz bu sürecin geriye gitmesi, Astana mekanizmasının işlevinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu tablo karşısında süreci canlandırmamız şarttır. Astana süreci, öncü rolünü ve inisiyatif üstünlüğünü kaybetmemelidir. Anayasa Komitesinin müteakip turlarında uluslararası kamuoyuna sürecin ilerlediği gösterilmelidir. Bu maksatla rejim nezdinde gereken telkinlerde bulunacağınıza inanıyorum.”

“1 MİLYON SURİYELİNİN GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN HAZIRLIKLARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de bugün göreceli de olsa sükûnet varsa bunun Astana Platformu’nun bir başarısı olduğunu vurguladı. Sahada sükuneti muhafaza etmenin ve bu bölgedeki 4 milyon Suriyelinin yaralarına merhem olmanın, onlara yardım eli uzatmanın görevleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’deki ateşkesin ihlal edilmemesinin bu bakımdan önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar, siyasi çözüm çabalarımızı baltalıyor. Rejim, kendi halkını bu gibi saldırılarla öldürmek yerine samimiyetle siyasi sürece katılmalıdır. Diğer taraftan, sizlerin İdlib’deki terör odaklarından kaynaklanan endişelerinizi anlıyoruz. Mutabakatlarımız çerçevesinde her türlü tedbiri alıyoruz. Şehitler verme pahasına mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelinen noktada çalışmalarımız neticesinde bu bölgelerde terörist yapılanmaların hâkimiyeti bulunmadığının altını özellikle çizmek isterim” diye konuştu.

Türkiye’nin 3,7 milyon Suriyeliyi geçici olarak misafir ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ihtilafının meydana getirdiği insani krizin yükünü maddi, manevi, sosyal, toplumsal en fazla çeken ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin, topraklarına huzuru kalple, güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşünün temin edilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: “Güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlediğimiz bölgelere Türkiye’den 500 binden fazla Suriyeli geri döndü, 1 milyon Suriyelinin geri dönüşü için de hazırlıklarımız sürüyor. Siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi, insani altyapının hazır edilmesi, dönmek isteyenlerin kötü muameleye maruz kalmayacaklarından emin olmaları, geri dönüşler için temel teşvik unsurlarıdır. Platformumuz, bu noktada daha etkin rol oynamalıdır. Heyetlerimizin münhasıran bu konuda istişarelerini artırmaları gerektiği kanaatindeyim.”

“4 MİLYONU AŞKIN SURİYELİ, ULUSLARARASI YARDIMLARA HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYOR”

Suriye’deki insani krizin yoğunluğu artarken, uluslararası camianın yardım ve desteğinin de zaruri olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu krizi biz çıkarmadık. Külfetinin de sadece bizler tarafından yüklenilmesini beklemek adil değildir. İşte bu nedenle uluslararası toplumun yardımlarının ayrım gözetmeksizin ve artarak sürmesini temin etmek, müşterek menfaatimizedir.” dedi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki durumun özellikle dikkati çektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “4 milyonu aşkın Suriyeli, uluslararası yardımlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bu yardımlarını kolaylaştırmak için sınır ötesi ve çizgi ötesi yardımlar dahil her türlü desteği vermiştir. Astana ortaklarımızdan da aynı anlayışı bekliyorum” ifadelerini kullandı.

BM sınır ötesi mekanizmasının bu defa altı ay için uzatıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürenin BM’nin erken toparlanma projeleri dahil Suriye’nin tamamına yönelik insani yardımlarının planlanması bakımından yeterli olmadığının açık olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM yardımlarının sürdürülebilir bir şekilde devamının Suriye’deki insani krizin büyümesini engelleyecek yegâne yöntem olduğuna işaret ederek, “Bu mekanizmanın ortadan kalktığı bir tablonun yükü, bir kez daha Türkiye’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzunca bir aradan sonra icra edilen bu zirvenin Suriye ihtilafının çözümüne barış, huzur ve istikrara katkı sunmasını, hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Ortak çabalarımızın icmalini yapmamıza ve yeni iş birliği geliştirmemize imkân sağlayan zirve toplantılarının bundan sonraki dönemde daha sık şekilde icra edilmesinin faydalı olacağı aşikârdır. Değerli dostum Putin’in müteakip zirvemize ev sahipliği yapma teklifini memnuniyetle karşılıyorum. Aziz kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Reisi’ye bana ve heyetime gösterdiği misafirperverlikten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi için yorumlar kapalı 87779

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, daveti üzerine Türkiye’ye gelen Filistin direnişinin sembolü Mariam Afifi’nin de yer aldığı Filistin Gençlik Orkestrası üyeleri ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarının verdiği “Barış Konseri”ni izledi.

Emine Erdoğan, CSO Ada Ankara Tarihî Salon’da düzenlenen konseri, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile dinledi.

“ÇOK GÜZEL BİR SAHNE İZLEDİK”

Emine Erdoğan, konserin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok güzel bir konser. 30 yıllık bir orkestra bu ve Filistin’in bağımsızlığı için mücadele ediyorlar. Müzikleriyle besteleriyle mücadele ediyorlar. Tüm dünyaya haykırıyorlar, seslerini duyuruyorlar. Biz de onların seslerine icabet ettik” dedi.

Mariam Afifi ile tanışıp onun bu orkestranın mensubu olduğunu öğrendikten sonra Türkiye’ye davet ettiğini anlatan Emine Erdoğan, “Bir sene oldu bu daveti yapalı, şimdi gerçekleştirebildik. Ben çok memnun oldum geldikleri için onları mutlu görmek beni de çok mutlu etti. İnşallah, bütün Müslüman ülkeler de bütün batı ülkeleri de davet ederler ve seslerini daha gür bir şekilde duyulmasına vesile oluruz” diye konuştu.

Gençleri çok başarılı bulduğuna işaret eden Emine Erdoğan, “Bizim orkestramızla birlikte icra ettiler, bu da bizi çok memnun etti. Gerçekten çok güzel bir sahne izledik hep beraber” ifadelerini kullandı.

Konser sonunda, davet üzerine sahneye gelen Emine Erdoğan, müzisyenleri tebrik ederek çiçek verdi. Edward Said Millî Konservatuvarı ve Filistin Gençlik Orkestrası Direktörü Suhail Khoury de Emine Erdoğan’a üzerinde Mescid-i Aksa’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Emine Erdoğan, salondan ayrılırken konseri izlemeye gelenlerle sohbet ederek öz çekim yaptı.

BARIŞ İÇİN BESTELENEN İKİ ESERİN DÜNYA PRÖMİYERİ YAPILDI

Emine Erdoğan, Mayıs 2021’de, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarında Mescid-i Aksa’yı savunurken, başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri hâline gelen Filistinli sanatçı Afifi ile telefon görüşmesinde, Afifi’nin de üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrasını Türkiye’de görmekten mutluluk duyacağını belirtmişti.

Davet üzerine, Filistin Gençlik Orkestrasının bünyesinde bulunduğu The Edward Said Ulusal Müzik Konservatuvarı ile yapılan görüşme sonucu, CSO iş birliğinde Türkiye’de İstanbul ve Ankara’da konser düzenlenmesi kararı alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türkiye’ye gelen Filistin Gençlik Orkestrası üyesi müzisyenler, yoğun bir hazırlık döneminin ardından başkentte sanatseverlerle buluştu.

Khoury, konser öncesi yaptığı konuşmada, orkestranın kuruluşuna ilişkin bilgi verdi. Konserde kendilerine eşlik eden Türk müzisyenlere şükranlarını sunan Khoury, Emine Erdoğan’a da yanlarında oldukları ve davetleri için teşekkür etti. Khoury, Türkiye’ye, Filistin’e yönelik dayanışmalarını devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

CSO Şefi Cem’i Can Deliorman’ın şefliğini yaptığı Barış Konseri’nde, barış için bestelenen iki eserin dünya prömiyeri yapıldı. İki ülkenin halk ezgilerinin icra edildiği “Barış Konseri” için Yusuf Yalçın’ın bestelediği “Anadolu Rapsodisi” ve Filistinli Bishara Kell’in bu konser için bestelediği “Altoların Dansı” eserleri, ilk kez sanatseverlere sunuldu.

Barış Konseri’nde ayrıca, Aşık Veysel, Suhail Khoury, Tamer Al-Sahouri, Kemani Sebuh Efendi, Antonin Dvorak’ın eserleri de yer aldı.

Konseri, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Çiğdem Karaaslan, Özlem Zengin, Jülide Sarıeroğlu, Hamza Dağ ve Ömer İleri, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyyüp Kadir İnan ile yabancı misyon temsilcileri de izledi.