Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbirimize durmak, dinlenmek yok” 0 88953

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası ve İnovalig Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbirimize durmak, dinlenmek yoktur. Dünyaya ne kadar açılırsak, hedeflerimize o derece yaklaşırız. Her ne kadar birileri bizi kendi içimize kapanmaya zorluyorsa da bu tuzağa düşmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen, Türkiye İnovasyon Haftası ve İnovalig Ödül Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada ve Türkiye’de inovasyon alanında fark ortaya koymuş isimleri bir araya getiren etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.

Türk milletinin yapı olarak girişimciliğe, yenilikçiliğe, üretkenliğe açık bir millet olduğunu, ancak bir an önce neticeye ulaşmak isteğiyle hep kestirme yollara gittiği için pek çok işi yarım bıraktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda bu doğrultuda olumlu gelişmeler, ciddi mesafeler alındığını, geçen günlerde açılan IDEF’19 Savunma Sanayii Fuarı’nda sergilenen yerli ürünlerin buna kanıt olduğunu söyledi.

“ÜLKEMİZİ HEDEF ALAN OPERASYONLAR KARŞISINDA ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR DURUŞ SERGİLEYEBİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi hedef alan operasyonlar karşısında giderek çok daha güçlü bir duruş sergilendiğini, maruz kalınan haksızlıklar, adaletsizlikler, saldırılar, tuzaklar, tezgâhlar karşısında her alanda kendi göbeğini kendisi kesmeye başlayan Türkiye’nin önündeki engelleri aşacak bir yolu mutlaka bulduğunu kaydetti.

Türkiye’de ortaöğretimden üniversitelere, iş dünyasından kültür-sanata kadar her alanda gözle görülür bir inovasyon heyecanının yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler, gerek ihracatımızın artırılması ve niteliğinin yükseltilmesi, gerek diğer alanlarda ortaya koyduğunuz gayretlerle ülkemizin beka mücadelesinin en ön saflarında yer alıyorsunuz” dedi.

“DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ YÜZDE 57,8 AZALARAK, 2 MİLYAR 831 MİLYON DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİ”

“Ülkemiz ihracatının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi, 83 bin üyesiyle, Türk Ticaret Diplomasisi’nin sahadaki en büyük gücüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz ay itibariyle ihracatımız, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 atarak 15 milyar 273 milyon dolara ulaşırken, ithalatımız yüzde 14,6 azalarak 18,1 milyar dolara geriledi. Böylece, dış ticaret açımız yüzde 57,8 azalarak 2 milyar 831 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatımızın ithalatımızı karşılama oranı ise geçen yılın Nisan ayında yüzde 68,3 iken, bu yıl aynı oran yüzde 84,4’e yükseldi. Bizim için artık mal ve hizmet ihracatı tek başına yeterli değildir” bilgisini paylaştı.

Sanayici, girişimci ve ihracatçılarla hep birlikte ileriye gitmek için çalışacaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz, üretkenlikte değil, bunu sisteme bağlayıp ticarileştirmede sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah bu tür platformlar, en ücra köşedeki marangozumuzdan yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan en modern tesisimize kadar her yerde bu anlayışın yerleşmesine katkıda bulunacaktır. Bu yaklaşımı yaygınlaştırdığımızda ne kaynak sıkıntısı, ne pazar sıkıntısı yaşarız. Bir de bunun üzerine bizim insanımızın çalışma azmini ve becerisini eklediğimizde, Allah’ın izniyle ulaşamayacağımız hedef yoktur.”

“GELECEĞİN EKONOMİSİNİN EKOSİSTEMİ İÇİNDE KALMANIN YOLU İNOVASYONDAN GEÇİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, rekabet ortamının üretici maliyetleri aşağı çekerken, ürün kalitesini yükselttiğini, bu zorlu denklemin de inovasyon ve yenilikle çözümleneceğini belirterek, yapay zekâ uygulamalarının önemine vurgu yaptı.

Dijital dönüşüme kritik bir politika olarak sahip çıktıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda Dijital Dönüşüm Ofisi kurduklarını, e-Devlet uygulamasını hızlandırdıklarını kaydetti.

“Geleceğin ekonomisinin ekosistemi içinde kalmanın yolu bu sürecin anahtar kavramı olan inovasyondan geçiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ihracatçıların, büyük sanayicilerin, KOBİ’lerin ve ekonomi birleşenlerinin yanında yer alacağını tekrarladı.

Türkiye’nin içine çekilmek istenen tuzaklara düşmeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu millet, bir asır önce doğudan-batıdan, kuzeyden-güneyden ve hatta içeriden saldırıya uğradığı dönemde pes etmedi, mücadeleyi bırakmadı ki şimdi ümitsizliğe düşsün” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiindeki yerlilik oranına dikkati çekerek, yerli ve millî imkânlarla terörle mücadelede başarıyı elde ettiklerini, çok kısa zamanda da terörün belini kıracaklarını bildirdi.

“CUMHURİYET FİDANINI YENİ BİR ÇINARA DÖNÜŞTÜRMEYİ BAŞARACAĞIZ”

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada siyasi ve diplomatik güce sahip olduğunu, 17 yılda üç kattan fazla büyüyerek, ihracatını 4,5 kat, turizmini dört kat artırmış bir ekonomiye sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Mesele askerî güç ve güvenlikse, dünyanın en tehlikeli, en eli kanlı terör örgütlerini yerle yeksan etmiş bir ülkeyiz. Mesele birlik ve beraberlikse, hamdolsun vesayetle mücadeleden darbe girişimlerine kadar her konuda tek yürek, tek yumruk olarak hareket eden bir milletiz. Ecdadın çok daha kötü şartlarda 600 yıllık bir cihan devletinin küllerinden yepyeni bir Cumhuriyet kurmayı başardığı yerde, biz bu genç fidanı yeni bir çınara dönüştürmeyi haydi haydi başarırız. İstedikleri kadar birliğimize-beraberliğimize, ekonomimize, sınırlarımıza saldırsınlar, istedikleri kadar tuzaklar kursunlar… Bu tür operasyonlar sadece bizim hedeflerimize ulaşma azmimizi daha da perçinler, bizi mücadelemizde daha da güçlü kılar. Çünkü Türkiye, artık her üflendiğinde, her çelme takıldığında yere kapaklanan o eski Türkiye değildir.”

Türkiye’nin her alandaki yükselişinin tarihî, siyasi ve ekonomik olarak rekabet içinde olduğu kesimleri rahatsız ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sorumluluklarını yerine getirdiği hâlde, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye yapılmamasının başka bir izahı bulunmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neymiş? Avrupa Birliğine tam üye olmak için çok fazla büyükmüşüz. Yani şimdi bunlar böyle istiyor diye bunların paşa keyfi öyle istiyor diye biz küçülelim mi? Ben boşuna üç çocuk demiyorum, daha büyüyeceğiz, ne kadar büyürsek bilesiniz ki o kadar güçlü olacağız, en büyük korkuları bundan geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa Birliği’nin mülteciler konusunda Türkiye’ye verdiği sözleri yerine getirmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Avrupa ülkeleri hâlâ huzur içinde yaşıyor olmalarını, Türkiye’nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur” dedi.

“SURİYE’Yİ BATAKLIK HÂLİNE GETİRENLER, ÜLKEMİZİN SINIRLARINI BİR TERÖR KORİDORUYLA KUŞATMAYA ÇALIŞIYOR”

Türkiye’nin, Suriye topraklarını yeniden güvenli hâle getirme çabalarına da destek bulamadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlâ kafalarında bir ‘Türk Baharı’ özlemi var. Hâlbuki onların baharlarının girdiği her yer kara kışa dönmüştür. İşte buyurun Avrupa şehirleri cayır cayır yanmaya başladı. Buna rağmen hâlâ Türkiye’deki sosyal fay hatlarını kaşımak isteyenler, önce kendi oturdukları zeminin çürüklüğüne bir baksınlar. Daha çok yanacaksınız, yanacaksınız. Suriye’yi önce bataklık hâline getirip, sonra bundan şikâyet edenler, şimdi de ülkemizin sınırlarını bir terör koridoruyla kuşatmaya çalışıyor.”

“Şimdi yüzyılın projesi diye bir şey çıkarttılar. Ne yapacaksınız? Bu ne biliyor musunuz? Bu proje tamamen Ortadoğu’yu karıştırma projesidir. Böl-parçala-yut mantığının yen bir jargonla uygulamasıdır. Türkiye olarak biz buna da müsaade etmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de ülkemize yönelik hiçbir tehdide izin vermeyeceğiz. Münbiç ve Fırat’ın doğusu dâhil tüm Suriye topraklarını, buraların gerçek sahiplerine teslim edene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Ülkemizin savunma ihtiyaçlarına saygı duymayıp, yaptırım tehditleriyle bizi köşeye sıkıştıracaklarını sananlara diyoruz ki Türkiye ne Ortadoğu’dur ne Balkanlardır ne Güney Amerika’dır. Türkiye, binlerce yıllık devlet tecrübesi, muhteşem medeniyet geçmişi ve coğrafyasındaki bin yıllık hâkimiyetiyle, birikimiyle kimsenin yutamayacağı kadar büyük bir lokmadır” vurgusunda bulundu.

“TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZLIĞINA KARŞI YAPILACAK HER HAMLE BAŞARISIZ KALMAYA MAHKÛM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bağımsızlığına karşı yapılacak ekonomik ve siyasi her hamlenin başarısız kalmaya mahkûm olduğunu belirterek, “Sonu ölüm de olsa mücadeleden korkmayan ve kaçmayan bir milleti küçük oyunlarla teslim alabileceklerini sananlara yanıldıkları göstermeye her zaman hazırız. Çanakkale’den 15 Temmuz’a kadar bunu hep yaptık, yine yaparız. Bu milletin istiklaline ve istikbaline göz dikip de iflah olan kimse yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürekli olarak üretimi, ihracatı, büyümeyi, gelişmeyi, kalkınmayı, inovasyonu, istihdamı, eğitimi, yatırımı, projeyi konuşacak ve hayata geçireceklerini belirterek, ödül alacak firmaları tebrik etti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul ,Türkiye İnovasyon Haftası ve İnovalig Ödül Töreni

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,PATRONLAR GAZETESİ,GENÇ PATRONLAR DÜNYASI ,TÜRK İŞ DÜNYASI ,PATRONLAR HABER ,SON DAKİKA ,AKARYAKIT BAYİLERİ,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,AKARYAKIT BAYİLERİ ,PATRONLAR GAZETESİ,ENERJİ MEDYASI,AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİ,ENERJİ DAĞITIM FİRMALARI,MEDYA TÜRKİYE ,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuştu 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ü Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU MİLLETİN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”

Ahirete irtihalinin 81. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ahirete irtihal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maziden atiye giden bu yolculukta ülkesine ve milletine verdiği hizmetlerle adını tarihe altın harflerle yazdıran tüm güzel insanlar, yüreğimizde hep yaşayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihini, binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine, hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını ifade ederek bu zihniyete sahip siyasetçilerin olmasının da üzücü olduğunu kaydetti.

“Cumhuriyeti yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar, bize göre, kendi geçmişlerinden utananlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da, aynı şekilde ‘Atatürk maskesi’ takarak, bu millete olan husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyeti bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR BİREYİN SADECE KENDİ ÇIKARINI, HESABINI, KÂRINI DÜŞÜNME LÜKSÜ YOKTUR”

Türk milletinin 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihinin, Selçuklu ve Osmanlı’nın en büyük gurur ve güven kaynakları olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak, Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu milletin en önemli değerlerinden biridir” ifadesini kullandı.

Atatürk’e ve Cumhuriyete yapılacak en büyük katkının, içinden geçilen kritik dönemde birliğe, beraberliğe, kardeşliğe özellikle de 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıkmak olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Eskiler, ‘bal bal diyerek ağız tatlanmaz’ derlerdi. Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez. Bu yıl 96. yıl dönümüne ulaştığımız Cumhuriyetimize en büyük katkıyı, şahsımın başında bulunduğu hükûmetler yapmıştır. Biz bu kavramın lafla istismarını yapmadık, sadece icraatımızla hakkını vermeye çalıştık.  Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmetlere kavuşturarak bilfiil bunun uygulamasını ortaya koyduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatları boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için tek bir çivi dahi çakmamış kişilerin ağızlarından çıkan Cumhuriyet ve Atatürk sözü, koskoca bir yalandan ibarettir. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Bu kavramlar önde perde gibi kullanılarak, arkada ülkemizin yıllarca demokratik ve ekonomik olarak nasıl sömürüldüğünü en iyi milletimiz biliyor” diye ekledi.

Gazi Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de hiçbir bireyin sadece kendi çıkarını, hesabını, kârını düşünme lüksü bulunmadığını söyledi.

“TERÖR TEHDİTLERİNİ KAYNAĞINDA KURUTMAK İÇİN KİMSENİN BEKLEMEDİĞİ HAREKÂTLARI HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ABD’den İHA, SİHA ve akıllı bomba alma girişimlerini, alamayınca da kendi üretmeye başlamasını anlatarak, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.

Türkiye’ye yönelik terör eylemlerini, vesayet odaklarının faaliyetlerini ve darbe teşebbüsünü ve son olarak da ekonomik tehditleri anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hepsini bertaraf ettiklerini, son olarak da Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmak için kimsenin beklemediği harekâtları hayata geçirerek başarıya ulaştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla, böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki, bu zihniyet sahiplerinin özellikle mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, sadece ‘gölge etmeyin başka ihsan istemez’ noktasına geldik” değerlendirmesinde bulundu.

“TARİHİMİZ, BİZİM YÖRÜNGEMİZDİR”

“Binlerce yıllık tarihi sürekliliğimiz içindeki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusuna sahip çıkmak, elbette hepimizin görevidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaparken de geçmişe özellikle de Osmanlı ve Selçuklu’ya haksızlık edilmemesi uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı’dan kurtarılabilen miras üzerine kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu mirasa, sadece topraklarımız değil, kurumlarımız da geleneklerimiz de dâhildir. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlıdan devralınan mevcut idari sistem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hakikatler apaçık ortadayken, sürekli olarak Osmanlıya hakareti ve aşağılamayı bir siyaset tarzı hâline getirmek, ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihimiz, bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi nasıl sonsuz karanlık içinde kaybolmaya ve muhtemelen yok olmaya mahkûmsa, toplumlar da öyledir. Türk milletini kendi tarih yörüngesinden çıkartmak için geçmişiyle bağını kopartmaya çalışanların amacı da budur. Milletler ve devletler mezarlığı olan tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allaha şükür, bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkartmaya kimse muvaffak olamadı. Kimi dönemlerde kısmen de olsa zayıflıklar ortaya çıktı, ama milletimiz güçlü irfanıyla her seferinde işi düzeltmeyi başardı” dedi.

“BİZE DÜŞEN GÖREV, ECDADIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KENDİ GELECEĞİMİZİ AYDINLATAN BİR IŞIK HÂLİNE GETİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde “Osmanlıda okuma yazma oranı çok düşükmüş”, “Osmanlının kendi silah sanayi yokmuş”, “Osmanlı, yönetimi altındaki haklara zulmedermiş” iddialarının birileri tarafından dillendirildiğine dikkati çekerek bu iddiaların hepsinin de yalan ve iftira olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın da eksikleri bulunabileceğini, bunların tespitini yapmak ve yerli yerine koymanın da tarihçilerin ve uzmanları işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen görev, ecdadımızın güçlü yönlerini kendi geleceğimizi aydınlatan bir ışık hâline getirmektir” tavsiyesinde bulundu.

Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in vefatından bir gün önce kendisine “Evladım Tayyip, buralar evlad-ı Fatihan’dır, buralar Osmanlıdır. Ben gidiyorum, buralar size emanettir” dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimkiler Bosna Hersek’te bir Osmanlı’nın olduğundan bihaber. Bizim ayak izlerimiz nerelere kadar gitmiş haberleri yok. Kendi milletini, tarihini inkâr edenlerden bir şey olmaz. Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişleri soykırımla, sömürüyle, zulümle, haksızlıkla bezeli olduğu hâlde, kendilerini tam tersi hikâyelerle pazarlamaya çalışıyorlar” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, ecdatlarıyla gurur duymalarını istedi.

“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE DÜNYA ÇAPINDA BİR OYUNCU HÂLİNE GELDİ”

Kemal Karpat başta olmak üzere liyakatlerine kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçilerin, Osmanlı toplumunda okuma yazma oranını nüfusun yarısından fazla olarak açıkladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oranın aynı dönemdeki Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeyle karşılaştırıldığında çok yüksek bir oran olduğunu kaydetti.

Balkan Savaşlarıyla başlayan, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’yle devam eden süreçte, maalesef bu okuryazar nüfusun büyük bir kısmının kaybedildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirdiğimiz harf devrimiyle âdeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının çok düşük olduğu bir dönem yaşadı. Ama bunun suçunu Osmanlıya yüklemek, tam anlamıyla bir bühtandır. Nitekim zaman içinde Türkiye, yüzde 100’lük bir okuryazarlık seviyesine ulaşmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın silah sanayi olmadığı iddiasının da koskoca bir yalan olduğunun altını çizerek, “Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümranlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın, silah sanayi olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olamaz” ifadesini kullandı.

Osmanlı’nın asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayi ihracatı yaptığını, İstanbul’un Fethi başta olmak üzere, tüm önemli savaşlarını, silah sanayindeki yenilikçiliğine ve üstünlüğüne bağlı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sorun, Osmanlının 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü ve üstünlüğünü korumayı başaramamış olmasıdır. Dikkat ediniz, hiç olmamasından değil, üstünlüğün kaybedilmesinden söz ediyoruz. Bu durum, ister istemez, daha iyi silahların dışarıdan alınmasını gerektirmiştir. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen Osmanlı son döneminde bu konuda çok önemli hamleler yapmıştır. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları, Cumhuriyete miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere, Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde işte böyle bir birikim vardır. Tek Parti yönetimi şayet, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikası gibi girişimlere sahip çıkmış olsaydı, bugün Türkiye savunma sanayiinde bambaşka bir yerde olurdu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yılda Türkiye’nin savunma sanayiinde millîlik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıkarttıklarını, hedefin yüzde 100 yerli savunma sanayi olduğunu kaydederek, “Türkiye, 2002 yılında toplam bütçesi 5,5 milyar dolar olan sadece 62 savunma sanayi projesine sahipti. Bugün Türkiye, toplam bütçesi 60 milyar doları bulan ve yakında 75 milyar dolara ulaşacak olan 700 projeyle dünya çapında bir oyuncu hâline geldi” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

HİSAR füze sistemini, SİPER uzun menzilli hava savunma sistemini, Anadolu çıkarma gemisini, ATAK ve GÖKBEY helikopterlerini, Bayraktar, Anka ve Akıncı insansız hava araçlarını sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi projelerinde en çok zorluğun motor da yaşandığını, bunu da yerli uçağın dâhil, her alanda ihtiyacı karşılayacak motor üretecek projeyi hayata geçirerek aşacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’daki tank palet fabrikasında yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanların, burada yapılanların ne anlama geldiğinden habersiz olarak sürekli ortalığı karıştırma gayretinde olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dikkat ederseniz, bu işin gece gündüz istismarını yapanlara sorun, satış nedir, işletme devri nedir, daha önce bu fabrika nasıl ve hangi şartlarda çalışıyordu, şimdi ne yapacak gibi soruların hiçbiriyle ilgilenmiyor. Çünkü öyle bir dertleri yok. Tıpkı Atatürk istismarı, tıpkı Cumhuriyet istismarı gibi, bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı bir şekilde oradan devam ediyorlar. Sakarya’daki bu tank palet fabrikasının satımı diye bir şey söz konusu değil. BMC fabrikasının yüzde 50’i Katar’ın ortaklığında yüzde 50’i Türk ortaklar olmak üzere kurulan bu  şirket şu anda Karasu’da kendi fabrikalarını yapıyorlar, ayrıca yapılacak. Ve burada da o fabrikanın yapımıyla birlikte buranın işletmesi alınmak suretiyle bu süreç devam ediyor. Dürüst olun, samimi olun, milleti aldatma yoluna gitmeyin. Biz netice, netice, netice diyoruz ama siz maalesef farklı yaklaşıyorsunuz. Hâlbuki şöyle bir etraflarına baksalar hakikatleri görecekler. Tabii, şayet göz kamaştırıcı ise hakikatle yüzleşmek bazılarının işine gelmiyor. Onlar, deve kuşu misali, kafalarına kuma gömüp her yeri karanlık sanıyor diye, Türkiye öyle olmuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyete sahip çıkmak ve Cumhuriyeti emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalıştıklarının altını çizerek Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en üst ligine çıkartmakta da kararlı oldukları vurgusunda bulundu.

“Atatürk’ü anlamak da anmak da böyle olur, lafla değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla yâd ederek ve şehitleri rahmetle anarak konuşmasını tamamladı.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 81. yıl dönümü 0 88784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 81. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı.

Anıtkabir’deki tören, devlet erkânının Aslanlı Yol’da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı, Anıtkabir’de saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve şunları yazdı: “Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ahirete irtihalinin 81. yıl dönümünde bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.

Merhum Atatürk ve silah arkadaşları ile bin yıldır bu toprakları bizlere vatan yapmak için mücadele eden tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları milletimizin kalbinde hep yaşayacaktır. Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun.”