Cumhurbaşkanı Erdoğan,“NATO’daki dostlarımızdan, ittifak ruhuna uygun davranıp ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz” 0 88944

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin bekasına yönelik tehditlerin çoğaldığı ve yoğunlaştığı böylesi bir dönemde, müttefiklerimizden tek bir beklentimiz vardır. Biz, NATO’daki dostlarımızdan, sadece ittifak ruhuna uygun davranmalarını, ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz. Müttefiklerimizin, bizzat kendilerinin terör örgütü olarak kabul ettikleri yapılara karşı tedbir almalarını istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’na katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

“İTTİFAKIN GÜVENLİĞİNİ DOĞRUDAN İLGİLENDİREN TERÖR GİBİ ASİMETRİK TEHDİTLERİN ARTTIĞI BİR DÖNEMDEYİZ”

Akdeniz Diyaloğu’nun 25. yılı vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların Hatay’ı ziyaret edeceklerini belirterek, farklı din, dil ve mezheplerin asırlardır bir arada yaşadığına ve Türkiye’nin hoşgörü iklimine şahitlik edeceklerini söyledi.

Toplantının, NATO’nun en eski müttefiklerinden biri olan Türkiye’nin yüzleştiği tehditlere katılımcıların şahitlik etmesi bakımından da önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası güvenlik ortamında ciddi kırılmaların yaşandığı bir dönemde ittifakın güvenliğini doğrudan ilgilendiren terör gibi asimetrik tehditlerin de arttığı bir dönemde olunduğunu kaydetti.

“VAROLUŞ GAYESİ KÜRESEL GÜVENLİK VE İSTİKRARI KORUMAK OLAN YAPILARDA ÇOK CİDDİ TIKANIKLIKLAR YAŞANIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber boyutu da olan hibrid savaş yöntemlerine daha fazla başvurulduğuna dikkati çekerek, “Böylesi bir ortamda varoluş gayesi küresel güvenlik ve istikrarı korumak olan yapılarda ise çok ciddi tıkanıklıklar, aksamalar yaşanıyor. Bu kurumlar sorunlara müdahale noktasında ya karar alamıyor ya da aldığı kararları hayata geçiremiyor” dedi.

Türkiye’nin, son sekiz yıldır Suriye kaynaklı tehditlerle mücadelede, söz konusu tıkanıklığın acı yansımalarını bilfiil yaşamış, ekonomiden güvenliğe, toplumsal barıştan siyasete kadar iliklerine kadar hissetmiş bir devlet olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzensiz göç ve terör tehdidiyle mücadelede, NATO Müttefiki olarak Türkiye’nin gösterdiği olağanüstü çabaların altını çizdi.

Türkiye’nin bugün 4 milyon sığınmacı ile Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyeli sığınmacılar için 35 milyar doların üzerinde bir rakam harcama yapıldığını, aynı zamanda DEAŞ tehdidini kaynağında bertaraf etmek için Fırat Kalkanı Harekâtı’nın düzenlendiğini anlattı.

“TÜRKİYE, SURİYE SAHASINDA DEAŞ’LA GÖĞÜS GÖĞÜSE SAVAŞAN TEK NATO ÜLKESİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Suriye sahasında DEAŞ’la göğüs göğüse savaşan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO ülkesi olduğuna vurgu yaparak, şöyle devam etti: “Zeytin Dalı Harekâtı ile Afrin bölgesini PKK’nın Suriye kolunun işgalinden kurtardık. Terörden arındırdığımız ‘güvenli bölgelere’ 320 bin civarında Suriyeli sığınmacının geri dönüşünü sağladık. Daha birkaç yıl öncesine kadar terör örgütlerinin tasallutunda bulunan bölgelere, Türkiye’nin çabaları ve fedakârlıkları sonucu yeniden huzur hâkim oldu. Keza büyük bir insani felaketin eşiğe gelen İdlip’te de inisiyatif alarak, tekrar sükûnetin sağlamasını temin ettik. Böylece yüzbinlerce Suriyeli masumun ölümünü engellediğimiz gibi, Avrupa’yı derinden sarsacak bir düzensiz göç akınının da önüne geçtik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun özünün ittifak dayanışması olduğunu dile getirerek, İttifak üyesi ülkelerin terör gibi ciddi güvenlik sınamalarını tek başına çözmesini beklenin NATO’nun varoluş felsefesine aykırı olduğunu kaydetti. Türkiye’nin, uluslararası toplum adına birçok sorunu tek başına göğüslerken diğer taraftan da PKK, onun Suriye’deki uzantısı PYD/YPG, DEAŞ ve 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ ile mücadele etmek zorunda kaldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 40 binin üzerinde sivil vatandaş ve askerini PKK terörüne şehit verdiğini, son üç gün içinde altı asker ve iki sivil vatandaşın bu örgüt tarafından şehit edildiğini sözlerine ekledi.

“KİMİ MÜTTEFİKLERİMİZ TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞLARINA VE DARBECİLERE ADALETTEN KAÇABİLECEKLERİ İMKÂNLAR SUNUYOR”

Türkiye’nin DEAŞ ve FETÖ terör örgütleriyle de aralıksız mücadele sürdürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef kimi müttefiklerimiz de bu terör örgütünün elebaşlarına, darbe girişimine bizzat katılmış örgüt mensuplarına adaletten kaçabilecekleri imkânlar sunuyor. Batı toplumlarında bir veba salgınına dönüşen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı, Türk vatandaşlarıyla beraber yüz milyonlarca insanın can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Sri Lanka’da ve Yeni Zelanda’da meydana gelen menfur terör eylemleri, sorunun geldiği boyutları ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre karşı ortak duruş sergilenmezse, terör belasının büyümeye devam edeceğine dikkati çekerek, Türkiye’nin müttefiklerinden. NATO’daki dostlarından tek beklentisinin ittifak ruhuna uygun davranmaları, ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmaları olduğunu kaydetti. “Müttefiklerimizin, bizzat kendilerinin terör örgütü olarak kabul ettikleri yapılara karşı tedbir almalarını istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Namlusunu ülkemize çeviren, vatandaşlarımızın canına ve malına kast eden terör örgütlerinin müttefiklerimizce donatılmasının, tırlar dolusu silah ve mühimmata boğulmasının, örgüt elebaşlarının kimi ülkelerde en üst düzeyde kırmızı halılarla ağırlanmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur” diye konuştu.

“DOĞU AKDENİZ ENERJİ KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ HAKLARIMIZ KONUSUNDA NATO’DAN DESTEK BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerindeki meşru haklarının da tartışma götürmeyeceğini belirterek, “Ülkemiz, kendi hakkını ve Kıbrıs Türklerinin hukukunu korumakta kararlıdır. NATO’nun bu süreçte Türkiye’nin haklarına saygı göstermesini ve bize gerilimlerin önüne geçmek için destek olmasını bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de NATO’ya en kapsamlı katkıları yapan, müttefikleriyle dayanışma içinde hareket eden bir ülke olduğunu yineleyerek, Türkiye’nin NATO içerisindeki faaliyet ve etkinliğini anlattı.

“AKDENİZ HAVZASININ BARIŞ İÇİNDE OLMASINI ÖNEMSİYORUZ”

Türkiye’nin NATO içindeki güçlü konumunu korurken, ulusal çıkarları, bölgesel güvenlik ve istikrarın gerektirdiği adımları da atacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkiler birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Ülkemizin egemenlik haklarına giren S-400’ler gibi bazı güncel meseleler üzerinden böyle bir tartışmanın alevlendirilmeye çalışılmasını kesinlikle tasvip etmiyoruz. NATO İttifakı çerçevesinde, millî güvenliğimizi tahkim gayesiyle attığımız adımları, yine kendi mecrasında değerlendirmek gerekir.

Türkiye’yi dar kalıplara sokmaya çalışmak, eğilimimiz hakkında spekülasyonlar üretmek bizi, tarihimizi ve coğrafi konumumuzu anlamamaktır. Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenlik ve istikrarına yönelik katkılarımızı en güçlü şekilde sürdürürken, medeniyetin beşiği olarak gördüğümüz Akdeniz havzasının barış içinde olmasını aynı ölçüde önemsiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için Akdeniz Diyaloğu platformunun da önemli olduğunu belirterek, platform ile pratik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çabaları desteklediklerini, bu amaçla yeni fikirler geliştirmeye gayretinde olduklarını söyledi.

Türkiye’nin NATO içindeki yükümlülüklerin ve Akdeniz Diyaloğu Ortaklarıyla iş birliğine verdiği değerin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa vadeli hesaplardan ziyade orta ve uzun vadeli örtüşen çıkarlarımıza odaklanarak, gittikçe istikrarsızlaşan bir dünyada NATO’yu daha da güçlendireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,
Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Letonya Milli Günü Ankara’da kutlandı 0 8345

Letonya Ankara Büyükelçisi Peteris Karlis Elferts ev sahipliğinde, “Letonya’nın 101. Bağımsızlık Günü” nedeniyle büyükelçilikte bir resepsiyon düzenlendi.

Resepsiyona, Çevre Bakanı Murat Kurum, Ankara’da görev yapan çok sayıda yabancı misyon temsilcisi, diplomat davetliler ve gazeteciler katıldı.

letonya’nın Ankara Büyükelçisi Peteris Karlis Elferts ‘in konukları kapıda karşılamasının ardından iki ülkenin milli marşlarının çalınması ile başladı.

Letonya Ankara Büyükelçisi Peteris Karlis Elferts:

Bugün burada bağımsızlığımızı ilan eden anneleri, babaları ve bağımsızlık için savaşanları onurlandırmak için bulunuyoruz.”Yüzyıl kutlamalarımızda kültürümüzü paylaştık, ticaret  politik ve ekonomik ilişkilerimizi geliştirdik. Letonya Türkiye Unutulmuş İlişkiler 1918-1940 isimli bir kitap yayınladık. Kitabın araştırmasının bir parçası olarak, ortak tarihimiz olan birçok MFA Arşivi, Ulusal Arşivi ve Ankara Üniversitesi posterlerini paylaşma onuruna sahibim.dedi

Çevre Bakanı Murat Kurum :

Çevre Bakanı Murat Kurum ise, Letonya’nın 101. Bağımsızlık Yıl dönümünü kutlayarak başladığı konuşmada şunları söyledi:”Türkiye ile Letonya arasındaki ilişkiler 1991 yılında yeniden başladı ve o günden bu yana gerek siyasi gerekse ekonomi alanında her geçen gün artarak devam ediyor. Ticaret hacmimiz 291 milyon dolara ulaşmış, hedefimiz bunu 1 milyar dolara çıkarmak. Letonya ulaşım ağı ve güçlü ekonomisiyle öğrencilerimizin tercih ettiği bir ülke konumunda NATO’da olduğu gibi Avrupa Birliğinde de çok daha güçlü ilişkiler kurabileceğimizi ümit ediyoruz. dedi

Davet,  kutlama ve  yemek ikramının ardından sona erdi.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,

“Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü bir zeminde ilerletilmesi ve iş birliğimizin derinleştirilmesinde hemfikiriz” 0 88791

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü ve sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi, iş birliğimizin derinleştirilmesi konularında hemfikiriz. Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde, ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Beyaz Sarayda gerçekleştirdikleri baş başa görüşme ve heyetler arası çalışma yemeğinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Trump’a misafirperverlikleri için teşekkür ederek, gündemlerinde yer alan konulara ilişkin kapsamlı ve samimi görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

“İLİŞKİLERİMİZDE YENİ BİR SAYFA AÇMAKTA KARARLIYIZ”

Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü ve sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi, iş birliğinin derinleştirilmesi konularında hemfikir olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Köklü müttefiklik bağımıza uygun bir şekilde, ilişkilerimizde yeni bir sayfa açmakta kararlıyız. Sayın Başkan ile millî güvenliğimizi tehdit eden terör oluşumlarıyla mücadele konusunda karşılıklı irademizi teyit ettik” dedi.

Terör örgütü DEAŞ’a karşı ortak mücadelenin sürdürülmesinin önemine değindiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ elebaşı Bağdadi’nin öldürülmesi sonrası süreçte Türkiye’de şu anda 2 bin 200 civarında DEAŞ’lının tutuklu ve mahkûm olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtıyla, terörle mücadelede yeni ve önemli bir adım attığını, PKK/YPG’nin Suriye’deki ayrılıkçı gündemine ağır darbe vurduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile varılan 17 Ekim mutabakatıyla Suriye’de iş birliğinin geliştirilmesi için önemli bir fırsat yakalandığını düşündüğünü dile getirerek, terör örgütü PKK-YPG’nin bu mutabakatı bozmak için Türk askerlerini ve sivilleri hedef alan provokatif saldırılar düzenlediğini, terör örgütünün bu ayın başında Tel Abyad’da pazar yerine koyduğu bombanın patlaması neticesinde 13 sivilin hayatını kaybettiğini anlattı.

“AMERİKA İLE OLAN MUTABAKATIMIZA BAĞLILIĞIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Son 24 saat içinde terör örgütü tarafından 19 taciz ve saldırının gerçekleştirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buna rağmen biz, Suriye’deki krize kalıcı bir çözüm bulmak için, Amerika ile olan mutabakatımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz. Terör örgütlerine sempati besleyen birtakım çevrelerin bundan rahatsızlık duyduklarını, dezenformasyonla kamuoyunun algısını bulandırmaya çalıştıklarını, ilişkilerimizi bozmaya çalıştıklarını da görüyoruz. Hatta tarihî meseleleri bile çarpıtarak, önümüze ikili münasebetlerimizi dinamitleyecek yeni sorunlar koymaya gayret ediyorlar.

Temsilciler Meclisi’nde, 29 Ekim’de alınan kararların, tam da bu amaca hizmet ettiğini, Türk Milletini incittiğini ve ilişkilerimize gölge düşürme gayesi güttüğünü Sayın Başkan’la paylaştım. 104 yıl önce savaş şartlarında yaşanmış bir meselede karar vericiler siyasetçiler değil, tarihçiler olmalıdır. Bizim bu konuda alnımız ak, başımız dik, özgüvenimiz tamdır. Açık söylüyorum Türkiye, bu konuda diyalogdan ve özgür tartışma ortamından yanadır. Ermeni tarafına ortak tarih komisyonu kurulması teklifimiz hâlen geçerlidir. Amerikan siyasetini, Temsilciler Meclisi’nin kararıyla içine düştüğü bu fasit daireden Senato’nun çıkaracağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bütün arşivlerini araştırmacıları açtığını, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 1 milyonu aşkın belgenin, arşivlerin araştırmacılara açık olduğunu vurguladı.

“SURİYE’YE BARIŞ VE İSTİKRAR GETİRMEK İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve ABD’nin, DEAŞ’ı tamamen bitirmek ve Suriye’ye barış ve istikrar getirmek için birlikte çalışabileceğine vurgu yaparak, “Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki bu amacı gerçekleştirebileceği en güvenilir ortağı Türkiye’dir, öyle olmalıdır” dedi.

Türkiye’nin, DEAŞ ile göğüs göğse mücadele eden ve bu uğurda şehitler veren tek NATO müttefiki olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 7 bin 680 yabancı terörist savaşçıyı yakalayarak, ülkelerine geri gönderdiğini, DEAŞ’la bağlantılı olabileceğini değerlendirilen yaklaşık 77 bin kişiye de Türkiye’ye giriş yasağı koyduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu an Türkiye’deki hapishanelerde 40 farklı ülke vatandaşı bin 216 DEAŞ mensubu bulunduğunu açıklayarak, terör örgütü PKK/YPG’nin elindeki kamplardan kaçarak Türkiye’nin kontrolündeki bölgeye geçen, aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu 287 kişinin yakalandığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şahsımı yayınlarında manşet yaparak hedef gösteren, sadece Türkiye’de 304 vatandaşımızın ölümüne yol açan bu terör örgütüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yabancı terörist savaşçıların kaynak ülkelerce alınması da büyük önem arz ediyor. Avrupa’dakiler başta olmak üzere kaynak ülkelerini geri kabule ikna etme konusunda Sayın Başkan’la ortak anlayışa sahibiz” değerlendirmelerinde bulundu.

Suriye’deki çatışmalardan en fazla etkilenen ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3 milyon 650 bini Suriyeli, Arap, Ezini, Keldani ve 350 bini Kürt olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yaptığını, Suriye topraklarındaki 3 milyon insana da düzenli insani yardım götürdüklerini aktardı.

GÜVENLİ BÖLGE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nde yaptığı güvenli bölge oluşturma çağrısı zamanında hayata geçmediği için on binlerce masumun hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu sorunun ilanihaye böyle devam etmesi mümkün değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile terörden arındırılan bölgeye 365 bin Suriyelinin döndüğünü, şimdi de Barış Pınarı Harekâtıyla terörden arındırılan bölgeye dönüşlerin başladığını, hazırladıkları projenin hayata geçirilmesiyle geri dönüşlerin sayısının artacağını kaydetti.

ABD Başkanı Trump’un güvenli bölge ilanı talebine katıldığını ve bunu gerçekleştirmenin de çok önemli olduğuna inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak sınırından Cebarlus’a kadar olan bölgeye 1 milyon, Rakka ve Deyrizor’a da 1 milyon olmak üzere toplam 2 milyon sığınmacının bu bölgelere yerleştirilmesinin mümkün olduğunu söyledi.

“FETÖ’NÜN ABD’DEKİ MEVCUDİYETİNİN SONA ERDİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ TALEBİMİZİ BİR KEZ DAHA VURGULADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ terör örgütünün Türkiye’de darbe girişiminde bulunduğunu, 251 vatandaşı şehit ettiğini, 2 bin 193 vatandaşı da yaraladığını anımsatarak, görüşmelerinde FETÖ’nün ABD’deki mevcudiyetinin sona erdirilmesi yönündeki talep ve beklentilerini bir kez daha vurguladığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmine ilişkin koydukları 100 milyar dolar hedefine en kısa sürede nasıl erişebileceklerini ele aldıklarını belirterek, “100 milyar dolar hedefimiz bağlamında Ticaret Bakanlarımızın çalışmaları devam ediyor. Temennimiz ve arzumuz, bu hedefe ulaşmayı zorlaştıracak adımlardan imtina edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerde savunma sanayii alanındaki köklü ilişkilerin de gündeme geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “S-400 sistemi ve F-35 programı başta olmak üzere, bu alanda karşılaştığımız sınamaların üstesinden ancak diyalogla gelebiliriz” dedi.

ABD Başkanı Trump’un, Patriotlar konusunda Türkiye’nin maruz kaldığı haksızlıkları Osaka’da açık şekilde ifade ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Başkan’a şayet istediğimiz şartlarda teklif verilmesi hâlinde Patriot satın alabileceğimizi tekrar söyledim. Türkiye olarak, ABD Kongresi’yle de, yapıcı bir diyalogla angajmanımızı sürdürmeye hazır olduğumuzu Sayın Başkan’la paylaştım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

SURİYE’DEKİ HRİSTİYANLARIN DURUMU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’deki Hristiyan’ları koruyacağına dair güvence verip veremeyeceğine ilişkin soru üzerine, Keldani, Ezidi ve Hristiyanlar noktasında Türkiye’nin özel gayreti, çalışması bulunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Suriye tarafında kalan ve ibadethaneleri bile yıkılmış durumda olanların biz ibadethanelerini yeniden restore etmek suretiyle o insanların kendi ibadethanelerinde ibadetlerini yapma fırsatını da onlara biz hazırlamış vaziyetteyiz. Şu anda Keldani, Ezidi, Arami, Hristiyan bütün bunlardan bizim tarafımıza geçmiş olanlar zaten onlar, herhangi bir sıkıntı yaşamıyor ama Suriye tarafında kalanlarla ilgili de onların oradaki imkânlarını mümkün olduğunca daha özel bir şartta hallediyoruz. Onlara da yiyecek, giyecek, ilaç vesaire, onları da götürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Görüşmeler neticesinde FETÖ konusunda bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretinde de FETÖ’ye ilişkin belgeleri ayrıca getirdiklerini ve takdim ettiklerini ifade etti.

“Bu belgeler ışığında da FETÖ bizim için bir terörist başıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira bizim 251 vatandaşımız şehit olmuştur, devlete bir darbe yapılmıştır. 2 bin 193 vatandaşımız gazi olmuştur. Bütün bu olayların faili olan bir insanın Amerika’da 400 dönüm bir arazide yaşayarak, oradan dünyadaki diğer yerleri idare etmesi gerçekten kabul edilebilir bir durum değildir. Temenni ederim bu belgeler ışığında herhalde bizden nasıl teröristler istendiği zaman biz veriyorsak onlar da bu teröristi bize verirler” dedi.

“FERHAT ABDİ ŞAHİN, APO’NUN DA ‘MANEVİ OĞLUM’ DEDİĞİ BİR TERÖRİSTTİR”

ABD Başkanı Trump’un, kendisine gönderdiği belirtilen mektuba yönelik bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tabii bu mektupları bugün Sayın Başkan’a ben tekrar takdim ettim ve özellikle de Ferhat Abdi Şahin denilen bu teröristin Amerika gibi bir ülkenin başkanı tarafından muhatap alınmasını üzüntüyle tabii ki karşıladım. Ferhat Abdi Şahin, yüzlerce insanımızın öldürülmesine vesile olan bir teröristtir ve şu anda cezaevinde olan Apo’nun da ‘manevi oğlum’ dediği bir teröristtir. Böyle birisinin bizim stratejik ortağımız Amerika tarafından bu şekilde karşılanması doğrusu bizi üzmüştür. Aynı şekilde bu şahıs Rusya tarafından da yine bu şekilde karşılanmıştır. Bunları anlamakta dünyadaki terörizmle mücadelede zora giriyoruz. Eğer biz terörizmle sağlıklı bir mücadele vereceksek bu konuda çok daha hassasiyet içerisine olmamız lazım. Bugün bize yarın bir başkasına. O bakımdan bu konudaki hassasiyetimiz devam ediyor. Bunlarla ilgili de belgeleri verdim. Hatta CIA teşkilatının, bu adamın terörist olduğuna dair vermiş olduğu belgeyi de ben yine kendilerine bugün takdim ettim. Çünkü CIA de bunun bir terörist olduğunu belgelemiş ve bu belgeleri bize de aktardılar. Biz de bunu ayrıca bugün Sayın Başkan’a aynen takdim ettik. Gelen mektubu da yine aynı şekilde kendilerine verdik.”

“BİZİM KÜRTLERLE BİR SORUNUMUZ YOK, BİZİM SORUNUMUZ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neden Suriye’deki Kürtlerle müzakerede bulunmuyorsunuz Irak’taki gibi?” sorusunu da şöyle cevapladı: “Bizim Kürtlerle bir sorunumuz yok, bizim sorunumuz terör örgütleriyle. Kürtlerin içinden çıkan bir kısım teröristler. Kim bunlar? YPG/PYD ki bunlar PKK’nın uzantılarıdır. Nasıl ki Kuzey Irak’taki Kürt kardeşlerimizle bizim münasebetlerimiz gayet iyiyse Kuzey Suriye’deki Kürt kardeşlerimizle de bizim bir sorunumuz yok. Esed’in Kuzey Suriye’deki Kürtleri kabul etmediği dönemde ben o zaman Esed’e ‘Yanlış yapıyorsun, pasaportlarını ver’ demişimdir. Benim böyle bir konumum var. İki, çok daha önemlisi, şu anda bilmeni isterim Parlamentoda benim partimin 50’yi aşkın Kürt milletvekili vardır. Bizim Kürtlerle sorunumuz yok. Bizim sorunumuz teröristlerle. Herhalde teröristlere sizler de sahip çıkmazsınız. Kim olursa olsun. Bunda ayrım yapmayacağız. Bizim mücadelemiz dediğim gibi tamamen teröristlerledir. Çünkü teröristin ırkı, milleti, dini, vatanı olmaz. Terörist teröristtir. Eğer mücadeleyi vermezseniz, bedelini yarın çok ağır ödersiniz.”

Ortak basın toplantısının ardından ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ı, Beyaz Saray’dan uğurladı.

Enerji petrol medya Ceo – Mehmet Ali setencioğlu,