Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz” için yorumlar kapalı 88470

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Milletimiz bugüne kadar bizi hiçbir mücadelemizde hiç yalnız bırakmadı, hiç yanıltmadı. Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek ayın ülkemiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” temennisinde bulundu.

“TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR SEÇİMİ GERİDE BIRAKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin önemli bir seçimi geride bıraktığını; AK Parti’nin bu seçimde toplam oylarda yüzde 51,7 ve belediye başkanlığı sayısına göre de yüzde 54,2 düzeyinde bir başarı kazandığını, milletin 15 büyükşehir, 24 il, 516 ilçe ve 203 belde belediye yönetme yetkisini AK Parti’ye verdiğini ve seçim sonuçlarını enine boyuna değerlendirdiklerini söyledi.

Kaybedilen belediyelerin her biriyle ilgili ayrı ayrı çalışmalar yaptıklarını, başarısızlığa yol açan sebepleri genel merkezden il teşkilatına, adaylardan milletvekillerine kadar teker teker tespit ederek gereğini yerine getireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işler aceleye gelmez. Tespiti ne kadar sağlıklı yaparsak, çözümü de o derece güçlü ve kalıcı olarak hayata geçirebiliriz” dedi.

“YAPTIĞIMIZ HER İTİRAZIN GERİSİNDE, İNKÂRI MÜMKÜN OLMAYAN SOMUT DELİLLER VARDIR”

Seçimin en tartışmalı konusunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Biz millî iradeye, seçim ve sandık sonuçlarına olan teslimiyetimiz sebebiyle bu durumu saygıyla karşılamaya hazırdık. Nitekim gerek seçim gecesi yaptığımız basın toplantısında gerekse de genel merkezimizdeki balkon konuşmamızda bu durumu ifade ettik. İlerleyen saatlerde ve günlerde arkadaşlarımızın yaptığı sandık sonuç tutanaklarıyla, ilçe birleştirme tutanaklarıyla, geçersiz oylarla ilgili itirazlar netleştikçe karşımıza bambaşka bir manzara çıktı. Bu süreçte gördük ki AK Partiye oy veren yaklaşık 15 bin seçmenin iradesi alenen gasp edilmiştir. Bu hataların bir kısmı sehven yapılmış olsa da, önemli bir bölümünde kasıt olduğu açıkça ortadadır, bellidir. Çünkü hatalar, yanlışlar diğer partilerde aynı oranlarda yapılmamış, sadece AK Partinin oylarında belirgin bir farklılık ortaya çıkmıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçmen listeleri ve sandık kurulu üyeleriyle ilgili ciddi usulsüzlükler, kanuna aykırı uygulamalar olduğunu ortaya çıkardıklarını ve Yüksek Seçim Kurulu’na sundukları belgelerin gayet sağlam olduğunu dile getirerek, “Yaptığımız her itirazın gerisinde, inkârı mümkün olmayan somut deliller vardır. Şayet aradaki fark neredeyse yarı yarıya azalmamış olsaydı, mesele buralara kadar zaten gelmezdi. Fakat gözümüzün önünde tüm çıplaklığıyla duran hukuksuzluğu, daha vahimi bir irade gaspını görmezden gelemeyiz. Seçim gecesinden bugüne kadar yaşanan sürecin sebebi işte budur” diye konuştu.

“YAPILANLARIN HESABINI SORMAZSAK, MİLLETİMİZ BİZDEN HESAP SORAR”

“Biz bu yapılanların hesabını millî irade hırsızlarından sormazsak, milletimiz bizden hesap sorar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birilerinin suyu bulandırarak balık avına çıktıkları intibaına kapıldık. Hele hele İstanbul’daki yaklaşık 62 bin sandık görevlisinden neredeyse 20 bine yakınının, seçim kanunundaki açık emre rağmen, kamu görevlileri arasından değil de banka ve özel okul çalışanları arasından seçilmiş olması, şüphelerimizi daha da artırdı. Seçimler öncesinden başlayarak bir takım kirli ellerin işin içine girdiği ve konuyu adım adım bu noktaya getirdiği anlaşılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde organize bir yolsuzluk ve tam kanunsuzluk, usulsüzlük hâli olduğuna samimi olarak inanıyoruz. Tek tek hatalar, eksikler, kusurlar mazur görülebilir. Ama sandık kurulu üyelerinin hele hele başkanlarının neredeyse üçte birinin kanunu aykırı atanmış olmasını, iptal edilen oyların çok büyük bir bölümünün AK Parti’ye ait çıkmasını kimse masum bir hata veya yanlış olarak izah edemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk mücadelelerini seçim kanunu çerçevesinde sürdürdüklerini, gasp edilen hakların, yapılan açık usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan kaynaklanan hataların düzeltilmesi peşinde olduklarını belirterek, “Şayet durum tam tersi olsaydı, yani AK Parti az bir farkla seçimi kazanmış gözüküp de ardından fark yarı yarıya azalsaydı ve aynı usulsüzlükler tespit edilseydi, inanın bana, ensemizde her gün boza pişiriliyor olurdu. Böyle bir durumda bize söylemediklerini, etmediklerini bırakmayacak olanların, şimdi hukuki haklarımızı kullandığımız için aynısını yapıyor olmalarındaki ikiyüzlülüğü milletimizin takdirine bırakıyorum” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, BİR DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin, 23 Haziran 2019 Pazar günü yenilenmesine karar verdiğini hatırlatarak, kararın Türkiye ve İstanbul için hayırlı olmasını diledi.

23 Haziran’a kadar olan sürede çok daha fazla çalışarak İstanbul’daki tüm vatandaşların gönlüne girerek seçimleri kazanmaya çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bir demokrasi ve hukuk devletidir. Şayet Yüksek Seçim Kurulu tam tersi yönde bir karar vermiş olsaydı daha önce defalarca ilan ettiğimiz gibi biz yine buna uyacaktık. Biz sadece milli iradeye saygının gereğini yerine getirdik” dedi.

“YSK’NIN KARARINI DEMOKRASİMİZİ GÜÇLENDİRECEK ÖNEMLİ BİR ADIM OLARAK GÖRÜYORUZ”

“İstanbul seçimlerinin üzerindeki gölgenin kalkmasını sağlayacak bu kararı demokrasimizi güçlendirecek önemli bir adım olarak görüyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçmişte kendisini milletin ve devletin üstünde gören elitlerin yol açtığı tahribatlar yüzünden ağır bedeller ödediği, Türkiye’nin yeniden siyaset ve toplum mühendislerinin operasyon alanı haline gelmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Bazı iş adamları gruplarının dün Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklamasının ardından garip garip açıklamalar yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bundan sonra da tabi ki bizden bu tavırlarınızla, ülkemizin geleceğine yönelik bir normalleşmeyi konuştuğumuz dönemde sizler burada seçim hukukunun işletildiği bir yerde böyle bir açıklamayı yaparsanız işte bunlar normalleşmeyi getirmez, bunlar anormalleşmeyi getirir. Yanlış yapıyorsunuz, önce herkes haddini bilecek, herkes işini yapacak. Ekonomiyle mi uğraşıyorsun, iş adamı mısın? Sen işini yap. Sana düşeni sandığında git kullan ama kalkıp da seçim yargısının bu noktada vermiş olduğu karara adeta müdahale mahiyetinde açıklamalar yaparsanız bu sizin de nerede olduğunuzu, nereye oturduğunuzu gayet güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Müsaade edin de bizim de size bakışımız ona göre değişecektir, biz bu ülkede siyaset yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimde görülen eksikliklerin, aksaklıkların, yanlışlıkların bir daha tekerrür etmemesi için gereken hukuki düzenlemeleri süratle gerçekleştireceklerini vurgulayarak AK Parti teşkilatını uyararak, aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini söyledi.

“ÇÖZÜMÜ DIŞARIDA DEĞİL KENDİ İÇİMİZDE, KENDİ YÜREĞİMİZDE, KENDİ ELLERİMİZDE ARAYACAĞIZ”

Ekonominin güvenliğini, en az sınırların güvenliği kadar önemli gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde ekonomide yaşanan dalgalanmaların sebebini doğru okumazsak yanlış sonuçlara varmamız kaçınılmaz olur. Ülkemizi küresel bir senaryo doğrultusunda yeniden dizayn etmek isteyen bir projeyle karşı karşıya olduğumuz, artık su götürmez bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır” dedi.

Meclis’in reformların yasal altyapısını hazırlayacağını Cumhurbaşkanlığı olarak da her konuda sorunları çözerek Türkiye’yi adım adım hedeflerine yaklaştıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamı, işçi, esnaf, bürokrat, çiftçi, tüccar, akademisyen, öğretmen ve öğrencilerin de çok çalışarak Türkiye’nin gelişmesine, büyümesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Üstesinden gelinen her saldırının Türkiye ekonomisini daha güçlü kıldığını, millet olarak hep birlikte ekonomiye sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Felaket tellalları istedikleri kadar tamtamlarını çalsınlar, tüm göstergeler ekonomide iyiye, olumluya doğru ümit verici bir kıpırdanmanın yaşandığını ortaya koyuyor. Üretim kıpırdıyor, ihracatımız artmayı sürdürüyor, istihdam yükselişe geçti. Turizmde hamdolsun rekorlar kırıyoruz, yatırımcılar arayış içinde” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiyi çökertmeye yönelik operasyonların sonuçsuz kalmaya mahkûm olduğuna vurgu yaparak, “Çözümü dışarıda değil kendi içimizde, kendi yüreğimizde, kendi ellerimizde arayacağız. Milletimiz bugüne kadar bizi hiçbir zaman mücadelemizde hiç yalnız bırakmadı, hiç yanıltmadı. Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz. Bu inançla inşallah bu dalganın üstesinden de hep birlikte geleceğiz” dedi.

“BİZE DÜŞEN, MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDEKİ SEVGİYLE ARAMIZA GİREN ENGELLERİ KALDIRMAKTIR”

AK Parti’nin sadece bu partiye oy verenlerin değil, diğer partileri tercih eden vatandaşların da en büyük umudu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu vatandaşlarımız da ülkemizin ve milletimizin sorunlarını çözebilecek formüllerin de, iradenin de, gücün de sadece partimizde bulunduğunu biliyoruz. Bize düşen, milletimizin gönlündeki bu sevgiyle aramıza giren engelleri kaldırmaktır. Bunun için hep gönüllere girmekten, mütevazı olmaktan, kibirden uzak durmaktan, samimiyetle çalışmaktan, kul hakkından, yetim hakkından, emaneti ehline vermekten söz ediyoruz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti teşkilatlarına “Millete tepeden bakan, kibrinden yanına yaklaşılmayan, milletle arasına duvar ören varsa başını ellerinin arasına alsın ve derin derin muhasebe yapsın. Eğer bu arkadaşlarımız kendi muhasebelerini kendileri yapmazlarsa, biz onlar için gereğini yapmak zorunda kalacağız” uyarısında bulundu.

Ramazan ayının ardından seçimlerde AK Parti’ye en yüksek desteği veren il ve ilçelere teşekkür ziyaretine başlayacağını ve vatandaşlarla yüz yüze görüşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece ülke meseleleri, parti teşkilatı ve milletvekilleriyle ilgili değerlendirmeleri vatandaşlardan bizzat dinleme imkânı bulacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şırnak’taki terör örgütüne yönelik operasyonda şehit düşen askere Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede sonuna kadar kararlı olduklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

“Seçim yenilenene kadar İstanbul’da kim görevde olacak?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açıklandı. İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya bu süreci götürecek. Konuyla ilgili zaten açıklama yapıldı. Şu anda İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya Bey de bu konuda görevine başladı” diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul kararının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile telefon görüşmesi yaptığını, Ramazan-ı Şeriflerini kutladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bahçeli ile yine bir ortak miting bekleyelim mi?” sorusuna, “Onları henüz daha görüşmüş değiliz. Tabii bu arada bir araya gelip bu süreci değerlendirmemiz, inanıyorum ki İstanbul’umuz için çok çok faydalı olacaktır” cevabını verdi.

“İSTANBUL’DA ADAYIMIZ BİNALİ YILDIRIM’DIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Binali Yıldırım olduğuna vurgu yaparak, “İstanbul’daki bu seçimin adayları bellidir, şu anda bizim adayımız da Binali Yıldırım Bey’dir” dedi.

Muhalefet partilerinin 24 Haziran seçimlerinin de iptal edilmesi yönünde değerlendirmelerinin olduğu hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O değerlendirmelerin hepsi bizim değerlendirmelerimizin dışında. Biz artık tek değerlendirme yapıyoruz, o da İstanbul’da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimidir” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyarete ilişkin henüz netleşen bir tarih olmadığını da bildirdi.

“ÇÖZÜM SÜRECİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bir gazetecinin “Sekiz yıl aradan sonra Öcalan’ı, avukatlarının İmralı’da ziyaret etmesi muhalefet tarafından ‘yeni bir çözüm süreci’ olarak da yorumlandı” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avukatları için öyle olabilir de avukatların dışındaki aile için? Daha geçenlerde kardeşini gönderdik. Biz müsaade ettik ona. Mehmet gitti. Onu saymıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

ABD ve Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin Akdeniz’de sondaj arama gemilerini durdurması çağrısını da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz şu anda kendi programımızı uygulamaya devam ediyoruz. Aynen devam ederiz. Bir yerler nasıl talimat veriyor, nasıl bakıyor, nasıl değerlendiriyor. Böyle bir şey bizim değerlendirmelerimizin içinde değil. Biz özellikle de Doğu Akdeniz’de, Güneydoğu Akdeniz’de, Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakları ne ise bu haklarını orada garantör bir ülke olarak aramanın gayreti içerisindeyiz. O sularda çıkacak olan bütün imkânlardan Kıbrıs’ın tüm halkı, güneyde de kuzeyde de eşit miktarda hak sahibidirler ve bu eşit miktardaki haklarını korumak için Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakkının aranması mücadelesini veriyoruz.”

 

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

“Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” “Bölgemizde barışa giden yol, Filistin devletinin kurulmasından geçiyor” için yorumlar kapalı 245686

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin varlığını kabul etmelidir. Bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin devletinin kuruluşundan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Madinat Jumairah Mina Salam Konferans Merkezi’nde, onur konuğu olarak katıldığı “Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” teması altında düzenlenen Dünya Hükûmetler Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile BAE Başbakanı ve Dubai Emiri Muhammed bin Raşid Al Maktum’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dubai’de onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZLA GELECEĞİN TÜRKİYE’SİNİ İNŞA EDİYORUZ”

“Geleceğin Hükûmetlerini Şekillendirmek” temasıyla zirvenin küresel barış ve adaletin tesisine pozitif etki yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirvenin temasıyla uyumlu şekilde Türkiye olarak Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümüyle birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” diye konuştu.

Doğru değerlerle yola çıkıldığında büyük dönüşümlerin nasıl başarıldığını bugüne kadar gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yıllık iktidarları döneminde Türkiye’yi her alanda 3 kat, 5 kat, 10 kat büyüterek ileriye taşıdıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayanlar ile bugünün Türkiye’sini görenlerin ülkenin kısa sürede nasıl büyük bir başarı hikâyesi yazdığını, nasıl sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini kabul ve takdir ettiğini vurguladı.

“Bugün büyüyen ekonomisiyle, güçlü altyapısıyla, uluslararası alanda artan etkinliğiyle, diplomasi kulvarında elde ettiği başarılarıyla, savunma alanındaki atılımlarıyla kendinden söz ettiren bir Türkiye gerçeği var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir Türkiye’yi inşa etmekten gurur ve heyecan duyduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevremizde yıllardır devam eden sıcak çatışmalara, terör ve istikrarsızlık dolayısıyla maruz kaldığımız göç baskısına, ülkemizi hedef alan envaiçeşit terör eylemlerine rağmen istikrar, güven ve kalkınma yolunda asla sapmadan bugünlere geldik” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 6 Şubat’ta Türkiye’nin tarihinin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığını, 11 il ve 14 milyon insanı doğrudan sarsan depremde 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremin üzerinden daha 1 sene bile geçmeden enkazları kaldırdık. Vatandaşlarımızın acil barınma ihtiyaçlarını giderdik. İnşası tamamlanan 31 binden fazla konutu depremzedelerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut teslim ederek yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapmayı hedefliyoruz. Tam bir yıl önce asrın felaketini yaşamış bir millet olarak dost ve kardeş ülkelerin de desteğiyle hamdolsun yaralarımızı süratle sarıyoruz. Buradan bir kez daha milletimizle dayanışmasını esirgemeyen başta Emirlikler olmak üzere tüm dostlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“TÜRKİYE’Yİ HEDEFLERİYLE BULUŞTURMA MÜCADELEMİZİ AZİMLE SÜRDÜRDÜK”

Tüm bu adımları atarken dünyanın farklı köşelerindeki milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım elini uzatmayı da ihmal etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyonu aşkın sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yaptığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Etrafı âdeta ateş çemberiyle kuşatılmış ülkemizin bugünkü konumuna gelmesi şüphesiz kolay olmadı. Türkiye’nin son çeyrek asrına mührünü vurmuş bir hükûmet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Elde ettiğimiz her bir başarının, kazandığımız her bir zaferin, hayata geçirdiğimiz her reformun arka planında çok büyük bir emek, sabır, gayret, tecrübe ve dirayet vardır. Türkiye’yi takip edenler bu zorlu sürecin kilometre taşlarını çok iyi biliyor. Önümüzdeki engeller ne kadar büyük olursa olsun, yılmadan yorulmadan Türkiye’yi hedefleriyle buluşturma mücadelemizi azimle sürdürdük. Bugün de sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla yürüyüşümüz devam ediyor.”

Çok samimi bir hissiyatını paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yılı aşkın süredir siyasetin içinde olduğunu, halkına siyaset yoluyla hizmet etmeye çalıştığını aktardı.

İlk gençlik yıllarında sivil toplumda başladığı mücadelesini daha sonra siyasetin farklı kademelerinde görev üstlenerek yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “1994 senesinde henüz 40 yaşında bir siyasetçiyken Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Yaklaşık 4,5 yıl sürdürdüğümüz bu vazifemiz sırasında bugün bile takdirle konuşulan çok önemli hizmetlere, eserlere ve yatırımlara imza attım. Okuduğumuz bir şiir nedeniyle hapse atılmamız sonucu siyasi hayatımız bir süre kesintiye uğradı. Ama buna rağmen İstanbul’daki başarımız, önümüzde yeni kapıların açılmasına, çok daha büyük bir başarı hikâyesinin yazılmasına vesile oldu. 2001 senesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şiarıyla bugün genel başkanlığını yürüttüğümüz AK Parti’mizi kurduk. Partimizin kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiğimiz ilk seçimlerden açık ara birinci çıkarak Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Hapse girdiğimizde kimi gazeteler ‘muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı ama biz insanımızın teveccühüyle önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaklaşık 21 yılı aşkın süredir milletimize hizmetkârlık ediyoruz.”

Bu döneme sadece ülkeye çağ atlatan eserleri, hizmetleri ve reformları sığdırmadıklarını, aynı zamanda 17 seçim zaferini de sığdırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak mayıs ayında yüzde 90’ları bulan katılım oranıyla gerçekleşen ve oldukça çekişmeli geçen seçimlerde tarihî bir başarıya daha imza attık. Şimdi de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne hazırlanıyoruz. 48 gün sonra. Allah’ın izniyle bu seçimlerde 18. zaferimizi elde edeceğiz. Çünkü biz geçmişte olduğu gibi şimdi de ‘insan için ancak emeğinin karşılığı vardır’ inancıyla çalışmalarımızı çok yoğun ve çok sıkı şekilde sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir noktayı da özellikle vurgulamam gerekiyor. Tüm bu süreçler boyunca hükûmet işlerinde daima ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize rehber edindik. Biz insanı yaşatarak, insana dokunarak, insanı yücelterek, insanların kalbini kazanarak devleti yaşattık, büyüttük, güçlendirdik. İnsanımıza sahip çıktıkça insanımız da devletine ve bize sahip çıktı. Halkımızın gücü ve desteği olmasaydı bunların hiçbirini başaramazdık. Bugün de aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz. Bizim siyasette varlık gayemiz geride hayırla, şükranla ve hayır duayla yâd edilecek güzel bir miras bırakmaktır.”

“DÜNYAMIZ DEĞİŞİM, GERİLİM, KRİZLER VE KİMİ YERLERDE ÇATIŞMALARIN BİRBİRLERİNİ TETİKLEDİĞİ BİR ALACAKARANLIK KUŞAĞINDAN GEÇİYOR”

Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçirince kadar durmadan, dinlenmeden, zorluklar karşısında yılmadan koşturacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemiz ve ötesinde adil ve kalıcı barışa hâkim kılmak, bu vizyonumuzun temel yapı taşlarından biridir. Nasıl dünya beşten büyükse daha adil bir dünyada mümkündür. Buna gelecek nesiller başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyacı vardır. Ancak dünyamız değişim, gerilim, krizler ve kimi yerlerde çatışmaların birbirlerini tetiklediği bir alacakaranlık kuşağından geçiyor” ifadelerini kullandı.

Henüz bir krizi çözmeden yenisinin patlak verdiği, sancılı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatırlanacağı üzere Kovid-19 salgınında bunun sağlık boyutuna şahitlik ettik. Tam tünelin sonundaki ışığı gördüğümüzü düşündüğümüz anda Rusya-Ukrayna Savaşı ile sarsıldık. Bu savaş, zaten ciddi belirsizliklerle boğuşan küresel ekonomi ve siyaseti çok daha büyük bir girdabın içine sürükledi. Enerji fiyatlarından gıda krizine, silahlanma yarışından düzensiz göç baskısına geniş bir alanda ilave sorunlarla yüzleştik. Türkiye, bu meydan okumaları en iyi yöneten ülkelerin başında geliyor. İlk günden itibaren hep barıştan, adaletten, diplomasiden ve dayanışma hâlinde sıkıntıların üstesinden gelmekten yana olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ateşkesin sağlanması ve ardından kalıcı barışa giden yolun aralanması için elimizi taşın altına koyduk. İstanbul Süreci, tarafların bir araya gelip asgari noktalarda buluşabildiğini gösterdi. Karadeniz Girişimi, gıda krizinin daha da derinleşmesinin önüne geçti. Daha bunun gibi ateşi körüklemek yerine yangını söndürmeyi amaçlayan pek çok siyasi, diplomatik ve ekonomik hamle yaptık. Akan onca kana, yıkıma ve acıya rağmen adil bir barışın mümkün olduğuna dair inancımızı hâlen koruyoruz. İnşallah bunun için çabalarımızı yoğunlaştırarak yola devam edeceğiz” diye ekledi.

“İSRAİL ON YILLARDIR İŞGAL, GASP, YIKIM VE KATLİAM POLİTİKALARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİR”

Çözüme kavuşturulamayan her meselenin zamanla büyümüş, çetrefilleşmiş bir hâlde karşılarına yeniden çıktığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, halının altına süpürülerek sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Yaşanılan her hadiseyle bunun bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun en son ve acı örneği Gazze’deki krizdir. Geçen yılın 7 Ekim’indeki hadiseden bağımsız olarak bugünkü krizin kaynağı Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgalin artarak devam etmesidir. Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail on yıllardır işgal, gasp, yıkım ve katliam politikalarından vazgeçmemiştir” ifadelerini kullandı.

Filistin halkının nasıl bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını anlamak için çok uzağa gitmeye gerek olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1948’den bugüne İsrail-Filistin haritalarına bakmak bile meselenin vahametini göstermeye yeterlidir. Biliyorsunuz tedavinin yarısı, teşhisin doğru konulmasıdır. Burada da sorunun kaynağını doğru tespit etmezsek çözüm yolunu da bulamayız. İsrail, bölgede kalıcı barış istiyorsa yayılmacı hayaller peşinde koşmayı bırakmalı, 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin varlığını kabul etmelidir. Gazze’deki insani trajedinin de giderek bölgeye yayılma riski taşıyan çatışmaların da sona erdirilmesi, her şeyden önce İsrail’in, Filistin halkının en temel haklarını tanımasına bağlıdır. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti vücut bulmadan atılan her adım yarım kalacak, sorun çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dolayısıyla bölgemizde barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya giden yol, Filistin Devleti’nin kuruluşundan geçiyor. Bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diğer bölge ülkeleriyle birlikte garantörlük dâhil, sorumluluk üstlenmeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bunun yanında çoğu çocuk ve kadın 28 binden fazla masumun hayatına mal olan, 70 bine yakın sivilin yaralandığı, 1,5 milyondan fazla insanın göçe zorlandığı Gazze’nin büyük bir enkaz yığınına çevrildiği trajedi karşısında her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz ve göstereceğiz. Şimdiye kadar 34 bin tonluk insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırılmak üzere bölgeye gönderdik. Toplam 380 hasta ile 344 refakatçiyi Türkiye’de misafir ediyor, tedavilerini sağlıyoruz.”

“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİ ASLA SAHİPSİZ, ÇARESİZ VE YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’nin Gazzelilere yönelik işlenen savaş ve insanlık suçlarının takibi için uluslararası hukuk kulvarında atılan adımlara destek verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti nezdinde hak ve adaletin tecellisi için inisiyatif alan tüm ülkelere özellikle de Afrikalılara teşekkür etti.

Aynı şekilde 2023 Ekim ve Aralık aylarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen kararlara destek veren ülkelere de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve yalnız bırakmayacağız. Son dönemde Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansına yönelik dozu artan itibar suikastlarını da esefle karşıladığımızı belirtmek isterim” dedi.

Bu kritik dönemde Ajansa yapılan katkıların arttırılmasının önemli olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vicdan sahibi tüm ülkeleri, Ürdün, Suriye, Lübnan ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan 6 milyon mülteci için can damarı olan Ajansa sahip çıkmaya davet ediyorum. Bakınız, tüm bunları sadece nüfusu Müslüman bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak söylemiyorum. Ajansa aynı zamanda 5 asır önce engizisyon zulmüne maruz kalan Musevilere kapısını açmış 4 asır boyunca İbrahim Halilullah düsturuyla Kudüs-ü Şerif’e hizmet etmiş bir milletin evladı olarak ifade ediyorum.”

Mevcut İsrail yönetiminin sorumsuz, pervasız ve acımasız politikalarının tüm dünyada antisemitizmi körüklediğini gördüklerini, bundan da rahatsız olarak insanlık adına endişe duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk ve kadın ölmeden bir an önce Gazze’deki katliamın durdurulması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut tehditler karşısında etkin küresel yönetişim, etkin iş birliği ve dayanışmanın dünyanın geleceği bakımından belirleyici olacağı değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, MESULİYETLERİNİ YERİNE GETİRDİ”

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hayata geçirilmesinin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedefleri ulusal kalkınma plan, strateji ve vizyonlarının ana unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

“Bununla yetinmiyor, hedeflere ulaşmak için uluslararası çabalarda en ön saflarda yer alıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak bu konuda da uluslararası toplum ne yazık ki başarılı bir sınav veremiyor. 2030 itibarıyla sıfır açlığa ulaşma hedefinden giderek uzaklaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için yeşil dönüşümün gerekliliğinin gün geçtikçe daha net görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ortak yuva” olan dünyayı çevre felaketlerinden, atık krizinden korumanın da herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Aralık ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP28 Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne bu bilinçle katkı verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak belirledikleri “2053 itibarıyla net sıfır emisyon” hedefi ve eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılarak yürütülen Sıfır Atık projesiyle bu alandaki mesuliyetlerini yerine getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği için açıkladıkları adaylık konusunda da katılımcılardan destek istedi.

“ADIMLARIMIZI ‘DİJİTAL TÜRKİYE’ VİZYONU TEMELİNDE ATMAKTAYIZ”

Yapay zekâ gibi çığır açan teknolojilerin çalışma hayatından ekonomiye, bilgiye erişimden uluslararası siyasete her alanı dönüştürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan yararlanırken beraberinde getirdiği riskleri de başarıyla yönetmenin çabası içindeyiz. Adımlarımızı ‘Dijital Türkiye’ vizyonu temelinde atmaktayız. Teknoparkları yaygınlaştırarak, üniversite sanayi iş birliğini destekleyerek, AR-GE çalışmalarını, bilimsel faaliyetleri, genç girişimcileri teşvik ederek ülkemizde güçlü bir yenilikçilik ekosistemi kurduk. Yenilikçiliğin mimarı ve taşıyıcısı olan TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Elektronik devlet kapısıyla 65 milyona yakın kullanıcının 8 bine yakın kamu hizmetine ulaşmasını sağlıyoruz. Oluşturmakta olduğumuz Türkiye dijital devlet stratejisiyle de devletin dijitalleşmesi için ana yol haritasını belirlemiş olacağız. Yapay zekânın gayrisafi yurt içi hasılaya katkısını yüzde 5’e bu alandaki istihdamı ise 50 bin kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri dâhil körfez ülkelerinin dijital dönüşüm, teknoloji ve yenilikçilik alanlarında gerçekleştirdikleri hamleleri de takip ediyoruz. Bu alanlarda iş birliği ve ortaklıklarımızı geliştirmemizde fayda görüyoruz.”

Türkiye’nin uluslararası barışın teorisine ve pratiğine katkısını pekiştirmek misyonuyla hayata geçirdiği Antalya Diplomasi Forumunun 3’üncüsünün 1-3 Mart’ta düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak temasıyla gerçekleştireceğimiz forum vesilesiyle sizleri turizmimizin başkenti Antalya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’nin başarıyla icra edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından düzenlenen GovTech ödül törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü için yorumlar kapalı 212243

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Hükûmetler Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi.

seers cmp badge