Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz” 0 88147

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Milletimiz bugüne kadar bizi hiçbir mücadelemizde hiç yalnız bırakmadı, hiç yanıltmadı. Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

Vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek ayın ülkemiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” temennisinde bulundu.

“TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR SEÇİMİ GERİDE BIRAKTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin önemli bir seçimi geride bıraktığını; AK Parti’nin bu seçimde toplam oylarda yüzde 51,7 ve belediye başkanlığı sayısına göre de yüzde 54,2 düzeyinde bir başarı kazandığını, milletin 15 büyükşehir, 24 il, 516 ilçe ve 203 belde belediye yönetme yetkisini AK Parti’ye verdiğini ve seçim sonuçlarını enine boyuna değerlendirdiklerini söyledi.

Kaybedilen belediyelerin her biriyle ilgili ayrı ayrı çalışmalar yaptıklarını, başarısızlığa yol açan sebepleri genel merkezden il teşkilatına, adaylardan milletvekillerine kadar teker teker tespit ederek gereğini yerine getireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işler aceleye gelmez. Tespiti ne kadar sağlıklı yaparsak, çözümü de o derece güçlü ve kalıcı olarak hayata geçirebiliriz” dedi.

“YAPTIĞIMIZ HER İTİRAZIN GERİSİNDE, İNKÂRI MÜMKÜN OLMAYAN SOMUT DELİLLER VARDIR”

Seçimin en tartışmalı konusunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Biz millî iradeye, seçim ve sandık sonuçlarına olan teslimiyetimiz sebebiyle bu durumu saygıyla karşılamaya hazırdık. Nitekim gerek seçim gecesi yaptığımız basın toplantısında gerekse de genel merkezimizdeki balkon konuşmamızda bu durumu ifade ettik. İlerleyen saatlerde ve günlerde arkadaşlarımızın yaptığı sandık sonuç tutanaklarıyla, ilçe birleştirme tutanaklarıyla, geçersiz oylarla ilgili itirazlar netleştikçe karşımıza bambaşka bir manzara çıktı. Bu süreçte gördük ki AK Partiye oy veren yaklaşık 15 bin seçmenin iradesi alenen gasp edilmiştir. Bu hataların bir kısmı sehven yapılmış olsa da, önemli bir bölümünde kasıt olduğu açıkça ortadadır, bellidir. Çünkü hatalar, yanlışlar diğer partilerde aynı oranlarda yapılmamış, sadece AK Partinin oylarında belirgin bir farklılık ortaya çıkmıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçmen listeleri ve sandık kurulu üyeleriyle ilgili ciddi usulsüzlükler, kanuna aykırı uygulamalar olduğunu ortaya çıkardıklarını ve Yüksek Seçim Kurulu’na sundukları belgelerin gayet sağlam olduğunu dile getirerek, “Yaptığımız her itirazın gerisinde, inkârı mümkün olmayan somut deliller vardır. Şayet aradaki fark neredeyse yarı yarıya azalmamış olsaydı, mesele buralara kadar zaten gelmezdi. Fakat gözümüzün önünde tüm çıplaklığıyla duran hukuksuzluğu, daha vahimi bir irade gaspını görmezden gelemeyiz. Seçim gecesinden bugüne kadar yaşanan sürecin sebebi işte budur” diye konuştu.

“YAPILANLARIN HESABINI SORMAZSAK, MİLLETİMİZ BİZDEN HESAP SORAR”

“Biz bu yapılanların hesabını millî irade hırsızlarından sormazsak, milletimiz bizden hesap sorar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birilerinin suyu bulandırarak balık avına çıktıkları intibaına kapıldık. Hele hele İstanbul’daki yaklaşık 62 bin sandık görevlisinden neredeyse 20 bine yakınının, seçim kanunundaki açık emre rağmen, kamu görevlileri arasından değil de banka ve özel okul çalışanları arasından seçilmiş olması, şüphelerimizi daha da artırdı. Seçimler öncesinden başlayarak bir takım kirli ellerin işin içine girdiği ve konuyu adım adım bu noktaya getirdiği anlaşılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde organize bir yolsuzluk ve tam kanunsuzluk, usulsüzlük hâli olduğuna samimi olarak inanıyoruz. Tek tek hatalar, eksikler, kusurlar mazur görülebilir. Ama sandık kurulu üyelerinin hele hele başkanlarının neredeyse üçte birinin kanunu aykırı atanmış olmasını, iptal edilen oyların çok büyük bir bölümünün AK Parti’ye ait çıkmasını kimse masum bir hata veya yanlış olarak izah edemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk mücadelelerini seçim kanunu çerçevesinde sürdürdüklerini, gasp edilen hakların, yapılan açık usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan kaynaklanan hataların düzeltilmesi peşinde olduklarını belirterek, “Şayet durum tam tersi olsaydı, yani AK Parti az bir farkla seçimi kazanmış gözüküp de ardından fark yarı yarıya azalsaydı ve aynı usulsüzlükler tespit edilseydi, inanın bana, ensemizde her gün boza pişiriliyor olurdu. Böyle bir durumda bize söylemediklerini, etmediklerini bırakmayacak olanların, şimdi hukuki haklarımızı kullandığımız için aynısını yapıyor olmalarındaki ikiyüzlülüğü milletimizin takdirine bırakıyorum” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, BİR DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin, 23 Haziran 2019 Pazar günü yenilenmesine karar verdiğini hatırlatarak, kararın Türkiye ve İstanbul için hayırlı olmasını diledi.

23 Haziran’a kadar olan sürede çok daha fazla çalışarak İstanbul’daki tüm vatandaşların gönlüne girerek seçimleri kazanmaya çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, bir demokrasi ve hukuk devletidir. Şayet Yüksek Seçim Kurulu tam tersi yönde bir karar vermiş olsaydı daha önce defalarca ilan ettiğimiz gibi biz yine buna uyacaktık. Biz sadece milli iradeye saygının gereğini yerine getirdik” dedi.

“YSK’NIN KARARINI DEMOKRASİMİZİ GÜÇLENDİRECEK ÖNEMLİ BİR ADIM OLARAK GÖRÜYORUZ”

“İstanbul seçimlerinin üzerindeki gölgenin kalkmasını sağlayacak bu kararı demokrasimizi güçlendirecek önemli bir adım olarak görüyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin geçmişte kendisini milletin ve devletin üstünde gören elitlerin yol açtığı tahribatlar yüzünden ağır bedeller ödediği, Türkiye’nin yeniden siyaset ve toplum mühendislerinin operasyon alanı haline gelmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Bazı iş adamları gruplarının dün Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklamasının ardından garip garip açıklamalar yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bundan sonra da tabi ki bizden bu tavırlarınızla, ülkemizin geleceğine yönelik bir normalleşmeyi konuştuğumuz dönemde sizler burada seçim hukukunun işletildiği bir yerde böyle bir açıklamayı yaparsanız işte bunlar normalleşmeyi getirmez, bunlar anormalleşmeyi getirir. Yanlış yapıyorsunuz, önce herkes haddini bilecek, herkes işini yapacak. Ekonomiyle mi uğraşıyorsun, iş adamı mısın? Sen işini yap. Sana düşeni sandığında git kullan ama kalkıp da seçim yargısının bu noktada vermiş olduğu karara adeta müdahale mahiyetinde açıklamalar yaparsanız bu sizin de nerede olduğunuzu, nereye oturduğunuzu gayet güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Müsaade edin de bizim de size bakışımız ona göre değişecektir, biz bu ülkede siyaset yapıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimde görülen eksikliklerin, aksaklıkların, yanlışlıkların bir daha tekerrür etmemesi için gereken hukuki düzenlemeleri süratle gerçekleştireceklerini vurgulayarak AK Parti teşkilatını uyararak, aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini söyledi.

“ÇÖZÜMÜ DIŞARIDA DEĞİL KENDİ İÇİMİZDE, KENDİ YÜREĞİMİZDE, KENDİ ELLERİMİZDE ARAYACAĞIZ”

Ekonominin güvenliğini, en az sınırların güvenliği kadar önemli gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde ekonomide yaşanan dalgalanmaların sebebini doğru okumazsak yanlış sonuçlara varmamız kaçınılmaz olur. Ülkemizi küresel bir senaryo doğrultusunda yeniden dizayn etmek isteyen bir projeyle karşı karşıya olduğumuz, artık su götürmez bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır” dedi.

Meclis’in reformların yasal altyapısını hazırlayacağını Cumhurbaşkanlığı olarak da her konuda sorunları çözerek Türkiye’yi adım adım hedeflerine yaklaştıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş adamı, işçi, esnaf, bürokrat, çiftçi, tüccar, akademisyen, öğretmen ve öğrencilerin de çok çalışarak Türkiye’nin gelişmesine, büyümesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Üstesinden gelinen her saldırının Türkiye ekonomisini daha güçlü kıldığını, millet olarak hep birlikte ekonomiye sıkı sıkıya sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Felaket tellalları istedikleri kadar tamtamlarını çalsınlar, tüm göstergeler ekonomide iyiye, olumluya doğru ümit verici bir kıpırdanmanın yaşandığını ortaya koyuyor. Üretim kıpırdıyor, ihracatımız artmayı sürdürüyor, istihdam yükselişe geçti. Turizmde hamdolsun rekorlar kırıyoruz, yatırımcılar arayış içinde” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiyi çökertmeye yönelik operasyonların sonuçsuz kalmaya mahkûm olduğuna vurgu yaparak, “Çözümü dışarıda değil kendi içimizde, kendi yüreğimizde, kendi ellerimizde arayacağız. Milletimiz bugüne kadar bizi hiçbir zaman mücadelemizde hiç yalnız bırakmadı, hiç yanıltmadı. Biz Türkiye’nin büyüklüğüne, Türk milletinin gücüne inanıyoruz. Bu inançla inşallah bu dalganın üstesinden de hep birlikte geleceğiz” dedi.

“BİZE DÜŞEN, MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDEKİ SEVGİYLE ARAMIZA GİREN ENGELLERİ KALDIRMAKTIR”

AK Parti’nin sadece bu partiye oy verenlerin değil, diğer partileri tercih eden vatandaşların da en büyük umudu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu vatandaşlarımız da ülkemizin ve milletimizin sorunlarını çözebilecek formüllerin de, iradenin de, gücün de sadece partimizde bulunduğunu biliyoruz. Bize düşen, milletimizin gönlündeki bu sevgiyle aramıza giren engelleri kaldırmaktır. Bunun için hep gönüllere girmekten, mütevazı olmaktan, kibirden uzak durmaktan, samimiyetle çalışmaktan, kul hakkından, yetim hakkından, emaneti ehline vermekten söz ediyoruz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti teşkilatlarına “Millete tepeden bakan, kibrinden yanına yaklaşılmayan, milletle arasına duvar ören varsa başını ellerinin arasına alsın ve derin derin muhasebe yapsın. Eğer bu arkadaşlarımız kendi muhasebelerini kendileri yapmazlarsa, biz onlar için gereğini yapmak zorunda kalacağız” uyarısında bulundu.

Ramazan ayının ardından seçimlerde AK Parti’ye en yüksek desteği veren il ve ilçelere teşekkür ziyaretine başlayacağını ve vatandaşlarla yüz yüze görüşeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece ülke meseleleri, parti teşkilatı ve milletvekilleriyle ilgili değerlendirmeleri vatandaşlardan bizzat dinleme imkânı bulacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şırnak’taki terör örgütüne yönelik operasyonda şehit düşen askere Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede sonuna kadar kararlı olduklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

“Seçim yenilenene kadar İstanbul’da kim görevde olacak?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açıklandı. İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya bu süreci götürecek. Konuyla ilgili zaten açıklama yapıldı. Şu anda İstanbul Valimiz Ali Yerlikaya Bey de bu konuda görevine başladı” diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul kararının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile telefon görüşmesi yaptığını, Ramazan-ı Şeriflerini kutladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bahçeli ile yine bir ortak miting bekleyelim mi?” sorusuna, “Onları henüz daha görüşmüş değiliz. Tabii bu arada bir araya gelip bu süreci değerlendirmemiz, inanıyorum ki İstanbul’umuz için çok çok faydalı olacaktır” cevabını verdi.

“İSTANBUL’DA ADAYIMIZ BİNALİ YILDIRIM’DIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Binali Yıldırım olduğuna vurgu yaparak, “İstanbul’daki bu seçimin adayları bellidir, şu anda bizim adayımız da Binali Yıldırım Bey’dir” dedi.

Muhalefet partilerinin 24 Haziran seçimlerinin de iptal edilmesi yönünde değerlendirmelerinin olduğu hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O değerlendirmelerin hepsi bizim değerlendirmelerimizin dışında. Biz artık tek değerlendirme yapıyoruz, o da İstanbul’da yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimidir” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyarete ilişkin henüz netleşen bir tarih olmadığını da bildirdi.

“ÇÖZÜM SÜRECİ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bir gazetecinin “Sekiz yıl aradan sonra Öcalan’ı, avukatlarının İmralı’da ziyaret etmesi muhalefet tarafından ‘yeni bir çözüm süreci’ olarak da yorumlandı” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir çözüm süreci diye bir şey söz konusu değildir” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avukatları için öyle olabilir de avukatların dışındaki aile için? Daha geçenlerde kardeşini gönderdik. Biz müsaade ettik ona. Mehmet gitti. Onu saymıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

ABD ve Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin Akdeniz’de sondaj arama gemilerini durdurması çağrısını da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz şu anda kendi programımızı uygulamaya devam ediyoruz. Aynen devam ederiz. Bir yerler nasıl talimat veriyor, nasıl bakıyor, nasıl değerlendiriyor. Böyle bir şey bizim değerlendirmelerimizin içinde değil. Biz özellikle de Doğu Akdeniz’de, Güneydoğu Akdeniz’de, Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakları ne ise bu haklarını orada garantör bir ülke olarak aramanın gayreti içerisindeyiz. O sularda çıkacak olan bütün imkânlardan Kıbrıs’ın tüm halkı, güneyde de kuzeyde de eşit miktarda hak sahibidirler ve bu eşit miktardaki haklarını korumak için Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakkının aranması mücadelesini veriyoruz.”

 

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuştu 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ü Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU MİLLETİN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”

Ahirete irtihalinin 81. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ahirete irtihal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maziden atiye giden bu yolculukta ülkesine ve milletine verdiği hizmetlerle adını tarihe altın harflerle yazdıran tüm güzel insanlar, yüreğimizde hep yaşayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihini, binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine, hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını ifade ederek bu zihniyete sahip siyasetçilerin olmasının da üzücü olduğunu kaydetti.

“Cumhuriyeti yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar, bize göre, kendi geçmişlerinden utananlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da, aynı şekilde ‘Atatürk maskesi’ takarak, bu millete olan husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyeti bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR BİREYİN SADECE KENDİ ÇIKARINI, HESABINI, KÂRINI DÜŞÜNME LÜKSÜ YOKTUR”

Türk milletinin 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihinin, Selçuklu ve Osmanlı’nın en büyük gurur ve güven kaynakları olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak, Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu milletin en önemli değerlerinden biridir” ifadesini kullandı.

Atatürk’e ve Cumhuriyete yapılacak en büyük katkının, içinden geçilen kritik dönemde birliğe, beraberliğe, kardeşliğe özellikle de 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıkmak olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Eskiler, ‘bal bal diyerek ağız tatlanmaz’ derlerdi. Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez. Bu yıl 96. yıl dönümüne ulaştığımız Cumhuriyetimize en büyük katkıyı, şahsımın başında bulunduğu hükûmetler yapmıştır. Biz bu kavramın lafla istismarını yapmadık, sadece icraatımızla hakkını vermeye çalıştık.  Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmetlere kavuşturarak bilfiil bunun uygulamasını ortaya koyduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatları boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için tek bir çivi dahi çakmamış kişilerin ağızlarından çıkan Cumhuriyet ve Atatürk sözü, koskoca bir yalandan ibarettir. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Bu kavramlar önde perde gibi kullanılarak, arkada ülkemizin yıllarca demokratik ve ekonomik olarak nasıl sömürüldüğünü en iyi milletimiz biliyor” diye ekledi.

Gazi Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de hiçbir bireyin sadece kendi çıkarını, hesabını, kârını düşünme lüksü bulunmadığını söyledi.

“TERÖR TEHDİTLERİNİ KAYNAĞINDA KURUTMAK İÇİN KİMSENİN BEKLEMEDİĞİ HAREKÂTLARI HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ABD’den İHA, SİHA ve akıllı bomba alma girişimlerini, alamayınca da kendi üretmeye başlamasını anlatarak, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.

Türkiye’ye yönelik terör eylemlerini, vesayet odaklarının faaliyetlerini ve darbe teşebbüsünü ve son olarak da ekonomik tehditleri anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hepsini bertaraf ettiklerini, son olarak da Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmak için kimsenin beklemediği harekâtları hayata geçirerek başarıya ulaştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla, böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki, bu zihniyet sahiplerinin özellikle mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, sadece ‘gölge etmeyin başka ihsan istemez’ noktasına geldik” değerlendirmesinde bulundu.

“TARİHİMİZ, BİZİM YÖRÜNGEMİZDİR”

“Binlerce yıllık tarihi sürekliliğimiz içindeki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusuna sahip çıkmak, elbette hepimizin görevidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaparken de geçmişe özellikle de Osmanlı ve Selçuklu’ya haksızlık edilmemesi uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı’dan kurtarılabilen miras üzerine kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu mirasa, sadece topraklarımız değil, kurumlarımız da geleneklerimiz de dâhildir. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlıdan devralınan mevcut idari sistem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hakikatler apaçık ortadayken, sürekli olarak Osmanlıya hakareti ve aşağılamayı bir siyaset tarzı hâline getirmek, ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihimiz, bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi nasıl sonsuz karanlık içinde kaybolmaya ve muhtemelen yok olmaya mahkûmsa, toplumlar da öyledir. Türk milletini kendi tarih yörüngesinden çıkartmak için geçmişiyle bağını kopartmaya çalışanların amacı da budur. Milletler ve devletler mezarlığı olan tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allaha şükür, bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkartmaya kimse muvaffak olamadı. Kimi dönemlerde kısmen de olsa zayıflıklar ortaya çıktı, ama milletimiz güçlü irfanıyla her seferinde işi düzeltmeyi başardı” dedi.

“BİZE DÜŞEN GÖREV, ECDADIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KENDİ GELECEĞİMİZİ AYDINLATAN BİR IŞIK HÂLİNE GETİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde “Osmanlıda okuma yazma oranı çok düşükmüş”, “Osmanlının kendi silah sanayi yokmuş”, “Osmanlı, yönetimi altındaki haklara zulmedermiş” iddialarının birileri tarafından dillendirildiğine dikkati çekerek bu iddiaların hepsinin de yalan ve iftira olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın da eksikleri bulunabileceğini, bunların tespitini yapmak ve yerli yerine koymanın da tarihçilerin ve uzmanları işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen görev, ecdadımızın güçlü yönlerini kendi geleceğimizi aydınlatan bir ışık hâline getirmektir” tavsiyesinde bulundu.

Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in vefatından bir gün önce kendisine “Evladım Tayyip, buralar evlad-ı Fatihan’dır, buralar Osmanlıdır. Ben gidiyorum, buralar size emanettir” dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimkiler Bosna Hersek’te bir Osmanlı’nın olduğundan bihaber. Bizim ayak izlerimiz nerelere kadar gitmiş haberleri yok. Kendi milletini, tarihini inkâr edenlerden bir şey olmaz. Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişleri soykırımla, sömürüyle, zulümle, haksızlıkla bezeli olduğu hâlde, kendilerini tam tersi hikâyelerle pazarlamaya çalışıyorlar” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, ecdatlarıyla gurur duymalarını istedi.

“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE DÜNYA ÇAPINDA BİR OYUNCU HÂLİNE GELDİ”

Kemal Karpat başta olmak üzere liyakatlerine kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçilerin, Osmanlı toplumunda okuma yazma oranını nüfusun yarısından fazla olarak açıkladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oranın aynı dönemdeki Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeyle karşılaştırıldığında çok yüksek bir oran olduğunu kaydetti.

Balkan Savaşlarıyla başlayan, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’yle devam eden süreçte, maalesef bu okuryazar nüfusun büyük bir kısmının kaybedildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirdiğimiz harf devrimiyle âdeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının çok düşük olduğu bir dönem yaşadı. Ama bunun suçunu Osmanlıya yüklemek, tam anlamıyla bir bühtandır. Nitekim zaman içinde Türkiye, yüzde 100’lük bir okuryazarlık seviyesine ulaşmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın silah sanayi olmadığı iddiasının da koskoca bir yalan olduğunun altını çizerek, “Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümranlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın, silah sanayi olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olamaz” ifadesini kullandı.

Osmanlı’nın asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayi ihracatı yaptığını, İstanbul’un Fethi başta olmak üzere, tüm önemli savaşlarını, silah sanayindeki yenilikçiliğine ve üstünlüğüne bağlı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sorun, Osmanlının 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü ve üstünlüğünü korumayı başaramamış olmasıdır. Dikkat ediniz, hiç olmamasından değil, üstünlüğün kaybedilmesinden söz ediyoruz. Bu durum, ister istemez, daha iyi silahların dışarıdan alınmasını gerektirmiştir. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen Osmanlı son döneminde bu konuda çok önemli hamleler yapmıştır. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları, Cumhuriyete miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere, Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde işte böyle bir birikim vardır. Tek Parti yönetimi şayet, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikası gibi girişimlere sahip çıkmış olsaydı, bugün Türkiye savunma sanayiinde bambaşka bir yerde olurdu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yılda Türkiye’nin savunma sanayiinde millîlik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıkarttıklarını, hedefin yüzde 100 yerli savunma sanayi olduğunu kaydederek, “Türkiye, 2002 yılında toplam bütçesi 5,5 milyar dolar olan sadece 62 savunma sanayi projesine sahipti. Bugün Türkiye, toplam bütçesi 60 milyar doları bulan ve yakında 75 milyar dolara ulaşacak olan 700 projeyle dünya çapında bir oyuncu hâline geldi” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

HİSAR füze sistemini, SİPER uzun menzilli hava savunma sistemini, Anadolu çıkarma gemisini, ATAK ve GÖKBEY helikopterlerini, Bayraktar, Anka ve Akıncı insansız hava araçlarını sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi projelerinde en çok zorluğun motor da yaşandığını, bunu da yerli uçağın dâhil, her alanda ihtiyacı karşılayacak motor üretecek projeyi hayata geçirerek aşacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’daki tank palet fabrikasında yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanların, burada yapılanların ne anlama geldiğinden habersiz olarak sürekli ortalığı karıştırma gayretinde olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dikkat ederseniz, bu işin gece gündüz istismarını yapanlara sorun, satış nedir, işletme devri nedir, daha önce bu fabrika nasıl ve hangi şartlarda çalışıyordu, şimdi ne yapacak gibi soruların hiçbiriyle ilgilenmiyor. Çünkü öyle bir dertleri yok. Tıpkı Atatürk istismarı, tıpkı Cumhuriyet istismarı gibi, bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı bir şekilde oradan devam ediyorlar. Sakarya’daki bu tank palet fabrikasının satımı diye bir şey söz konusu değil. BMC fabrikasının yüzde 50’i Katar’ın ortaklığında yüzde 50’i Türk ortaklar olmak üzere kurulan bu  şirket şu anda Karasu’da kendi fabrikalarını yapıyorlar, ayrıca yapılacak. Ve burada da o fabrikanın yapımıyla birlikte buranın işletmesi alınmak suretiyle bu süreç devam ediyor. Dürüst olun, samimi olun, milleti aldatma yoluna gitmeyin. Biz netice, netice, netice diyoruz ama siz maalesef farklı yaklaşıyorsunuz. Hâlbuki şöyle bir etraflarına baksalar hakikatleri görecekler. Tabii, şayet göz kamaştırıcı ise hakikatle yüzleşmek bazılarının işine gelmiyor. Onlar, deve kuşu misali, kafalarına kuma gömüp her yeri karanlık sanıyor diye, Türkiye öyle olmuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyete sahip çıkmak ve Cumhuriyeti emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalıştıklarının altını çizerek Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en üst ligine çıkartmakta da kararlı oldukları vurgusunda bulundu.

“Atatürk’ü anlamak da anmak da böyle olur, lafla değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla yâd ederek ve şehitleri rahmetle anarak konuşmasını tamamladı.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 81. yıl dönümü 0 88784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 81. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı.

Anıtkabir’deki tören, devlet erkânının Aslanlı Yol’da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı, Anıtkabir’de saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve şunları yazdı: “Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ahirete irtihalinin 81. yıl dönümünde bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.

Merhum Atatürk ve silah arkadaşları ile bin yıldır bu toprakları bizlere vatan yapmak için mücadele eden tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları milletimizin kalbinde hep yaşayacaktır. Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun.”