Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Uluslararası kurumsal yapıların acil ve kapsamlı reform ihtiyacı, her geçen gün daha önemli hâle geliyor” 0 85756

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçiler ve diplomatik misyon temsilcileri ile iftar programında yaptığı konuşmada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, insanlığı ilgilendiren sorunlara etkin çözüm sunamadıkları için inandırıcılıklarını yitiriyorlar. Uluslararası kurumsal yapıların acil ve kapsamlı reform ihtiyacı, her geçen gün daha önemli hâle geliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen iftar programında, büyükelçiler ile diplomatik misyon temsilcilerine hitap etti.

“IRKÇILIK VE İSLAM DÜŞMANLIĞI GİBİ HABİS İDEOLOJİLER TOPLUMLARI BİRBİRİNDEN UZAKLAŞTIRIYOR”

Dünyanın farklı yerlerindeki terör saldırıları nedeniyle bu yıl Ramazan ayına buruk girdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükselen hoşgörüsüzlük, aşırıcılık, şiddet ve terörün dünyanın her köşesinde kendini hissettirdiğini, popülist ve aşırılık yanlısı akımların her yerde güç kazanmaya devam ettiğini söyledi.

Irkçılık, ayrımcılık, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığı gibi habis ideolojilerin bireyleri ve toplumları birbirinden uzaklaştırdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle Yeni Zelanda ve Sri Lanka’da yaşanan saldırılar, terörün ve nefretin ulaştığı noktayı açıkça gözler önüne sermiş durumda” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin terörden büyük acılar çekmiş, terörle mücadelede önemli birikim sağlamış bir ülke olduğuna vurgu yaparak, terörle ve radikalleşmeyle mücadelede dünyayı harekete geçirmek için yoğun çaba içinde olduklarını, Türkiye’nin dönem başkanlığını yürüttüğü İslam İşbirliği Teşkilatı, Birleşmiş Milletler ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütlere 15 Mart’ın İslamofobiye karşı uluslararası dayanışma günü olarak kabul edilmesi çağrısında bulunduklarını ve bu çağrının hayata geçmesi için destek beklediklerini kaydetti.

“TERÖRLE MÜCADELEDE ÇİFTE STANDART DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm çabalarımıza rağmen terör ve yükselen aşırı akımlarla mücadeledeki çiftçe standartlı yaklaşımın devam ettiğini görüyoruz. PKK, YPG terör örgütüne Avrupa’nın dört bir yanında müsamaha gösteriliyor, hatta her türlü destek veriliyor. Diğer yandan, FETÖ terör örgütünün elebaşı ve mensupları Amerika’da bir malikânede rahatça hayatlarını sürdürebiliyor” diye konuştu.

Terör eylemleri için ‘terörizm’, bunların failleri için de ‘terörist’ ifadesini kullanmaktan imtina eden ülkeleri bildiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelesine destek vermeyen ülkelerin, sığınmacılar konusunda da tüm yükü Türkiye’nin üzerine yıktığını vurguladı.

Haksız muamele, önyargılı yaklaşımlar, basmakalıp genellemeler, ayrımcılık, hoşgörüsüzlük ve nefret söylemlerinin küresel düzeyde en büyük mağdurunun Müslümanlar olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam karşıtı fikirlerin önünü kesmek için, öncelikle bunların destekçilerinden hesap sorulmasının şart olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın farklı yerlerindeki bölgesel ve insani krizlerin hem sayısının hem de şiddetinin arttığının altını çizerek, Yemen, Libya, Afganistan, Somali, Myanmar’da yaşanan acıların dindirilemediğini, büyümeye devam eden yasadışı göç, insan ticareti, sınır aşan suçlar gibi tehditlerden doğrudan etkilenen ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu kaydetti.

“SURİYE’NİN SINIRLARIMIZ BOYUNCA UZANAN BÖLGELERİNİ TERÖRİSTLERDEN TEMİZLEYECEĞİZ”

Suriye’deki iç savaşın sekizinci yılını geride bıraktığını, Suriye krizini sonlandırmak için Cenevre sürecine ve Astana mekanizmasına katkıda bulunmakla kalmayıp, sahada da inisiyatif aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla toplamda 4 bin kilometrekarelik bir alanı teröristlerden temizleyerek bölge halkını zulümden kurtardığını, oluşturulan güvenli bölgelere 320 binden fazla Suriyeli’nin dönüşünün sağlandığını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah yakında Suriye’nin sınırlarımız boyunca uzanan diğer bölgelerini de teröristlerden temizleyecek ve ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın sığınmacının huzur içinde evlerine dönebilmelerine imkân sağlayacağız” dedi.

“FİLİSTİN MESELESİNDE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ANLAYIŞINA ZARAR VERECEK TÜM GİRİŞİMLERE KARŞIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin sorununun da karmaşık bir hâle getirildiğini, son iki yılda Kudüs ile ilgili uluslararası hukuka aykırı ve kutsal değerleri hiçe sayan pek çok adım atıldığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Bunlar yetmediği gibi, şimdi de mübarek Ramazan ayının hemen öncesinde Gazze’ye yönelik masum insanların hayatına kasteden, ayrım gözetmeyen saldırılar gerçekleştiriliyor. İsrail’in yönetimi Gazze’de işlediği cinayetlerin gündeme gelmemesi için bizim medya kuruluşlarımızın da arasında bulunduğu basın yayın organlarını bombalamaktan çekinmiyor. Basın özgürlüğü konusunda sözüm ona hassasiyet sahibi ülkeler ve kuruluşlar ise, bu saldırılar karşısında hiçbir tepki göstermedi, göstermiyor.”

“Filistin meselesinde iki devletli çözüm anlayışına zarar verecek tüm girişimlere karşıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam İşbirliği Teşkilatı zirve dönem başkanlığımız döneminde gerçekleştirdiğimiz iki olağanüstü zirveyle bu konuda tüm dünyaya mesajlarımızı verdik. Tüm ülkeleri Filistin ve Kudüs konusunda daha duyarlı davranmaya ve etkin tavırlar ortaya koymaya davet ediyoruz” dedi.

“DOĞU AKDENİZ’DE İSTİKRAR, TÜRKİYE VE KKTC’NİN HAK VE ÇIKARLARININ GÖZETİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de huzur ve güvenliğin tesisi için çalıştığını, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de istikrarın ancak Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarlarının gözetilmesiyle mümkün olacağını belirterek, “Bu bölgede yapılmaya çalışılan oldubittiye göz yummayacağımızı ilgili tüm tarafların gördüğüne inanıyorum. Biz, tüm sorunlarımız gibi bu konuyu da karşılıklı görüşme, diyalog ve iş birliği yoluyla çözmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyada su, enerji ve gıda gibi doğal kaynaklar ile ulaştırma ve haberleşme yollarının kontrolündeki rekabetin giderek sertleştiği, artan yoksulluk, yasadışı göç ve iklim değişikliği gibi sorunların mevcut durumu daha da karmaşık hâle soktuğu değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür sorunların ağırlıklı olarak Müslüman coğrafyayı etkilemesinin ise başlı başına üzerinde durulması gereken bir konu olduğunun altını çizdi.

“ULUSLARARASI KURULUŞLAR İNSANLIĞI İLGİLENDİREN SORUNLARA ETKİN ÇÖZÜM SUNAMIYOR”

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası kuruluşların insanlığı ilgilendiren sorunlara etkin çözüm sunamadıkları için inandırıcılıklarını yitirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kurumlar veya uluslararası kurumsal yapıların acil ve kapsamlı reform ihtiyacının her geçen gün daha önemli hâle geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak insanlığın ortak sorunlarına adil ve sürdürülebilir çözümler getirilmesi gerektiği anlayışımızı dünya beşten büyüktür diyerek her fırsatta ifade ettik, ifade ediyoruz. Maalesef bu çağrımıza henüz yeteri kadar güçlü cevaplar alamadık, çünkü birilerinin işlerine bunlar gelmiyor, yakaladıkları gücü, kuvveti ellerinden kaçırmak istemiyorlar. Zira biz, ‘haklı olan güçlüdür’ diyoruz, ‘güçlü olan haklıdır’ demiyoruz, farkımız burada” ifadelerini kullandı.

“NATO İTTİFAKINA 60 YILI AŞKIN SÜREDİR SON DERECE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz NATO üyesiyiz, öyleyse diğer NATO üyelerinin bize yanlış yapmalarını bizim kabullenmemiz mümkün değil. Zira hem NATO üyesi olacaksın, NATO’da stratejik ortak olacaksın, ondan sonra size yaptırım konuşulacak. Bu anlaşılabilir bir şey değil, böyle ortaklık olmaz. Güvenlik politikamızın en önemli dayanağı olan NATO ittifakına 60 yılı aşkın süredir son derece önemli katkılar sunuyoruz. Aidatsa bütün ödemelerini Amerika’dan sonra ikinci, bilemedin üçüncü sırada yapan biziz ve bu konularda bayağı hassasız. Ve bütün bunlarla beraber, NATO’da nerede ülkemize, askerimize, ordumuza bir görev verildiyse bunu dört dörtlük yerine getiren yine biziz” şeklinde konuştu.

“UZAK VEYA YAKIN DEMEDEN TÜM ÜLKELERLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRİYORUZ”

Avrupa Birliği konusunun da Türkiye’nin stratejik bir dış politika hedefi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Avrupa Birliği hâlâ bize çalım atıyor. Bunlar tabi katlanılabilir bir şey değil” diye konuştu.

Türkiye’nin uzak veya yakın demeden tüm ülkelerle ilişkiler geliştirdiğini, Afrika’ya, Latin Amerika’ya ve Asya’ya yönelik açılım politikalarıyla tüm dünya ile ilişkileri geliştirmeyi hedeflediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Düşmanı azaltma, dostu artırma politikamızdır bu. Tarihî, kültürel ve gönül bağlarımızın bulunduğu coğrafyaların hiçbirine kayıtsız değiliz. Bugün dünyada 242 dış temsilciliğe sahip bir ülke konumundayız. Bunları birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz” dedi.

Büyükelçilere “Siz büyükelçilerimiz Türkiye’de misafir olarak kalmıyorsunuz, sizler burada aslında kendi evlerinizde kalıyorsunuz” diyerek seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçilerle dayanışmanın çok önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin sözüne ve dostluğuna güvenilir bir ülke olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tek istediğimiz, dostumuz olduğunu söyleyenlerin dostluğunu, müttefikimiz olduğunu ifade edenlerin müttefikliğini görmektir. En çok üzüldüğümüz ve tahammül edemediğimiz husus, yüzümüze başka konuşulması, arkamızdan başka iş çevrilmesidir. Bir kez daha altını çizerek belirtiyorum, Türkiye sizlerin her birinin dostudur, öyle olmak ve öyle muamele görmek istemektedir” sözlerine yer verdi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’te Türk askerleriyle bir araya geldi 0 88015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saraybosna’daki Butmir Askerî Üssü’nde görevli Türk askerleriyle bir araya geldi.

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirve Toplantısı ve resmî temaslarda bulunmak üzere gittiği Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Butmir Askerî Üssü’ndeki AB Barış Gücü bünyesinde, Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı Millî Destek Birlik Komutanlığı’nda görev yapan Türk askerlerini ziyaret etti.

Askerlerle yemek yiyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan eşlik etti.