Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birliğimizi bozmaya çalışanlara inat mücadeleye devam edeceğiz” 0 89086

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Geleneksel Birlik Vakfı İftarı’nda yaptığı konuşmada, “Birliğimizi bozmaya çalışanlara inat, kutlu davamızın etrafında saflarımızı sıklaştırarak mücadeleye devam edeceğiz. İnşallah omuzlarımızı birbirine kenetleyecek, gözümüzü bir an olsun menzilimizden ayırmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birlik Vakfı’nın Sultanahmet’teki genel merkezinde düzenlenen 39. Geleneksel Birlik Vakfı İftarına katılarak, bir konuşma yaptı.

“BİRLİK VAKFI, GENÇLERE YÖNELİK EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİYLE CİDDİ BİR BOŞLUĞU DOLDURDU”

Birlik Vakfı’nın kurucularından olmanın gururu yaşadığını belirterek vakfın Türkiye’nin kültür hayatına yaptığı eşsiz katkıların yanı sıra, gençlere yönelik eğitim-öğretim faaliyetleriyle de ciddi bir boşluğu doldurduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı’nın, son dönemde Türkiye’de millî iradeyi ve demokrasiyi hedef alan tüm saldırılar karşısında takdire şayan bir duruş sergilediğini ifade ederek, “Milletimizin hak ve adalet mücadelesine destek veren tüm kardeşlerime buradan teşekkürü bir borç biliyorum. Her birinize mazlum ve mağdurların umudu olan bu ülkeye, büyük ve güçlü Türkiye davasına sahip çıktığınız için şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğimizi bozmaya çalışanlara inat, kutlu davamızın etrafında saflarımızı sıklaştırarak mücadeleye devam edeceğiz. İnşallah omuzlarımızı birbirine kenetleyecek, gözümüzü bir an olsun menzilimizden ayırmayacağız” açıklamasında bulundu.

Vakıf hizmetlerinde, genç kuşaklara yönelik eğitim ve kültür faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olayları ve 15 Temmuz gecesi, Birlik Vakfı’nın omuzlarındaki yükün ne kadar ağır olduğunu bir kez daha gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabiat boşluk kabul etmez. Her iki hadisede gördüğümüz gibi; şayet biz sahip çıkmazsak, gençlerimizin vatan, millet ve memleket düşmanı habis ellerin oyuncağı hâline gelmesi sadece an meselesidir. Eğer biz evlatlarımızın kalplerini ve zihinlerini iyilikle, hasenatla, ezan, bayrak şuuruyla doldurmazsak, terör örgütleri zehirli ideolojilerini oraya zerk edeceklerdir. Biz genç nesillere kadim değerlerimizi aşılamazsak, sevdirmezsek, yaşatamazsak; sokaklar, televizyon, tablet ve telefon onları popüler kültürün hâkim kodlarıyla yetiştirecektir” diye konuştu.

“TARİHİN TEKERRÜR ETMESİNİ İSTEMİYORSAK DAHA VİZYONER BİR ANLAYIŞLA ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRMELİYİZ”

“FETÖ, PKK ve DEAŞ gibi katil sürülerine kaptırdığımız her gencimizin vebali bizlerin, bizim gönüllü teşekküllerimizin üzerindedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakınız bu millet hâlâ yüreğinde 1970’lerde sağ-sol kavgasına kurban verdiği körpe fidanların sızısını taşıyor. Bu millet, hâlâ bölücü örgütün zorla dağa kaçırıp birer ölüm makinasına dönüştürdüğü evlatları için gözyaşı döküyor. Bu millet, FETÖ’nün sapkın ideolojisinin 40 yılda mankurtlaştırdığı gençlerinin travmasını yaşıyor. Hiçbirimizin milletimize bir daha benzer acılar, benzer dramlar yaşatma hakkı yoktur. Merhum Akif’in o veciz ifadesiyle ‘Tarih ders almayanlar için tekerrür eder’. Tarihin tekerrür etmesini istemiyorsak, yapmamız gereken daha sıkı, daha kuşatıcı, daha vizyoner bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmektedir.”

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZIN DÖRT BİR YANINDAN MAALESEF BU RAMAZAN DA YİNE DUMANLAR, FERYATLAR YÜKSELİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ve insanlık düşmanlarının Ramazan sevincine gölge düşürmek için ellerinden geleni yaptığına dikkati çekerek, Ramazan’da bile, İsrail yönetiminin Gazze’yi bombaladığını, Suriye rejiminin İdlip’te sivilleri, hastane ve okulları varil bombalarıyla vurduğunu, Yemen’de yüzbinlerce çocuğun kirli bir savaşın kurbanı olarak açlık ve kıtlığın pençesinde kıvrandığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libya’da sırf petrol kuyularının kontrolü için bir kiralık katilin azgınlıklarına göz yumuluyor. Arakan’dan Somali’ye, Afganistan’dan Irak’a kadar gönül coğrafyamızın dört bir yanından maalesef bu Ramazan da yine dumanlar, yine feryatlar yükseliyor. Zalimlerin hep Ramazan ayında biraz daha pervasızlaştıklarına şahit oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSUNDA TÜRKİYE’Yİ ELEŞTİREN KURULUŞLAR İSRAİL’İN EYLEMLERİNE TEPKİ GÖSTERMİYOR”

Uluslararası toplumun İsrail yönetiminin saldırılarına sessiz kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail yönetimi, uluslararası toplumun sessizliğinden aldığı cesaretle, işi medya kuruluşları ve insani yardım teşkilatlarının merkezlerini bombalamaya kadar vardırmışlar ve bizim Anadolu Ajansımızı bombalamışlardır. Çünkü onların bütün kirli yaptıklarının dünyaya duyurulmaması lazım, duyuran kim varsa düşmandır” şeklinde konuştu.

İsrail’in karartma, yıldırma, sindirme politikalarına rağmen Anadolu Ajansı’nın şartları zorlayarak çalışmalarına devam ettiğini, Türk insani yardım kuruluşlarının da her türlü riski göze alarak ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmaya devam ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü konusunda Türkiye’yi eleştiren kuruluşlardan hiçbirinin İsrail’in eylemlerine tepki göstermemesini eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesele Türkiye olunca hemen ortalığı ayağa kaldıranlar, Gazze’deki saldırının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen halen üç maymunu oynuyor. Basın özgürlüğü kılıfı altında terör örgütü üyelerine bile sahip çıkanlar,  kameralar önünde gerçekleştirilen bu saldırıyı görmezden-duymazdan geliyor. Bunun adı sadece çifte standart değil, aynı zamanda zulme ortak olmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“BATILI ÜLKELER MENFAATLERİYLE TEMEL İNSANİ DEĞERLER ARASINDAKİ SEÇİMDE SAMİMİYET TESTİNİ GEÇEMEDİ”

Terörden darbeye kadar hemen her konuda benzer bir çifte standarda şahit olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyaya demokrasi dersi verenler, Türkiye’de 251 insanımızın şehit edildiği kanlı darbe girişimi karşısında darbecileri himaye edebiliyor. İnsan haklarından bahsedenler, Suriye’de on binlerce masumu katleden terör örgütünün elebaşlarını kırmızı halılarda karşılayabiliyor. Barıştan dem vuranlar, sırf çıkarlarını korumak için Yemen’den Libya’ya kadar coğrafyamızı kan ve gözyaşına boğmakta hiçbir beis görmüyorlar. Adalet ve özgürlüğü dillerine dolayanlar, Mısır’da darbe mahkemelerinin kurduğu darağaçlarına seslerini dahi çıkarmıyor tam aksine Avrupa Birliği mensubu ülkeler, Sisi’nin davetine icabetle aynı masada oturup onunla geleceğe yönelik ne yapabileceklerini konuşuyorlar. Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın vahşice öldürülmesinden Yeni Zelanda’daki menfur terör eylemine kadar tüm hadiselerde bu ikircikli tavır bir şekilde kendini ifşa etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin menfaatleriyle temel insani değerler arasındaki seçimde samimiyet testini geçemediklerini, tercihlerini hep dolardan ya da petrolden yana yaptıklarını söyledi.

“TÜRKİYE, HİÇ KİMSENİN MÜSTEMLEKESİ, MANDASI DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesine yönelik kararı üzerinden Türkiye’nin hedef alınmasının da Türkiye’nin 17 yıllık kazanımlarını dinamitlemek, Türk demokrasisinin altını oymak amacı taşıdığını kaydetti.

Türkiye’nin bağımsız, egemen, demokratik ve hukukun üstünlüğüne inanan bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Türkiye, hiç kimsenin müstemlekesi, mandası değildir. Topraklarında darbeci katilleri ağırlayanlar, bize hukuk dersi veremez. Seçimle iş başına gelmiş Venezuela Devlet Başkanını devirmeye çalışanlar, bize demokrasiden bahsedemez. İsrail terörüne seslerini yükseltmeyenler, seçim kanunumuz çerçevesinde yürüttüğümüz hak mücadelesine laf edemez” dedi.

“GÖRÜŞ FARKLILIKLARIMIZIN DAVA ARKADAŞLIĞIMIZIN ÖNÜNE GEÇMESİNE MÜSAADE ETMEMELİYİZ”

Türk milletinin 23 Haziran’da özgür iradesiyle tercihini yapacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüş farklılıklarımızın dava arkadaşlığımızın önüne geçmesine müsaade etmemeliyiz.  Bulunduğumuz makamlardan azade olarak hepimiz inandığımız, yolunda ömrümüzü harcadığımız kutlu davamızın birer neferiyiz. Koltukların, görevlerin, payelerin hepsi geçersizdir ve geçicidir, baki kalan bu kubbede sadece hoş bir sadadır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatalarının, eksik ve noksanlıklarının bulunabileceğini ancak adına “Türkiye” dedikleri davalarına ihanetlerinin vaki olmadığını vurgulayarak, “İç muhasebemizi yapacak,  tespit ettiğimiz eksiklikleri giderecek, daha kucaklayıcı, kuşatıcı bir anlayışla mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda gençlerin sorularını cevapladı 0 88014

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nda gençlerle bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya geldiği gençlerle iftar yemeğinin ardından, Saray’ın Muayede Salonu’nda gündemdeki konulara dair söyleşi yaptı, gençlerin sorularını cevapladı.

“BU YIL 19 MAYIS KUTLAMALARI ÇOK FARKLI ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100’ncü yıl dönümü dolayısıyla Samsun’daki kutlamalara katılacağını belirterek siyasi parti liderlerini de Samsun’a davet ettiğini ve bu yıl 19 Mayıs kutlamalarının çok farklı şekilde gerçekleştirileceğini söyledi.

İstanbul’daki Dolmabahçe, Yıldız, Topkapı, Beylerbeyi saraylarının milletin önemli mal varlıklarından olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sarayların bütün renovasyonlarını, restorasyonlarını yaptırdıklarını ve buraları gençliğin hizmetine açarak gençlerin bu sarayları öğrenmesini istediklerini kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin 23 Haziran’da yenileneceğini anımsatarak İstanbul’un müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehre belediye başkanı olarak hizmet ettiğini ardından da Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak hizmetine devam ettiğini anlattı.

“TÜRKİYE’Yİ DAHA İYİ YERLERE TAŞIMANIN GAYRETİYLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevleri sırasında Türkiye’nin her alanda 3,5 kat büyüdüğünü ve Türkiye’yi daha iyi yerlere taşımanın gayretiyle çalışmaya devam ettiğini ifade etti.

Gençlerin gündemdeki konulara dair sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine AK Parti olarak itiraz ettiklerini, Yüksek Seçim Kurulu’nun da seçimin iptaline karar verdiğini anımsatarak İstanbul seçmeninin 23 Haziran’da tartışmalara son vereceğini belirtti.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni askerlik sisteminin detaylarına ilişkin bir soru üzerine, konunun Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı, öngörülebilirlik, süreklilik, eğitim ve mesleği gelişim ile insan kaynağının etkin kullanılması kriterleri üzerinden değerlendirildiğini açıkladı.

Yükümlü erbaş-er, yedek astsubaylık ve yedek subaylık statülerinin farklılık taşıdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Beş ay kıta diyoruz, burada belli bir harçlık kendilerine ödeniyor. Ve o beş aydan sonra kendisi terhis olabiliyor, bu imkân var. Ama bunun yanında, bunun öncesinde bir ay temel bir eğitimden geçiyor. Aynı şekilde yedek astsubaylıkta ise iki ay temel sınıf eğitimi, bu da harçlıklı, ama ardından 10 ay da kıta hizmeti var. Ve burada da yine eğer isterse terhis olur, yok ben devam edeceğim derse devam etme şansı var. Ve tabii devam etme kararını verirse bu nereye götürür onu? Bu onu astsubaylığa götürür. Astsubay olduktan sonra bir başka imkânı daha var, oradan subaylığa bile geçebilir. Subaylığa geçmenin ötesinde bir imkân daha var, eğer gerçekten imtihanları başarıyla verirse generalliğe kadar gidebilir. Yedek subaylıkta da yine iki ay temel sınıf eğitimi var, yine harçlığı alıyor ve ardından 10 ay kıta var. Ne oluyor? 12 ay. İsterse yine terhis, isterse yedek subaylıktan subaylığa geçebiliyor. Oradan da yine az önce ifade ettiğim gibi subaylık, subaylıktan başarılı olması hâlinde, imtihanları vermesi hâlinde generalliğe kadar oradan da gidebilir.”

“TOPLUM OLARAK HAYVANLARA KARŞI DUYARLILIĞIMIZI ARTIRMAMIZ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvan haklarıyla ilgili çalışmaların belli bir noktaya geldiğini, belediyelerin yapacağı çalışmalar olduğu gibi hükûmetin de yasal düzenlemelere ilişkin bazı uygulamaları olacağını dile getirdi.

Hayvanlara yapılan vahşi muamelelerin üzüntü verici olduğunu ancak kontrolsüz olarak sokaklarda bulunan hayvanların da başta çocuklar olmak üzere insanlara zarar verebildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yüzden yapılacak çalışmanın çok hassas olduğunu, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek konunun çalışıldığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplum olarak hayvanlara karşı bu duyarlılığımızı artırmamız lazım. Çünkü o da bir yaratılmıştır, buna bakacağız. Biz insanız, o da hayvan. Dolayısıyla inşallah bu yasayla beraber buradaki o beklentiyi büyük oranda gidermiş olacağız” dedi.

“82 MİLYON BENİM VATANDAŞIM, BENİM KARDEŞİMDİR”

Siyasette kullanılan dilin toplumu kutuplaştırdığı iddialarının anımsatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Derdimiz şudur: Bu ülkede inancından, etnik yapısından, bölgesel, dinsel, ne olursa olsun kimsenin dışlanmadığı bir Türkiye. Ve başı açıkmış, başı örtülüymüş, şöyle giyiniyormuş, böyle giyiniyormuş; bunlar bizi ilgilendirmez. Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmeye mecburuz, biz böyle bir inancın mensubuyuz. Beni yaratan Allah sizleri de yarattığı için ben sizleri seviyorum. Şimdi burada bir defa bu farklılıkları ortadan kaldırmamız lazım. Güneydoğulu, Doğulu, olsun. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaza, Roman, Boşnak; böyle bir ayrıma gidemeyiz. 82 milyon benim vatandaşım, benim kardeşimdir hepsini sevmeye mecburum; anlayışımız bu.”

İSTANBUL HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’na ulaşım konusunda alternatif yol düşünüp düşünmedikleri sorusu üzerine, değişik ülkelerde havalimanlarının şehir merkezlerine 45 dakika-1 saat mesafede bulunduğunu belirterek İstanbul Havalimanı’na ulaşımın raylı sistemlerle yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece Havaist’le bu iş zaten olmaz, bunların hepsini planladık, düşündük. Ve şu anda inşallah bir taraftan bu seçimlerin ardından da belli bir yere kadar zaten geliyor metro ama biz bu hafif metroyu havalimanına kadar planladık ve buraya kadar da, yani İstanbul Havalimanına kadar da gelecek. İnşallah seçim sonrası biz bu adımı kararlılıkla atacağız” diye konuştu.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın ulaşımın piri olduğunu ve İstanbul’un ulaşım sorununu Yıldırım ile aşacağına inandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkezi yönetim olarak da belediyelere bu noktada her türlü desteği vereceklerini, İzmir’de İZBAN’ın yüzde 50’sinin Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapıldığını, İzmir’in su sorununun DSİ tarafından çözüldüğünü anlattı.

İstanbul’da öğrenci akbilindeki indirimin AK Parti ve CHP tarafından sahiplenildiğini anımsatarak bu konudaki değerlendirmelerinin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Onlara sadece şu soruyu sorsanız yeter, 19 gün İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olduk diye hava attınız, peki bunun sözünü daha önce vermiştiniz, bu havayı da attığınıza göre o 19 gün içerisinde niye bunu yapmadınız? Ha bir şey yaptılar, ne yaptıklarını söyleyeyim; hemen veri kontrollerini yapmaya başladılar. Bu da FETÖ terör örgütünün hep uygulamalarıdır. Beyefendi de zaten tabii Samanyolu TV’de filan da çalıştığı için oradan biliyor veri kontrollerini, veri kontrollerini yapmak için talimatı verdikleri yerler var, bize veri bilgilerini geçin; bunu söylediler. Ben de diyorum ki; 19 gün, hemen getirseydin Meclis’e, suyu da çıkarsaydın, ondan sonra aynı şekilde otobüs olayı. Kaldı ki ta benim Belediye Başkanlığım döneminde zaten biz o zamandan indirdik, hatta 65 yaş üstüne biz belli saatlere kadar ücretsiz paso uygulaması yaptık benim Belediye Başkanlığım döneminde. Dini bayramlarda mesela köprüler, otoyollar biliyorsunuz ücretsizdir, hâlâ öyledir. Tereciye tere satılmaz ki bunlar bunu yapıyor. Ve şimdi işte diyorlar ki; yok otobüsler bayramda ücretsiz, bunlar zaten vardı. Yine böyle bir yola giderek vatandaşı aldatmanın anlamı yok.”

“CUMHURBAŞKANININ SADECE CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ YAPMA YETKİSİ VAR”

“Yaşadığımız süreç içerisinde sistem değişikliğinin oturtulamadığına dair bir kanaat oturdu akıllarda. Bunun kaynağı nedir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistem değişikliğinin kolay olmadığını, başkanlık sistemiyle çoğalan beklentilerin hepsinin bir anda olmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemdeki hataların, yanlışların süreç devam ederken görüldüğünü ve düzeltme yoluna gidildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok, Cumhurbaşkanının sadece Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yapma yetkisi var. Bu kararnamenin de Anayasaya ters olmaması lazım. Bütün bunların dışında, bir de eğer hakkında kanun çıkarılmışsa, siz o konuda da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkaramazsınız. Öyle istediğim gibi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarırım; yok böyle bir şey. Biz sadece bütçe kanununda, o da bütçeden bütçeye, orada düzenleme yapabiliriz, onun da önünü zaten Anayasa açmış. Biraz bundan dolayı ağır gidiş var. Ama ben inanıyorum ki, 2023’e kadar çok şey, çok daha farklı bir şekilde yoluna girecek, inşallah düzene girecek ve Cumhur İttifakı olarak bu ittifakımız güçlendikçe de inşallah çok daha seri, çok daha güzel adımları atacağız.”

“HÜKÛMET OLARAK 2023’E KADAR TÜRKİYE’DE NELER YAPACAĞIMIZI KONUŞUYORUZ”

Türkiye ekonomisinin durumumun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda biz faizde iyi değiliz, ama enflasyon yavaş yavaş şöyle bir inişe doğru geçmiş vaziyette ve kur şu anda sendeliyor” ifadesini kullandı.

23 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek seçimin bir yerel seçim olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Batı, dünya bunu nasıl nitelemeye kalkıyor? Sanki bu ülkede bir başkanlık seçimi var ve bu başkanlık seçimiyle beraber de yani 23 Haziran’da veya 31 Mart’ta Erdoğan gidecek bunun yerine bir başkası gelecek; ya böyle bir şey yok ki. Erdoğan yine yerinde, AK Parti yine yerinde, Kabine yerinde” vurgusunu yaptı.

Hükûmet olarak 2023’e kadar Türkiye’de neler yapacaklarını konuştuklarını, hedefleri açıkladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Haziran seçiminde vatandaşın daha güzel bir netice olması için oylarını vereceğini söyledi.

Sandık kurullarının oluşturulmasındaki usulsüzlükleri hatırlatarak özel banklarda çalışanların sandık kurullarında görev alamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel sektör bankalarının tamamı zaten işçi statüsündedir, memur değil. Maalesef halkı bu şekilde aldattılar ve bunlar geldiler seçim yönettiler. Şimdi bu seçimde bu olamayacak, niye? Niye? Çünkü her siyasi parti seçim kurulundan gidip isimleri alabilecek. Bu tabii ciddi bir kontrol mekanizmasıdır. Bu kontrol mekanizmasıyla birlikte ben de diyorum ki; yapılacak olan 23 Haziran seçimleri, iddialı konuşuyorum, daha da güzel olacak” değerlendirmesinde bulundu.

EĞİTİM SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine, eğitimde sürekli değişen değil, oturmuş, yerli ve millî, ders adetlerine boğulan bir sistem istemediklerini dile getirdi.

Kendisine bir hocası tarafından tavsiye edilen Mehmet Akif Ersoy’un “Safahat” ve Necip Fazıl Kısakürek’in “İdeolocya Örgüsü” kitaplarını gençlere başucu kitabı olarak tavsiye eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanı sıra Sezai Karakoç, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da kitaplarının gençler tarafından okunmasında yarar gördüğünü aktardı.

“Yeni üniversiteler açılması yerine var olan üniversitelerin kalitesinin artırılması konusunda da bir şeyler yapılabilir mi?” sorusuna da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle yanıt verdi:

“O var olan üniversitelerimizin kalitesinin yanında, acaba o üniversitelere ta Ağrı’dan, Iğdır’dan, Kars’tan bu çocuğu gönderebilecek mali imkâna anneler babalar sahip mi? Yok. Ama biz üniversiteyi onların ayağına götürdüğümüz zaman, bize düşen görev ne? Biz oraya sadece profesörü göndereceğiz, doçenti göndereceğiz vesaire. Ama oradaki üniversiteyi kazanan benim gencim Ankara’ya, İstanbul’a nasıl gideceğim diye bunu düşünmeyecek. Ya, o üniversite imtihanlarında gireceği üniversite olarak önce şehrinin üniversitesini yazacak. Şu anda mesele o şehirlerdeki üniversitelerin öğrencilerinin çoğu o şehrin gençleri. Yani biz işi kolay kıldık.”

“BİZİM EN DOĞAL HAKKIMIZ İTİRAZ, BUNU YASALAR VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul seçiminin yenilenmesi kararıyla CHP’nin bugün yaşadığı durum ile 28 Şubat’ta kendisinin yaşadığı durumun benzerlik gösterip göstermediği sorusuna, “Benim yaşadığımla bu yakından uzaktan hiç alakası yok, bizimki çok çok farklıydı, bu ise çok farklı. Yani oradaki olayla bunun arasında dağlar kadar fark var. Şimdi bu ise çok farklı, farklı siyasi parti veya farklı siyasi görüşte olanlar kalkıyor, biz diyelim itirazımızı yapıyoruz. Bizim en doğal hakkımız itiraz, bunu yasalar veriyor size. Yasanın verdiği bir hakkı kullanıyorsunuz” yanıtını verdi.

YSK’nın İstanbul seçimine ilişkin kararının ardından ana muhalefet partisi yöneticilerinin YSK mensuplarına çete dediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, YSK mensuplarının buna karşı dava açması gerektiğini, tazminat davasından sonra dokunulmazlığın kaldırılması davasının da açmalarının onların en doğal hakkı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da metro ve toplu taşıma araçlarında internet ağının genişletilmesi çalışmalarının yapıldığını, bu gibi sorunların en iyi çözümünün Binali Yıldırım olacağını belirtti.

“SANATÇI SANATIYLA KONUŞMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizin verdiğiniz sanatçı davetlerine katılan gazeteciler, sanatçılar, oyuncular ve şarkıcılar, CHP adayının sloganını sosyal medya hesaplarından paylaşarak sizin karşı cephenizde yer aldılar. Bu vefasızlık örneği midir?” şeklindeki soru üzerine, şöyle konuştu:

“Sanatçı sanatıyla aslında konuşmalı. Sanatçı sanatıyla siyaset yapmalı. Yoksa sanatçı dediğiniz gibi kalkıp da sanatını veya bulduğu o muhabbeti, sevgiyi kalkar da bir karşı siyasi anlayışa tavır koyarak genelleştirirse, bu ülkede birliğe-beraberliğe katkıda bulunmaz. O zaman bu sıkıntıların kaynağı olur. Yıllar yılı, mesela özellikle sinema, tiyatro vesaire bu alanlarda sıkıntıları olan bu sanat dünyasının bu sıkıntılarını başkanlığımda bizim kabinemiz giderdi, bunların önünü açalım dedik, bunu yaptık. Ve kendileriyle Külliyede toplantı yaptık. Tabii ardından bunu görünce ciddi manada hakikaten ben de üzüldüm.”

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın 3-4 gün önce Haliç Kongre Merkezi’ndeki opereti izlemeye gittiğinde bir grup tarafından slogan atılarak protesto edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve bu slogan atılmaya başlandığı anda bile bizim başkan adayımız Binali Bey dönüp onları sadece alkışlıyor. Şimdi kucaklayan kim? Kucaklayan Binali Bey. Kucaklanmaya muhtaç olan, olduklarını söyleyenler ise, maalesef orada bu toplumun gerilmesine neden olanlar. Fakat onlar öyle de yapsalar, biz yine sabırla bu yola bu şekilde devam edeceğiz” dedi.

“TEMMUZ İTİBARİYLE S-400’LERİN TESLİMİ BAŞLAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S-400 ile ilgili konunun bittiğini, Türkiye’nin geri atmak gibi bir durumunun söz konusu olmadığını ve Temmuz itibariyle S-400’lerin tesliminin başlayacağını, belki bu sürenin daha da erkene alınabileceğini vurguladı.

S-400’lerin F-35 uçaklarıyla uyumlu olmadığı iddialarının teknik olarak mümkün olmadığını, NATO üyesi olarak Türkiye’nin hangi silahın alımının uygun olacağına karar verecek teknik tecrübeye sahip olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Generalse, bizde de general var. Bizim generallerimiz onların generallerinden geri değil” ifadesini kullandı.

ABD’den Patriotları isteme sürecini hatırlatarak ABD’nin bu sistemi Türkiye’ye S-400’lerle aynı şartlarda vermediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-35’te ise; 5 tane F-35’i bizim generalimize ve pilotlarımıza teslim ettiler, Amerika’da şu anda uçaklarımız. Fakat orada da, mesela simülatörlerimiz falan var, bu simülatörleri filan henüz teslim etmediler. Tabii şimdi aparatlar buraya gelmedikten sonra, bizim burada 7 milyar dolarlık oraya parça üretimimiz var Türkiye’den, biz bunları bir taraftan hazırlıyoruz. Bunlar konusunda onların da bazı yaklaşımları var. Biraz bize şu anda naz yapıyorlar, orta sahada top çeviriyorlar ama bu işin olmayacağı noktasında değilim, er veya geç F-35’leri teslim alacağız, aparatlarını da teslim alacağız ve S-400’ler de ülkemize inşallah gelecek” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk ordusunun ABD’nin verdiği telsizleri kullandığını ve “malum dostlarımızın” susturma tekniği kullanarak, telsizleri çalıştırmadığını hatırlatarak, “Telsizlerimiz çalışmayınca Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra o bize neyi kazandırdı? Aselsan’ı kazandırdı, Aselsan böyle kuruldu. Yani kötü komşu bizi ev sahibi yaptı” dedi.

“TÜRKİYE KENDİ İNSANSIZ HAVA ARACINI ÜRETİYOR”

Türkiye’nin terörle mücadelede de “stratejik ortağı”ndan insansız hava aracı istediğini ancak bunun verilmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve bu bizi nereye getirdi? Türkiye kendi insansız hava aracını üretir noktaya getirdi. Onunla kalmadık, arkadan da SİHA’lar yine Türkiye’de üretilir hâle geldi. Bakın çok ilginç, İHA’yı ve SİHA’yı Türkiye ürettikten sonra bizim terörle mücadelemiz katladı. Ve öyle bir noktaya geldik ki, biz şu anda SİHA’yı, İHA’yı ihraç eder hâle geldik, şu anda biz ihraç ediyoruz. Hele şimdi bir de daha da öteye geçiyoruz, SİHA’nın balinasını üretiyoruz. Bu felaket bir şey. Bu balinanın her iki tarafına 1,5 ton ağırlığında bombalar yerleşiyor. Toplam ağırlığı 5 ton, böyle kalkıyor ve insansız olarak gereğini yapıyor” sözlerine yer verdi.

“DEMOKRASİLERDE HAKİKATEN SAMİMİ, DÜRÜST MUHALEFET ÜLKEYE GÜÇ KATAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de muhalefetin ülke için faydalı işler yapmadığını, ülkeye zarar verdiğini yineleyerek, “Yaptığın iş doğru olsun, iktidar da senden istifade etsin. Ama iktidar da senden istifade edemiyor, çünkü bunun adı muhalefet değil. Demokrasilerde hakikaten samimi, dürüst muhalefet ülkeye güç katar. Ama eğer o samimi olmazsa, art niyetli olursa bugün olduğu gibi, o da kan kaybettirir” diye konuştu.

“KOMPOST GÜBRELERİN KULLANIMIYLA BİRÇOK HASTALIĞINDA ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR”

Bir soru üzerine eşi Emine Erdoğan’ın sıfır atık konusunda bir çalışmayı Türkiye genelinde yürüttüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm kurumlarının bu çalışmaya katıldığını, metaller, kâğıtlar, organik-inorganik atıkların ayrı ayrı depolanarak bunlardan istifade edilme yoluna gidildiğini anlattı.

Organik atıklardan kompost gübre üretilebileceğini bu yolla tarımda ciddi bir açığın kapatılabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kompost gübrelerin kullanımıyla birçok hastalığında önüne geçilebileceğini kaydetti.

TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİ

Türkiye-Çin ilişkilerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaseten Rusya Federasyonu ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin aynı tercihleri paylaştıklarını, aynı blokta hareket ettiklerini belirterek,  şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde şu anda Amerika, İngiltere, Fransa bir blokta yer alıyorsa genelde, Çin ile Rusya Federasyonu da aynı blokta yer alıyor. Bu bir yerde de aslında bir denge unsuru olmaları bakımından da önem arz ediyor. Bu özellik bir yerde Birleşmiş Miller Güvenlik Konseyi’nde bizler için önemli. Çünkü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu aslında kendi içinde ayrı bir güç, ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne tercihte Birleşmiş Milletler’deki 196 ülkenin bakıyorsunuz onlar üzerindeki tesiri çok da fazla olmuyor. Çünkü 5+15 geçici üye, bu geçici üyelerin zaten daimi üyeler üzerinde bir tesiri yok. Ellerini kaldırıyorlar indiriyorlar. Kaldırsa ne olur, kaldırmasa ne olur, böyle. Sadece bir marka, geçici üye, bu kadar. Her şey o beş tane üyenin içinde bir tane üyenin dudağı arasında. Onun için de işte dünya beşten büyüktür diyorum, benim tezim de bu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyin göçlerinin azaltılması için, en aza indirgenmesi için nasıl bir yol izlenecek, bir şeyler yapılacak mı?” sorusuna, Türkiye’den beyin göçünün minimize edildiğini, geriye göçün başladığı cevabını verdi.

“KANAL İSTANBUL PROJESİ AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDİYOR”

İstanbul Boğazı’nda denizin altından geçecek üç katlı tüp projesiyle ilgili çalışmaların hazır olduğunu, ihalesinin yapılarak uygulamaya konulacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’nin de aynı kararlılıkla devam ettiğini, bu projelerden geri adım atmanın söz konusu olmadığını belirtti.

Marmaray’dan açılışı yapılan 29 Ekim 2013 tarihinden bugüne kadar 341 milyon 432 bin yolcu taşındığını, Osman Gazi Köprüsü’nden bugüne kadar 22 milyona yakın aracın geçtiğini, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden 26 Ağustos 2016 tarihinde bugüne kadar 41 milyon, Avrasya Tüneli’nden 19 Aralık 2016 tarihinde bu yana 40 milyon araç geçişinin sağlandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı’ndan da Nisan ayında iç hatlarda 6 bin 581 ve dış hatlarda 20 bin 281 olmak üzere 26 bin 862 uçağı iniş-kalkış yaptığı, iç hatlarda 1 milyon 7 bin, dış hatlarda 3 milyon 405 bin olmak üzere toplamda 4 milyon 412 bin yolcunun gidiş-gelişler gerçekleştirdiği bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizdeki sözüm ona patronlar neden ülkemize destek olmak yerine köstek oluyorlar? Hani aynı gemide değil miyiz?” şeklindeki soru üzerine şöyle devam etti: “Maalesef bu dediğiniz tipler, burjuvazi sınıfı, bunlar yerli olamadılar, millî olamadılar. Bu milletin ekmeğini yediler, ama bu millete hâlâ ekmeğini yedikleri hâlde ne yazık ki bazıları ihanet etmeye devam ediyorlar. Geçenlerde bir tanesini zaten bir toplantıda söylemek zorunda kaldım, söyledim. Çünkü ben bu milletin değerlerine saygısızlık yapana eyvallah edemem, bu da benim yapım. Çünkü kalkıp da Hans’ın, George’un ağzıyla konuşanlara haddini bildirmek gerekir. İstihdamı konuşuyor; sen bu kadar zenginsin, ne olur fabrikana 50 kişi daha fazla alsan, 25 kişi daha fazla alsan ölür müsün, biter misin ya? Yapmazlar. Ama onlar öyle yapmasa da biz yapanı bulacağız ve onlarla da bu yolda yürüyeceğiz. Krediye sıkıştığın zaman bizim kapıyı çalışıyorsun, bizden kredi yardımı istiyorsun, destek istiyorsun. İşçiye, işsize bu noktada münasebeti kurmak gerektiği zaman niçin orada devreye girmiyorsun? Ben burada bütün STK’larla beraber çalışırım, onlardan gerekli desteği de isterim, bu da benim görevimdir. Vermeyenler yoluna, verenlerle de biz yolumuza devam ederiz; olay bu kadar basit ve bunu da yaparız, yapacağız, buna mecburuz.”

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı 0 99794

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı”mesajı

“Yaşasın özgür, bağımsız ve güçlü Türkiye”

Özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın, egemenliğimizin ve Cumhuriyetimizin teminatı aziz Türk gençliği…

19 Mayıs, 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak milli mücadelemizi fiili olarak başlattığı gündür.

19 Mayıs, işgal kuvvetlerini topraklarımızdan söküp atmak için milli iradenin, birlik ve beraberlik ruhunun, güçlü bir inancın uyanış günüdür.

19 Mayıs, bu milletin yeniden dirilişidir.

19 Mayıs, özgürlüğe ve bağımsızlığa doğru atılan ilk adımdır.

Sevgili gençler…

Dün olduğu gibi bugün de özgürlük ve bağımsızlığımıza kast eden ihanet ve şer odaklarına karşı bu ülkeyi siz koruyacaksınız.

Çünkü Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi ve bu ülkenin geleceğini sizlere emanet etti.

Her şeyin hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Bu hızlı değişim içinde bilimde, sanayide, teknolojide ve sanatta sizin enerji ve heyecanınıza, sizin arzu ve hayallerinize bu ülkenin ihtiyacı var.

Hepimizin size ihtiyacı var.

Ülkemizi yeni ufuklara sizin fikirleriniz, sizin buluşlarınız, sizin düşünceleriniz, sizin azim ve kararlılığınız taşıyacak.

Omuzlarınızdaki bu yükün ağırlığını ve sorumluluğunu asla unutmayın.

Sevgili gençler…

Biz size inanıyoruz.

Sizin istek ve beklentilerinizi, sizin hayallerinizi gerçekleştirmek için mensubu olmaktan ve yaşamaktan gurur duyacağınız bir gelecek inşa etmek için, dün olduğu gibi bugün de sizi dinlemeye hazırız.

Haydi, el ele gönül gönüle vererek ülkemizi daha ileri taşıyalım.

Semalarında ezanların çınladığı, ufuklarında al bayrağın dalgalandığı özgür, bağımsız ve güçlü bir ülke olarak Milli Mücadelemizin 100. yılında yüz akımızla hep birlikte geleceğe koşalım.

Bu vesileyle Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygıyla anıyor, başta siz gençlerimiz olmak üzere aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,