Cumhurbaşkanı Erdoğan“İslam ilim adamlarının dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor” 0 96666

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Medeniyet inşa etmek, her topluma nasip olan bir haslet değildir. Biz, bu konuda şanslı bir milletiz. Her şeyden önce dinimiz olan İslam’ın kadim ve çok zengin bir medeniyet birikimi var. İslam ilim adamlarının; tıptan astronomiye, matematikten kimyaya, fizikten siyaset bilimine kadar dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 1 Temmuz’da hayatını kaybeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’i bir kez daha rahmetle ve saygıyla yâd ederek, merhum Fuat Sezgin’in Türkiye’ye ve milletine derin bir muhabbetle bağlı olduğunu söyledi.

“HOCAMIZIN ESERLERİ YANINDA ŞAHSİ KÜTÜPHANESİ, BAŞLI BAŞINA BİR HAZİNE DEĞERİNDEDİR”

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, ömrünün son yıllarında eserlerini, kitaplarını, tüm birikimini Türkiye’ye kazandırmanın, milletin istifadesine sunmanın gayreti içinde olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fuat Sezgin’in eserlerinin büyük kısmının Türkiye’ye kazandırıldığını, diğer kısmının da Türkiye’ye getirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.

Gülhane Parkı içinde eski Has Ahırlar Binası’nda açılan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin yerini bizzat Prof. Dr. Fuat Sezgin’in belirlediğini ve kendisinin de Başbakanlığı döneminde müzenin hazırlıklarını Sezgin Hoca ile bizzat yürütme şerefine nail olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hocamızın eserleri yanında şahsi kütüphanesi, başlı başına bir hazine değerindedir. İnşallah bunları da vakıf ve müze bünyesinde en güzel şekilde koruyacak, değerlendirecek, gelecek nesillere aktaracağız. Hocamızın eserlerinden bir set de Cumhurbaşkanlığı Kütüphanemizin en kıymetli bölümü olarak araştırmacılarımızın ve gençlerimizin hizmetine sunulacaktır” dedi.

“DÜNYA ÇAPINDA BİR BİLİM ADAMININ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİNDEN UZAKLAŞTIRILMASI TARİHİMİZİN EN BÜYÜK AYIPLARINDANDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül 2018’te yayımlanan bir genelgeyle 2019 yılını “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” olarak ilan ettiklerini hatırlatarak yıl boyunca yapılacak etkinliklerin koordinasyonunun Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile Kırıkkale Üniversitesince yürütüleceğini ve Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve Türk Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada yaklaşık 800 etkinliğin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, Bitlis’te başlayıp İstanbul’da süren, ardından Almanya’ya uzanan ve yeniden İstanbul’da nihayete eren 94 yıllık hayatının her safhasının paha biçilmez derslerle dolu olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya çapında böyle bir bilim adamının, 1960 darbesinin ardından İstanbul Üniversitesinden uzaklaştırılması, tarihimizin en büyük ayıplarından biridir” ifadesini kullandı.

İstanbul Üniversitesi’nden uzaklaştırılmasının ardından Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ilmi çalışmalarını Almanya’da sürdürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim kıymetini bilemediğimiz hocamıza Almanya’nın sahip çıkması, boşuna değildir. Hocamız, İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulanmaz eserlerinin önemli bir bölümünü, tabii olarak çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle, yani Almanca olarak yayınlamıştır. Bunun anlamı, bu eserlerin bilim tarihine Alman patentli olarak geçmiş olmasıdır. Açık konuşmak gerekirse, hocamızın ülkemizde barındırılmamasının sebebi, yürüttüğü çalışmaların başındaki ‘İslam’ ifadesidir. Şayet Fuat Hoca, İslam değil de mesela Roma veya Bizans tarihi çalışmış olsaydı, emin olun hayatının sonuna kadar İstanbul Üniversitesinde kalmaya devam ederdi. Hâlbuki İslam âlimlerinin çalışmaları incelenmeden dünya bilim tarihinin incelenebilmesi de, yazılabilmesi de mümkün değildir. Sadece ve sadece yürüttüğü çalışmaların başında İslam ifadesi geçiyor diye hocamızı bir kalemde silip atanlar, ortaya çıkan dünya çapındaki eserlerin şerefini, kendi elleriyle Almanya’ya bağışlamışlardır.”

“ÜNİVERSİTELERİ 81 VİLAYETİN TAMAMINA YAYARAK YÜKSEKÖĞRENİME ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRDIK”

İstanbul’u dünyanın en gözde ilim ve kültür merkezlerinden biri hâline getirmek için her türlü gayreti gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteleri de 81 vilayetin tamamına yayarak hem yükseköğrenime erişimi kolaylaştırdıklarını hem de bilim insanlarının önünde geniş bir çalışma alanı oluşturduklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunları yaparken, bir yandan da eski dönemin bakiyesi bağnazlıklarla, kendi medeniyetine ve kültürüne husumeti çağdaşlık zanneden ‘sömürge aydınlarıyla’ mücadele ettik. Bu zihniyeti tümüyle ortadan kaldıramamış olsak da bilimsel çalışmaların yelpazesini olabildiği kadar genişlettiğimiz bir gerçektir. Ülkemizde tarih, kültür, sanat, edebiyat başta olmak üzere sosyal bilimler alanları yeniden cazibe kazanmışsa, işte bu çabalar sayesindedir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilmi çalışmalar kapsamında Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 5 milyon ciltlik kütüphanenin üç, dört ay içerisinde açılacağını, İstanbul’da da Rami Kışlası’nda 6 milyon ciltlik bir kütüphanenin yapım çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

“İSLAM DİNİ KADİM VE ÇOK ZENGİN BİR MEDENİYET BİRİKİMİNE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medeniyet inşa etmek, her topluma nasip olan bir haslet değildir. Biz, bu konuda şanslı bir milletiz. Her şeyden önce dinimiz olan İslam’ın kadim ve çok zengin bir medeniyet birikimi var. İslam ilim adamlarının; tıptan astronomiye, matematikten kimyaya, fizikten siyaset bilimine kadar dünyaya kazandırdıkları birikim, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürüyor” diye konuştu.

Bugün Türkiye’nin ve dünyanın pek çok yerinde, Müslüman bilim adamlarının ortaya koydukları eserleri, başarılarını iftiharla takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada üzerinde asıl uzun uzun düşünmemiz gereken husus, bu çalışmaları kendi medeniyet coğrafyamızda yürütecek iklimi niçin oluşturamadığımızdır. Türkiye olarak yavaş yavaş bu konuda kendimizi müspet yönde ayrıştırdığımıza inanıyorum. Bilim insanlarımıza birikimlerini ülkemizde değerlendirebileceklerini böyle bir zemini hazırlamaya başladığımızı da gösteriyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde ülkemizi, tüm bilim insanları için çok daha önemli bir cazibe merkezi hâline getireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“GÜÇLERİN DENGESİZ OLDUĞU BİR YERDE, İDEALLERİ HAYATA GEÇİRECEK İMKÂN OLUŞTURMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilimin ve teknolojinin insanlığa sağlayacağı faydaların veya zararların, onun gerisindeki felsefeyle, inançla, amaçla ilgili olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: “İnsanı, herhangi bir meta olarak gören anlayışla üretilen bilim ve teknoloji, ancak dünyadaki adaletsizliği artırmaya, zulmü çoğaltmaya yarar. Buna karşılık, insanın yaratılmışların en şereflisi olduğu anlayışıyla yürütülen bilim ve teknoloji faaliyetleri, dünyadaki herkes için mutluluk, huzur, refah kaynağı hâline dönüşür. Nasıl aynı malzemeyle, sadece doz farkıyla zehir de ilaç da yapılabilirse, bilim ve teknolojinin sonuçlarıyla da benzer neticeler elde etmek mümkündür. Atomu parçalayarak insanlık için en ucuz enerji kaynağını üreten de insanları toplu şekilde katleden de aynı bilim, aynı teknoloji değil midir?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyleyse biz, bilimi ve teknolojiyi sadece insanlığın hayrına kullanacağız. Bıçak katilin elinde insan öldürür ama aynı şekilde bıçak değil de neşter doktorun elinde, cerrahın elinde hayat kurtarır. Fark bu, bunun için önce dengeyi sağlamak gerekiyor. Türkiye olarak, savunma sanayiine verdiğimiz önemin gerisinde, işte bu anlayış vardır. Güçlerin dengesiz olduğu bir yerde, idealleri hayata geçirecek imkân oluşturmak mümkün değildir. Biz, milletimiz, mensubu olduğumuz ümmet ve tüm insanlık için barış, huzur, güven, refah, adalet, esenlik dolu bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere Gülhane Parkı içerisindeki İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni gezmelerini tavsiye ederek müze ve Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Kütüphanesi’nin gençlere yeni ufuklar çizeceğini, gençlerin geleceğe bakışlarını teşvik edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı’nın Türkiye, İslam dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı programlarının düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza attık” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak, eğitimin altyapısını yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesini 7,5 milyar liradan 114 milyar liraya yükselttik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kadıköy Atatürk Fen Lisesi’nde düzenlenen, yapımı tamamlanan okulların ortak açılışı ve 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, eğitim-öğretim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Konuşmasının başında bölücü terör örgütünce şehit edilen Necmettin Yılmaz, Aybüke Aydın ve görevi başında şahadet yürüyen eğitim-öğretim camiasının tüm şehitlerine rahmet dileyerek, minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerimde hakkı olan kendi öğretmenlerimi de bir kez daha saygıyla anıyor, hayatta olanların ellerinden öpüyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize hizmetleri ve engin sabırları için ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyor, görevlerinde başarılar temenni ediyorum. İlk defa okula başlamanın heyecanını yaşayan evlatlarımızın her birinin tek tek gözlerinden öpüyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 81 vilayette yapımı tamamlanan 716 okulun resmî açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, yatırım bedeli 4 milyar 638 milyon lirayı bulan 12 bin 640 yeni dersliğin Türkiye’ye kazandırıldığını açıkladı.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI EĞİTİME AYIRDIK”

Türkiye’de son 17 yılda; demokrasiden ekonomiye, altyapıdan turizm ve sanayiye uzan geniş bir yelpazede birçok başarıya imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilhassa eğitim-öğretim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak eğitimin altyapısını adeta yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitim-öğretime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesi göreve geldiğim zaman 7,5 milyar idi, şimdi ise 114 milyar liraya yükselttik, aslan payını eğitim-öğretime verdik. Ülkemize kazandırdığımız 309 bin yeni derslikle milletimizin en önemli dertlerinden birisi olan kalabalık sınıfları tamamen ortadan kaldırdık.”

Eğitimin fiziki altyapısını geliştirmenin yanında, önceki dönemlerin yasakçı, baskıcı zihniyetlerinin izlerini silmek için de çok çaba harcadıklarını, kat sayı sistemine son verdiklerini, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde fırsat eşitliğini ve adaleti sağlamak için özellikle maddi durumu yerinde olmayan öğrencilerimizin burs imkânlarını genişlettik. Ders kitaplarını ücretsiz bir şekilde bütün okullarımızda dağıtıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul öncesi eğitimi süratle yaygınlaştırdıklarını, ilkokula başlama yaşını 69 aya düşürdüklerini, ders müfredatlarını özgürlükçü, demokratik, şeffaf ve objektif bir anlayışla yeni baştan hazırladıklarını, milletin inancını, medeniyet ve kültür değerlerini hor gören ideolojik unsurları ders kitaplarımızdan tamamen temizlediklerini kaydetti.

“17 YILDA 632 BİN YENİ ÖĞRETMENİMİZİN ATAMASINI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Okulların teknolojik altyapısını baştan aşağı yenileyerek 432 bin 288 sınıfın tamamına etkileşimli tahtaları yerleştirdiklerini, 45 bin 653 çok fonksiyonlu yazıcının kurulumunun yapıldığını, 1,5 milyon tablet bilgisayarı liselerdeki öğrencilere ve öğretmenlere dağıttıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bunları yaparken eğitimin temel direği olan öğretmenlerimizi de asla ikinci plana atmadık. Son 17 yılda 632 bin yeni öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. 1 ay önce yüreği kıpır kıpır, idealist, 20 bin genç öğretmenimizi görevlerine başlatmanın gururunu yaşadık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 24’e, ortaöğretimde 20’ye, genel ortaöğretimde 21’e, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise 19’a kadar gerilediğini açıklayarak, kız çocuklarının okullaşma oranlarında ve devamsızlık konusunda da önemli ilerlemeler kaydedildiğini bildirdi.

“KADİM DEĞERLERİMİZİ ÖĞRENCİLERİMİZE LAYIKIYLA AKTARAMADIK”

Eğitimde kalite artışına yoğunlaşmak gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğitimde niteliği yakalamanın günü birlik bir konu olmadığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Alışkanlıkları değiştirmek, atomu parçalamaktan daha zordur diye malum bir söz var. Eğitimde Cumhuriyet tarihimiz boyunca bize özgü bir gelenek oluşturamadık, böyle bir sistemi maalesef kuramadık. Hukukta, idari düzende, bürokrasi olduğu gibi eğitimde de Batı’yı kopyalamayı tercih ettik. Açıkçası ne kendi kadim değerlerimizi, ne Batı kültürünü öğrencilerimize layıkıyla aktarabildik.  Sonuçta kendi değerlerine bigâne kalan, aslını inkâr eden Batı kültürüne hayranlık duymanın ötesinde katkısı olmayan kayıp nesiller yetiştirdik. Bunun yanında, eğitim sistemimiz daha çok ezbere dayandı. Sınav odaklı, sınavlardaki başarıya odaklı dar bir bakış açısı. Ne yazık ki eğitim sistemimizin en büyük handikaplarından birisi oldu. Düşünmeye, soru sormaya, sorgulamaya, öğrencilerimizin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki yeteneklerini keşfetmeye yeterince önem verilmedi. Uzun yıllar eğitim sadece insan formatlama, tek tipleştirme, dikte aracı olarak görüldü. Eğitimde yaptığımız reformların gayelerinden biri de bu sakat anlayışı tümüyle ortadan kaldırmaktır.”

“ÇOCUKLARIMIZI AHLAK VE KARAKTER SAHİBİ İYİ BİR İNSAN OLARAK YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların farklı beceri, yetenek ve yatkınlıkları bulunduğunu ve eğitimin de bu kabiliyetleri ortaya çıkarma sanatı olduğunu dile getirerek, “Hiç şüphesiz bunu yapacak olanlar da eğitim-öğretim sistemimizin mihveri ve temel taşı konumundaki öğretmenlerimizdir. Öğretmen sadece öğreten değil, aynı zamanda öğrencilerinin içindeki cevheri keşfeden bir yetenek avcısıdır. Öğretmen yalnızca maişet peşinde koşan değil, peygamber mesleğini icra etmenin hassasiyetini yüreğinde hisseden kişidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuklarımızı ahlak, erdem, marifet ve karakter sahibi iyi bir insan olarak yetiştirmek için çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl kamuoyu ile paylaşılan 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin de bu hedefleri gerçekleştirme yolunda değerli bir adım olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklara ve gençlere seslenerek, şöyle konuştu: “Biliyorum bugün kiminiz ilk defa okula başlıyor, bazılarınız ise üç aylık tatilin ardından öğretmenlerinize ve arkadaşlarınıza kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Bu mutlu, bu heyecanlı gününüzde sizlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Unutmayın, merak ilmin anahtarıdır. Merakınız ne kadar büyükse bilginiz o kadar derin olacaktır. Bunun için soru sormaktan, sorgulamaktan asla çekinmeyin. Vicdan hayatta bize doğru yolu gösteren bir pusuladır. Vicdan eleğinizden geçmeyen hiçbir şeye itibar etmeyin. Arkadaşlarınıza, okulunuza, sizin için ter döken büyüklerinize değer verin. Öğretmenlerinize saygıyı hiçbir zaman elden bırakmayın.”

“İYİ BİR KARİYERE SAHİP OLMAK ÖNEMLİ AMA ÖNCE İYİ BİR İNSAN OLMAYI HEDEFLEYİN”

“Hayallerinizle aranıza kimsenin girmesine müsaade etmeyin, yaptığınız işi en güzel, en başarılı şekilde yapmaya çalışın” sözleriyle öğrencilere seslenişini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne-babalarınız sizin en değerli varlıklarınızdır. Paylaşmak en büyük erdemlerden biridir. İyi bir kariyere sahip olmak elbette önemlidir, ama iyi bir doktor, iyi bir mühendis, bürokrat, bilim insanı, sanatçı, sporcu olmanın yanı sıra, hatta onlardan önce iyi bir insan olmayı hedefleyin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünün çocuklarına, gençlerine şehitlerin emaneti olduğunun da altını çizerek, “Tarihinizden, değerlerinizden kopmadan bu emaneti geleceğe taşıyacak olan da yine sizlersiniz. Sizi bu muhteşem mirastan uzaklaştırmak, geçmişinize ve özünüze yabancılaştırmak isteyenlere kesinlikle itibar etmeyin” uyarısında bulundu.

Gençlere nasihat olarak, İstiklal marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un, “İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz? / Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek. / Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme; / Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının bir kez daha eğitim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Önümüzdeki dönemde alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacağız” 0 17

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar” programında yaptığı konuşmada, “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyor. Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası’nda düzenlenen, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Uluslararası Likidite, Yeşil Finans ve Sosyal Sorumlu Finans” konulu konferansa katıldı.

Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ile Marmara Üniversitesi’ne, ekonomiye yeni bir soluk getireceğine inandığı alternatif finans konusunu kamuoyunun gündemine getirdiği için teşekkür etti.

“KÜRESEL EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İNSAN ODAKLI VE ÜRETİMİN ASLİ UNSUR OLDUĞU BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Dünya ekonomisinde söz sahibi çevrelerin uyguladığı modellerin ülkelerin ekonomilerini ciddi çıkmaza soktuğunu, bunun en önemli sinyallerinden birinin de 2008 küresel finans krizi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar dikkatler başka yerlere çekilmeye çalışılsa da bu krizin asıl kaynağının Amerika ve Avrupa olduğu bir gerçektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimin ve refahın artışına katkı yapması gereken sistemin, maalesef ekonominin tamamına hükmeden ve istikrarı tehdit eden bir konuma geldiği uyarısında bulunarak, “Âdeta diğer tüm sektörlerin finans sektörünü beslediği bu sağlıksız yapının sürdürülemez olduğu ortadadır. Sosyal ve beşeri maliyetleri dikkate almadan, sadece daha fazla kazanma hırsıyla işleyen bu ekonomik sistemin çökmesi kaçınılmazdır. Dünyada gelir ve servet dağılımı gittikçe bozulurken, ülkelerin kendi içerisinde ve küresel ölçekte makas sürekli açılırken, oturup bu düzenin üzerimize yıkılmasını bekleyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ekonomik ve finansal sisteminin insan odaklı ve üretimin asli unsur olduğu bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alternatif finansın da bu dönüşümün en önemli unsurlarından birisi olduğunu söyledi.

“DÜNYAYI YENİ BİR EKONOMİK DURGUNLUK KORKUSU SARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazımız, sadece siyasi karar alma ve güvenlik uygulamalarına yönelik değildir. Bu itirazın tüm insanlığa hizmet etmesi gereken kaynakların belirli ellerde toplanmasıyla ortaya çıkan çarpıklıklara ilişkin boyutu da vardır. Bize göre, adaletsizliği sürekli büyüten bu sistem, tüm unsurlarıyla tartışılmalı, uzlaşma yoluyla yeniden inşa edilmelidir” diye konuştu.

Geleceğin dünyasında faize dayalı bir sistemin yerini “risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığın” aldığı yeni bir finansal mimariye bırakacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini de tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyorlar.  Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı her saldırının bir boyutunun da ekonomi olduğuna dikkati çekerek, Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimi, çukur eylemleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve son olarak 2018 yılı Ağustos ayında ekonomiye yönelik saldırıların hepsinde Türkiye ekonomisinin hedef alındığını kaydetti.

Yürütülen mücadelenin başarısı için güçlü bir ekonomiye ve sağlam bir finans sistemine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı yeni bir ekonomik durgunluk korkusunun sardığını, pek çok ülkenin, kendi ihtiyaçlarına uygun yeni bir finansal ve ekonomik mimari ortaya koymak için yoğun çaba gösterdiğini, Türkiye’nin de bu büyük dönüşümün seyircisi değil, bir aktörü olacağını açık bir şekilde tüm dünyaya gösterdiğinin altını çizdi.

“KAMU DIŞINDAKİ BANKACILIK SİSTEMİMİZ REEL SEKTÖRE YETERİ KADAR DESTEK SAĞLAMADI”

Siyasi alanda bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi olan Türkiye’nin finans alanında da aynı şeyi başaracağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u küresel bir finans merkezi yapma hedefini de bunun için önemli gördüklerini söyledi.

İstanbul Finans Merkezi ile bu alanda dünyadaki önemli merkezlerden biri olmanın peşinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette tüm kurumları içinde barındıracak bu yapının, özellikle bankacılık dışı alternatif finans alanlarının dünyadaki merkezi olmasını arzu ediyoruz. Son derece önem verdiğimiz bu projeyi bizzat Cumhurbaşkanlığı bünyesinde takip ediyoruz. Bu merkezin, kısa sürede önemli bir marka hâline geleceğine, bilhassa İslami finans ve finansal teknolojiler alanında bölgenin yegâne çekim merkezi olacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki yıldır yaşanan tecrübelerin, bankacılık dışı finansman yöntemlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu gösterir nitelikte olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şunu üzülerek belirtmeliyim ki, bu dönemde, kamu dışındaki bankacılık sistemimiz reel sektöre yeteri kadar destek sağlamadı. Tam tersine, en ihtiyaç duydukları dönemde kredi muslukları kapatılan reel sektörümüzün âdeta altı boşaltıldı. Bilançolarında herhangi bir sorun olmadığı hâlde, sırf yaşadıkları mali sıkıntı sebebiyle pek çok firma üretimden çekilme noktasında kaldı.”

“ÜRETEN, YATIRIM YAPAN İNSANLARIMIZI ZOR DÖNEMLERİNDE YALNIZ BIRAKMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı olarak bakanlıklarımızla, özel sektörümüzle ve kamu bankalarımızla iş birliği içinde, bu sıkıntılara çözüm olacak yöntemler geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. Üreten, istihdam eden, ihracat yapan, yatırım yapan insanlarımızı bu zor dönemlerinde yalnız bırakmadık. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen, çözümü doğduğu, büyüdüğü, kazandığı topraklarda arayan tüm reel sektör mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Şimdi, “Her kriz aynı zamanda bir fırsattır” gerçeğine uygun olarak hedeflediğimiz şekilde, bankacılık dışı finansal kesimin büyümesine buraya yönelik adımlar atıyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “katılım bankacılığı” ifadesini de yanlış bulduğuna dikkati çekerek faizsiz bir sistemde “bankacılık” ifadesinin kullanılmaması gerektiğini, “katılım finans” ifadesin doğru bir tanımlama olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomik Program da sermaye piyasasının payının artırılmasına yönelik bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini, firmaların ihtiyaç duydukları mali kaynaklara daha sağlıklı bir şekilde kavuşabilmeleri için, KOBİ’lere yönelik yeni uygulamalar geliştirdiklerini anlattı.

KATILIM FİNANS MODELİ

“Katılım finans” sistemini, paylaşmayı, üretimi ve ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bir finansal model olduğunu, risk paylaşımına ve varlığa dayalı olması sebebiyle herkese hitap ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslami hassasiyetlerin ötesinde evrensel ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bu modelin, tüm insanlığın sıkıntılarına çözüm getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de katılım finans kurumlarının, toplam bankacılık varlıkları içinde yüzde 5 paya sahip olduğu bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeterli olmayan bu payın artırılması gerektiğini, hedefin 2025 yılı itibariyle, bu oranın yüzde 15 seviyesine çıkarılması olduğunu kaydetti.

Katılım finans modeliyle yastık altındaki mevduatların ekonomiye kazandırılmasının hızlanacağına olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans sistemindeki kurumların da bankacılık sisteminin faiz oranlarıyla hareket etmemesi gerektiğini, şayet böyle hareket ederse bunun adının aldatmaca olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans kuruluşlarının kendilerini akılcı ve samimi bir muhasebeye tabi tutarlarsa, çok hızlı bir gelişme sürecine gireceklerini belirterek Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından bu amaçla yapılan çalışmanın sonuçlarının önümüzdeki aylarda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Katılım finansının insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasının da önemli bir konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşu tamamlanan Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü’nün,  bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansın hayırlara vesile olmasını diledi ve emeği geçenleri tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

 ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU