Emine Erdoğan: “Ülkemizin havasını, suyunu, toprağını temiz tutmak, istisnasız herkesin vatani görevidir” 0 88797

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Mavi Projesi Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Denizler çöple doldurmak için değil, bakıp ilham bulmak içindir. Üç tarafı denizlerle çevrili ve akarsu yatakları açısından son derece zengin olan ülkemizin havasını, suyunu, toprağını temiz tutmak, istisnasız herkesin vatani görevidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, deniz temizliği ve su varlıklarının korunması kapsamında, Türkiye genelinde başlatılan Sıfır Atık Mavi Projesi Tanıtım Toplantısı’nda katıldı. Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen programda katılımcılara hitap eden Emine Erdoğan, deniz kirliliğinin önlenmesinin “sıfır atık projesi”nin önemli ayaklarından biri olduğunu kaydetti.

Bugün yaşanılan çağa “bilgi çağı” ya da “teknoloji çağı” denildiğini ancak aslında yaşananın “plastik çağı” olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, dünyada bir yılda üretilen plastik miktarının 300 milyon tonu bulduğuna ve bu rakamın her geçen gün arttığına dikkati çekti.

“TÜKETİM KÜLTÜRÜ, ETRAFINDAKİ HER ŞEYİ ÖLDÜREN BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

Dünyadaki toplam plastik miktarının da 5 milyar tona ulaştığının tahmin edildiğini aktaran Emine Erdoğan, “Araştırmacılar, bu atıkların dünyayı sarmaya yetecek miktarda olduğunu söylüyor. Yani plastiklerle çepeçevre kuşatılmış durumdayız. İnanıyorum ki, bu yüzyılın en hüzünlü fotoğraflarından biri, plastiklere dolandığı için ölen deniz kaplumbağalarının ve diğer canlıların trajedisidir. Bu sahne belgesel kanallarında gördüğümüz alelade bir durum değil. Tüketim kültürünün, etrafındaki her şeyi tüketen ve öldüren bir yaşam biçimi olduğunun ispatı” ifadesini kullandı.

Denizdeki atıkların sadece denizleri kirletmediğini, plastikleri yiyecek zannederek yutan balıklarla bu kirliliğin insan sağlığını da tehdit ettiğini belirten Emine Erdoğan, “Deniz mahsulü yediğimizi sanırken mikro plastiklerle besleniyoruz. Her yıl yaklaşık 8 milyon ton çöp denizlere ve okyanuslara karışıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Bir dakikada bir çöp kamyonunun denize boşaltılması demek. İşte durum bu kadar vahim” dedi.

“AŞIRI VE BİLİNÇSİZ TÜKETİM DENİZLERİ KİRLETİYOR”

Deniz çöplerinin yüzde 80’inin karasal kökenli olduğunu, aşırı tüketim ve bilinçsiz tüketimin denizleri kirlettiğini anlatan Emine Erdoğan, çöpleri ayrıştırmak kadar çöpün oluşmasını engelleyecek davranış biçimlerinin eğitimle aşılanmasının önemine işaret etti.

“Bununla beraber her kolaylığın iyilik olmadığını, mesela tek kullanımlık plastik araç gereçlerin hayatı kolaylaştırmaktan ziyade yok ettiğini gür sesle anlatmalıyız” diyen Emine Erdoğan, çocukları ve gençlerin artık bu bilinçle yetiştiğine inandığını, tüm sivil toplum kuruluşları, özel sektörü ve kamu kurumlarını da bu konudaki bilinçlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaya davet etti.

“İNSAN DOĞAYA SADECE BİYOLOJİK DEVAMLILIĞI İÇİN MUHTAÇ DEĞİLDİR”

Emine Erdoğan, “sıfır atık mavi” etiketiyle konunun İstanbul’da konuşuluyor olmasının da ayrı bir önemi bulunduğuna vurgu yaparak, İstanbul Boğazı’nın temizliğinin üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini kaydetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmalarla, sadece 2018 yılında deniz yüzeyinden 4 bin 613 metreküp, kıyılardan 19 bin 488 metreküp, plajlardan 15 bin 432 metreküp katı atık toplandığını açıklayan Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Ayrıca kıyı ve plajlardan 2 milyon 669 bin 751 kilo yosun temizlendi. Haliç ve dere ağızları 79 bin 766 metreküp çamurdan temizlendi. Yıllar öncesinin durumunu hatırlatmaya sanırım gerek yok. Temizlik çalışmalarının yanı sıra gerek deniz uçakları, gerek insansız hava araçları, gerek güvenlik kameralarıyla sıkı denetimlerini sürdürerek gemilerin deniz kirliliğine sebep olmaları da engellendi. 6 bin 245 öğrencinin katıldığı eğitim seminerleri düzenlendi. Onlara temizlemekten önce kirletmemenin ne kadar kolay olduğu anlatıldı. Biz, Orhan Veli’nin gözlerini kapatıp İstanbul’u dinlediğinde işittiklerini, bizden sonraki nesillerin de işitip duyumsayabilecekleri bir İstanbul’u miras bırakmak için çalışıyoruz. Bu noktada gayretlerinden ötürü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerimi sunuyorum.”

Emine Erdoğan, “Unutmayalım ki denizde hayat var. Aynı karada ve havada olduğu gibi. İnsan doğaya sadece biyolojik devamlılığı için değil, insan olma ve insan kalma yolunda mesafe kat edebilmek için de muhtaçtır” diye konuştu.

İnsanın ruhsal rehabilitasyonu ve iç dünyasındaki huzurun, doğanın sağlığı ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, “Denizler çöple doldurmak için değil, bakıp ilham bulmak içindir. Üç tarafı denizlerle çevrili ve akarsu yatakları açısından son derece zengin olan ülkemizin havasını, suyunu, toprağını temiz tutmak, istisnasız herkesin vatani görevidir” değerlendirmesinde bulundu.

“DÜNYA, TÜM GÜZELLİKLERİ VE KAYNAKLARIYLA TOPLUMLARIN ORTAK MİRASIDIR”

Tatil sezonunun başladığını ifade ederek, sahil kenarlarına gidecek vatandaşlara seslenen Emine Erdoğan, sahillerin ve plajların temizliğine özen gösterilmesini istedi.

Deniz Temiz Derneği-TURMEPA’ya kampanyaya desteklerinden dolayı teşekkür eden ve derneğin başkanı Şadan Kaptanoğlu’nun dünya armatörlerinin ilk kadın başkanı olmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Emine Erdoğan, Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi BIMCO’nun başına çevreci bir Türk kadınının gelmesinin herkes için bir gurur olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, dünyanın tüm güzellikleri ve kaynaklarıyla toplumların ortak mirası olduğunu belirterek, “O nedenle tüm bu değerleri korunmuş olarak gelecek nesillere ulaştırmak evrensel bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getirebileceğimize inanabiliyorsak, çevre krizini aşma yolunda sağlam adımlar atıyoruz demektir” dedi.

Emine Erdoğan, konuşmasını “Umuyorum doğaya verdiğimiz mavi söze ilelebet sadık kalırız” sözleriyle tamamladı.


Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu – İstanbul

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza attık” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak, eğitimin altyapısını yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesini 7,5 milyar liradan 114 milyar liraya yükselttik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kadıköy Atatürk Fen Lisesi’nde düzenlenen, yapımı tamamlanan okulların ortak açılışı ve 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, eğitim-öğretim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Konuşmasının başında bölücü terör örgütünce şehit edilen Necmettin Yılmaz, Aybüke Aydın ve görevi başında şahadet yürüyen eğitim-öğretim camiasının tüm şehitlerine rahmet dileyerek, minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerimde hakkı olan kendi öğretmenlerimi de bir kez daha saygıyla anıyor, hayatta olanların ellerinden öpüyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize hizmetleri ve engin sabırları için ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyor, görevlerinde başarılar temenni ediyorum. İlk defa okula başlamanın heyecanını yaşayan evlatlarımızın her birinin tek tek gözlerinden öpüyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 81 vilayette yapımı tamamlanan 716 okulun resmî açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, yatırım bedeli 4 milyar 638 milyon lirayı bulan 12 bin 640 yeni dersliğin Türkiye’ye kazandırıldığını açıkladı.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI EĞİTİME AYIRDIK”

Türkiye’de son 17 yılda; demokrasiden ekonomiye, altyapıdan turizm ve sanayiye uzan geniş bir yelpazede birçok başarıya imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilhassa eğitim-öğretim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak eğitimin altyapısını adeta yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitim-öğretime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesi göreve geldiğim zaman 7,5 milyar idi, şimdi ise 114 milyar liraya yükselttik, aslan payını eğitim-öğretime verdik. Ülkemize kazandırdığımız 309 bin yeni derslikle milletimizin en önemli dertlerinden birisi olan kalabalık sınıfları tamamen ortadan kaldırdık.”

Eğitimin fiziki altyapısını geliştirmenin yanında, önceki dönemlerin yasakçı, baskıcı zihniyetlerinin izlerini silmek için de çok çaba harcadıklarını, kat sayı sistemine son verdiklerini, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde fırsat eşitliğini ve adaleti sağlamak için özellikle maddi durumu yerinde olmayan öğrencilerimizin burs imkânlarını genişlettik. Ders kitaplarını ücretsiz bir şekilde bütün okullarımızda dağıtıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul öncesi eğitimi süratle yaygınlaştırdıklarını, ilkokula başlama yaşını 69 aya düşürdüklerini, ders müfredatlarını özgürlükçü, demokratik, şeffaf ve objektif bir anlayışla yeni baştan hazırladıklarını, milletin inancını, medeniyet ve kültür değerlerini hor gören ideolojik unsurları ders kitaplarımızdan tamamen temizlediklerini kaydetti.

“17 YILDA 632 BİN YENİ ÖĞRETMENİMİZİN ATAMASINI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Okulların teknolojik altyapısını baştan aşağı yenileyerek 432 bin 288 sınıfın tamamına etkileşimli tahtaları yerleştirdiklerini, 45 bin 653 çok fonksiyonlu yazıcının kurulumunun yapıldığını, 1,5 milyon tablet bilgisayarı liselerdeki öğrencilere ve öğretmenlere dağıttıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bunları yaparken eğitimin temel direği olan öğretmenlerimizi de asla ikinci plana atmadık. Son 17 yılda 632 bin yeni öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. 1 ay önce yüreği kıpır kıpır, idealist, 20 bin genç öğretmenimizi görevlerine başlatmanın gururunu yaşadık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 24’e, ortaöğretimde 20’ye, genel ortaöğretimde 21’e, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise 19’a kadar gerilediğini açıklayarak, kız çocuklarının okullaşma oranlarında ve devamsızlık konusunda da önemli ilerlemeler kaydedildiğini bildirdi.

“KADİM DEĞERLERİMİZİ ÖĞRENCİLERİMİZE LAYIKIYLA AKTARAMADIK”

Eğitimde kalite artışına yoğunlaşmak gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğitimde niteliği yakalamanın günü birlik bir konu olmadığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Alışkanlıkları değiştirmek, atomu parçalamaktan daha zordur diye malum bir söz var. Eğitimde Cumhuriyet tarihimiz boyunca bize özgü bir gelenek oluşturamadık, böyle bir sistemi maalesef kuramadık. Hukukta, idari düzende, bürokrasi olduğu gibi eğitimde de Batı’yı kopyalamayı tercih ettik. Açıkçası ne kendi kadim değerlerimizi, ne Batı kültürünü öğrencilerimize layıkıyla aktarabildik.  Sonuçta kendi değerlerine bigâne kalan, aslını inkâr eden Batı kültürüne hayranlık duymanın ötesinde katkısı olmayan kayıp nesiller yetiştirdik. Bunun yanında, eğitim sistemimiz daha çok ezbere dayandı. Sınav odaklı, sınavlardaki başarıya odaklı dar bir bakış açısı. Ne yazık ki eğitim sistemimizin en büyük handikaplarından birisi oldu. Düşünmeye, soru sormaya, sorgulamaya, öğrencilerimizin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki yeteneklerini keşfetmeye yeterince önem verilmedi. Uzun yıllar eğitim sadece insan formatlama, tek tipleştirme, dikte aracı olarak görüldü. Eğitimde yaptığımız reformların gayelerinden biri de bu sakat anlayışı tümüyle ortadan kaldırmaktır.”

“ÇOCUKLARIMIZI AHLAK VE KARAKTER SAHİBİ İYİ BİR İNSAN OLARAK YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların farklı beceri, yetenek ve yatkınlıkları bulunduğunu ve eğitimin de bu kabiliyetleri ortaya çıkarma sanatı olduğunu dile getirerek, “Hiç şüphesiz bunu yapacak olanlar da eğitim-öğretim sistemimizin mihveri ve temel taşı konumundaki öğretmenlerimizdir. Öğretmen sadece öğreten değil, aynı zamanda öğrencilerinin içindeki cevheri keşfeden bir yetenek avcısıdır. Öğretmen yalnızca maişet peşinde koşan değil, peygamber mesleğini icra etmenin hassasiyetini yüreğinde hisseden kişidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuklarımızı ahlak, erdem, marifet ve karakter sahibi iyi bir insan olarak yetiştirmek için çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl kamuoyu ile paylaşılan 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin de bu hedefleri gerçekleştirme yolunda değerli bir adım olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklara ve gençlere seslenerek, şöyle konuştu: “Biliyorum bugün kiminiz ilk defa okula başlıyor, bazılarınız ise üç aylık tatilin ardından öğretmenlerinize ve arkadaşlarınıza kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Bu mutlu, bu heyecanlı gününüzde sizlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Unutmayın, merak ilmin anahtarıdır. Merakınız ne kadar büyükse bilginiz o kadar derin olacaktır. Bunun için soru sormaktan, sorgulamaktan asla çekinmeyin. Vicdan hayatta bize doğru yolu gösteren bir pusuladır. Vicdan eleğinizden geçmeyen hiçbir şeye itibar etmeyin. Arkadaşlarınıza, okulunuza, sizin için ter döken büyüklerinize değer verin. Öğretmenlerinize saygıyı hiçbir zaman elden bırakmayın.”

“İYİ BİR KARİYERE SAHİP OLMAK ÖNEMLİ AMA ÖNCE İYİ BİR İNSAN OLMAYI HEDEFLEYİN”

“Hayallerinizle aranıza kimsenin girmesine müsaade etmeyin, yaptığınız işi en güzel, en başarılı şekilde yapmaya çalışın” sözleriyle öğrencilere seslenişini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne-babalarınız sizin en değerli varlıklarınızdır. Paylaşmak en büyük erdemlerden biridir. İyi bir kariyere sahip olmak elbette önemlidir, ama iyi bir doktor, iyi bir mühendis, bürokrat, bilim insanı, sanatçı, sporcu olmanın yanı sıra, hatta onlardan önce iyi bir insan olmayı hedefleyin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünün çocuklarına, gençlerine şehitlerin emaneti olduğunun da altını çizerek, “Tarihinizden, değerlerinizden kopmadan bu emaneti geleceğe taşıyacak olan da yine sizlersiniz. Sizi bu muhteşem mirastan uzaklaştırmak, geçmişinize ve özünüze yabancılaştırmak isteyenlere kesinlikle itibar etmeyin” uyarısında bulundu.

Gençlere nasihat olarak, İstiklal marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un, “İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz? / Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek. / Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme; / Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının bir kez daha eğitim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Önümüzdeki dönemde alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacağız” 0 17

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar” programında yaptığı konuşmada, “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyor. Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası’nda düzenlenen, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Uluslararası Likidite, Yeşil Finans ve Sosyal Sorumlu Finans” konulu konferansa katıldı.

Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ile Marmara Üniversitesi’ne, ekonomiye yeni bir soluk getireceğine inandığı alternatif finans konusunu kamuoyunun gündemine getirdiği için teşekkür etti.

“KÜRESEL EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İNSAN ODAKLI VE ÜRETİMİN ASLİ UNSUR OLDUĞU BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Dünya ekonomisinde söz sahibi çevrelerin uyguladığı modellerin ülkelerin ekonomilerini ciddi çıkmaza soktuğunu, bunun en önemli sinyallerinden birinin de 2008 küresel finans krizi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar dikkatler başka yerlere çekilmeye çalışılsa da bu krizin asıl kaynağının Amerika ve Avrupa olduğu bir gerçektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimin ve refahın artışına katkı yapması gereken sistemin, maalesef ekonominin tamamına hükmeden ve istikrarı tehdit eden bir konuma geldiği uyarısında bulunarak, “Âdeta diğer tüm sektörlerin finans sektörünü beslediği bu sağlıksız yapının sürdürülemez olduğu ortadadır. Sosyal ve beşeri maliyetleri dikkate almadan, sadece daha fazla kazanma hırsıyla işleyen bu ekonomik sistemin çökmesi kaçınılmazdır. Dünyada gelir ve servet dağılımı gittikçe bozulurken, ülkelerin kendi içerisinde ve küresel ölçekte makas sürekli açılırken, oturup bu düzenin üzerimize yıkılmasını bekleyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ekonomik ve finansal sisteminin insan odaklı ve üretimin asli unsur olduğu bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alternatif finansın da bu dönüşümün en önemli unsurlarından birisi olduğunu söyledi.

“DÜNYAYI YENİ BİR EKONOMİK DURGUNLUK KORKUSU SARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazımız, sadece siyasi karar alma ve güvenlik uygulamalarına yönelik değildir. Bu itirazın tüm insanlığa hizmet etmesi gereken kaynakların belirli ellerde toplanmasıyla ortaya çıkan çarpıklıklara ilişkin boyutu da vardır. Bize göre, adaletsizliği sürekli büyüten bu sistem, tüm unsurlarıyla tartışılmalı, uzlaşma yoluyla yeniden inşa edilmelidir” diye konuştu.

Geleceğin dünyasında faize dayalı bir sistemin yerini “risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığın” aldığı yeni bir finansal mimariye bırakacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini de tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyorlar.  Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı her saldırının bir boyutunun da ekonomi olduğuna dikkati çekerek, Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimi, çukur eylemleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve son olarak 2018 yılı Ağustos ayında ekonomiye yönelik saldırıların hepsinde Türkiye ekonomisinin hedef alındığını kaydetti.

Yürütülen mücadelenin başarısı için güçlü bir ekonomiye ve sağlam bir finans sistemine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı yeni bir ekonomik durgunluk korkusunun sardığını, pek çok ülkenin, kendi ihtiyaçlarına uygun yeni bir finansal ve ekonomik mimari ortaya koymak için yoğun çaba gösterdiğini, Türkiye’nin de bu büyük dönüşümün seyircisi değil, bir aktörü olacağını açık bir şekilde tüm dünyaya gösterdiğinin altını çizdi.

“KAMU DIŞINDAKİ BANKACILIK SİSTEMİMİZ REEL SEKTÖRE YETERİ KADAR DESTEK SAĞLAMADI”

Siyasi alanda bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi olan Türkiye’nin finans alanında da aynı şeyi başaracağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u küresel bir finans merkezi yapma hedefini de bunun için önemli gördüklerini söyledi.

İstanbul Finans Merkezi ile bu alanda dünyadaki önemli merkezlerden biri olmanın peşinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette tüm kurumları içinde barındıracak bu yapının, özellikle bankacılık dışı alternatif finans alanlarının dünyadaki merkezi olmasını arzu ediyoruz. Son derece önem verdiğimiz bu projeyi bizzat Cumhurbaşkanlığı bünyesinde takip ediyoruz. Bu merkezin, kısa sürede önemli bir marka hâline geleceğine, bilhassa İslami finans ve finansal teknolojiler alanında bölgenin yegâne çekim merkezi olacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki yıldır yaşanan tecrübelerin, bankacılık dışı finansman yöntemlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu gösterir nitelikte olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şunu üzülerek belirtmeliyim ki, bu dönemde, kamu dışındaki bankacılık sistemimiz reel sektöre yeteri kadar destek sağlamadı. Tam tersine, en ihtiyaç duydukları dönemde kredi muslukları kapatılan reel sektörümüzün âdeta altı boşaltıldı. Bilançolarında herhangi bir sorun olmadığı hâlde, sırf yaşadıkları mali sıkıntı sebebiyle pek çok firma üretimden çekilme noktasında kaldı.”

“ÜRETEN, YATIRIM YAPAN İNSANLARIMIZI ZOR DÖNEMLERİNDE YALNIZ BIRAKMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı olarak bakanlıklarımızla, özel sektörümüzle ve kamu bankalarımızla iş birliği içinde, bu sıkıntılara çözüm olacak yöntemler geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. Üreten, istihdam eden, ihracat yapan, yatırım yapan insanlarımızı bu zor dönemlerinde yalnız bırakmadık. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen, çözümü doğduğu, büyüdüğü, kazandığı topraklarda arayan tüm reel sektör mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Şimdi, “Her kriz aynı zamanda bir fırsattır” gerçeğine uygun olarak hedeflediğimiz şekilde, bankacılık dışı finansal kesimin büyümesine buraya yönelik adımlar atıyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “katılım bankacılığı” ifadesini de yanlış bulduğuna dikkati çekerek faizsiz bir sistemde “bankacılık” ifadesinin kullanılmaması gerektiğini, “katılım finans” ifadesin doğru bir tanımlama olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomik Program da sermaye piyasasının payının artırılmasına yönelik bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini, firmaların ihtiyaç duydukları mali kaynaklara daha sağlıklı bir şekilde kavuşabilmeleri için, KOBİ’lere yönelik yeni uygulamalar geliştirdiklerini anlattı.

KATILIM FİNANS MODELİ

“Katılım finans” sistemini, paylaşmayı, üretimi ve ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bir finansal model olduğunu, risk paylaşımına ve varlığa dayalı olması sebebiyle herkese hitap ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslami hassasiyetlerin ötesinde evrensel ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bu modelin, tüm insanlığın sıkıntılarına çözüm getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de katılım finans kurumlarının, toplam bankacılık varlıkları içinde yüzde 5 paya sahip olduğu bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeterli olmayan bu payın artırılması gerektiğini, hedefin 2025 yılı itibariyle, bu oranın yüzde 15 seviyesine çıkarılması olduğunu kaydetti.

Katılım finans modeliyle yastık altındaki mevduatların ekonomiye kazandırılmasının hızlanacağına olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans sistemindeki kurumların da bankacılık sisteminin faiz oranlarıyla hareket etmemesi gerektiğini, şayet böyle hareket ederse bunun adının aldatmaca olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans kuruluşlarının kendilerini akılcı ve samimi bir muhasebeye tabi tutarlarsa, çok hızlı bir gelişme sürecine gireceklerini belirterek Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından bu amaçla yapılan çalışmanın sonuçlarının önümüzdeki aylarda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Katılım finansının insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasının da önemli bir konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşu tamamlanan Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü’nün,  bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansın hayırlara vesile olmasını diledi ve emeği geçenleri tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

 ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU