Cumhurbaşkanı Erdoğan,”İhracatta 200 milyar dolar sınırını geçmemiz gerekiyor” 0 88241

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “2018 ihracatını 168 milyar dolar olarak kapatmıştık. Bu yıl Mayıs ayı itibariyle ihracatımız 171,4 milyar dolara çıktı. İhracattaki yükseliş olumlu ama yetersizdir. Bir an önce 200 milyar dolar sınırını geçmemiz gerekiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi 26. Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı. Hilton İstanbul Bomonti Otel’de gerçekleştirilen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 26’ncı Genel Kurulu’nun hayırlı olmasını dileyerek, ihracatın şampiyonları olarak ödül alan, alacak olan firma ve iş insanlarını tebrik etti.

Güçlü Türkiye, güçlü ekonomi, güçlü ihracat, güçlü insan kaynağı, güçlü altyapı ve ihracat ekosistemi olarak ifade edilen 5G vizyonuyla yürütülen çalışmalarla daima ihracatçıların yanında olduğunu ve olmayı sürdüreceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Tacikistan’da Asya Güvenlik ve Ekonomik İşbirliği Toplantısı’na katıldığını anımsatarak, burada ülkeler arasındaki iş birliğini nasıl geliştireceklerine yönelik adımları görüştüklerini söyledi.

“YABANCI YATIRIMLAR, ÜLKEMİZ ALEYHİNDEKİ KAMPANYALARA RAĞMEN, 13 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 1 milyar dolar ve üzerinde ihracat yapan firma sayısının 10’dan 13’e çıktığını açıklayarak, “Aynı şekilde 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayımız da 145’ten 171’e yükseldi. İhracat yapan ilk 1000 firmanın ortalama çalışan sayısı da bir önceki yıl 704’ken geçen yıl 781’e ulaştı” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz kurundaki yükselişin finans sektörü gibi kimi alanlarda sıkıntıya yol açarken, ihracatçılar için çok büyük imkânları beraberinde getirdiğine işaret ederek, “Doğrudan yabancı yatırımlar ise ülkemiz aleyhindeki tüm kampanyalara, bölgemizdeki tüm olumsuzluklara rağmen son 12 ayda 13 milyar doları buldu. Dünyada yatırımların gerilediği bir dönemde ulaştığımız bu rakamlar Türkiye’nin hâlâ cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde bu yıl 50 milyon turist hedefinin yakalanacağını gösteren haberler aldıklarını, 2023 hedefi olan 70 milyon turist ve 70 milyar dolar turizm gelirinin de artık hayal olmaktan çıkarak, her geçen gün yaklaşılan bir gerçeğe dönüştüğünü dile getirdi.

Dış finansman ihtiyacını azaltan bütün bu gelişmelerin en çok da ihracatçılar için avantaj sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmenizi bekliyorum. Tabi Türkiye’nin Çin’in ve Rusya’nın yaptığı gibi sürekli olarak örtülü veya açık devalüasyonla parasının değerini aşağıda tutma şansı yoktur. Çünkü Türkiye bu tür yollara başvuran ülkelerin aksine dünya ekonomisiyle özellikle de Avrupa ile çok fazla iç içe girmiş, bütünleşmiş bir ülkedir. Bunun için attığımız adımları serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde yürütmemiz gerekiyor” dedi.

“AB İLE İLİŞKİLERİMİZ NE KADAR DALGALI OLURSA OLSUN, EKONOMİ BOYUTUNU SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ”

Avrupa Birliği ile siyasi ilişkiler ne kadar dalgalı olursa olsun ilişkilerin ekonomik boyutunun sağlam tutulması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar aynı Avrupa, son dönemde ülkemize yönelik spekülatif kur ataklarına karşı sessiz kalmış olsa da, biz dik ve tutarlı duruşumuzu bozmayacağız. Hem Avrupa başta olmak üzere gelişmiş ülkeler de yürüttüğümüz ticaretin kurallarına uyacak hem de sürekli yeni pazarlar arayarak, mevcut pazarları genişleterek ihracatımızı artıracağız. Sizler de bu başarıyı gösterecek azmi, kararlılığı ve cesareti görüyorum” şeklinde konuştu.

Girişimci, iş insanları, sanayici, tüccar ve üreticilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkenize güvenin, devletinize güvenin, geleceğinize güvenin. Elinizdeki tüm imkânları yatırıma, üretime, istihdama, ihracata yöneltin. Böylece hem kendiniz kazanın hem de evlatlarınız hayallerinin inşasına katkıda bulunun. Türkiye’yi cari açık veren bir ülkeden, cari fazla veren bir ülkeye taşımaya çok yaklaştık. Biz sizlere güveniyoruz, sizlerin de bizlere güvenmenizi istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“İHRACATÇILARI DESTEK İÇİN 3,1 MİLYAR LİRA KAYNAK AYIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gümrük kapılarının fiziki modernizasyonu kesintisiz sürdüğünü, gümrüklerde dijitalleşmeye yönelik projelere hız verdiklerini, karayoluyla ihracatta ihracat refakat belgesi bu uygulamayı başlatarak ihracat operasyonlarında zaman ve maliyet tasarrufu sağladıklarını, tek pencere sistemiyle dış ticaret ürünleri için gerekli tüm bilgi ve belgeleri artık tek bir başvuru noktasından sunduklarını anlattı.

İhracatçıları destek için geçen yıl 2 milyar lira, bu yıl ise 3,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Eximbank’ın sermayesini 3 milyar liradan, 10 milyar liraya çıkarttıklarını, geçen yıl da sektöre kredi ve sigorta destekleriyle birlikte toplam 44,2 milyar dolar tutarında finansman desteği sağladıklarını ve böylece toplam ihracatın yüzde 26’sını finanse edildiğini açıkladı.

İHRACATÇI VE SANAYİCİLERE KAMBİYO VERGİSİ MÜJDESİ

KOBİ’lerle birlikte ihracatçılara sunulan desteklerden 11 bin 489 firmanın yararlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi sizlere bir müjde daha vermek istiyorum. Bugün imzaladığım inşallah yarın da Resmî Gazete’de yayımlanacak bir Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla sanayi sicil belgesi sahipleri ve ihracatçı birlikleri üyelerine yapılan döviz satımlarına muafiyet getiriyoruz. Bir başka ifadeyle, artık ihracatçılarımız döviz alırken binde 1’lik Kambiyo Vergisi ödemeyecekler. Böylece döviz spekülasyonlarını önlemek için aldığımız tedbirlerin ihracatçılarımızı etkilemesinin de önüne geçiyoruz. Bu Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın ekonomimiz ve sizler için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi ve ekonomik olarak küresel düzeyde yeni bir dünya düzeninin inşa edildiğine işaret ederek, bu sürecin dünya ekonomisinde Amerika, Avrupa Birliği, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Japonya, Hindistan gibi ülkelerin hemen ardından gelen grupta yer alan Türkiye’yi de çok yakından ilgilendirdiğini vurguladı.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinin en önemli başlıklarından birinin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ay sonunda Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenecek G-20 Zirvesi için ilgili bakanlıklar ve Merkez Bankası yetkililerinin hazırlıklarını yaptığını kaydetti.

“S-400 MESELESİNİ SAVUNMA SİSTEMİ TARTIŞMASI OLARAK GÖRENLER BÜYÜK FOTOĞRAFI OKUYAMIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20 Zirvesi’nde ABD, Çin, Rusya ve Almanya’nın liderleriyle görüşeceğini belirterek, 2 Temmuz’da Çin ziyaretini gerçekleştireceğini orada da ilişkilerin nasıl geliştirileceğine dair müzakerelerin yapılacağını anlattı.

Eylül ayındaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da yoğun bir gündemleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet biz kendi hedeflerimize sıkı sıkıya sahip çıkar, bunun gereklerini yerine getirirsek Allah’ın izniyle hiç kimse bizim önümüzü kesemez bunu böyle bilelim. Ülkemizin özellikle son yıllarda yaşadığı hadiselerin tamamı da bu büyük mücadelenin tezahürlerinden başka bir şey değildir. Eğer hâlâ 15 Temmuz darbe girişimini tiyatro olarak veya ordu içindeki bir grubun yoldan çıkması gibi görenler varsa gafil değilse art niyetli demektir. Eğer hâlâ S-400 meselesini sıradan bir savunma sistemi tartışması olarak görenler varsa bu büyük fotoğrafı okuyamıyor demektir. Eğer hâlâ Suriye meselesini ülkemizdeki Suriyelilerin sahilde dolaşmaları seviyesinde tartışan varsa bölgemizdeki acımasız oyundan tümüyle bihaber demektir. Hatta hatta kusura bakmasınlar, yani bizim devletimizin bunlara aylık maaş bağladığını söyleyecek kadar gaflet içerisinde olanlar varsa bu nadanları da hep birlikte uyaralım diyorum. Biz hiçbir Suriyeliye maaş bağlamadık, biz sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan yetim, öksüz, fakir, fukaraya valiliklerimiz ve kaymakamlıklarımız vasıtasıyla maaş veriyoruz, bunu zaten benim vatandaşım da biliyor. Eğer hâlâ Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama tartışmalarını basit bir petrol, doğalgaz kavgası olarak görenler varsa bu işlerden hiç anlamıyor demektir.”

“DOĞU AKDENİZ’DE MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGELERDE ARAMALARIMIZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölgelerde kendisine ayrılmış yerde aramalarına devam ettiğine vurgu yaparak, “Birileri kaşını gözünü oynatırsa biz de bütün firkateynlerimizle beraber, gerektiğinde uçaklarımızla beraber hemen o gemilerimizin yanında yerimizi alıyoruz ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Talimat vermiş bir tanesi, talimat vermişler tutuklatacaklarmış o gemilerdeki personeli, avucunuzu yalarsınız neyi tutuklatıyorsunuz, neyi tutuklatıyorsunuz? Bizim silahlı kuvvetlerimiz bütün buradaki imkânlarımızla biz de Doğu Akdeniz’de şu anda zaten yerimizi almış vaziyetteyiz, oralardayız. O personeli korumak bizim görevimizdir ve sonuna kadar baştan sona kadar bunu devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Şu anda bu çalışmalarımız devam ediyor aralıksız. Bunun yanında eğer hâlâ Filistin Kudüs meselesini, Libya meselesini, Irak’taki, İran’daki, Körfez’deki gelişmeleri mahallî çekişmeler olarak değerlendirenler varsa hiç kusura bakmasın ayakta uyuyor demektir” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fransa Cumhurbaşkanı bizim bu aralamalardan çekilmemizi istiyor, sen ne diyorsun ya, senin orada ne işin var bir defa? Biz buralara kıyıdaşız kıyıdaş. Biz Kıbrıs’ta garantörüz, Yunanistan garantör, İngiltere garantör peki, sen nesin? Senin orada hiçbir hüviyetin yok. Ha Total şirketi adına sen böyle bir açıklama yapıyorsan o zaman vekâletini göster bir, demek ki Cumhurbaşkanlığını bırakmış avukatlığa başlamışsın. Ama Tayyip Erdoğan konuştuğu zaman garantör ülke olarak konuşuyor, Yunanistan konuşursa garantör ülke olarak konuşur, İngiltere konuşursa garantör ülke olarak konuşur, sen ne olarak konuşuyorsun?” ifadelerini kullandı.

“YABANCI MEDYA VE SİYASİLERİNİN İSTANBUL SEÇİMİYLE YAKINDAN İLGİLENMESİ SORGULANMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Haziran’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yenileme seçimi yapılacağını belirterek, “Yapılacak seçimle sadece bir belediye başkanı sadece bu seçilecek. Seçimdir, daha doğrusu olması gereken neyse o olacak, millî iradenin bir tecellisidir” dedi.

Yabancı medyanın ve yabancı siyasilerin, sivil toplum kuruluşlarının İstanbul seçimiyle yakında ilgilenmesinin sorgulanması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine terör örgütlerine, onların yaptığı açıklamalara baktığımız zaman acaba bu terör örgütleri niçin İstanbul’daki bu seçimi bu kadar masaya yatırarak biz filancanın yanındayız diyerek öne çıkıyorlar? Bunlar terör örgütü, kendileri aday göstermiyor. Aday göstermemenin yanında da biz filancanın yanındayız diyorlar, herhalde bunlar bize bir şeyler vermesi gerekir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine verdiğimiz önem işte biz bu terör örgütlerine karşıyız, bu terör örgütlerinin destekledikleri yapılara da karşıyız farkımız bu” diye konuştu.

İstanbul’da seçimin yenilenmesi kararının tamamen hukuki sebeplerle alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasiye ve hukuka saygısı olan herkesin Pazar günkü seçimin sonucuna rıza göstermesinin, teslim olmasının şart olduğunu kaydetti.

“HEP BİRLİKTE ÇALIŞARAK EKONOMİDE HEDEFLERİMİZE ULAŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pençe Harekâtı’nda şu ana kadar 60’a yakın teröristin etkisiz hâle getirildiğini, Irak’ın kuzeyindeki teröristlerle mücadelenin devam ettiğini de belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel düzeyde yaşanan değişim sürecini Türkiye lehine en iyi neticeleri alacak şekilde değerlendireceklerine dikkati çekerek, “Bunun için siz ihracatçılarımıza çok önemli görevler düşüyor. Hep birlikte çalışarak üretimi ve istihdamı artıracak, ekonomide hedeflerimize ulaşmamızın en başta gelen şartı olan cari açığımızın fazlaya dönüştürülmesini inşallah sağlayacağız bundan hiç endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ihracat şampiyonlarına ödüllerini takdim etti.

Programa; Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turanlı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya da katıldı.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO – MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuştu 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ü Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni’ne katıldı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma yaptı.

“GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU MİLLETİN EN ÖNEMLİ DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”

Ahirete irtihalinin 81. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ahirete irtihal etmiş tüm kahramanları, gazileri ve şehitleri rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maziden atiye giden bu yolculukta ülkesine ve milletine verdiği hizmetlerle adını tarihe altın harflerle yazdıran tüm güzel insanlar, yüreğimizde hep yaşayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk tarihini, binlerce yıllık devamlılığı içinde kavramak yerine, hâlâ bir asra sıkıştırmaya çalışan ideolojik bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını ifade ederek bu zihniyete sahip siyasetçilerin olmasının da üzücü olduğunu kaydetti.

“Cumhuriyeti yüceltmek için tüm tarihimizi yok saymaya kalkanlar, bize göre, kendi geçmişlerinden utananlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’in hizmetlerini anlatmak için ondan önceki tarihimize kin kusanlar da, aynı şekilde ‘Atatürk maskesi’ takarak, bu millete olan husumetlerini gizlemeye çalışıyorlar. Ne Atatürk’ü ne de Cumhuriyeti bu istismarcı zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR BİREYİN SADECE KENDİ ÇIKARINI, HESABINI, KÂRINI DÜŞÜNME LÜKSÜ YOKTUR”

Türk milletinin 2 bin 200 yılı aşkın devlet tarihinin, Selçuklu ve Osmanlı’nın en büyük gurur ve güven kaynakları olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce İstiklal Harbi’ni başlatarak, Anadolu topraklarına gömülmeye çalışılan milletimizin önünde yeni bir ufuk açan Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu milletin en önemli değerlerinden biridir” ifadesini kullandı.

Atatürk’e ve Cumhuriyete yapılacak en büyük katkının, içinden geçilen kritik dönemde birliğe, beraberliğe, kardeşliğe özellikle de 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip çıkmak olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Eskiler, ‘bal bal diyerek ağız tatlanmaz’ derlerdi. Sürekli Atatürk denilerek onun mirasına sahip çıkılamaz, sürekli Cumhuriyet denilerek Cumhuriyet güçlendirilemez. Bu yıl 96. yıl dönümüne ulaştığımız Cumhuriyetimize en büyük katkıyı, şahsımın başında bulunduğu hükûmetler yapmıştır. Biz bu kavramın lafla istismarını yapmadık, sadece icraatımızla hakkını vermeye çalıştık.  Türkiye’yi, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, on katı hizmetlere kavuşturarak bilfiil bunun uygulamasını ortaya koyduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatları boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için tek bir çivi dahi çakmamış kişilerin ağızlarından çıkan Cumhuriyet ve Atatürk sözü, koskoca bir yalandan ibarettir. Ülkemizde yıllardır en büyük ticaret Atatürk ve Cumhuriyet ticaretidir. Bu kavramlar önde perde gibi kullanılarak, arkada ülkemizin yıllarca demokratik ve ekonomik olarak nasıl sömürüldüğünü en iyi milletimiz biliyor” diye ekledi.

Gazi Mustafa Kemal’in “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’de hiçbir bireyin sadece kendi çıkarını, hesabını, kârını düşünme lüksü bulunmadığını söyledi.

“TERÖR TEHDİTLERİNİ KAYNAĞINDA KURUTMAK İÇİN KİMSENİN BEKLEMEDİĞİ HAREKÂTLARI HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ABD’den İHA, SİHA ve akıllı bomba alma girişimlerini, alamayınca da kendi üretmeye başlamasını anlatarak, “Türkiye’nin asıl gücü; insanımızın birliği, beraberliği, kardeşliğidir ve bundan kaynaklanan cesaretidir. Biz hep birlikte tek yumruk olup düşmanlarımızın tepesine indiğimizde, siyasi, ekonomik ve askerî olarak istedikleri kadar güçlü olsun, kimsenin karşımızda dayanabilmesi mümkün değildir” dedi.

Türkiye’ye yönelik terör eylemlerini, vesayet odaklarının faaliyetlerini ve darbe teşebbüsünü ve son olarak da ekonomik tehditleri anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hepsini bertaraf ettiklerini, son olarak da Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmak için kimsenin beklemediği harekâtları hayata geçirerek başarıya ulaştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bulduğu her fırsatta ülkesini dışarıya şikâyet eden, kendi tarihine husumet besleyen, kendi medeniyetine nefretle bakan hastalıklı bir anlayışla, böylesi çetin bir mücadele yürütülemez. Öyle ki, bu zihniyet sahiplerinin özellikle mücadelemize destek vermesinden vazgeçtik, sadece ‘gölge etmeyin başka ihsan istemez’ noktasına geldik” değerlendirmesinde bulundu.

“TARİHİMİZ, BİZİM YÖRÜNGEMİZDİR”

“Binlerce yıllık tarihi sürekliliğimiz içindeki son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusuna sahip çıkmak, elbette hepimizin görevidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaparken de geçmişe özellikle de Osmanlı ve Selçuklu’ya haksızlık edilmemesi uyarısında bulundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı’dan kurtarılabilen miras üzerine kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bu mirasa, sadece topraklarımız değil, kurumlarımız da geleneklerimiz de dâhildir. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a bir Osmanlı subayı olarak çıkmış, Ankara’daki Meclis’i yine Osmanlı adına faaliyete geçirmiştir. Cumhuriyetin inşası da Osmanlıdan devralınan mevcut idari sistem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hakikatler apaçık ortadayken, sürekli olarak Osmanlıya hakareti ve aşağılamayı bir siyaset tarzı hâline getirmek, ya cehalettir ya gaflettir ya da art niyettir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihimiz, bizim yörüngemizdir. Yörüngeden çıkan bir gök cismi nasıl sonsuz karanlık içinde kaybolmaya ve muhtemelen yok olmaya mahkûmsa, toplumlar da öyledir. Türk milletini kendi tarih yörüngesinden çıkartmak için geçmişiyle bağını kopartmaya çalışanların amacı da budur. Milletler ve devletler mezarlığı olan tarih, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Allaha şükür, bugüne kadar milletimizi kadim tarih yörüngesinden çıkartmaya kimse muvaffak olamadı. Kimi dönemlerde kısmen de olsa zayıflıklar ortaya çıktı, ama milletimiz güçlü irfanıyla her seferinde işi düzeltmeyi başardı” dedi.

“BİZE DÜŞEN GÖREV, ECDADIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ KENDİ GELECEĞİMİZİ AYDINLATAN BİR IŞIK HÂLİNE GETİRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde “Osmanlıda okuma yazma oranı çok düşükmüş”, “Osmanlının kendi silah sanayi yokmuş”, “Osmanlı, yönetimi altındaki haklara zulmedermiş” iddialarının birileri tarafından dillendirildiğine dikkati çekerek bu iddiaların hepsinin de yalan ve iftira olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın da eksikleri bulunabileceğini, bunların tespitini yapmak ve yerli yerine koymanın da tarihçilerin ve uzmanları işi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen görev, ecdadımızın güçlü yönlerini kendi geleceğimizi aydınlatan bir ışık hâline getirmektir” tavsiyesinde bulundu.

Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in vefatından bir gün önce kendisine “Evladım Tayyip, buralar evlad-ı Fatihan’dır, buralar Osmanlıdır. Ben gidiyorum, buralar size emanettir” dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizimkiler Bosna Hersek’te bir Osmanlı’nın olduğundan bihaber. Bizim ayak izlerimiz nerelere kadar gitmiş haberleri yok. Kendi milletini, tarihini inkâr edenlerden bir şey olmaz. Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişleri soykırımla, sömürüyle, zulümle, haksızlıkla bezeli olduğu hâlde, kendilerini tam tersi hikâyelerle pazarlamaya çalışıyorlar” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, ecdatlarıyla gurur duymalarını istedi.

“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİİNDE DÜNYA ÇAPINDA BİR OYUNCU HÂLİNE GELDİ”

Kemal Karpat başta olmak üzere liyakatlerine kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçilerin, Osmanlı toplumunda okuma yazma oranını nüfusun yarısından fazla olarak açıkladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oranın aynı dönemdeki Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülkeyle karşılaştırıldığında çok yüksek bir oran olduğunu kaydetti.

Balkan Savaşlarıyla başlayan, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’yle devam eden süreçte, maalesef bu okuryazar nüfusun büyük bir kısmının kaybedildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetle birlikte gerçekleştirdiğimiz harf devrimiyle âdeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde, elbette ülkemiz okuma yazma oranının çok düşük olduğu bir dönem yaşadı. Ama bunun suçunu Osmanlıya yüklemek, tam anlamıyla bir bühtandır. Nitekim zaman içinde Türkiye, yüzde 100’lük bir okuryazarlık seviyesine ulaşmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın silah sanayi olmadığı iddiasının da koskoca bir yalan olduğunun altını çizerek, “Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümranlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın, silah sanayi olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olamaz” ifadesini kullandı.

Osmanlı’nın asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayi ihracatı yaptığını, İstanbul’un Fethi başta olmak üzere, tüm önemli savaşlarını, silah sanayindeki yenilikçiliğine ve üstünlüğüne bağlı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sorun, Osmanlının 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü ve üstünlüğünü korumayı başaramamış olmasıdır. Dikkat ediniz, hiç olmamasından değil, üstünlüğün kaybedilmesinden söz ediyoruz. Bu durum, ister istemez, daha iyi silahların dışarıdan alınmasını gerektirmiştir. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen Osmanlı son döneminde bu konuda çok önemli hamleler yapmıştır. İkinci Abdülhamit Han’ın İstanbul’da kurduğu modern barut, fişek, top fabrikaları, Cumhuriyete miras olarak kalmıştır. Cumhuriyet döneminde Kırıkkale başta olmak üzere, Anadolu içlerine yayılan silah sanayinin gerisinde işte böyle bir birikim vardır. Tek Parti yönetimi şayet, Nuri Demirağ’ın Kayseri’de kurduğu uçak fabrikası, Nuri Killigil’in İstanbul’da kurduğu silah fabrikası gibi girişimlere sahip çıkmış olsaydı, bugün Türkiye savunma sanayiinde bambaşka bir yerde olurdu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yılda Türkiye’nin savunma sanayiinde millîlik oranının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıkarttıklarını, hedefin yüzde 100 yerli savunma sanayi olduğunu kaydederek, “Türkiye, 2002 yılında toplam bütçesi 5,5 milyar dolar olan sadece 62 savunma sanayi projesine sahipti. Bugün Türkiye, toplam bütçesi 60 milyar doları bulan ve yakında 75 milyar dolara ulaşacak olan 700 projeyle dünya çapında bir oyuncu hâline geldi” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

HİSAR füze sistemini, SİPER uzun menzilli hava savunma sistemini, Anadolu çıkarma gemisini, ATAK ve GÖKBEY helikopterlerini, Bayraktar, Anka ve Akıncı insansız hava araçlarını sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi projelerinde en çok zorluğun motor da yaşandığını, bunu da yerli uçağın dâhil, her alanda ihtiyacı karşılayacak motor üretecek projeyi hayata geçirerek aşacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’daki tank palet fabrikasında yapılan işletme hakkı devri sözleşmesini diline dolayanların, burada yapılanların ne anlama geldiğinden habersiz olarak sürekli ortalığı karıştırma gayretinde olduklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dikkat ederseniz, bu işin gece gündüz istismarını yapanlara sorun, satış nedir, işletme devri nedir, daha önce bu fabrika nasıl ve hangi şartlarda çalışıyordu, şimdi ne yapacak gibi soruların hiçbiriyle ilgilenmiyor. Çünkü öyle bir dertleri yok. Tıpkı Atatürk istismarı, tıpkı Cumhuriyet istismarı gibi, bu konuda da kendilerine bir istismar yolu bulmuşlar, gözleri kapalı bir şekilde oradan devam ediyorlar. Sakarya’daki bu tank palet fabrikasının satımı diye bir şey söz konusu değil. BMC fabrikasının yüzde 50’i Katar’ın ortaklığında yüzde 50’i Türk ortaklar olmak üzere kurulan bu  şirket şu anda Karasu’da kendi fabrikalarını yapıyorlar, ayrıca yapılacak. Ve burada da o fabrikanın yapımıyla birlikte buranın işletmesi alınmak suretiyle bu süreç devam ediyor. Dürüst olun, samimi olun, milleti aldatma yoluna gitmeyin. Biz netice, netice, netice diyoruz ama siz maalesef farklı yaklaşıyorsunuz. Hâlbuki şöyle bir etraflarına baksalar hakikatleri görecekler. Tabii, şayet göz kamaştırıcı ise hakikatle yüzleşmek bazılarının işine gelmiyor. Onlar, deve kuşu misali, kafalarına kuma gömüp her yeri karanlık sanıyor diye, Türkiye öyle olmuyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyete sahip çıkmak ve Cumhuriyeti emanet edenlere layık olmak için her alanda gece gündüz çalıştıklarının altını çizerek Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırarak dünyanın en üst ligine çıkartmakta da kararlı oldukları vurgusunda bulundu.

“Atatürk’ü anlamak da anmak da böyle olur, lafla değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla yâd ederek ve şehitleri rahmetle anarak konuşmasını tamamladı.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 81. yıl dönümü 0 88784

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 81. yılı nedeniyle Anıtkabir’de düzenlenen anma törenine katıldı.

Anıtkabir’deki tören, devlet erkânının Aslanlı Yol’da yürüyüşü ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki devlet erkânı, Anıtkabir’de saat 09.05’te Atatürk’ün mozolesine çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu.

İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve şunları yazdı: “Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ahirete irtihalinin 81. yıl dönümünde bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.

Merhum Atatürk ve silah arkadaşları ile bin yıldır bu toprakları bizlere vatan yapmak için mücadele eden tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları milletimizin kalbinde hep yaşayacaktır. Kendisinin emaneti olarak Cumhuriyetimizi ilelebet yaşamak, yaşatmak, geliştirmek, güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun.”