Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı, icraatlarımız ve başarılarımızla vermekte kararlıyız” 0 88255

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, üretmeye, sorunları çözmeye, yeni atılımları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı, icraatlarımızla, reformlarımızla, başarılarımızla vermekte kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“İSTANBUL HALKININ KARARININ BAŞIMIZIN ÜZERİNDE YERİ VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin şehre ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek gayrı resmî sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçilen CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu bir kez daha tebrik etti.

“İstanbul halkının kararının başımızın üzerinde yeri vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararını neden aldığını anlatarak yaşanan sürecin tamamen hukuki olduğuna vurgu yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde ve komisyonlarda çoğunluğun AK Parti’de, başkanvekilliklerinin de hepsinin AK Partili üyelerde olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’a süreçte gösterdiği gayret ve mücadele için teşekkür etti.

“BİZİM SİYASET ANLAYIŞIMIZDA MİLLETE KÜSMEK, MİLLETE DARILMAK, HELE HELE MİLLETİ SUÇLAMAK ASLA YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için asıl önemli olan millî iradenin en sağlıklı, en güvenli, en şaibesiz şekilde tecelli etmesidir. Son seçim kimin kazandığının ötesinde, millî iradenin tecellisiyle ilgili tereddütleri ortadan kaldırmış olması bakımından başlı başına değerlidir, kıymetlidir” dedi.

AK Parti ve MHP olarak İstanbul’da sahip oldukları 25 ilçe belediyesi ve 180 Büyükşehir Belediye Meclis üyesi ile 2024 seçimlerine kadar halka en güzel hizmeti vermenin gayreti içinde olacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kurumlar olarak da İstanbul’la ilgili projelerimizi, yatırımlarımızı, hedeflerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Derin bir aşkla bağlı olduğumuz bu şehre hizmet etmeyi en büyük paye görerek son nefesimize kadar inşallah bu yolda yürüyeceğiz. Şimdi önümüzde Cumhurbaşkanlığı ve Meclis için dört yıllık, belediyeler için beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi bulunuyor. Bundan sonra tüm mesaimizi ve gücümüzü önümüzdeki gündeme teksif ederek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyaset anlayışımızda millete küsmek, millete darılmak, hele hele milleti suçlamak asla ve asla yoktur. Tam tersine gerek 31 Mart’ta, gerek 23 Haziran’da milletimize kendimizi niçin anlatamadığımızın muhasebesini yapacağız. Her alanda nerelerde eksiklik, kopukluk, yanlışlık olduğunu tespit ederek bunları gidermenin yollarını arayacağız. Milletimizin verdiği mesajları görmezden gelerek kulağımızın üzerine yatma lüksünü sahip değiliz” dedi.

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE, HEDEFLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA KARARLILIKLA İLERLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

AK Parti’nin kurulduğu günden beri millî iradenin üstünlüğünü esas alan bir parti olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yıldır karşılaştıkları her zorlukta, girdikleri her mücadelede milletin desteğini yanlarında bulduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayet güçleriyle mücadelede, kalkınma hamlelerinin sabote edilmeye çalışıldığında, uluslararası alanda Türkiye’nin tecrit edilmeye çalışılması üzerine “one munite” dediğinde, Gezi olaylarında, FETÖ’nün darbe teşebbüsünde, PKK, DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelede hep milletle birlikte hareket ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bir türlü çökertemedikleri istikrar ve güven ortamına yönelik saldırılar dün de eksik değil bugün de sürüyor yarın da devam edecektir. Kim ne yaparsa yapsın, biz milletimizle birlikte kendi hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Bunun için gece gündüz çalışıyoruz” diye konuştu.

Yarın G-20 Toplantısı ve resmî ziyaret için bir haftalık bir Japonya, Çin seyahatine başlayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20’de en gelişmiş ülkelerin liderleri ve küresel kurumların temsilcileriyle ikili ilişkileri, dünyanın ekonomik ve siyasi gündemini konuşacağını kaydetti.

“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK İHTİYAÇLARI KONUSUNDAKİ ÇOK YÖNLÜ ARAYIŞLARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları konusundaki çok yönlü arayışlarının da sürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede sipariş ettiğimiz S-400 hava savunma sistemlerini inşallah önümüzdeki ay teslim almaya başlıyoruz. Güvenlik ihtiyaçlarımız konusundaki farklı tedarik seçeneklerine de kapılarımız daima açık olmuştur. Türkiye kendi güvenlik gereksinimlerini karşılama konusunu hiçbir ülkeyle müzakere etmek, bu konuda izin almak, hele hele baskılara boyun eğmek durumunda değildir. S-400 meselesi doğrudan egemenlik haklarımızla ilgili bir konudur ve bundan geri adım atmayacağız” dedi.

“KÖRFEZ’DEKİ GERİLİM SADECE ÜLKEMİZ DEĞİL, TÜM DÜNYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR TEHDİT KAYNAĞIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temmuz ayı içerisinde Bosna Hersek’te gerçekleştirilecek Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İş Birliği Girişimi Zirvesi’nde de Türkiye’nin görüşlerini ifade edeceğini belirterek Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılacağını, orada da dünyanın dört bir yanından gelen devlet ve hükûmet başkanlarıyla çok sayıda ikili görüşme gerçekleştireceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Körfez’deki gerilim sadece ülkemiz değil, tüm dünya için çok büyük bir tehdit kaynağıdır. Bu gerilimin bölge ülkelerinin hak ve hukukları gözetilerek geride bırakılması için üzerimize düşenleri yapıyoruz. Çin ve Amerika arasında süren ticaret savaşını herkes için kazanca dönüştürecek bir istikamete çevirecek tüm girişimlere destek veriyoruz. Dünya çapında İslam’a, Müslümanlara ve bunların en büyük temsilcisi olarak görülen Türklere karşı yürütülen husumet politikalarına en gür seda ile karşı çıkmaya devam ediyoruz. Kudüs’ün mahremiyetine ve Filistinlilerin haklarına yönelik tecavüzleri her platformda dile getirme kararlılığımızdan en küçük bir taviz vermedik, vermeyeceğiz.”

“TÜRKİYE’Yİ BÖLGEMİZDEKİ KRİZİN PARÇASI HÂLİNE GETİRMEYE YÖNELİK TÜM ÇABALARI AKİM BIRAKTIK”

Bölgesel ve küresel kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde birilerinin Türkiye’yi kendi içinde hapsetmeye çalıştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedef, Türkiye’yi yeniden düzenlenen küresel oyunun dışına itmektir. Biz bu niyeti en başından itibaren gördüğümüz için hazırlıklarımızı yaptık. Ülkemizin temel diplomatik, güvenlik ve ekonomik öncelikleriyle ilgili politikalarımızdan en küçük bir taviz vermeyerek, hiçbir tehdide boyun eğmeyerek tavrımızı ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Atılan adımlar ve yapılan operasyonlarla Kuzey Irak’tan Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında önleyecek başarılar elde ettiklerini, Suriye’de terör örgütünün Türkiye’nin kazanımlarımıza yönelik saldırılarının tamamını da boşa çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgemizdeki krizin ve yıkımın bir parçası hâline getirmeye yönelik tüm çabaları akim bıraktık. İmralı’daki terörist başının son günlerde kamuoyuna yaptığı açıklamalar ve bununla ilgili değerlendirmeler örgüt içinde hem iç politikada hem de bölge politikalarında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktığının işaretidir” dedi.

“TÜRKİYE’NİN VE KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKKINI YOK SAYAN GİRİŞİMLERE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de bulunan ve bulunacak her türlü doğal kaynağın adil bir şekilde paylaşımına rıza gösterilmesini sağlayana kadar Türkiye’nin bölgede attığı adımları kararlılıkla sürdüreceklerine vurgu yaparak bu havzadaki petrol, doğal gaz arama faaliyetleri konusunda Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin hakkını, hukukunu, çıkarlarını yok sayan girişimlere asla izin vermeyeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan Başbakanı kendine göre bir şeyler söyleyip duruyor. Ne söylerse söylesin, bizim orada bir defa haklarımız var, aynı şeklide bu haklarımızı koruma adına hem arama, tarama yapacak olan gemilerimiz, hem sondaj gemilerimiz bu faaliyetlerini sürdürecek, bunun yanında da Silahlı Kuvvetleri’miz gerekli tedbiri aldı, alıyor ve alacaktır” sözlerine yer verdi.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler yönelik Fransa’nın söyleyeceği hiçbir şey bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantör ülkeler olarak konuşma haklarının bulunduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Fransa, sen konuşamazsın, senin böyle bir yetkin yok. Ve sularla ilgili de yine burada ilgi alanları içerisinde olanlar varsa onların da söyleyecek bir şeyleri olabilir. Ama Kıbrıs’a gelince burada ÜÇ tane garantör ülke var, ancak bunlar konuşur” ifadesini kullandı.

“SURİYE’DEKİ TERÖR KORİDORU TÜRKİYE’NİN MÜDAHALESİYLE ORTADAN KALKTI”

Suriye’deki terör koridorunun Türkiye’nin müdahalesiyle ortadan kalktığını, burayı güvenlik koridoru hâline getirmeyi istediklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları Batı ülkelerine, başta Obama, geçmişte ona söyledim, bu dönemde Sayın Trump’a söyledim ve o da dikkat edersiniz bu güvenli bölge ifadelerini birkaç kez kullandı, ama mali desteğe gelince hiçbiri bu konuda mali desteği vermedi. Sayın Merkel’le de bunları konuştum, o da bu noktada böyle bir desteği verebileceğini ve bu projenin isabetli olduğunu söyledi, ama oradan da bir gelişme olmadı. Aynı şekilde Suud’la da görüştüm, o da söyledi. Çin’deki G-20 Toplantısı’ndan sonra kendisiyle konuştuğumuzda bunları söylemişti, ama oradan da bir ses yok. Hep söylüyorlar, laf ola beri geri gele, ondan sonra herhangi bir şey maalesef yok” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL KRİZLER ÜZERİNDEN KÖŞEYE SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞANLARA FIRSAT VERMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi ve güvenlik konularının gündemlerinde üst sıralarda yer alacağını vurgulayarak Türkiye’nin ekonomideki asıl hedefinin, yüksek teknolojiye, tasarıma, markalaşmaya, yüksek katma değere dayalı üretimi ve ihracatı geliştirmek olduğunu belirtti.

Kur, faiz, enflasyon üçgeninde bunalan girişimcilerin, iş adamlarının, esnafın, çalışanların sıkıntılarını gayet iyi bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için ekonomiyi dengeleye oturtmaya, kurdaki istikrarsızlığı gidermeye, faizleri düşürmeye, enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirmeye, istihdam artırmaya çalışıyoruz, inşallah bunun sinyalleri gelmeye başlamıştır” diye konuştu.

Türkiye’nin her şeye rağmen geçen yıl yüzde 2,6 oranında büyüdüğünü, bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazdaki daralmaya rağmen bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3’ü büyüme görüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Haziran ayı itibariyle her alanda göstergeler olumlu yönde bir yükselişi işaret ediyor. Dolar kuru bir süredir 6 liranın altında seyrediyor, Merkez Bankası döviz rezervlerimiz yeniden 100 milyar dolar seviyesine yaklaştı, borsa bir ayda 86 binden 95 binin üzerine çıktı, tahvil faizleri yüzde 19’un altına indi, ülke risk primimiz geriliyor. Ekonominin nabzını tutan güven endekslerinin hepsinde de Haziran ayında olumlu yönde yükseliş gözleniyor” açıklamasında bulundu.

İmalat sanayindeki kapasite kullanım oranlarında artış olduğunu, ihracat ve turizm sektöründe olumlu gelişmeler yaşandığını, istihdamda 2018 yılındaki sıkıntıların geride kaldığını, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisi artarak sürdüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Velhasıl, Türkiye’yi bölgesel krizler ve iç politik gelişmeler üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışanlara fırsat vermiyoruz. Allah nasip ederse, G-20 ve Çin seyahatinden sonra bazı müjdeleri yine sizlerle paylaşacağımıza inanıyorum” dedi.

Yeni askerlik sistemi başta olmak üzere TBMM’nin gündeminde pek çok reform düzenlemesi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni askerlik düzenlemesinin gençlerin hayatlarını planlamada çok büyük kolaylık sağlayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu düzenleme Türk Silahlı Kuvvetlerimizin profesyonel yapısını güçlendirmesine ve yükümlü kaynağını daha sistematik bir şekilde planlayabilmesine de imkân sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

Bakanlıkları ve kurumların her birinin de kendi alanlarında 2023 hedeflerine ulaşma yönünde çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, üretmeye, sorunları çözmeye, yeni atılımları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı icraatlarımızla, reformlarımızla, başarılarımızla vermekte kararlıyız” şeklinde konuştu.

“MEDYANIN MANŞETLERİNE GÖRE DEĞİL, MİLLETİMİZİN MANŞETLERİNE GÖRE HAREKET EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim dünyamızda ayrımcılık, ötekileştirme, insanları küçümseme, ülkeyi bölgelere, kökene, meşrebe göre haritalandırma anlayışına kesinlikle yer yoktur. Çoklukta birliğe inandığımız gibi, birliksiz çokluk olmayacağına da kaniyiz” sözlerini kullandı.

Gelecek dönemde de her vatandaşın günlük hayatına dokunacak, işini kolaylaştıracak, refah seviyesini yükseltecek işlere öncelik vereceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her görüşten kardeşimizle gönül köprülerimizi güçlendirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Bize bir adım yaklaşana koşarak gideceğiz. Her zaman yaptığımız gibi milletimiz bize nereyi işaret ediyorsa oraya doğru yürümeye, bizden neyi talep ediyorsa onun için çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medyanın manşetlerine göre değil, milletimizin manşetlerine göre hareket edeceğiz. Ülkemize dayatılan yollara sapma kolaycılığına kapılmak yerine, zorda olsa kendi hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz. Dünyanın içinden geçtiği şu kritik dönemde toplumların önüne belki de yüz yılda bir gelecek fırsatları geçmişteki örnekleri gibi kaçırmayacak, mutlaka değerlendireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün 24 Haziran 2018 seçimlerinin yıl dönümü olduğunu anımsatarak Türkiye’nin bu seçimlerle tarihinin en büyük yönetim reformu olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişini tamamladığını söyledi.

“Böylesine büyük bir reformun oturması, uygulamanın yerleşmesi elbette zaman alacaktır. Ancak genel hatlarıyla milletimizin bu sistemi kabullendiğini, ülkemizin de uyum sağladığını görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemin bir yıllık uygulama sonuçları, eksikleri, aksaklıkları ve geliştirilmesi gereken yönleriyle ilgili bir kapsamlı çalışma başlattıklarını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın koordinasyonunda bakanlıklar, kurumlar, akademisyenler, medya mensupları ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla bu değerlendirme çalışmasını gerçekleştireceklerini söyledi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini, tarihini bilen, ahlaklı ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı’nın düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Okçular Vakfı’nın İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğine video konferans yöntemiyle katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasını başında İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümünün kutlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ildeki gençlere selamlarını iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fethin yıl dönümünde Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olan, siyasi dehası ile İstanbul’un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmed Han’ı ilimi, irfanı ve hikmeti ile fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretlerini, son nefesini sancağı surlara dikerek veren Ulubatlı Hasan’ı, vatan semalarında ezanımızı dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

“OK İLE YAY DEVLET İDARESİNDE HÂKİMİYET NİŞANESİ OLARAK SEMBOLİK DEĞERE SAHİPTİR”

Programa öncülük eden Okçular Vakfı’nın yöneticilerini, programın icrasına destek veren tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fetih Kupası’nın sekizincisine katılan sporculara, “Ya Hak” diyerek attıkları oklar ile fetih ruhunu bugüne taşıyan tüm okçulara da şükranlarını sunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl dinî bayramlar ile millî günlerin alışılmışın dışında kutlandığını, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayının ve bayramın da buruk geçtiğini ifade ederek bu yıl İstanbul’un fethini de daha mütevazı kutlamaya çalıştıklarını ancak yaşanan olağanüstü durumun bile fetih coşkusunu gölgelemesine müsaade etmediklerini kaydetti.

Okçuluk ve atıcılığın salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek şöyle konuştu: “Sevgili gençler ve değerli sporcularımız günümüzde ok ve yay savaş ve avlanma aracı olmanın ötesinde siyasetten sosyal hayata birçok manayı uhdesinde barındırır. Siyaset geleneğimizde yay, merkezi ok ise uç beyliklerini ve akıncıları temsil eder. Ok ile yay devlet idaresinde hâkimiyet nişanesi olarak sembolik değere de sahiptir. Ayrıca ok gönderilen kişinin gönderenden emin olması anlamına gelir. Ecdat için okçuluk sadece savaşa hazırlık talimi değil, sosyal ve beşeri hayatı tanzim eden bir değerler manzumesidir. Bunun için ok meydanına abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaklanmıştı.”

“KÜLTÜRÜNDEN HABERSİZ BİR NESLİN HAYATA TUTUNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Çocukluk ve gençlik yılarının hemen hemen tamamının şu an etkinliğin düzenlendiği mekânda geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kabza sınavında okçuların yeteneklerinin yanı sıra ahlak ve şahsiyetlerine de bakılırdı. Sporcuların kin gütmesi asla hoş karşılanmazdı. Spor müsabakaları öncesinde muhakkak besmele çekilir, Peygamber Efendimize salavat gönderilirdi. Sporda rekabetle birlikte dayanışma, mücadeleyle birlikte çelebilik de teşvik edilirdi. Pehlivanların özel hayatlarında da tıpkı er meydanındaki gibi yiğit, civanmert olmaları beklenirdi” dedi.

Ata sporlarının ihyasının, Türk toplumuna özgü değerlerin yeniden ayağa kaldırılması anlamına geldiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor alanında hırsın, bencilliğin, maddiyatın, haksız rekabetin arttığı bir dönemde gençlerin yeni bir spor ahlakıyla ahlaklanmasını istediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlatlarımızı okçuluğa, biniciliğe, atıcılığa yönlendirirken aynı zamanda onları kendi kültürel kodlarımızla da tanıştırıyoruz. Kökleriyle bağı kopmuş bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa kültüründen habersiz bir neslin de hayata tutunması mümkün değildir” ifadesini kullandı.

“TARİHİMİZİ HAKKIYLA ANLATAN DİZİLER, FİLMLER ATA SPORLARIMIZI TÜM DÜNYAYA TANITIYOR”

“Devlet olarak ana önceliğimiz, kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hedefimizi gerçekleştirmede millî değerlerimizin taşıyıcısı olan ata sporlarımız bizim en büyük yardımcımızdır. Maziden atiye kurulan birer köprü olarak görmüş olduğumuz tüm ata sporlarımızı teşvik ediyor, önemli destekler veriyoruz. Okçular Vakfımız ve Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun da gayretleriyle Türk okçuluğuna ilgi günden güne artıyor. Tarihimizi hakkıyla anlatan diziler, filmler ise ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtıyor. Bu dizilerin etkisiyle genç kuşaklar okçuluk, atlı binicilik, cirit gibi ata sporlarımızı öğrenmeye daha fazla merak sarıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer spor dallarında olduğu gibi, ata sporların da devletin gençlere sunduğu imkânların genişlediğini belirterek daha önce ferdi ya da hobi olarak yapılan âdeta unutulmaya yüz tutan ata sporlarını son derece modern tesislere kavuşturduklarını söyledi.

“Türkiye’nin diğer alanlarla birlikte geleneksel spor dallarında da yeni bir şahlanışın eşiğinde olduğuna inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Farabi’nin “Bedenini iyi idare eden evini, evini iyi idare eden ülkesini iyi idare eder” sözlerinin başta gençler olmak üzere herkese ilham kaynağı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 567. Yıl dönümünde İstanbul’un askerî ve manevi fatihlerini yâd ettiğini belirterek şehitlere de Allah’tan rahmet diledi.

Programda geleneksel ve olimpik okçular, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ya Hak” nidası ile atış gerçekleştirdi. Başarılı tüm sporcuları tebrik ederek bundan sonraki süreçte başarılarının artarak devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki bu tür müsabakalar, hele hele Dünya Etnospor olarak yapılan hazırlıklar ve müsabakalar, bizim heyecanımızı, coşkumuzu, gençliğimizin buraya olan ilgisini daha da artıracaktır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde, Türkiye hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” dedi.

,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe’de yapımı tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınında kaybedilen tüm hocalar ve vatandaşlarla birlikte Prof. Dr. Feriha Öz’e Allah’tan rahmet diledi.

“ÜLKEMİZE HİZMET EDEN HİÇ KİMSEYİ UNUTMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kadirşinas bir milletiz. Ülkemize hizmet eden, bu uğurda fedakârlık gösteren hiç kimseyi unutmayız. Bunun için buraya Prof. Dr. Feriha Öz, Yeşilköy’de inşa edilen hastaneye de Prof. Dr. Murat Dilmener’in ismini verdik. Böylece ömürlerini insan sağlığına adayan, salgın döneminde de yine büyük bir gayretle çalışırken son nefeslerini teslim eden hocalarımızın isimlerini ebediyete kazıdık” dedi.

Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun isminin de Okmeydanı’nda inşa edilen şehir hastanesine verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan 2. Abdülhamit tarafından inşa ettirilen Hadımköy’deki hastaneye de restoresinden sonra Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin yapımında emeği geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile ekibini, yüklenici firma Rönesans Grubu’nun her kademe çalışanlarını tebrik ederek, açılışı yapılan hastane ile Yeşilköy’deki hastane yapımını aynı firmanın yüklendiğini, bunlardan birinin bedelinin de tamamen bu firmaya ait olduğunu vurguladı.

Kapasitesinin tamamı gerektiğinde yoğun bakım altyapısına sahip bu hastanenin iki ay gibi kısa bir sürede yapıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde Türkiye, hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de işte buradaki gibi yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“SAĞLIK TURİZMİNİ HEDEFLİYORUZ VE BUNU BAŞARACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Prof. Dr. Feriha Öz Aciz Durum Hastanesi ile Yeşilköy’de inşa edilen Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesine havayoluyla da hasta nakli yapılabileceğini anlatarak, şöyle devam etti: “Uluslararası herhangi bir hasta buraya gelmek istediğinde rahatlıkla pist var, bu piste inecek ve buradan yürüme mesafesinde hemen hastaneye gelecek. Aynısı Yeşilköy için geçerli. Orada da yine havaalanına gelecek ve oradan yürüme mesafesinde hastaneye inecek. Tedavi bitti, yine hemen uçağıyla gitmesi gereken yere gidecek. İster ulusal, ister uluslararası hepsine hazır. Niye? Dedik ya sağlıkta sağlık turizmini hedefliyoruz ve bunu başaracağız. Şayet salgın acil bir ihtiyaç göstermiş olsaydı bu süreyi belki daha da kısaltabilirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 72 bin metrekare kapalı alana 1000’in üzerinde yatağa, en modern cihazlara sahip böyle bir hastaneyi kısa sürede hizmete hazır hâle getirmenin dünya çapında bir başarı olduğunun altını çizerek, “Teknolojinin en ileride seviyede olanlarını biz buraya transfer ettik. Türkiye’nin sağlık alanında geldiği seviyenin en somut örneği olan bu hastanelerimiz kendi vatandaşlarımızla birlikte şifayı ülkemizde arayan herkese hizmet verecektir. Geçtiğimiz yıl 750 bine yaklaşan yabancı hasta sayısının önümüzdeki yıllarda katlanarak artmasını bekliyoruz” dedi.

“SALGIN SÜRECİNDE ÜLKEMİZİN ELİNDEKİ İMKÂNLAR DAHA İYİ ANLAŞILDI”

“Salgın sürecinde sağlık konusunda ülkemizin elindeki imkânların kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığına inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte 190’ı aşkın ülkeden talep geldiğini, Türkiye’nin 90’ı aşkın ülkeye sağlık ürünlerini gönderdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 18 yılda inşa ettiğimiz bin 526 yeni hastane, 4 bine yakın tedavi kurumu, toplamda 240 bini bulan yatak kapasitesi, 1 milyon 100 bine yaklaşan sağlık çalışanı sayısı seviyesine biz hocalarımızın gayretleri, bizim hazırladığımız fiziki mekânlarla ulaştık. Ülkemiz hastanelerinde 48 adet olan MR sayısını 906’ya, 323 olan bilgisayarlı tomografi sayısını bin 210’a, 4 bin 891 olan diyaliz sayısını 17 bin 640’a, 889 olan yoğun bakım yatağı sayısını 40 bine, 618 olan ambulans sayısını 5 bin 382’ye çıkartmamış olsaydık herhalde bu başarıyı gösteremezdik” değerlendirmesinde bulundu.

Bugüne kadar hizmete açılan 16 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 11 şehir hastanesinin her birini dünya çapında sağlık kuruluşları olarak inşa ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en büyük mutluluğunu sağlık olarak gören bir inançla ülkemizin dört bir yanını en modern tesislerle donattık. Hamdolsun, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmak ve kalitesini yükseltmek için yaptığımız her yatırımın karşılığını aldık” dedi.

Prof. Dr. Feriha Öz’ün yine tıp alanında profesör olan evlatlarından “Yetiştireceğiniz öğrenciler çok çok önem arz ediyor. Zira tıpta biz fiziki mekânları hazırlıyoruz ama hocaları ise siz yetiştireceksiniz” ricasında bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hocalarımızla da bu fiziki mekânlar ayrıca güç bulacak. Bunu ne kadar başarırsak, bu işte ne kadar büyük hamleler yaparsak inanıyorum ki bu hastanelere gelen hastalarımız da oradaki gördükleri kabiliyetli hocalarımızla birlikte şifa bulacak ve ondan sonra da dualar hem size hem bize olacak” ifadesini kullandı.

DÜNYANIN EN KAPSAMLI VE DÜŞÜK MALİYETLİ GENEL SAĞLIK SİGORTASI SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli genel sağlık sigortası sistemini Türkiye’de kurmuş olmanın öneminin salgın döneminde daha iyi anlaşıldığını kaydederek, “Bakın Amerika bile çözemedi işi, Rusya çözemedi işi hepsi sıkıntıda hepsi. Bizden bakın destek istediler, biz de her yere gönderdik. Mademki bizde var göndeririz dedik ürettik, üretiyoruz” diye konuştu.

Genel sağlık sigortası hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dileyen herkesin aylık 88 lira ödeyerek genel sağlık sigortasına dâhil olabildiğini, bu rakamı ödeyecek gücü olmayan vatandaşların primlerinin ise devlet olarak ödendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Teşhisin, tedavinin, ilacın tamamı genel sağlık sigortası kapsamına girdiği için vatandaşlarımız herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Özel sağlık kuruluşlarından hizmet almak isteyenler de genellikle de oldukça makul bir rakam olan farkını ödeyerek bu imkândan yararlanabiliyor. Milletimiz tarafından tüm bu hizmetler Allah razı olsun mukabelesiyle, memnuniyetle karşılanmıştır. Diğer ülkelerin hiçbirinde böyle bir sistem yok Amerika’da, Avrupa’da, diğer gelişmiş ülkelerde insanlar ancak yeteri kadar paraları varsa sağlık hizmeti alabiliyor, yoksa gerçekten çok perişan durumlara düşüyorlar. Üstelik biz bu salgın döneminde, özellikle de Hollanda’dan birçok oralarda çalışan vatandaşlarımız maalesef ölüme terk edilmişlerdi ve onları biz ambulans uçaklarımızla aldırttık ve geldiler tedavileri Türkiye’de devam ediyor. Üstelik biz bu hizmetleri bütçemizi altüst etmeyecek, sağlanan fayda ile maliyetin gayet dengeli olduğu ekonomik bir zeminde veriyoruz. Türkiye’deki genel sağlık sigortasını incelemek için dünyanın dört bir yanından heyetler ülkemizi ziyaret ediyor. İnşallah salgın döneminden sonra hem sağlık tesislerimizi hem genel sağlık sigortamız başarılı bir model olarak küresel düzeyde daha çok ilgi çekecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son iki asır boyunca büyük kayıplar yaşadığını, tarihî fırsatları kaçırdığını belirterek, “Ülkemizin bu savrulmalarının ve içe dönük mücadele üzerine kurulu serencamın sürmesini isteyenler darbelerden vesayete, terör örgütlerinden kifayetsiz siyasetçilere kadar malzeme bulmakta zorlanmamıştır. Ancak milletimiz istiklalinden ve istikbalinden ümidini hiç kesmemiştir” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ MUTLAKA 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte millî iradeden aldığı güçlü bu kısır döngüyü kırmak için mücadele verenlerden bazıları darağacına gönderilmiş, bazıları da aynı akıbetle tehdit edilmiştir. Rahmetli Abdülhamid-i Sani, Gazi Mustafa Kemal, Adnan Menderes ve Turgut Özal gibi isimlerin milletimizin gönlünde taht kurmasının gerisinde işte bu gerçek vardır. Milletimizin 18 yıldır gerektiğinde canı pahasına bizim yanımızda yer alması da bu mücadele silsilesinin devamıdır” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye yapacak daha çok hizmetleri bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız. Gençlerimize bugün 567. yıl dönümüne ulaştığımız fethin, 600. yıl dönümü olan 2053 için büyük ve güçlü Türkiye’yi bırakmakta kararlayız. Biz göremesek de evlatlarımızın Malazgirt Zaferimizin bininci yıl dönümü olan 2071’de tüm kayıplarını telafi etmiş, dünya sahnesinde hak ettiği yere gelmiş bir Türkiye’de yaşayacağından eminiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Prof. Dr. Feriha Öz’ün kızı Fulya Öz ve gelini Büge Öz ile hastanenin açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.