Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı, icraatlarımız ve başarılarımızla vermekte kararlıyız” 0 88164

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, üretmeye, sorunları çözmeye, yeni atılımları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı, icraatlarımızla, reformlarımızla, başarılarımızla vermekte kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“İSTANBUL HALKININ KARARININ BAŞIMIZIN ÜZERİNDE YERİ VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin şehre ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek gayrı resmî sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçilen CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu bir kez daha tebrik etti.

“İstanbul halkının kararının başımızın üzerinde yeri vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararını neden aldığını anlatarak yaşanan sürecin tamamen hukuki olduğuna vurgu yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde ve komisyonlarda çoğunluğun AK Parti’de, başkanvekilliklerinin de hepsinin AK Partili üyelerde olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım’a süreçte gösterdiği gayret ve mücadele için teşekkür etti.

“BİZİM SİYASET ANLAYIŞIMIZDA MİLLETE KÜSMEK, MİLLETE DARILMAK, HELE HELE MİLLETİ SUÇLAMAK ASLA YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için asıl önemli olan millî iradenin en sağlıklı, en güvenli, en şaibesiz şekilde tecelli etmesidir. Son seçim kimin kazandığının ötesinde, millî iradenin tecellisiyle ilgili tereddütleri ortadan kaldırmış olması bakımından başlı başına değerlidir, kıymetlidir” dedi.

AK Parti ve MHP olarak İstanbul’da sahip oldukları 25 ilçe belediyesi ve 180 Büyükşehir Belediye Meclis üyesi ile 2024 seçimlerine kadar halka en güzel hizmeti vermenin gayreti içinde olacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kurumlar olarak da İstanbul’la ilgili projelerimizi, yatırımlarımızı, hedeflerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Derin bir aşkla bağlı olduğumuz bu şehre hizmet etmeyi en büyük paye görerek son nefesimize kadar inşallah bu yolda yürüyeceğiz. Şimdi önümüzde Cumhurbaşkanlığı ve Meclis için dört yıllık, belediyeler için beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi bulunuyor. Bundan sonra tüm mesaimizi ve gücümüzü önümüzdeki gündeme teksif ederek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim siyaset anlayışımızda millete küsmek, millete darılmak, hele hele milleti suçlamak asla ve asla yoktur. Tam tersine gerek 31 Mart’ta, gerek 23 Haziran’da milletimize kendimizi niçin anlatamadığımızın muhasebesini yapacağız. Her alanda nerelerde eksiklik, kopukluk, yanlışlık olduğunu tespit ederek bunları gidermenin yollarını arayacağız. Milletimizin verdiği mesajları görmezden gelerek kulağımızın üzerine yatma lüksünü sahip değiliz” dedi.

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE, HEDEFLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA KARARLILIKLA İLERLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

AK Parti’nin kurulduğu günden beri millî iradenin üstünlüğünü esas alan bir parti olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 yıldır karşılaştıkları her zorlukta, girdikleri her mücadelede milletin desteğini yanlarında bulduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayet güçleriyle mücadelede, kalkınma hamlelerinin sabote edilmeye çalışıldığında, uluslararası alanda Türkiye’nin tecrit edilmeye çalışılması üzerine “one munite” dediğinde, Gezi olaylarında, FETÖ’nün darbe teşebbüsünde, PKK, DEAŞ gibi terör örgütleriyle mücadelede hep milletle birlikte hareket ettiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin bir türlü çökertemedikleri istikrar ve güven ortamına yönelik saldırılar dün de eksik değil bugün de sürüyor yarın da devam edecektir. Kim ne yaparsa yapsın, biz milletimizle birlikte kendi hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Bunun için gece gündüz çalışıyoruz” diye konuştu.

Yarın G-20 Toplantısı ve resmî ziyaret için bir haftalık bir Japonya, Çin seyahatine başlayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, G-20’de en gelişmiş ülkelerin liderleri ve küresel kurumların temsilcileriyle ikili ilişkileri, dünyanın ekonomik ve siyasi gündemini konuşacağını kaydetti.

“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK İHTİYAÇLARI KONUSUNDAKİ ÇOK YÖNLÜ ARAYIŞLARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları konusundaki çok yönlü arayışlarının da sürdüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede sipariş ettiğimiz S-400 hava savunma sistemlerini inşallah önümüzdeki ay teslim almaya başlıyoruz. Güvenlik ihtiyaçlarımız konusundaki farklı tedarik seçeneklerine de kapılarımız daima açık olmuştur. Türkiye kendi güvenlik gereksinimlerini karşılama konusunu hiçbir ülkeyle müzakere etmek, bu konuda izin almak, hele hele baskılara boyun eğmek durumunda değildir. S-400 meselesi doğrudan egemenlik haklarımızla ilgili bir konudur ve bundan geri adım atmayacağız” dedi.

“KÖRFEZ’DEKİ GERİLİM SADECE ÜLKEMİZ DEĞİL, TÜM DÜNYA İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR TEHDİT KAYNAĞIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temmuz ayı içerisinde Bosna Hersek’te gerçekleştirilecek Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İş Birliği Girişimi Zirvesi’nde de Türkiye’nin görüşlerini ifade edeceğini belirterek Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılacağını, orada da dünyanın dört bir yanından gelen devlet ve hükûmet başkanlarıyla çok sayıda ikili görüşme gerçekleştireceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Körfez’deki gerilim sadece ülkemiz değil, tüm dünya için çok büyük bir tehdit kaynağıdır. Bu gerilimin bölge ülkelerinin hak ve hukukları gözetilerek geride bırakılması için üzerimize düşenleri yapıyoruz. Çin ve Amerika arasında süren ticaret savaşını herkes için kazanca dönüştürecek bir istikamete çevirecek tüm girişimlere destek veriyoruz. Dünya çapında İslam’a, Müslümanlara ve bunların en büyük temsilcisi olarak görülen Türklere karşı yürütülen husumet politikalarına en gür seda ile karşı çıkmaya devam ediyoruz. Kudüs’ün mahremiyetine ve Filistinlilerin haklarına yönelik tecavüzleri her platformda dile getirme kararlılığımızdan en küçük bir taviz vermedik, vermeyeceğiz.”

“TÜRKİYE’Yİ BÖLGEMİZDEKİ KRİZİN PARÇASI HÂLİNE GETİRMEYE YÖNELİK TÜM ÇABALARI AKİM BIRAKTIK”

Bölgesel ve küresel kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde birilerinin Türkiye’yi kendi içinde hapsetmeye çalıştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedef, Türkiye’yi yeniden düzenlenen küresel oyunun dışına itmektir. Biz bu niyeti en başından itibaren gördüğümüz için hazırlıklarımızı yaptık. Ülkemizin temel diplomatik, güvenlik ve ekonomik öncelikleriyle ilgili politikalarımızdan en küçük bir taviz vermeyerek, hiçbir tehdide boyun eğmeyerek tavrımızı ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Atılan adımlar ve yapılan operasyonlarla Kuzey Irak’tan Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini kaynağında önleyecek başarılar elde ettiklerini, Suriye’de terör örgütünün Türkiye’nin kazanımlarımıza yönelik saldırılarının tamamını da boşa çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgemizdeki krizin ve yıkımın bir parçası hâline getirmeye yönelik tüm çabaları akim bıraktık. İmralı’daki terörist başının son günlerde kamuoyuna yaptığı açıklamalar ve bununla ilgili değerlendirmeler örgüt içinde hem iç politikada hem de bölge politikalarında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktığının işaretidir” dedi.

“TÜRKİYE’NİN VE KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKKINI YOK SAYAN GİRİŞİMLERE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de bulunan ve bulunacak her türlü doğal kaynağın adil bir şekilde paylaşımına rıza gösterilmesini sağlayana kadar Türkiye’nin bölgede attığı adımları kararlılıkla sürdüreceklerine vurgu yaparak bu havzadaki petrol, doğal gaz arama faaliyetleri konusunda Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin hakkını, hukukunu, çıkarlarını yok sayan girişimlere asla izin vermeyeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan Başbakanı kendine göre bir şeyler söyleyip duruyor. Ne söylerse söylesin, bizim orada bir defa haklarımız var, aynı şeklide bu haklarımızı koruma adına hem arama, tarama yapacak olan gemilerimiz, hem sondaj gemilerimiz bu faaliyetlerini sürdürecek, bunun yanında da Silahlı Kuvvetleri’miz gerekli tedbiri aldı, alıyor ve alacaktır” sözlerine yer verdi.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler yönelik Fransa’nın söyleyeceği hiçbir şey bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantör ülkeler olarak konuşma haklarının bulunduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama Fransa, sen konuşamazsın, senin böyle bir yetkin yok. Ve sularla ilgili de yine burada ilgi alanları içerisinde olanlar varsa onların da söyleyecek bir şeyleri olabilir. Ama Kıbrıs’a gelince burada ÜÇ tane garantör ülke var, ancak bunlar konuşur” ifadesini kullandı.

“SURİYE’DEKİ TERÖR KORİDORU TÜRKİYE’NİN MÜDAHALESİYLE ORTADAN KALKTI”

Suriye’deki terör koridorunun Türkiye’nin müdahalesiyle ortadan kalktığını, burayı güvenlik koridoru hâline getirmeyi istediklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları Batı ülkelerine, başta Obama, geçmişte ona söyledim, bu dönemde Sayın Trump’a söyledim ve o da dikkat edersiniz bu güvenli bölge ifadelerini birkaç kez kullandı, ama mali desteğe gelince hiçbiri bu konuda mali desteği vermedi. Sayın Merkel’le de bunları konuştum, o da bu noktada böyle bir desteği verebileceğini ve bu projenin isabetli olduğunu söyledi, ama oradan da bir gelişme olmadı. Aynı şekilde Suud’la da görüştüm, o da söyledi. Çin’deki G-20 Toplantısı’ndan sonra kendisiyle konuştuğumuzda bunları söylemişti, ama oradan da bir ses yok. Hep söylüyorlar, laf ola beri geri gele, ondan sonra herhangi bir şey maalesef yok” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL KRİZLER ÜZERİNDEN KÖŞEYE SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞANLARA FIRSAT VERMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi ve güvenlik konularının gündemlerinde üst sıralarda yer alacağını vurgulayarak Türkiye’nin ekonomideki asıl hedefinin, yüksek teknolojiye, tasarıma, markalaşmaya, yüksek katma değere dayalı üretimi ve ihracatı geliştirmek olduğunu belirtti.

Kur, faiz, enflasyon üçgeninde bunalan girişimcilerin, iş adamlarının, esnafın, çalışanların sıkıntılarını gayet iyi bildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için ekonomiyi dengeleye oturtmaya, kurdaki istikrarsızlığı gidermeye, faizleri düşürmeye, enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirmeye, istihdam artırmaya çalışıyoruz, inşallah bunun sinyalleri gelmeye başlamıştır” diye konuştu.

Türkiye’nin her şeye rağmen geçen yıl yüzde 2,6 oranında büyüdüğünü, bu yılın ilk çeyreğinde de yıllık bazdaki daralmaya rağmen bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3’ü büyüme görüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Haziran ayı itibariyle her alanda göstergeler olumlu yönde bir yükselişi işaret ediyor. Dolar kuru bir süredir 6 liranın altında seyrediyor, Merkez Bankası döviz rezervlerimiz yeniden 100 milyar dolar seviyesine yaklaştı, borsa bir ayda 86 binden 95 binin üzerine çıktı, tahvil faizleri yüzde 19’un altına indi, ülke risk primimiz geriliyor. Ekonominin nabzını tutan güven endekslerinin hepsinde de Haziran ayında olumlu yönde yükseliş gözleniyor” açıklamasında bulundu.

İmalat sanayindeki kapasite kullanım oranlarında artış olduğunu, ihracat ve turizm sektöründe olumlu gelişmeler yaşandığını, istihdamda 2018 yılındaki sıkıntıların geride kaldığını, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisi artarak sürdüğünü sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Velhasıl, Türkiye’yi bölgesel krizler ve iç politik gelişmeler üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalışanlara fırsat vermiyoruz. Allah nasip ederse, G-20 ve Çin seyahatinden sonra bazı müjdeleri yine sizlerle paylaşacağımıza inanıyorum” dedi.

Yeni askerlik sistemi başta olmak üzere TBMM’nin gündeminde pek çok reform düzenlemesi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni askerlik düzenlemesinin gençlerin hayatlarını planlamada çok büyük kolaylık sağlayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu düzenleme Türk Silahlı Kuvvetlerimizin profesyonel yapısını güçlendirmesine ve yükümlü kaynağını daha sistematik bir şekilde planlayabilmesine de imkân sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

Bakanlıkları ve kurumların her birinin de kendi alanlarında 2023 hedeflerine ulaşma yönünde çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, üretmeye, sorunları çözmeye, yeni atılımları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin istikrarını bozmayı amaçlayanlara en güzel cevabı icraatlarımızla, reformlarımızla, başarılarımızla vermekte kararlıyız” şeklinde konuştu.

“MEDYANIN MANŞETLERİNE GÖRE DEĞİL, MİLLETİMİZİN MANŞETLERİNE GÖRE HAREKET EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim dünyamızda ayrımcılık, ötekileştirme, insanları küçümseme, ülkeyi bölgelere, kökene, meşrebe göre haritalandırma anlayışına kesinlikle yer yoktur. Çoklukta birliğe inandığımız gibi, birliksiz çokluk olmayacağına da kaniyiz” sözlerini kullandı.

Gelecek dönemde de her vatandaşın günlük hayatına dokunacak, işini kolaylaştıracak, refah seviyesini yükseltecek işlere öncelik vereceklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her görüşten kardeşimizle gönül köprülerimizi güçlendirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Bize bir adım yaklaşana koşarak gideceğiz. Her zaman yaptığımız gibi milletimiz bize nereyi işaret ediyorsa oraya doğru yürümeye, bizden neyi talep ediyorsa onun için çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medyanın manşetlerine göre değil, milletimizin manşetlerine göre hareket edeceğiz. Ülkemize dayatılan yollara sapma kolaycılığına kapılmak yerine, zorda olsa kendi hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz. Dünyanın içinden geçtiği şu kritik dönemde toplumların önüne belki de yüz yılda bir gelecek fırsatları geçmişteki örnekleri gibi kaçırmayacak, mutlaka değerlendireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün 24 Haziran 2018 seçimlerinin yıl dönümü olduğunu anımsatarak Türkiye’nin bu seçimlerle tarihinin en büyük yönetim reformu olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçişini tamamladığını söyledi.

“Böylesine büyük bir reformun oturması, uygulamanın yerleşmesi elbette zaman alacaktır. Ancak genel hatlarıyla milletimizin bu sistemi kabullendiğini, ülkemizin de uyum sağladığını görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sistemin bir yıllık uygulama sonuçları, eksikleri, aksaklıkları ve geliştirilmesi gereken yönleriyle ilgili bir kapsamlı çalışma başlattıklarını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın koordinasyonunda bakanlıklar, kurumlar, akademisyenler, medya mensupları ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla bu değerlendirme çalışmasını gerçekleştireceklerini söyledi.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza attık” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak, eğitimin altyapısını yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesini 7,5 milyar liradan 114 milyar liraya yükselttik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kadıköy Atatürk Fen Lisesi’nde düzenlenen, yapımı tamamlanan okulların ortak açılışı ve 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, eğitim-öğretim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Konuşmasının başında bölücü terör örgütünce şehit edilen Necmettin Yılmaz, Aybüke Aydın ve görevi başında şahadet yürüyen eğitim-öğretim camiasının tüm şehitlerine rahmet dileyerek, minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üzerimde hakkı olan kendi öğretmenlerimi de bir kez daha saygıyla anıyor, hayatta olanların ellerinden öpüyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize hizmetleri ve engin sabırları için ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyor, görevlerinde başarılar temenni ediyorum. İlk defa okula başlamanın heyecanını yaşayan evlatlarımızın her birinin tek tek gözlerinden öpüyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 81 vilayette yapımı tamamlanan 716 okulun resmî açılışını gerçekleştirdiklerini belirterek, yatırım bedeli 4 milyar 638 milyon lirayı bulan 12 bin 640 yeni dersliğin Türkiye’ye kazandırıldığını açıkladı.

“BÜTÇEDE ASLAN PAYINI EĞİTİME AYIRDIK”

Türkiye’de son 17 yılda; demokrasiden ekonomiye, altyapıdan turizm ve sanayiye uzan geniş bir yelpazede birçok başarıya imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilhassa eğitim-öğretim konusunda tarihimizin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza atarak eğitimin altyapısını adeta yeni baştan inşa ettik. Her sene bütçede aslan payını eğitim-öğretime ayırdık. Millî Eğitim Bakanlığımızın bütçesi göreve geldiğim zaman 7,5 milyar idi, şimdi ise 114 milyar liraya yükselttik, aslan payını eğitim-öğretime verdik. Ülkemize kazandırdığımız 309 bin yeni derslikle milletimizin en önemli dertlerinden birisi olan kalabalık sınıfları tamamen ortadan kaldırdık.”

Eğitimin fiziki altyapısını geliştirmenin yanında, önceki dönemlerin yasakçı, baskıcı zihniyetlerinin izlerini silmek için de çok çaba harcadıklarını, kat sayı sistemine son verdiklerini, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde fırsat eşitliğini ve adaleti sağlamak için özellikle maddi durumu yerinde olmayan öğrencilerimizin burs imkânlarını genişlettik. Ders kitaplarını ücretsiz bir şekilde bütün okullarımızda dağıtıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul öncesi eğitimi süratle yaygınlaştırdıklarını, ilkokula başlama yaşını 69 aya düşürdüklerini, ders müfredatlarını özgürlükçü, demokratik, şeffaf ve objektif bir anlayışla yeni baştan hazırladıklarını, milletin inancını, medeniyet ve kültür değerlerini hor gören ideolojik unsurları ders kitaplarımızdan tamamen temizlediklerini kaydetti.

“17 YILDA 632 BİN YENİ ÖĞRETMENİMİZİN ATAMASINI GERÇEKLEŞTİRDİK”

Okulların teknolojik altyapısını baştan aşağı yenileyerek 432 bin 288 sınıfın tamamına etkileşimli tahtaları yerleştirdiklerini, 45 bin 653 çok fonksiyonlu yazıcının kurulumunun yapıldığını, 1,5 milyon tablet bilgisayarı liselerdeki öğrencilere ve öğretmenlere dağıttıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bunları yaparken eğitimin temel direği olan öğretmenlerimizi de asla ikinci plana atmadık. Son 17 yılda 632 bin yeni öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. 1 ay önce yüreği kıpır kıpır, idealist, 20 bin genç öğretmenimizi görevlerine başlatmanın gururunu yaşadık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 24’e, ortaöğretimde 20’ye, genel ortaöğretimde 21’e, mesleki ve teknik ortaöğretimde ise 19’a kadar gerilediğini açıklayarak, kız çocuklarının okullaşma oranlarında ve devamsızlık konusunda da önemli ilerlemeler kaydedildiğini bildirdi.

“KADİM DEĞERLERİMİZİ ÖĞRENCİLERİMİZE LAYIKIYLA AKTARAMADIK”

Eğitimde kalite artışına yoğunlaşmak gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğitimde niteliği yakalamanın günü birlik bir konu olmadığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Alışkanlıkları değiştirmek, atomu parçalamaktan daha zordur diye malum bir söz var. Eğitimde Cumhuriyet tarihimiz boyunca bize özgü bir gelenek oluşturamadık, böyle bir sistemi maalesef kuramadık. Hukukta, idari düzende, bürokrasi olduğu gibi eğitimde de Batı’yı kopyalamayı tercih ettik. Açıkçası ne kendi kadim değerlerimizi, ne Batı kültürünü öğrencilerimize layıkıyla aktarabildik.  Sonuçta kendi değerlerine bigâne kalan, aslını inkâr eden Batı kültürüne hayranlık duymanın ötesinde katkısı olmayan kayıp nesiller yetiştirdik. Bunun yanında, eğitim sistemimiz daha çok ezbere dayandı. Sınav odaklı, sınavlardaki başarıya odaklı dar bir bakış açısı. Ne yazık ki eğitim sistemimizin en büyük handikaplarından birisi oldu. Düşünmeye, soru sormaya, sorgulamaya, öğrencilerimizin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki yeteneklerini keşfetmeye yeterince önem verilmedi. Uzun yıllar eğitim sadece insan formatlama, tek tipleştirme, dikte aracı olarak görüldü. Eğitimde yaptığımız reformların gayelerinden biri de bu sakat anlayışı tümüyle ortadan kaldırmaktır.”

“ÇOCUKLARIMIZI AHLAK VE KARAKTER SAHİBİ İYİ BİR İNSAN OLARAK YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların farklı beceri, yetenek ve yatkınlıkları bulunduğunu ve eğitimin de bu kabiliyetleri ortaya çıkarma sanatı olduğunu dile getirerek, “Hiç şüphesiz bunu yapacak olanlar da eğitim-öğretim sistemimizin mihveri ve temel taşı konumundaki öğretmenlerimizdir. Öğretmen sadece öğreten değil, aynı zamanda öğrencilerinin içindeki cevheri keşfeden bir yetenek avcısıdır. Öğretmen yalnızca maişet peşinde koşan değil, peygamber mesleğini icra etmenin hassasiyetini yüreğinde hisseden kişidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuklarımızı ahlak, erdem, marifet ve karakter sahibi iyi bir insan olarak yetiştirmek için çalışıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl kamuoyu ile paylaşılan 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin de bu hedefleri gerçekleştirme yolunda değerli bir adım olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklara ve gençlere seslenerek, şöyle konuştu: “Biliyorum bugün kiminiz ilk defa okula başlıyor, bazılarınız ise üç aylık tatilin ardından öğretmenlerinize ve arkadaşlarınıza kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Bu mutlu, bu heyecanlı gününüzde sizlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Unutmayın, merak ilmin anahtarıdır. Merakınız ne kadar büyükse bilginiz o kadar derin olacaktır. Bunun için soru sormaktan, sorgulamaktan asla çekinmeyin. Vicdan hayatta bize doğru yolu gösteren bir pusuladır. Vicdan eleğinizden geçmeyen hiçbir şeye itibar etmeyin. Arkadaşlarınıza, okulunuza, sizin için ter döken büyüklerinize değer verin. Öğretmenlerinize saygıyı hiçbir zaman elden bırakmayın.”

“İYİ BİR KARİYERE SAHİP OLMAK ÖNEMLİ AMA ÖNCE İYİ BİR İNSAN OLMAYI HEDEFLEYİN”

“Hayallerinizle aranıza kimsenin girmesine müsaade etmeyin, yaptığınız işi en güzel, en başarılı şekilde yapmaya çalışın” sözleriyle öğrencilere seslenişini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne-babalarınız sizin en değerli varlıklarınızdır. Paylaşmak en büyük erdemlerden biridir. İyi bir kariyere sahip olmak elbette önemlidir, ama iyi bir doktor, iyi bir mühendis, bürokrat, bilim insanı, sanatçı, sporcu olmanın yanı sıra, hatta onlardan önce iyi bir insan olmayı hedefleyin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünün çocuklarına, gençlerine şehitlerin emaneti olduğunun da altını çizerek, “Tarihinizden, değerlerinizden kopmadan bu emaneti geleceğe taşıyacak olan da yine sizlersiniz. Sizi bu muhteşem mirastan uzaklaştırmak, geçmişinize ve özünüze yabancılaştırmak isteyenlere kesinlikle itibar etmeyin” uyarısında bulundu.

Gençlere nasihat olarak, İstiklal marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un, “İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum, Nevruz? / Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işte gerek. / Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme; / Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının bir kez daha eğitim camiasına ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu,

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Önümüzdeki dönemde alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacağız” 0 17

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar” programında yaptığı konuşmada, “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyor. Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası’nda düzenlenen, “Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Uluslararası Likidite, Yeşil Finans ve Sosyal Sorumlu Finans” konulu konferansa katıldı.

Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ile Marmara Üniversitesi’ne, ekonomiye yeni bir soluk getireceğine inandığı alternatif finans konusunu kamuoyunun gündemine getirdiği için teşekkür etti.

“KÜRESEL EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İNSAN ODAKLI VE ÜRETİMİN ASLİ UNSUR OLDUĞU BİR YAPIYA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Dünya ekonomisinde söz sahibi çevrelerin uyguladığı modellerin ülkelerin ekonomilerini ciddi çıkmaza soktuğunu, bunun en önemli sinyallerinden birinin de 2008 küresel finans krizi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar dikkatler başka yerlere çekilmeye çalışılsa da bu krizin asıl kaynağının Amerika ve Avrupa olduğu bir gerçektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimin ve refahın artışına katkı yapması gereken sistemin, maalesef ekonominin tamamına hükmeden ve istikrarı tehdit eden bir konuma geldiği uyarısında bulunarak, “Âdeta diğer tüm sektörlerin finans sektörünü beslediği bu sağlıksız yapının sürdürülemez olduğu ortadadır. Sosyal ve beşeri maliyetleri dikkate almadan, sadece daha fazla kazanma hırsıyla işleyen bu ekonomik sistemin çökmesi kaçınılmazdır. Dünyada gelir ve servet dağılımı gittikçe bozulurken, ülkelerin kendi içerisinde ve küresel ölçekte makas sürekli açılırken, oturup bu düzenin üzerimize yıkılmasını bekleyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ekonomik ve finansal sisteminin insan odaklı ve üretimin asli unsur olduğu bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alternatif finansın da bu dönüşümün en önemli unsurlarından birisi olduğunu söyledi.

“DÜNYAYI YENİ BİR EKONOMİK DURGUNLUK KORKUSU SARDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazımız, sadece siyasi karar alma ve güvenlik uygulamalarına yönelik değildir. Bu itirazın tüm insanlığa hizmet etmesi gereken kaynakların belirli ellerde toplanmasıyla ortaya çıkan çarpıklıklara ilişkin boyutu da vardır. Bize göre, adaletsizliği sürekli büyüten bu sistem, tüm unsurlarıyla tartışılmalı, uzlaşma yoluyla yeniden inşa edilmelidir” diye konuştu.

Geleceğin dünyasında faize dayalı bir sistemin yerini “risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığın” aldığı yeni bir finansal mimariye bırakacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini de tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyorlar.  Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde, alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı her saldırının bir boyutunun da ekonomi olduğuna dikkati çekerek, Gezi olayları, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimi, çukur eylemleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve son olarak 2018 yılı Ağustos ayında ekonomiye yönelik saldırıların hepsinde Türkiye ekonomisinin hedef alındığını kaydetti.

Yürütülen mücadelenin başarısı için güçlü bir ekonomiye ve sağlam bir finans sistemine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı yeni bir ekonomik durgunluk korkusunun sardığını, pek çok ülkenin, kendi ihtiyaçlarına uygun yeni bir finansal ve ekonomik mimari ortaya koymak için yoğun çaba gösterdiğini, Türkiye’nin de bu büyük dönüşümün seyircisi değil, bir aktörü olacağını açık bir şekilde tüm dünyaya gösterdiğinin altını çizdi.

“KAMU DIŞINDAKİ BANKACILIK SİSTEMİMİZ REEL SEKTÖRE YETERİ KADAR DESTEK SAĞLAMADI”

Siyasi alanda bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi olan Türkiye’nin finans alanında da aynı şeyi başaracağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u küresel bir finans merkezi yapma hedefini de bunun için önemli gördüklerini söyledi.

İstanbul Finans Merkezi ile bu alanda dünyadaki önemli merkezlerden biri olmanın peşinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette tüm kurumları içinde barındıracak bu yapının, özellikle bankacılık dışı alternatif finans alanlarının dünyadaki merkezi olmasını arzu ediyoruz. Son derece önem verdiğimiz bu projeyi bizzat Cumhurbaşkanlığı bünyesinde takip ediyoruz. Bu merkezin, kısa sürede önemli bir marka hâline geleceğine, bilhassa İslami finans ve finansal teknolojiler alanında bölgenin yegâne çekim merkezi olacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki yıldır yaşanan tecrübelerin, bankacılık dışı finansman yöntemlerinin ne kadar hayati öneme sahip olduğunu gösterir nitelikte olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şunu üzülerek belirtmeliyim ki, bu dönemde, kamu dışındaki bankacılık sistemimiz reel sektöre yeteri kadar destek sağlamadı. Tam tersine, en ihtiyaç duydukları dönemde kredi muslukları kapatılan reel sektörümüzün âdeta altı boşaltıldı. Bilançolarında herhangi bir sorun olmadığı hâlde, sırf yaşadıkları mali sıkıntı sebebiyle pek çok firma üretimden çekilme noktasında kaldı.”

“ÜRETEN, YATIRIM YAPAN İNSANLARIMIZI ZOR DÖNEMLERİNDE YALNIZ BIRAKMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı olarak bakanlıklarımızla, özel sektörümüzle ve kamu bankalarımızla iş birliği içinde, bu sıkıntılara çözüm olacak yöntemler geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. Üreten, istihdam eden, ihracat yapan, yatırım yapan insanlarımızı bu zor dönemlerinde yalnız bırakmadık. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen, çözümü doğduğu, büyüdüğü, kazandığı topraklarda arayan tüm reel sektör mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Şimdi, “Her kriz aynı zamanda bir fırsattır” gerçeğine uygun olarak hedeflediğimiz şekilde, bankacılık dışı finansal kesimin büyümesine buraya yönelik adımlar atıyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “katılım bankacılığı” ifadesini de yanlış bulduğuna dikkati çekerek faizsiz bir sistemde “bankacılık” ifadesinin kullanılmaması gerektiğini, “katılım finans” ifadesin doğru bir tanımlama olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Kalkınma Planı ve Yeni Ekonomik Program da sermaye piyasasının payının artırılmasına yönelik bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini, firmaların ihtiyaç duydukları mali kaynaklara daha sağlıklı bir şekilde kavuşabilmeleri için, KOBİ’lere yönelik yeni uygulamalar geliştirdiklerini anlattı.

KATILIM FİNANS MODELİ

“Katılım finans” sistemini, paylaşmayı, üretimi ve ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bir finansal model olduğunu, risk paylaşımına ve varlığa dayalı olması sebebiyle herkese hitap ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslami hassasiyetlerin ötesinde evrensel ahlaki değerleri göz önünde bulunduran bu modelin, tüm insanlığın sıkıntılarına çözüm getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de katılım finans kurumlarının, toplam bankacılık varlıkları içinde yüzde 5 paya sahip olduğu bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeterli olmayan bu payın artırılması gerektiğini, hedefin 2025 yılı itibariyle, bu oranın yüzde 15 seviyesine çıkarılması olduğunu kaydetti.

Katılım finans modeliyle yastık altındaki mevduatların ekonomiye kazandırılmasının hızlanacağına olan inancını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans sistemindeki kurumların da bankacılık sisteminin faiz oranlarıyla hareket etmemesi gerektiğini, şayet böyle hareket ederse bunun adının aldatmaca olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım finans kuruluşlarının kendilerini akılcı ve samimi bir muhasebeye tabi tutarlarsa, çok hızlı bir gelişme sürecine gireceklerini belirterek Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından bu amaçla yapılan çalışmanın sonuçlarının önümüzdeki aylarda kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Katılım finansının insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasının da önemli bir konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşu tamamlanan Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü’nün,  bu doğrultuda atılmış önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konferansın hayırlara vesile olmasını diledi ve emeği geçenleri tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

 ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

ENERJİ PETROL MEDYA CEO- MEHMET ALİ SETENCİOĞLU