“Etnik kimliğine, inancına ve teninin rengine bakmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz” 0 98938

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mukogawa Kadın Üniversitesinde yaptığı konuşmada, “Şartlar ne olursa olsun biz Türkiye olarak etnik kimliğine, inancına, teninin rengine bakmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Vicdanların çölleştiği günümüz dünyasında insanlığın vicdanı olacak, hak, adalet ve özgürlük mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz” dedi.

G-20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Mukogawa Kadın Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı tevdi edildi.

Fahri doktora unvanı tevdi töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite yönetimine misafirperverlikleri ve fahri doktora payesi için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu unvanı, Türk-Japon dostluğunun yeni bir nişanesi olarak inşallah ömrüm boyunca gururla taşıyacağım” dedi.

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Mukogawa Kadın Üniversitesi’nin Bahçeşehir Üniversitesi ve Türkiye ile geliştirdiği yakın iş birliğinin güçlenerek devam edeceğine olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Japonya’daki 800 üniversitenin yüzde 10’unun yani 80’inin kadın üniversitesi olduğuna dikkati çekti.

Asya’nın doğu ve batı uçlarında bulunan Türkiye ve Japonya arasındaki dostluk ve yakın iş birliğinin takdirle karşılandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Farklı kültürlere, farklı inançlara, farklı dillere sahip, ancak birbirine bu kadar yakın, bu derece sevgi besleyen, ortak noktaları olan başka iki ülke yoktur” diye konuştu.

“Japonların dirayetini anlatmak için, yedi defa düşse bile sekiz defa ayağa kalkmayı başaran bir halk olduğu söylenir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin 2 bin 200 yılı aşan tarihinin de tıpkı Japon halkı gibi yeni başlangıçların, küllerinden yeniden doğuşun tarihi olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’NİN ZENGİN KÜLTÜREL MİRASINI JAPON HALKINA TANITMAK İÇİN PEK ÇOK ETKİNLİK DÜZENLEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi hayatında karşılaştığı zorlukları anlatarak, “1999 yılında bir mahkeme kararıyla nokta koyulmak istenen hikâyemiz 2001’den itibaren yeni bir kimlikle, yeni bir dinamizmle, çok daha güçlü bir kadroyla âdeta yeniden dirildi. Aynı şekilde milletimizin mazisinde de ilk başta bize acı çektiren, üzüntü ve sıkıntı veren hadiselerin, daha sonra hayırlara vesile olduğunu görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Türk-Japon dostluğunun temellerinin 129 yıl önce meydana gelen ve 532 Türk denizcisinin şehit olduğu Ertuğrul Firkateyni faciasıyla atıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler siyasetçiler olarak sizler akademisyenler olarak 532 denizcimizin fedakârlığı üzerinden yükselen bu kadim dostluğu güçlendirmek ve yeni nesillere aktarmakla mükellefiz. Türkiye’yle Japonya arasındaki siyasi iş birliğinin geliştirilmesi, stratejik ortaklığımızın temellerinin güçlendirilmesi bu bakımdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

Japonya Başbakanı Shinzo Abe ile gerçekleştireceği ikili görüşmelerde ilişkilerin her alanda derinleştirilmesi üzerinde duracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılının Japonya’da Türk Kültür Yılı olarak ilan edildiğini, yıl boyunca Türkiye’nin zengin kültürel mirasını Japon halkına tanıtmak için pek çok etkinlik düzenleneceğini kaydetti.

Programlardan ilkinin geçen günlerde “Hazineler ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Lale Geleneği” adıyla Tokyo Topkapı Sarayı Sergisi salonunda açıldığını ve yoğun ilgiyle karşılandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, serginin Temmuz ayı sonuna kadar Kyoto Ulusal Modern Sanat Müzesinde ziyarete açık kalacağını, ziyareti kapsamında Prenses Akiko ile de sergiyi gezeceğini bildirdi.

Programı çerçevesinde, dünyanın en iyi yedi sanatçısından biri gösterilen Ara Güler’in fotoğraf sergisinin de açılışını gerçekleştireceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, himayesinde gerçekleştirilen sergiye Japon halkını davet etti.

“TÜRKİYE’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU COĞRAFYADA SON YILLARDA SANCILI HADİSELER CEREYAN ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada son yıllarda sancılı hadiselerin cereyan ettiğine dikkati çekerek sekiz yıldır süren Suriye’deki iç savaş ve Afganistan’dan İran’a, Kuzey Afrika’dan Yemen ve Libya’ya uzanan krizlerle ilgilenmek mecburiyetinde kaldıklarını belirtti.

Türkiye’nin Suriye’den gelen 3.6 milyon ve Afganistan’dan gelenlerle birlikte yaklaşık 4 milyon göçmene kapılarını açtığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar Birleşmiş Milletler hesaplamalarına göre Suriyeli mülteciler için 37 milyar doları aşan harcama yaptığını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki, bize gelen destek nedir diye sorarsanız, şu anda ortalama veriyorum, 2 milyar Euro. Bu süreçte ne yazık ki pek çok Batılı komşumuz yüksek duvarlar arkasına saklanmayı, dikenli tel örgülerin arkasında huzur aramayı tercih etti. Ne evlatlarının minik cansız bedenlerine sarılan annelerin, babaların feryatları ne hapishanelerden yansıyan işkence görüntüleri ne de masum çocukların gözyaşları maalesef birilerini harekete geçirmeye yetmedi” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, SON 17 YILDA KADIN HAKLARI KONUSUNDA BİRÇOK TARİHÎ REFORMA İMZA ATTI”

Dünyada yaşanan her krizin özellikle kadınları hedef aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrımcılığın arttığı, kadınlara yönelik dışlayıcı politikaların yaygınlık kazandığı, aile kavramının erozyona uğradığı bir dönemde Türkiye olarak son 17 yılda kadın hakları konusunda birçok tarihî reforma imza attık. Şahsen siyasette sorumluluk üstlendiğim her yerde kadınlarımızla birlikte yol yürümeye, onlarla iş birliği içinde çalışmaya daima özen gösterdim. 40 yıllık siyasi hayatımda elde ettiğim tüm başarıların gerisinde mutlaka kadınların gayreti, emeği, fedakârlığı bulunuyor” dedi.

Türkiye’nin kadınlarının çalışmasının, yönetmesinin, üretmesinin ve okumasının en önemli hedefleri arasında yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk siyasi tarihinde bizim gibi kadınları vitrine alan, ön plana çıkartan, çok daha ötesi kadını politikalarının merkezine yerleştiren bir başka siyasi hareket yoktur. Partimizin Kadın Kolları 4,5 milyon üyesiyle çok güçlü, son derece organize bir tabana hitap ediyor” diye konuştu.

“KADINLARIMIZI HAYATIN HER ALANINDA HAK ETTİKLERİ İMKÂNLARA KAVUŞTURMANIN GAYRETİ İÇİNDE OLACAĞIZ”

Türkiye’de kamu istihdamında toplam kadın oranının yüzde 38’i geçtiğini, kadınların iş gücüne katılma oranını yüzde 28’den yüzde 34’e, kadın istihdam oranı ise yüzde 25’ten yaklaşık yüzde 30’a çıkarttıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Elbette bu rakamların hepsi önemlidir, ama bizim gözümüzde asla yeterli değildir. İnşallah önümüzdeki dönemde de kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri imkânlara kavuşturmanın gayreti içinde olacağız. Şartlar ne olursa olsun biz Türkiye olarak etnik kimliğine, inancına, teninin rengine bakmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Vicdanların çölleştiği günümüz dünyasında insanlığın vicdanı olacak, hak, adalet ve özgürlük mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.”

Mukogawa Kadın Üniversitesinin şahsıma tevcih ettiği fahri doktora unvanının zorlu mücadelesinde kendisine güç ve cesaret vereceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu üniversiteyi inceleyeceğim, bunun yanında toplam 80 kadın üniversitesini, şu anda Büyükelçime de görevi veriyorum, incelemek suretiyle ülkemde de bunun adımını inşallah atacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mukogawa Kadın Üniversitesinin Türk üniversiteleri ve Türkiye ile kurduğu bağları daha da güçlendireceğine inandığını belirterek üniversiteye çalışmalarında başarılar diledi.

Mukogawa Kadın Üniversitesindeki program kapsamında düzenlenen çay seremonisine de katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a geleneksel kimono giyimli kadınlar çay servisi yaptı.

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU -ENERJİ PETROL MEDYA CEO


TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını kabul etti 0 88004

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabul ettiği Hereke Halı Fabrikası çalışanlarının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde güven mektubu sunumlarının yapıldığı salondaki 108 metrekarelik halıyı dokuyan işçiler kişiler olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye Tarım ve Orman Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Tarım ve Orman Şûrası kapanış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûra boyunca Türk tarımı ve ormancılığıyla ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını belirterek Türkiye’de tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şûra’ya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini, toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanın katıldığını ve 3. Tarım ve Orman Şûrası’nın, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şûra olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

“ŞÛRADA ALINAN KARARLAR TARIM VE ORMANCILIK SEKTÖRÜNÜN GELECEK BEŞ YILINA İSTİKAMET ÇİZECEK”

İstişareye verdikleri önemi dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûranın temel ilkesinin istişare olduğunu, şûrada alınan kararların tarım ve ormancılık sektörünün gelecek beş yılına istikamet çizeceğine inandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan karar önemli olan bir meselenin de alınan kararların hayata geçmesini sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Türk tarım ve ormancılığını çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şûra kararlarını, yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisini güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası’nın çiftçilere yönelik desteğinin artarak devam edeceğini, çok daha etraflıca, geniş kapsamlı, kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sergileyeceğini açıkladı.

“GELİŞMİŞ ÜLKELER, GIDA GELECEKLERİNİ GARANTİYE ALMAK İÇİN OLAĞANÜSTÜ ÇABA HARCIYOR”

İklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele ile coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, dünyadaki tüm ülkeleri bir şekilde yüzleştiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu olumsuzluklardan etkilendiğini bildirdi.

Tabiatın özellikle batılı büyük şirketler eliyle, tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanıldığına, talan edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz asırda yer altı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı, bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor. Gelişmiş ülkeler, gıda güvenliklerini ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcıyor. Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisi budur” ifadesini kullandı.

“Ambarın anahtarı kimin elindeyse, güç de onun elinde olur.” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” diye konuştu.

“TÜRK TARIMINI, KÜRESEL TARIM VE GIDA ŞİRKETLERİNİN GÜDÜMÜNE SOKACAK HER TÜRLÜ TEŞEBBÜSE KARŞIYIZ”

Türkiye için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmediklerini ve asla da müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlığının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal üretimi stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüse karşıyız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini engelleyelim. Çiftçimize her türlü araç gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kâr odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda millî güvenliğimize öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, kârına, zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu, altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“TARIMSAL ÜRÜN İHRACATIMIZI 3,7 MİLYAR DOLARDAN 17,7 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’yi birçok ilkle tanıştırdıklarını ifade ederek yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını, bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini, tarımsal gayri safi yurt içi hasılayı 37 milyar liradan 2018 yılında 213,3 milyar liraya ulaştırdıklarını anlattı.

Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise birinci sırada bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımsal ürün ihracatımızı 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardık. Tarımda dış ticaret fazlamız 4,8 milyar dolar gibi yine ciddi bir rakama ulaştı. Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayımızı bin 413’e yükselttik. Modern seralarımızda üretilen ürünlerimizin yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. Organik ürün sayımızı 150’den 213’e çıkardık. Bu ürünleri yurt dışına da pazarlayarak 2018 yılında 361 milyon dolar gelir elde ettik. Aynı şekilde 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı.  Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik” bilgilerini paylaştı.

ATA Tohumu Projesi ile Türkiye’nin gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağladıklarını, dünyanın 3. büyük Tohum Gen Bankası’nı, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara’da hizmete açtıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve hayvancılık alanında yapılan yenilikleri, sağlanan imkân ve teşvikleri sıraladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ormanları da ihmal etmediklerini belirterek 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturduklarını, orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardıklarını, son olarak da 11 Kasım tarihinde 81 vilayette 2 bin 23 ayrı noktada, toplam 11 milyon fidanı, “geleceğe nefes” olması temennisiyle toprakla buluşturduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Kasım’ı “Millî Ağaçlandırma Günü” ilan ederek, Türkiye’de yeni bir dönemi başlattıklarını aktararak, “11 Kasım’da milletin heyecanına ortak olmak, ağaç seferberliğine katkıda bulunmak varken, ‘Kasım ayında fidan mı dikilir’ diyerek, yapılan işe çamur atmaya kalktılar. Cehaletleri anlaşılınca da milletten özür dilmek yerine, bu sefer de ‘11 milyon fidanın 9 milyonu kurur’ diyerek işi pişkinliğe vurdular. ‘Herkesin ufku denizi kadardır.’ Bunların, bırakın asırlık, yarım asırlık, çeyrek asırlık projeler üretmeyi; yarına dair hiçbir tasavvurları yok” dedi.

ŞÛRADA ALINAN KARARLAR

Şûra kararlarından öne çıkanları paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararlardan bazılarını şöyle sıraladı: “Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma işlemlerini hızlandırarak bu önemli projeyi on yıl içinde tamamlayacağız. Toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planları hazırlayacağız. Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modelleri devreye alacağız. Miras mevzuatını geliştirerek, tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getireceğiz. Gıda depolarında izlenebilirliğin sağlanmasına büyük önem veriyoruz. Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliği için kadın ve genç girişimcilerimizi destekliyoruz. Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketimini özendirerek pazardaki payını artıracağız. Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların muhafazasına ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz. Su ürünlerinde balık işleme sektörünü geliştirerek ihracatın ve yerli tüketimin artırılmasına gayret göstereceğiz. Tohumdan sofraya tüm üretim zincirinde çok daha etkin bir izleme ve denetim sistemi kuracağız. Ülkemiz su kaynaklarının verimli yönetilebilmesi amacıyla Su Kanunu’nu çıkaracağız. Tarım ve orman mevzuatını sadeleştireceğiz. Sözleşmeli üretim ve hayvancılık modellerini yaygınlaştıracağız. Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi hâline getirmekte kararlıyız.  Çiftçilerimizi desteklemek ve onlara yol göstermek amacıyla mesleki eğitim kurumları açmayı planlıyoruz. Gıda kaybı ve israfının önlenmesine yönelik yeni tedbirler getiriyoruz. Gıdada taklit ve tağşiş cezalarını, caydırıcı seviyeye yükselteceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılına ait bazı müjdeleri de açıklamak istediğini belirterek besilik hayvan için 2020 yılında da müracaat almayacaklarını, 15 bin kıyı balıkçısını ilgilendiren desteklemelerin gelecek ay ödeneceğini, Avrupa’nın ve ülkemizin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin, 16 bin 500 ton kapasite ile kurulacağını, ormancılık faaliyetlerinde çalışan vatandaşların maliyetinin yüzde 20’si hibe, kalan kısmı faizsiz kredi şeklinde olmak üzere prefabrik evler edinmelerini sağlayacaklarını açıkladı.

Çiftçilere ek gelir temini kapsamında, “Bin Köye Bin Tıbbi Aromatik Bitki Bahçesi” kurulmasını hedeflediklerini, yerli ve millî elektrikli traktörün farklı bir modeli ile kendi yürür ilaçlama makinasının üretim aşamasına geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bitkisel üretimimizi önümüzdeki yıl yüzde 5 artırarak, yaklaşık 125 milyon tona yükseltmeyi planlıyoruz. Sertifikalı tohum üretimimizi de yine yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona, tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü ise 1,4 milyar dolara çıkarmayı hesaplıyoruz” açıklamasında bulundu.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini 2019 yılında Fark Ödemesi Desteği kapsamına aldıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sofralık zeytinin kilogramına 15 kuruş destek vereceklerini söyledi.

“MİLLETİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYA, ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılında 56 milyon küçükbaş rakamını yakalamak istediklerini, küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek vereceklerini, tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemin kurulduğunu, yılda 220 bin adet yerli et ve yumurta amaçlı damızlık civciv üretimi yapılmasını sağlayacaklarını, bu damızlıklarla 30 milyon tavuk üretilebileceğini kaydetti.

Çay üreticilerinin de desteklemeye devam edeceklerini, gelecek yıl çay alım miktarını 650 bin tona, ihracat dâhil kuru çay satışını da 115 bin tona çıkaracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman varlığını 2020 yılı sonunda 22,9 milyon hektara ulaştıracaklarını, baraj sayısını 841’den 856’ya çıkarmayı ve depolama hacmini 178 milyar metreküpe ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz için çalışmaya, üretmeye, ter dökmeye devam edeceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.