Cumhurbaşkanı Erdoğan“Demokrasimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizi daha da güçlendirecek reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz” 0 88191

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ 14. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hak İşçi Sendikaları (HAK-İŞ) Konfederasyonu 14. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in kurulduğu günden beri sadece işçinin, emekçinin hakkını aramakla kalmadığını aynı zamanda bağrından çıktığı toplumun tüm meseleleriyle yakından ilgilenen bir sendika olduğunu söyledi.

“82 MİLYON VATANDAŞIN HER BİRİNİN HAYAT SEVİYESİNİ YÜKSELTECEK İCRAATLAR ORTAYA KOYDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve şimdi de Cumhurbaşkanlığı görevlerinde her zaman işçinin yanında yer aldığının altını çizerek, “Büyük büyük laflarla, yalanlarla, sloganlarla, ideolojik illüzyonlarla, hele hele içi boş vaatlerle milletimizi ve emekçilerimizi kandırmaya asla çalışmadık. Bunun yerine bu ülkenin 82 milyon vatandaşının her birinin hayat seviyesini yükseltecek icraatlar ortaya koyduk” ifadesini kullandı.

Zenginliği milletin tamamına mal ederek, herkesin bundan hakkını almasını sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son dönemdeki döviz dalgalanmaları sebebiyle uluslararası hesaplarda bir miktar gerileme yaşanmış olsa da, fiilen milletimizin, 17 yıl öncesinin çok üzerinde bir refah seviyesinde bulunduğunu vicdan sahibi herkes kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Ekonomideki gelişmelerle millî geliri üç kattan fazla artırdıklarını, zenginliğin tabanını genişlettiklerini, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’yi dünyanın 13’üncü büyük ekonomisi hâline getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş sebebiyle borçlanma oranı bir parça yukarı çıksa da Türkiye’nin AB ve OECD ülkeleri arasında çok iyi bir yerde bulunduğuna vurgu yaptı.

İçerdeki reformları hızlandırarak, dış şoklara karşı da daha güçlü hâle gelerek yaşanan sürecin atlatılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte o zaman borçlanma politikalarımızı daha adil ve sürdürülebilir bir zeminde yürütme imkânına kavuşacağız. Bu dengeyi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik. İnşallah uzak olmayan bir gelecekte, her alanda yeniden hedeflerimize uygun bir seviyeye çıkacağız” dedi.

“YENİ YÖNETİM SİSTEMİNDE, MERKEZ BANKASI BAŞKANINI ATAMA GÖREVİ CUMHURBAŞKANINA BIRAKILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme görevi verdiğini ve gereken her durumda ihtiyaç duyulan adımları atmak, kararları almak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Merkez Bankası Başkanlığında yaptığımız görev değişikliğinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni yönetim sisteminde, Merkez Bankası Başkanını atama görevi, ülkenin diğer politikalarıyla birlikte ekonomi politikasından da sorumlu olan Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Eğer ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklediğimiz rolü hakkıyla oynayabilmiş olsaydı, böyle bir değişikliğe zaten ihtiyaç olmazdı.”

Yaşanan tıkanıklığın bedelini ülke ve tüm milletin hep birlikte ödediğini ve bu duruma rıza göstermesinin görevi ihmal olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için gereken istişareleri yaptık, kararımızı aldık ve uyguladık. İnşallah bundan sonra Merkez Bankası ekonomi programımıza çok daha güçlü destek verecektir” dedi.

“TÜRKİYE, DEMOKRASİ VE EKONOMİDEKİ ATILIMLARIYLA DÜNYAYI ŞAŞIRTMIŞ BİR ÜLKEDİR”

Türkiye’nin demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiği atılımlardaki başarılarıyla, geçmişten beri hep dünyayı şaşırtmış bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de herkesi bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 31 Mart seçimlerinin ardından, özellikle CHP ve HDP’ye mensup belediyelerde sendikalardan istifa ettirilen 17 bine yakın üyesi ve işten atılan 800’e yakın kişiyle ilgili verdiği mücadeleyi desteklediğini belirterek, “Seçimlerden önce ‘hak, hukuk, adalet’ laflarını ağızlarından eksik etmeyenlerin, seçimlerin ardından haksızlık, hukuksuzluk ve faşizm abideleri hâline dönüşmesini üzüntüyle takip ediyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendika değiştirme baskısının işçinin hak arama mücadelesine yönelik aleni bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Hele hele sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak ekmeğinden-aşından, çoluğunun-çocuğunun nafakasından mahrum etmek, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek, partizanlığın en sefil, en aşağılık hâlidir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin bir yılını doldurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda Türkiye’nin döviz-faiz-enflasyon tuzağı başta olmak üzere, pek çok kritik sınamaya maruz kaldığını, Suriye ve Irak’tan Doğu Akdeniz’e kadar, Türkiye açısından hayati önem taşıyan nice uluslararası krizle mücadele ettiklerini, ABD ve Avrupa ülkelerinin haksız eleştiri ve uygulamalarına göğüs gerdiklerini anlattı.

“BAKANLIKLARIMIZIN VE KURUMLARIMIZIN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ DESTEKLEYECEK, ZAFİYET ORTAYA ÇIKAN YÖNLERİNİ DE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Bu süreçte 4,5 milyon sığınmacının ekonomik, siyasi ve insani yükünü omuzladıklarını, yerel seçimler öncesinde ve sonrasında siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yaşananların yeniden yapılanmanın hem başarılı hem de eksik, aksak yönlerini gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde, ortaya çıkan sorunların tamamının da üstesinden gelinebilir ve çözülebilir olması sevindiricidir. Reform ve değişim, insanların kendi hayatları gibi kurumlar için de kesintisiz bir süreci ifade eder. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet ortaya çıkan yönlerini de süratle değiştireceğiz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki bu en önemli yönetim reformunu baltalama peşinde olanlara aradıkları fırsatı vermeyeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin yüzde 52 ile desteğini verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni daha ileriye nasıl taşıyacakları, eksikliklerini, aksaklıklarını nasıl düzelteceklerinin yollarını aradıklarını belirtti.

İstişareye verdiği önemi dile getirerek, “Tayyip Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını da, elde ettiği tüm başarıları da buna borçludur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle irtibatımızın kesildiği, tabanımızla bağımızın koptuğu, kanaat önderlerimizle muhabbetimizin zayıfladığı gün, zaten bizim de bittiğimiz gün demektir. Hâlbuki bizim daha milletimize yapacak çok hizmetimiz, ülkemizde icra edecek çok işimiz, umudunu bize bağlamış insanlara verecek çok mesajımız var” dedi.

“HAKKA, HAKİKATE, ADALETE, EHLİYET VE LİYAKATE DAHA ÇOK ÖNEM VERECEĞİZ”

Cengiz Han’ın torunu Hülagu ile Kadıhan arasında Bağdat’ın ele geçirilmesi sırasında yaşanan rivayeti naklederek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi bugünlere medeniyetimize, tarihimize, kültürümüze sahip çıkmamız, yani özümüze yönelmemiz getirmiştir. Şayet bugün bir takım sıkıntılar yaşıyorsak, bunun sebebini de yine burada arayacağız. Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Hakka, hakikate, özellikle adalete, emanete, ehliyete, liyakate, istişareye daha çok önem vereceğiz. Kibre, büyüklenmeye, böbürlenmeye, dar kadroculuğa, özellikle de milletten kopuşa sebep olan her türlü hastalığı bünyemizden söküp atacağız. Bu şekilde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirdiğimizde, Allah’ın izniyle önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ne sınırlarımıza yığılan teröristler ne onları üzerimize kışkırtan güçler ne yüzümüze dost gözüküp arkamızdan kuyumuzu kazan riyakârlar hedeflerimize ulaşmamıza engel olamayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Türkiye’ye son 17 yılda kazandırdığı hizmetlerin gerisinde; istikrar ve güven iklimini, gerektiğinde kendinden fedakârlık yapma pahasına koruma iradesini gösterebilmesinin yattığını vurguladı.

“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN DEĞİŞİMİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

İstikrar ve güvene en çok ihtiyaç duyulan zamanın içinden geçilen bu dönem olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık önümüzde, Cumhurbaşkanlığı ve Meclis bakımından dört yıllık, belediyelerde de beş yıllık kesintisiz bir icraat dönemi vardır. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmekte kararlıyız. Demokrasimizi daha ileriye taşıyacak, ekonomimizi sıkıntılarından kurtarıp daha da güçlendirecek, bizi hedeflerimize yaklaştıracak reformları kararlılıkla hayata geçireceğiz. Birileri istediği veya birileri sürekli gündeme getirdiği için değil, milletimizin beklentilerini karşılamak ve kendi programlarımızı hayata geçirmek için değişimi kesintisiz sürdüreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin tökezlemesini, yere kapaklanmasını bekleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacaklarını, meydanı, dışarıdan ve içeriden bu millete diz çöktürmeye, Türkiye’yi esir almaya çalışanlara terk etmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni 15 Temmuzlara olduğu gibi, yeni 28 Şubatlara da fırsat vermeyeceğiz. Siyaset mühendisliği hesaplarının millî iradeye galebe çalamayacağını bir kez daha göstereceğiz. Bunun için de beşer olduğumuzun bilinciyle sigaya, sorgulamaya, derlenip toparlanmaya kendimizden başlayacağız. Allah şahittir ki niyetimiz halistir. Rabbim inşallah yar ve yardımcımızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 14’üncü Olağan Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını dileyerek, konuşmasını tamamladı.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini, tarihini bilen, ahlaklı ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı’nın düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Okçular Vakfı’nın İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğine video konferans yöntemiyle katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasını başında İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümünün kutlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ildeki gençlere selamlarını iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fethin yıl dönümünde Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olan, siyasi dehası ile İstanbul’un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmed Han’ı ilimi, irfanı ve hikmeti ile fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretlerini, son nefesini sancağı surlara dikerek veren Ulubatlı Hasan’ı, vatan semalarında ezanımızı dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

“OK İLE YAY DEVLET İDARESİNDE HÂKİMİYET NİŞANESİ OLARAK SEMBOLİK DEĞERE SAHİPTİR”

Programa öncülük eden Okçular Vakfı’nın yöneticilerini, programın icrasına destek veren tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fetih Kupası’nın sekizincisine katılan sporculara, “Ya Hak” diyerek attıkları oklar ile fetih ruhunu bugüne taşıyan tüm okçulara da şükranlarını sunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl dinî bayramlar ile millî günlerin alışılmışın dışında kutlandığını, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayının ve bayramın da buruk geçtiğini ifade ederek bu yıl İstanbul’un fethini de daha mütevazı kutlamaya çalıştıklarını ancak yaşanan olağanüstü durumun bile fetih coşkusunu gölgelemesine müsaade etmediklerini kaydetti.

Okçuluk ve atıcılığın salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek şöyle konuştu: “Sevgili gençler ve değerli sporcularımız günümüzde ok ve yay savaş ve avlanma aracı olmanın ötesinde siyasetten sosyal hayata birçok manayı uhdesinde barındırır. Siyaset geleneğimizde yay, merkezi ok ise uç beyliklerini ve akıncıları temsil eder. Ok ile yay devlet idaresinde hâkimiyet nişanesi olarak sembolik değere de sahiptir. Ayrıca ok gönderilen kişinin gönderenden emin olması anlamına gelir. Ecdat için okçuluk sadece savaşa hazırlık talimi değil, sosyal ve beşeri hayatı tanzim eden bir değerler manzumesidir. Bunun için ok meydanına abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaklanmıştı.”

“KÜLTÜRÜNDEN HABERSİZ BİR NESLİN HAYATA TUTUNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Çocukluk ve gençlik yılarının hemen hemen tamamının şu an etkinliğin düzenlendiği mekânda geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kabza sınavında okçuların yeteneklerinin yanı sıra ahlak ve şahsiyetlerine de bakılırdı. Sporcuların kin gütmesi asla hoş karşılanmazdı. Spor müsabakaları öncesinde muhakkak besmele çekilir, Peygamber Efendimize salavat gönderilirdi. Sporda rekabetle birlikte dayanışma, mücadeleyle birlikte çelebilik de teşvik edilirdi. Pehlivanların özel hayatlarında da tıpkı er meydanındaki gibi yiğit, civanmert olmaları beklenirdi” dedi.

Ata sporlarının ihyasının, Türk toplumuna özgü değerlerin yeniden ayağa kaldırılması anlamına geldiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor alanında hırsın, bencilliğin, maddiyatın, haksız rekabetin arttığı bir dönemde gençlerin yeni bir spor ahlakıyla ahlaklanmasını istediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlatlarımızı okçuluğa, biniciliğe, atıcılığa yönlendirirken aynı zamanda onları kendi kültürel kodlarımızla da tanıştırıyoruz. Kökleriyle bağı kopmuş bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa kültüründen habersiz bir neslin de hayata tutunması mümkün değildir” ifadesini kullandı.

“TARİHİMİZİ HAKKIYLA ANLATAN DİZİLER, FİLMLER ATA SPORLARIMIZI TÜM DÜNYAYA TANITIYOR”

“Devlet olarak ana önceliğimiz, kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hedefimizi gerçekleştirmede millî değerlerimizin taşıyıcısı olan ata sporlarımız bizim en büyük yardımcımızdır. Maziden atiye kurulan birer köprü olarak görmüş olduğumuz tüm ata sporlarımızı teşvik ediyor, önemli destekler veriyoruz. Okçular Vakfımız ve Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun da gayretleriyle Türk okçuluğuna ilgi günden güne artıyor. Tarihimizi hakkıyla anlatan diziler, filmler ise ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtıyor. Bu dizilerin etkisiyle genç kuşaklar okçuluk, atlı binicilik, cirit gibi ata sporlarımızı öğrenmeye daha fazla merak sarıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer spor dallarında olduğu gibi, ata sporların da devletin gençlere sunduğu imkânların genişlediğini belirterek daha önce ferdi ya da hobi olarak yapılan âdeta unutulmaya yüz tutan ata sporlarını son derece modern tesislere kavuşturduklarını söyledi.

“Türkiye’nin diğer alanlarla birlikte geleneksel spor dallarında da yeni bir şahlanışın eşiğinde olduğuna inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Farabi’nin “Bedenini iyi idare eden evini, evini iyi idare eden ülkesini iyi idare eder” sözlerinin başta gençler olmak üzere herkese ilham kaynağı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 567. Yıl dönümünde İstanbul’un askerî ve manevi fatihlerini yâd ettiğini belirterek şehitlere de Allah’tan rahmet diledi.

Programda geleneksel ve olimpik okçular, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ya Hak” nidası ile atış gerçekleştirdi. Başarılı tüm sporcuları tebrik ederek bundan sonraki süreçte başarılarının artarak devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki bu tür müsabakalar, hele hele Dünya Etnospor olarak yapılan hazırlıklar ve müsabakalar, bizim heyecanımızı, coşkumuzu, gençliğimizin buraya olan ilgisini daha da artıracaktır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde, Türkiye hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” dedi.

,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe’de yapımı tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınında kaybedilen tüm hocalar ve vatandaşlarla birlikte Prof. Dr. Feriha Öz’e Allah’tan rahmet diledi.

“ÜLKEMİZE HİZMET EDEN HİÇ KİMSEYİ UNUTMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kadirşinas bir milletiz. Ülkemize hizmet eden, bu uğurda fedakârlık gösteren hiç kimseyi unutmayız. Bunun için buraya Prof. Dr. Feriha Öz, Yeşilköy’de inşa edilen hastaneye de Prof. Dr. Murat Dilmener’in ismini verdik. Böylece ömürlerini insan sağlığına adayan, salgın döneminde de yine büyük bir gayretle çalışırken son nefeslerini teslim eden hocalarımızın isimlerini ebediyete kazıdık” dedi.

Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun isminin de Okmeydanı’nda inşa edilen şehir hastanesine verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan 2. Abdülhamit tarafından inşa ettirilen Hadımköy’deki hastaneye de restoresinden sonra Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin yapımında emeği geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile ekibini, yüklenici firma Rönesans Grubu’nun her kademe çalışanlarını tebrik ederek, açılışı yapılan hastane ile Yeşilköy’deki hastane yapımını aynı firmanın yüklendiğini, bunlardan birinin bedelinin de tamamen bu firmaya ait olduğunu vurguladı.

Kapasitesinin tamamı gerektiğinde yoğun bakım altyapısına sahip bu hastanenin iki ay gibi kısa bir sürede yapıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde Türkiye, hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de işte buradaki gibi yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“SAĞLIK TURİZMİNİ HEDEFLİYORUZ VE BUNU BAŞARACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Prof. Dr. Feriha Öz Aciz Durum Hastanesi ile Yeşilköy’de inşa edilen Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesine havayoluyla da hasta nakli yapılabileceğini anlatarak, şöyle devam etti: “Uluslararası herhangi bir hasta buraya gelmek istediğinde rahatlıkla pist var, bu piste inecek ve buradan yürüme mesafesinde hemen hastaneye gelecek. Aynısı Yeşilköy için geçerli. Orada da yine havaalanına gelecek ve oradan yürüme mesafesinde hastaneye inecek. Tedavi bitti, yine hemen uçağıyla gitmesi gereken yere gidecek. İster ulusal, ister uluslararası hepsine hazır. Niye? Dedik ya sağlıkta sağlık turizmini hedefliyoruz ve bunu başaracağız. Şayet salgın acil bir ihtiyaç göstermiş olsaydı bu süreyi belki daha da kısaltabilirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 72 bin metrekare kapalı alana 1000’in üzerinde yatağa, en modern cihazlara sahip böyle bir hastaneyi kısa sürede hizmete hazır hâle getirmenin dünya çapında bir başarı olduğunun altını çizerek, “Teknolojinin en ileride seviyede olanlarını biz buraya transfer ettik. Türkiye’nin sağlık alanında geldiği seviyenin en somut örneği olan bu hastanelerimiz kendi vatandaşlarımızla birlikte şifayı ülkemizde arayan herkese hizmet verecektir. Geçtiğimiz yıl 750 bine yaklaşan yabancı hasta sayısının önümüzdeki yıllarda katlanarak artmasını bekliyoruz” dedi.

“SALGIN SÜRECİNDE ÜLKEMİZİN ELİNDEKİ İMKÂNLAR DAHA İYİ ANLAŞILDI”

“Salgın sürecinde sağlık konusunda ülkemizin elindeki imkânların kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığına inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte 190’ı aşkın ülkeden talep geldiğini, Türkiye’nin 90’ı aşkın ülkeye sağlık ürünlerini gönderdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 18 yılda inşa ettiğimiz bin 526 yeni hastane, 4 bine yakın tedavi kurumu, toplamda 240 bini bulan yatak kapasitesi, 1 milyon 100 bine yaklaşan sağlık çalışanı sayısı seviyesine biz hocalarımızın gayretleri, bizim hazırladığımız fiziki mekânlarla ulaştık. Ülkemiz hastanelerinde 48 adet olan MR sayısını 906’ya, 323 olan bilgisayarlı tomografi sayısını bin 210’a, 4 bin 891 olan diyaliz sayısını 17 bin 640’a, 889 olan yoğun bakım yatağı sayısını 40 bine, 618 olan ambulans sayısını 5 bin 382’ye çıkartmamış olsaydık herhalde bu başarıyı gösteremezdik” değerlendirmesinde bulundu.

Bugüne kadar hizmete açılan 16 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 11 şehir hastanesinin her birini dünya çapında sağlık kuruluşları olarak inşa ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en büyük mutluluğunu sağlık olarak gören bir inançla ülkemizin dört bir yanını en modern tesislerle donattık. Hamdolsun, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmak ve kalitesini yükseltmek için yaptığımız her yatırımın karşılığını aldık” dedi.

Prof. Dr. Feriha Öz’ün yine tıp alanında profesör olan evlatlarından “Yetiştireceğiniz öğrenciler çok çok önem arz ediyor. Zira tıpta biz fiziki mekânları hazırlıyoruz ama hocaları ise siz yetiştireceksiniz” ricasında bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hocalarımızla da bu fiziki mekânlar ayrıca güç bulacak. Bunu ne kadar başarırsak, bu işte ne kadar büyük hamleler yaparsak inanıyorum ki bu hastanelere gelen hastalarımız da oradaki gördükleri kabiliyetli hocalarımızla birlikte şifa bulacak ve ondan sonra da dualar hem size hem bize olacak” ifadesini kullandı.

DÜNYANIN EN KAPSAMLI VE DÜŞÜK MALİYETLİ GENEL SAĞLIK SİGORTASI SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli genel sağlık sigortası sistemini Türkiye’de kurmuş olmanın öneminin salgın döneminde daha iyi anlaşıldığını kaydederek, “Bakın Amerika bile çözemedi işi, Rusya çözemedi işi hepsi sıkıntıda hepsi. Bizden bakın destek istediler, biz de her yere gönderdik. Mademki bizde var göndeririz dedik ürettik, üretiyoruz” diye konuştu.

Genel sağlık sigortası hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dileyen herkesin aylık 88 lira ödeyerek genel sağlık sigortasına dâhil olabildiğini, bu rakamı ödeyecek gücü olmayan vatandaşların primlerinin ise devlet olarak ödendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Teşhisin, tedavinin, ilacın tamamı genel sağlık sigortası kapsamına girdiği için vatandaşlarımız herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Özel sağlık kuruluşlarından hizmet almak isteyenler de genellikle de oldukça makul bir rakam olan farkını ödeyerek bu imkândan yararlanabiliyor. Milletimiz tarafından tüm bu hizmetler Allah razı olsun mukabelesiyle, memnuniyetle karşılanmıştır. Diğer ülkelerin hiçbirinde böyle bir sistem yok Amerika’da, Avrupa’da, diğer gelişmiş ülkelerde insanlar ancak yeteri kadar paraları varsa sağlık hizmeti alabiliyor, yoksa gerçekten çok perişan durumlara düşüyorlar. Üstelik biz bu salgın döneminde, özellikle de Hollanda’dan birçok oralarda çalışan vatandaşlarımız maalesef ölüme terk edilmişlerdi ve onları biz ambulans uçaklarımızla aldırttık ve geldiler tedavileri Türkiye’de devam ediyor. Üstelik biz bu hizmetleri bütçemizi altüst etmeyecek, sağlanan fayda ile maliyetin gayet dengeli olduğu ekonomik bir zeminde veriyoruz. Türkiye’deki genel sağlık sigortasını incelemek için dünyanın dört bir yanından heyetler ülkemizi ziyaret ediyor. İnşallah salgın döneminden sonra hem sağlık tesislerimizi hem genel sağlık sigortamız başarılı bir model olarak küresel düzeyde daha çok ilgi çekecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son iki asır boyunca büyük kayıplar yaşadığını, tarihî fırsatları kaçırdığını belirterek, “Ülkemizin bu savrulmalarının ve içe dönük mücadele üzerine kurulu serencamın sürmesini isteyenler darbelerden vesayete, terör örgütlerinden kifayetsiz siyasetçilere kadar malzeme bulmakta zorlanmamıştır. Ancak milletimiz istiklalinden ve istikbalinden ümidini hiç kesmemiştir” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ MUTLAKA 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte millî iradeden aldığı güçlü bu kısır döngüyü kırmak için mücadele verenlerden bazıları darağacına gönderilmiş, bazıları da aynı akıbetle tehdit edilmiştir. Rahmetli Abdülhamid-i Sani, Gazi Mustafa Kemal, Adnan Menderes ve Turgut Özal gibi isimlerin milletimizin gönlünde taht kurmasının gerisinde işte bu gerçek vardır. Milletimizin 18 yıldır gerektiğinde canı pahasına bizim yanımızda yer alması da bu mücadele silsilesinin devamıdır” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye yapacak daha çok hizmetleri bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız. Gençlerimize bugün 567. yıl dönümüne ulaştığımız fethin, 600. yıl dönümü olan 2053 için büyük ve güçlü Türkiye’yi bırakmakta kararlayız. Biz göremesek de evlatlarımızın Malazgirt Zaferimizin bininci yıl dönümü olan 2071’de tüm kayıplarını telafi etmiş, dünya sahnesinde hak ettiği yere gelmiş bir Türkiye’de yaşayacağından eminiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Prof. Dr. Feriha Öz’ün kızı Fulya Öz ve gelini Büge Öz ile hastanenin açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.