Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonunda konuştu 0 88886

“Milletimiz tarih boyunca büyük hayallerin ve hedeflerin peşinde koşmuş, bunun için gece gündüz mücadele etmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Resepsiyonu’nda yaptığı konuşmada, “Bizim milletimiz tarih boyunca hep büyük hayallerin, büyük hedeflerin peşinde koşmuş, bunun için gece gündüz mücadele etmiştir. Bu sayede binlerce yıldır yaşadığımız her coğrafyada hürriyetimizi korumayı, devletimizi kurmayı, milletimizin onurunu en üstte tutmayı başardık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 97. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir resepsiyon verdi.

Şehit yakınları ve gazilerin yanı sıra siyaset, iş, sanat ve spor camiasından çok sayıda davetlinin katıldığı resepsiyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı. Konuşmasının başında, resepsiyona katılanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.

Bu zaferi millete armağan eden İstiklal Harbi’nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Büyük Millet Meclisinin kıymetli üyelerini, kahraman Türk ordusunun tüm askerlerini rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zafer gibi 30 Ağustos’un arkasında da gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden kahramanlarımızın cesaretleri vardır” diye konuştu.

“SONRAKİ NESİLLERİN ÖNÜNDE ÇOK DAHA AYDINLIK BİR UFUK AÇMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört gün önce de Malazgirt’te Sultan Alparslan ve ordusunun zaferinin kutlandığını anımsatarak, “Bu coğrafyayı bize vatan kılmak için bin yıldır cepheden cepheye koşarak can veren, terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen tüm şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Şehitlerimizin hepsine Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Ecdattan alınan bu kutlu emaneti sonraki nesillere bırakmayı en önemli görev addettiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan 97 yıl önce bir 30 Ağustos günü Anadolu’nun bağrına saplanmak istenen hançeri söküp atan atalarımız yepyeni bir ufuk açmışlardı. Biz de yürüttüğünüz mücadeleyle sonraki nesillerin önünde çok daha geniş, çok daha aydınlık bir ufuk açmanın gayreti içindeyiz. Gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonlarını miras olarak bırakmak için gece gündüz çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023 için belirlediğimiz hedefler, bu büyük vizyonların altyapısıdır. Birkaç yıllık gecikmeyle de olsa inşallah 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. İşte o zaman Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle Türkiye’nin önünde yepyeni bir dönem açılmış olacaktır.”

Her zaferin gerisinde bolca ter ve gerektiğinde dökülen kanlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yürütülen mücadelenin de kan ve terle yoğrularak ilerlediğini vurguladı.

“BİZİM KİMSENİN TEK KARIŞ TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOKTUR”

“Kahraman güvenlik güçlerimiz, ülkemiz içindeki sarp dağlardan şehirlerin karanlık dehlizlerine, yurt dışında teröristlerin yuvalandığı inlere kadar bölgemizin tamamını âdeta hallaç pamuğu gibi atıyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Haluk Dursun Hocamızın dediği gibi evet bizler kesinlikle gerek Dicle’nin doğusunda gerekse Fırat’ın doğusunda kesinlikle kuzularımızı kurtlara kaptırtmayacağız, yedirmeyeceğiz. Kara, deniz, hava güçlerimiz ve diğer tüm savunma unsurlarımızın kalplerinde vatan sevgisi, dillerinde tekbir, eller tetikte ve gözler ufukta 24 saat görev başındadır” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokraside ve ekonomide güçlü Türkiye için yürütülen bu mücadelenin sembolü de tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet olarak ifade ettiğimiz Rabiamızdır” şeklinde konuştu.

“Hep söylediğimiz gibi bizim kimsenin tek karış toprağında gözümüz yoktur ama bizim kendi topraklarımıza dikilen gözlere, egemenlik haklarımıza uzanan ellere, istiklalimize ve istikbalimize yönelen tehditlere de en küçük bir tahammülümüz olamaz” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Irak’ta, Suriye’de, Doğu Akdeniz’de ve coğrafyamızın dört bir yanında verdiğimiz mücadelenin tek bir gayesi bulunuyor. Bu gaye, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin haklarını savunmak bunun yanında dost ve kardeş halkların güvenliklerini de temin etmektir, çünkü sınırlarımız ötesinde milyonlarca insanın hayatı ve evi tehlike altındaysa bizim burada huzur içinde yaşayabilmemiz mümkün değildir” dedi.

“İNSANLARIN HAYATINA DOKUNAN KALICI PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Türk milletinin dostları ve kardeşleri ateş çemberiyle çevriliyken buna sırtını dönecek, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyebilecek bir millet olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Dünyanın neresinde bir mazlum zulüm altındaysa bir mağdur kendisine uzanacak yardım eli bekliyorsa orada olmak inancımızın, kültürümüzün bir gereğidir” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün nasıl millet olarak ecdadımızın geride bıraktığı hayırlı hizmetlerle gurur duyuyorsak sonraki nesillere de benzer mirası bırakmayı namus borcumuz kabul ediyoruz. Bunun için zaferlerimizi sadece savaş alanlarındaki başarılarımızla toprakların fethini değil, aynı zamanda gönüllerin fethini de ifade eden dönüm noktaları olarak görüyoruz. Zaferlerimize ne kadar sıkı sahip çıkarsak gönül kapılarını açma konusundaki başarılarımızı da o derece iyi hatırlar ve uygularız. Bayrağımızla girdiğimiz her yerde gerçekten samimi bir hüsnükabul ile karşılanıyor oluşumuzun sebebi işte budur. Çünkü biz öldürmek, yıkmak, yok etmek değil, yaşatmak, inşa etmek, ihya etmek için gideriz ve gereğini de yerine getiririz. Son dönemde Afganistan’dan Kosova’ya, Somali’den Bosna’ya kadar askerlerimizin görev yaptığı her yerde inşa faaliyetlerimiz güvenlik faaliyetlerimizin katbekat üzerinde olmuştur” diye ekledi.

TİKA’dan AFAD’a, Kızılay’dan Yurtdışı Türkler Başkanlığına kadar tüm kurumların Türk bayrağını dalgalandırdıkları her yerde aynı anlayışla faaliyet yürüttüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkesin sömürmek, kendine bağımlı kılmak, askerî veya ekonomik lojistik ihtiyacını gidermek için gittiği yerlerde biz insanların hayatına dokunan kalıcı projeleri hayata geçirmek için çalışıyoruz. Bu bazen okul, bazen hastane, bazen ibadethane, bazen yollar, alt yapı, bazen su… İşte biz bunlar için varız. İşte bu şekilde âdeta dişimizle tırnağımızla kurup geliştirdiğimiz gönül bağları sayesinde Türkiye 82 milyon nüfusu ve 81 vilayetinin çok ötesinde bir etki alanına ve güce sahip olmuştur” ifadelerini kullandı.

“BİRLİĞİMİZE, KARDEŞLİĞİMİZE SAHİP ÇIKTIĞIMIZ SÜRECE BAŞARIDAN BAŞARIYA KOŞTUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, bu gücün de desteğiyle hedeflere birer birer ulaşacaklarını, yeni zaferleri hep birlikte millete armağan edeceklerinin altını çizdi.

“Hayalleri olmayan, hayallerini hedefe çeviremeyen, hedeflerini birer birer hayata geçiremeyen toplumların başka hayallerin malzemesi hâline dönüşmesi kaçınılmazdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bizim milletimiz tarih boyunca hep büyük hayallerin, büyük hedeflerin peşinde koşmuş, bunun için gece gündüz mücadele etmiştir. Bu sayede binlerce yıldır yaşadığımız her coğrafyada hürriyetimizi korumayı, devletimizi kurmayı, milletimizin onurunu en üstte tutmayı başardık. Sahip olduğumuz binlerce yıllık devlet tecrübesi bize kendimizi sürekli yenilememiz, gücümüzü hep diri tutmamız gerektiğini gösteriyor. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıktığımız sürece başarıdan başarıya koştuk. Ne zaman tefrikanın, fitnenin, husumetin pençesine düştüysek kaybettik. Bunun için Türk milletinin bileğini er meydanında bükemeyeceğini bilenler hep birlik ve beraberliğimize saldırmıştır. Son 200 yıldır başımıza gelenlerin tek sebebi işte budur. Ülkesi ve milleti yerine kendi küçük hesapları için çalışanlar elbette hiç eksik olmamıştır ama milletimiz bu küçük hesap sahiplerini hep tefrik etmeyi ve vakti saati geldiğinde dersini vermeyi bilmiştir.”

“TÜRKİYE, SINIRLARI BOYUNCA GERÇEKTEN KAHRAMANCA BİR MÜCADELE VERİYOR”

Dünyanın ve bölgenin, etkisi belki asırlar boyu sürecek bir yeniden yapılanma döneminden geçerken, ülkede birilerinin yine aynı hesapların peşinde olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, sınırları boyunca gerçekten kahramanca bir mücadele veriyor, birileri teröristlerin ve onların arkalarındaki güçlerin ağzıyla buna gölge düşürmeye çalışıyor. Türkiye Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta büyük bir siyasi ve ekonomik mücadele içinde ama buna birileri karşımızdakilerin tezleri ile karşı çıkıyor. Türkiye siyasi, ekonomik ve askerî olarak kuşatılmaya çalışılıyor, bazıları sırf kendi pastalarını büyütmek için hasımlarımızın değirmenlerine su taşıyor. Gerçi biz aynı zihniyeti bir asır öncesinden de biliyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları Ankara’da İstiklal Harbi’ni yürütürken kimlerin nasıl manda peşinde koştuklarını unutmadık. Ordularımız düşmana karşı cephede savaşırken birilerinin arkada nasıl çapulculuk yağmacılık peşinde koştuklarını da gayet iyi hatırlıyoruz. Ama sonuçta ne mandacılar ne çapulcular ne de yağmacılar kazanmıştır, kazanan milletimizin istiklal mücadelesi olmuştur. Bugün de kim hangi yalpayı yaparsa yapsın, kim nerede saf tutarsa tutsun kazanan milletimiz olacaktır. Milletimizle birlikte bu mücadeleyi yürütenler olacaktır. Hiç endişeniz olmasın bir oldukça beraber oldukça, iri oldukça, diri oldukça, kardeş oldukça hep birlikte Türkiye oldukça, Allah’ın izniyle zafer bizimle beraber olacaktır.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7. Anadolu Güneşi Elektrik Üretiyor Buluşması yapıldı 0 8987

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da altıncı, dünyada on üçüncü sıraya yerleşti. Güneş enerjisinde ise Türkiye çok büyük bir mesafe kat etti. 10 yıl öncesine kadar güneş enerjisi kurulu gücümüz sıfırken bugün 6 bin 32 megavat seviyesine geldik.” dedi.

Kayseri’de bir otelde düzenlenen 7. Anadolu Güneşi Elektrik Üretiyor Kayseri Buluşması’na katılan Dönmez, Kayseri’nin yeniliğe ve gelişime her zaman açık olduğunu söyledi.

Bakan Dönmez, kentte toplam lisanssız kurulu güç kapasitesinin 318 megavat olduğunu, bunun yüzde 97’sinin yani 307 megavatının lisanssız güneş enerjisi kurulu gücünden oluştuğunu aktardı.

Türkiye’yi yenilenebilir enerji teknolojilerinde üretim üssü yapacak YEKA (yenilenebeler enerji kaynak alanı) yarışmalarına önümüzdeki dönem 10 ila 50 megavat kapasitedeki mini YEKA’larla devam edileceğini belirten Dönmez, “Mini YEKA yarışmalarımız için şartname ve sözleşme taslağı hazırlıklarımızı tamamladık. Bu hususta Meclis’te bekleyen yasa değişikliği tamamlanacak. İnşallah yakın zamanda Resmi Gazete’de yarışma ilanını yayımlayacağız ve 2020’nin ilk yarısında ilk yarışmamızı gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Dönmez, 2019 sonu itibarıyla elektrik üretiminin yüzde 62’sinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını, yenilenebilir kurulu gücün 44 bin 767 megavata ulaştığını, kurulu gücün yüzde 49’unun yani neredeyse yarısının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu dile getirdi.

“Avrupa’da altıncı, dünyada on ikinci sıradayız”

Devletin verdiği teşvik, hibe ve kredilerle yerli ve yabancı yatırımcının yüzünü güneşe çevirdiğini vurgulayan Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da altıncı, dünyada on üçüncü sıraya yerleşti. Güneş enerjisinde ise Türkiye çok büyük bir mesafe kat etti. 10 yıl öncesine kadar güneş enerjisi kurulu gücümüz sıfırken bugün 6 bin 32 megavat seviyesine geldik. 2020 ocak sonu itibarıyla güneş enerjisinin payı, toplam kurulu gücümüz içerisinde yüzde 6,6’ya, yenilenebilir enerji kurulu gücümüz içerisinde ise yüzde 13,5’e yükseldi. Güneş kurulu gücünde bugün Avrupa’da altıncı, dünyada on ikinci sıradayız. İnanıyorum ki yeni YEKA yarışmalarımızla Türkiye’nin konumu daha da yükselecek.”

“Türkiye artık yüzünü güneşe dönmüş, rüzgarı arkasına almıştır”

Bakan Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide kendine özgü modeliyle dünyada rol model olma yolunda ilerlediğine dikkati çekerek, “Türkiye artık yüzünü güneşe dönmüş, rüzgarı arkasına almıştır. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde 10 bin megavat güneş ve 10 bin megavat rüzgar enerjisini de portföyümüze ekleyeceğiz inşallah. Keza lisanssız elektrik kurulu gücünde de çok ciddi bir ilerleme sağladık. 2020 Ocak sonu itibarıyla lisanssız elektrik kurulu gücümüz 6 bin 344 megavata ulaştı. Bu kurulu gücün yüzde 92’sini güneş enerjisi santralleri oluşturuyor.” diye konuştu.
Lisanssız üretimle ilgili geçen yıl mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın yayımlandığını ve yenilenebilir enerjide lisanssız üretime dayalı kurulu güç üst sınırının 1 megavattan 5 megavata yükseltildiğini anımsatan Dönmez, böylece atıl haldeki çatı, cephe gibi alanlarda güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapılmasının önünün açıldığını dile getirdi.

GES başvuruları

Elektrik kurulu gücünü mümkün olduğunca çeşitlendirmeye gayret gösterdiklerini anlatan Bakan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 Mayıs’tan itibaren sanayi aboneleri tarafından 862 megavat kurulu güce sahip 1207 GES başvurusu aldık. Mesken aboneleri tarafından da 12 megavat kurulu güce sahip 1218 başvuru aldık. Toplamda 1544 megavat kurulu güce sahip 5 bin 944 çatı başvurusu bulunuyor. 2019 sonu itibarıyla 252 megavatlık çatı GES kurulu gücümüzü devreye aldık. Öte yandan geçtiğimiz haftalarda isteyen tüketiciler için yenilenebilir enerji tarifesi üzerinde çalışıldığını söylemiştik. Bu tarifeyle sadece yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği tüketmek isteyen kullanıcılara bu fırsatı vereceğiz. Şu anda meclisimizin ilgili komisyonunda tarife üzerinde çalışılıyor. Meclisimizin takvimine göre süreç tamamlanacak inşallah.”
Bakan Dönmez, sonrasında EPDK’nın ilgili tarifeyi yayınlayacağını, böylece isteyen abonelerin tedarik şirketleri vasıtasıyla bu tarifeden yararlanabileceğini sözlerine ekledi.

AK Parti Siyaset Akademisi

Çeşitli programlara katılmak üzere Kayseri’ye gelen Bakan Dönmez, AK Parti İl Başkanlığınca Kayseri Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Siyaset Akademisi 19. dönem dersini verdi. Programa katılan 317 katılımcıya hitaben konuşan Dönmez, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemden bugüne ülkede yaşanan gelişmelere ve sorunlara değindi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin bilgiler veren ve partisinin bu süreçte hayata geçirdiği reformları anlatan Dönmez, “İstikrarın hakim olduğu bir dönem yaşadık. Zaten başarılarımızın altında yatan nedenlerin en başında bu gelir. Milletin derdi ile dertlenmek, milletin taleplerini iyi analiz etmek, hatta o düşünmeden, dile getirmeden analiz edip çözüm üretmek zorundayız. AK Parti belediyelerimizin ve hükümetlerimizin bana göre başarısının altında yatan en büyük etkenlerden birisi bu.” diye konuştu.

AK Parti’nin, siyaseti hizmet yarışı olarak gördüğünü vurgulayan Dönmez, şöyle konuştu:

“Tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek vatan düsturu ile yürüttüğümüz politikamızın özünde sadece ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ inancı yatmaktadır. AK Parti, milleti ile en güçlü bağa sahip, milletin derdi ile dertlenen samimi ve ihlaslı kadroların adıdır. AK Parti, bin yıllık medeniyetimizin sancaktarlığını yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin en taze nefesidir. Köklerini medeniyet değerlerimizden alan, dalları geleceğe uzanan bir partidir. Her türlü yeniliğe, gelişime açık, karanlığa kapalıdır. Zaten amblemimizdeki ampulün anlamı da her halde bu olsa gerek. Kendi kültürümüzden kopmadan her geçen gün kendini yeniliklere adapte ederek daha da güçlenen bir partiyiz. Bizler sadece bugünün partisi değiliz. Anadolu’da hüküm süren büyük imparatorlukların varisi olan AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023, 2053 ve 2071’e uzanan kapısıdır. Artık günü kurtaran değil, geleceği bugünden kurgulayan uzun dönemli politikalarla daha güçlü bir geleceğe doğru ilerliyoruz. AK Parti her türlü komploya, tuzağa, krize karşı milletimizle yekvücut olarak zorluklara göğüs germektedir. Millet ile aynı yolda yürümektedir. İstikrarın, refahın, prestijin adıdır.”

Bakan Dönmez, zalimden hesap sormaktan vazgeçmeyeceklerini, mazlumların umudu olmaya, “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek insanlığın vicdanı olmaya devam edeceklerini belirtti. Zorluklara ve tehditlere karşı birlik olmanın önemine dikkati çeken Dönmez, şunları kaydetti:

“Hep birlikte Türkiye olalım. 81 milyon her milletten, her meşrepten, her görüşten, her inançtan insanımızla tehditlere karşı tek yürek olalım. El ele, kol kola girerek bütün şer odaklarına karşı omuz omuza mücadele edelim. Birbirimize daha çok sarılalım, daha çok bağlanalım, daha çok kenetlenelim. Güçlü olmak zorundayız. Kan ve gözyaşı ile yoğrulan coğrafyamızda bizleri diğer milletlerden ayıran işte bu birlik, beraberlik ve kardeşliğimizdir. Kim bu kardeşliği hedef alırsa, karşısında bu milletin demir yumruğunu bulur. 15 Temmuz bunun en güzel örneğidir.”

Mimar ve Mühendisler Grubu Kayseri Şubesi 12. Olağan Genel Kurulu

Kayseri’de, bir otelde düzenlenen Mimar ve Mühendisler Grubu Kayseri Şubesi 12. Olağan Genel Kuruluna katılan Bakan Dönmez, burada yaptığı konuşmada, toplumun refahının üretmekten geçtiğini söyledi. Kendilerine dayatılan “Sen üretme, biz senin için üretiriz, sen tüket.” anlayışını artık geride bıraktıklarını belirten Dönmez, “Artık üreten, büyüyen, ihraç eden, gelişen bir Türkiye var. Kendi teknolojilerini üretmek için gayret gösteren bir Türkiye var. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2023, 2053, 2071 vizyonlarının da tek bir hedefi var, dünya ile her bakımdan yarışabilecek bir Türkiye inşa etmek.” diye konuştu.

Bugün enerji dünyasının değişen taleplerinin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon olduğuna vurgulayan Dönmez, iklim değişikliği, yeşil enerji, elektrikli araçlar, depolama sistemleri, akıllı şehirler gibi karbonsuz ekonomiye geçişin en büyük motivasyonun enerji teknolojilerinde yaşanan değişimler olduğunu ifade etti.

Yeni dönemde enerjide hedeflerinin yerli üretim ve teknolojinin geliştirilmesi olduğunu aktaran Bakan Dönmez, şunları söyledi:

“Yeni teknolojilerin üretiminde kabiliyetimizi ne kadar geliştirirsek dünyanın geleceğinde de o kadar söz sahibi oluruz. Türkiye olarak enerjide merkez ülke olacağız diyoruz. Çünkü gerçek anlamda büyük devlet olmanın ilk şartının teknoloji temelli uç ürün ve markalaşma ile olacağının farkındayız. Türkiye’yi yenilenebilir enerjide üretim ve teknoloji üssü yapmak için yerli üretim, yerli tedarik, yerli istihdam, Ar-Ge ve inovasyon odaklı YEKA yarışmalarımızı sürdüreceğiz. Ankara’da Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasının temelini attık. İzmir’de de inşallah Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasını devreye alacağız. Yenilenebilir enerji maliyetlerinin önümüzdeki dönemlerde daha da düşmesi ile bu alandaki yatırımlar hatırı sayılır ölçüde artmaya devam edecek. Türkiye yenilenebilir enerjide sadece liberal piyasa şartları, uygun teşvik ve rekabet ortamı ile değil aynı zamanda yüksek verimlilik ve kapasite kullanımı yönüyle de diğer ülkelerden ayrışıyor. Amacımız sadece Türkiye’nin ihtiyacını karşılamak değil bölgemizdeki yüksek potansiyeli de göz önüne alarak geniş bir coğrafyanın enerji teknolojilerinde üretim üssü olmak. Artık hedeflerimiz, hayallerimiz sadece Türkiye ile sınırlı değil. Bölgemiz ve en nihayetinde dünyanın her yeri bizim için önemli bir pazar.”

“Şu an Akkuyu’nun inşasında yerlilik oranında önemli iyileşmeler oldu”

Madencilikte de artık uç ürün dönemini başlattıklarına değinen Dönmez, madenlerin artık üretildiği yerde katma değerli ürüne dönüşeceklerini anlattı. Yatırımcının madeni çıkardığı yerde işleyeceğini dile getiren Dönmez, şöyle konuştu:
“Bunun için gerekli teknolojik yatırımı yapacak, gerekiyorsa ‘know-how’u ülkemize taşıyacak. Diğer taraftan nükleerde ciddi fırsatlar doğacak önümüzde. Şu an Akkuyu’nun inşasında yerlilik oranında önemli iyileşmeler oldu. Özellikle inşaat kısmına ilişkin hususlarda neredeyse tamamına yakınını Türkiye’den tedarik eder hale geldik. Bundan sonra reaktörün işleneceği yerlere ilişkin ekipmanlar geliyor. Orada da sanayicimizle, yatırımcı şirketi bir araya getirmek suretiyle bunların Türkiye’den sağlanması konusunda gerekli desteği sağlıyoruz. Türk sanayisi Akkuyu gibi ileri teknoloji yatırımı olan bir projenin neredeyse bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeye geldi.”

“Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını sonuna kadar koruyacağız”

Uzunca bir süredir Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama, araştırma faaliyetlerine devam ettiklerini, iki tane sismik gemileri olduğunu aktaran Dönmez, “Yetmez” diyerek üçüncü bir geminin satın alma işlemlerini bitirdiklerini ve onun da en kısa sürede Türkiye’de olacağını vurguladı.
Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinden rahatsızlık duyanlar olduğuna işaret eden Bakan Dönmez, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Onlar bizim bu işi yapamayacağımıza inanıyorlar, yaptırmamak için de ellerinden gelen her türlü engeli gösteriyorlar. Bölge dışı güçleri ve aktörleri de devreye almak suretiyle bizim yolumuzu kesmeye çalışıyorlar. Öteden beri söylediğimiz bir şey var, ‘Biz kararlıyız, kendi malımızı, hakkımızı kimseye yedirmeyiz.’ Kimsenin de malında da mülkünde de gözümüz yok. Fakat Ada’da Rum yönetimi adeta Ada’nın tek başına söz sahibiymiş gibi söylem ve eylemler içerisinde. Kendilerine birçok defa bu tavrın, bu söylemlerin yanlış olduğunu hatırlattık. Orada yaşayan Türk soydaşlarımız var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bir devlet kurulmuş. Siz tanımıyorsunuz, biz tanıyoruz. Hadi tanımadınız ama Ada’nın yeraltı kaynaklarını hakkaniyet ölçüsünde adil bir şekilde paylaşılması teklifine niye hayır dediniz? Çünkü, yok varsayıyorlar. Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını sonuna kadar koruyacağız. Onların bize vermiş olduğu ruhsat alanlarında sondajlarımızı ve araştırmalarımızı yapıyoruz. Keza kendi sondajlarımızı, kendi bölgemizde Türkiye Petrollerine vermiş olduğu ruhsat alanlarında da bu aramalarımızı yapıyoruz.”

“Varsa bulacağız”

Geçen yıl Libya ile deniz yetki alanları konusunda bir mutabakat zaptı imzaladıklarını anımsatan Dönmez, böylece orada arama ve sondaj faaliyeti yapmayı planlayan Yunanistan dahil birtakım ülkelerin de bu işi yapmalarını engellediklerini belirtti. Uluslararası hukuka göre iki kıyıdaş ülke bir araya gelip kendi yetki alanlarını belirlediğinde, anlaşma kapsamında bu alanlarda kalan bölgelerde herkesin kendi bölgesinde bu faaliyetleri yapma hakkına sahip olduğuna dikkati çeken Dönmez, şunları kaydetti:

“Özellikle bu bölgede yer alan ülkeler, başta Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımız olmak üzere Libya’yı da bu denklemin dışında tutma çabaları içerisinde oldular. Bu oyunlarını da bozmuş olduk. ‘Varsa bulacağız’ diyoruz. Biz fiili duayla, sizler de inşallah kalbi duayla bu arzumuza, işimize katkı sağladığınızda inanıyorum ki en kısa süre içerisinde buradan da müjdeli haberler vereceğiz. Bunun arzusu içerisindeyiz. Biraz sabırlı olmak zorundayız. Bu işler çünkü zaman, vakit ve nakit gerektiren işler. Kendi imkanlarımız ve personelimiz ile bunu yürütüyoruz.”

GOLDEN PALM AWARDS’E YILDIZ YAĞACAK! 0 4546

YILDIZLAR BU GECEDE BULUŞACAK! YILDIZLARIN OYLAMASI DEVAM EDİYOR

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan ‘Golden Palm Awards’ töreni için geri sayım başladı. 23 Mart Pazartesi akşamı Hotel Raffles Istanbul’da  düzenlenecek görkemli bir geceyle ödüller sahiplerini bulacak. Özbekistan Merkezli Brand Investment Group Ana Sponsorluğunda, Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Shukhrat Khurramov ve grubun Türkiye CEO’su  ünlü iş insanı Golden Palm Awards Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Delibaş ev sahipliğindeki 7. Golden Palm Awards Gala Gecesi’nde, iş, sanat, cemiyet ve magazin dünyasından çok sayıda ünlü isim boy gösterecek. Jess Molho ve Dilay Korkmaz’ın sunuculuğunu üstleneceği, Şebnem Schaefer’ın kırmızı halı röportajlarını yapacağı görkemli gecede, 30 kategoride ünlü isimler ödüllerine kavuşacak.

Dünyaca ünlü starlar sahnede

Bir hafta gibi kısa bir süre zarfında http://goldenpalmawards.com/anketler/ adresinden yayınlanan oylamada 26 ülkeden yaklaşık 210 bin kişi tekil oy kullandı. Türkiye’nin yıldızlarının belirleneceği oylama 10 Mart’a kadar devam edecek. Dünyaca ünlü pop  starlar ‘I Lost You’ şarkısı ile dillere düşen  Havana grubu tam ekip olarak gecede yer alırken ve ‘Back To Me’ şarkısı ile dünya müzik listelerini sallayan Eneli’nin performanslarıyla sahne alacağı bol yıldızlı organizasyonda, Özbekistan’ın tanıtımı ve  geleneksel muhteşem yemekleri konuklara ikram edilecek.

MUHTEŞEM GECENİN ADAYLARI:

MÜZİK ÖDÜLLERİ

Yılın Erkek Pop Müzik Sanatçısı

•          Yalın

•          Murat Boz

•          Edis

•          Cem Belevi

•          Soner Sarıkabadayı

Yılın Kadın Pop Müzik Sanatçısı

•          Merve Özbey

•          Demet Akalın

•          Hande Yener

•          Tuğba Yurt

•          Aleyna Tilki

Yılın Erkek Fantazi Müzik Sanatçısı

•          Hakan Altun

•          Bülent Serttaş

•          Serkan Kaya

•          İzzet Yıldızhan

•          Cengiz Kurtoğlu

Yılın Kadın Fantazi Müzik Sanatçısı

•          Sibel Can

•          Ebru Gündeş

•          Seda Sayan

•          Ebru Yaşar

•          Kibariye

Yılın Şarkısı

•          Yaramızda Kalsın – Merve Özbey

•          Mühür – Irmak Arıcı – Mustafa Ceceli

•          Demet Akalın – Ben Fero

•          Sükût-u Hayal – Oğuzhan Koç

•          Mekânın Sahibi – Norm Ender 

Yılın Düeti

•          Bilal Sonses & Bengü – İçimden Gelmiyor

•          Mustafa Ceceli – Irmak Arıcı – Mühür

•          Rafet El Roman – Derya – Unuturum Elbet

•          Alişan – Furkan Özsan – Yağmurlar

•          Zakkum – Ceylan Köse – Müsaade Senin

Yılın Rock Müzik Sanatçısı

•          Haluk Levent

•          Teoman

•          Emre Aydın

•          Feridun Düzağaç

•          Hayko Cepkin

Yılın Türk Halk Müziği Sanatçısı

•          Sevcan Orhan

•          Elif Buse Doğan

•          Kubat

•          Zara

•          Cem Adrian

Yılın Rap Müzik Sanatçısı

•          Ben Fero

•          Sagopa Kajmer

•          Ezhel

•          Canbay & Wolker

•          Norm Ender

SİNEMA ÖDÜLLERİ

Yılın Komedi Filmi

•          Recep İvedik 6

•          Baba Parası

•          Öldür Beni Sevgilim

•          Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Aykut Enişte

Yılın Komedi Oyuncusu

•          Devrim Yakut – Baba Parası

•          Ezgi Mola – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Yılmaz Erdoğan – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Ahmet Kural – Murat Cemcir – Baba Parası

•          Şahan Gökbakar – Recep İvedik 6

Yılın Sinema Filmi

•          7. Koğuştaki Mucize

•          Mucize 2 Aşk

•          Recep İvedik 6

•          Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu

Yılın Erkek Sinema Oyuncusu

•          Mert Turak – Mucize 2 Aşk

•          Aras Bulut İynemli – 7. Koğuştaki Mucize

•          Hayat Van Eck – Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

•          Kıvanç Tatlıtuğ – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Gökhan Yıkılkan- Hep Yek 3 Titrettin Beni

Yılın Kadın Sinema Oyuncusu

•          Şenay Gürler – Mucize 2 Aşk

•          Bensu Soral – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Binnur Kaya –  Cinayet Süsü

•          Farah Zeynep Abdullah – Bizim İçin Şampiyon

•          Rojda Demirer – Geniş Aile Komşu Kızı

TELEVİZYON VE DİZİ ÖDÜLLERİ

Yılın Aksiyon Dizisi

•          Çukur – Show TV

•          Savaşçı – FOX TV

•          Arka Sokaklar – Kanal D

•          Hakan: Muhafız – Netflix

•          Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz – ATV

Yılın Televizyon Dizisi

•          Mucize Doktor – FOX TV

•          Zalim İstanbul – Kanal D

•          Kuruluş Osman – ATV

•          Sefirin Kızı – Star TV

•          Yasak Elma – FOX TV

Yılın Erkek Dizi Oyuncusu

•          Taner Ölmez – Mucize Doktor – FOX TV

•          Erkan Kolçak Köstendil – Çukur – Show TV

•          Barış Arduç – Kuzgun – Star TV

•          Çağlar Ertuğrul – Afilli Aşk – Kanal D

•          Oktay Kaynarca – Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz – ATV

Yılın Kadın Dizi Oyuncusu

•          Özge Özpirinçci – Kadın – FOX TV

•          Alina Boz – Elimi Bırakma TRT 1

•          Ebru Şahin – Hercai – ATV

•          Burcu Özberk – Afili Aşk – Kanal D

•          Dilan Çiçek Deniz – Çukur – Show TV

Yılın Tiyatro Oyunu

•          Amadeus

•          Cibali Karakolu

•          Ve Perde

•          Cimri

•          Bir Baba Hamlet

Yılın Erkek Tiyatro Oyuncusu

•          Okan Bayülgen – Amadus

•          Ferhan Şensoy  – Ferhangi Şeyler

•          Aras Aydın – Kalp

•          Genco Erkal – Yaşamaya Dair

•          Şevket Çoruh- Hamlet

Yılın Kadın Tiyatro Oyuncusu

•          Serenay Sarıkaya – Alice Müzikali

•          Hande Soral – Dali’nin Kadınları

•          Nazlı Tosunoğlu – Don Kişot’um Ben

•          Bergüzar Korel – Kızlar ve Oğlanlar

•          Nezaket Erden – Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

MEDYA VE BASIN ÖDÜLLERİ

Yılın Kadın Kuşağı Programı

•          Gelinim Mutfakta / Kanal D

•          Zuhal Topal ile Sofrada /Fox TV

•          Seda Sayan İle Yemekteyiz / TV8

•          Kuaförüm Sensin /Show TV

•          Hayatta Her Şey Var / Beyaz TV

Yılın Magazin Programı

•          Kanal D /2. Sayfa

•          Beyaz TV / Söylemezsem Olmaz (Fotoğraf hatalı)

•          TV 8 / Gel Konuşalım

•          Show TV / Cumartesi-Pazar sürprizi

•          Uçankuş TV / Canlı Masa (Fotoğraf Hatalı)

Yılın Kültür – Sanat Programı

•          NTV Gece Gündüz

•          CNN Türk /Afiş

•          Haber Global / Sanat Durağı

•          Bloomberg / Aslı Şafak

•          TRT 2 /Anadolu Arkeolojisi

Yılın Hafta Sonu programı

•          Haber Türk / Burası Hafta Sonu

•          Haber Global / Özge Uzun İle Hafta Sonu

•          Beyaz TV / Ortak Akıl

•          A Para / Günaydın Hafta Sonu

•          CNN Türk / Şeffaf Oda

Yılın Haber Programı

•          Pelin Çift ile Gündem Ötesi / TRT 1

•          Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık / Haber Global

•          Başak Şengül ile Akıl Çemberi / CNN Türk

•          Türkiye’nin Nabzı / Haber Türk

•          NTV / Gündem Masası

Yılın Haber Kanalı

•          Haber Türk

•          CNN Türk

•          NTV

•          A Haber

•          Haber Global

Yılın Kadın Haber Sunucusu

•          Ece Üner – Show TV

•          Nazlı Çelik – Star TV

•          Buket Aydın – Kanal D

•          Gözde Atasoy Kökçü – CNN Türk

•          Işıl Açıkkar – TRT 1

Yılın Erkek Haber Sunucusu

•          Cem Öğretir – ATV

•          Fatih Portakal – FOX TV

•          Murat Erçin – Beyaz TV

•          Erhan Ertürk – Haber Global

•          Kaan Yakuphan – Kanal 24

Yılın Yarışma Programı

•          TV8 / O Ses Türkiye

•          ATV / Kim Milyoner Olmak İster

•          Teve 2 / Kelime Oyunu

•          Kanal D / Çarkıfelek

•          TV8 / Survivor Türkiye

Yılın İş İnsanı

•          Ali Koç – Koç Holding

•          Nihat Özdemir – Limak Holding

•          Demet Sabancı – Sabancı Holding

•          Ümit Boyner – Boyner Holding

•          Leyla Alaton – Alarko Holding

Processed with VSCO with a6 preset