CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ; “TÜRKİYE’DE EVLERİNE DÖNMEYİ BEKLEYEN 3,6 MİLYON SURİYELİ SIĞINMACI BULUNUYOR” 0 88855

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Suriye’de diğer tüm gelişmelere gözlerini kapayıp sadece Türkiye’yi eleştirmeyi alışkanlık hâline getirenleri akla, vicdana, ahlaka davet ediyoruz. Suriye topraklarındaki gerçek işgalcilere ses edemeyenlerin, Türkiye’nin meşru haklarını koruma konusundaki adımlarına karşı çıkması, en basitinden bir acziyet, bir teslimiyet ifadesidir. Onlar aciz olabilir ama Türkiye öyle değildir, hakkını gerektiğinde kendi gücüyle almasını bilir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE, BİNLERCE YILLIK MEDENİYET BİRİKİMİ OLAN BİR ÜLKEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Kızılcahamam’da AK Parti 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın gerçekleştirildiğini anımsatarak, “Türkiye’nin güvenliğinden ekonomisine kadar her alanda kritik bir dönemden geçtiği şu günlerde, yaptığımız istişarelerin, toplantılarımızda ortaya konan görüşlerin gerçekten kıymetli olduğuna inanıyorum” dedi.

İstişarenin önemine değinerek her fırsatta ve her düzeyde istişare mekanizmalarını çalıştırmaya özen gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin varlık sebebi olan millete hizmet davasını ileriye taşımak için her fırsatı değerlendirdiklerini, 7. Olağan Kongre sürecini de bunun için bir imkân olarak gördüklerini söyledi.

“Değişim hayatın bir gerçeğidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu hakikati, AK Parti içinde bayrak yarışında bir görev değişimi şeklinde hayata geçiriyoruz. Buradan, milletimizin her bir ferdini, AK Parti kadrolarında görev almak üzere partimiz saflarına katılmaya davet ediyorum. AK Parti içinde, çalışan, gayret gösteren, kendisini geliştiren herkese tüm kapılar sonuna kadar açıktır” diye konuştu.

“Türkiye, binlerce yıllık medeniyet birikimi ve devlet geleneği olan bir ülkedir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkan Savaşı’ndan Çanakkale’ye, İstiklal Harbi’nden Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllara, tek parti döneminden darbeler dönemine kadar Türkiye’nin içi kavgalarla, çekişmelerle, farklılıklarla meşgul edildiğini anlattı.

“TÜRKİYE DEMOKRASİDE GÖSTERDİĞİ BÜYÜK ATILIMLA DÜNYADA ETKİLİ BİR ÜLKE KONUMUNA YÜKSELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce rahmetli Menderes, ardından rahmetli Özal ve son olarak AK Parti iktidarları döneminde, Türkiye bu kısırdöngüyü kıracak adımlar atabildi. Hiç şüphesiz, bu hamlelerin en büyüğü ve en etkilisi AK Parti döneminde gerçekleşti. Türkiye demokraside ve ekonomide gösterdiği büyük atılımla, bölgesinde ve dünyada etkili bir ülke konumuna yükseldi” sözlerine yer verdi.

Attıkları her adımda tuzaklarla, engellerle karşılaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayet planlarından Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık emniyet-yargı girişiminden çukur eylemlerine ve 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne kadar her saldırıyı bertaraf ettiklerini vurguladı.

Terör örgütleri DEAŞ, PKK ve FETÖ ile Türkiye’ye diz çöktüreceklerini sananların başarılı olmadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son dört yılda sınırlarımız içinde 7 bin 500, sınırlarımız dışında 8 bin 500 olmak üzere toplam 16 bin teröristi etkisiz hâle getirdik. Terör örgütünün merkezi yapılanmasını, ülkemize yönelik saldırıları için kullandığı Kuzey Irak topraklarında âdeta hapsettik” dedi.

“BARIŞ PINARI HAREKÂTI’NIN AMACI, SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE SİYASİ BİRLİĞİNE KATKIDA BULUNMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Pınarı Harekâtı”na ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, “Türkiye’nin yaptığı diğer operasyonlar gibi, Barış Pınarının da amacı, Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine katkıda bulunmaktır” vurgusunu yaptı.

Suriye topraklarının dörtte biri PKK-YPG terör örgütünün işgali altında iken, bu ülkenin toprak bütünlüğünden ve siyasi birliğinden söz edilemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ’a karşı bizim verdiğimiz mücadeleyi bu konuşanların hangisi verdi? Bunlar sadece kendi ülkelerinden Suriye’ye DEAŞ’ı ihraç ettiler. Fransa’dan DEAŞ Suriye’ye geldi, Almanya’dan DEAŞ Suriye’ye geldi, Hollanda’dan DEAŞ Suriye’ye geldi. Biz 5 bin 500 DEAŞ’lıyı geldikleri yere gönderdik. Bunlar dürüst değil, bunlar sadece laf üretiyorlar, biz ise iş üretiyoruz, farkımız bu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Anayasa Komitesi’nin ilk toplantısını 30 Ekim’de yapacağı bir dönemde başlatılan harekâtın Suriye’nin geleceğinin daha sağlıklı bir şekilde planlanmasını temin edeceğini belirterek, “Suriye topraklarında üzerinde onlarca yabancı gücün âdeta cirit attığı bir dönemde, Türkiye’nin terör yapılanmasını engellemek için başlattığı bu harekâta yönelik eleştirileri asla kabul etmiyoruz. Türkiye, belki de bu ülkenin topraklarındaki tek meşru güç olarak varlık gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’DE EVLERİNE DÖNMEYİ BEKLEYEN 3,6 MİLYON SURİYELİ SIĞINMACI BULUNUYOR”

Bazı ülkelerin isimlerini zikrederek bu ülkeleri dürüst olmaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Önce Suudi Arabistan’dan başlayacağım. Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen’i bu hâle kimler getirdi? Yemen şu anda ne durumda? On binlerce insan Yemen’de ölmedi mi? Suudi Arabistan siz önce bunun hesabını verin. Şu anda Yemen zaruret içerisinde, her tarafını yerle yeksan ettiniz, bunun hesabını verin. Kalkıp da bizim Suriye’nin birliği, beraberliği için attığımız terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede siz bize laf edemezsiniz, konuşamazsınız. Mısır sen hiç konuşamazsın. Zira sen ülkende demokrasi katili olan bir kişisin. Yüzde 52 oyla seçilmiş olan bir Mursi’nin mahkemede çırpınarak ölmesine sen neden oldun, belki de operasyon yaptın. Ailesini bile defnetmesine müsaade etmedin, sen böyle bir katilsin. Sisi birileriyle toplantı yapmış, bu operasyonu kınamış, kınasan en yazar, kınamasan ne yazar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sınırlarının tehdit altında olduğuna ve Türkiye’de evlerine dönmeyi bekleyen 3,6 milyon Suriyeli sığınmacının bulunduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: “Avrupa Birliği kendinize gelin. Yine söylüyorum; bizim şu anda operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelendirmeye çalışırsanız işimiz kolay, kapıyı açarız 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz. Şimdi kalkmışlar para hesabı yapıyorlar. Neymiş 2. taksit olan 3 milyar Avro’yu göndermeyeceklermiş. Siz verdiğiniz sözü bu zamana kadar yerine getirdiniz mi? 40 milyar doları biz harcadık, Allah’ın izniyle bir o kadar daha harcar yolumuza devam ederiz ama kapıları da açarız. Bunu bilmeniz lazım.”

“TÜRKİYE, HAKKINI GEREKTİĞİNDE KENDİ GÜCÜYLE ALMASINI BİLİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de diğer tüm gelişmelere gözlerini kapayıp sadece Türkiye’yi eleştirmeyi alışkanlık hâline getirenleri akla, vicdana, ahlaka davet ediyoruz. Suriye topraklarındaki gerçek işgalcilere ses edemeyenlerin, Türkiye’nin meşru haklarını koruma konusundaki adımlarına karşı çıkması, en basitinden bir acziyet, bir teslimiyet ifadesidir. Onlar aciz olabilir ama Türkiye öyle değildir, hakkını gerektiğinde kendi gücüyle almasını bilir” diye konuştu.

Suriye krizinin başından beri sorunun demokratik yöntemlerle çözümü için çaba harcadıklarını, bizzat Beşşar Esed’e bu doğrultuda defalarca telkinde bulunduğunu hatırlatarak, maalesef rejimin tercihinin demokratik yöntemlerden yana değil zor kullanmaktan yana olduğunu söyledi.

“Bizi eleştiren bazı Arap ve Avrupa ülkeleri acaba kaç tane Suriyeliye kucak açtılar?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu soruların cevabını bekliyoruz. Rejim bölgesine olduğu gibi, bölücü terör örgütünün kontrolü altındaki yerlere de kimse dönmüyor, dönmek istemiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta ABD olmak üzere tüm NATO ülkelerine seslendiğinin altını çizerek, “Biz Türkiye’yiz, biz bir NATO üyesi ülkeyiz. 5. maddeyi gayet iyi biliyoruz. Bu terör örgütleri NATO üyesi Türkiye’ye saldırırken, siz buna sessiz kalamazsınız eğer NATO üyesiyseniz. Siz Türkiye’yi birkaç tane zibidi terör örgütüne tercih etmeyeceksiniz öyle mi? Buna eyvallah edemeyiz, bunun da gereğini yapmaya mecburuz, kim olursa olsun” uyarısında bulundu.

“TERÖR ÖRGÜTÜ, SINIR ÖTESİNDEN YAPTIĞI SALDIRILARLA SİVİL VATANDAŞLARIMIZIN YARALANMASINA YOL AÇTI”

Barış Pınarı Harekâtı kapsamında dün saat 16.00 itibariyle Türk Hava Kuvvetleri’nin önceden belirlenen hedefleri vurmaya başladığını, ardından top atışlarıyla yine önceden belirlenen hedeflerin imha edildiğini, son olarak da saat 22.30 civarında kara birliklerinin devreye girdiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda harekâtımız, tüm unsurlarımızın katılımıyla Telabyad ve Resulayn bölgesinde devam ediyor. Harekât başladığından şu ana kadar 109 terörist öldürüldü. Tabi 109’un dışında yaralılar var, ayrıca teslim olanlar var” bilgisini paylaştı.

Terör örgütü ve yandaşlarının Türkiye’yi karalamak, harekâta gölge düşürmek için yalan ve yanlış haberleri yaymaya başladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatta henüz operasyona başladığımız bir yerde Hristiyan Suriye vatandaşlarının yaşadığı bir bölgeye önce roket atıp, ardından Türkiye sivilleri bombalıyor diye ortalığı ayağa kaldırmaya kalktılar. Bombayı atan sizsiniz, bombayı atan sizsiniz, füzeleri atan sizsiniz. Bu kara propaganda makinasına karşı gerekli tedbirleri derhal aldık, doğruları tüm dünya kamuoyu ile paylaştık, paylaşıyoruz. Hatta onların liderleri, oradaki Hristiyan vatandaşların liderleri kendileri açıklama yaptı, bize olan güvenlerin ifade ettiler. Hâlbuki terör örgütü sınır ötesinden yaptığı saldırılarla, çeşitli ilçelerimizde evleri tahrip etti, sivil vatandaşlarımızın yaralanmasına yol açtı” dedi.

“BİZİM PLANIMIZ, HERKESİN KENDİ EVİNE DÖNEBİLMESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin karşısına çıkacak yüreği olmayanların, sivillere saldırarak gerçek yüzlerini ortaya koyduklarına dikkati çekerek, “Bunlar öyle terbiyesiz ki kendi yayın organlarından çocukları gösteriyorlar, çocuk katili sizsiniz, kadınlara saldıran onların katili sizsiniz. Biz öyle bir milletiz ki savunma imkânı olmayan kadına, çocuğa asla elimiz kalkmaz. İnşallah bu yılanların hepsinin de başını en kısa sürede ezeceğiz. Suriyeli kardeşlerimizin huzuru, bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimizin huzuru için bunu başaracağız. Henüz harekâta başladığımız diğer bölgelerle ilgili çalışmalarımız sürüyor, vakti saati geldiğinde oralarda da Türkiye’nin gücünü göstereceğiz. Daha önceki harekâtlarımızda ne yaptıysak, burada da onu yapacağız; yani gittiğimiz yerlere barışı, huzuru, güvenliği, esenliği getireceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’na destek veren MHP, İyi Parti, CHP başta olmak üzere tüm siyasi parti liderlerine, tüm siyaset ve devlet insanlarına, sivil toplum kuruluşu temsilcilerine, sanatçılara, gazetecilere, sporculara ve her kesimden vatandaşa teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütünün desteği ile Parlamentoya girmiş olan söze siyasi partiye sesleniyorum; benim ordumu işgal gücü olarak gösteremez. Bu ahlaksızlığın daniskasıdır, edepsizliğin daniskasıdır. Eğer işgal varsa o sizin maharetinizdir. Siz bulunduğunuz yerde sadece işgalle kalmadınız. Bulunduğunuz yerlerde işgal kuvvetleri olarak binaları kendi içinden tünellerle açmak suretiyle oralarda adeta sorgulama hücreleri kuracak kadar alçaksınız” diye ekledi.

Barış Pınarı Harekâtı ile bölgeyi güvenli hâle getirdikten sonra buralarda yaşayan herkesin kendi evine, kendi şehrine dönmesinin sağlanacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim planımız, herkesin yeniden kendi evine dönebilmesidir. Daha açık anlatmak gerekirse; Araplar kendi evlerine, Kürtler kendi evlerine, Türkmenler kendi evlerine, Süryaniler, Asuriler, diğer etnik ve dini gruplar kendi evlerine döneceklerdir, biz bunun teminine çalışıyoruz. Böylece bölgeyi bozulmaya çalışılan demografik zenginliğine yeniden kavuşturacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN HİÇ KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜ YOKTUR”

Bölgede dönecek evi kalmamış olanlar içinde 1 milyon kişilik yeni yerleşim yerleri inşa etmeyi planladıklarını, bu yerleşim yerlerini de uluslararası toplumun finansmanıyla inşa etmeyi planladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hiç kimsenin toprağında, malında, mülkünde gözü yoktur. Aynı şekilde Türkiye’yle birlikte hareket eden Suriye Millî Ordusu’nun da asla böyle bir niyeti yoktur. Türkiye olarak bölge halkına bu konuda en küçük bir taşkınlığa müsaade edilmeyeceğinin garantisini şimdiden veriyoruz. YPG saflarına katılmaya zorlanmış Suriyeli kardeşlerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. İster Arap, ister Kürt, ister bir başka kesimden olsun hemen şimdi PYD saflarını terk edip kendi evlerini, köylerini, şehirlerini, kendi namuslarını korumak için harekete geçecek herkese kucağımız açıktır” dedi.

Harekâtın adının Barış Pınarı olarak belirlenmesinin rastgele bir tercih olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz terör örgütünü bölgeden kazıyarak Suriye’de gerçek anlamda barışı tesis etmek üzere bu adımları atıyoruz. Bizim sınır Suriye tarafında hep pınarlarla doludur, işte o pınarlardan hareketle biz bunun adını Barış Pınarı koyduk. Harekâtımızı tek başımıza değil, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte yapıyoruz. Daha harekâtımız başlar başlamaz Suriye halkını temsil eden pek çok sivil toplum kuruluşu temsilcisi, kanaat önderi, aşiret lideri ülkemize destek açıklaması yaptı. Bölgedeki pek çok yerde terör örgütüne karşı tavır alındığının haberleri geliyor. İnşallah çok kısa bir sürede Münbiç’ten Irak sınırına kadar tüm bölgeyi güvenliğe, huzura kavuşturup Suriye halkının üzerinde sekiz yıldır dolaşan karabulutları dağıtacağız. Stratejik müttefikimiz ne yazık ki, Münbiç’ten 90 günde çıkılacağının sözünü bize vermiş olmalarına rağmen çıkmadılar. Yüzde 90’ı Arap olan Münbiç’i maalesef terör örgütlerine bıraktılar bunları da biz gayet iyi biliyoruz, önce bunları yerine getirmeleri lazım. Suriye’de tüm kesimlerin katılımıyla tesis edilecek meşru yönetimin ülkenin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliği çerçevesinde atacağı adımlara desteğimizi şimdiden ifade ediyoruz. O gün gelene kadar Suriye halkının yanında yer almaya, kardeşlerimizin her türlü sıkıntısını gidermeye devam edeceğiz.”

“KONTROLÜMÜZE GEÇECEK BÖLGELERDEKİ DEAŞ’LILARA NE YAPILMASI GEREKİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

Bugün DEAŞ tehdidi lafını ağızlarından düşürmeyenlerin düne kadar bu örgüte gizli, açık destekler verdiğini çok iyi bildiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar DEAŞ’la bağlantılı olabileceğini düşündüğü ve çok büyük bir bölümü de Türk vatandaşı olmayan 17 bin kişiyi gözaltına aldığını, bunlardan yarısı yabancı uyruklu 5 bin 500’e yakınının hâlen Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’la mücadele çerçevesinde 151 ayrı ülkeden 77 bine yakın şahsa Türkiye’ye giriş yasağı koyulduğunu, Türkiye’ye kadar gelebilen 102 ayrı ülkeden 7 bin 600 kişiyi sınır dışı ettiklerini ve hâlen geri gönderme merkezlerinde sınır dışı edilmek üzere bekleyen 851 kişinin bulunduğu bilgisini paylaştı.

Fırat Kalkanı Harekâtı’nda 3 binin üzerinde DEAŞ’lının, Zeytin Dalı Harekâtı’nda ise 4 bin 600’ün üzerinde teröristin etkisiz hâle getirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ’ın bir daha kendi başımıza bela olmasını istemediğimiz gibi, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın da böyle bir musibete duçar olmasını arzu etmeyiz. Dolayısıyla kontrolümüze geçecek bölgelerdeki DEAŞ’lılara ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Cezaevinde tutulması gerekenler cezaevinde tutacak, uyruğu olduğu ülkelere gidebilecekleri de kabul edilmeleri hâlinde oraya göndereceğiz. Geride kalan kadın ve çocukları da bir ıslah programı çerçevesinde yeniden kendi toplumlarına kazandırmanın gayreti içinde olacağız” şeklinde konuştu.

“TÜRK MİLLETİ, HİÇBİR ZAMAN HERHANGİ BİR ETNİK VEYA DİNÎ AZINLIĞI SİSTEMATİK AYRIMCILIĞA TABİ TUTMADI”

Türk milletinin bulunduğu coğrafyada hiçbir zaman herhangi bir etnik veya dinî azınlığı sistematik ayrımcılığa tabi tutmadığını, şayet böyle yapsaydı Anadolu’nun demografik yapısının bin yılda bin defa değişeceğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama tüm kadim halklar, tüm kadim inançlar, tüm kadim kültürler bölgemizde yaşamaya devam ediyor. İşte alın şöyle Malazgirt’ten gelin batıya doğru, buralarda Kürt’ü vardı, Arap’ı vardı, Zaza’sı vardı, Türk’ü vardı, öyle mi? Peki bunlar şimdi dağıldı mı? Evet, dağıldı” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da evlatları terör örgütü tarafından kaçırılan ailelerin, terör örgütünün güdümündeki siyasi partinin il başkanlığı önünde nöbet tuttuğunu hatırlatarak, “O annelerin yavrularını Kandil’e kaçıranlar bunun hesabını nasıl verecek veya çok daha farklı yerlere kaçıranlar bunun hesabını nasıl verecek? Ya siz önce bunun hesabını verin” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarihî hakikatler şunu gösteriyor: Bizim birbirimizden başka dostumuz, birbirimizden başka sırtımızı yaslayacak hiç kimsemiz yoktur. Son dönemde Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de, Kuzey Afrika’da, daha önce Balkanlar’da, Kafkaslar’da yaşananlar bu hakikatin birer örneğidir. İşte bunun için her fırsatta tüm kardeşlerimize, dostlarımıza, tüm mazlumlara birlik ve beraberlik çağrısında bulunuyorum. İşte bunun için ‘one minute’ diyoruz. İşte bunun için Kudüs kırmızıçizgimizdir diyoruz. İşte bunun için dünya beşten büyüktür diyoruz. İşte bunun için herkes için adalet, herkes için refah, herkes için huzur diyoruz. İşte bunun için hiçbir ayrım yapmadan 4 milyon Suriyeli muhaciri yıllardır topraklarımızda misafir ediyoruz. İşte bunun için Suriyeli kardeşlerimizin huzurla evlerine dönebilmeleri için bizzat sahaya iniyoruz. İşte bunun için kendi güvenliğimiz, kendi huzurumuz kadar çevremizdeki ülkelerin de esenliğini istiyor, gözetiyor, çaba gösteriyoruz. Çünkü biz Türkiye’yiz. Çünkü biz sadece yaşatmak için, sadece barış ve huzur götürmek için gideriz. Bizim inancımız, bizim medeniyetimiz, bizim kültürümüz bunu emrediyor. Şanlı tarihimiz bu duruşun örnekleriyle doludur. İnşallah Barış Pınarı Harekâtıyla şanlı tarihimize yeni bir altın sayfa ekleyeceğiz.”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Barış Pınarı Harekâtı’nın başlamasıyla tüm camilerde sabah namazında Fetih suresini okuttuğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah yar ve yardımcımız olsun. İnşallah en kısa zamanda bu fetih müyesser olur ve böylece Suriye’ye refah, huzur gelir. Bölgemize aynı şekilde refah, huzur gelir ve bizler de emin adımlarla yolumuza devam ederiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kürtlere AK Parti’de yer yok” iddialarına da “Şu anda Parlamento içinde AK Parti grubunda değerli kardeşlerim, 291 milletvekilimizin 50 tanesi Kürt kökenlidir. En sonunda bize bunu söyletmeye mecbur bıraktılar. Çünkü bizim için önemli olan kökenler falan olmaktan öte insan olmak” ifadesiyle cevap verdi.

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7. Anadolu Güneşi Elektrik Üretiyor Buluşması yapıldı 0 8987

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da altıncı, dünyada on üçüncü sıraya yerleşti. Güneş enerjisinde ise Türkiye çok büyük bir mesafe kat etti. 10 yıl öncesine kadar güneş enerjisi kurulu gücümüz sıfırken bugün 6 bin 32 megavat seviyesine geldik.” dedi.

Kayseri’de bir otelde düzenlenen 7. Anadolu Güneşi Elektrik Üretiyor Kayseri Buluşması’na katılan Dönmez, Kayseri’nin yeniliğe ve gelişime her zaman açık olduğunu söyledi.

Bakan Dönmez, kentte toplam lisanssız kurulu güç kapasitesinin 318 megavat olduğunu, bunun yüzde 97’sinin yani 307 megavatının lisanssız güneş enerjisi kurulu gücünden oluştuğunu aktardı.

Türkiye’yi yenilenebilir enerji teknolojilerinde üretim üssü yapacak YEKA (yenilenebeler enerji kaynak alanı) yarışmalarına önümüzdeki dönem 10 ila 50 megavat kapasitedeki mini YEKA’larla devam edileceğini belirten Dönmez, “Mini YEKA yarışmalarımız için şartname ve sözleşme taslağı hazırlıklarımızı tamamladık. Bu hususta Meclis’te bekleyen yasa değişikliği tamamlanacak. İnşallah yakın zamanda Resmi Gazete’de yarışma ilanını yayımlayacağız ve 2020’nin ilk yarısında ilk yarışmamızı gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Dönmez, 2019 sonu itibarıyla elektrik üretiminin yüzde 62’sinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını, yenilenebilir kurulu gücün 44 bin 767 megavata ulaştığını, kurulu gücün yüzde 49’unun yani neredeyse yarısının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu dile getirdi.

“Avrupa’da altıncı, dünyada on ikinci sıradayız”

Devletin verdiği teşvik, hibe ve kredilerle yerli ve yabancı yatırımcının yüzünü güneşe çevirdiğini vurgulayan Bakan Dönmez, şöyle devam etti:

“Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da altıncı, dünyada on üçüncü sıraya yerleşti. Güneş enerjisinde ise Türkiye çok büyük bir mesafe kat etti. 10 yıl öncesine kadar güneş enerjisi kurulu gücümüz sıfırken bugün 6 bin 32 megavat seviyesine geldik. 2020 ocak sonu itibarıyla güneş enerjisinin payı, toplam kurulu gücümüz içerisinde yüzde 6,6’ya, yenilenebilir enerji kurulu gücümüz içerisinde ise yüzde 13,5’e yükseldi. Güneş kurulu gücünde bugün Avrupa’da altıncı, dünyada on ikinci sıradayız. İnanıyorum ki yeni YEKA yarışmalarımızla Türkiye’nin konumu daha da yükselecek.”

“Türkiye artık yüzünü güneşe dönmüş, rüzgarı arkasına almıştır”

Bakan Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide kendine özgü modeliyle dünyada rol model olma yolunda ilerlediğine dikkati çekerek, “Türkiye artık yüzünü güneşe dönmüş, rüzgarı arkasına almıştır. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde 10 bin megavat güneş ve 10 bin megavat rüzgar enerjisini de portföyümüze ekleyeceğiz inşallah. Keza lisanssız elektrik kurulu gücünde de çok ciddi bir ilerleme sağladık. 2020 Ocak sonu itibarıyla lisanssız elektrik kurulu gücümüz 6 bin 344 megavata ulaştı. Bu kurulu gücün yüzde 92’sini güneş enerjisi santralleri oluşturuyor.” diye konuştu.
Lisanssız üretimle ilgili geçen yıl mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın yayımlandığını ve yenilenebilir enerjide lisanssız üretime dayalı kurulu güç üst sınırının 1 megavattan 5 megavata yükseltildiğini anımsatan Dönmez, böylece atıl haldeki çatı, cephe gibi alanlarda güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapılmasının önünün açıldığını dile getirdi.

GES başvuruları

Elektrik kurulu gücünü mümkün olduğunca çeşitlendirmeye gayret gösterdiklerini anlatan Bakan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 Mayıs’tan itibaren sanayi aboneleri tarafından 862 megavat kurulu güce sahip 1207 GES başvurusu aldık. Mesken aboneleri tarafından da 12 megavat kurulu güce sahip 1218 başvuru aldık. Toplamda 1544 megavat kurulu güce sahip 5 bin 944 çatı başvurusu bulunuyor. 2019 sonu itibarıyla 252 megavatlık çatı GES kurulu gücümüzü devreye aldık. Öte yandan geçtiğimiz haftalarda isteyen tüketiciler için yenilenebilir enerji tarifesi üzerinde çalışıldığını söylemiştik. Bu tarifeyle sadece yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği tüketmek isteyen kullanıcılara bu fırsatı vereceğiz. Şu anda meclisimizin ilgili komisyonunda tarife üzerinde çalışılıyor. Meclisimizin takvimine göre süreç tamamlanacak inşallah.”
Bakan Dönmez, sonrasında EPDK’nın ilgili tarifeyi yayınlayacağını, böylece isteyen abonelerin tedarik şirketleri vasıtasıyla bu tarifeden yararlanabileceğini sözlerine ekledi.

AK Parti Siyaset Akademisi

Çeşitli programlara katılmak üzere Kayseri’ye gelen Bakan Dönmez, AK Parti İl Başkanlığınca Kayseri Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Siyaset Akademisi 19. dönem dersini verdi. Programa katılan 317 katılımcıya hitaben konuşan Dönmez, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemden bugüne ülkede yaşanan gelişmelere ve sorunlara değindi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin bilgiler veren ve partisinin bu süreçte hayata geçirdiği reformları anlatan Dönmez, “İstikrarın hakim olduğu bir dönem yaşadık. Zaten başarılarımızın altında yatan nedenlerin en başında bu gelir. Milletin derdi ile dertlenmek, milletin taleplerini iyi analiz etmek, hatta o düşünmeden, dile getirmeden analiz edip çözüm üretmek zorundayız. AK Parti belediyelerimizin ve hükümetlerimizin bana göre başarısının altında yatan en büyük etkenlerden birisi bu.” diye konuştu.

AK Parti’nin, siyaseti hizmet yarışı olarak gördüğünü vurgulayan Dönmez, şöyle konuştu:

“Tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek vatan düsturu ile yürüttüğümüz politikamızın özünde sadece ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ inancı yatmaktadır. AK Parti, milleti ile en güçlü bağa sahip, milletin derdi ile dertlenen samimi ve ihlaslı kadroların adıdır. AK Parti, bin yıllık medeniyetimizin sancaktarlığını yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin en taze nefesidir. Köklerini medeniyet değerlerimizden alan, dalları geleceğe uzanan bir partidir. Her türlü yeniliğe, gelişime açık, karanlığa kapalıdır. Zaten amblemimizdeki ampulün anlamı da her halde bu olsa gerek. Kendi kültürümüzden kopmadan her geçen gün kendini yeniliklere adapte ederek daha da güçlenen bir partiyiz. Bizler sadece bugünün partisi değiliz. Anadolu’da hüküm süren büyük imparatorlukların varisi olan AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023, 2053 ve 2071’e uzanan kapısıdır. Artık günü kurtaran değil, geleceği bugünden kurgulayan uzun dönemli politikalarla daha güçlü bir geleceğe doğru ilerliyoruz. AK Parti her türlü komploya, tuzağa, krize karşı milletimizle yekvücut olarak zorluklara göğüs germektedir. Millet ile aynı yolda yürümektedir. İstikrarın, refahın, prestijin adıdır.”

Bakan Dönmez, zalimden hesap sormaktan vazgeçmeyeceklerini, mazlumların umudu olmaya, “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek insanlığın vicdanı olmaya devam edeceklerini belirtti. Zorluklara ve tehditlere karşı birlik olmanın önemine dikkati çeken Dönmez, şunları kaydetti:

“Hep birlikte Türkiye olalım. 81 milyon her milletten, her meşrepten, her görüşten, her inançtan insanımızla tehditlere karşı tek yürek olalım. El ele, kol kola girerek bütün şer odaklarına karşı omuz omuza mücadele edelim. Birbirimize daha çok sarılalım, daha çok bağlanalım, daha çok kenetlenelim. Güçlü olmak zorundayız. Kan ve gözyaşı ile yoğrulan coğrafyamızda bizleri diğer milletlerden ayıran işte bu birlik, beraberlik ve kardeşliğimizdir. Kim bu kardeşliği hedef alırsa, karşısında bu milletin demir yumruğunu bulur. 15 Temmuz bunun en güzel örneğidir.”

Mimar ve Mühendisler Grubu Kayseri Şubesi 12. Olağan Genel Kurulu

Kayseri’de, bir otelde düzenlenen Mimar ve Mühendisler Grubu Kayseri Şubesi 12. Olağan Genel Kuruluna katılan Bakan Dönmez, burada yaptığı konuşmada, toplumun refahının üretmekten geçtiğini söyledi. Kendilerine dayatılan “Sen üretme, biz senin için üretiriz, sen tüket.” anlayışını artık geride bıraktıklarını belirten Dönmez, “Artık üreten, büyüyen, ihraç eden, gelişen bir Türkiye var. Kendi teknolojilerini üretmek için gayret gösteren bir Türkiye var. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu 2023, 2053, 2071 vizyonlarının da tek bir hedefi var, dünya ile her bakımdan yarışabilecek bir Türkiye inşa etmek.” diye konuştu.

Bugün enerji dünyasının değişen taleplerinin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon olduğuna vurgulayan Dönmez, iklim değişikliği, yeşil enerji, elektrikli araçlar, depolama sistemleri, akıllı şehirler gibi karbonsuz ekonomiye geçişin en büyük motivasyonun enerji teknolojilerinde yaşanan değişimler olduğunu ifade etti.

Yeni dönemde enerjide hedeflerinin yerli üretim ve teknolojinin geliştirilmesi olduğunu aktaran Bakan Dönmez, şunları söyledi:

“Yeni teknolojilerin üretiminde kabiliyetimizi ne kadar geliştirirsek dünyanın geleceğinde de o kadar söz sahibi oluruz. Türkiye olarak enerjide merkez ülke olacağız diyoruz. Çünkü gerçek anlamda büyük devlet olmanın ilk şartının teknoloji temelli uç ürün ve markalaşma ile olacağının farkındayız. Türkiye’yi yenilenebilir enerjide üretim ve teknoloji üssü yapmak için yerli üretim, yerli tedarik, yerli istihdam, Ar-Ge ve inovasyon odaklı YEKA yarışmalarımızı sürdüreceğiz. Ankara’da Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasının temelini attık. İzmir’de de inşallah Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasını devreye alacağız. Yenilenebilir enerji maliyetlerinin önümüzdeki dönemlerde daha da düşmesi ile bu alandaki yatırımlar hatırı sayılır ölçüde artmaya devam edecek. Türkiye yenilenebilir enerjide sadece liberal piyasa şartları, uygun teşvik ve rekabet ortamı ile değil aynı zamanda yüksek verimlilik ve kapasite kullanımı yönüyle de diğer ülkelerden ayrışıyor. Amacımız sadece Türkiye’nin ihtiyacını karşılamak değil bölgemizdeki yüksek potansiyeli de göz önüne alarak geniş bir coğrafyanın enerji teknolojilerinde üretim üssü olmak. Artık hedeflerimiz, hayallerimiz sadece Türkiye ile sınırlı değil. Bölgemiz ve en nihayetinde dünyanın her yeri bizim için önemli bir pazar.”

“Şu an Akkuyu’nun inşasında yerlilik oranında önemli iyileşmeler oldu”

Madencilikte de artık uç ürün dönemini başlattıklarına değinen Dönmez, madenlerin artık üretildiği yerde katma değerli ürüne dönüşeceklerini anlattı. Yatırımcının madeni çıkardığı yerde işleyeceğini dile getiren Dönmez, şöyle konuştu:
“Bunun için gerekli teknolojik yatırımı yapacak, gerekiyorsa ‘know-how’u ülkemize taşıyacak. Diğer taraftan nükleerde ciddi fırsatlar doğacak önümüzde. Şu an Akkuyu’nun inşasında yerlilik oranında önemli iyileşmeler oldu. Özellikle inşaat kısmına ilişkin hususlarda neredeyse tamamına yakınını Türkiye’den tedarik eder hale geldik. Bundan sonra reaktörün işleneceği yerlere ilişkin ekipmanlar geliyor. Orada da sanayicimizle, yatırımcı şirketi bir araya getirmek suretiyle bunların Türkiye’den sağlanması konusunda gerekli desteği sağlıyoruz. Türk sanayisi Akkuyu gibi ileri teknoloji yatırımı olan bir projenin neredeyse bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeye geldi.”

“Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını sonuna kadar koruyacağız”

Uzunca bir süredir Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama, araştırma faaliyetlerine devam ettiklerini, iki tane sismik gemileri olduğunu aktaran Dönmez, “Yetmez” diyerek üçüncü bir geminin satın alma işlemlerini bitirdiklerini ve onun da en kısa sürede Türkiye’de olacağını vurguladı.
Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinden rahatsızlık duyanlar olduğuna işaret eden Bakan Dönmez, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Onlar bizim bu işi yapamayacağımıza inanıyorlar, yaptırmamak için de ellerinden gelen her türlü engeli gösteriyorlar. Bölge dışı güçleri ve aktörleri de devreye almak suretiyle bizim yolumuzu kesmeye çalışıyorlar. Öteden beri söylediğimiz bir şey var, ‘Biz kararlıyız, kendi malımızı, hakkımızı kimseye yedirmeyiz.’ Kimsenin de malında da mülkünde de gözümüz yok. Fakat Ada’da Rum yönetimi adeta Ada’nın tek başına söz sahibiymiş gibi söylem ve eylemler içerisinde. Kendilerine birçok defa bu tavrın, bu söylemlerin yanlış olduğunu hatırlattık. Orada yaşayan Türk soydaşlarımız var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bir devlet kurulmuş. Siz tanımıyorsunuz, biz tanıyoruz. Hadi tanımadınız ama Ada’nın yeraltı kaynaklarını hakkaniyet ölçüsünde adil bir şekilde paylaşılması teklifine niye hayır dediniz? Çünkü, yok varsayıyorlar. Biz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını sonuna kadar koruyacağız. Onların bize vermiş olduğu ruhsat alanlarında sondajlarımızı ve araştırmalarımızı yapıyoruz. Keza kendi sondajlarımızı, kendi bölgemizde Türkiye Petrollerine vermiş olduğu ruhsat alanlarında da bu aramalarımızı yapıyoruz.”

“Varsa bulacağız”

Geçen yıl Libya ile deniz yetki alanları konusunda bir mutabakat zaptı imzaladıklarını anımsatan Dönmez, böylece orada arama ve sondaj faaliyeti yapmayı planlayan Yunanistan dahil birtakım ülkelerin de bu işi yapmalarını engellediklerini belirtti. Uluslararası hukuka göre iki kıyıdaş ülke bir araya gelip kendi yetki alanlarını belirlediğinde, anlaşma kapsamında bu alanlarda kalan bölgelerde herkesin kendi bölgesinde bu faaliyetleri yapma hakkına sahip olduğuna dikkati çeken Dönmez, şunları kaydetti:

“Özellikle bu bölgede yer alan ülkeler, başta Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımız olmak üzere Libya’yı da bu denklemin dışında tutma çabaları içerisinde oldular. Bu oyunlarını da bozmuş olduk. ‘Varsa bulacağız’ diyoruz. Biz fiili duayla, sizler de inşallah kalbi duayla bu arzumuza, işimize katkı sağladığınızda inanıyorum ki en kısa süre içerisinde buradan da müjdeli haberler vereceğiz. Bunun arzusu içerisindeyiz. Biraz sabırlı olmak zorundayız. Bu işler çünkü zaman, vakit ve nakit gerektiren işler. Kendi imkanlarımız ve personelimiz ile bunu yürütüyoruz.”

GOLDEN PALM AWARDS’E YILDIZ YAĞACAK! 0 4546

YILDIZLAR BU GECEDE BULUŞACAK! YILDIZLARIN OYLAMASI DEVAM EDİYOR

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan ‘Golden Palm Awards’ töreni için geri sayım başladı. 23 Mart Pazartesi akşamı Hotel Raffles Istanbul’da  düzenlenecek görkemli bir geceyle ödüller sahiplerini bulacak. Özbekistan Merkezli Brand Investment Group Ana Sponsorluğunda, Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Shukhrat Khurramov ve grubun Türkiye CEO’su  ünlü iş insanı Golden Palm Awards Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Delibaş ev sahipliğindeki 7. Golden Palm Awards Gala Gecesi’nde, iş, sanat, cemiyet ve magazin dünyasından çok sayıda ünlü isim boy gösterecek. Jess Molho ve Dilay Korkmaz’ın sunuculuğunu üstleneceği, Şebnem Schaefer’ın kırmızı halı röportajlarını yapacağı görkemli gecede, 30 kategoride ünlü isimler ödüllerine kavuşacak.

Dünyaca ünlü starlar sahnede

Bir hafta gibi kısa bir süre zarfında http://goldenpalmawards.com/anketler/ adresinden yayınlanan oylamada 26 ülkeden yaklaşık 210 bin kişi tekil oy kullandı. Türkiye’nin yıldızlarının belirleneceği oylama 10 Mart’a kadar devam edecek. Dünyaca ünlü pop  starlar ‘I Lost You’ şarkısı ile dillere düşen  Havana grubu tam ekip olarak gecede yer alırken ve ‘Back To Me’ şarkısı ile dünya müzik listelerini sallayan Eneli’nin performanslarıyla sahne alacağı bol yıldızlı organizasyonda, Özbekistan’ın tanıtımı ve  geleneksel muhteşem yemekleri konuklara ikram edilecek.

MUHTEŞEM GECENİN ADAYLARI:

MÜZİK ÖDÜLLERİ

Yılın Erkek Pop Müzik Sanatçısı

•          Yalın

•          Murat Boz

•          Edis

•          Cem Belevi

•          Soner Sarıkabadayı

Yılın Kadın Pop Müzik Sanatçısı

•          Merve Özbey

•          Demet Akalın

•          Hande Yener

•          Tuğba Yurt

•          Aleyna Tilki

Yılın Erkek Fantazi Müzik Sanatçısı

•          Hakan Altun

•          Bülent Serttaş

•          Serkan Kaya

•          İzzet Yıldızhan

•          Cengiz Kurtoğlu

Yılın Kadın Fantazi Müzik Sanatçısı

•          Sibel Can

•          Ebru Gündeş

•          Seda Sayan

•          Ebru Yaşar

•          Kibariye

Yılın Şarkısı

•          Yaramızda Kalsın – Merve Özbey

•          Mühür – Irmak Arıcı – Mustafa Ceceli

•          Demet Akalın – Ben Fero

•          Sükût-u Hayal – Oğuzhan Koç

•          Mekânın Sahibi – Norm Ender 

Yılın Düeti

•          Bilal Sonses & Bengü – İçimden Gelmiyor

•          Mustafa Ceceli – Irmak Arıcı – Mühür

•          Rafet El Roman – Derya – Unuturum Elbet

•          Alişan – Furkan Özsan – Yağmurlar

•          Zakkum – Ceylan Köse – Müsaade Senin

Yılın Rock Müzik Sanatçısı

•          Haluk Levent

•          Teoman

•          Emre Aydın

•          Feridun Düzağaç

•          Hayko Cepkin

Yılın Türk Halk Müziği Sanatçısı

•          Sevcan Orhan

•          Elif Buse Doğan

•          Kubat

•          Zara

•          Cem Adrian

Yılın Rap Müzik Sanatçısı

•          Ben Fero

•          Sagopa Kajmer

•          Ezhel

•          Canbay & Wolker

•          Norm Ender

SİNEMA ÖDÜLLERİ

Yılın Komedi Filmi

•          Recep İvedik 6

•          Baba Parası

•          Öldür Beni Sevgilim

•          Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Aykut Enişte

Yılın Komedi Oyuncusu

•          Devrim Yakut – Baba Parası

•          Ezgi Mola – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Yılmaz Erdoğan – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Ahmet Kural – Murat Cemcir – Baba Parası

•          Şahan Gökbakar – Recep İvedik 6

Yılın Sinema Filmi

•          7. Koğuştaki Mucize

•          Mucize 2 Aşk

•          Recep İvedik 6

•          Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu

Yılın Erkek Sinema Oyuncusu

•          Mert Turak – Mucize 2 Aşk

•          Aras Bulut İynemli – 7. Koğuştaki Mucize

•          Hayat Van Eck – Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

•          Kıvanç Tatlıtuğ – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Gökhan Yıkılkan- Hep Yek 3 Titrettin Beni

Yılın Kadın Sinema Oyuncusu

•          Şenay Gürler – Mucize 2 Aşk

•          Bensu Soral – Organize İşler Sazan Sarmalı

•          Binnur Kaya –  Cinayet Süsü

•          Farah Zeynep Abdullah – Bizim İçin Şampiyon

•          Rojda Demirer – Geniş Aile Komşu Kızı

TELEVİZYON VE DİZİ ÖDÜLLERİ

Yılın Aksiyon Dizisi

•          Çukur – Show TV

•          Savaşçı – FOX TV

•          Arka Sokaklar – Kanal D

•          Hakan: Muhafız – Netflix

•          Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz – ATV

Yılın Televizyon Dizisi

•          Mucize Doktor – FOX TV

•          Zalim İstanbul – Kanal D

•          Kuruluş Osman – ATV

•          Sefirin Kızı – Star TV

•          Yasak Elma – FOX TV

Yılın Erkek Dizi Oyuncusu

•          Taner Ölmez – Mucize Doktor – FOX TV

•          Erkan Kolçak Köstendil – Çukur – Show TV

•          Barış Arduç – Kuzgun – Star TV

•          Çağlar Ertuğrul – Afilli Aşk – Kanal D

•          Oktay Kaynarca – Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz – ATV

Yılın Kadın Dizi Oyuncusu

•          Özge Özpirinçci – Kadın – FOX TV

•          Alina Boz – Elimi Bırakma TRT 1

•          Ebru Şahin – Hercai – ATV

•          Burcu Özberk – Afili Aşk – Kanal D

•          Dilan Çiçek Deniz – Çukur – Show TV

Yılın Tiyatro Oyunu

•          Amadeus

•          Cibali Karakolu

•          Ve Perde

•          Cimri

•          Bir Baba Hamlet

Yılın Erkek Tiyatro Oyuncusu

•          Okan Bayülgen – Amadus

•          Ferhan Şensoy  – Ferhangi Şeyler

•          Aras Aydın – Kalp

•          Genco Erkal – Yaşamaya Dair

•          Şevket Çoruh- Hamlet

Yılın Kadın Tiyatro Oyuncusu

•          Serenay Sarıkaya – Alice Müzikali

•          Hande Soral – Dali’nin Kadınları

•          Nazlı Tosunoğlu – Don Kişot’um Ben

•          Bergüzar Korel – Kızlar ve Oğlanlar

•          Nezaket Erden – Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit

MEDYA VE BASIN ÖDÜLLERİ

Yılın Kadın Kuşağı Programı

•          Gelinim Mutfakta / Kanal D

•          Zuhal Topal ile Sofrada /Fox TV

•          Seda Sayan İle Yemekteyiz / TV8

•          Kuaförüm Sensin /Show TV

•          Hayatta Her Şey Var / Beyaz TV

Yılın Magazin Programı

•          Kanal D /2. Sayfa

•          Beyaz TV / Söylemezsem Olmaz (Fotoğraf hatalı)

•          TV 8 / Gel Konuşalım

•          Show TV / Cumartesi-Pazar sürprizi

•          Uçankuş TV / Canlı Masa (Fotoğraf Hatalı)

Yılın Kültür – Sanat Programı

•          NTV Gece Gündüz

•          CNN Türk /Afiş

•          Haber Global / Sanat Durağı

•          Bloomberg / Aslı Şafak

•          TRT 2 /Anadolu Arkeolojisi

Yılın Hafta Sonu programı

•          Haber Türk / Burası Hafta Sonu

•          Haber Global / Özge Uzun İle Hafta Sonu

•          Beyaz TV / Ortak Akıl

•          A Para / Günaydın Hafta Sonu

•          CNN Türk / Şeffaf Oda

Yılın Haber Programı

•          Pelin Çift ile Gündem Ötesi / TRT 1

•          Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık / Haber Global

•          Başak Şengül ile Akıl Çemberi / CNN Türk

•          Türkiye’nin Nabzı / Haber Türk

•          NTV / Gündem Masası

Yılın Haber Kanalı

•          Haber Türk

•          CNN Türk

•          NTV

•          A Haber

•          Haber Global

Yılın Kadın Haber Sunucusu

•          Ece Üner – Show TV

•          Nazlı Çelik – Star TV

•          Buket Aydın – Kanal D

•          Gözde Atasoy Kökçü – CNN Türk

•          Işıl Açıkkar – TRT 1

Yılın Erkek Haber Sunucusu

•          Cem Öğretir – ATV

•          Fatih Portakal – FOX TV

•          Murat Erçin – Beyaz TV

•          Erhan Ertürk – Haber Global

•          Kaan Yakuphan – Kanal 24

Yılın Yarışma Programı

•          TV8 / O Ses Türkiye

•          ATV / Kim Milyoner Olmak İster

•          Teve 2 / Kelime Oyunu

•          Kanal D / Çarkıfelek

•          TV8 / Survivor Türkiye

Yılın İş İnsanı

•          Ali Koç – Koç Holding

•          Nihat Özdemir – Limak Holding

•          Demet Sabancı – Sabancı Holding

•          Ümit Boyner – Boyner Holding

•          Leyla Alaton – Alarko Holding

Processed with VSCO with a6 preset