“Cumhuriyetimizi daha nice yıllara çok daha güçlü bir şekilde taşıyacağız” 0 98868

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kabul Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bu kadim devlet maziden atiye uzanan köprüyü güçlü bir şekilde muhafaza etmekte kararlıdır. Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırmakla, aynı zamanda yeni nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilme imkânı da sağlamış olacağız. İnşallah Cumhuriyetimizi daha nice yıllara, çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir şekilde taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kabul Töreni’nde bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene teşrifleri için katılımcılara teşekkür ederek yurt içi ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

“Cumhuriyet’imizin ilanının 96. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Harbi’mizin zafere ulaşmasında ve yeni devletimizin kuruluşunda vazife üstlenen kahramanlarımızı saygıyla yâd ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm şehitlere Allah’tan rahmet diledi.

“SURİYE BÖLGEYLE İLGİLİ HESABI OLAN GÜÇLERİN MÜCADELE ALANI HÂLİNE DÖNÜŞTÜ”

Terör örgütlerinin arkalarındaki devasa desteğe rağmen Türkiye’de başarılı olamamasını sebebinin milletin dirayetli ve kararlı duruşu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, kendi millî güvenliği ve tarihî sorumlulukları söz konusu olduğunda hiç kimseye bakmadan, hiç kimseden icazet almadan sadece kendi kararı ve imkânlarıyla istediğini yapabileceğini göstermiştir” dedi.

Türkiye’nin terörle mücadelesiyle, Batı ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyada terör örgütleri karşısında sergilenen ikircikli, ikiyüzlü tavrı ifşa ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı için kendisini arayan Batılı liderlerin neredeyse hiçbirinin terör örgütü tarafından şehit edilen ve yaralanan vatandaşlara ilişkin üzüntü beyanında bulunmamasını eleştirdi.

“Türkiye’den başka her kim Suriye meselesinde derdinin insan hakları, masumların canı, Suriye halkının geleceği olduğunu iddia ediyorsa açık konuşuyorum yalan söylüyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye dışında Suriye ile ilgilenen ülkelerin öncelikli amacının petrol kaynaklarını kontrol etmek olduğunun son iki haftalık süreçte bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

Suriye’nin bölgeyle ilgili hesabı olan güçlerin mücadele alanı ve pazarlık malzemesi hâline dönüştüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’ye baktığında petrol veya güç temerküzü fırsatı değil de sadece insan gören, sadece can gören, sadece kardeş gören tek ülke Türkiye’dir. Biz insan olmanın, Müslüman olmanın, Türk olmanın gereği olarak bu onurlu duruşumuzu sürdüreceğiz. Gerekirse bedel ödeyeceğiz, ama asla çocuklarımızı mahcup edecek, onların yüzlerini kızartacak, ecdatlarından utanmalarına yol açacak bir yanlışa düşmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“BU MİLLET GÜVENLİ VE MÜREFFEH BİR ÜLKEDE YAŞAMAYA LAYIKTIR”

Türkiye’nin gücünün, bekası söz konusu olduğunda diğer tüm farklılıklarını aşarak birlik, beraberlik, kardeşlik içinde hareket edebilme kabiliyetinden geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Pınarı Harekâtı bir kez daha göstermiştir ki milletimizin içine fitne sokarak ülkemizi zafiyete uğratma çabaları beyhudedir. Milletimiz o engin irfanıyla bağımsızlığına ve geleceğine yönelik her türlü tehdit karşısında tek yürek, tek yumruk olmayı sürdürmektedir. Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne uzanan ve günümüze kadar gelen kadim tarihî yürüyüşümüzde bu gerçek hiçbir zaman değişmemiştir” diye konuştu.

Cumhuriyetin 100. Yıl dönümü olan 2023 için belirlenen hedeflerin her birine ulaşmakta kararlı olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülke dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olmayı hak ediyor. Bu millet güvenli ve müreffeh bir ülkede yaşamaya layıktır. Bu kadim devlet maziden atiye uzanan köprüyü güçlü bir şekilde muhafaza etmekte kararlıdır. Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırmakla, aynı zamanda yeni nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilme imkânı da sağlamış olacağız. İnşallah Cumhuriyetimizi daha nice yıllara, çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir şekilde taşıyacağız” dedi.

“BİZ GÜVENLİĞİMİZİ, REFAHIMIZI DOSTLARIMIZLA PAYLAŞMAKTAN MEMNUNİYET DUYARIZ”

Bölgedeki ve dünyadaki tüm devletlere, tüm toplumlara çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin Türkiye’nin bu kutlu yürüyüşünde yanında yer alın. Tarih boyunca bu milletle birlikte hareket edip de pişman olan, zarar gören kimse yoktur. Buna karşılık yine tarih boyunca bu ülkeye ve bu millete düşmanlık edip de iflah eden de yoktur. Biz güvenliğimizi de refahımızı da sevgimizi de dostlarımızla paylaşmaktan memnuniyet duyarız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 10’uncu, 50’nci ve 75’inci yıl dönümlerinin coşkuyla kutlandığını, 100. Yıl dönümün ise bambaşka bir öneme sahip olduğunu dile getirerek, “Esasen bu yıl 19 Mayıs’la birlikte İstiklal Harbi’mizin başlangıcının 100. sene-i devriyesinin kutlamalarına başladık. Önümüzdeki yıl 23 Nisan’da Büyük Millet Meclisimizin açılışının 100. Yıl dönümüne ulaşacağız. Bu silsilenin zirvesini ise 29 Ekim 2023 tarihi oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Son yıllarda açılışı yapılan Marmaray, İstanbul Havalimanı gibi eserlerin açılışlarını 29 Ekim’e denk getirerek, kutlamalara farkı bir boyut kattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atatürk Kültür Merkezi’nin açılışı için Cumhuriyetimize armağan olmak üzere bir Mimar Sinan Operası şu anda hazırlattırıyoruz. Bu beste çalışmasını Mimar Sinan Üniversitesi hocalarından kıymetli besteci Hasan Uçarsu gerçekleştirecek” bilgisini paylaştı.

“BİZİM HAKKIMIZ OLMAYAN YERDE İŞİMİZ YOK”

Konuşması sırasında Türkiye’nin güvenliği, milletin huzuru için görev yapan güvenlik güçlerinin bulunduğu bazı yerlere canlı bağlantıyla ulaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak Doğu Akdeniz’de görev yapan Gökçeada Gemisi’nin Komutanı Deniz Yarbay Engin Ağmış ile görüştü.

Batılı ülkelerin denizlerde dolaşan Türk gemilerinden rahatsız olduğunu ve “buralardan çekilin” dediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Var mı böyle bir şey ya? Bu topraklarda, bu denizlerde bizim haklarımız var, bizim hakkımız olmayan yerde işimiz yok. Ve oralarda bu bayraklar uluslararası deniz hukuku neyi gerektiriyorsa bunun gereği olarak var. Bu bakımdan ben teşekkür ediyorum, pruvanız neta rüzgârınız kolayına olsun diyoruz” dedi.

Daha sonra Diyarbakır 8. Ana Jet Üssüne bağlanarak Pilot Binbaşı Mehmet Onur Dikmen’in Cumhuriyet Bayramı coşkusuna ortak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-16 pilotumuzu Diyarbakır’dan dinledik, her şeye hazır konumdalar. Özellikle de bütün bu teröristlerin inlerine sürekli olarak giriyorlar ve girmeye de devam edecekler. Allah yar yardımcıları olsun.  Ankara’dan teşekkür ediyor, size ve tüm Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelimize vazifelerinde başarılar diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı bölgesindeki Rasulayn’da görev yapan Komando Binbaşı İlkay Dirim ile yaptığı görüşmeyle de bölgede görev yapan tüm Türk askerlerine selam ve sevgilerini iletti.

Son olarak Tel Abyad’da görevli 7. Komando Tugayı 1. Komando Taburu 2. Komando Bölük Komutanı Yüzbaşı Celil Özekim ile canlı bağlantıda görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabul töreninde Barış Pınarı Harekâtı’nda görev alan güvenlik görevlisi, sağlık görevlisi ve korucuların da bulunduğuna dikkati çekerek, “Buradaki kardeşlerimizin şahsında harekâtta görev alan tüm güvenlik güçlerimizi ve kamu görevlilerimizi tekrar tekrar tebrik ediyorum. Ve yine Rabbim tüm askerlerimizi, polislerimizi, jandarmalarımızı, istihbaratçılarımızı, korucularımızı ve diğer arkadaşlarımızı esirgesin, ayaklarına taş değdirmesin diye dua ediyoruz” dedi.

RUSYA İLE YAPILAN MUTABAKAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile yapılan mutabakatı ve terör örgütlerinin belirlenen bölgeden çekilmeleri için verilen sürenin bugün saat 18.00’de dolduğunu hatırlatarak, “Şu anda Rusya, terör örgütlerinin buradan tamamıyla çıkarıldığı bilgisini yetkili mercilerimize vermiş bulunuyor. Tabii görüşmelerimiz yarın yine aynı şekilde devam edecek” açıklamasında bulundu.

Barış Pınarı Harekâtı’nda Türkiye’nin asker ve sivil 30’a yakın şehit verdiğini, Suriye Millî Ordusundan da 130’a yakın kişinin şehit düştüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar, evet bizim şehitlerimizle beraber koyun koyuna bir mücadele verdiler ve bu mücadeleyi hâlâ vermeye devam ediyorlar, asla geri durmuyorlar. Ve bu mücadeleyi birlik, beraberlik, kardeşlik içinde sürdürdüler, sürdürüyorlar” diye konuştu.

“EN KISA ZAMANDA NETİCEYE VARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Rusya ile yapılan mutabakatlar neticesinde verilen sürelerin dolduğunu ve yarın yapılacak görüşmeleri olduğunu belirterek, şahsının, Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, istihbarat teşkilatının ve Genelkurmay Başkanlığının ayrı ayrı yaptığı görüşmelerle süreci devam ettirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu görüşmelerle birlikte inşallah en kısa zamanda da neticeye varmayı hedefliyoruz. Biz kalmaya değil, tek hedefimiz var; terör örgütlerinden buraları temizlemek için oradayız. Çünkü bu terör örgütleri ne yapıyor? Bizi taciz ediyor, bizi rahatsız ediyor. Ve onlar bizi rahatsız ettiği için biz oradayız ve sadece bu terör örgütlerinden oradaki insanları, evet kurtarmak için oradayız” dedi.

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor” 0 88025

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimi’nde yaptığı konuşmada, “Tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ergene Çevre Koruma Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimi’ne, Vahdettin Köşkü’nden video konferansla bağlanarak katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tünelin Trakya bölgesine ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyerek tünelin yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

“KÖTÜ GİDİŞATI DURDURMAK İÇİN ERGENE HAVZASI EYLEM PLANI’NI DEVREYE ALDIK”

Ergene Havzası’nın, 1,5 milyon vatandaşa ev sahipliği yaptığını, havzada pek çok tarım ürününün yetiştiğini ve çok sayıda sanayi tesisi bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havzanın korunmasından sorumlu yerel yönetimlerin bölgenin korunmasında gerekli hassasiyeti göstermediğini kaydetti.

Plansız şehirleşme ve sanayileşmenin sonucu olan yetersiz altyapı ve endüstriyel atık suların arıtılmadan nehre verilmesi gibi sıkıntılar sebebiyle, Ergene’nin su kalitesinin bozulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçta insan sağlığı başta olmak üzere, bütün canlılar için tehlike oluşturan vahim bir tablonun ortaya çıktığını, bu kötü gidişatı durdurmak için de Ergene Havzası Eylem Planı’nı devreye aldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Havzası Eylem Planı’nı yaklaşık 2,5 milyar liralık bir harcama ve kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayarak; plan kapsamında bugüne kadar 395 kilometrelik dere yatağının temizlendiğini, nüfusu 10 binin üzerindeki 12 yerleşim yerinde ileri biyolojik atık su arıtma tesisi, 38 yerleşim yerinde ise kanalizasyon sistemi inşa edildiğini, toplam 1 milyon 238 bin dekar alanı sulayacak 25 sulama projesinden de 24’nün hizmete girdiğini bildirdi.

Sanayicilerin de üzerlerine düşen görevleri yerine getirmesinin planın başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Islah Organize Sanayi Bölgelerinin yapılması ve Organize Sanayi Bölgelerine ortak atık su arıtma tesisi kurulması için harekete geçtik. Çevreyi kirleten sanayi tesislerini inşa ettiğimiz 10 Islah Organize Sanayi Bölgesi çatısı altında topladık. Tekirdağ’da yer alan beş adet müşterek arıtma tesisinden Muratlı Organize Sanayi Bölgesi’ndekini devreye aldık. Ergene-1 ve Çorlu-1 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisleri de önümüzdeki Ağustos ayında faaliyete başlayacak. Ergene-2 Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesisini de inşallah bu sene içinde tamamlayacağız. Önümüzde yıl ise Velimeşe’yi hizmete alacak ve böylece 350’ye yakın münferit atık su arıtma tesisini devre dışı bırakmış olacağız. Arıtılarak temiz hâle gelmiş suların, Marmara Denizi’ne deşarj edilmesi için Derin Deşarj Projesini başlattık. Projenin deniz kısmı için, denizin 4,5 kilometre tabanına döşenen hattı tamamladık. Kara boru hattı, mevcut organize sanayi bölgelerinin yer altı tünelleriyle bağlantısını sağlıyor ve arıtılmış sanayi suyunu denize taşıyor. Ağustos ayında, arıtılmış suların bu hattan denize ilk deşarjı yapılacak.”

“SANAYİ TESİSLERİMİZİN ÖNEMLİ BİR KISMI, SALGIN DÖNEMİNDE DE ÜRETİMİNİ SÜRDÜRDÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Derin Deniz Deşarjı projesinin önemli ayağı olan tünellerin yerli ve milli tünel açma makinesi “Lale” ile açıldığını, Türkiye’nin bu makineyi üretebilen sekiz ülkeden biri olduğunu kaydederek çapı 3.25 metre, 12 bin parçalık bu devasa makinenin Türk mühendislerince tasarlanarak, Türk firmasınca üretildiğini açıkladı.

Projenin Türkiye ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden birisi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje bittiğinde bin 300’ün üzerinde fabrikanın sisteme dâhil olacağını, bu yatırımla Ergene Nehri’nin su kalitesinin önemli ölçüde iyileştirileceğini ve suyun temiz akmasının sağlanacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayicilerimiz de arıtma tesisi işletmenin yükünden kurtulacak ve sadece üretime odaklanabilecek. Hepsinden önemlisi Ergene hayata dönecek. Burada edindiğimiz tecrübe ve birikimi diğer havzalarda da kullanacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin, salgın döneminde sağlık alanında mücadele verirken, kalkınma altyapısının önemli yatırımlarını da ihmal etmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Barajlardan tünellere, atık su arıtma tesislerinden havalimanı pistlerine kadar pek çok yatırımı, salgına rağmen tamamladık. Sanayi tesislerimizin önemli bir kısmı, salgın döneminde de üretimini sürdürdü. Şimdi, tüm sanayi tesislerimiz, hem yurt içi talebe hem ihracata yönelik ciddi bir atılım hazırlığı içindedir. Türkiye, 2018 yılında maruz kaldığı kur-faiz-enflasyon saldırısını püskürtüp yeniden yükselişe geçtiği bir dönemde salgına yakalandı. Mart ayında başlayan, Nisan’da tüm ağırlığıyla süren, Mayıs’tan itibaren yavaşlayan bu salgın sürecindeki kayıplarımızı, kısa sürede telafi edebileceğimize inanıyoruz. Nitekim, tüm öncü göstergeler, ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız. Ülkesini ve milletini seven herkesi, bu büyük yatırım ve istihdam seferberliğine katkıda bulunmaya davet ediyorum. Devletimiz, tüm imkânlarıyla bu seferberliği destekleyecektir. Salgın sonrası yeniden şekilleneceği anlaşılan siyasi ve ekonomik düzende Türkiye’nin önü açık görünüyor.”

“ÜLKEMİZİN POTANSİYELİNİN TAMAMINI HAREKETE GEÇİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgına rağmen, ilk beş ayda sadece organize sanayi bölgelerinde 520 yeni fabrika açıldığına işaret ederek, gıdadan kimyaya, mobilyadan makine imalatına varıncaya dek farklı sektörlere odaklanan bu fabrikalar için özel sektörün 8 milyar liralık yatırım yaptığını söyledi.

Yılın ilk beş ayında özel sektörün yatırımlarını desteklemek üzere 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi düzenlendiğini, bu yatırımların hayata geçmesiyle 110 bin vatandaşa yeni iş imkânları doğacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haziran’ın ilk üç haftasında organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketiminin, Mayıs ayına göre yüzde 26 arttığını, imalat sanayindeki sipariş ve kapasite kullanım oranlarının da günden güne yükseldiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine Haziran’ın ilk üç haftalık ihracat verileri, Mayıs’a göre yüzde 25 daha fazladır. Yurt dışı piyasalarının da toparlanmaya başladığını görüyoruz. Avrupa’dan ve başlıca ihracat piyasalarımızdan gelen veriler olumlu yöndedir. Dış piyasalardaki toparlanma, inşallah bize sipariş artışı ve talep artışı olarak dönecektir. Dış konjonktürdeki toparlanmayla; ekonomik canlanmanın daha da hızlanmasını ve yılın son iki çeyreğinde güçlü büyüme oranlarına ulaşmayı bekliyoruz” diye konuştu.

“Fırsatlar şimşek gibidir, çakar ve kaybolur” deyimini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayağımıza gelen fırsatı değerlendirmek için ülkemizin potansiyelinin tamamını harekete geçirmek mecburiyetindeyiz. Bunun yolu ise birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“İŞVERENLERİN VE ÇALIŞANLARIN SORUNLARINA KÖKLÜ ÇÖZÜMLER GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde işçiden işverene tüm kesimleri huzursuz edecek asılsız dedikoduların yayıldığına dikkati çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Biz, ülkemizin sanayisini, ticaretini, üretimini, ihracatını artırma çabası içindeyken, aynı zamanda işverenlerin ve çalışanların sorunlarına köklü çözümler getirmeye çalışıyoruz. Kıdem tazminatı konusu da bunlardan biridir. Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak en başta gelen görevimizdir. Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını, birilerinin insafına bırakmadan, kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır. Hep söylerim; işveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya bu konuyu kendi aranızda halledin. Kendi aranızda halledemeyip, bunu eğer ‘Kabine halletsin’ diyorsanız burada art niyet vardır, kusura bakmayın. Böyle bir art niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım ne de Kabinemiz alet olamayız. Niye kendi aranızda bu işi çözmüyorsunuz, niye kendi aranızda bunu halledemiyorsunuz? Kendi aranızda halledemeyip ondan sonra bizleri işçimizin ve işverenin karşısında zor durumda bırakmak veya kötü durumda bırakmak mı istiyorsunuz? Bugüne kadar attığımız her adımda nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer almışsak, bu konuda da aynı anlayışla hareket edeceğiz.”

“DÜNYANIN GELECEĞİ OLARAK BAKILAN HER ALANDA EN İLERİ ÜLKELER ARASINDA YER ALMAK AMACINDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi Avrupa ve Asya arasındaki stratejik konumunu kullanarak, küresel düzeyde bir üretim üssü hâline dönüştürmek istediklerine vurgu yaparak, “Sanayicilerimizin de üretim çarklarını daha hızlı döndürmelerini sağlamak amacıyla, krediden teşvike kadar tüm mekanizmaları devreye alıyoruz. Çiftçimizin emeğinin ve alın terinin karşılığını almasını temin edecek destekleme politikalarını genişleterek sürdürüyoruz. Yüksek teknolojili ürünler geliştirmekten yazılıma ve yapay zekâya kadar dünyanın geleceği olarak bakılan her alanda en ileri ülkeler arasında yer almak amacındayız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllarca çevreciliği, ülkemizin kalkınmasını engellemenin bir aracı olarak kullandılar. Halbuki, dünyayı ve çevreyi Allah’ın emaneti olarak gören anlayışımız sebebiyle, bizim batının vahşi kalkınma yöntemlerini kullanmamız zaten mümkün değildir. Yaptığımız yatırımların meyvelerini aldıkça, çevreyi gerçekten koruyanların kimler olduğunu artık herkes görmeye başladı” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ergene Havzası Projesi ve tünelin hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.

Tören alanında hazır bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den proje ve tünel hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra tünelde ışığın görünmesi için makinaya komut verdi.

Tünelde ışığın görünmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan çalışmalarla Trakya ovasında ayçiçeği, buğday, çeltik başta olmak üzere birçok ürünü daha verimli üretme imkânına kavuşulacağını bildirdi.

Çocuklarımızın geleceğini biraz da bizler hazırlamadık mı? 0 7694

Akıllı sistemler ve teknoloji günlük hayatımızı kolaylaştırırken bir yandan da iletişimi zorlaştırabiliyor. Doğanın insanoğlundan intikam aldığı sık sık zikredilen bir dönemdeyken doğanın bu intikamı biraz da çocuklar için aldığını düşünüyorum. Bizler çocukluğumuzda güçlü bir iletişim kurup, beraber oyunlar oynayarak büyüdüğümüz için günümüz çocuklarının daha izole hayatlarına ister istemez çok üzülüyoruz.

Ama onlara bu geleceği biraz da bizler hazırlamadık mı?

Dünyanın hızlı gelişimi baş döndüren bir hıza ulaştığında çocuklarımızın gelişimine eskisi kadar özen gösteremez olduk. Hayatın olağan akışına kapıldığımız için çocuklarımızın sosyal düzendeki içtenliğine eskisi kadar eğilemedik. Toplumsal olarak teknolojik gelişmenin hızını yakalarken evlatlarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerinin, bireyin yetişkin rolüne hazırlandığı, kimliğini oluşturmaya başladığı çok önemli bir dönem olmakla birlikte, önemli ruhsal hastalıkların ortaya çıkma riskini de barındıran bir süreç olduğunu unutmamalıyız.

Bir taraftan da çocuklarda ve gençlerde depresyon korkutucu bir hızla artmaktadır. Yakın zamanlarda okuduğum bir makalede yazan bir notu sizlerle paylaşmak istiyorum sevgili okurlar; “Major depresyon görülme sıklığı çocuklukta yüzde 1,7 iken ergenlik öncesi yüzde 3’e, ergenlikle birlikte ise yüzde 5’e yükselmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon, 10-19 yaşlarındaki çocuk ve gençlerde hastalıklara sebep olan ve fiziksel yetileri kısıtlayan en önemli etkenlerden biridir.”

Bu tespiti okuduğumda ne kadar risk altında olduğumuzu fark ettim. Aslında risk altında olan sadece bugünün çocukları değil, geleceğin büyükleri ve dünyanın geleceği. Evet, belki çocuklarınızı teknolojiden yüzde yüz uzak tutamazsınız, sizin için artık imkansıza yakın bir noktadadır. Ama bağımlılık ve aşırı düşkünlük gözlemlediğiniz de profesyonel destek almakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Veli Sarıtoprak

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı