Katar-Türkiye İş Formu 0 88801

Katar-Türkiye İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Katar Başbakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife Al Sani, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,Katar Ticaret ve Sanayi Bakanı Ali bin Ahmed Al-Kuwari’nin katılımıyla JW Marriott Otel’de gerçekleştirildi.

Katar Başbakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife el-Sani :

Başbakan Al Sani,  Türkiye-Katar İş Forumu’nda konuştu.Türkiye hükümeti ve halkına kendilerine göstermiş olduğu yakın ilgiden ötürü teşekkürlerini sunan Al Sani, iki ülke arasındaki ayrıcalıklı ilişkilerin önemini vurguladı.

​Al Sani, “Bizim ortak paydalarımız, her zaman için ikili ekonomik ve ticari ilişkilerimizin daha da güçlenmesi için gerekli altyapıyı oluşturmakta, önümüzü açmakta ve çeşitli iş birliği fırsatları sunmaktadır.” şeklinde konuştu.Bu bağlamda, iki ülkenin olanaklarını birleştirerek yeni pazarlara açılabileceği değerlendirmesinde bulunan Al Sani, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini imzalanan anlaşmalarla farklı bir boyuta taşıdıklarını belirtti.

​Al Sani, iki ülke liderlerinin ortak irade ve talimatlarıyla ilişkileri daha da ileriye taşıma hedefinde olduklarının altını çizerek, “Şüphesiz ulusal ekonomimizin gelişmesinde Türk özel sektörünün rolü büyük.” ifadesini kullandı.

​Her iki ülkenin de menfaatine olacak ortak projeleri hayata geçirme arzusunu dile getiren Al Sani, “Şüphesiz iki ülkenin faydasına olacak ve kardeşlik bağımızı daha da güçlendirecek adımları atma arzusundayız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise konuşmasında, “Tarihimizi ve teröre karşı duruşumuzu parlamentolarında kötülemeye çalışanlar bilmelidir ki tehditlere aldırmayacak, yolumuzdan dönmeyeceğiz.” dedi.

Her iki devlet başkanlarının arasındaki yakın dostluk vesilesiyle, Türkiye-Katar ilişkilerinin özellikle son yıllarda samimi ve vizyoner bir seyir izlediğini ifade eden Oktay, ülkeler arasındaki ikili ticari ve ekonomik ilişkilerin samimi kardeşliğin gücüyle gönül köprüleri üzerinde yükseldiğini söyledi.

Katar Başbakanı ve İçişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Nasır bin Halife Al Sani’nin gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında dostluk ilişkilerini güçlendirme iradesinin bir kez daha kuvvetle teyit edildiğini aktaran Oktay, diplomatik ilişkilerin 46. yıl dönümünün kutlandığı bugünlerde iş birliğinin ulaştığı seviyeyle gurur duyduklarını belirtti.Oktay, iki ülkenin karşılıklı ekonomik ilişkilerinin toplamının 30 milyar dolar seviyesine ulaşmasının sevindirici olduğunu da vurguladı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan:

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da, Katarlı yatırımcılarla stratejik projeleri paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, “Onları Türkiye’nin dinamik ekonomisinden yararlanmaya, Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaya davet ediyoruz.” dedi.Pekcan, forum kapsamında düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, iş insanlarının Türkiye ile Katar arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerini, karşılıklı ticaret hacmini ve yatırımları artırarak geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Son zamanlarda Katar ile ticari ilişkilerin yüzde 75 civarında artış gösterdiğini ancak halen 2,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Pekcan, bunun iki ülkenin ticaret potansiyelini yansıtmadığını dile getirdi.

Pekcan, Türkiye ihracatının her zaman ekonominin sürükleyicisi olduğuna işaret ederek, Yeni Ekonomi Programı’na göre yapısal dönüşümleri gerçekleştirecek Türkiye’nin yüzde 5 büyüme hızına ulaşacağını bildirdi.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu :

Hisarcıklıoğlu, etkinlikteki konuşmasında, Türkiye ve Katar’ın ekonomi dahil olmak üzere pek çok alanda birlikte hareket ettiğini söyledi.Karşılıklı ticaret hacminin son 10 yılda yaklaşık 500 milyon dolardan 3 milyar dolara yaklaştığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “10 yıl önce ülkemizde yatırım yapan Katar sermayesi 100 milyon dolarken, şimdi 2,5 milyar dolar. Türk firmalarının Katar’da üstlendiği projelerin değeri 17 milyar dolara ulaştı. Bunlar çok önemli gelişmeler ama işin daha başındayız.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, 2022 FIFA Dünya Kupası’nın Katar’da düzenlenmesinin bu ülkenin tanıtımı ve turizmi için çok büyük bir fırsat olduğuna işaret ederek, ilk kez Müslüman bir ülkenin organizasyona ev sahipliği yapmasından en az Katarlılar kadar gurur duyduklarını dile getirdi.

 “Katar’ın 2030 Ulusal Vizyonu’nu yakından takip ediyoruz”Katar’ın ortaya koyduğu “2030 Ulusal Vizyonu”nunu yakından takip ettiklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Katar çok doğru bir adım atıyor. Ekonomiyi çeşitlendirme yolundaki bu vizyonu destekliyoruz. Bunu başaracağınıza yürekten inanıyoruz. Zira biz Türkiye olarak yakın geçmişte benzer bir dönüşümü yaşadık.” değerlendirmesinde bulundu.

Hisarcıklıoğlu, iki ülkenin güçlerini birleştirmesi yönünde çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:

“Bizde büyük bir tecrübe ve cesur girişimciler var. Katar’da ise bizde olmayan sermaye birikimi ve finansal tecrübe var. Somut projelerle bunları bir araya getirelim. Türkiye-Katar ortaklığını da bütün dünyaya kabul ettirelim. Bu hattı, bölgenin huzur-ticaret-zenginlik hattı yapalım.”

ENERJİ PETROL MEDYA CEO -MEHMET ALİ SETENCİOĞLU

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını kabul etti 0 88004

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabul ettiği Hereke Halı Fabrikası çalışanlarının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde güven mektubu sunumlarının yapıldığı salondaki 108 metrekarelik halıyı dokuyan işçiler kişiler olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye Tarım ve Orman Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Tarım ve Orman Şûrası kapanış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûra boyunca Türk tarımı ve ormancılığıyla ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını belirterek Türkiye’de tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şûra’ya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini, toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanın katıldığını ve 3. Tarım ve Orman Şûrası’nın, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şûra olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

“ŞÛRADA ALINAN KARARLAR TARIM VE ORMANCILIK SEKTÖRÜNÜN GELECEK BEŞ YILINA İSTİKAMET ÇİZECEK”

İstişareye verdikleri önemi dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûranın temel ilkesinin istişare olduğunu, şûrada alınan kararların tarım ve ormancılık sektörünün gelecek beş yılına istikamet çizeceğine inandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan karar önemli olan bir meselenin de alınan kararların hayata geçmesini sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Türk tarım ve ormancılığını çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şûra kararlarını, yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisini güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası’nın çiftçilere yönelik desteğinin artarak devam edeceğini, çok daha etraflıca, geniş kapsamlı, kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sergileyeceğini açıkladı.

“GELİŞMİŞ ÜLKELER, GIDA GELECEKLERİNİ GARANTİYE ALMAK İÇİN OLAĞANÜSTÜ ÇABA HARCIYOR”

İklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele ile coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, dünyadaki tüm ülkeleri bir şekilde yüzleştiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu olumsuzluklardan etkilendiğini bildirdi.

Tabiatın özellikle batılı büyük şirketler eliyle, tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanıldığına, talan edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz asırda yer altı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı, bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor. Gelişmiş ülkeler, gıda güvenliklerini ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcıyor. Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisi budur” ifadesini kullandı.

“Ambarın anahtarı kimin elindeyse, güç de onun elinde olur.” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” diye konuştu.

“TÜRK TARIMINI, KÜRESEL TARIM VE GIDA ŞİRKETLERİNİN GÜDÜMÜNE SOKACAK HER TÜRLÜ TEŞEBBÜSE KARŞIYIZ”

Türkiye için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmediklerini ve asla da müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlığının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal üretimi stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüse karşıyız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini engelleyelim. Çiftçimize her türlü araç gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kâr odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda millî güvenliğimize öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, kârına, zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu, altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“TARIMSAL ÜRÜN İHRACATIMIZI 3,7 MİLYAR DOLARDAN 17,7 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’yi birçok ilkle tanıştırdıklarını ifade ederek yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını, bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini, tarımsal gayri safi yurt içi hasılayı 37 milyar liradan 2018 yılında 213,3 milyar liraya ulaştırdıklarını anlattı.

Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise birinci sırada bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımsal ürün ihracatımızı 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardık. Tarımda dış ticaret fazlamız 4,8 milyar dolar gibi yine ciddi bir rakama ulaştı. Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayımızı bin 413’e yükselttik. Modern seralarımızda üretilen ürünlerimizin yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. Organik ürün sayımızı 150’den 213’e çıkardık. Bu ürünleri yurt dışına da pazarlayarak 2018 yılında 361 milyon dolar gelir elde ettik. Aynı şekilde 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı.  Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik” bilgilerini paylaştı.

ATA Tohumu Projesi ile Türkiye’nin gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağladıklarını, dünyanın 3. büyük Tohum Gen Bankası’nı, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara’da hizmete açtıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve hayvancılık alanında yapılan yenilikleri, sağlanan imkân ve teşvikleri sıraladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ormanları da ihmal etmediklerini belirterek 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturduklarını, orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardıklarını, son olarak da 11 Kasım tarihinde 81 vilayette 2 bin 23 ayrı noktada, toplam 11 milyon fidanı, “geleceğe nefes” olması temennisiyle toprakla buluşturduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Kasım’ı “Millî Ağaçlandırma Günü” ilan ederek, Türkiye’de yeni bir dönemi başlattıklarını aktararak, “11 Kasım’da milletin heyecanına ortak olmak, ağaç seferberliğine katkıda bulunmak varken, ‘Kasım ayında fidan mı dikilir’ diyerek, yapılan işe çamur atmaya kalktılar. Cehaletleri anlaşılınca da milletten özür dilmek yerine, bu sefer de ‘11 milyon fidanın 9 milyonu kurur’ diyerek işi pişkinliğe vurdular. ‘Herkesin ufku denizi kadardır.’ Bunların, bırakın asırlık, yarım asırlık, çeyrek asırlık projeler üretmeyi; yarına dair hiçbir tasavvurları yok” dedi.

ŞÛRADA ALINAN KARARLAR

Şûra kararlarından öne çıkanları paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararlardan bazılarını şöyle sıraladı: “Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma işlemlerini hızlandırarak bu önemli projeyi on yıl içinde tamamlayacağız. Toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planları hazırlayacağız. Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modelleri devreye alacağız. Miras mevzuatını geliştirerek, tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getireceğiz. Gıda depolarında izlenebilirliğin sağlanmasına büyük önem veriyoruz. Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliği için kadın ve genç girişimcilerimizi destekliyoruz. Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketimini özendirerek pazardaki payını artıracağız. Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların muhafazasına ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz. Su ürünlerinde balık işleme sektörünü geliştirerek ihracatın ve yerli tüketimin artırılmasına gayret göstereceğiz. Tohumdan sofraya tüm üretim zincirinde çok daha etkin bir izleme ve denetim sistemi kuracağız. Ülkemiz su kaynaklarının verimli yönetilebilmesi amacıyla Su Kanunu’nu çıkaracağız. Tarım ve orman mevzuatını sadeleştireceğiz. Sözleşmeli üretim ve hayvancılık modellerini yaygınlaştıracağız. Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi hâline getirmekte kararlıyız.  Çiftçilerimizi desteklemek ve onlara yol göstermek amacıyla mesleki eğitim kurumları açmayı planlıyoruz. Gıda kaybı ve israfının önlenmesine yönelik yeni tedbirler getiriyoruz. Gıdada taklit ve tağşiş cezalarını, caydırıcı seviyeye yükselteceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılına ait bazı müjdeleri de açıklamak istediğini belirterek besilik hayvan için 2020 yılında da müracaat almayacaklarını, 15 bin kıyı balıkçısını ilgilendiren desteklemelerin gelecek ay ödeneceğini, Avrupa’nın ve ülkemizin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin, 16 bin 500 ton kapasite ile kurulacağını, ormancılık faaliyetlerinde çalışan vatandaşların maliyetinin yüzde 20’si hibe, kalan kısmı faizsiz kredi şeklinde olmak üzere prefabrik evler edinmelerini sağlayacaklarını açıkladı.

Çiftçilere ek gelir temini kapsamında, “Bin Köye Bin Tıbbi Aromatik Bitki Bahçesi” kurulmasını hedeflediklerini, yerli ve millî elektrikli traktörün farklı bir modeli ile kendi yürür ilaçlama makinasının üretim aşamasına geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bitkisel üretimimizi önümüzdeki yıl yüzde 5 artırarak, yaklaşık 125 milyon tona yükseltmeyi planlıyoruz. Sertifikalı tohum üretimimizi de yine yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona, tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü ise 1,4 milyar dolara çıkarmayı hesaplıyoruz” açıklamasında bulundu.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini 2019 yılında Fark Ödemesi Desteği kapsamına aldıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sofralık zeytinin kilogramına 15 kuruş destek vereceklerini söyledi.

“MİLLETİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYA, ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılında 56 milyon küçükbaş rakamını yakalamak istediklerini, küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek vereceklerini, tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemin kurulduğunu, yılda 220 bin adet yerli et ve yumurta amaçlı damızlık civciv üretimi yapılmasını sağlayacaklarını, bu damızlıklarla 30 milyon tavuk üretilebileceğini kaydetti.

Çay üreticilerinin de desteklemeye devam edeceklerini, gelecek yıl çay alım miktarını 650 bin tona, ihracat dâhil kuru çay satışını da 115 bin tona çıkaracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman varlığını 2020 yılı sonunda 22,9 milyon hektara ulaştıracaklarını, baraj sayısını 841’den 856’ya çıkarmayı ve depolama hacmini 178 milyar metreküpe ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz için çalışmaya, üretmeye, ter dökmeye devam edeceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.