KUTLU TAMAY ‘DAN MEKAN ÖNERİSİ : SARDİNA BALIK 0 2448

 

Oran Semtinde yeni hizmete açılan ve kısa sürede Ankara’nın en gözde mekânları arasına girmeyi başaran Sardina Balık’a bir dostumun tavsiyesi üzerine gittim.

Sardina; zevkle dizayn edilen konsepti ve sakin huzurlu ortamı ile misafirlerine sıcacık bir karşılama sunuyor. Sıra dışı güzellikteki dekorasyonuyla ilgi çeken mekânda masaların birbirine yakın olmaması sebebiyle kimse kimseyi rahatsız etmiyor ve dostlarınızla rahatça sohbet edebiliyorsunuz.

Sardina’da çalan müziklerde bir harika, müziğin yediklerimiz ve içtiklerimizden aldığımız tadı arttırdığı birçok kişi tarafından kabul edilen bir gerçektir. Dostlarınız ve sevdiklerinizle birlikte Sardina’da hoş sohbet ortamında muhteşem lezzetlerin tadına bakarken farklı tarzlardan özenle seçilmiş müzik listeleri ile kulağınızın pası silinecek.

Sardina nitelikli menüsü ile dikkat çekiyor. Menüde kullanılan balıklar için 3 büyük toptancı ile çalıştıklarını dile getiren Sardina Balık yetkilileri, deniz ürünlerinin seçimi konusunda oldukça hassas davranıyor ve ahtapotları bile kendilerine özel tek bir bölgeden geliyor. Menüde yer alan ve en çok tercih edilen balık çeşitleri mevsimine göre değişmekle birlikte son dönemlerde Levrek, Kalkan ve Lagos ön sıralarda.

Özellikle Karadeniz mutfağının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan levreğin, buğulaması ya da tuzda yapılmış olanı “tuzda levrek” ile buğulama, fırın, haşlama şeklinde pişirilen Lagos ve yine buğulama ve derin kızartma tekniğiyle pişirilen Kalkan mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında.

Bazı konuklar tarafından ızgara da pişirilen balıkların daha lezzetli ve kokularının ise iştah açıcı bulunduğunu belirtiyorlar ve bu nedenle de Hamsi, Barbun, Çinekop, Çipura, Orfoz, Trança ve Palamut gibi ızgarayı seven balıkları konuklarının damak tadına uygun olarak olarak özenle servis ediyorlar.

Tecrübeli ve deneyimli bir ekibe sahip olan Sardina, aynı anda 190 kişiyi birden ağırlayabiliyor. Özel gün ve davetlerinizde gruplara özel menüler oluşturabiliyor, ayrıca kalabalık gruplar için fix menü de uyguluyor, haftanın her günü, bayramlar dahil açık olması sebebiyle bayramda Ankara’da kalanlar için alternatif bir mekan olarak dikkat çekiyor.

Sardina’da ‘’Soğuk Başlangıçlar’’ menüsü, sıcak sohbetlerle daha da lezzetli; Benim o akşamdaki yemek tercilerimden bahsedecek olursak; Karides söğüş, sübye kalamar salatası, siyah havyar, patlıcanlı atom, ahtapot karpaçyo,
Yeşil salatanın yanı sıra ,Zeytinyağlılardan; deniz börülcesi, enginar kalbi, şevketi bostan, çıtır ve kapari.
Ara sıcak olarak, karides tava (tereyağında), ahtapot ızgara, balık kokoreç.
Ana yemek olarak “tuzda levrek” . Ayrca kabuklu deniz ürünlerini sevenler için; Marmaris ve Datça’nın meşhur deniz ürünü vitamin deposu Karavida ve balıktan sonra en çok tüketilen lezzetler içerisinde yer alan jumbokarides’in tadına bakmayı ihmal etmemenizi tavsiye ediyorum.

Gelelim tatlı bölümüne; Laz böreği, dondurmalı irmik helvası ve mevsim meyveleri ile bu müthiş ziyafeti tamamlamış oldum.

Bu güzel mekânın Ankara’mıza kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kendilerine bol kazançlar diliyorum.

KUTLU TAMAY

 

www.sardinabalik.com

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini, tarihini bilen, ahlaklı ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Okçular Vakfı’nın düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Devlet olarak ana önceliğimiz; kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Okçular Vakfı’nın İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlediği “Fetih Kupası” etkinliğine video konferans yöntemiyle katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasını başında İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümünün kutlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ildeki gençlere selamlarını iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fethin yıl dönümünde Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olan, siyasi dehası ile İstanbul’un kapılarını açan Fatih Sultan Mehmed Han’ı ilimi, irfanı ve hikmeti ile fethin manevi komutanı Akşemseddin Hazretlerini, son nefesini sancağı surlara dikerek veren Ulubatlı Hasan’ı, vatan semalarında ezanımızı dinmesin, bayrağımız inmesin diye toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

“OK İLE YAY DEVLET İDARESİNDE HÂKİMİYET NİŞANESİ OLARAK SEMBOLİK DEĞERE SAHİPTİR”

Programa öncülük eden Okçular Vakfı’nın yöneticilerini, programın icrasına destek veren tüm kurumları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fetih Kupası’nın sekizincisine katılan sporculara, “Ya Hak” diyerek attıkları oklar ile fetih ruhunu bugüne taşıyan tüm okçulara da şükranlarını sunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl dinî bayramlar ile millî günlerin alışılmışın dışında kutlandığını, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayının ve bayramın da buruk geçtiğini ifade ederek bu yıl İstanbul’un fethini de daha mütevazı kutlamaya çalıştıklarını ancak yaşanan olağanüstü durumun bile fetih coşkusunu gölgelemesine müsaade etmediklerini kaydetti.

Okçuluk ve atıcılığın salgına karşı en az riskli sporlar arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek şöyle konuştu: “Sevgili gençler ve değerli sporcularımız günümüzde ok ve yay savaş ve avlanma aracı olmanın ötesinde siyasetten sosyal hayata birçok manayı uhdesinde barındırır. Siyaset geleneğimizde yay, merkezi ok ise uç beyliklerini ve akıncıları temsil eder. Ok ile yay devlet idaresinde hâkimiyet nişanesi olarak sembolik değere de sahiptir. Ayrıca ok gönderilen kişinin gönderenden emin olması anlamına gelir. Ecdat için okçuluk sadece savaşa hazırlık talimi değil, sosyal ve beşeri hayatı tanzim eden bir değerler manzumesidir. Bunun için ok meydanına abdestsiz ve sarhoş girilmesi yasaklanmıştı.”

“KÜLTÜRÜNDEN HABERSİZ BİR NESLİN HAYATA TUTUNMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Çocukluk ve gençlik yılarının hemen hemen tamamının şu an etkinliğin düzenlendiği mekânda geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kabza sınavında okçuların yeteneklerinin yanı sıra ahlak ve şahsiyetlerine de bakılırdı. Sporcuların kin gütmesi asla hoş karşılanmazdı. Spor müsabakaları öncesinde muhakkak besmele çekilir, Peygamber Efendimize salavat gönderilirdi. Sporda rekabetle birlikte dayanışma, mücadeleyle birlikte çelebilik de teşvik edilirdi. Pehlivanların özel hayatlarında da tıpkı er meydanındaki gibi yiğit, civanmert olmaları beklenirdi” dedi.

Ata sporlarının ihyasının, Türk toplumuna özgü değerlerin yeniden ayağa kaldırılması anlamına geldiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor alanında hırsın, bencilliğin, maddiyatın, haksız rekabetin arttığı bir dönemde gençlerin yeni bir spor ahlakıyla ahlaklanmasını istediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlatlarımızı okçuluğa, biniciliğe, atıcılığa yönlendirirken aynı zamanda onları kendi kültürel kodlarımızla da tanıştırıyoruz. Kökleriyle bağı kopmuş bir ağaç nasıl ayakta kalamazsa kültüründen habersiz bir neslin de hayata tutunması mümkün değildir” ifadesini kullandı.

“TARİHİMİZİ HAKKIYLA ANLATAN DİZİLER, FİLMLER ATA SPORLARIMIZI TÜM DÜNYAYA TANITIYOR”

“Devlet olarak ana önceliğimiz, kendini bilen, tarihini, medeniyetini bilen, öz güveni yüksek, ahlaklı, erdemli ve sağlıklı gençler yetiştirmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hedefimizi gerçekleştirmede millî değerlerimizin taşıyıcısı olan ata sporlarımız bizim en büyük yardımcımızdır. Maziden atiye kurulan birer köprü olarak görmüş olduğumuz tüm ata sporlarımızı teşvik ediyor, önemli destekler veriyoruz. Okçular Vakfımız ve Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun da gayretleriyle Türk okçuluğuna ilgi günden güne artıyor. Tarihimizi hakkıyla anlatan diziler, filmler ise ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtıyor. Bu dizilerin etkisiyle genç kuşaklar okçuluk, atlı binicilik, cirit gibi ata sporlarımızı öğrenmeye daha fazla merak sarıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer spor dallarında olduğu gibi, ata sporların da devletin gençlere sunduğu imkânların genişlediğini belirterek daha önce ferdi ya da hobi olarak yapılan âdeta unutulmaya yüz tutan ata sporlarını son derece modern tesislere kavuşturduklarını söyledi.

“Türkiye’nin diğer alanlarla birlikte geleneksel spor dallarında da yeni bir şahlanışın eşiğinde olduğuna inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Farabi’nin “Bedenini iyi idare eden evini, evini iyi idare eden ülkesini iyi idare eder” sözlerinin başta gençler olmak üzere herkese ilham kaynağı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 567. Yıl dönümünde İstanbul’un askerî ve manevi fatihlerini yâd ettiğini belirterek şehitlere de Allah’tan rahmet diledi.

Programda geleneksel ve olimpik okçular, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ya Hak” nidası ile atış gerçekleştirdi. Başarılı tüm sporcuları tebrik ederek bundan sonraki süreçte başarılarının artarak devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki bu tür müsabakalar, hele hele Dünya Etnospor olarak yapılan hazırlıklar ve müsabakalar, bizim heyecanımızı, coşkumuzu, gençliğimizin buraya olan ilgisini daha da artıracaktır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı 0 88786

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde, Türkiye hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” dedi.

,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sancaktepe’de yapımı tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınında kaybedilen tüm hocalar ve vatandaşlarla birlikte Prof. Dr. Feriha Öz’e Allah’tan rahmet diledi.

“ÜLKEMİZE HİZMET EDEN HİÇ KİMSEYİ UNUTMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kadirşinas bir milletiz. Ülkemize hizmet eden, bu uğurda fedakârlık gösteren hiç kimseyi unutmayız. Bunun için buraya Prof. Dr. Feriha Öz, Yeşilköy’de inşa edilen hastaneye de Prof. Dr. Murat Dilmener’in ismini verdik. Böylece ömürlerini insan sağlığına adayan, salgın döneminde de yine büyük bir gayretle çalışırken son nefeslerini teslim eden hocalarımızın isimlerini ebediyete kazıdık” dedi.

Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun isminin de Okmeydanı’nda inşa edilen şehir hastanesine verildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan 2. Abdülhamit tarafından inşa ettirilen Hadımköy’deki hastaneye de restoresinden sonra Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin yapımında emeği geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile ekibini, yüklenici firma Rönesans Grubu’nun her kademe çalışanlarını tebrik ederek, açılışı yapılan hastane ile Yeşilköy’deki hastane yapımını aynı firmanın yüklendiğini, bunlardan birinin bedelinin de tamamen bu firmaya ait olduğunu vurguladı.

Kapasitesinin tamamı gerektiğinde yoğun bakım altyapısına sahip bu hastanenin iki ay gibi kısa bir sürede yapıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada pek çok ülkede salgın sebebiyle sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde Türkiye, hem mevcut imkânlarını en iyi şekilde kullanarak hem de işte buradaki gibi yeni imkânlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“SAĞLIK TURİZMİNİ HEDEFLİYORUZ VE BUNU BAŞARACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Prof. Dr. Feriha Öz Aciz Durum Hastanesi ile Yeşilköy’de inşa edilen Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesine havayoluyla da hasta nakli yapılabileceğini anlatarak, şöyle devam etti: “Uluslararası herhangi bir hasta buraya gelmek istediğinde rahatlıkla pist var, bu piste inecek ve buradan yürüme mesafesinde hemen hastaneye gelecek. Aynısı Yeşilköy için geçerli. Orada da yine havaalanına gelecek ve oradan yürüme mesafesinde hastaneye inecek. Tedavi bitti, yine hemen uçağıyla gitmesi gereken yere gidecek. İster ulusal, ister uluslararası hepsine hazır. Niye? Dedik ya sağlıkta sağlık turizmini hedefliyoruz ve bunu başaracağız. Şayet salgın acil bir ihtiyaç göstermiş olsaydı bu süreyi belki daha da kısaltabilirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 72 bin metrekare kapalı alana 1000’in üzerinde yatağa, en modern cihazlara sahip böyle bir hastaneyi kısa sürede hizmete hazır hâle getirmenin dünya çapında bir başarı olduğunun altını çizerek, “Teknolojinin en ileride seviyede olanlarını biz buraya transfer ettik. Türkiye’nin sağlık alanında geldiği seviyenin en somut örneği olan bu hastanelerimiz kendi vatandaşlarımızla birlikte şifayı ülkemizde arayan herkese hizmet verecektir. Geçtiğimiz yıl 750 bine yaklaşan yabancı hasta sayısının önümüzdeki yıllarda katlanarak artmasını bekliyoruz” dedi.

“SALGIN SÜRECİNDE ÜLKEMİZİN ELİNDEKİ İMKÂNLAR DAHA İYİ ANLAŞILDI”

“Salgın sürecinde sağlık konusunda ülkemizin elindeki imkânların kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığına inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte 190’ı aşkın ülkeden talep geldiğini, Türkiye’nin 90’ı aşkın ülkeye sağlık ürünlerini gönderdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 18 yılda inşa ettiğimiz bin 526 yeni hastane, 4 bine yakın tedavi kurumu, toplamda 240 bini bulan yatak kapasitesi, 1 milyon 100 bine yaklaşan sağlık çalışanı sayısı seviyesine biz hocalarımızın gayretleri, bizim hazırladığımız fiziki mekânlarla ulaştık. Ülkemiz hastanelerinde 48 adet olan MR sayısını 906’ya, 323 olan bilgisayarlı tomografi sayısını bin 210’a, 4 bin 891 olan diyaliz sayısını 17 bin 640’a, 889 olan yoğun bakım yatağı sayısını 40 bine, 618 olan ambulans sayısını 5 bin 382’ye çıkartmamış olsaydık herhalde bu başarıyı gösteremezdik” değerlendirmesinde bulundu.

Bugüne kadar hizmete açılan 16 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 11 şehir hastanesinin her birini dünya çapında sağlık kuruluşları olarak inşa ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en büyük mutluluğunu sağlık olarak gören bir inançla ülkemizin dört bir yanını en modern tesislerle donattık. Hamdolsun, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmak ve kalitesini yükseltmek için yaptığımız her yatırımın karşılığını aldık” dedi.

Prof. Dr. Feriha Öz’ün yine tıp alanında profesör olan evlatlarından “Yetiştireceğiniz öğrenciler çok çok önem arz ediyor. Zira tıpta biz fiziki mekânları hazırlıyoruz ama hocaları ise siz yetiştireceksiniz” ricasında bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hocalarımızla da bu fiziki mekânlar ayrıca güç bulacak. Bunu ne kadar başarırsak, bu işte ne kadar büyük hamleler yaparsak inanıyorum ki bu hastanelere gelen hastalarımız da oradaki gördükleri kabiliyetli hocalarımızla birlikte şifa bulacak ve ondan sonra da dualar hem size hem bize olacak” ifadesini kullandı.

DÜNYANIN EN KAPSAMLI VE DÜŞÜK MALİYETLİ GENEL SAĞLIK SİGORTASI SİSTEMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli genel sağlık sigortası sistemini Türkiye’de kurmuş olmanın öneminin salgın döneminde daha iyi anlaşıldığını kaydederek, “Bakın Amerika bile çözemedi işi, Rusya çözemedi işi hepsi sıkıntıda hepsi. Bizden bakın destek istediler, biz de her yere gönderdik. Mademki bizde var göndeririz dedik ürettik, üretiyoruz” diye konuştu.

Genel sağlık sigortası hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dileyen herkesin aylık 88 lira ödeyerek genel sağlık sigortasına dâhil olabildiğini, bu rakamı ödeyecek gücü olmayan vatandaşların primlerinin ise devlet olarak ödendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Teşhisin, tedavinin, ilacın tamamı genel sağlık sigortası kapsamına girdiği için vatandaşlarımız herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Özel sağlık kuruluşlarından hizmet almak isteyenler de genellikle de oldukça makul bir rakam olan farkını ödeyerek bu imkândan yararlanabiliyor. Milletimiz tarafından tüm bu hizmetler Allah razı olsun mukabelesiyle, memnuniyetle karşılanmıştır. Diğer ülkelerin hiçbirinde böyle bir sistem yok Amerika’da, Avrupa’da, diğer gelişmiş ülkelerde insanlar ancak yeteri kadar paraları varsa sağlık hizmeti alabiliyor, yoksa gerçekten çok perişan durumlara düşüyorlar. Üstelik biz bu salgın döneminde, özellikle de Hollanda’dan birçok oralarda çalışan vatandaşlarımız maalesef ölüme terk edilmişlerdi ve onları biz ambulans uçaklarımızla aldırttık ve geldiler tedavileri Türkiye’de devam ediyor. Üstelik biz bu hizmetleri bütçemizi altüst etmeyecek, sağlanan fayda ile maliyetin gayet dengeli olduğu ekonomik bir zeminde veriyoruz. Türkiye’deki genel sağlık sigortasını incelemek için dünyanın dört bir yanından heyetler ülkemizi ziyaret ediyor. İnşallah salgın döneminden sonra hem sağlık tesislerimizi hem genel sağlık sigortamız başarılı bir model olarak küresel düzeyde daha çok ilgi çekecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son iki asır boyunca büyük kayıplar yaşadığını, tarihî fırsatları kaçırdığını belirterek, “Ülkemizin bu savrulmalarının ve içe dönük mücadele üzerine kurulu serencamın sürmesini isteyenler darbelerden vesayete, terör örgütlerinden kifayetsiz siyasetçilere kadar malzeme bulmakta zorlanmamıştır. Ancak milletimiz istiklalinden ve istikbalinden ümidini hiç kesmemiştir” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ MUTLAKA 2023 HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte millî iradeden aldığı güçlü bu kısır döngüyü kırmak için mücadele verenlerden bazıları darağacına gönderilmiş, bazıları da aynı akıbetle tehdit edilmiştir. Rahmetli Abdülhamid-i Sani, Gazi Mustafa Kemal, Adnan Menderes ve Turgut Özal gibi isimlerin milletimizin gönlünde taht kurmasının gerisinde işte bu gerçek vardır. Milletimizin 18 yıldır gerektiğinde canı pahasına bizim yanımızda yer alması da bu mücadele silsilesinin devamıdır” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye yapacak daha çok hizmetleri bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız. Gençlerimize bugün 567. yıl dönümüne ulaştığımız fethin, 600. yıl dönümü olan 2053 için büyük ve güçlü Türkiye’yi bırakmakta kararlayız. Biz göremesek de evlatlarımızın Malazgirt Zaferimizin bininci yıl dönümü olan 2071’de tüm kayıplarını telafi etmiş, dünya sahnesinde hak ettiği yere gelmiş bir Türkiye’de yaşayacağından eminiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile Prof. Dr. Feriha Öz’ün kızı Fulya Öz ve gelini Büge Öz ile hastanenin açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nde incelemelerde bulundu.