Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ortak tarihî ve kültürel mirasımızın korunması noktasında Macaristan ile örnek bir iş birliğimiz mevcut” 0 98796

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ortak tarihî ve kültürel mirasımızın korunması noktasında Macaristan ile örnek bir iş birliğimiz mevcut” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Macaristan Başbakanlık Ofisi’ndeki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

“İMZALADIĞIMIZ ANLAŞMALARLA İLİŞKİLERİMİZİN HUKUKİ ZEMİNİNİ GÜÇLENDİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile baş başa ve heyetler arası gerçekleşen görüşmelere, 10 maddelik bir anlaşmayla nokta koyduklarını belirterek görüşmelerin her iki ülke için hayırlara vesile olmasını diledi.

Bugünkü görüşmelerin gelecek için çok ciddi neticeler vereceğine inandığını  ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik iş birliğinin ilerletilebilmesi için atılabilecek adımların neler olduğunun üzerinde durduklarını belirtti.

Siyasi, askerî, güvenlik, göç, ekonomik, kültürel ve ticari alanlarda neler yapabilecekleri üzerinde durduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitim, kültür, karayolu taşımacılığı, sosyal hizmetler gibi çeşitli alanlarda imzaladığımız 10 belgeyle, ilişkilerimizin hukuki zeminini güçlendirdik. 2018 yılında 2,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ticaret hacmimizi 6 milyar dolar seviyesine çıkartmak için Sayın Başbakan ile aramızda bir irade birliği var. Macaristan-Türkiye bunu gerçekleştirmeye bana göre muktedirdir” dedi.

“MACARİSTAN İLE SAVUNMA SANAYİ ALANINDA ÇEŞİTLİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEKTE KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk girişimcilerin Macaristan’daki faaliyet ve yatırımlarını memnuniyetle takip ettiğine vurgu yaparak Macar ve Türk iş adamlarıyla yuvarlak masa toplantısı gerçekleştireceklerini, bu toplantıda da iş adamlarının birbirleriyle dayanışma içinde ne gibi adımlar atabileceğini, üçüncü ülkelerde neler yapabileceklerini görüşeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Başbakan Afrika’da atılabilecek adımların üzerinde durdular. Bizim de önem atfettiğimiz bir konudur. Macar makamlarının da iş adamlarımıza gereken her türlü kolaylığı yapacağına inanıyorum. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de Macar müteşebbislere her türlü kolaylığı sağlamakta kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan ile savunma sanayisi alanında çeşitli projeleri hayata geçirmekte kararlı olduklarını vurguladı.

“Ortak tarihî ve kültürel mirasımızın korunması noktasında Macaristan’la örnek bir iş birliğimiz mevcut” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl ekim ayında Macaristan Başbakanı Orban ile restorasyonu tamamlanan Gül Baba Türbesi’nin açılışını yaptıklarını anımsattı ve türbeyi ziyaret edenlerin sayısında önemli artış olduğunu öğrendiğini söyledi.

“AVRUPA BİRLİĞİ’NİN SON DÖNEMDE ÜLKEMİZE KARŞI İZLEDİĞİ TUTUM YAPICI OLMAKTAN UZAKTIR”

Maarif Vakfı’na ait okulun faaliyete geçebilmesi için Macaristan Hükûmeti’nin sağladığı destek dolayısıyla Macaristan Başbakanı Orban’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan’ın resmî müfredatını temel alan okulun Eylül 2020’de eğitim öğretim faaliyetlerine başlayacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan’ın, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine sağladığı desteğin çok kıymetli olduğunun altını çizerek, “Gerçekten Sayın Başbakanın bu konuda vermiş olduğu desteğe her zaman için müteşekkirim, bunu özellikle ifade etmek isterim. Avrupa Birliği’nin son dönemde ülkemize karşı izlediği tutum şüphesiz ki yapıcı olmaktan uzaktır. Birkaç üye ülkenin ikili meselesinin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini rehin almamalıdır. Birlik, bu tutumuyla esasen kendi çıkarlarına da zarar veriyor. Türkiye’nin tam üyeliğinin Birliğe katacağı değerin layıkıyla kavranması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“ÜLKEMİZDE 4 MİLYON MÜLTECİ VAR”

Vişegrad Dörtlüsü ile ilişkileri daha da geliştirmeye kararlı olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Görüşmelerimizde, Sayın Başbakan’a Barış Pınarı Harekâtımıza verdiği destekten dolayı şükranlarımızı ifade ettim. Özellikle şu anda ülkemizde 4 milyon mülteci var. Bunun 3 milyon 650 bini Arap, Ezidi, Keldani, Arami, 350 bini de Kürt’tür ve bunların ciddi bir sayıda özellikle Avrupa’ya göç etmesi mümkün. Fakat biz bugüne kadar aramızdaki dayanışmanın gereği olarak hep bu süreci sabırla atlattık ve şu anda yine bir Güvenli Bölge ihdası için çalışmalarımızı yapıyoruz. Güvenli Bölge ihdasıyla da atmak istediğimiz adım, bizdeki mültecilerin kendi evlerine, topraklarına dönmesini sağlamaya yöneliktir.”

“Macaristan’ın terörle mücadelemizde gösterdiği ittifak dayanışması, stratejik ortaklığımızın ne kadar kuvvetli temellere dayandığını göstermiştir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO’da beraberiz. Bu ne demektir, bizler aynı zamanda stratejik ortağız. Stratejik ortakların terör örgütleriyle beraber olması mümkün mü? Ama maalesef bazı stratejik ortakların terör liderleriyle yapmış oldukları ne yazık ki görüşmeler, onlarla birlikte yapmış oldukları dayanışmalar var. Bunlar biz ciddi manada üzmüştür. Çünkü uluslararası teröre karşı mücadele vereceksek, o zaman uluslararası terörle mücadelede NATO üyelerinin böyle bir görüşmeyi yapması affedilebilir değildir” diye konuştu.

“TERÖRÜN VE TERÖRİSTİN İYİSİ OLMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin terör örgütü DEAŞ’a karşı yürüttüğü mücadelede elde ettiği başarıları dile getirerek, DEAŞ elebaşı Bağdadi’nin eşi ile 13 yakın çevresini yakaladıklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz DEAŞ ile mücadeleyi böyle veriyoruz ve bunu vermekte kararlıyız. Asla bundan taviz vermeyiz. Çünkü terörün ve teröristin iyisi, ‘benimki, seninki’ anlayışı olmaz. Eğer bu mücadeleyi vereceksek kararlı vereceğiz. Çünkü burada insanlığın huzuru, menfaati yatmaktadır. Şu ana kadar bunu sürdürdük. Bundan sonra da sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin dokuz yıla yaklaşan Suriye krizinde evlerini terk etmek zorunda kalan insanlar için kendi bütçesinden 40 milyar dolar harcadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği’nin bu insanlara yardım konusunda verdiği sözleri tutmadığı, Türkiye’nin yardımlar gelse de gelmese de varil bombalarından kaçan, Türkiye’ye sığınan insanlara her türlü desteği vermek zorunda olduğunu kaydetti.

“BARIŞ PINARI HAREKÂTI SAYESİNDE TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRÜYOR”

Barış Pınarı Harekâtı sayesinde terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlara rağmen belirlenen bölgelerden teröristlerin çıkartılamadığını, terör örgütleri DEAŞ, YPG-PYD-PKK ile mücadelenin kararlı bir şekilde sürdüğünü sözlerine ekledi.

Barış Pınarı Harekâtı sırasında terör örgütü PYD’nin cezaevlerinden çıkardığı çoğunluğu kadın ve çocuk 270 DEAŞ’lıyı tekrar cezaevlerine yerleştirdiklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakalanan DEAŞ mensuplarıyla ilgili değerlendirmelerin devam ettiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macaristan’ın Türk Konseyi’ne gözlemci üye olmasının ve Budapeşte’de açılan Türk Konseyi Avrupa Ofisi’nin, Orta Asya ve Kafkasya coğrafyasında iş birliğinin kuvvetlenmesine vesile olacağına inandığını belirterek, “Kısa süre önce de değerli dostumla Bakü’de bir aradaydık. Orada görüşmelerimizi yaptık, bugün de buradayız. Yani birbirimize uzak değiliz, iki saat süreyle Ankara’dan buraya geldik. Bundan sonraki süreçte de bu yakınlığımızı fiziki değil aynı zamanda gönülde taçlandırdığımızı biliyorum ve bu ifadelerimi kullanmak istiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Orban, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Destek gelmezse göç etmek isteyen mültecileri Avrupa’ya doğru bırakıyor musunuz?” sorusuna, “Destek gelse de gelmese de biz bu misafirlerimize ev sahipliğini yapmaya devam edeceğiz, ancak, tabii bu da bir yere kadar. Bizde bir söz var, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez. Baktık ki bu iş olmuyor, daha önce de söyledim, kapıları açmak zorunda kalırız. Kapıları açtığımız zaman zaten nereye gideceği malumdur, ama Macaristan’a uğramadan giderler, onu zaten onlar da biliyor” cevabını verdi.

“ŞARTLAR UYGUN OLURSA PATRİOT ALABİLİRİZ”

ABD’ye gerçekleştireceği görüşmeden beklentilerinin sorulması ve ABD ziyaretinde patriot ve F-35 konusunda bir adım atılmasını bekleyip beklemediği sorusu üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Doğmamış çocuğa don biçilmez. Her şeyden önce görüşmemizde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere bölgesel sorunlar, bunları ele alacağız. Tabi ikili ilişkilerimizde de özellikle şu anda S-400 konusu, Patriot konusu, F-35 konusu,  bunlar da tabii görüşme içerisinde yer alacak konulardır. Bunun yanında 100 milyar dolarlık bir ticari ilişki hedefimiz var, bunları tabii konuşacağız. Hangi alanlarda, hangi sektörlerde neler yapabiliriz, bunları ele alacağız. Ama hepsinden öte, terörle mücadelede bundan sonraki süreçte beraber neler yapacağız? Yani bugün Mazlum Kobani denilen adamın Bağdadi’den hiçbir farkı yok. Bağdadi ne kadar önemli bir teröristse, Mazlum Kobani de o kadar önemli bir teröristtir ve yüzlerce insanın kanına giren bir örgütün o da başındadır. Şimdi burada benim görüştüğüm terörist iyi, görüşmediğim kötü diyemeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin uygun şartlarda patriot vermesi hâlinde bu savunma sisteminin de alınabileceğine işaret ederek, “Bu konu da Kongreden geçmesi lazım diyorlarsa Kongreden geçirsinler, bize teklifi versinler, biz de o teklif üzerinden değerlendirmemizi yapalım. Kaldı ki, bizim Amerika’ya karşı şu ana kadar herhangi bir ön kabulümüz olmamıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine, görüştüğü liderlere güvenli bölgeye ilişkin plan ve projeleri sunduğunu anımsatarak şunları kaydetti:

“Biz diyoruz ki, burada bir uluslararası donörler toplantısı yapalım ve bize belli bir destek verilsin ve bu destekle beraber, bizim millî bütçemize biz para istemiyoruz, burada Birleşmiş Milletler’in garantörlüğünde bir adım atalım, biz burada inşaatları yaparız, biliyorsunuz dünyada müteahhitlik sektöründe biz bazen iki, bazen üçüncü sırada yer alan bir ülkeyiz. Ve süratle altı yılla iki yıl arasında buralarda en azından bu projeyi pilot proje olarak hayata geçirelim ve bu insanlar kendi topraklarına, kendi evlerine dönme imkânını yakalasın ve buna biz hazırız. Görüştüğüm liderlere, hepsine elimizdeki kitapçıkları takdim ediyorum, anlatıyorum, sorularını cevaplandırıyorum ve bu şekilde de kendimizi her an hazır görüyoruz ve bunun için de altyapı çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.”

TÜRKİYE İLE MACARİSTAN ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Orban, ortak basın toplantısı öncesinde, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) Hakkında Ortak Siyasi Bildiri’ye imza attı. Daha sonra da iki ülke arasında şu anlaşmalar imzalandı: “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı arasında Diplomatik Eğitim ile Bilgi ve Belge Değişimine İlişkin İşbirliği Mutabakat Zaptı.” “Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı arasında Uzayın Barışçıl Amaçlarla Keşfi ve Kullanımı için İşbirliği Mutabakat Zaptı.”  “Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı ile Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanlığı arasında Stipendium Hungaricum Burs Programı Çerçevesinde 2020 – 2022 Yılları Arasında Yürütülecek İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı.” “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Macaristan Hükûmeti arasında Yolcu ve Eşyanın Karayolu ile Uluslararası Taşınmasına İlişkin Anlaşma.” “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Macaristan Hükûmeti arasında Kültürel İşbirliği Anlaşması.”  “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Macaristan Hükûmeti arasında Eğitim Alanında İşbirliği Anlaşması.” “Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Macaristan İnsan Kaynakları Bakanlığı arasında İşbirliğini Geliştirmeye Yönelik Mutabakat Zaptı.” “Türkiye Cumhuriyeti ile Macaristan arasında Posta ve E-Ticaret İlişkilerinin Güçlendirilmesi için İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı.” “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Macaristan Millî Arşivi arasında İşbirliği Protokolü.”

Previous ArticleNext Article

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını kabul etti 0 88004

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hereke Halı Fabrikası çalışanlarını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabul ettiği Hereke Halı Fabrikası çalışanlarının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde güven mektubu sunumlarının yapıldığı salondaki 108 metrekarelik halıyı dokuyan işçiler kişiler olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir” 0 88783

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye Tarım ve Orman Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 3. Tarım ve Orman Şûrası kapanış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûra boyunca Türk tarımı ve ormancılığıyla ilgili son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldığını belirterek Türkiye’de tarım ve ormancılığını geliştirmek, sıkıntılarına çözüm bulmak için şûra’ya 50 binin üzerinde görüş iletildiğini, toplantılara sektörle ilgili 7 bini aşkın insanın katıldığını ve 3. Tarım ve Orman Şûrası’nın, şimdiye kadarki en geniş katılımlı şûra olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

“ŞÛRADA ALINAN KARARLAR TARIM VE ORMANCILIK SEKTÖRÜNÜN GELECEK BEŞ YILINA İSTİKAMET ÇİZECEK”

İstişareye verdikleri önemi dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûranın temel ilkesinin istişare olduğunu, şûrada alınan kararların tarım ve ormancılık sektörünün gelecek beş yılına istikamet çizeceğine inandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan karar önemli olan bir meselenin de alınan kararların hayata geçmesini sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Türk tarım ve ormancılığını çok daha ilerilere taşımak istiyorsak ortak akılla şekillendirdiğimiz şûra kararlarını, yine ortak bir çabayla uygulamaya koymamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisini güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası’nın çiftçilere yönelik desteğinin artarak devam edeceğini, çok daha etraflıca, geniş kapsamlı, kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sergileyeceğini açıkladı.

“GELİŞMİŞ ÜLKELER, GIDA GELECEKLERİNİ GARANTİYE ALMAK İÇİN OLAĞANÜSTÜ ÇABA HARCIYOR”

İklim değişikliği, obezite, göç, gelir adaletsizliği, kuraklık ve küresel ısınma gibi birçok mesele ile coğrafi konumu veya gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, dünyadaki tüm ülkeleri bir şekilde yüzleştiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de bu olumsuzluklardan etkilendiğini bildirdi.

Tabiatın özellikle batılı büyük şirketler eliyle, tarihte belki de hiç olmadığı kadar hoyratça kullanıldığına, talan edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz asırda yer altı kaynakları için yürütülen mücadelenin aynısı, bugün tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için veriliyor. Gelişmiş ülkeler, gıda güvenliklerini ve geleceklerini garantiye almak için olağanüstü çaba harcıyor. Tarım arazisi ve su kaynakları bakımından zengin birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesinin istikrarsızlıkla boğuşmasının sebeplerinden birisi budur” ifadesini kullandı.

“Ambarın anahtarı kimin elindeyse, güç de onun elinde olur.” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir” diye konuştu.

“TÜRK TARIMINI, KÜRESEL TARIM VE GIDA ŞİRKETLERİNİN GÜDÜMÜNE SOKACAK HER TÜRLÜ TEŞEBBÜSE KARŞIYIZ”

Türkiye için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmediklerini ve asla da müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının korunmasına, orman varlığının güçlendirilmesine özel önem verdiklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal üretimi stratejik bir sektör olarak değerlendirdiklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüse karşıyız. Tarım topraklarımızın miras yoluyla bölünmesini engelleyelim. Çiftçimize her türlü araç gereç, gübre, tohum desteği verelim. Ürünlerin en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlayalım. Bu konuların hepsinin arkasındayız, yanındayız. Ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kâr odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda millî güvenliğimize öncelik vermeyen her türlü projeye, her türlü dönüşüme, kârına, zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu, altını çizerek bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“TARIMSAL ÜRÜN İHRACATIMIZI 3,7 MİLYAR DOLARDAN 17,7 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’yi birçok ilkle tanıştırdıklarını ifade ederek yeni üretim ve destekleme modellerini devreye aldıklarını, bugüne kadar toplamda 137,7 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini, tarımsal gayri safi yurt içi hasılayı 37 milyar liradan 2018 yılında 213,3 milyar liraya ulaştırdıklarını anlattı.

Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise birinci sırada bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımsal ürün ihracatımızı 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardık. Tarımda dış ticaret fazlamız 4,8 milyar dolar gibi yine ciddi bir rakama ulaştı. Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayımızı bin 413’e yükselttik. Modern seralarımızda üretilen ürünlerimizin yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. Organik ürün sayımızı 150’den 213’e çıkardık. Bu ürünleri yurt dışına da pazarlayarak 2018 yılında 361 milyon dolar gelir elde ettik. Aynı şekilde 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı.  Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik” bilgilerini paylaştı.

ATA Tohumu Projesi ile Türkiye’nin gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağladıklarını, dünyanın 3. büyük Tohum Gen Bankası’nı, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara’da hizmete açtıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve hayvancılık alanında yapılan yenilikleri, sağlanan imkân ve teşvikleri sıraladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ormanları da ihmal etmediklerini belirterek 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturduklarını, orman varlığını 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardıklarını, son olarak da 11 Kasım tarihinde 81 vilayette 2 bin 23 ayrı noktada, toplam 11 milyon fidanı, “geleceğe nefes” olması temennisiyle toprakla buluşturduklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Kasım’ı “Millî Ağaçlandırma Günü” ilan ederek, Türkiye’de yeni bir dönemi başlattıklarını aktararak, “11 Kasım’da milletin heyecanına ortak olmak, ağaç seferberliğine katkıda bulunmak varken, ‘Kasım ayında fidan mı dikilir’ diyerek, yapılan işe çamur atmaya kalktılar. Cehaletleri anlaşılınca da milletten özür dilmek yerine, bu sefer de ‘11 milyon fidanın 9 milyonu kurur’ diyerek işi pişkinliğe vurdular. ‘Herkesin ufku denizi kadardır.’ Bunların, bırakın asırlık, yarım asırlık, çeyrek asırlık projeler üretmeyi; yarına dair hiçbir tasavvurları yok” dedi.

ŞÛRADA ALINAN KARARLAR

Şûra kararlarından öne çıkanları paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan kararlardan bazılarını şöyle sıraladı: “Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma işlemlerini hızlandırarak bu önemli projeyi on yıl içinde tamamlayacağız. Toprak bilgi sistemine dayalı tarımsal arazi kullanım planları hazırlayacağız. Atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modelleri devreye alacağız. Miras mevzuatını geliştirerek, tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getireceğiz. Gıda depolarında izlenebilirliğin sağlanmasına büyük önem veriyoruz. Aile işletmeciliğinin sürdürülebilirliği için kadın ve genç girişimcilerimizi destekliyoruz. Kırmızı et sektöründe küçükbaş hayvan eti tüketimini özendirerek pazardaki payını artıracağız. Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların muhafazasına ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz. Su ürünlerinde balık işleme sektörünü geliştirerek ihracatın ve yerli tüketimin artırılmasına gayret göstereceğiz. Tohumdan sofraya tüm üretim zincirinde çok daha etkin bir izleme ve denetim sistemi kuracağız. Ülkemiz su kaynaklarının verimli yönetilebilmesi amacıyla Su Kanunu’nu çıkaracağız. Tarım ve orman mevzuatını sadeleştireceğiz. Sözleşmeli üretim ve hayvancılık modellerini yaygınlaştıracağız. Türkiye’yi bölgesel ve küresel ölçekte orman fidanı üretim ve pazarlama merkezi hâline getirmekte kararlıyız.  Çiftçilerimizi desteklemek ve onlara yol göstermek amacıyla mesleki eğitim kurumları açmayı planlıyoruz. Gıda kaybı ve israfının önlenmesine yönelik yeni tedbirler getiriyoruz. Gıdada taklit ve tağşiş cezalarını, caydırıcı seviyeye yükselteceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılına ait bazı müjdeleri de açıklamak istediğini belirterek besilik hayvan için 2020 yılında da müracaat almayacaklarını, 15 bin kıyı balıkçısını ilgilendiren desteklemelerin gelecek ay ödeneceğini, Avrupa’nın ve ülkemizin ilk tarıma dayalı ihtisas organize su ürünleri yetiştiricilik bölgesinin, 16 bin 500 ton kapasite ile kurulacağını, ormancılık faaliyetlerinde çalışan vatandaşların maliyetinin yüzde 20’si hibe, kalan kısmı faizsiz kredi şeklinde olmak üzere prefabrik evler edinmelerini sağlayacaklarını açıkladı.

Çiftçilere ek gelir temini kapsamında, “Bin Köye Bin Tıbbi Aromatik Bitki Bahçesi” kurulmasını hedeflediklerini, yerli ve millî elektrikli traktörün farklı bir modeli ile kendi yürür ilaçlama makinasının üretim aşamasına geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bitkisel üretimimizi önümüzdeki yıl yüzde 5 artırarak, yaklaşık 125 milyon tona yükseltmeyi planlıyoruz. Sertifikalı tohum üretimimizi de yine yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona, tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü ise 1,4 milyar dolara çıkarmayı hesaplıyoruz” açıklamasında bulundu.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa sofralık zeytini 2019 yılında Fark Ödemesi Desteği kapsamına aldıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sofralık zeytinin kilogramına 15 kuruş destek vereceklerini söyledi.

“MİLLETİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYA, ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılında 56 milyon küçükbaş rakamını yakalamak istediklerini, küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek vereceklerini, tavukçuluk üretimini garanti altına alacak sistemin kurulduğunu, yılda 220 bin adet yerli et ve yumurta amaçlı damızlık civciv üretimi yapılmasını sağlayacaklarını, bu damızlıklarla 30 milyon tavuk üretilebileceğini kaydetti.

Çay üreticilerinin de desteklemeye devam edeceklerini, gelecek yıl çay alım miktarını 650 bin tona, ihracat dâhil kuru çay satışını da 115 bin tona çıkaracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman varlığını 2020 yılı sonunda 22,9 milyon hektara ulaştıracaklarını, baraj sayısını 841’den 856’ya çıkarmayı ve depolama hacmini 178 milyar metreküpe ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz için çalışmaya, üretmeye, ter dökmeye devam edeceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.